Sayfa 173/196 İlkİlk ... 73123163169170171172173174175176177183 ... SonSon
980 sonuçtan 861 ile 865 arası

Konu: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

  1. #861
    Durum:
    Çevrimdışı
    Yasemin68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.10.2018
    Yer
    Herneresi ise
    Mesajlar
    366
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    539

    Aldığı Beğeni: 577

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Günaydınnnnnnnnnnn Erkencilerrrrrrrrrrrrr


    Yaz geldi, hava mis, dizi toparladı, sahneler mis, bizler de sağlıklı, huzurlu, keyifli ve sevgi doluysak ohhhhhhh biz de mis.

    Frg. mis mi? Yok o biraz pis, biraz is............

    Tamam, Can is içinde de diğerleri Can'a sarılıp mı islenmişti fotolarda. Frg iki kez izledim, etraftakilere bakmadım, onlar yine mi isli incelerim.

    Ateş ile başlayan ayrılık, yangın ile bitiyor gibi. Daha büyük bir hareket bekliyordum ama aralarında gerçekten aşılması zor dağlar var.

    Simurg efsanesinin yedi vadisi var ve sonuçta bu yedi vadiyi aşan küllerinden doğacak. Yani ateşten, külden yeniden doğacak...

    Sıra ile yazınca aslında son üçe geldiğimizi anlıyor insan. Elbette efsanenin açıklamalarına birebir uymuyor ama özde kelimelere uyuyor.

    Nefs vadisini ilk tanıştıkları zaman yaşadılar. Hala bile uzak durmak, hakim olmak için ara ara o vadiyi ziyaret ediyorlar.

    Aşk vadisinden hiç çıkamamış olabilirler. His olarak orada kaldılar, kanatları ile uzaklaştılar.

    Cehalet umursamazlık olarak girmedi hayatlarına. Aksine bazen fazla umursadılar. Onların cahilliği insanların ne kadar kötü olabileceği idi. Emre-Aylin, Polen, Hûma-Yiğit gibi gizliden ya da açıktan yapılanları öğrenemediler.

    İnançsızlık vadisi ikisini de en çok yakan vadi oldu. Hala oradalar ve hala aşmak için uğraşıyorlar. Frg göre de ilk adımlar atılıyor. Eh ikisinin de çok büyük kanatları var. Aşmak için bir iki kanat çırpış yetecek. Her şeyin anlamını yitirdiğini sandıkları an her şey daha anlamlı olacak. Her şey çok güzel olacak...

    Yalnızlık vadisi işte o kanat çırpmalar sonucunda geldikleri yer ve frg da da bundan bahsediliyor. Yalnız olduklarını sandıkları an olmadıklarını anlayacaklar.

    Dedikodu vadisine girecekler mi? Düşününce girmeleri lazım. Üstelik bir sonraki adıma geçerken GÜVEN sorununu bununla aşmaları lazım.

    Benlik vadisi en kısa kalacakları vadi olmalı. Çünkü onlar çoktan BİZ olmuş olmalı...



    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Fragman geldi. Sanem Can'ı evine almamış ya da Can kalmamış. İkisi de ormanda ve Sanem Can'ı bayıltıyor. Sonra bir çocuğa çadır kurmasında yardım ediyorlar. Akşam da Can'ın kendi yaptığı derme çatma kulübesinde konuşuyorlar. Senden uzak durmamı istiyorsan öyle olsun ama şunu bil o defteri ben yakmadım diyor. Sanem de suçlar gibi bakmıyor bu kez. Anladı artık belki hissediyor. Orada bir biliyorum deyip giden Sanem Can'ı çok mutlu eder. Kimse inanmasa bile Sanem inansa. Hem de elde delil yok bir şey yok. Sadece bandanayı baz alarak inanacak. Bir bandana için alevlere giren adam mı benim defterimi yakacak derse çok güzel olur. Hem zaten gerçek çıkacak. Çıkmadan inanması daha değerli. Diğer gerçekler de Can ve Sanem'i birlikte şaşırtacak. Birbirlerine sarılmaları gereken an o an. Kulübeden sonra sarılmamışlar ama gerçekleri öğrendikten sonra sarılsalar yeniden başlayacaklar deriz. Bu kez ders alarak.
    Can tam tipine uygun yaşamaya başlıyor.

    Kulübeden elinde fular ile çıkan Can'a bir ara mutlaka saydırmalı Sanem. Canından kıymetli mi o? Ya sana bir şey olsaydı? Ben sana yenisini verirdim, deli adam falan desin. Tabii hemen değil. Bir ara Şimdi sadece yaşıyor diye mutlu olsun. Yanmadı diye sevinsin. Fuları görünce de bir beze bile bu kadar anlam yükleyen o satırları asla yakmaz, desin. Der. Hatta demiştir. Gözlerdeki ifade bile değişti zaten.

    Tabii ben o çantaya konmuş fuların yastık altından alınıp çıkıldığını düşünmek istiyorum. Hatta izlemek de istiyorum. Çantadaysa niye çantayı almadı diye takılırım.

    Kesinlikle Sanem bilmeden inanmalı. Bildikten sonra hiç anlamı olmayacak. Her olayda sil baştan mı yaşayacaklar aynı sorunları. Güven için adımlar atılmalı. O öyle bir olayla yıkılır da bir olayla düzelmez. Kemirir durur insanın içini.

    Emre Sanem ile konuşsa ve Sanem Yiğit'e neden yaptın diye sorsa ve diğer gerçekler çorap söküğü gibi bölüm sonu gelse. Sanem gerçeği öğrenince nasıl sinirden deliye dönecek tahmin bile edemiyorum. 1 yıl kandırıldı. Yiğit için üzülürken Yiğit yürüyordu. Her gün yalan söyledi. Can'ın kabuslarına girdi. Sanem var ya ortalığı yıkması lazım. O ilaçlar az bile gelir. Can yanında bu kez. O nedenle Sanem ağlarken Sanem'i sakinleştiren Can izleyelim. Sonra o ilaç şişesiyle annesinin kapısına dayansın. Senin yüzünden desin. Bir daha karşımıza çıkma Hüma Hanım desin. Hem Can da kulübede ormanda kalmaz Sanem ile kalır. Yiğit Sanem'i kaçırırsa zaten sonu olur. 43. bölümde Yiğit'e güle güle diyebilelim.
    Bak o sinirden deliye dönmek çok da yerinde ve zamanında olur. Üstelik psikolojik olarak da hastalığının büyük kısmının atılıp gitmesini sağlar. İçinde ne kadar baskıladığı sorunu varsa deliye döndüğü an haykırır ve atar içinden. Eh o arada kim nasibine ne düşerse alır. Hatta anne-baba-abla bile alır... Çünkü biz iyilik yaptığımızı sanıp kötülük yaptığımızı fark etmeyiz böyle zamanlarda. Destek vermek hep yanımızdakini-canımızdan olanı sen haklısın diye doldurmak değildir.

    Hûma çok ciddi dışlanmalı. Tüm yaptıklarının pişmanlığını, gerçek yalnızlığı o yaşayarak tatmalı. Yiğit zaten bir kere hayatlarından çıktıktan sonra bir daha sadece eski yayıncı ve olayların sorumlusu pislik olarak anılır. Ki yayıncılıkta yayınevi değiştirmek zaten herkesin başına gelen bir şey. (Bu arada Sanem ilk ve şimdilik tek kitap ile çok zengin bir hayat yaşarken Yiğit onun en az beş katı para kazanmıştır. Masraflardan sonra üstelik. Yeni basımlar için de sadece matbaa ve dağıtım masrafı yaptığını düşünürsek, parasına para katıyor şerefsiz )

    Artı bir konu daha kapanmış olur. Yeni başlangıcın olması için bu konun kapanması lazım. Can ve Emre öğrendi zaten. Geriye Sanem'in öğrenmesi ve bilmedikleri diğer yalanlar var. 42. bölüm sonunda bekliyoruz. 43'te zaten yüzleşmesi olur. Yeni başlangıca karar veren Can ve Sanem. Çünkü yazık 1 yılları tuzakla yenmiş. Ayrılıktan vazgeçip mutlu olmayı isterler. Biz de güzel sahneler seyredebiliriz.

    İyi yorumlar...

    Spoiler İçermektedir


    Bu aşamada dedikodu vadisinin üstünde kanat çırpmaya başlayacaklar sanki. Yeniden güvenin oluşması biraz zaman alacağı ve iki tarafın da o yapmaz diyeceği bazı olaylar izleyeceğiz belki de. Böylece bizim de aşka inancımız yeniden tavan yapacak.

