Sayfa 9/13 İlkİlk ... 5678910111213 SonSon
63 sonuçtan 41 ile 45 arası

Konu: Fazilet Hanım ve Kızları - Replikler

  1. #41
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart

    Yağız: Bazılarımız da kendi çocukluğuyla küs, kim diye sorma.
    Hazan: Bazılarımızın da çocuk gibi çocukluğu olmamıştır belki, sen de kim diye sorma.

    :img-in_lo:img-in_lo:img-in_lo

  2. #42
    Durum:
    Çevrimdışı
    1993 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.09.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,895
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    yağız: sonuçta ikimizinde hayatında ki ilk öpücüğü değildi
    hazan: tabi değil
    yağız: evet bende öyle hatırlıyorum çünkü

  3. #43
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 42.Bölüm

    "Ve kahramanımız fırtınadan önceki sessizlikte.."


    Farah: Şaka mı bu ya? Şimdi de küçük bir çocuk gibi babanın evine mi kaçıyorsun? Bu, bu ne demek ya? Onu fırtınanın ortasında tek başına bırakamam diyorsun, Amerika'ya gelmiyorsun çünkü biliyorsun evet, fırtına kopmak üzere ve sen bunu çok iyi biliyorsun. Ve kahramanımız fırtınadan önceki sessizlikte babasının yalısına taşınır. İnanamıyorum ya, resmen baban elini kolunu bağlasın diye yalıya gidiyorsun Yağız. Bu kadar mı zayıfsın sen bu kıza karşı? Bu kadar mı çaresizsin?
    Yağız: Bu kadar çaresizim. Anla işte, bu kadar çaresizim.

    ...

    "Sen de artık onun seni sevdiğini biliyorsun.."

    Hazan: Bu bana yaptığın iyilik değil, kötülüktü. En azından bunu kabul et.
    Ece: E ne olduğunu anlat ben de kabul edeyim abla. Ne oldu, ne yaptınız, ne konuştunuz hiçbir şey anlatmıyorsun ki abla. Bak ne olduysa sen hiç iyi görünmüyorsun. İçinde saklama anlat gitsin işte abla ya.
    Hazan: Anlatacak birşey yok. Senin bencilliğinden, düşüncesizliğinden başka anlatacak birşey yok.
    Ece: Şimdi de bencil oldum öyle mi? Peki, sen Yasin'le beni karşı karşıya getirirken sen de en az benim kadar bencildin o zaman.
    Hazan: Ece aynı şey değil anlamıyor musun ya? Sen evli olsan bile Yasin'in bir parçasını taşıyorsun içinde. Sizin aranızda bir bağ var. Hiçbir mecburiyetin, hiçbir engelin yıkamayacağı bir bağ var. Ya biz.."Biz" diyorum bir de ya. "Biz" diyorum ya, olmayacak birşey için, olmayan birşey için "biz" diyorum bir de ya! Benim Yağız'la aramda tek bir şey var Ece: Sinan. Kardeşi, ikisi aynı şey değil. Kesinlikle değil.
    Ece: Neyse en azından artık rahat rahat konuşabiliyorsun. Kendi içindekilerden kaçmıyorsun en azından abla.
    Hazan: Ne mutlu bana. Tamam bak, beni yanında istedin geldim ben de. Ama yalnız kalmaya ihtiyacım var biraz tamam mı? Yarın cenazeden sonra gelirim yanına konuşuruz.
    Ece: Abla, sen de artık onun seni sevdiğini biliyorsun değil mi? Biliyorsun ve artık herşey daha da zor.

    ...

    "Anlık bir hiç."


    Yağız: Hazan! Hazan? Hazan konuşmamız lazım, bir bekler misin? Sağol. (bu çocuğun kibarlığı beni öldürecek :img-hyste) Konuşalım.
    Hazan: Başla. Ne konuşacağız?
    Yağız: (o sıra Yağız bir kez daha Sinan'ı hatırlar;
    Sinan: Bana ne yaptığını gördün değil mi, başka biri için terk etti beni Hazan!)
    Haklısın daha fazla uzatmayayım ben..Ben özür dilerim. Bugünkü o..o şey için.
    Hazan: Bugünkü şey.
    Yağız: Anlamsızdı. Yani benim için tamamen..her saniyesi anlamsızdı. Yani öyle, özür dilemek istedim.
    Hazan: Dileme! Özür dileme. Devam et, "anlamsızdı" başka?
    Yağız: Hepsi bu kadar..anlamsızdı. Tamamen anlamsız.
    Hazan: Anlık birşeydi.
    Yağız: Evet, anlık bir HİÇ!
    Hazan: "Hiç". Anlık bir hiç.
    Yağız: Hiçbir şey işte..bir anlamı yok.
    Hazan: Anlık bir hiçbir şey.
    Yağız: Olur ya bazen hani..sen de bilirsin.
    Hazan: Biliyorum olur tabi. Sık sık olur böyle şeyler.
    Yağız: Sonuçta ikimizin de hayatındaki ilk öpücüğü değildi, dimi?
    Hazan: Tabi, değil.
    Yağız: Evet ben de hatırlıyorum çünkü. O yüzden çok da anlam yüklememişsindir, dimi herhalde?
    Hazan: Yok, ilk değildi sonuçta. Anlamsızdı benim için.
    Yağız: Hatta burada durup bunu konuşmak kadar anlamsız.
    Hazan: Bitti..konuşmamız. Söylenecek herşeyi söyledik herhalde. (hem de nasıl TDK ağlıyor şu an :img-hyste)
    Yağız: Söyledik, duyulacakları da duyduk.
    Hazan: Zaten..benim de ilk öpüşmem değildi ben..rahat rahat gidebilirim artık.
    Yağız: Git çok kaldın zaten.

    ...

    "Ben kalbimin sesine yürürdüm.."

    Farah: Yağız çok özür dilerim benim hatam, Nil benim yüzümden öğrendi. Birşey söylemeyecek misin Yağız? Lütfen birşey söyle ya, konuş. Bağır çağır ama birşey söyle, bir tepki ver.
    Yağız: Tepki mi vereyim? Hayatımın en ağır yükünü, en büyük çaresizliğimi 15 yıllık dostumla paylaşıyorum, ilk kez birinden yardım istiyorum, ama o ne yapıyor? Beni sırtımdan vuruyor, bir de ses kaydı alıyor. Ses kaydı?!
    Farah: Yağız ben seni vurmadım. Evet bir hata yaptım ama sen kendini vurma diye yaptım. Aşıksın Yağız, gözün kendini bile görmüyor. Sen ondan uzak duramıyorsun, o senden uzak dursun istedim. Çünkü sen artık duramıyordun Yağız. Çok böbürlendiğin iraden, mantığın, aklın hepsini susturup kalbinin sesine yürüdüğünü görüyordum.
    Yağız: Farah, ben kalbimin sesine yürürdüm, tamam mı yürürdüm. Bu basit oyunlar, ucuz tehditler beni durduran şeyler değil. Kardeşim ve Hazan'ın Gururu..bunlar. Anla artık!
    Farah: Emin misin? Hazan'ın duygularını kabul etmesine şaşırmadın ama şaşırman gerekiyordu dimi? Şaşırmadın çünkü birşey oldu. Evet birşey oldu, o da sen de artık duygularınızın karşılıklı olduğunu biliyorsunuz. Parçalar birleşiyor Yağız. Neden arkana bile bakmadan babanın evine kaçtığını çok iyi biliyorsun. Çünkü artık sen de kendini durduramıyorsun. Bu iş sarpa saracak Yağız..bu iş sarpa saracak. Ve ben senin için burada olacağım.

    ...


    "Bu ses kaydı bana kardeşimi, kardeşime abisini Hazan'a da gururunu kaybettirecek."

    Yağız: Evet seni dinliyorum.
    Nil: Beni değil, Hazan'ı dinliyorsun. (elindeki ı-pad'i Yağız'a verir, Yağız Hazan'ın ses kaydını dinler)
    Herhalde onun onlarca kopyasını aldığımı söylememe gerek yok.
    Yağız: Ne istiyorsun?
    Nil: Vay be Yağız, seni bir gün karşımda böyle göreceğim aklıma gelmezdi.
    Yağız: İyi tadını çıkarırsın sonra, hadi konuş.
    Nil: Bana inanmayacaksın biliyorum ama gerçekten kötü bir niyetim yok. Hatta ayrıldıklarını görünce ses kaydını vermekten bile vazgeçtim. Ama dün gece Sinan'ı yine o kız için darmadağın görünce kendimi birşey yapmak zorunda hissettim Yağız. Ama yine yapamadım çünkü ben gerçekten aranızın bozulmasını istemiyorum. Kardeş kavgası çıkarmaya mecbur kalmak istemiyorum.
    Yağız: O zaman şu an benden ne istiyorsun?
    Nil: İşte sorun da bu, alışveriş yok pazarlık yok, çünkü sen bana istediğimi veremezsin. Sen bana Sinan'ı veremezsin Yağız. O yüzden sen de benim gibi yap, arkana yaslan ve dua et. Dua et ki Sinan Hazan'ın peşini bıraksın. Çünkü eğer bırakmazsa onu gerçekle yüzleştirmek zorundayım. Çok üzgünüm. Ya da gerçeğin bir kısmıyla diyelim sonuçta ses kaydında Hazan'ın duyguları var dimi, abisinin duyguları değil.
    Yağız: Nil, bu ses kaydı bana kardeşimi, kardeşime abisini Hazan'a da gururunu kaybettirecek. Yapma!
    Nil: Sadece dua edelim Yağız. Dua edelim de Sinan beni buna mecbur bırakmasın.

    ...

    "Olduğun adam gibi davranmazsan.."

    Hazım: Seninle biraz konuşacaklarımız var biraz gelir misin?
    Bunu sormanın kolay bir yolunu arıyorum. Ama uzatmadan soracağım. Bu ayrılığın seninle bir ilgisi var mı oğlum? Kardeşin bu acıyı senin yüzünden mi çekiyor? Bana cevap ver lütfen, beni rahatlatacak birşey söyle hadi! Eğer o kız kardeşini senin için terk ettiyse ve seninle ilgili hala umutları varsa..
    Yağız: Umut falan yok baba. İçin rahat olsun, ne Hazan için ne de benim için.
    Hazım: Eğer senin için hala gelecek için hayalleri varsa..
    Yağız: Baba, lütfen daha dikkatli konuş olur mu?
    Hazım: Yağız sen de dikkatli davran! Attığın her adıma dikkat et! Hiçbir şeyin, hiç kimsenin, hiçbir duygunun sana kim olduğunu unutturmasına izin verme! Eğer bir kez olduğun adam gibi davranmazsan bir daha hiç o adam olamazsın!

    ...

    (Bu sahneyi normalde yazmayacaktım ama olur de replikleri yıllar sonra okuyan olur Fazo'nun nasıl bir pislik olduğunu ve Yağız'cığımın neler çektiğini görsün.)

    Fazilet: (Yağız'a karşı..) Sen böyle dikilecek misin heykel gibi! Tabi kabahatlisin de ondan böyle duruyorsun.
    Ece: Anne yeter artık! Gel benimle lütfen.
    Fazilet: Ne yaptın benim kızıma be! Ne yaptın benim kızıma! Niye benim kız gidiyor? Niye sen gitmiyorsun! Sen burada babanın yalısında rahat rahat oturup keyif çatacaksın, benim kızım bilmediği diyarlara gidecek gurbet ellere ha!
    Ece: Anne yeter!
    Fazilet: Niye benim kız gidiyor biliyor musun ben sana söyleyeyim. Ar var, namus var benim kızımda. Benim kızımın gönlü yanlışa düşse de benim kızım asla doğru yoldan sapmaz!
    Ece: Anne yeter, yalvarırım yeter artık ya!
    (Hazım olanları duymasına rağmen ses çıkarmaz sadece Yağız'a hayal kırıklığı dolu gözlerle bakar ve Yağız Fazilet'in hakaretlerine daha fazla dayanamaz, merdivenlerden hızlıca inerek dışarı çıkar, evin kapısının önünde oturur.)
    Fazilet: Yetmez! Yetmez, bu namussuza benim lügatımda laf yetmez! Kardeş ihanetine bu laflar az bile!
    Ece: Anne yeter artık gel benimle!
    Fazilet: Bak hamilesin diye itip kakmıyorum seni, yeter artık düş yakamdan!
    Ece: E ne yapacaksın daha be! Ağzına geleni söyledin canını mı alacaksın!
    Fazilet: Benim kızım..
    Ece: Senin kızın acaba gerçekten neden gidiyor anne! Neden gidiyor hiç düşündün mü bunu? Onun yüzünden mi yoksa bu işkence yüzünden mi! Ya kaç gündür sağlı sollu giriştiniz mahvettiniz insanları ya!

    ...

    "Kendini suçlamasın."


    Farah: Böyle olduğu için çok üzgünüm Hazan. Ben bu gece evinde seni yalnız bırakayım. Umarım çok mutlu olacağın bir hayata gidiyorsundur.
    Hazan: Kendini kötü hissetmesine izin verme. Suçlamasın..o kendini suçlamasın.

    ...

    "Bir Veda.."

    Ece: Offf!
    Yağız: Taşa oturma bebeğe yaramazmış. (oyyhh :img-in_lo)
    Ece: Benim oğluma hiçbir şey olmaz. Mucize bebek o, neler atlattı. Birşey yapmayacak mısın? Öyle arkanı dönüp gidecek misin? Gerçekten hiçbir şey yapmayacak mısın? Ya gitmesine izin mi vereceksin hiçbir şey yapmadan!
    Yağız: Yapacak birşey yok.
    Ece: Ama..
    Yağız: Bizim için yapacak birşey yok!
    Ece: Bir veda..sizin bir vedanız bile olmasın mı?

    ...

    "Anlamsız şeyleri seviyorum."

    Hazan: (Yağız'a yazdığı mektupta..) Gidiyorum ve hala vedaları sevmiyorum. Ben galiba, (Yağız'ın dediklerini hatırlayarak).. Anlamsız şeyleri seviyorum.

    ...

    "Veda"


    (Hazan yazdığı mektubu Yağız'ın evine bırakmaya gidiyordur.)
    Yağız: İyi geceler.
    (Hazan mektubu elinden düşürür, Yağız eğilip mektubu alır..)
    Bu benim için galiba.
    Hazan: Galiba.
    Yağız: Veda için galiba.

  4. #44
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 43.Bölüm

    VEDA..

    (Sezen Aksu-Biliyorsun (fon)
    İç Sesler)


    Hazan: Bırakma beni. Bırakma!
    Yağız: Gitme, lütfen. Lütfen gitme. Lütfen!
    Hazan: Bana "Gitme" de. "Gitme" de!
    Yağız: Şimdi sana kal desem, burada kal, benimle kal, benim için kal.
    Hazan: Şimdi burada böyle donup kalsak, ya da gitsek, arkamıza bakmadan şu uçağa binip birlikte gitsek.
    Yağız: Benimle gel desem, defolup gitsek buradan! Nerede "biz" olabileceksek oraya gitsek.
    Hazan: "Kalk!" de, "Gidelim!" de.
    Yağız: "Gitmiyorum!" de, "Buradayım!" de.
    Hazan: Bana birşey söyle!
    Yağız: "Hadi gidiyoruz!" de, "Kaçıyoruz!" de.
    Hazan: "Biz" de bana, sadece "Biz" de.
    Yağız: Tek bir gün dedin, kendin olduğun tek bir gün, tek bir saat dedin, bitti!
    Hazan: Bitti.
    Yağız: Bir saat.. Bitti!

  5. #45
    Durum:
    Çevrimdışı
    hakumuttt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.01.2014
    Mesajlar
    39,263
    Konular
    42
    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart 43.Bölüm

    [I]"Vedaları hiç sevmem."

    Yağız: Demek Almanya ha?
    Hazan: Yakın arkadaşım birkaç ay önce orada yaşamaya başladı. Beni de çağırdı ben de neden olmasın dedim.
    Yağız: İyi demişsin. Neden olmasın?
    Hazan: Sonuçta beni burada tutan birşey yok. Kalmam için bir sebep yok.
    Yağız: Gitmen için var ama.
    Hazan: Sen evine giriyordun galiba ben daha fazla tutmayayım seni. Zaten konuşacağımız ne varsa sahilde konuşmuştuk.
    Yağız: Ben buraya senin için geldim.
    ...
    Yağız: Ben..yani-
    Hazan: Sen?
    Yağız: Sana iyi yolculuklar dilemek için geldim.
    Akşam uçağı mı?
    Hazan: Akşam uçağı evet.
    Yağız: Neyse ya ben daha fazla uzatmayayım, sen de vedaları sevmediğini söylemiştin zaten. O zaman.. İyi yolcuklar Hazan.
    Hazan: Ben neden vedaları hiç sevmem biliyor musun? Babamla vedalaşamadığım için. Eğer o gece ölmeseydi, biz ertesi gün pikniğe gidecektik. Baba-kız ikimiz, uyduruk bir sepet aldım geceden hazırladım herşeyi, bir kavga, bir kalp krizi, birkaç saniye sürdü, o kadar hızlı gitti ki.. Bir piknik ya da veda, ben bu yüzden vedaları sevmiyorum.

    ...

    "Tek 1 gün Yağız olmak istiyorum ben!"

    Hazım: Yağız!
    Yağız: Günaydın baba.
    Hazım: Kardeşinden haberin var mı?
    Yağız: Hangisi baba biliyorsun 3 tane var.
    Hazım: Nasıl bir cevap bu böyle? Sinan'ı sorduğumu biliyorsun dimi! Dün gece nasıl gittiğini, nereye gittiğini de biliyorsun. Sinan'dan dün geceden beri hiçbir haber alamadım , nerede olduğunu da bilmiyorum ve sen böyle küstahça birtakım kelime oyunları yapıyorsun bana! Dün gece Sinan Hazan'a gitti, sen gördün mü onu?
    Yağız: Gördüm.
    Hazım: Gördün ve?
    Yağız: Gülüyordu. Konuşmadık baba bilmiyorum, gitti zaten.
    Hazım: Gülüyor muydu? Yani sarhoş muydu Sinan?
    Yağız: Bilmiyorum baba..yani sadece gülüyordu, iyi değildi.
    Hazım: İyi değildi? Kardeşin iyi değildi ve sen onun bu şekilde gitmesine izin verdin. Ya sen kardeşini tanımıyor musun oğlum! Onu orada o şekilde nasıl yalnız bırakırsın! Ya bu mu kardeşlik! Abilik böyle birşey mi! Abilik bu kadar mıymış yani senin abiliğin buraya kadar mı! Abiliğin senin bir kızın kaşı gözü kadar mıymış!
    Yağız: Baba! Lütfen dikkatli konuş artık.
    Gökhan: Ne kızı ya?
    Hazım: Bana cevap ver Yağız! Senin abiliğin buraya kadar mıymış! Kardeşlik bu kadar mıymış!
    Yağız: Yeter artık baba yeter, Allah aşkına yeter! Ben sadece abi değilim! Tamam mı? Senin kadar Sinan kadar insanım ben insan! Abilikten başka dertleri olan, duyguları olan bir insanım baba ben! Anlayın artık şunu, ben şu hayatta sadece Sinan'ın abisi değilim! Baba ben çok yoruldum ve dinlenmek istiyorum artık. Evet dün gece Sinan'ın peşinden gitmedim, tamam mı gitmedim. Çünkü yoruldum artık! Sinan'ın peşinden gitmekten yoruldum! Dinlenmek istiyorum artık! Tek 1 gün ya! Yağız olmak istiyorum ben! Tek 1 gün baba, kendim olmak istiyorum ben! Tek 1 gün! Abi değil ben.

    ...

    "Kendimden kaçıyorum baba."


    Hazan: (Babasının mezarında) Babam, ben geldim babam. Ama vedaya gelmedim, ben seninle hiç vedalaşamadım ki zaten. Vedalaşmam, gittiğim her yerde sen benim içimdesin zaten. Çok isterdim biliyor musun? Dizlerine yatıp, bütün dertlerimi dökmeyi çok isterdim. Sen bana kaçmayı yakıştırmazdın, ama ben şimdi kaçıyorum baba. İçimde çığlık çığlığa bir sessizlik, burada kalırsam kendi çığlığımda boğulmaktan korkuyorum. Hayatımda ilk defa, ilk defa kaçıyorum. Arkama bile bakmadan, kendimden kaçıyorum baba.

    ...

    "Var mısın?"

    Hazan: (Eski evinde..) Ben geldim, sana veda etmeye. Hayat. Şimdi çok uzağa gidiyorum, senden sonra çok acayip bir evde oturdum. Akıllı ev. Senin yerini tutmadı biliyor musun? Bana yaramadı, hiç yaramadı. (Odasının duvarlarına bakarak..) Şu haline bak, sen de benim gibisin. Yalnız, yorgun, ıssız. Ama ben seni hiç böyle kimsesiz hatırlamayacağım. Hep cıvıl cıvıl hatırlayacağım, iki genç kızın hayallerindeki gibi. Cıvıltılı, kalabalık, rengarenk, seni hiç unutmayacağım! Sen benim çocukluğumsun, hayallerimsin ve gerçeğimsin. (Arkasına döner ve Yağız'ın orada olduğunu görür.)
    Yağız: Ben buraya neden geldim-
    Hazan: Bilmiyorsun.
    Yağız: Biliyorum. Bu sefer biliyorum. Sen sadece birkaç saat sonra gideceksin.
    Hazan: 1 saat.
    Yağız: 1 saat..sadece 1 saat.
    Hazan: Sadece 1.
    Yağız: Var mısın? Kimseye zarar- Bizden başka kimseye zararı olmayacak tek 1 saate? Var mısın?

    Hazan: Nereye gidiyoruz?
    ...
    Hazan: Nereye geldik böyle?
    Yağız: Hazan Hanım, hayatınızın ilk pikniğine hoşgeldiniz.
    ...

    "Onun solmasına izin vermeyeceğim."

    Yağız: Beklesene. (Papatyayı topraktan sökmeye çalışarak..) Ya ben hayatımda hiç çiçek toplamadım. Annem için bile. Aslında öldürüyorsun dimi böyle yapınca? Aslında ne kadar basit, hiçbir varlık-insan-papatya kökü olmadan yaşayamıyor. Şimdi mesela bu buradaydı, bu topraklarda, İstanbul'da bir ormanda. Yarın seninle beraber başka bir ülkenin toprağında olacak. Kök salacak, senin vereceğin bir damla suyla yaşayacak.
    Hazan: Benimle yaşayacak.
    Yağız: Onu yaşatacak mısın Hazan?
    Hazan: Yaşatacağım Yağız.
    Yağız: Belki toprağını sevmeyecek, belki saksısına sığmayacak, belki kendini yalnız hissedecek. Ama sen onu yaşatacaksın. Ben de burada senin onu yaşattığını bileceğim.
    Hazan: Belki sevmeyecek toprağını, belki saksısına sığmayacak, çok yalnız hissedecek. Ama onun solmasına izin vermeyeceğim.

    ...

    Hazan: Geldik.
    Yağız: Geldik ve sen gidiyorsun.
    Hazan: Vakit geldi.
    Yağız: 1 saatti, bitti.
    Hazan: Uçtu gitti.
    Yağız: Sen de uçup gideceksin. Nasıl şimdi sevdirebildim mi bari vedaları sana?
    Hazan: Hayır, bir tek onu yapamadın, sevdiremedin.

    (Muhteşem şarkı-koşup birbirlerine sarılma ve iç sesler..

    Hazan: Bırakma beni, bırakma!
    Yağız: Gitme! Lütfen, lütfen gitme! Lütfen.
    Hazan: Bana "Gitme!" de! "Gitme!" de.
    Yağız: Şimdi sana kal desem, burada kal, benimle kal, benim için kal!
    Hazan: Şimdi burada böyle donup kalsak, ya da gitsek arkamıza bakmadan şu uçağa binip birlikte gitsek.
    Yağız: Benimle gel desem, defolup gitsek buradan! Nerede "Biz" olabileceksek oraya gitsek!
    Hazan: "Kalk!" de, "Gidelim!" de.
    Yağız: "Gitmiyorum!" de, "Buradayım!" de.
    Hazan: Bana birşey söyle.
    Yağız: "Hadi gidiyoruz!" de, "Kaçıyoruz!" de.
    Hazan: "Biz" de bana, sadece "Biz" de.
    Yağız: Tek 1 gün dedin, kendin olduğun tek 1 gün, 1 saat dedin, bitti.
    Hazan: Bitti.
    Yağız: 1 saat bitti. )

    Yağız: Git.. Git artık!

    Hayat bazen öyle insafsız ki
    Küçük bir boşluğundan yakalar
    Hissettirmez en zayıf anında
    Seni ta yüreğinden yaralar

    Ellerin kolların bağlansa da
    Başında kasırgalar kopsa da
    Sen tüm gücünle karşı koysan da
    Seni acımasız sevdaya salar

    Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun
    Beraber olamayız benim gibi biliyorsun
    Bir başka dünyanın insanısın yavrucağım
    Sen kendi dünyanın toprağında büyüyorsun

    Haklısın biraz geç karşılaştık
    Oysa hiç konuşmadan anlaştık
    Bazı şeyler var ki söylenmiyor
    Biz senle sözleri susarak aştık

    İnsan acılarla kıvransa da
    Ve o aşkta bir daha doğsa da
    Dünyasını yeniden kursa da
    Düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar
    Sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun
    Beraber olamayız benim gibi biliyorsun
    Bir başka dünyanın insanısın yavrucağım
    Sen kendi dünyanın toprağında büyüyorsun



Sayfa 9/13 İlkİlk ... 5678910111213 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (5)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 25-03-18, 14:42:16
  2. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (4)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 03-12-17, 22:04:16
  3. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (3)
    By NATY&FACU in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 24-09-17, 00:54:06
  4. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (2)
    By OXFORD in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 14-06-17, 08:17:53
  5. Fazilet Hanım ve Kızları - Bölüm Yorumları (1)
    By hardi in forum Fazilet Hanım ve Kızları
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 22-05-17, 16:26:11

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

casino siteleri
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
yerli filmler
kartal escort
maltepe escort
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
deneme bonusu veren siteler
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle