Sayfa 17/17 İlkİlk ... 71314151617
85 sonuçtan 81 ile 85 arası

Konu: Hayat Türküsü - Senaryolar

  1. #81
    Durum:
    Çevrimdışı
    ruzgar88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    09.01.2006
    Yer
    jüppiterr
    Mesajlar
    517
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bu sırada hemşire girer içeri
    H:Yusuf bey ilaç saati…bu sırada elindeki dosyayı Yusuf un üzerine bırakır…
    Hayat elini uzatır birden yusufun eli ile çakışır .. göz göze baktıkları bir an da Yusuf dosyayı çeker …. Ve açıp okumaya balar… hayat ise bir şey anlamsın diye gözlerinin içine bakmaktadır …yusufun bir an da elinden dosya kayar…
    H:Yusuf ..
    Y:Çık.. çık dışarı hayat
    H:Yusuf …
    Y:Yalnız .. yalnız kalmak istiyorum …
    He:İlaç
    Y:Çıkın dışarı…
    Bağırarak..
    Hayat odanda çıkar ama ağlayarak … dışarıdaki banka kendini zor atar …
    ….
    Birazdan telefonu çalar …
    Hayat ağlamaklı sesi ile cavap veir..
    H:Alo
    C:alo…hayat neyin var …
    Hayat iç çeker… ve ağlama sesi ile birlikte
    H:Yok bir şeyim ne oldu
    C:iyimisn neredesin …
    H:iyi .. iyiyim hastanedeyim ne oldu neden aradın …
    C:yok .. yok bir şey der ve telfn kapatır…
    Gül naz ise hazırlanmış ismailin verdiği adrese doğru ilerlemektredir… cemal ise arabada hastane yoluna sapmak üzredir .. birdne gülnaz ı fark eder… peşinden gitmeye başlar…
    Gülnaz park da İsmail ile buluşur…. Cemal ise deliye döner arabaı kenara çekip yanlarına gitmek ister…
    G:ne var
    İ:Geldiğin için teşkkür ederim .. bebeğim
    G:Bu havada dışarı çıkatmamı beklemiyordun ya.. hem çok vaktim yok ne diyeceksen çabuk deyi ver…
    İsmail Elini gülnazın eline dokundurur..gülnaz ise hemen çekr..
    Gokunma bana
    İ:Neden garım değimlisin
    Geğilim boşanacagım
    İ:Gel yapma .. birlikte oğlumuzuda alalım gidelim ne olur evimize köyümüze dönelim vallah söz billah söz ü
    Stüne guma almayacam evime bağlı olacam sen ve bebmiz için çalışacam ne olur gel he de bana .. hem bebemize bu yapmaga ne hakgın var saga sormayacagmı sanıyon büyüyünce hani benim babam diye haaa …
    Gülnaz düşüncelidir .. haklıdır konuştuklarında..
    İ:BAg hem sağa söz veriyorm .. gel bir daha san öle ii davranacam ki… ne olur bıragma beni…düşün hemen garar verme zaten …. Yarın yine busaat de burada bekleyecem seni köyümüze gidelim gel ….
    Bu sırada cemal dikilir karşısında…
    G:CE.. ce … cemal
    C:Hala…. Ne işin var senin burada bu herifin yanında…
    İsmail ses çıkartmaz yerinden kalkar v eismailin yanında gçerken İsmail bir sinir ile indirir gözünün üstüne
    İsmail yerdedir ama karşılık vermez kaşına dokunur kanamaktadır .. yerden doğrulur ve
    İ:Bekleyeceğim ….
    Diyerek oradan uzaklaşır…
    C:Hala.. san inamıyom yaaa inanamıyom ..
    G:Cemal dinle…
    C:neyi hala neyi…
    Etraftaki inasanlar onlara bakmaktdır
    C:Evde gonuşuruz hadi yürü…
    Kolundan tutarak arabaya yönelirler…

    hayat ise Yusuf ile konuşmak ister ama bunu başaramaz Yusuf odasına kimsenin girmesini istememektedir .. kendi ile baş başa kalmak istemektedir…
    hayat ise bitab bir durumda evin yolunu tutar sabah gelecek ve her şeyi konuşacaktır Yusuf ile

    cemal gülnazı eve bırakıp arabasına biner ve uzaklaşır…

    hastanededir…
    işte yusufub odası ortada ne doktor ne hemşire vardır .. hayatta gözükürlerde yoktur….
    İçeri girer…
    Y:Kimseyi istemiyorum dışarı çıkın …
    Cemal aldırış etmez girer…
    Y:Cemal
    C:Ben .. nasılsın gomutan
    Y:Nasıl görünüyorsam öyle neden geldin …
    Cemal sinirlidir yaklaşır yusufun yatağına
    C:Bana bak gomutan .. ban a…. Gözüme .. eğer … eğer sana demiştim ki hayatın kılına zarar gelirse….
    Sen .. sen onu ağlattın gomuutan senin için göz yaşı döktü… sen …
    Y:Evet ben . ben . ben kötürüm halimle ona neler çektiriyorum değil mi ben onu hak etmiyorum değil mi söyle .. söyle hadi…
    Cemal duyduklarına inanmaz bir yüz hali ile bakakakalır.. yusufa yusufta ona…
    Bu sırada slayt yazı gelir…. Bölüm sonu …..[/I][/B]
    Ağızım dolu CaM kIrIkLArI ile; sussam batar konuşsam kanar...

  2. #82
    Durum:
    Çevrimdışı
    okyanusandangel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    21.10.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    161
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Hayat ve Yusuf un barışma sahnesi

    Arkadaşlar günlerden beri aklımda bir senaryo varki sormayın. Hayat ve Yusuf'un barışma sahnesi. Aslında bu benim aklıma günler hatta haftalar yada yusuf-hayat kavgalarından sonra geldi yani yusuf'un yürüyeceğinden hiç umudum yokken. Bu yüzden yazmak istemedim. O zamanlar hiç çıkmıyordu ki aklımdan. Ahh keşke diyordum böyle olsa Hayat ve Yusuf'un barışma sahnesi. Ama artık yürüyeceğinden BÜYÜK bir umudum olduğuna göre yazmak istedim. Aslında olmaz ama ben olmasını istediğim gibi yazdım. Ve birazda şekillendirerek. Yusuf'un Hayat'a yaptığı büyük bir süpriz bu. Yazmak istedim genede


    Yusuf iyileşmiştir. Ama hayat'ın bundan haberi bile yoktur. Yusuf onun hiç beklemediği bir anda karşısına çıkacaktır...

    Hayat okuldadır. Her zamanki gibi o çok sevdiği öğrencilerinin yoklamalarını alır. Hulusican, Merve, Ferhat diye sayarken birden kapı çalınır. Hayat ''girin'' der. Kapı açılır. Bu sefer yusuf hayal değildir gerçekten orada bulunmaktadır hemde yürüyerek. Ama hayat uğradığı şaşkınlıktan dolayı bunun farkında değildir. Elindeki yoklama defterini yere düşürür. Ama hala ne olduğunu anlamamaktadır. yani sanki yusuf orada değildir büyük bir şaşkınlıkla yere düşürdüğü yoklama defterini almak için eğilir. Ve birden içinde bulunduğu durumun farkına varır evet gerçekten yusuf gelmiştir. Hayat hızla yoklama defterini tekrar elinden bırakır. Ve doğrulur. Yusuf'un önce bacaklarına sonrada yüzüne bakar. Evet bu gerçekten o dur. Sevinçle ''yusuf'' der. Ne yapacağını bilemez. Bu sırada ders zili çalar. Öğrenciler dışarı çıkarlar. Yusuf ve Hayat birbirlerine gülümseyerek bakarlar fakat ikisininde ağzından tek bir kelime dahi çıkmaz. İkiside çok mutludurlar. Yusuf Hayat'a elindeki çiçeği uzatır ve ''Benimle Evlenirmisin'' der.

    İşte benim senaryom bu. Biraz imkansız ama benimde aklımdan böyle geçti. Umarım sizde beğenirsiniz...

  3. #83
    Durum:
    Çevrimdışı
    nysheym - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.01.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 39.bölüm senaryo 1/3