    Mesela Sanem'in atakları şak diye kesilmemeli. Arada Mecnun gibi kal gelmeli.(LİM deki Mecnun) Tabii o kafasına vurulunca normale dönüyordu. Sanem ise kulağına bir şey söylenince düzeliyor. Can, Deniz'den onu öğrensin Dr. kontrolüne birlikte gider, terapi varsa belki birlikte bile girip konuşabilirler. Ya da Can neler yapması gerektiğini öğrenmek için dr u ile görüşebilir.

    Sanem onun panik halini görüp arada oyun bile yapabilir.

    Konu Yasemin68 tarafından (14-05-19 Saat 18:50 ) değiştirilmiştir.
    https://forum.dizifilm.com/forum/image.php?type=sigpic&userid=357207&dateline=15535  10924

  2. Beğenenler;
    elitay88 (14-05-19), sanemsi (14-05-19)

  3. #862
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,446
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    246

    Aldığı Beğeni: 545

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Alıntı Yasemin68 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Cehalet umursamazlık olarak girmedi hayatlarına. Aksine bazen fazla umursadılar. Onların cahilliği insanların ne kadar kötü olabileceği idi. Emre-Aylin, Polen, Hûma-Yiğit gibi gizliden ya da açıktan yapılanları öğrenemediler.

    İnançsızlık vadisi ikisini de en çok yakan vadi oldu. Hala oradalar ve hala aşmak için uğraşıyorlar. Frg göre de ilk adımlar atılıyor. Eh ikisinin de çok büyük kanatları var. Aşmak için bir iki kanat çırpış yetecek. Her şeyin anlamını yitirdiğini sandıkları an her şey daha anlamlı olacak. Her şey çok güzel olacak...

    Yalnızlık vadisi işte o kanat çırpmalar sonucunda geldikleri yer ve frg da da bundan bahsediliyor. Yalnız olduklarını sandıkları an olmadıklarını anlayacaklar.

    Dedikodu vadisine girecekler mi? Düşününce girmeleri lazım. Üstelik bir sonraki adıma geçerken GÜVEN sorununu bununla aşmaları lazım.

    Benlik vadisi en kısa kalacakları vadi olmalı. Çünkü onlar çoktan BİZ olmuş olmalı...



    QUOTE=elitay88;1061532158]Fragman geldi. Sanem Can'ı evine almamış ya da Can kalmamış. İkisi de ormanda ve Sanem Can'ı bayıltıyor. Sonra bir çocuğa çadır kurmasında yardım ediyorlar. Akşam da Can'ın kendi yaptığı derme çatma kulübesinde konuşuyorlar. Senden uzak durmamı istiyorsan öyle olsun ama şunu bil o defteri ben yakmadım diyor. Sanem de suçlar gibi bakmıyor bu kez. Anladı artık belki hissediyor. Orada bir biliyorum deyip giden Sanem Can'ı çok mutlu eder. Kimse inanmasa bile Sanem inansa. Hem de elde delil yok bir şey yok. Sadece bandanayı baz alarak inanacak. Bir bandana için alevlere giren adam mı benim defterimi yakacak derse çok güzel olur. Hem zaten gerçek çıkacak. Çıkmadan inanması daha değerli. Diğer gerçekler de Can ve Sanem'i birlikte şaşırtacak. Birbirlerine sarılmaları gereken an o an. Kulübeden sonra sarılmamışlar ama gerçekleri öğrendikten sonra sarılsalar yeniden başlayacaklar deriz. Bu kez ders alarak.
    Can tam tipine uygun yaşamaya başlıyor.

    Kulübeden elinde fular ile çıkan Can'a bir ara mutlaka saydırmalı Sanem. Canından kıymetli mi o? Ya sana bir şey olsaydı? Ben sana yenisini verirdim, deli adam falan desin. Tabii hemen değil. Bir ara Şimdi sadece yaşıyor diye mutlu olsun. Yanmadı diye sevinsin. Fuları görünce de bir beze bile bu kadar anlam yükleyen o satırları asla yakmaz, desin. Der. Hatta demiştir. Gözlerdeki ifade bile değişti zaten.

    Tabii ben o çantaya konmuş fuların yastık altından alınıp çıkıldığını düşünmek istiyorum. Hatta izlemek de istiyorum. Çantadaysa niye çantayı almadı diye takılırım.

    Kesinlikle Sanem bilmeden inanmalı. Bildikten sonra hiç anlamı olmayacak. Her olayda sil baştan mı yaşayacaklar aynı sorunları. Güven için adımlar atılmalı. O öyle bir olayla yıkılır da bir olayla düzelmez. Kemirir durur insanın içini.



    Bak o sinirden deliye dönmek çok da yerinde ve zamanında olur. Üstelik psikolojik olarak da hastalığının büyük kısmının atılıp gitmesini sağlar. İçinde ne kadar baskıladığı sorunu varsa deliye döndüğü an haykırır ve atar içinden. Eh o arada kim nasibine ne düşerse alır. Hatta anne-baba-abla bile alır... Çünkü biz iyilik yaptığımızı sanıp kötülük yaptığımızı fark etmeyiz böyle zamanlarda. Destek vermek hep yanımızdakini-canımızdan olanı sen haklısın diye doldurmak değildir.

    Hûma çok ciddi dışlanmalı. Tüm yaptıklarının pişmanlığını, gerçek yalnızlığı o yaşayarak tatmalı. Yiğit zaten bir kere hayatlarından çıktıktan sonra bir daha sadece eski yayıncı ve olayların sorumlusu pislik olarak anılır. Ki yayıncılıkta yayınevi değiştirmek zaten herkesin başına gelen bir şey. (Bu arada Sanem ilk ve şimdilik tek kitap ile çok zengin bir hayat yaşarken Yiğit onun en az beş katı para kazanmıştır. Masraflardan sonra üstelik. Yeni basımlar için de sadece matbaa ve dağıtım masrafı yaptığını düşünürsek, parasına para katıyor şerefsiz )




    Spoiler İçermektedir


    Bu aşamada dedikodu vadisinin üstünde kanat çırpmaya başlayacaklar sanki. Yeniden güvenin oluşması biraz zaman alacağı ve iki tarafın da o yapmaz diyeceği bazı olaylar izleyeceğiz belki de. Böylece bizim de aşka inancımız yeniden tavan yapacak.

    Mesela Sanem'in atakları şak diye kesilmemeli. Arada Mecnun gibi kal gelmeli.(LİM deki Mecnun) Tabii o kafasına vurulunca normale dönüyordu. Sanem ise kulağına bir şey söylenince düzeliyor. Can, Deniz'den onu öğrensin Dr. kontrolüne birlikte gider, terapi varsa belki birlikte bile girip konuşabilirler. Ya da Can neler yapması gerektiğini öğrenmek için dr u ile görüşebilir.

    Sanem onun panik halini görüp arada oyun bile yapabilir.

    Bu vadilerin hepsinden geçen Sanem küllerinden doğacak. Çünkü Simurg o. Can Albatros. Güven sorununu aştığında biz olacak CanEm.

    Yiğit yurt dışına filan kaçmamalı. Bu geri dönüşü olabilir anlamına gelir. Eğer kodese ya da akıl hastanesine giderse dönüşü olmaz. Fabri çünkü yurt dışına dönmemişti. Tutuklandı. Yiğit kundaklama yaparak bir suç işledi. Bir de Sanem'i kaçırsa zaten bir daha hayatlarına geri dönemez. Kaçıp gitti diyelim de bu adamın takıntısı var ya geri gelirse. Kılık değiştirip bile Sanem'in hayatına girmeye çalışabilir. Yiğit'in çıkışını düşünüyorum da ona en güzel çıkış kodes gibi. He Fabri ile aynı olmasın derlerse hastane de olabilir. Hastalık derecesinde Sanem'e saplantılı ya.

    Hüma bu konudan sıyrılmamalı. Bugüne kadar neler yaptı? Hiçbiri ortaya çıkmadı. Ceyda ile işbirliği yapıp Sanem ve Can'ın arasını bozmak istemek mi dersin, Polen'i çağırıp Sanem ve Can'ın bir daha barışmaması için planlar mı dersin, hasta numarası yapıp Kartepe'den oğlunu döndürmesi mi dersin, Yiğit'i doldurması mı dersin, bu kez çok daha fazlasını yaptı ve Yiğit'e sakat kaldım diye yalan söylemesini istedi. Oğluna iftira attı. Gerçek olmayan bir şeyi gerçekmiş gibi yansıttı. Defter yakma da onun planı mıydı bilmiyorum ama Yiğit o defteri yakarken Hüma'nın sözleri aklında dolaşıyordu. Kesinlikle sağlam bir dışlanma görmeliyiz.

    Sanem benim bandanam için kendisini alevlere atan biri zaten benim defterimi yakmış olamaz desin. Bu çok önemli bir ayrıntı. Yangın boşuna çıkmış olmamalı. Hani aşırı yakınlaşma olmadı ama Sanem bandanayı görünce sevildiğini hissetti. Onun bandanası ne kadar değerli gördü. Can Sanem yanında olmayınca onun eşyalarıyla özlemini gideriyor. 1 yıl boyunca tutunduğu tek dal o bandanaydı. Sonra parfüm istedi. Onu da hemen çantasına koydu. İlk defa Sanem'in fotoğrafını çekerek hayata dönüş yaptı.

    Sanem bu kadar etkilendiyse olanlardan bence gerçeğin çıkışı da onu etkilemeli. Sanem'in halini görenler bu kez kimi suçlayacak? Elbette gerçek suçluları. Hüma ve Yiğit'i. Sanem'in doktoru çiftliğe teşrif eder belki. Can ile konuşsun isterim. Ona 1 yılın özetini geçsin. İyileşmesi için öneriler alsın. Mesela Can'dan kaçmasını değil yanında olmasını isteyebilir. Siz yoksunuz diye zor zamanlardan geçti şimdi yanında olursanız bu krizi daha kolay atlatırız diyebilir. Hatta mümkünse bunu Aydın ailesinin yanında söylesin. Can'ın yeniden hayatlarında oluşunu kabullenmeleri gerek. Gitmek lafı yasaklansın karakterlere. Sanem'in bu lafa tahammülü yok.

    Muhtemelen bu fragmandaki sahneler yangının ertesi günü. Akşam o derme çatma kulübede konuşuyorlar. Sanem Can'ı orda tek bırakmamış. İstese yanında durmazdı. Sanem'de bir şeyler değişmiş. Değişmesi de lazım yangından sonra. Bölüm sonu artık öğrensin Sanem gerçekleri.

    Konu elitay88 tarafından (14-05-19 Saat 16:11 ) değiştirilmiştir.

  4. Beğenenler;
    sanemsi (14-05-19), Yasemin68 (14-05-19)

  5. #863
    Durum:
    Çevrimiçi
    sanemsi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.03.2019
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    144
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    66

    Aldığı Beğeni: 79

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    elitay ve yasemını yorumları çok güzel.......bende sizler gibi düşünüyorum ..yangından fları alarak çıkması ile sanemın farklı düşünecegine...bızım tanıdıgımız sanem hala aşık...kendısını terk edıp gittı dıye...kırgın....bızler hep guzel olsun istıyoruz da bakalım yazarlar ne yazacak......keşke sizlerın düşündügü gibi olaylar ortaya çıkmadan sanem canın sözlerıne defterı ben yakmadım dedıgınde..bılıyorum ....demesını çooook isterız..bakalım yazarlar o sahnede saneme ne soyletecekler....yoksa gene sacma bır lafla konuyumu uzatacaklar......gene kırgınlıklar tırmanacakmı...can benden rahatsız olduysan dıyor gıdebılırım dıyor... buna ne cevap verecek....bana sankı yazarlar yalan mevzusu yigitın ortaya cıkana kadar ...uzatacakmış gıbı gelıyor...keşke yalan ortaya çıkmadan sanem cana söylese ..ben aslında senın yakmadıgından emındım sınırden söyledım dese....evet can buna mutlu olur...ve belkı daha cok mucadele eder sanem için....hümanın yaptıkları af edılır gıbı degıl gerçekten dışlanması lazım bakalım yazarlar onu nasıl işlıyecek..belkıde hiç ortaya çıkmıyacak dızının sonunda belkı...sadece yıgıtın yalanları olarak kalacak...yurumemesı..kıtabı yakması ...aşkı...ve kulubeyı yakması hepsı yıgıtın üstunde kalabılır....dızıye kötu karekter lazım.. buda hüma olacaktır...hüma herkesle ugrasır potansıyel var.....42 bolumde can ve sanemın bıraz daha konusma durumu olacaktır ...cocukların izci kampları var heralde ...mevkıbeler anlasılan damatlarını zıyarete gıdecekler....işte calışmadıgını ögrenecekler....yigit de tedırgın olarak ortada dolanacaktır.....huma azızın eskı askına dondugunu gorunce ..şok da belkıde planlar yalanlar uyduracaktır ogullarına.......can da yıgıtı nasıl ifşa edebılırım dıye planlar ve bolum sonu heralde bır şekilde ortaya cıkacaktır dıye düşünüyorum......43 bolum çok karışık olacaktır..gercekler.. yüzleşme.. çunku dızımızde konu yok konu sanemle canın barışması üzerıne.....bızler bunu izlıyecegız yaz boyu...herkese iyi akşamlarrrr

  6. Beğenenler;
    elitay88 (14-05-19)

  7. #864
    Durum:
    Çevrimiçi
    sanemsi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.03.2019
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    144
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    66

    Aldığı Beğeni: 79

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    yaz boyu surecekse bu dızı ayrı can ve sanemle olmaz ..artık toplaması lazım yazarların.....yazın oynıyacak bır süru yaz dızılerı olacak... degişik konularda eglencelı....belkıde erkencı kuş tan daha guzel konuları olacaktır ....yapım şirketı yurt dısına da bır cok ülkeye dızıyı sattıkları için...devam edecektırler.....onlar için reytıng önemlı degıl...şimdi 40. bolum de dahıl 15 veye 16 bolum olarak anlaşma yapmışlar zaten...belkıde 2 bolum de fazla olur bılınmez sonrası zaten canın askerlıgı var imaj yok olacak....dızı devam etmeye bılır ...yenı yapılan yaz dızılerınden belkıde begenılen çıft de olacaktır...onların dizisi kışın da devam eder....bır zamanlar kıralık aşk içinde herkes bırbırıne yakıştırdı...bızler neler istedık yapımcılar ne yaptı ..dizi anıden bıttı....her şeyin bir sonu var...bızler guzel şeylerı hak edıyoruz.....güzel yorumlar yaparak..begenerek...izliyerek..dizilerı bır yerlere getırıyoruz.....yanı ..HEPIMIZ MUTLU OLMAYI...GÜZEL ŞEYLERI HAK EDIYORUZ

  8. #865
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,446
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    246

    Aldığı Beğeni: 545

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Erkenci Kuş - Bölüm Yorumları

    Teşekkürler sanemsi.

    Yaz boyu anlaşma yapılmış evet. Bu sonuna kadar devam edeceği anlamına gelmiyordu. Çünkü 40. bölüm sonunda reyting beklenilen gibi gelmeseydi 2-3 reytinge düşseydi bu kararı gözden geçirebilirlerdi. Yeni konsepte alıştı seyirci. Yaz aylarında çiftlik hayatı çok da yadırganmaz zaten. Hatta köy, kasaba ve farklı yerde çekilen dizilerin havasını yansıtır.

    Konu Sanem ve Can'ın barışması değil bence. Konu Sanem ve Can'ın gelişen aşk hikayeleri. Küllerinden yeniden doğan bir aşk. Bu aşk 3. şahısların etkisiyle bir darbe aldı. Tabi sadece onları suçlamak da yersiz olur. Sanem inanmayabilirdi kalbinin sesini dinleyebilirdi. Can gitmeyebilirdi. Kendi hataları da var ayrılıkta. Gerçeklerin ortaya çıkışıyla bir konu kapanacak zaten. Haklısınız diziye kötü ya da ortalık karıştıran karakter lazım. Hüma bunu tek başına götürebilir dışlandıktan sonra. Aylin tek başına yürütüyordu. Benim merak ettiğim Hüma bu yaptıklarına pişman olacak mı? Çünkü eğer senaristler tüm gerçeği ortaya çıkartırsa en büyük tepki Hüma'ya gelecektir.

    Sanem ve Can yeniden bir araya geldiklerinde Fikr-i Harika'yı büyütmek için çabalayacaktır. Onların bu çabalarına engel olmak isteyenler olacaktır. Birbirine tutunan ve daha güçlü geri dönen Sanem ve Can'ı ise bu noktada kimse yıkamayacaktır. Çünkü onlar ilişkileri için çok sınavdan geçti. Sorunlarla uğraştı. Ajans ile ilgili sorunların üstesinden el ele gelirler. Daha önce onların uğraşını Aziz Bey görmemişti. Hüma zaten hiç takdir etmemişti. Sanem'in beklediği takdir kıymet bilenden Aziz Divit'ten gelir. Can'ı mutlu eden aile tablosu babası, kardeşi, Sanem ve kendisi. Kıymet verdikleri yani. Mevkıbe, Nihat ve Leyla da önemli tabi. Sadece eski yakınlıkları yok. Leyla ile zaten pek yakın değildi ama Mevkıbe ile Nihat'ın soğuk davranması Can'ı üzdü. Anne baba olarak çocuklarını o halde görmek onları da sarstı. Yoksa CeyCey, Aziz, Mihriban bu kadar hassas değil. Onlar Sanem ve Can'ın barışması gerektiğine inanıyor. Asıl bir arada olmazlarsa mutsuz olacaklarını biliyorlar.

    Değişimler konuşuluyormuş. Nasıl bir değişim olacak bilmiyorum ama bana sanki kadroyla ilgili değişim olacak gibi geldi. Yani kadroya ek isimler gelebilir. Yan karakterlerin hikayeleri diziye entegre edilebilir.

    Gerçeklerin ortaya çıkışını bekliyoruz, gerçek ortaya çıktıktan sonra yüzleşme bekliyoruz, Sanem'in hastalığının ne durumda olduğunu öğrenmek istiyoruz, Can neler yapacak görmek istiyoruz Hüma konusunda, Sanem konusunda. Sanem Fikr-i Harika'ya ne zaman dönecek? izlemek istiyoruz. Onsuz Fikr-i Harika hep eksikti. Can Sanem olmadan ajansa ilgisini yöneltemez. Sanem kendisini toplamadan ilgisini ajansa yöneltemez. Yani önce Sanem'in kendisini toplaması lazım, sonra Sanem dönünce Can'ın da ajans için bir şeyler yapma isteği olsun. Sanem ve Aziz ortaklar. Muzo ve CeyCey küçük ortaklar. Aziz hisselerini Can'ın yönetmesini ister. Önceden tek söz hakkı Can'a aitti Aziz Bey'in verdiği yetkiyle. Şimdi Sanem'in de söz hakkı var. Hüma'nın dışarıda kaldığı bir aile şirketi. Aman yani ona hisse filan vermesinler. Çünkü emeği yok yeni şirkette. Eskisinde kuruluş aşamasında filan belki emeği vardır bilemiyoruz. Aziz ile evli olduğu için hissedardı. Boşandılar ve hisseler bölüşüldü. Hüma sırf aralarına dahil olabilsin diye hisse alabilir gerçekler ortaya çıkmadan. Benim de şu kadar payım var der gelip gider. Yalnız Hüma karşısında bambaşka bir Sanem bulur. Artık ona hak etmediği noktada saygı duymayan, sözlerine değer vermeyen, bilir bilmez konuşmalarının cevabını verip ortamda Hüma'yı rezil eden, yaptıklarını yüzüne vuran bir Sanem seyredebiliriz. Yani her fırsatta seni burada kimse istemiyor destek olmuyorsan köstek de olma mesajını verir. Daha öncesinde biraz tanımadığı için biraz Can'ın annesi olduğu için saygı duyuyordu. Fikirlerine önem veriyordu. Kendisini kabul etmesini istiyordu. Yakınlık kurmak adına çaba harcıyordu. Bunların hiçbirini yapmaz. Belki tam tersi Hüma artık hatalarını görüp Sanem ile yakınlık kurmaya çabalar. Karaktere nasıl bir ivme kazandıracaklar ya da aynı mı devam ettirecekler bu tamamen senaristlere bağlı.

    Bayramdan sonra dizinin önizlemelerini de izleriz gibi geliyor. Çünkü eğer fazla ara vermezlerse öne geçerler bölüm olarak. Yarın ikinci fragman gelir. Bölüm ile ilgili daha sağlam fikir sahibi olabiliriz.

    Konu elitay88 tarafından (14-05-19 Saat 20:01 ) değiştirilmiştir.

  9. Beğenenler;
    sanemsi (14-05-19)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 15 kullanıcı var. (1 üye ve 14 konuk)

  1. sanemsi

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.