Sayfa 10/13 İlkİlk ... 678910111213 SonSon
63 sonuçtan 46 ile 50 arası

Konu: Fazilet Hanım ve Kızları - Replikler

  1. #46
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 44.bölüm

    Zirve Bölümlerdendir..

    "Yağız'ı yalnız bırakmamak için geldim!"

    Fazilet: Ağlama artık annecim, hadi ağlama artık sil gözyaşını. Hadi, hadi artık topla kendini annecim. Bak ben senin arkandan ağlarken bir musibetle o uçaktan ineceğin varmış gördün mü? Bak kısmet değilmiş gitmek. Hadi topla kendini artık tamam. (O an papatyayı fark eder.) Bu papatyalar nereden çıktı? Kız sana diyorum papatyalar nereden çıktı diyorum? Nereden buldun bunları? Kimle geldin kız sen buraya? O şey yoktu burada, o camgöz! Seni gördüm bir baktım o da burada.
    Hazan: Ben buraya kimseye hesap vermeye gelmedim. Ben buraya vicdanım için, Sinan'ı merak ettiğim için, Yağız'ı yalnız bırakmamak için geldim.
    Fazilet: Deli deli konuşma kız! Bir tokat daha mı yedireceksin adama?
    Hazan: O adam o tokadı atmayacaktı anne!
    Fazilet: Hazan! Hazan sen buraya Sinan için geldin tamam mı! O uçaktan da Sinan için indin bu kadar.
    Hazan: Sinan için yüreğim ağzımda, burnu kanasın istemezdim. Ama beni daha fazla zorlama anne ben buraya niye geldiğimi çok iyi biliyorum.
    Fazilet: Kız ne oldu sana? Ne oldu sana, dün böyle değildin sen? Ne oldu o tokattan sonra ne oldu sana?
    Hazan: O adam o tokadı atmayacaktı!


    ...

    "Tek başına taşımana izin vermeyeceğim."


    Hazan: Biliyorum şu an hayatını kurtardığını değil bambaşka şeyleri düşünüyorsun. Ne hissettiğini anlayabiliyorum. Yani senin kadar olmasa da o kaza haberini duyunca, ben de kendimi suçladım. Ama bizim suçumuz değil Yağız. Biz-
    Yağız: Biz ne Hazan? Neyiz biz? Biz diye birşey yok!
    Hazan: O anlamda söylemedim-
    Yağız: Biz kimiz ben söyleyeyim mi sana? Ben o adamın abisiyim, sense kardeşimin, makinelere bağlı yaşayan o adamın, eski sevgilisisin. Sinan'ın geçmişinden bir parçasın, busun benim için, bu kadarsın. Az önce kalbi avuçlarımda olan o adamın-
    Hazan: İkimiz de ne yapmaya çalıştığını biliyoruz Yağız. Yine sahilde konuştuğumuz o geceye döndük dimi? Neye inanmıyorsan, ne gerçek değilse onları söylüyorsun yine. O gece yaptığın gibi. Ama bu haksızlık, sana bana değil Yağız kendine haksızlık. Bu ellere haksızlık. Sen bu ellerle o durmuş kalbi yeniden canlandırdın.
    Yağız: Ölüyordu, az kalsın ölüyordu. Avuçlarımın arasından kayıp gidiyordu.
    Hazan: (Yağız'ın ellerini tutarak..) Ve sen bu ellerinle onu hayata geri döndürdün. Buna izin vermeyeceğim Yağız. Tek başına kendini suçlamana izin vermeyeceğim.
    Yağız: Seni mi suçlayayım? Seni mi suçlayayım Hazan sen kimsin? Bugün varsın, yarın yoksun. Sen istediğin yere çekip gidersin ama ben gidemem. Ben onun abisiyim, sense bir yabancısın hiç kimsesin!
    Hazan: Ben şu an sana iyi gelmiyorum sanırım.
    Yağız: Sen hiçbir zaman bana iyi gelemeyeceksin!
    Hazan: Tamam ben şimdi arkamı dönüp gidiyorum. Ama bugün var yarın yok olsam bile bunu tek başına taşımana izin vermeyeceğim.
    Yağız: (Giden Hazan'ın arkasından bakarak..) Özür dilerim..özür dilerim.



