Sayfa 117/196 İlkİlk ... 1767107113114115116117118119120121127167 ... SonSon
979 sonuçtan 581 ile 585 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

  1. #581
    Durum:
    Çevrimdışı
    Yasemin68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.10.2018
    Yer
    Herneresi ise
    Mesajlar
    366
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    539

    Aldığı Beğeni: 577

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Günaydınnnn Erkencilerrrr

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yok ben de başta anlamadım. Saçmalıyor sandım da top deyince aklıma geldi. Saf Sanem gerçekten gizli görevde olduğunu zannediyor. Can'ın yalan söyleyebileceğini aklına getiremiyor.
    Can bu hiççç yalan söyler mi? hem de kıza yalanları yüzünden yapmadığı kalmamışken.

    Valla siz haklısınız kızlar, sorun bende. Siz top diye yazana kadar ben hiç normal topu düşünmedim. Polen'den bile gizli sanıyor ya bir de o komik.

    Şimdi çok garip ama ben de hem barışsınlar istiyorum 34. bölümde hem de Sanem biraz Can'ı süründürsün istiyorum. Yani aşkı için çabalamaya zorlasın. Sanem için Can'ın tek alternatif olmadığı ortada. Oğlumuz ne kadar dikkat çekiyorsa kızımız da dikkat çekebiliyor. Daha önce de ilgilenenler oldu ama Sanem hiçbirine yakın olmadı. Levent 1 bölüm kaldı, Fabri bölümlerce. Sanem Fabri'ye hiç yüz vermedi. Aksine herkesin içinde haddini bildirdi. Hediyesini geri verdi. Yiğit ile tesadüf eseri tanıştılar. Hayallerini paylaştılar. Ortak bir nokta yakaladılar. Arkadaş olarak iyi geçiniyorlar. Yiğit'in Sanem'den hoşlandığı da belli. Can için potansiyel tehlike. Sürekli beraberler. Can Balkanlara bu yüzden mi gidemiyor bilmiyorum ama Sanem'e olan aşkı yüzünden başından beri gidemeyeceğini itiraf etmesini bekliyorum. Bence Sanem'in yerinde olan her kadın bekler. Çünkü Can'ın gitmesi Sanem'den vazgeçtiği anlamına geliyor. Beni burada tutan tek şey sensin demişti.
    Sanem eğer o toplantıda elini tutan Yiğit'in elini itmezse bugüne kadar yaptığı en bomba hareket olacak. Can'ın gözüyle gördüğü Osman bile o kadar yakın davranmadı Sanem'e. Üstelik 'nişanlısıydı'. Bakalım sahneyi hak ettiği şekilde yazmışlar mı?

    Diğer erkeklere okul arkadaşını da dahil edelim. Yine kıskansa da hiç özel bir sahne görmedi Can.

    Telefon da bu konuda çok iteleyici olacak. o saatte kim kiminle ne konuşur?

    Anamın aklına gelen başıma geleceğine karımın aklına gelen başıma gelsin... Bu tam da ikisinin durumunu anlatıyor. Akıllarına gelen şey mutlaka 'başka biri' olacağı için o sahnenin de etkisini merakla bekliyorum.

    Ben dizinin ilerleyen bölümlerinde bu aşkın baştan sonra tekrar hatırlatılmasını istiyorum. Bu da ya bir geçici hafıza kaybıyla olur ya da evlenme teklifiyle. Mağlum birincisi güme gitti. Sanem'in güçlü bir görsel hafızası var. Kafasını kaç kere çarptı. Cama çarptı, sehpaya çarptı, kaza yaptı çarptı, çukura düştü çarptı. Hiç hafıza kaybı yaşamadı. Belki bir sefer yaşar. Peki ne olur? Yeni tanıştığı kişileri hatırlamaz. Kendini bakkal Sanem sanar. Romanını yazmaya devam eder. Sonra etrafındakiler hatırlatmaya bakar. Can'a olan aşkını unutacağı için o büyük aşkı tekrar yaşamaları gerekir. Her anda aynı tepkileri veren Sanem Can'a bir kez daha aşık olur. Benim Albatrosum sensin hafızaya gerek yok hatırlamam için der. Hafızasının yerine geldiğini söylerken Can'a aşklarını hatırlatmak için gösterdiği çabaya teşekkür eder. Can da belki ay taşından yaptırdığı yüzükle yeniden bir teklif hazırlar. Belki öyle bir şey olur ki Can Sanem hala hatırlamıyor ama yeniden aşık oldu diye evlilik teklif ederken ipucu Sanem'den gelir. "O gün kabul edememiştim. Evet demeyi çok istemiştim. Bugüne kısmetmiş diye şiirsel bir konuşmayla evet desin. Hayaller hayaller....
    Bak bu harika bir fikir. Bayıldımmmmmmmmmm

    Ama lütfen yeni bir SENARİST EKİBİ ile yazılsın bunlar. Hem onlara diziyi tam özümseme imkanı sunar, hem de benden bile odun bu senarist ikilisinin elinde batmaz.


    Can Divit topuza geri dönünce biz de eski günleri ne kadar özlediğimizi fark ettik. Can'ın Sanem'in peşinden koştuğu günler. Sanem'in heyecanını arkadaşlarıyla paylaştığı günler. Albatros itirafı. Bu özel anların tekrar hatırlanması seyircinin hoşuna gider. Sürekli kıskanma, kıskandırma yarışları çocukça. Kıskanmasınlar demiyoruz zaten ama aralarına başkalarını dahil etmemeliler. Sadece ikisi. Polen artık Can'dan vazgeçsin. Hatta kardeşine de Sanem'den vazgeçmesini öğütlesin. Yiğit Can Sanem'e aşık olduğunda Sanem'in nişanlı olduğunu sanıyormuş. Buna rağmen vazgeçmemiş. Şansını denemiş. Ben neden vazgeçeyim diye ablasını dinlemeyişi de olur. Çünkü Polen kadar bilmiyor, denemedi. Kendi yaşayıp görmek isteyebilir. Sonunda da ya Deren ile olur ya da yayınevini Sanem'e devredip gider. Aslında ben Deren'i Osman ile yakıştırıyorum ama oluru yok gibi en azından şuanlık.
    Yiğit şimdilik iyi bir karakter olarak ortada. Polen'in bir lafı vardı, biz böyle birbirinden habersiz bir aileyiz diye. Tabii o bir anda fırlayan kardeş saçmalığını kamufle içindi ama madem yazıldı, uyulsun. Yiğit ablasından da babasından da farklı biri olsun. İzleyici iki iyi arasında kaldığında o ikilemi ekran başında yaşamak da ayrı bir keyif. Bir taraf kötüyse karar vermeye gerek kalmıyor ki, çoğunluk iyiyi seçiyor.

    Osman çok aşık. Kurtaramadık çocuğu. Takıldı gitti Leyla'ya. Bakalım onların hikayesi ne olacak. Tamam Osman çok seviyor ama sevilmiyor. Beni üzen kısmı bu. İyi insan Osman olarak ne kadar mutlu olacak? Hep birşeylerin noksanlığını hissedecek. Leyla zaten şu an bile mutlu numarası yapıyor. Analitik düşünebilen Leyla 'annesi beni istemiyor, Emre zaten Aylin'i seviyor, ben Osman ile mutlu olurum, sınıf farkımız var' gibi bir sürü şeyi sıraladı ve mantıklı bir karar verdi. Belki doğru yapıyor ama gerçekten geleceği görme yetimiz olmadığı için bilinmeze adım atıyor.

    Deren'in Yiğit ihtimali doğdu aslında. Oluru da var. Yiğit için bir gün, 'ben zaten ikinizin ne kadar aşık olduğunuzu fark ettim, sadece Can'ı biraz hareketlendirmek için sana yakın davrandım, mutlu olun' demesini bekliyorum. O arada Deren belki aşık olur, Sanem ile yine didişir kiiiiii onlara didişmek yakışıyor

    Bir de ben Can ve Sanem'in geleceğe dair birlikte hayaller kurmasını da izlemek isterim. Roman konusunda Can da Yiğit kadar meraklı olmalı. Merak etmeli o romanı. Şu günlüğü mesela okutabilirler Can'a. Günlük böyleyse roman nasıldır diye sevdiceğini övebilir. Romanda yer alacak görselerin fotoğraflarını Can çekebilir. Yemek kitabından daha çok ilgisini çekecektir. Atıyorum deniz fotoğrafı, hamak fotoğrafı, yaşlı ve mutlu bir çift fotoğrafı, gölde gezinti ya da uçan kuşlar. Ne gerekiyorsa Sanem belirtir. Birlikte Sanem'in hayalini gerçekleştirmek için çalışırlar. Fotoğrafları çeken Albatrosuma yürekten teşekkür ederim. Yıllarca sürecek bir aşkla romanımı kendisine ithaf ediyorum diyebilir. Umarım romanı güzel bir konuya bağlarlar. Dizinin neredeyse esas konularından biri. Sanem bir değil birkaç roman yazsın. Reklam sektörünü de bırakmasın. Fikri Harika için büyük kayıp olur. Bakalım bu konuya değinecekler mi? Sanemsiz Fikr-i Harika eski başarısını sürdürebilecek mi? Sanem o şirkette nasıl bir öneme sahipti? Sanem Fikr-i Harika'ya dönecek mi? Yani bence bunlar da önemli konular. Dizide işlenirse ilgi görür diye tahmin ediyorum. 33. bölümden pek bir beklentim yok. Bence aynı şeyler. Sonu biraz değişik. Zaten son sahne heyecanlandırdı izleyiciyi. Esas oğlan pasif kaldıkça heyecan düştü. Kaçırma hamlesi heyecanı arttırdı. Önizleme sahnesini merak ediyorum. 34 sonu-35 sonu ya da 36 sonu barışmalarını istiyorum. 44 ya da 45 sezon finali olacak reytingler düşmezse. 8 bölümde aşklarının ciddileştiğini seyredersek yeni sezona belki evlilik süreçlerini seyredebiliriz.
    Can şu ara kızın roman yazacak olmasına bile takık. Sanki o değildi divit kalem hediye edip yazmayı bırakma diyen. Sırf Yiğit ile bir arada olmasın diye, yeteneksizsin, senden yazar olmaz bile diyecek, az kaldı!

    Foto işini ilk Polen'e yaptığı için Sanem'e de yapar mı, yapmalı mı, yoksa kendi mi teklif eder, gibi bir sürü soru uçuştu zihnimde. Olur elbette. Ama orada sağlam bir laf çarpmalı Sanem Can'a. 'Zahmet vermeyeyim, ne de olsa sen ünlü bir yemek kitabının fotoğrafçısısın, benim basit romanım imzanı lekelemesin' gibi......... tabii o yemek kitabının satışını da merak ediyorum. öyle 2-3 saatte 17-18 çeşit yemek yapacak kaç aşçı var onu daha çok merak ediyorum. Malzemeyi ocağın durumunu, kap kacağı hiçççççççççççç kurcalamıyorum

    36 ya kalmasın. 34 sonu ya da 35 ortaları gibi olsun, biraz iyi hallerini görelim. Kıskançlıktan öte dert yazamadıkları için üç bölüm daha kıskançlık çekemeyeceğim. Sonra ne yazarlar, ne bulurlar hiç fikir üretemiyorum bunlara. yazamadıklarını bilmenin dayanılmaz hüznü ile son veriyorum yorumuma

    https://forum.dizifilm.com/forum/image.php?type=sigpic&userid=357207&dateline=15535  10924

  2. Beğenenler;
    elitay88 (08-03-19)

  3. #582
    Durum:
    Çevrimdışı
    sanemsi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.03.2019
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    144
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    66

    Aldığı Beğeni: 79

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    herkesın hayelleri süper. yazarımız da bir şeyler yapıyor bızı hayallerımızle bırakıyor sız kurun dıyor. o zaman kuralım mı,bu bolum kıskançlıklarla gececege benzıyor artık sıkıldık icraat gormek istıyoruuuuz,,,,, dedikçe yazarımız uzatacak bu konuyu . bu bolumde sanem ve leyla ayrılıyor yıyıtın yanında işe başlıyacak,tabı emreye yenı bır sekreter gelıyormuş. o da emreye yazılıyor tabı...şimdı ,sanemı kıskanan can,polenı kıskanan sanem,emreyı kıskanan leyla ,leylayı kıskanan emre ve osman,sanemı kıskanan polen,yiyiti kıskanan deren,cengizi kıskanan ayhan,birde yiyitın kanadadan sevgilisı gelse o da sanemı kıskansa,polenın ingiltereden arkadası gelse oda canı kıskansa can hem polenı hem sanemı ,,, boyleeee uzar gidrrrrr dimiii bir yerde kesmek lazım .sıkıldık zaten...o kesme işi canın sanemı kacırma işi ile son bulsa artık diyoruzz. can saneme onsuz olamıyacagını aşkını ve gıtmek ten vaz geçtıgını soyleyebılır ve inandırırsa sanem bizden vaz geçtın nin altı dolarsa sanem af edebilır. tabı bızlerde... belkıde uçları acık kalacak, mevkıbenın dedıgı gıbı.,sızın camıyada benzemez bızım oralarda bır kızın arkasında çok konuşulur daga kaçıran can.........bunu nasıl baglıyacak yazar....belkı zorunlu nışanlık,,araları tam duzelmemiş can tam gerı adım atmamış,,,,,,,olabilır sezon fınalı yapacaksa,polene söz verdı vallahı gıdecegım dıye,sonunda nişanlı dıye guvende polenle gıden bır can bana guvenmıyorsun dıyerek ,,,ikincı sezon zaman atlamış,şartlar degişmiş sanem başarılı yazar, etrafında bir süru hayran ,pişman olmüş da gururundan aramıyarak zaman geçmiş bir can geri gelse bır sezon sanem onu affetmez..... şirket işlerı de sıkıntılı mecbur gelmış bır can.....izlenırmı.,bilinmez tabiii.,yada çok uzatmadan tadında bıtsın dıyenlerdenım.....

  4. Beğenenler;
    Yasemin68 (08-03-19)

  5. #583
    Durum:
    Çevrimdışı
    sanemsi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.03.2019
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    144
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    66

    Aldığı Beğeni: 79

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    içime oturan sahne bunu asla kabul edemiyorum.,sanemın kaza geçırdıgınde onu merak etmıyen aramıyan can ve annesının lafıyla senın suçun degıl dedıgınde hemen benım suçum degıl dıyen can...emrenın kazasında bıle kızgınken suçlluluk duyan adam.,ben hayal kırıklıgına ugradım dıyor saneme nasıl bır hayalkırıklıgı bu kız senı annen gıbı aldatmamışş,kardesın emre gıbı arkandan iş çevırmemışşşş,ve senın her zaman en kotu zamanlarında destek olup arkanda yanın da olmuş bır kadın neyın hayal kırıklıgı ....şimdi kıskanarak kıskanlık kırızlerı geçırerek veya polene yuz verıp umutlandırarakmı bu hayal kırıklıgı geçecek........saçma saçma ,emınımkı sızlerde inanamıyorsunuz bılıyorum .gormezden gelıyorsunuz .........butun kadınlarımızın kadınlar gununu kutluyorum...

  6. Beğenenler;
    amanayol (09-03-19)

  7. #584
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,446
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    246

    Aldığı Beğeni: 545

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı Yasemin68 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Can bu hiççç yalan söyler mi? hem de kıza yalanları yüzünden yapmadığı kalmamışken.

    Sanem eğer o toplantıda elini tutan Yiğit'in elini itmezse bugüne kadar yaptığı en bomba hareket olacak. Can'ın gözüyle gördüğü Osman bile o kadar yakın davranmadı Sanem'e. Üstelik 'nişanlısıydı'. Bakalım sahneyi hak ettiği şekilde yazmışlar mı?

    Diğer erkeklere okul arkadaşını da dahil edelim. Yine kıskansa da hiç özel bir sahne görmedi Can.

    Telefon da bu konuda çok iteleyici olacak. o saatte kim kiminle ne konuşur?

    Anamın aklına gelen başıma geleceğine karımın aklına gelen başıma gelsin... Bu tam da ikisinin durumunu anlatıyor. Akıllarına gelen şey mutlaka 'başka biri' olacağı için o sahnenin de etkisini merakla bekliyorum.



    Bak bu harika bir fikir. Bayıldımmmmmmmmmm

    Ama lütfen yeni bir SENARİST EKİBİ ile yazılsın bunlar. Hem onlara diziyi tam özümseme imkanı sunar, hem de benden bile odun bu senarist ikilisinin elinde batmaz.




    Yiğit şimdilik iyi bir karakter olarak ortada. Polen'in bir lafı vardı, biz böyle birbirinden habersiz bir aileyiz diye. Tabii o bir anda fırlayan kardeş saçmalığını kamufle içindi ama madem yazıldı, uyulsun. Yiğit ablasından da babasından da farklı biri olsun. İzleyici iki iyi arasında kaldığında o ikilemi ekran başında yaşamak da ayrı bir keyif. Bir taraf kötüyse karar vermeye gerek kalmıyor ki, çoğunluk iyiyi seçiyor.

    Osman çok aşık. Kurtaramadık çocuğu. Takıldı gitti Leyla'ya. Bakalım onların hikayesi ne olacak. Tamam Osman çok seviyor ama sevilmiyor. Beni üzen kısmı bu. İyi insan Osman olarak ne kadar mutlu olacak? Hep birşeylerin noksanlığını hissedecek. Leyla zaten şu an bile mutlu numarası yapıyor. Analitik düşünebilen Leyla 'annesi beni istemiyor, Emre zaten Aylin'i seviyor, ben Osman ile mutlu olurum, sınıf farkımız var' gibi bir sürü şeyi sıraladı ve mantıklı bir karar verdi. Belki doğru yapıyor ama gerçekten geleceği görme yetimiz olmadığı için bilinmeze adım atıyor.

    Deren'in Yiğit ihtimali doğdu aslında. Oluru da var. Yiğit için bir gün, 'ben zaten ikinizin ne kadar aşık olduğunuzu fark ettim, sadece Can'ı biraz hareketlendirmek için sana yakın davrandım, mutlu olun' demesini bekliyorum. O arada Deren belki aşık olur, Sanem ile yine didişir kiiiiii onlara didişmek yakışıyor



    Can şu ara kızın roman yazacak olmasına bile takık. Sanki o değildi divit kalem hediye edip yazmayı bırakma diyen. Sırf Yiğit ile bir arada olmasın diye, yeteneksizsin, senden yazar olmaz bile diyecek, az kaldı!

    Foto işini ilk Polen'e yaptığı için Sanem'e de yapar mı, yapmalı mı, yoksa kendi mi teklif eder, gibi bir sürü soru uçuştu zihnimde. Olur elbette. Ama orada sağlam bir laf çarpmalı Sanem Can'a. 'Zahmet vermeyeyim, ne de olsa sen ünlü bir yemek kitabının fotoğrafçısısın, benim basit romanım imzanı lekelemesin' gibi......... tabii o yemek kitabının satışını da merak ediyorum. öyle 2-3 saatte 17-18 çeşit yemek yapacak kaç aşçı var onu daha çok merak ediyorum. Malzemeyi ocağın durumunu, kap kacağı hiçççççççççççç kurcalamıyorum

    36 ya kalmasın. 34 sonu ya da 35 ortaları gibi olsun, biraz iyi hallerini görelim. Kıskançlıktan öte dert yazamadıkları için üç bölüm daha kıskançlık çekemeyeceğim. Sonra ne yazarlar, ne bulurlar hiç fikir üretemiyorum bunlara. yazamadıklarını bilmenin dayanılmaz hüznü ile son veriyorum yorumuma
    Prensibi yalan olan birinin yalan söylemesi de ayrı bir ironi herhalde. İnsan sevdiği kişiyi kaybetmemek için yalan söyleyebiliyor demek ki.

    Eğer Yiğit dizide kalıcı olursa Deren ile olur bence. Hem yayınevine devam eder ajansla ortak işler yapar hem de Deren ile sevgili olarak dizide kalır finale kadar. Polen için bir alternatif yok. Osman mesela olmaz hani. Zaten gerek de yok Polen Can'ın eski sevgilisi. Hikayesi de bayatladı. Sanem ile sürekli bir arada olmaları da hoş değil. O yüzden bu sezon tek yönlü bir uçak biletiyle Londra'daki laboratuvarına dönsün. Giderken Hüma'yı da götürse diyeceğim ama Hüma'nın daha ettiklerini bulması gerek. İnsanların hayatına karışabileceğini sanıyor. Oğluna kumpas kuruyor istediği kişiyle olsun diye. Tuvalette laf dinleyip oğlunun sevdiği kadınla barışmasına engel oluyor. Sanem'i istememesi için elinde doğru düzgün neden bile yok. İstesin ya da istemesin önemli olan oğlunun mutluluğu ise zaten karışmaması gerekir. Bu konuda Emre ve Can Hüma ile tartışabilir. Yapmacık sevgi gösterilerindense gerçek tartışma yaşamaları daha izlenesi. Her aldığı tepkide yanlış yaptığını daha net anlayabilir. Bir de yıllar sonra Aziz ile karşılaşması konusu işlenebilir.

    Hafıza kaybını düşünün senaristler. Çok iyi olur reyting açısından. Avantajları neler olur? Bir bakalım:

    1- Özlenen güzel sahnelerden derleme yapabilirsiniz.
    2- Can aşkları için yeniden uğraşabilir.
    3- Sanem'in Can'a yeniden aşık oluşunu seyrederiz.
    4- Kazada göremediğimiz endişeli Can seyrederiz.
    5- Sanem'in hafızasının yerine gelmesi için bir seferberlik seyrederiz.

    Şu an Can ve Sanem ayrılar. İkinci ayrılıkları. Konu yine yalan. Can Sanem'i anlayamadığı ve doğru söylemenin tek şart olduğunu düşündüğü için yürümüyor bu ilişki. Sanem Can'a bazı konularda hak vermese de anlayış gösteriyor. Mesela eski sevgilisi ile görüşmesi Sanem'e göre yanlış ama Can'ın değer verdiği bir arkadaşı olarak kaldığından anlayış gösteriyor. Can'dan hoşlanan kadın arkadaşlarına tahammül etmek durumunda kalıyor. Can Yiğit'e katlanamadığı için Sanem'i vazgeçirmeye çabalıyor. Ne sıfatla? Üstelik kendisi Balkanlara gideceğini söylüyor. Sahi niye hala gitmedi? Yoluna koyacakmış da bilmem ne. Lansmandan sonra gidebilirdi. Gidemiyorsa artık bunun bir açıklamasını yapması gerekmiyor mu Sanem'i kaybetmemek için? Belki Kartepe'de yapar. Bu açıklama Sanem'i ikna etmeye yeterse barışırlar.

    Kendi tahminimi söyleyeyim. Bence Kartepe'de araları düzelir gibi olacak ama düzelmeyecek. Can kendi hatalarını da fark edecek. Bunun sonucunda belki Sanem'i geri kazanmak isteyecek. Onun kararlarına saygı göstermeyi öğrenecek. Sanem'e ajansa dön diye baskı yapmak yerine onu çok özlediğini söylemeli. Arkadaşları Sanem'e geri dön kampanyası başlatmalı. Hüma bile Sanem'in şirkette nasıl bir yere sahip olduğunu kendisi görmeli. Yiğit zaten bu kadar sevgiyi bir arada görünce Sanem'e kal diye ısrar etmez. Editörlük senin için az kalıcaktı zaten ama roman için birlikteyiz. İlk romanlar projesinin en güvendiğim ismisin. Kısa zamanda çok şey kattın yayınevine ama seni bu kadar seven insanların geri dön çağrısını gördükten sonra sana kal diye ısrar etmeyeceğim. İstediğin zaman burada masan hazır. Zaten yine bir aradayız diyebilir. Bu olgunluğu gösterebilir. Fabri gibi kıza sözleşme dayatmaz ya da duygu sömürüsü yapmaz diye düşünüyorum. Yine de Fikr-i Harika bir 2-3 bölüm Sanemsiz kalmalı. Bir zincirin en önemli halkası koptu şuan. Diğer projelerde bir verimsizlik, düşüş, motivasyon kaybı ya da yaratıcılık eksikliği olabilir. Can Sanem'in çayını özlemeli. Çay içmek için aşağı kata kadar inmeli.

    Can Balkanlar'a giderse sezon sonunda bunun geri dönüşü olamaz. Sanem'den vazgeçmiş anlamına gelir. Döndüğünde Sanem'i aynı bulamaz. Eskisi gibi olamazlar. Kaybettikleri zaman olur. Dahası seyirci böyle bir ayrılığı Kiralık Aşk'ta izledi ve tutmadı. Kiraz Mevsimi'nde de izledi ve tutmadı. Denenmişi denemeye gerek yok. Zaman atlaması istemem. Sadece Can Divit askere gidebilir. Böyle bir zaman atlaması diziyi de ilişkilerini de etkilemez. Sadece özlem olur. Can'ın askerden dönüşü, diziye eklenen yeni karakterler (iyi düşünülmeli), bu arada Fikr-i Harika'yı Sanem'e emanet etmesi olabilir. Sezon sonu biri gidecekse bu kişiler Polen ve Yiğit olmalı. He Yiğit için kalma seçeneği de var. Hüma'yı da gönderebilirler. Aziz-Hüma karşılaşması için kaladabilir. Önce bir bu sezonu başarıyla bitirmesi gerekir senaristlerin. Sezon sonuna 12 bölüm kaldı. 44 ya da 45'te sezon tamamlanıyor.

    Yemek kitabı demişken o kitapta Sanem'in de emeği olacak. Editörü Sanem olacak. Sanem, Can, Polen ve Yiğit'in ortak projesi. Bence umdukları satışı gerçekleştiremeyecek. Sadece bir anı olarak saklar. İlk romanlar projesinin ses getireceğini düşünüyorum. Reklamını da Fikr-i Harika yapar. Fotoğrafları Can çekmeli. Belki bunun için Sanem ile Sapanca'ya filan gitmeliler. Sevgili olarak hiç tatile gitmediler. Ağva'da ayrılardı, Kartepe'de ayrılar. Roman yazmak için de güzel bir ortam olur. Can Sanem'i izler roman yazarken. Sanem Can'ı izler fotoğraf çekerken. Sonracığıma Yayınevinin başarısını çekemeyenler olabilir ya da bu romanı bastıramayacaksın diyen birtakım kültür düşmanı insanlar. Bu olay da her iki şirketi bir araya getirir. Belki yayınevinde kavga çıkar ve haberi anında Fikri Harikaya gelir. Birlikte mücadele ederler. Bu sayede Yiğit ve Deren de yakın olur. Diziye aslında senaristler yepyeni bir konu açtı. Can ve Emre'nin bir tane cici kardeşi olabilir. Yeni bir hissedar. Ajans için de kriz. Bu konuyu kullanabilirler. Tabi önemlisi bu sezonu garantilemeleri. İyi yorumlar..
    Konu elitay88 tarafından (08-03-19 Saat 16:28 ) değiştirilmiştir.

  8. Beğenenler;
    amanayol (09-03-19), Yasemin68 (08-03-19)

  9. #585
    Durum:
    Çevrimdışı
    Doga2014 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    11.08.2017
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    492
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    187

    Aldığı Beğeni: 241

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    sanem e cok guluyorum. hem guclu hem kadinca hem de caresiz vs vs hallerini izlemek keyifli.

    can in yig it halleri.. insafsiz

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 5 kullanıcı var. (0 üye ve 5 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.