    ÇAY BAHÇESİ İÇ/GÜN
    Hayat, Yusuf
    Yusuf hasretle Hayat’ın kokusunu içine çeker. Bu ana inanamaz. Hayat ise gözyaşlarına engel olamaz. İki sevgili bir süre kavuşmanın tadını çıkarırlar. Sonra usulca ayrılırlar.
    YUSUF İnanamıyorum. Yanımdasın... Birlikteyiz...
    Hayat gözyaşlarını siler, Yusuf’a karşı yavaş yavaş dolduğu belli.
    YUSUF Seni çok özledim... Çok özledim Hayat...
    Yusuf Hayat’ın yüzünü okşar. Hayat tepkisiz bakar. Yusuf’un yüzündeki gülümsemenin aksine onun yüzüne bir anda kızgınlık ifadesi oturur. Yutkunur, güçlükle konuşur.
    HAYAT Ben... Çok sevindim... Düzelmene... Yürümene yani..
    Yusuf’un yüzünde gülümseme...
    Hayat daha sert bir ifadeyle Yusuf’a bakar. Ağır, acıtıcı bir şeyler söylememek için kendini tuttuğu belli. Yusuf, Onun ne düşündüğünü anlamaya çalışır.
    YUSUF Hayat!?
    Hayat gururlu, mağrur bir duruşla, kendinden emin Yusuf’a bakar.
    HAYAT Hoşça kal Yusuf...
    Yusuf şaşkın,
    YUSUF Hayat!?
    HAYAT Hoşça kal..
    Dönüp gidecekken Yusuf son anda elini yakalar.
    YUSUF Hayat... Dur... Gitme...
    Hayat olduğu yerde kalır bir an. Sonra hiç yüzünü dönmeden çeker elini. Arkasına bakmadan yürür gider. O uzaklaşırken Yusuf arkasından bakakalır.
    1. LOKANTA ÖNÜ DIŞ/GÜN
    Cemal, Mustafa, Sezgin, İlyas, Figürasyon
    Bir kargaşa anı... Mustafa kolundan yaralanmıştır. Şoför ve Cemal yanındadır. Cemal şaşkındır. Sezgin İlyas’ın yanına koşar...
    ŞOFÖR İyi misiniz efendim?
    MUSTAFA İyiyim... Cemal... Sende bir şey yok ya...
    Cemal hala olayın şaşkınlığında,
    CEMAL Yok...
    Mustafa rahatlamış bakar.
    Bu sırada Sezgin’e keseriz.. İlyas arabayı çalıştırıp kaçmaya çalışırken, son anda yakalar. İlyas silahını kapıp Sezgin’e doğrultmak ister ama Sezgin engel olur. İlyas’ı yakasından tuttuğu gibi arabadan çıkarır.
    İLYAS Abi yapma...Abi...
    Sezgin İlyas’a bir yumruk atar..
    SEZGİN Ulan... Şerefsiz...
    Cemallere keseriz.
    Cemal Mustafa’nın yarasına bakar. Tampon yapar yaranın üzerine.. Bir yandan da Mustafa’ya bakar kaçamak gözlerle...
    CEMAL Neden yaptın bunu?
    Mustafa ilk anda bir şey söylemez. Sonra,
    MUSTAFA Düşünme bunu. Sana bir şey olmadı ya, önemli olan bu...
    Gülümser Cemal’e... Cemal hala şaşkın.
    (Mekanın bulunduğu yere göre, birkaç kişi başlarına toplanabilir. “Polisi arayın”, “Ambulans çağırdınız mı?” “Yarası ağır mı?” vs. diyebilirler)
    Az ileride Sezgin, İlyas’ı şoföre teslim eder.
    SEZGİN Gözünü ayırma...
    Şoför başıyla onaylar. Sezgin Mustafa’nın yanına gider.
    SEZGİN Abi, hemen gidelim.
    MUSTAFA Yakaladınız mı Sezgin?
    SEZGİN Yakaladık abi.
    Mustafa Sezgin ve Cemal’in yardımıyla ayağa kalkar.
    Mustafa ve Sezgin arabaya doğru giderlerken Sezgin döner özür dilercesine Cemal’e bakar. Cemal tepkisiz bakar. Sonra dayanamaz. Mustafa’nın önüne geçer. Daha kararlı, sert bir tonda sorar.
    CEMAL Sen olmasan ben yiyecektim o kurşunu? Neden yaptın?
    Mustafa’dan anlamlı, uzun bir bakış.
    MUSTAFA Böyle gerekiyordu evlat... O kurşun banaydı... Kazara sana gelseydi kendimi asla affetmezdim.
    Arabasına doğru gider. Cemal arkalarından bakakalır.
    2. SOKAK DIŞ/GÜN
    Hayat, Ali
    Hayat üzgün, sıkıntılı yürürken arkadan yaklaşan bir arabanın korna sesini duyar. Aldırmaz, yürümeye devam eder. Tekrar korna çalar. Hayat durur. Sinirli döner.
    HAYAT Ne ya?.. Ne istiyorsun?!!
    Aracın bir taksi olduğunu görürüz. Ali başını uzatır.
    ALİ Benim Hayat... Kızma...
    Hayat şaşırır.
    HAYAT Ali...
    ALİ Binsene... Gideceğin yere bırakayım seni...
    HAYAT Sağ ol... Ben biraz yürüyeceğim...
    ALİ Yapma ya.. Bin hadi... Kırk yılın başı rastlaşmışız... Biraz laflarız hem...
    Hayat kararsız bakar. Sonra kararını vermiş,
    HAYAT Peki, tamam...
    Ali sevinir. Hayat arabaya biner.
    3. YUSUF EV/ANTRE İÇ/GÜN
    Yusuf, Özlem
    Yusuf canı sıkkın, üzgün girer eve. Anahtarını vestiyere bırakır. Özlem keyifli karşılar onu...
    ÖZLEM Aa.. Canım. Hoş geldin... Dur... Yardım edeyim sana....
    Yusuf’un montunun çıkarmasına yardım etmek ister.
    YUSUF Tamam Özlem... Ben hallederim...
    Özlem yine de yardım eder. Birlikte salona geçerler.
    4. YUSUF EV/SALON İÇ/GÜN
    Yusuf, Özlem, Özlem Anne (Saliha)
    Yusuf ve Özlem salona girerler. Salonda yemek masası donatılmıştır. Barbunya, sarma, salata vs. Yusuf şaşırmış bakar...
    ÖZLEM Biz de seni bekliyorduk canım. Sana nefis yemekler yaptık. Beğendin mi?
    YUSUF Biz? Biz kim Özlem?...
    ÖZLEM Ha... Sana daha söylemedim değil mi? Bir misafirimiz var canım...
    YUSUF Misafir mi?
    Bu sırada elinde balık tepsisiyle Özlem’in annesi (Saliha) mutfaktan gelir.
    SALİHA Balığımız da tam zamanında pişti...
    YUSUF (Şaşkın) Saliha Teyze...
    Bir an Özlem’e çevirir bakışlarını “burada ne arıyor” der gibi. Özlem aldırmaz, rahat davranır. Saliha tepsiyi masaya koyarken,
    SALİHA Yani kaynanası seviyor derler ya... Sahiden kaynanan seni çok seviyor oğlum..
    Özlem Yusuf ters bir şey diyecek diye telaşlı bakar bir an. Yusuf nezaket icabı bir şey demez, zoraki gülümser.
    YUSUF Hoş geldin Saliha Teyze.
    SALİHA Hoş bulduk Yusuf...
    Saliha Yusuf’u samimi kucaklar. Özlem rahatlamış, mutlu izler onları.
    SALİHA İyisin... Aslan gibisin... (Yusuf’un yüzüne daha dikkatli bakar) Hatta Van’da son görüştüğümüzde daha zayıftın sanki... Hı, Özlem?
    ÖZLEM Sakalından sana öyle geliyor anneciğim... Ama bir ay önceye göre çok daha iyi.. Daha da iyi olacak...
    SALİHA Sen her gün böyle sofralar donatırsan tabii iyi olur kızım... Hadi... Soğutmayalım yemeğimizi...
    Yusuf durumdan rahatsız ama nezaketen onlara uyar. Özlem hemen Yusuf’un masaya oturmasına yardım edmek için yanına koşar. Saliha sofrada bir şeylerle uğraşırken, memnun onlara bakar arada.
    5. CEMAL EV İÇ/GÜN
    Ebru, Leyla(SES)
    Ebru endişeli Cemal’i bekler. Oflar, puflar, tırnaklarını yer vs.
    Bu sırada telefonu çalar. Heyecanlı açar.
    EBRU Alo....
    LEYLA (SES) Napıyorsun kızım? Nerdesin?
    EBRU Ha, anne, sen miydin? İyiyim, işteyim... Çalışıyorum.
    LEYLA (SES) Cık. Ne zaman biter peki işin?
    EBRU Bilmem. Niye sordun?
    LEYLA Hiç... İşten çıkar çıkmaz öyle sağda solda oyalanma, tamam mı? Hemen eve gel.
    EBRU Olur... Ne oldu ki?
    LEYLA (SES) Ay nolucak? Senin sevdiğin yemeklerden yaptım... Su böreği, ekşili köfte... Bak, sofrayı kuruyorum şimdi... Yetişirsin değil mi?
    EBRU Yok anneciğim... Öyle hemen bitmez benim işim... Uzar... Bayağı uzar hem de... Hadi ben gelince yerim artık bay bay...
    Telefonu kapatır.
    EBRU Off...
    Sonra saatine bakar. Sıkıntılı dururken, kapı anahtarla açılır. Ebru duymuş, hemen antreye koşar.
    6. CEMAL EV/ANTRE İÇ/GÜN
    Ebru, Cemal
    Cemal eve girmiştir. Ebru’yu görünce şaşırır.
    CEMAL Sen burada mıydın?
    Ebru Cemal’in boynuna sarılır sıkıca. Cemal şaşırır. Ne olduğunu anlamaz. Ebru’nun onu özlediğini düşünür, gülümser.
    CEMAL Beni bu kadar çok özlediğini bilseydim daha erken gelirdim...
    EBRU Çok merak ettim seni.. Kötü bir şey olmadı değil mi?
    Cemal afallar...
    CEMAL Niye? Kötü bir şey mi olması gerekiyordu?
    EBRU Ya ne bileyim? O Mustafa’yla oturacağım dedin ya... O yüzden...
    Cemal sorar bakar.
    EBRU Bizim spor servisinden arkadaşlarla konuştum bugün... Mustafa Bey hakkında hiç iyi şeyler söylemediler. Bahisçiymiş, şike yaparmış. Başka karanlık işlere de bulaşmış...
    Cemal bir şey diyemez. Ebru onun ifadesinden anlamış,
    EBRU Sen... Biliyor muydun?
    Cemal başıyla onaylar. Ebru’nun anlamamış, soran bakışları Cemal’de. Cemal sıkıntılı bakar.
    7. LEYLA EV İÇ/GÜN
    Sevcan, Leyla
    Sevcan çalışma masasında.. Test kitapları önünde açık durur. Ama o dalgındır. Kuzey’in hediye ettiği oyuncaktadır gözü... Gülümseyerek oyuncağı eline alır. Bir süre tutar. Dalgın bakar. Sonra oyuncağı yerine koyar.
    Bu sırada cep telefonuna mesaj gelir. Hemen açar, okur.
    DETAY Sadece seni düşünmeliyim bu gece. Güneş doğana dek ısınmak için başka şansım yok çünkü.
    Sevcan gülümser. Cevap yazma konusunda kararsız kalır.
    Bu sırada kapı tıklatılır. Sevcan yakalanmış gibi telefonu bir kenara bırakıverir hemen. Leyla başını kapıdan uzatır... Sevcan ders çalışıyormuş pozlarında...
    LEYLA Sevcan... Kızım hadi, biz yemeğimizi yiyelim... Hayat’la Ebru gecikecekmiş...
    Sevcan başıyla onaylar.
    SEVCAN Tamam... Geliyem...
    Leyla gider. Sevcan da peşinden gider.
    8. SAHİL/TAKSİ DIŞ-İÇ/GÜN
    Hayat, Ali
    Ali arabayı sahile çekmiştir. Hayat arabada oturur. Ali iki bardak çayla gelir. Hayat’a uzatır. Sonra arabaya biner. Kendi bardağını alırken,
    ALİ Tek şeker içiyordun değil mi?
    HAYAT Hıhı...
    Hayat çayından bir yudum alır.
    ALİ Çok keyifli değil mi? Böyle soğukta sıcacık çay içmek...
    Hayat başıyla onaylar.
    HAYAT Çay da güzelmiş...
    Ali memnun bakar.
    ALİ Hıhı... Güzel yapıyor usta... Okul yıllarından beri gelirim buraya. Nuray’ı da getirdim birkaç kere ama o böyle yerleri pek sevmiyor...
    Hayat bir şey demez. Bir an sessizlik olur aralarında... Hayat dalgın denize bakar... Ali onun dalgınlığını fark etmiş, kaçamak bakar. Sonra dayanamaz.
    ALİ Canın sıkkın gibi... Bir şey mi oldu?
    HAYAT Yoo... Yok bir şey...
    Ali’ye yapmacık gülümser.
    ALİ (Çekinerek sorar) İkinizin durumunda bir değişiklik yok mu?
    Hayat bir an cevap verip vermemte kararsız bakar Ali’nin yüzüne.
    HAYAT Yok. Olması da zor... (Bir an sessiz kalır, sonra) Ben... Bundan sonra bu aşkın öncesi yokmuş gibi davranacağım.. Çünkü sonrası olmayacak... Artık sadece işim ve çocuklar olacak hayatımda.
    Ali anlayışlı bakar.
    9. YUSUF EV İÇ/GÜN
    Yusuf, Özlem, Saliha
    Özlem, Yusuf ve Saliha yemek masasında...
    SALİHA Ayol neydi o Van’ın soğuğu... Ben ilk gittiğimde Kuzey Kutbu’na geldik herhalde dedim.. Dokuz ay kış olur mu canım bir memlekette?.. Valla sen olmasan, ne yapar eder Özlem’i bu taraflara aldırırdım... Ama o senden ayrı kalmak istemedi... Artık senin askerliğin bitince gelirsiniz diye düşünürken... Kısmet böyleymiş...
    Yusuf bir şey demez. Özlem’e bakar. Özlem Yusuf’un gözünün üstünde olduğunu bilir. Başını kaldırmadan yemeğini yer.
    SALİHA Eee... Çocuklar... O kadar sıkıntı çektiniz... Sonunda buralara geldiniz. Artık bizi daha fazla bekletmeyeceksiniz değil mi?
    YUSUF Ne için?
    SALİHA Ne için olacak canım? Düğün için...
    Yusuf kalakalır. Özlem Yusuf’un bozulduğunu anlamış, kötü olur. Saliha ise kendi havasında konuşmayı sürdürür.
    SALİHA Hay Allahım... Ay yoksa kendi aranızda bir şey mi yapmayı düşünüyordunuz? Hiç aklınızın ucundan bile geçirmeyin. İzmir’de davullu zurnalı düğün yapacağım size... Ben zaten her şeyi ayarladım sayılır. Siz gününü söyleyin, gerisini bana bırakın.
    Yusuf sinirli bir hareket yapar. Masadan kalkar. Saliha şaşkın ona bakar.
    SALİHA Ne oluyor? Yusuf...
    YUSUF İzninizle Saliha Teyze. Başım ağrıyor biraz.
    Odasına gider. Özlem ne yapacağını bilemez bir halde bakar arkasından. Yusuf odasının kapısını kapatır kapatmaz annesine döner.
    ÖZLEM (Sesini alçaltarak konuşur) Of anne ya... Anne ne yaptın ya?
    SALİHA (Sesini alçaltarak konuşur) Aaa... .Ne yaptım ki kızım?
    ÖZLEM Bu konuyu açmanın sırası mıydı?
    SALİHA Ay ne bileyim? Sen, o gelmeden önce, Yusuf’la nikah masasına oturmamız yakındır deyince...
    Özlem sıkıntılı, Yusuf’un kapısına bakar. Saliha şüphelenmiş...
    SALİHA Bu çocuk sana evlenme teklif etti değil mi kızım?
    Özlem bir an ne diyeceğini bilemez. Kıvırır.
    ÖZLEM Öyle bir teklif yapmasına gerek yok ki... Her şey ortada... Birlikteyiz... Aynı evde yaşıyoruz... Evlenmemizden doğal ne olabilir?
    Saliha başını sallar.
    SALİHA Ah kızım... Kendi kendine gelin güvey olmuyorsun değil mi?
    ÖZLEM Ay anne yok öyle bir şey... Yusuf beni seviyor. Ben de onu seviyorum... Evleneceğiz. Bitti. O kadar...
    Bu sırada masadan bir iki şey alır, mutfağa gider. Saliha arkasından üzgün bakar.
    10. CEMAL EV İÇ/GÜN
    Cemal, Ebru
    Cemal Ebru’ya olanları anlatmıştır. Ebru dehşet içindedir.
    CEMAL Neyse ki kimseye bir şey olmadı...
    EBRU Nasıl bu kadar sakin konuşabiliyorsun ya? Ya o kurşun sana gelseydi? Ölebilirdin.. İnanamıyorum ya...
    Cemal, Ebru’yu sakinleştirmek için kendine çeker, sarılır.
    CEMAL Tamam... Geçti... Bitti her şey...
    EBRU Bitti mi gerçekten?.. Bir daha o adamın yanına gitmeyeceksin değil mi? Artık onunla çalışmayacaksın.
    CEMAL Asla... Ben vurulma olayından önce söylemiştim zaten söyleyeceğimi... İstifamı da sunmuştum... Kararımdan geri dönecek değilim.
    EBRU İyi...
    Cemal muzip bakar Ebru’ya...
    CEMAL Çok mu merak ettin beni?
    EBRU Herhalde... Ödüm koptu.
    CEMAL Bu kadar çok mu seviyorsun beni?
    EBRU Soruyor musun?
    Ebru Cemal’i yanağından öper. Cemal gülümseyerek bakar.
    11. ÇİFTLİK/MUSTAFA OFİS İÇ/GÜN
    Mustafa, Sezgin, İlyas
    Mustafa’nın karşısında süklüm püklüm oturan İlyas’tan açarız. Biraz hırpalanmıştır. Mustafa’nın omzu sargılıdır.
    İLYAS Elini ayağını öpeyim affet beni abi... Şerefsiz aklımı çeldi... Çok para verdi... Ölene kadar çalışsam göremeyeceğim kadar para saydı elime...
    Sezgin bir yumruk daha atar İlyas’a.
    SEZGİN Ulan, ecelinin o parayı yemeye yetmeyeceği hiç aklına gelmedi mi? Ha... Kalleş herif...
    İLYAS (Ağlamaklı) Ya öyle ya böyle ölecektim zaten abi... En son konuşmamızda işi yapmazsam beni de seni de kendisinin ortadan kaldıracağını söyledi... Yeminlen...
    Mustafa bir kenarda dalgın, kendi kendine söyler. Çok da şaşırmamıştır aslında duyduğuna.
    MUSTAFA Fevzi... Fevzi ha...
    İlyas başıyla hareretli onaylar.
    İLYAS Fevzi ya.... Meğer abisinin yerine geçtin diye yıllardır kin besliyormuş adam sana abi... Abimin adını aldığı yetmediği gibi bir de malına mülküne kondu diye hırslanıyordu. “O Kemal denen herif bugüne kadar benim olanı yedi, bundan sonra yedirtmem” dediydi... Seni öldürtüp hepsini geri alacaktı...
    Sezgin ve Mustafa bakışır.
    MUSTAFA Fevzi’yi bulun...
    SEZGİN Tamam abi...
    MUSTAFA Rahmetli Mustafa abinin hatırı için o herifin yaptığı bütün densizlikleri bugüne kadar görmezden geldim... Ama haddini aştı...
    Sezgin anlamış başını sallayarak, çıkar. Mustafa başını sallayarak İlyas’a bakar.
    İLYAS Ben... Ben nolacağım abi? Bırakacaksın beni değil mi? Öldürmeyeceksin? Kurbanın olam yapma abi...
    MUSTAFA Yürü git... Bir daha gözüme görünme...
    İlyas sevinmiş, yerinden fırlar. Mustafa’nın elini öpmeye davranır.
    İLYAS Sağ ol abi... Sağ ol..
    Mustafa çeker.
    MUSTAFA De git...
    İlyas koşarcasına, Mustafa’ya selam vere vere çıkar odadan. Mustafa başını sallayarak bakar arkasından. Sıkıntılı iç çeker.
    12. İSTANBUL DIŞ/GECE

    Genel...
    13. CEMAL EV İÇ/GECE
    Cemal, Ebru, Kumru (SES)
    Cemal ve Ebru televizyonun karşısında birbirlerine sarılmış film izlerler. Bir yandan da cips, patlamış mısır vs. atıştırırlar.
    Bu sırada Ebru’nun telefonu çalar. Telefonda “Annem” yazısını görmüş,
    EBRU Annem... (Telefon açar) Efendim anneciğim... Yok... Daha işim bitmedi... Anneciğim, bitince geleceğim dedim ya... Napayım gazetecilik böyle bir meslek işte... Üf... Tamam... Bay bay...
    Telefonu kapatır. Cemal bozuk Ebru’ya bakmaktadır.
    EBRU Yine ne dedim?
    CEMAL Bu durum hiç hoşuma gitmiyor benim.
    Ebru anlamış bakar.
    CEMAL Birlikte olduğumuzu herkese söyleyelim artık. Niye saklıyoruz ki?
    Ebru kararsızdır...
    EBRU Iı... Söylesek mi... Bilmem ki...
    CEMAL Söyleyeceğiz...
    EBRU Cemal ben söyleyemem... Ne diyeceğiz, kime diyeceğiz...
    CEMAL Bak kafamı kızdırma, çağırırım nenemi, anamı, dikerim Leyla ablanın karşısına. Seni istetirim...
    Ebru şaşırmış Cemal’e bakakalır.
    CEMAL Bak Leyla Abla, bu senin sarı kızın var ya, ne yaptı etti, benim gönlümü çaldı. Ver de sen de kurtul, ben de kurtulayım, derim...
    Ebru mahcup gülümser. Romantik bakışırlar. Belki öpüşeceklerken, kapı çalar. Cemal sinir olmuş, bir hareket yapar. Sehpanın üzerindeki bir şeyi döker.
    EBRU Hiç boşuna... Ben toplamam. Ben kapıya bakarım...
    Hemen ayaklanır. Kapıyı açmaya gider. Cemal mecburen dağıttığını toplamaya başlar. Bu sırada televizyonun sesini tekrar açar.
    14. CEMAL EV/ANTRE İÇ/GECE
    Ebru, Leyla
    Ebru keyifli gelir, kapıyı açar. Yüzündeki gülümseme donakalır. Çünkü gelen Leyla’dır... Elinde bir saklama kabı.. Cemal’e bir şey getirdiği belli.
    EBRU Anne...
    Leyla da şoke halde kalakalmıştır.
    Ebru yakalanmış bakar.
    15. YUSUF EV İÇ/GECE
    Yusuf, Özlem
    Özlem kitaplıktan okuyacak kitap arar. Bir ikisine bakar, beğenmemiş yerine koyar. Sonra bir kitabı alır... Kapak yazısına bakar. Sayfalarını çevirirken arasındaki fotoğrafı fark eder. Sayfayı açar. Fotoğrafa bakar. Yusuf ve Hayat’ın birlikte çekilmiş fotoğrafıdır. Özlem kötü olur.
    Bu sırada Yusuf odaya girer. Pijamalarını giymiştir.
    YUSUF Burada napıyorsun?
    ÖZLEM Ben... Okuyacak bir şey bakıyordum...
    Kitabın arasına fotoğrafı tekrar koyar. Kitabı yerine yerleştirir. Çabucak bakmadan başka bir kitabı alır. Yusuf’a gülümser. Odadan çıkmaya davranır.
    YUSUF Özlem..
    Özlem döner.
    YUSUF Ben Hayat’ı aklımdan, kalbimden söküp atamam Özlem... Bunu yapamam...
    Özlem kalakalır olduğu yerde... Ne diyeceğini bilemez... Sonra sinirli Yusuf’un yanına gelir.
    ÖZLEM Ne olur atsan? Hı?! Ne olur sanki?
    YUSUF Olmaz... Bitecek, unutulacak bir şey değil bu... Sadece Hayat var benim için.... Öncesi ve sonrası yok... Anlıyor musun?
    ÖZLEM Boşuna çabalıyorum yani bunca zamandır, öyle mi? Bunu mu söylüyorsun Yusuf? Beni bir gün seversin diye boşuna mı bekliyorum?
    YUSUF Ben sana hiç yalan söylemedim Özlem. Olduğumdan, düşündüğümden farklı davranmadım. Belki Van’dan gelmen, beni bulman, en zor günlerimde yanımda olman bir hataydı... Bana daha iyi bakabilmek için buraya taşınman hataydı... Senin arkadaşlığını kabul etmem hataydı...
    Özlem sessiz ağlamaklı dinler onu.
    YUSUF İşlerin bu noktaya geleceğini düşünmem lazımdı.
    ÖZLEM Senin bu yaptığın, vefasızlık... Başka bir şey değil.. .
    YUSUF Yapma Özlem, ne olur?
    Özlem onu dinlemez ağlayarak çıkar odadan. Yusuf sıkıntılı kalır.
    16. LEYLA EV/HAYAT ODA İÇ/GECE
    Hayat
    Hayat başını cama dayamış... Düşünceli, üzgün..
    17. CEMAL EV İÇ/GECE
    Ebru, Leyla
    Televizyonun sesi fonda...
    Ebru ne yalan uyduracağını bilemez.
    EBRU Anneciğim, ben şey için gelmiştim buraya... Yani az önce aradığında ben aslında eve gelmek üzereydim, yoldaydım yani. Sana sürpriz yapmak için işteyim, demiştim. Sonra bu güzel yemeklerden Cemal mahrum kalmasın diye, onu da çağırayım demiştim ki... Sen geldin... Sen de onu düşünmüşsün... Yemek getirmişsin... Ne güzel.. Kalp kalbe karşıymış demek ki...
    Leyla Ebru’ya öyle bir bakış atar ki Ebru susar. Leyla içeri girer sinirli... Salona girer.

  4. #84
    Durum:
    Çevrimdışı
    nysheym - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.01.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 39.bölüm 2/3

    18. CEMAL EV İÇ/GECE
    Ebru, Leyla, Cemal
    Televizyonun sesi fonda hala... Cemal bir yandan döktüğünü topluyor, bir yandan yiyor...
    Leyla ve Ebru art arda salona girerler. Cemal’in kapıya arkası dönüktür. Leyla ortamı görmüş, sinirinden ne diyeceğini bilemez bir halde Ebru’ya bakar.
    Ebru yalvaran gözlerle annesine bakmakta. Bir yandan da Cemal’e “durumu kurtar, yalanıma ortak ol” dercesine kaşgöz eder. Bu sırada Cemal döner. Leyla’yı görünce çok bozulur.
    CEMAL Leyla Abla... Biz... Şey... Bak...
    LEYLA Anlayacağımı anladım ben...
    Cemal’e sinirli bakar. Dönüp salondan çıkacakken, o sinirle ayağı bir şeye takılır ya da isteyerek bir şeye vurur (Terlik, belki sandalyeyi devirir) gider.
    Cemal kötü olur, Ebru’yla bakışırlar.
    CEMAL Senin yüzünden. Ben sana söyleyelim demiştim...
    EBRU Üff...
    Ebru da çantasını alır, annesinin peşinden gider.
    EBRU Anne!!! Anne beni bekle...
    Cemal bozuk kalır.
    19. CEMAL EV ÖNÜ/SOKAK DIŞ/GECE
    Leyla, Ebru
    Leyla önden sinirli yürür. Saklama kabı elinde...
    EBRU Ya böyle yapma anne ya...Off... Bu kadar kızacak ne var allahaşkına?.. Ne yaptım ki ben?..
    Leyla dayanamaz, sinirli döner.
    LEYLA Bir de soruyor musun? Pis yalancı... Ne zamandır sürüyor bu, ha? Kaç aydır kandırıyorsunuz beni?
    EBRU (Doğal) Yok o kadar çok olmadı.. Daha bir aydır birlikteyiz...
    Leyla iyice sinir olur.
    LEYLA Ay utanmadan bir de cevap veriyor. Edepsiz... Her zaman olduğu gibi beni uyutmayı seçtin değil mi? Kendini akıllı sanıyorsun...
    EBRU Yok valla... Size söyleyecektik.. Sen gelmeden hemen önce onu koşuyorduk zaten... Valla...
    Leyla ters bakar Ebru’ya... Ebru ne yapacağını bilemez... Leyla bu sırada saklama kabındaki böreği bir çöp bidonunun yanına, varsa sokak kedilerinin önüne boşaltır... Ebru durumdan istifade Leyla’yı yumuşatacağını düşünerek,
    EBRU Ayy... Ne tatlılar... Çok da acıkmışlar. İyi oldu bak, börek bunların kısmetiymiş... (Bilmiş edalarda) Kimse kimsenin kısmetini yiyemiyor işte...
    Ebru Leyla’nın yumuşadığını düşünür, sevimli gülümser ona... Leyla onun bakışını görünce kızgınlığını hatırlayıp sırtını döner gider...
    20. YUSUF EV/SALON İÇ/GECE
    Özlem, Yusuf
    Özlem salonda loş ışıkta, sessiz ağlar.
    Yusuf odasından çıkar. Onu görmüş, üzgün bakar... Banyoya ya da mutfağa gider. Özlem onun gidişini görmüş, hırsla Yusuf’un odasına gider.
    21. YUSUF EV/YUSUF ODA İÇ/GECE
    Özlem
    Özlem kitaplıktan Hayat’ın fotoğrafının olduğu kitabı bulur. Fotoğrafı çıkarır. Bir an bakar. Sonra kızgınlıkla fotoğrafı yırtar... Yusuf’un her an gelebileceğini düşünerek elinde fotoğraf parçaları odadan çıkar hemen..
    22. LEYLA EV/SALON/MUTFAK/ANTRE İÇ/GECE
    Hayat, Leyla, Ebru
    Ebru masada yemek yer. Çok beğenmiş gibi sesler çıkarır.
    EBRU Mımm... Çok nefis olmuş, Leyla Sultan... Parmaklarımı da yiyeceğim bak şimdi...
    Leyla hiç yüz vermez, mutfaktan seslenir.
    LEYLA Zıkkım ye...
    Odasına doğru gider.. Bu sırada odasından çıkıp salona doğru gelmekte olan Hayat konuşmayı duyar. Leyla’nın arkasından bakar bir. Sonra tabağını toplayıp mutfağa götürmek üzere olan Ebru’ya döner.
    HAYAT Ne oldu?
    EBRU Hiç ya...
    Bir an Hayat’ın yüzüne bakar... Söyleyip söylememe arasında kararsız. Sonra ağzından çıkıverir.
    EBRU Bizi Cemal’le birlikte yakaladı...
    Hayat anlamaz ilk anda...
    HAYAT Nasıl?!
    EBRU Cemal’in evindeydim ben.. Yani biz çıkıyoruz Cemal’le de... Sonra annem geldi...
    HAYAT Bir dakika bir dakika... Siz Cemal’le çıkıyor musunuz?
    Ebru başıyla onaylar. Hayat, ellerini beline dayar, şakacı,
    HAYAT Benim niye bundan haberim yok Ebru Hanım...
    EBRU Ya, söyleyemedim işte Hayat.. Zaten öyle ani gelişti ki her şey... Ben ile farkında değildim daha... Anneme yakalandım işte...
    Hayat güler.
    EBRU Bir de sen Yusuf’la bu durumdayken, ben böyle lay lay lom...
    Hayat, Yusuf’un adını duyunca üzülür. Hüzünlü pencerenin önüne gelir.
    HAYAT Bugün Yusuf’u gördüm...
    EBRU Sahi mi? Barıştınız mı?
    HAYAT Hayır... O kadar yaptığından sonra Onu kolayca affetmek istemiyorum Ebru... Affetmeyeceğim...
    Ebru anlayışlı bakar Hayat’a... Yüzünü okşar belki.. Hayat aklına tekrar gelmiş muzip gülümser...
    HAYAT Demek Cemal’le birliktesiniz ha..
    Ebru bu durum hoşuna gitmiş, güler.
    23. İSTANBUL DIŞ/GÜN

    Genel...
    24. ÖĞRETMENLER ODASI İÇ/GÜN
    Hayat, Ali, Çiğdem
    Ali hevesle bir kağıda liste yapar. Hayat kendine çay almış, Ali’nin yanına gelir. Çiğdem de ortamdadır.
    HAYAT O ne listesi öyle?
    Çiğdem bir kenardan hemen laf atar.
    ÇİĞDEM Şu hesap kitap işlerinden ne zaman kurtulacaksınız çok merak ediyorum Ali Bey...
    ALİ Hesap kitap yapmıyorum. Okulumuzun futbol takımını kuruyorum.
    Çiğdem bozulur. Hayat şaşırmış,
    HAYAT A-aa… Nerden aklına geldi?
    ALİ Aslında hep aklımdaydı ama bir türlü cesaret edemiyordum. Bir spor salonumuz yok. Çocukların ailelerinin durumu ortada… Tabii okulun imkanları da.. Ama çocuklar çok hevesli. Çok da iyi oyuncularımız var… Neden olmasın dedim.
    Hayat bir sandalye çeker, Ali’nin yanına oturur.
    HAYAT Valla bence de… Ama vakit ayırabilecek misin? Gece gündüz çalışıyorsun.
    Çiğdem bir kenardan burun kıvırarak dinler onları. Ali omuz silkerek,
    ALİ Tam gün dersim olmadığında çalıştırırım çocukları. Bazı sınıfların beden eğitimi dersine de ben giriyorum zaten.
    HAYAT E güzelmiş… Başka napıyoruz?
    Ali gülümseyerek bakar Hayat’a.
    25. KORİDOR İÇ/GÜN
    Cenap, Nuray
    Cenap odasından çıkmış, Fazıl’a bakınır.
    CENAP Fazıl Efendi… Fazıl Efendi…
    Ses veren olmaz. Cenap Fazıl’ın ortada olmamasına sinir olmuş, eliyle bir işaret yapar, odasına girecekken, dış kapının açıldığını duyar. Kapıya doğru yürür.
    CENAP Hah, Fazıl Efendi, bana bir çay getir…
    Demesine kalmadan şaşkın bakakalır. Çünkü gelen Nuray’dır.
    *Nuray Ali yaşlarında, taşralı tipli, çaçeron bir kızdır.
    Nuray hışımla Cenap’ın yanına gelir.
    NURAY Nerede O? Neredeler? Çabuk beni oraya götürün…
    Cenap olayın şokunda, ne yapacağını bilemez,
    CENAP Yav.. Sakin ol. Bir dakika kızım… Sen… Niye geldin buraya?..
    Nuray ellerini beline dayar.
    NURAY Ayol bir de soruyor musunuz Müdür Bey yani… Siz aradığınızdan beri elim ayağım zangır zangır titriyor bakın… Ali bana bunu nasıl yapar, Ali bana bunu nasıl yapar diye kendime sorup duruyorum.
    CENAP Yav. Tamam da… Burası yeri değil. Okul burası… Sonra konuşursunuz… Çocuklar dağılsın…
    NURAY Ay… Bırakın beni Müdür Bey… Yukarıdalar değil mi? Ben şimdi biliyorum onlara yapacağımı…
    Nuray hışımla merdivenlere doğru yürür. Cenap çaresiz, peşinden gider.
    26. ÖĞRETMENLER ODASI İÇ/GÜN
    Hayat, Ali, Çiğdem, Cenap, Nuray
    Hayat Ali’nin önündeki listeye bakarlarken dışarıdan gelen sesle başlarını kaldırırlar.
    NURAY (SES) Burası… Burası değil mi?
    CENAP (SES) Yahu ama böyle olmaz ki! Nuray hanım…
    ALİ Nuray mı?
    Demesine kalmadan Nuray önde, Cenap arkada odaya girerler. Ali şaşkındır. Hayat anlamaz bakar. Nuray, Ali ve Hayat’ı yan yana görünce, eliyle Hayat ve Ali’yi yuvarlak (kalp de olabilir) içine alarak-öneridir-,
    NURAY Ne demek oluyor bu Ali? Ne demek oluyor?
    Ali anlamamış bakar.
    ALİ Ne diyorsun Nuray? Ne arıyorsun burada?
    NURAY Ne arıyorum öyle mi? Tabii.. Ben buraya gelemem değil mi? Senin nişanlınım ama bir kere bile beni bu okula getirmedin. Salak gibi ben de hiç sormadım, niye okula götürmüyor demedim. Meğer beni bu kadınla aldatıyormuşsun, ondan getirmiyormuşsun …
    Ağlamaklı olmuş, Hayat’a bakar. Hayat ve Ali aynı anda,
    HAYAT Ne?!!
    ALİ Ne?!!
    NURAY Hiç inkar etmeyin sakın… Yakaladım sizi… Hayat Öğretmen sensin değil mi? Utanmıyor musun nişanlımı ayartmaya!!
    Hayat şoke haldedir.
    HAYAT Ne ayartması ya? Siz ne dediğinizi bilmiyorsunuz?! Ali?!!
    ALİ Nuray… Saçmalıyorsun. Gelir misin?
    Ali Nuray’ın yanına gider. Odadan çıkarmak ister. Nuray onu ittirir.
    NURAY Dokunma bana… Dokunma.. Alçak… Uzak dur… Benim için bittin sen… Bittin… Al şunu da…
    Bu sırada parmağından çıkardığı yüzüğü Ali’nin yüzüne fırlatır.
    NURAY Bir daha yüzümü bile göremeyeceksin…
    Nuray gider. Ali peşinden gider.
    ALİ Nuray!!!
    Hayat şoke halde kalakalmıştır. Çiğdem olanların şokunda, Cenap’la bakışır. Cenap durumdan memnundur ama belli etmemeye çalışır.
    28. LEYLA EV/SALON İÇ/GÜN
    Leyla, Sevcan, Ebru
    Leyla gözü eşyalarda bir şeyler mırıldanarak dolanır. Biraz da kızlara göstere göstere yapar bunu.
    LEYLA (Mırıl mırıl) Koltuklar salona sığır da... Masayı değiştirsek mi acaba? Ayy benim yatak odam ya büyük gelirse o odaya...
    Sevcan ve Ebru yan gözle Leyla’yı izlerler, neden söz ettiğini anlamamış birbirlerine bakarlar. Leyla daha çok dikkat çekmek için televizyonun önüne geçer, yine kendi alemindeymiş gibi davranarak kendi kendine konuşur.
    LEYLA Cık! Niye büyük gelsin canım. Buradaki odadan bir iki metrekare küçük sadece.. Neyse... Kızlar bir odalarına karar versinler de... Gerekirse eşyaların bir kısmını götürmeyiveririz.
    EBRU Neden söz ediyorsun anne ya?
    Leyla Ebru’yu duymazdan gelir, bir gün önceki kızgınlığı yüzünden tavırlı durur. Ebru anlamış Sevcan’ı dürter. Sevcan sorar bu kez.
    SEVCAN Ne oliy Leyla teyze. Bizim bilmediğimiz bir şey vardır.
    Leyla gayet doğal,
    LEYLA Eee evden çıkacağız ya kızım, eşyaları ayarlıyordum kafamda.
    EBRU Ya bir dakika. Nereden çıkıyoruz? Nereye gidiyoruz? Şaka değil mi bu? Mahsus yapıyorsun? Konuşmuyoruz ya güya merak edeyim diye.
    Leyla Ebru’nun yüzüne bakmadan konuşur.
    LEYLA Hah! Sen öyle san? Ben markete koli ayarlamasını söylemiştim. Gidip onları alayım bari. Ancak toplanırız.
    Ebru ve Sevcan Leyla’nın ciddi olduğunu anlamış bakışırlar. Ebru tutar Leyla’yı.
    EBRU Anne!!
    Leyla’nın yüzüne bakar.
    SEVCAN Vallah essah diy Leyla teyzem Ebru abla?
    EBRU Görüyorum da birden bire nereden çıktı bu onu anlamadım? Hı Leyla Sultan?
    LEYLA Nereden çıkacak? Yirmi yıldır burada oturuyoruz diye bizim sanmıyordun bu evi herhalde Ebru hanım. Canıma tak dedi artık. Ben de ev adım.
    EBRU Aldın! Aldın! Ne zaman?
    LEYLA Yani.. Alacağım.. Almak üzereyim yani... Üst sokakta oturan mühendis Hüseyin bey vardı ya.. Kirada tuttuğu evini satmaya karar vermişti. Orayı aldım.
    EBRU Anne biz o kadar zengin miyiz ya? Ev alacak kadar?
    LEYLA Ne var? Bankalar sağolsun.. Birikmişim de var. Sonra Emre’yi arayıp sordum. Al anne dedi. O da yardım edecek.
    EBRU Çok güzel. Emre beyin taa Amerika’larda haberi oluyor biz üç gariban neredeyse kamyon kapıya dayanınca öğrenecektik.
    Bozuk Leyla’ya bakar. Leyla umursamaz. Ebru birden güler.
    EBRU Evimiz mi olacak şimdi.. Kendi evimiz... Harikasın anne ya.
    Leyla’ya sarılır, Leyla bir şey demez.
    29. ÖĞRETMENLER ODASI İÇ/GÜN
    Hayat, Ali, Cenap, Çiğdem
    Hayat sinirlidir, dosyalarını vs. karıştırır.
    ALİ Çok özür dilerim Hayat… Nuray böyle biri işte. Kim bilir nereden ne duydu? Ne olur kusura bakma…
    HAYAT Tamam Ali.. Konuşmak istemiyorum.
    ALİ Ben Ona bir kere bile senden bahsetmedim? Seni nerden biliyor, hiç anladım?!
    Cenap bir kenarda bozuntuya vermeden durur. Çiğdem boş bulunur,
    ÇİĞDEM E kadınlar böyle şeyleri hissederler Ali Bey… Altıncı hissimiz kuvvetlidir bizim…
    Hayat sinirli başını çevirir.
    HAYAT Ne demek istiyorsun sen?
    Çiğdem tırsmış,
    ÇİĞDEM Ben.. Yanlış anladınız Hayat Hanım. Yani Ali Bey gece gündüz çalışıyor ya. Kızcağızı ihmal etmiştir doğal olarak. Ondan aldattığını düşünmüş olabilir.
    HAYAT Benimle ne ilgisi var? Bana gelip nasıl o lafları sayar?!! Ayıp ya!!
    Cenap Hayat’ın sinirini görmüş, sıvışır hemen. Çiğdem de sessiz durur. Ali ne diyeceğini bilemez.
    ALİ Hayat... Ben akşam konuruşum Nuray’la. Yarın gelip senden özür dilemesini sağlarım.
    HAYAT Of. Hiç gerek yok.
    Sınıfına gitmek üzere çıkar odadan. Ali canı sıkkın kalır.
    30. SOKAK(DERSHANE KAFETERYA DA OLABİLİR) DIŞ/GÜN
    Sevcan, Ebru/Sinan, Aykız, Meltem
    Sevcan ve Ebru dershaneye doğru yürürler.
    EBRU (İmalı) Nasıl gidiyor Sinan’la.
    Sevcan imayı anlamış hemen itiraz eder.
    SEVCAN Aşk olsun Ebru abla. O benim arkadaşım. Valla billah..
    EBRU İyi, tamam.. Anladık.. Arkadaşın olmayan biri yok mu peki? Hiç olmasa aday adayı falan.
    Sevcan hemen kızarır, Ebru anlar, sarılır Sevcan’a.
    EBRU Var... Kimmiş bakalım bu şanslı?
    Sevcan utangaç, tereddütlü,
    SEVCAN Şey... Kim mi?
    Ebru cesaretlendirir bir bakış atar.
    EBRU Adı ne?
    SEVCAN Kuzey...
    EBRU Kuzey...!? Şu salak kızlarla bir olup seninle alay eden çocuk mu?
    Sevcan başıyla onaylar. Ebru şüpheli, korkulu bakar. Bir yere otururlar.
    EBRU Sevcan! Emin misin tatlım ya. O züppe seni üzer şimdi.
    Sevcan başını kaldırır, gülümser Ebru’ya.
    EBRU Ne var?
    FLASHBACK GİRER
    Kısa görüntüler... Dershanede Aykız’ın Sevcan’a düşüncelerini söylemesi.
    AYKIZ Hala güvenmiyorum bu çocuğa. Sinir bozucu ya. Tamam sen bilirsin ama ben yine de seni üzmesinden korkuyorum.
    Kesme//
    Durumu yeni öğrenmiş olan Sinan’ın karşısında duran Sevcan’a fikrini söylemesi.
    SİNAN Manyak mısın sen kızım? Üzer o adam seni. Adinin teki herif. Uzak dur ondan.
    Kesme//
    Etüt odasında Meltem’in samimi, sıcak konuşması.
    MELTEM Senden gerçekten hoşlanıyor falan ama sen dikkat yine de tamam mı? Kuzey.. Nasıl derler.. Ayran gönüllüdür biraz. Beril’den önce bana takılıyordu biliyor musun? Yani şey için söylüyorum bunları. Seni üzebilir diye..
    FLASHBACK BİTER
    Ebru bu değerlendirmeleri öğrenmiş, anlayışlı bakar Sevcan’a.
    EBRU Bir de ben.. Etti dört...
    Sevcan güler.
    EBRU Bu kadar adam aynı şeyi söylüyorsa bir düşünsen iyi edersin... Sence.. Seni üzer mi?
    Sevcan bir an düşünür, sonra,
    SEVCAN Kendisi değiştim diyor ya ben.. İnaniyem.. Ya da inanmak istiyem Ebru abla.
    Ebru durumun vahim olduğunu söylercesine,
    EBRU Aşk inanmak ister...
    Sonra Sevcan’a döner.
    EBRU Kız bana bak.. Aşık mısın sen bu Kuzey’e..?
    SEVCAN Bilmem.. Bir şeyi biliyem. Onu gördüğümde nasıl ateş bastığını. Kalbimin nasıl deli deli attığını. Gece en son, sabah en ilk onu düşüni

  5. #85
    Durum:
    Çevrimdışı
    nysheym - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    12.01.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 39.bölüm 3/3

    EBRU Ahh yavrucuğum benim.. Allah seni bu aşkın sancısından bir de bunu öğrendiğinde Hayat’ın hiddetinden korusun.
    Gülerler. Bu sırada Sevcan’ın telefonu çalar. Bakarlar birlikte. Kuzey’dir arayan. Sevcan ne yapacağını bilemez.
    EBRU Açsana.
    Sevcan heyecanlı açar.
    SEVCAN Alo..
    Ebru gülümseyerek onu izler.
    31. OKUL DIŞ/GÜN
    Hayat, Yusuf, Ali
    Hayat canı sıkkın çıkar okuldan. Ali yetişir arkadan.
    ALİ Hayat..
    Hayat döner. Ali yanına gelir.
    ALİ Bütün ders kafamı toplayamadım. Düşündükçe sinir oluyorum. Bir kez daha özür dilerim. Ne olur, takma kafana.
    HAYAT Boşver Ali... Senin özür dilemene gerek yok.
    Hayat bu sırada uzaktan ağır adımlarla kendine yaklaşmakta olan Yusuf’u fark eder, kalakalır. Ali de görmüştür Yusuf’u. Bir Hayat’ a bir ona bakar. Onun Yusuf olduğunu anlamış Hayat’a anlayışlı bakar, dostça koluna dokunur ve ayrılır yanından.
    Ali giderken bir an Yusuf’la karşı karşıya gelirler, kısa bir süre bakışırlar, Ali yoluna gider. Yusuf da Hayat’a yaklaşır.
    HAYAT Niye geldin?
    YUSUF Seni görmeye geldim.
    HAYAT Boşuna gelmişsin.
    YUSUF Yapma Hayat... Seni üzdüm.. Çok üzdüm biliyorum ama beni anlamamış olamazsın.
    HAYAT Yoo! Anladım Yusuf.. O yüzden o kadar ısrar ettim. O yüzden defalarca kapına geldim. Gururumu bir an bile düşünmedim. Seni ve sevgimizi düşündüm sadece...
    Yusuf bunun ardından ne geleceğini bilir bir edayla bakar, sormaya korkar adeta.
    YUSUF Şimdi ne değişti? Neyin karşılığı bu ayrılık...
    Hayat bu soru karşısında bir an durur, Yusuf’un yüzüne hiddetle bakar.
    HAYAT Neyin karşılığı mı..!? Senin sevgiye, aşka benim baktığın gibi bakmadığını anladım...
    YUSUF Yanılıyorsun...
    HAYAT Yanılıyor olsam şimdi bu nokta olmazdık.. Yürüyor olman önemli.. Çok önemli ama yürümesen bile.. Bir ömür boyu o tekerlekli sandalyeyle yaşasan bile seninle olmak istediğimi anlamadın ya onun karşılığı işte... Burada, sonra Ankara’ya ameliyata giderken yanında beni değil de Özlem’i istedin ya onun karşılığı.. Ben senin bir an bile üzülmene dayanamazken senin bana o acıları yaşatmanın karşılığı bu Yusuf..
    Bir süre donuk gözlerle bakar Yusuf’a. Yusuf bir şey diyemez. Hayat yürür gider. Yusuf arkasından bağırır.
    YUSUF Senden vazgeçmeyeceğim Hayat... Bir gün beni affedeceğini biliyorum...
    Hayat arkasını dönmeden olduğu yerde bir süre kalır. Sonra yürür gider.
    32. ÇİFTLİK DIŞ/GÜN
    Mustafa, Sezgin, figürasyon
    Mustafa Sezgin’in yanına gelir.
    MUSTAFA Cemal geldi mi Sezgin?
    SEZGİN Yok abi.
    MUSTAFA Aradı mı peki?
    SEZGİN Aramadı abi.
    Mustafa sıkıntılı bakar. Bir süre düşünceli kalır. Meyhanede Cemal’in söylediklerini düşünüyordur. Yüzünde Cemal’in sesini duyarız.
    CEMAL (SES) İlk tanıdığımda, ne yürekli adam, ne delikanlı adam demiştim senin için… “İnsan yaşadığı yere benzer, o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer” demiş ya şair. Aynı topraktan gelmişiz gibi tuhaf bir yakınlık hissetmiştim size…
    Sizinle ilgili ciddi şüphelerim var. Nedenini bilmiyorum ama içim hiç rahat değil. Net olmayan insanların yanında çalışamam…
    Mustafa üzgün başını sallar.
    MUSTAFA (Kendi kendine) Hala kızgınlığı geçmedi demek..
    Sezgin’e bakarak..
    MUSTAFA Haklı..
    Sezgin mahcup başını eğer. Mustafa hareketlenir.
    SEZGİN Nereye abi?
    Mustafa cevap vermez.
    SEZGİN Ben de geleyim?
    Mustafa eliyle kalmasını işaret eder. Sezgin olduğu yerde kalır. Mustafa arabanın önüne gelmiştir. Şoför hareketlenir, kapısını açar. Mustafa biner, araba hareket ederken Sezgin arkasından sıkıntılı bakar.
    33. EBRU İŞYERİ/ İÇ/GÜN
    Ebru, Figürasyon
    Ebru telefonda Hayat’la konuşur.
    EBRU Annem sana müjdeyi verdi mi? Akşam bir gidip bakalım ya. Çok merak ediyorum şu evi. Tamam canım... Hayat... Cemal’e uğrayacaksın ya, annemi de bir ayarlasan da aralarını düzeltsen... Yaparsın sen, yaparsın, hadi bay...
    Telefonu kapatır. Bu sırada gazeteden bir arkadaşı (Daha önce Ebru’ya gazete ilanıyla ilgili birinin aradığını bildiren kız) elinde iki çayla gelir. Ebru çaya sevinir.
    EBRU Sağol...
    KIZ Baktım deli gibi çalışıyorsun bir iyilik yapayım dedim.
    EBRU Aman! Boş oturmayayım dedim. Tuhaf gazete ilanlarından bir haber çıkarmaya çalışıyorum.
    KIZ Sizin ilanı da dahil edecek misin? Hani Hayat’ın babasıyla ilgili olanı? O da bayağı tuhaftı. Sahi ne oldu o iş?
    EBRU Bir şey olmadı. Kimse aramadı.
    Kız şaşırır.
    KIZ Nasıl aramadı?!
    EBRU Hani sen isimsiz bir telefondan söz ettikten sonra kimse aramadı işte.
    KIZ Ya sonra arayan adam? Onunla konuşmadınız mı?
    Ebru şaşırır.
    EBRU Hangi adam?
    KIZ İlk telefondan bir iki gün sonraydı galiba.. Hani arayan olursa bana yönlendir demiştin ya, sen olmadığın için ben konuştum.
    EBRU Eee!?
    KIZ Şey... Bayağı bir konuştuk adamla. Ben de biraz meraklıyım ya.. Senin telefonunu, sizin evin adresini verdim sonra. Yani ilan için aradağı o kadar belliydi ki.. Bir sakınca görmedim.
    Ebru inanamaz duyduklarına.
    EBRU Adı!? Adını söylemedi mi?
    KIZ Yoo.. Sormadım ki.
    EBRU Aferin sana. Evimin adresini veriyorsun ama adını sormuyorsun.
    Kız hak verir bakar. Ebru kendi kendine konuşur.
    EBRU Allah’ım.. Aramış.. Biri aramış... Belki de Hayat’ın babasıydı... Off! Kim bu adam ya?
    Bu sırada kızın aklına gelir, bağırır.
    KIZ Aaaa!!!
    Ebru korkmuş kıza bakar.
    EBRU Ne oldu!?
    KIZ Bizim santral.. Santralin şey sistemi var ya... Hani bütün görüşmeler kaydediliyor.
    Ebru bunun ne demek olduğunu anlamış heyecanlanır.
    EBRU Ciddi misin?
    KIZ Tabii...
    34. YUSUF EV/ İÇ/GÜN
    Yusuf, Özlem
    Yusuf salona girer. Özlem salondadır. . Bir an birbirlerine sessiz bakarlar.
    Özlem son derece müşfik, sıcak,
    ÖZLEM Erken çıktım biraz. Belki bir yerlere gideriz diye..
    YUSUF Ben çıkmayacağım. Sen istiyorsan git.
    ÖZLEM Öyle mi? Sensiz ne yapayım canım. Ben de evde kalırım.
    Yusuf tepki vermez, odasına ilerler. Özlem üzgün bakar arkasından. Sıkıntılı hali ses tonuna yansımaz,
    ÖZLEM Yemek hazır. Açsan masayı hazırlayayım.
    Yusuf’tan ses gelmez. Özlem üzgün bakar.
    35. YUSUF EV/YUSUF ODA İÇ/GÜN
    Yusuf, Özlem
    Yusuf odasına girer. Teybi açar, az sonra sıkılmış kapatır. Sonra pencereden bakar bir süre. Bu sırada başını çevirir, Hayat’la fotolarının olduğu kitaba bakar.
    Pencerenin önünden ayrılır, kitabı alır, açar. Fotoğraf yoktur içinde. Şaşırır. Masanın üzerine bakınır, etrafa. Bir yandan da heyecanlı Özlem’e seslenir.
    YUSUF Özlem! Özlem!
    Özlem az sonra endişeli gelir.
    ÖZLEM Ne oldu? Niye bağırıyorsun?
    YUSUF Fotoğraf nerede?
    Özlem donuk yüzüne bakar Yusuf’un bir şey söylemez. Yusuf iyice sinirlenmiştir.
    YUSUF Nerede? Ne yaptın fotoğrafı Özlem?
    ÖZLEM (Yaptığının arkasında bir duruşla) Yırttım...
    Yusuf’un yüzü allak bullak olur, daha sert bir tepki vermemek için kendini tuttuğu her halinden belli.
    YUSUF Ne dedin sen?
    ÖZLEM Fotoğrafı yırttım Yusuf.. Çünkü canımı acıtıyordu.. Sinirime batıyordu... Sana o kızı hatırlatacak hiçbir şey görmek istemiyorum bu evde...
    YUSUF Allah kahretsin ya... Sen ne yaptığını sanıyorsun? Kim oluyorsun? Kim? Lanet olsun Özlem... Benim hayatıma karışma... Karışma anladın mı?
    Özlem Yusuf’un bağırması karşısında kötü olmuştur.
    ÖZLEM Ben bunların hiç birini hak etmiyorum... Asıl sana lanet olsun Yusuf..
    Sinirli çıkar gider odadan.
    Yusuf Özlem’e bağırdığına mı üzülsün yoksa fotoğrafın yırtıldığına mı bilemez.
    36. EBRU İŞYERİ/ İÇ/GÜN
    Ebru, Figürasyon, Mustafa (SES)
    Sahne ses cihazından açılır. Bir telefon kaydının sesi doldurmuştur odayı.
    MUSTAFA (SES) Bakın, bu ilanın kim tarafından verildiğini öğrenmek istiyorum sadece.
    KIZ (SES) Söyledim ya beyefendi, bu konuda bilgi vermem doğru olmaz. Ebru hanım burada olsaydı onunla görüştürürdüm sizi. Kendisi de öyle istemişti zaten. İsterseniz sonra arayın.
    Ebru meraklı, dikkatli dinlemekte kayıtları. Kız da yanıbaşında.
    MUSTAFA (SES) Ebru hanım mı? O mu ilgileniyor?
    KIZ (SES) Sayılır. Ebru hanım ilanı veren şahsın kardeşi oluyor. Siz en iyisi sonra arayın beyefendi.
    MUSTAFA (SES) Bir dakika kapatmayın. Ebru hanımın telefonunu verirseniz onu arar görüşürüm. Madem kendisi de öyle söylemiş.
    Ebru çıkaracak gibidir sesi. Fonda görüşme akarken kızla bakışırlar.
    KIZ (SES) Ay peki. Vereyim telefonu. (Telefon numarası, ardından adres Ebru ve kızın konuşması arasında pek seçilmez)
    EBRU Kim bu ya. Ses o kadar tanıdık geliyor ki?
    KIZ (Heyecanlanır) Nasıl yani!? Hayat’ın babası tanıdığınız biri mi yoksa?
    Ebru dikkatini dağıttığı için kıza ters bakar. Bu esnada ses akmaktadır.
    EBRU Bir susarsan anlayacağız canım.
    KIZ (SES) (Adresin son bir iki kelimesini söyler) Yazdınız değil mi? Siz görüşemezseniz ben geldiğinde aradığınızı söylerim beyefendi.
    MUSTAFA Bana büyük bir iyilik yaptın. Teşekkür ederim kızım..
    Ebru son ifadeden, “Kızım” irkilir. Bir an durur, Mustafa’yla evde ilk karşılaştıkları gün onun kendisine “kızım” diye hitap ettiği gelir aklına. (Ebru’nun yüzüne düşer o anlık görüntü) Ebru o anda sesin kime ait olduğunu çıkarmış, inanamaz, dehşetle kalır. Teybin düğmesine tekrar dokunur, kısa bir geri sarma, tekrar dinler son sözleri.
    Sesten emin olmuş, kaseti alır, çantasına atar, fırlar gazeteden. Kız şaşkın kalır.
    37. SOKAK DIŞ/GÜN
    Ebru
    Ebru gazeteden çıkmış ama nereye, kime gideceğini bilemiyor. Şaşkın, panik bakar etrafına, kendi kendine konuşur.
    EBRU Nereye gidiyorsun Ebru? Kime ne söyleyeceksin? Hayat’a.. Cemal’e.. Off!
    Kısa bir anlık tereddütten sonra gayriihtiyari geçmekte olan bir taksiye el eder. Taksi durur.
    38. SOKAK/CEMAL EV ÖNÜ DIŞ/GÜN
    Hayat, Leyla, Cemal
    Hayat ve Cemal sokağın bir yerinde Leyla beklerler. Hayat muzip bakar Cemal’e. Cemal anlamış belli belirsiz gülümser.
    HAYAT Ebru söylediğinden beri aklıma geldikçe gülümsüyorum. İkinizi de çok seviyorum çünkü. Uzun süredir aldığım en iyi haber bu...
    CEMAL Sağol.. Bir de Leyla ablanın gönlünü alabilsek...
    HAYAT Alırız alırız... Merak etme... Öyle uzun süre küs kalamaz Leyla Annem...
    Bu sırada karşıdan Leyla görünür. Hayat’ın yanında Cemal’i görünce bozulur. Cemal ve Hayat bakışırlar. Cemal Hayat’ın da dürtmesiyle Leyla’ya doğru birkaç adım atar. Leyla tereddütlü, ağır adımlarla onlara doğru yürür.
    LEYLA Eve bakmaya sadece ikimizin gideceğni sanıyordum.
    HAYAT Cemal de çok merak ediyor evi Leyla Anne, değil mi Cemal...
    Cemal başıyla onaylar. Leyla Cemal’in yüzüne bakmaz . Başını çevirir.
    HAYAT Siz gidedurun ben bir su alayım.
    Hayat kaçarcasına bakkala giderken, Leyla ve Cemal bir an göz göze gelirler. Leyla bakışlarını kaçırır hemen. Cemal üzgün bakar.
    CEMAL Leyla abla.
    Leyla sessiz, tavırlı, Cemal tutuk, mahcup. Lafa nasıl gireceğini bilemiyor.
    CEMAL Özür dilerim Leyla abla.
    Leyla kızgın bakar.
    CEMAL Defalarca konuştuk bu meseleyi Ebru’yla. Söyleyecektik. Ancak uygun zamanı bekliyorduk.
    LEYLA Ne zamandı o uygun zaman?
    Cemal ne diyeceğini bilemez.
    LEYLA Hiç öyle bakma Cemal. O kadar kızgınım ki size ne yapsanız kızgınlığım geçmez. Beni aptal yerine koydunuz.
    CEMAL Estağfurullah Leyla abla. O nasıl söz.
    LEYLA Bırak Cemal. Başka ne denir buna.
    CEMAL Allahaşkına, ne olur böyle düşünme. Off! Ne diyeyim. Ya böyle bir şey nasıl söylenir ki? İkimiz de çok tereddüt yaşadık. Ben Ebru’yu seviyorum. Tek gerçek bu. Birlikte olmamızı istemiyorsan, ne yaparız bilmiyorum.
    Leyla Cemal’in samimi, sıcak halinden etkilenmiş bakar.
    LEYLA Benim birlikte olmanıza bir şey dediğim yok çocuğum. Yetişkin insanlarsınız ikiniz de... Ama o yalanlar... Kıza telefon ediyorum, işteyim diyor, sonra da...
    CEMAL Çok üzgünüm. O da çok üzüldü. Ne olur affedin bizi.
    Leyla bir anlık kızgınlıktan sonra gülümser Cemal’e.
    Cemal rahatlar.
    Bu sırada bakkaldan çıkmış onlara doğru yürüyen Hayat aralarının düzeldiğini görünce sevinmiş gülümser. Yanlarına gelir.
    HAYAT Hadi yukarı çıkalım. Cemallere... Sevcan da gelecek. Hep beraber gideriz ev bakmaya...
    CEMAL Olur...
    Leyla “seni seni” dercesine Hayat’a bakar. Birlikte Cemal eve doğru yürürler.
    39. MUSTAFA ARABA İÇ/DIŞ/GÜN
    Mustafa, Figürasyon
    Mustafa düşüncelidir. Şoförün sesiyle kendine gelir.
    ŞOFÖR Şirkete mi gidiyoruz efendim?
    MUSTAFA Hayır.. Mahalleye... Cemal’in evine gidiyoruz.
    40. TAKSİ/ İÇ/DIŞ/GÜN
    Ebru, Figürasyon
    Ebru hala öğrendiği gerçeğin etkisinde. Kulağında Mustafa’ya ait sesler. (Çiftlik evindeki yemekten, kendi evlerinde ilk karşılaştıkları andan, gazetede çocukların Mustafa Aksoy hakkındaki yorumlarından sesleri Ebru’nun yüzünde duyarız.) Ebru iyice daralır.
    EBRU (KAFA SESİ) Adi adam.. Hepimizi nasıl da kandırdın.
    41. CEMAL EV/SALON İÇ/GÜN
    Leyla, Hayat, Cemal
    Leyla ve Hayat masayı hazırlarlar. Leyla Mustafa’nın başına gelenleri öğrenmiş, şaşkındır.
    LEYLA E niye silah doğrultmuş adam? Ne istiyormuş Mustafa Bey’den?
    CEMAL Orasını bilmiyorum...
    LEYLA Allah allah... Sormadın mı Cemal?
    Cemal sessiz bakar.
    LEYLA Söylesene sen niye ayrıldın işten?
    CEMAL Öyle gerekiyordu Leyla Abla...
    LEYLA Ay bir şey anladıysam Arap olayım... Ben bir arayayım Mustafa Bey’i istersen. Konuşayım. Yani neyse problem hallederiz oğlum...
    CEMAL Yok Leyla Abla, sakın arama. Bitti o iş artık...
    Leyla anlam verememiş, Hayat’a bakar. Hayat olan bitenden habersiz olduğu için bilmiyorum anlamında kaşını kaldırır.
    Leyla dayanamaz, Cemal’in duymayacağı ve fark edemeyeceği bir konumda, Hayat’ı bir kenara çeker.
    LEYLA (Fısıltıyla) Bu ne şimdi Hayat? Hem Ebru’yla beraberler, hem işsiz güçsüz...Ne olacak böyle...
    Hayat Leyla’nın bu tavrına inanamaz gülümser. Bu sırada kapı çalar. Hayat, Leyla’dan sıyrılmak için kapıya koşturur.
    HAYAT Sevcan’dır.
    Hayat kapıyı açmaya gider. Leyla’nın sıkıntılı bakışları Cemal’in üzerinde. Hayat kapıyı açmıştır. Sevcan heyecanlı içeri girer.
    SEVCAN Bensiz gitmediiz değil mi eve?
    HAYAT Yok yok. Gir hadi... Çay içip bir şeyler atıştıracağız... Sonra gideriz...
    42. SAHİL/ DIŞ/GÜN
    Yusuf, Özlem
    Özlem üzgün oturur. Yusuf gelir yanına. Bir süre tepki vermesini bekler. Ancak Özlem küskün bir edayla o yokmuş gibi davranır, ondan yana bakmaz.
    YUSUF Özür dilerim.
    Özlem tepki vermez.
    YUSUF Sana öyle bağırmamalıydım... Bugünlerde sinirlerim çok bozuk...
    ÖZLEM Ne zaman bozuk değil ki?
    Kısa bir an sessiz kalırlar.
    YUSUF Bak.. . Neden anlamıyorsun beni Özlem.. Sana haksızlık yaptığımı biliyorum..
    ÖZLEM Hadi ya... Bunu fark ettin demek..
    YUSUF Geçen gün söylediğinde haklıydın. Vefasızın tekiyim ben.
    Özlem bir bakıp sonra tekrar başını çevirir.
    YUSUF En zor günlerimde bana destek oldun. Yeni bir hayat kurmama yardım ettin. Tedavi için diretmen...Bitip tükenmez kaprislerime sonuna kadar dayanman... Sen öyle yapmasaydın belki bu mucize hiç gerçekleşmeyecekti. Yürüyemeyecektim..
    Özlem Yusuf’tan bunları duymanın hoşnutluğuyla bakar.
    YUSUF ...ama... Hayat olmadan hiçbir şeyin anlamı yok benim için.
    Özlem’in yüzünü kızgınlık kaplar bir anda, kalkar yerinden. Yürür.
    YUSUF Nereye...
    ÖZLEM Gidiyorum... Yoruldum Yusuf.. Hoşça kal...
    .Çeker gider.
    43. SOKAK/CEMAL EV ÖNÜ DIŞ/GÜN
    Mustafa, Figürasyon
    Mustafa’nın arabasının Cemal’in sokağa girmesi. Sonra evin önünde durması. Şoförün kapıyı açması, Mustafa’nın inmesi. Şoföre, “Sen bekle” anlamında bir bakış, işaret. Sonra Mustafa’nın apartmana girişi..
    44. SOKAK/ CEMAL EV ÖNÜ/ DIŞ/GÜN
    Ebru
    Ebru taksiden iner. Cemal evin önüne park etmiş olan Mustafa’nın arabasını görünce kalakalır olduğu yerde. Tanımıştır arabayı. Sonra hızla, endişeli binaya girer.
    45. APARTMAN İÇİ/ CEMAL EV KAPI ÖNÜ İÇ/GÜN
    Mustafa
    Kapı önünde Mustafa’nın tereddütü.
    46. CEMAL EV/SALON İÇ/GÜN
    Hayat, Cemal, Leyla, Sevcan
    Hayat ve Cemal sofradadır. Sevcan bir şey bırakır, tekrar mutfağa gider.
    HAYAT Hadi.... Oturun artık... (Mutfağa doğru seslenir) Leyla anne...
    LEYLA (SES) Çayları dolduruyorum...
    Hayat Cemal’e eğilir, fısıltıyla...
    HAYAT Ayrılam nedenini bana da mı söylemeyeceksin?
    Cemal tereddütlü bakar.
    HAYAT Bu vurulma olayının arkasında başka şeyler var gibi geliyor bana... Haklı mıyım?
    CEMAL Off... Amma meraklısınız ya... Öğrenmeden rahat edemeyeceksiniz değil mi? Neyse ne? Kapat bu konuyu...
    Hayat Cemal’in tavrına bozulmuştur ama Cemal tavrından emindir. Bu sırada Leyla ve Sevcan çay tepsisi ve ekmek sepetiyle gelirler.
    47. APARTMAN/ CEMAL KAPI ÖNÜ İÇ/GÜN
    Mustafa, Ebru
    Mustafa’nın elinin yavaş yavaş zile uzanması. Tam çalacakken Ebru’nun gelmesi.
    Mustafa bir an irkilir, ne yapacağını bilemez. Ebru nefretle bakar Mustafa’nın yüzüne.
    EBRU Git buradan.
    MUSTAFA Ben Cemal’le konuşmak için gelmiştim. İşle ilgili.
    EBRU Bırak bunları.. (Bunu söylediği anda yüzünün alacağı şekli merak eder bir havada, üzerine basa basa) Her şeyi biliyorum...
    Mustafa tutulmuş kalmış gibi. Ebru’nun söyleyiş tarzından her şeyi bildiğini anlamış. Şaşkın, Ebru’nun gözlerinin içine bakar.
    EBRU Evet.. Kim olduğunu biliyorum.
    Mustafa’nın tepkisine bakar bir an. Mustafa umduğunun aksine rahattır. Buruk gülümser.
    EBRU Başından beri hoşlanmamıştım senden. Bir nedeni olmalı diyordum..
    MUSTAFA Ebru.. Kızım... Bir yere gidip konuşalım.
    EBRU Neden yaptın bunu? Nasıl yaptın? Cemal’e hayatı boyunca nefret ettiği bir adamın... babasının katilinin ekmeğini yedirdin. Hayat’ı bir ömür yalnız bıraktıktan sonra bir yabancı gibi sokuldun. Gerçeği öğrenirlerse ne hissedeceklerini hiç düşünmedin mi?
    Mustafa sessiz, donuk.
    EBRU Gideceksin buradan. Bizden, Hayat ve Cemal’den uzak duracaksın.
    MUSTAFA Gitmem.. Kızımı bir daha kaybedemem.
    EBRU İyi o zaman. Çal kapıyı, gir içeri...
    Bir süre Mustafa’nın tepkisini ölçer.
    EBRU Bu kapı açıldığı anda, her şeyi söyleyeceğim içeridekilere... Hayat da burada... Annem de... Her şeyi öğrenecekler.
    Mustafa kararsızdır.
    EBRU Sonra ne olacağını tahmin ediyorsundur! Cemal’in sönmek üzere olan nefretinin fitilini ateşlersin. Hayat umutla aradığı babasının nasıl bir adam olduğunu öğrenir böylece... Geçmişi ve geleceği karanlık bir adam... Hadi.. .Ne duruyorsun? Çalsana...
    Mustafa hala sessiz...
    54. CEMAL EV/ İÇ/GÜN
    Leyla, Hayat, Cemal, Sevcan, Ebru
    Hayat çay doldurur. Gözü çöp kovasında ve yanında duran poşetlerdedir. Bu sırada ağzındaki lokmayı çiğneyerek Cemal girer.
    CEMAL Ekmek?!
    Bir poşet ya da ekmek kutusuna bakarken,
    CEMAL Ekmek kalmadı mı?
    Hayat çöpü işaret eder.
    HAYAT Çöpleri indir, hem de ekmek alırsın...
    Cemal kaçarı olmadığını anlamış, poşetleri alır. Hayat da çöp kovasını alır. Birlikte kapıya doğru hareketlenirler.
    Cemal ve Hayat yan yana. Cemal kapıyı açar... Kapının ağır ağır açılışı... Cemal’in şaşkın ifadesi... Hayat da şaşırmıştır geleni görünce...
    Ebru’dur gelen.
    Ebru hiçbir şey olmamış gibi gülümser,
    EBRU Ooo... Beni kapılarda karşılıyorsunuz... Aferin aferin...
    CEMAL Çöpü taşımama yardım et...
    Ebru yalancıktan suratını asar.
    EBRU Geçeceksin bunları Cemal Bey...
    Cemal çöpü kapının önüne bırakır, kapıyı kapatır. Hayat’la bakışırlar.
    CEMAL Telefonla bakkaldan isteriz ekmeği.
    EBRU Sofra hazır mı? Niye ortalık börek mörek kokmuyor?
    Bu sırada Leyla gelir salondan.
    EBRU Aaa... Anne...
    Bir Cemal’e, bir Leyla’ya bakar. İkisi de gülümserler.
    EBRU Yaşasın... Bir tanesin sen Hayat...
    Hayat’ı yanaklarından öper. Bu sırada Sevcan da salondan gelir.
    SEVCAN Yeni eve bakmaya gideceğiz Ebru Abla...
    Hep birlikte salona giderlerken,
    EBRU Vallahi karnımı doyurmadan hiçbir yere gitmem. Oturup bekleyeceksiniz beni.
    Ebru Cemal’e gülümser sevgiyle. Cemal de ona. Ebru’nun yüzünde Mustafa’nın sesini duyarız.
    MUSTAFA (SES) Gidiyorum... Ama Kızımdan asla vazgeçmem... Ona layık bir adam olduktan sonra çıkacağım karşısına...
    Ebru döner, herkesin yüzüne anlamlı, sevgiyle bakar.
    HAYAT Niye öyle bakıyorsun?
    EBRU Hiç... Hep böyle bir arada mutlu olalım... Kimse bozmasın bunu...
    Gülerler. Herkes aynı karede kare donar.
    OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN SONU

Sayfa 17/17 İlkİlk ... 71314151617

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Hayat Türküsü - Bölüm Yorumları
    By ehlocan in forum Hayat Türküsü
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj: 07-09-12, 09:58:06
  2. Hayat Türküsü - Bölüm Yorumları (1)
    By purna in forum Hayat Türküsü
    Cevaplar: 2500
    Son Mesaj: 21-08-10, 18:07:24
  3. Hayat Türküsü - Replikler
    By dişi einstein in forum Hayat Türküsü
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 29-06-07, 15:52:12
  4. Hayat Türküsü - Bölüm Özetleri
    By ehlocan in forum Hayat Türküsü
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 12-06-07, 21:41:42
  5. Hayat Türküsü - Set Ziyareti
    By volvox in forum Hayat Türküsü
    Cevaplar: 65
    Son Mesaj: 23-05-07, 20:45:16

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
netspor
canlı maç izle
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

cratosslot giriş
vdcasino
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.