  2. #47
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart devam..

    "O senin sevgilin değil!"

    Farah: Papatyan güzelmiş. Giderken eğer yanında götürmeyeceksen ben bakarım ona. Aklın kalmasın. Tabi sen şimdi Sinan'ın durumunu bekleyeceksin. Ama o da öyle 2 günlük birşeymiş gibi de durmuyor. Biletini de yaktın tabi. Neyse ya, uzatmadan açık açık sorayım en iyisi. Ne zaman gidiyorsun Hazan?
    Hazan: Uzatmadan açık açık cevap vereyim ben de. Gitmiyorum Farah!
    Farah: Nasıl yani, ben tam olarak anlayamadım galiba?
    Hazan: Tam olarak tekrar edeyim; hiçbir yere gitmiyorum. Buradayım! Eee? Tehdit etmeyecek misin ya? Ses kaydı falan?
    Farah: Çok yorgun ve üzgünüm Hazan ben de aynı senin gibi. O yüzden ben bir duş alıp sevgilimin yanına gid-
    Hazan: O senin sevgilin falan değil!

    ---

    "Kendime daha sert vuruyorum."

    Hazım: Ben bugün kendimi kaybettim. Yaşadığım şok, acı ve öfke çok, çok ağır bir patlamaydı. Ne hissettiğimi biliyorsun. Ben seni suçladım, kardeşinin peşinden gitmediğin için, onu yalnız bıraktığın için. Ve tabiki..tabiki diğer şeyler için de, bunu inkar edecek değilim. Ama ben kendime hakim olamadığım için çok pişmanım. Oğlum ben sana kardeşini yeniden hayata kavuşturduğun için, onu bize yeniden kazandırdığın için çok teşekkür ederim. Ve bugün için de çok-
    Yağız: Baba özre gerek yok. Gerçekten gerek yok. İnan bana senin bana vurduğundan ben kendime daha sert vuruyorum.

    ---

    "Sevdiğim adama omuz vermeye gideceğim!"


    Hazan: Niye hala oynuyorsun ki? Artık komik oluyor farkında değil misin?
    Farah: Sen nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyorsun Hazan?
    Hazan: Sadece artık buna devam etmeni istemiyorum o kadar.
    Farah: Bir şey değişmiş. Siz, ikiniz bir şey olmuş.
    Hazan: Biliyor musun, eğer ben biraz daha ben olmaktan çıkabilseydim, biraz daha vurdumduymaz, biraz daha bencil olabilseydim değişen herşeyi yüzüne zevkle vururdum! Ama kötülük olsun diye değil, kalbimdekine sahip çıkmak için. Ama çok yoruldum yapamıyorum, sabrımın son noktasına tek bir damla kaldı. O damla da sen değilsin. Bu yüzden şimdi sen değil ben o hastaneye gideceğim. Sen söylemeden de söyleyeyim utanmadan, sıkılmadan, yüzüm kızarmadan, dimdik gideceğim! Kim için biliyor musun, sevdiğim adam için! Neden biliyor musun? Çünkü o çok yoruldu, onu çok utandırdılar, onu çok hırpaladılar diye. Güçlü olma sırası bende diye! Ben sevdiğim adama omuz vermeye gideceğim. Sen burada oturacaksın, ben gideceğim.

    ---

    "Hazan'a aşık olduğum için pişman değilim!"

    Gökhan: Saklamana gerek yok. Okudum. Kasıtlı değildi. Ceketin bendeydi, sonra not cebinden düştü. Orada gördüm yani, orada okudum. Yağız abin olarak sana 1 kez soracağım. Sadece 1 kez. Hazan'la aranda birşey mi var?
    Yağız: Evet, Hazan'la aramda birşey var. Bana rağmen, aklıma,irademe, doğrularıma rağmen, hissedene kadar var olduğuna bile inanmadığım bir şey var. Ve onun adı da AŞK abi. Hazan'la aramda AŞK var. Hiç yaşayamayacağım bir aşk.
    Gökhan: Ben..ne? Nasıl yani? Nasıl!?
    Yağız: Bilmiyorum ben de bilmiyorum. Ben de kardeşimin sevgilisine nasıl aşık oldum bilmiyorum. Cevabı da yok zaten, gerçekten yok. Ama oldu işte, sadece oldu. Ama ne olacak biliyor musun? Böyle olacak! (Mektubu parçalayıp yere atar.) Sen bu notu okudun ben okumadım. Bu notta yazılanları okumamak için kendimi nasıl tuttuysam, nasıl bir anda yırtıp attıysam, ben burayı da (kalbini göstererek) öyle tutacağım abi. Ellerimle böyle gırtlağımı sıkar gibi kendimi tutacağım. Ama en kötüsü de ne biliyor musun? En b.ktanı, en acı vereni, Allah kahretsin en güzeli, ben kardeşimin sevgilisine aşık olduğum pişmanım ama Hazan'a aşık olduğum için pişman değilim! Onu bunun tam tersine inandıracak olsam da şuradaki (kalbini göstererek) kadın Hazan olduğu için hiç pişman değilim!
    Gökhan: (Yağız'ın yanından kalkarak..) Biz böyle birşeyi hiç konuşmadık. Böyle birşeyi ben duymadım! Hiç, hiç böyle birşeyi konuşmadık, tamam? Konu kapandı tamam? Biz böyle birşeyi hiç konuşmadık. Hiçbir zaman böyle birşeyi konuşmadık seninle biz, tamam?!

    ---

    "Seni kendime yasaklamayacağım!"

    Hazan: Burada olmak istediğim için geldim. Konuşmak ya da aynı yerde beklemek zorunda değiliz. Buraya yanında olmama, sadece durmama, susmama ya da konuşmama ihtiyacın olduğu için gelmedim. Eğer içini rahatlatacaksa söyleyeyim. Buraya yanında olmaya ihtiyacım olduğu için geldim.
    Yağız: Yere baksana.
    Hazan: Efendim?
    Yağız: Yere bak, kağıtlara bak.
    Hazan: Ben anlamıyorum gerçekten.
    Yağız: Tanıdık gelmedi mi? Senin bana yazdığın not. Yırtıp attım okumadan! Ne yazdığını okumaktan korktuğum için değil ama, çünkü o kağıda her ne yazmış olursan ol içeride yatan o adamdan,kardeşimden daha önemli olmadığı için. Yırtıp attım. (Kağıtların üstüne basmadan (:) ) geçip gider..)
    Hazan: (kendi kendine) Ne yapmaya çalıştığını biliyorsun, biliyorsun. (Yağız'ın peşinden koşup, kolundan çeker.)
    Yağız: Hazan-
    Hazan: Okumadan yırtıp attın, umrumda bile değil! Okumana gerek yok çünkü sen o kağıtta ne yazdığını çok iyi biliyorsun.
    Yağız: Hazan-
    Hazan: O içeride yatan adam önemli, evet önemli. Ben buraya onu önemsizleştirmeye gelmedim zaten. Ama üzgünüm Yağız ben seni kendime yasaklamayacağım! Onlar yasaklasın ben yasaklamayacağım. Çünkü benim bir beklentim yok, benim bizim için hiçbir beklentim yok. Sadece kalbim var.
    Yağız: Yeter lütfen.
    Hazan: Sana artık savaşçı değilim demiştim, yalan! Yenildiğimi söylemiştim ama ben aslında sana yenilmişim Yağız! Senin haberin bile olmadan, senden habersiz.. Ama artık biliyorum o yenilgi benim en büyük zaferimdi! Ben o uçaktan savaşmak için indim Yağız. Ve bugün gördüklerimden sonra artık ne için savaşacağımı çok iyi biliyorum. Bizimle ilgili..seninle ve benimle ilgili birçok şey yanlış olabilir ama onların söylediği gibi kirli değiliz biz! Herşeyi kabul edebilirim, yanlışı, imkansızı, çaresizliği ama bize atılan o tokadı kabul etmiyorum Yağız, etmeyeceğim! Ben içimdekileri hiçbir zaman yaşayamayacak olsam bile benim içimdeki bizi kirletmelerine izin vermeyeceğim. Bunun için savaşacağım! Bunu kendime de sana da unutturmamak için herkese herşeye rağmen savaşacağım!

    ---

    "Gözlerimden başka her yerdesin."

    Yağız: Ovala biraz bileklerini. (Tabi Hazan yapamayınca iş başa düşer. :img-in_lo ) İyi misin? Konuşmak ister misin?
    Hazan: Konuşacak birşey yok, arada oluyor öyle yani annemin dediği gibi.
    Yağız: Arada böyle de oluyor.
    Hazan: Nasıl?
    Yağız: Böyle. Gözlerini kaçırıyorsun arada. Bana her yalan söylediğinde. Neden bana yalan söylüyorsun?
    Bir anda koluma yapışıp zangır zangır titremeni umursamayayım, birden bire ortaya çıkan şu panik atak hikayesini, neyin var diye sorduğumda gözlerimden başka her yere bakmanı umursamayayım, ne hale geldiğini göre göre susayım? Bak, yine gözlerimden başka her yerdesin.
    Hazan: Niye umrunda olsun ki! Yani bugün var yarın yok bir yabancı değil miyim ben senin için? Yani ne hale gelmişim, ne durumdayım niye önemli olsun ki?
    Yağız: Güzel taktik Hazan Hanım. Konuyu kapatmak isteyince böyle bir anda arızaya bağla, sıkı klişe. Tabi o hemşire gelmeden önce o yabancıdan başka şeyler duymamış olsaydım.
    Hazan: O yabancı senden yeni birşey duymadı ama? Ben sana yanındayım dedim, biz yaşanmayacak olsak bile, hak etmediğimiz tokatları yerken, hak etmediğimiz hakaretleri işitirken ben yanındayım dedim. Sen ne dedin? Bak, yine gözlerimden başka her yerdesin. Ben az önce biz dedim yine özür dilerim. Aç gözlerini, sustum.
    Yağız: Hazan? Ben sustum sen konuştun, susmak kolay olduğu için değil. Bizimle ilgili hiçbir şey-
    Hazan: Bizimle?
    Yağız: Bizimle.
    Hazan: Biz?
    Yağız: Biz.
    Hazan: Devam et, biz?
    Yağız: Bizimle ilgili hiçbir şey kolay değil ve hiçbir zaman da kolay olmayacak. Hiçbir şey de bunu kolaylaştırmayacak. Yine de ne kadar zor olursa olsun, ben seni-
    Fazilet: Hazan! Hadi yeter artık. Hadi, aldın havanı da bir güzel. Hadi yeter artık yürü, yürü gidiyoruz. Hadi yeter bu kadar hava aldın hadi! İyi akşamlar Yağız Efendi!
    Yağız: (arkalarından..) Çok seviyorum.

    ---

    "Benim kalbimde Mehmet de bir Yağız da bir!"

    Fazilet: Gel bakayım sen!
    Hazan: Ne oluyor ne çekiştiriyorsun!
    Fazilet: Şimdi sen bana anlatacaksın ne olduğunu! Anlat bakayım sen, neydi o hastanedeki halin? O deli kadını gördüğün zaman sanki mezara tekrar girmiş gibi zangır zangır titriyordun. Ya sonra? Ne oldu da sen böyle hülyalara dalmış gibi aval aval bakar oldun, sırıtır oldun? Ne oldu kız bir söyle bakalım!
    Hazan: Daha önce de söyledim ben sana hesap vermek zorunda değilim!
    Fazilet: Değil misin? Haaa anana hesap vermek zorunda değilsin. O zaman kendine hesap ver bakalım! Hadi, kimdi o? Kimdi o deli kadın? Seni şeytan görmüşe çeviren o deli kadın kimdi? Korkudan tir tir titreten o deli kadın kimdi söyle bakalım bana!
    Hazan: Anne!
    Fazilet: Anne ya anne! O adamın anasıydı o! O da ana, ben de anayım dimi? İkimiz de anayız bak! Senin şu gözünde yatan ateşin anasıydı işte o! Dilin varıp da söyleyemiyorsun dimi gerçekleri! Ben söyleyeyim sana! O deli doğurdu onu, o kan verdi, o can verdi, hayat verdi ona! Uğruna gururunu, onurunu ayaklar altına sermeye hazır olduğun o adam o kadının oğlu! Allah canımı alsın bak sana yemin ederim ne parada ne pulda, ne şanda ne şöhrette hiçbirinde gözüm yok benim. Onun soyu belli değil soyu! Soyunda delilik var onların! ( Fazooooo)
    Hazan: Ya yeter! Nasıl konuşuyorsun ya! Bu nasıl bir acımasızlık böyle!
    Fazilet: Acımasızlık ha? Hayat anandan daha bir acımasız Hazan Hanım! Sen bilmiyorsun onu. Acı, gerçek o hayat dediğiniz şey. Anası deli, babası belli değil daha!
    Hazan: Annesinin babasının kim olduğu umrumda bile değil! Kimin nesi olduğu da umrumda değil! Yağız o Yağız!
    Fazilet: Yağız mı! Ne Yağız'ı kızım? Mehmet onun adı bal gibi de buz gibi de Mehmet! Yağız falan değil!
    Hazan: Dinlemeyeceğim seni! Bu kötülükleri duymak zorunda değilim ben.
    Fazilet: Kız o gözünde yanan ateşin adı bile gerçek değil! Haberin yok, Yağız değil o Mehmet!
    Hazan: Annesi, babası, soyadı, adı umrumda bile değil! Benim kalbimde Mehmet de bir Yağız da bir! Al sana gerçek!


  3. #48
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 45.Bölüm

    "Unutmayacağım!"

    Yağız: Baba ne yapıyorsun?
    Hazım: Esas sen ne yapıyorsun! Bizim kaç yıllık elemanımızı neyle suçluyorsun sen? Erdal ve Kerime Yıldız? Hah! Erdal'ın Kerime Yıldız'la ne işi olabilir ki? Aklını mı yitirdin sen!
    Yağız: Baba o sorunun cevabını Erdal verecekti zaten sen telefonu kapatmasaydın.
    Hazım: Erdal sana cevap verdi zaten.
    Yağız: Erdal cevap falan vermedi. Seni aradı, ben açtım telefonu, telefondaki o kadındı ve seninle konuştuğunu sanıyordu.
    Hazım: Kendine gel Yağız! Erdal'ın dediğini duydun, herhalde bir karışıklık oldu. Hatlarda bir karışıklık oldu senin de kafan karıştı. Yaptığın suçlamanın ne kadar mantıksız olduğunun farkında değil misin sen?
    Yağız: Baba, baba! Baba ben ne duyduğumu da, kimin sesini duyduğumu da çok iyi biliyorum! Ben o kadını hastanede gördüm baba ve bundan ne kadar eminsem telefondaki sesten de o kadar eminim.
    Hazım: Benim elemanımı, en güvenilir elemanımı seni kaçıran kadını saklamakla suçluyorsun öyle mi?
    Yağız: Valla dürüst olmak gerekirse kim ne saklıyor ben artık hiç bilmiyorum.
    Hazım: Sen önce kendi sakladıklarınla biraz ilgilensen..
    Yağız: Haa, böyle mi olduk şimdi baba? Beni susturmak için Hazan'ı mı ortaya atacaksın?
    Hazım: Sadakatini bana ispatlamış elemanıma güvenirim ben!
    Yağız: Oğluna güvenmiyorsun?
    Hazım: Kardeşine yaptığın sadakatsizlikten sonra sana ne kadar güvenebilirim emin değilim.
    Yağız: (Uzun bir sessizlikten sonra..) Ben şimdi bu gece kapıdan çıkıp gitmiyorsam kardeşim beni burada kalmaya mecbur ettiği için! Ama bu geceyi hiçbir zaman unutmayacağım baba. Bana söylediklerini kelimesi kelimesine hatırlayacağım.
    (Bahçeye çıkar ve tek başına..) Unutmayacağım, bunu da unutmayacağım!

  4. #49
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 46.Bölüm

    Hazan: Tam tahmin ettiğim gibi. Hala buradasın!
    Farah: Sen de hasretime dayanamadın galiba? (Hazan Farah'ın elinden laptop'u alıp masaya koyar.) Ne oluyor Hazan!
    Hazan: Sen beni değil Yağız'ı sattın farkındasın değil mi!
    Farah: Kimseyi satmadım ben ne diyorsun ya?
    Hazan: Sinan'a ses kaydını dinlettin!
    Farah: Ben dinletmedim, Nil yaptı.
    Hazan: Nil yaptı? Nil? Nil'e kim dinletti peki?
    Farah: Kendi halletmiş işte. Gitmiş telefonumu almış, ondan sonra da şifremi kırdırmış, kaydı Sinan'a dinletmiş ve Sinan da o kazayı bu yüzden yaptı.
    Hazan: Nil'in herşeyi bildiğini biliyordun! Uyarmadın beni, Yağız'ı da uyarmadın! Eğer bize anlatsaydın o kazaya engel olabilirdik ama sen sustun, Yağız'a bile sustun ya!
    Farah: Korktum Hazan! Korktum. Çok üzgünüm ama Yağız'ı kaybetmekten korktum.
    Hazan: İnan bana o korkuyu çok iyi biliyorum.
    Farah: Onu çocukluğundan beri tanıyorum, yani Yağız çok sabırlıdır, çok bağışlayıcıdır ama tek birşeyi affetmez! Ne kadar kötü olursa olsun kendisinden gerçeği saklayan bir dostu asla affetmez. O kayıt yüzünden zaten yeterince kızgındı bana, ondan sonra Sinan da kaydı dinleyince paniğe kapıldım işte. Elime yüzüme bulaştırdım tamam mı! Yağız'ı tanıyorsun bak o, insanlara kolay güvenmez. Kendini kolay açmaz ve bir kez kapadı mı, sana bir kez kapandı mı, onu bir daha açamazsın! Korktum Hazan, çok üzgünüm ama onu kaybetmekten korktum.
    Hazan: Sen onu kaybetmekten korktuğun için sebep oldukların yüzünden Yağız kaybedecek! Sayende herşeyi kaybedecek!

    ----

    Hazan: Sen? Sen cinayeti çektin, sen biliyordun o kadının katil olduğunu biliyordun sen ya! Bu yüzden korkuyordun bu kadından bu kadar, bu yüzden sürekli uyarıyordun beni! Sen biliyordun ya! Sen cinayetin belgesiyle ne yapıyorsun anne? Anne sen bunu niye sakladın? Sen ne yaptın yine, anne sen ne yaptın, niye sakladın ya!
    Fazilet: Öyle gerekiyordu. Sen nasıl birşeyleri saklıyorsun benim de bunu saklamam gerekiyordu.
    Hazan: Sakın! Sakın beni kendinle bir tutma anne, sakın! Sen bir cinayeti örtbas ettin ya! Sen, ne için anne! Anne yine hangi pazarlık için, anne sen ne yaptın anne sen hangi pazarlık için yaptın sen bunu!
    Fazilet: Hazım Bey biliyordu, haberi vardı Hazım Bey'in.
    Hazan: Midem bulanıyor. Midem bulanıyor, bütün bunlar, siz, hepiniz! Allah'ım midem bulanıyor!
    Fazilet: Kızım, bak sana yemin ederim vallahi de billahi de ben çok pişmanım.
    Hazan: Pişman mısın!
    Fazilet: Çok pişmanım yavrum, yapma.
    Hazan: O cd'yi sen verdin be! Sen bunca zamandır herşeyi biliyordun, herşeyi saklıyordun şimdi görmesini istedin ya.
    Fazilet: Kızım ben bunu senin için yaptım annecim senin için yaptım niye anlamıyorsun bunu? O utanmaz Sinan'ın artık senden başka uğraşacak bir derdi olsun diye yaptım! Seni elinde oyuncak gibi çevirmesin diye yaptım, otursun kendi derdine düşsün diye yaptım niye yapacağım!?
    Hazan: Ne Sinan'ı ya! Ne Sinan'ı anne? O cd Yağız'ın elindeydi, Yağız'ın!
    Fazilet: Yağız mı?
    Hazan: Ben geç kalsaydım herşeyi öğrenecekti o, annesinin halasının katili olduğunu öğrenecekti. Onu doğuranın gerçek bir katil olduğunu öğrenecekti. Ben anlatacaktım herşeyi anlatacaktım. Cesaretimi toplamıştım. Sırf Sinan'ın insafına kalmasın diye. Bütün hayatı tuzla buz olurken onun yanında olabilmek için, ben bütün gerçeği anlatacaktım. Ben ne yapacağım ya? Ben ne yapacağım, ben şimdi o kadının bir de halasının katili olduğunu bile bile ben ne yapacağım? Ben tek bir gerçekle bu adamın hayatını nasıl yıkacağım ya! Ben ne yapacağım ya! Daha ne kadar yıkılacak? Bu adam bunu nasıl kaldıracak? Tek bir gerçekle daha ne kadar yıkılacak? Ben ne yapacağım, ben nasıl unutacağım? Ben bir daha bu cesaretimi nasıl toplayacağım?
    Fazilet: Kızım, kızım-
    Hazan: Kızım deme bana! Bana kızım deme! Ben artık- Ben artık senin kızın olmayı kaldıramıyorum anne! Sen o kadının katil olduğunu biliyordun. Sen hangi pazarlık için- Sen cinayeti sustun ya, cinayeti sustun sen! Sen susmasaydın o kadın şu an hapiste olacaktı, hapiste olacaktı o kadın! Sinan bu saçmasapan oyunları oynamıyor olacaktı! Anne biz diri diri o toprağın altına gömülmemiş olacaktık!
    Fazilet: Yavrum bak ben-
    Hazan: Ben ne yapacağım peki şimdi ha? Ben ne yapacağım, ben susacağım! Ben artık geç kaldığım için lanet olsun deyip senin gibi susacağım!
    Fazilet: Ağlama çocuğum nolur-
    Hazan: Ağlama deme! Ağlama deme ağlatan sensin!
    Fazilet: Yapma dayanamıyorum ağlama.
    Hazan: Bunu görüyor musun? (parmağındaki yüzüğü göstererek..) Bak bana bak! Bu parmağımdaki yüzüğün sebebi, dün gecenin sebebi, bu gecenin sebebi hepsinin sebebi sensin anne! Kızının diri diri gömüldüğü toprağın altından bile sen çıkıyorsun ya!
    Fazilet: Kızııımm-
    Hazan: Kızım deme bana! Kızım deme bana yalvarırım deme! Ben artık senin kızın olmayı kaldıramıyorum! Ne midem ne ruhum ne kalbim! Ben artık kaldıramıyorum, ben kaldıramıyorum! Ben senin kızın olmayı kaldıramıyorum anne!

  5. #50
    Durum:
    Çevrimdışı
    1993 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.09.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,895
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    fazilet:hadi..o deli gelmeden git konuş

Sayfa 10/13 İlkİlk ... 678910111213 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (5)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 25-03-18, 14:42:16
  2. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (4)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 03-12-17, 22:04:16
  3. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (3)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 24-09-17, 00:54:06
  4. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (2)
    By OXFORD in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 14-06-17, 08:17:53
  5. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (1)
    By hardi in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 22-05-17, 16:26:11

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

casino siteleri
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
yerli filmler
kartal escort
maltepe escort
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
deneme bonusu veren siteler
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle