Sayfa 134/148 İlkİlk ... 3484124130131132133134135136137138144 ... SonSon
739 sonuçtan 666 ile 670 arası

Konu: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

  1. #666
    Durum:
    Çevrimdışı
    nazella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    17.05.2008
    Yer
    Ferhat&Aslı Aslan <3
    Mesajlar
    2,700
    Konular
    0
    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Alıntı ipekaziz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kesinlikle katılmıyorum......öyle hakkı var ki hesap sormaya....zaten Sanem hiç bir zaman mert ve dürüst olmadı....hep kaypaktı, hep kaçak dövüştü....hem Süreyya, hem Sanem bal gibi biliyorlardı Dilara’nın hâlâ Adem hakkında bir umut beslediğini...ve bal gibi biliyorlardı gerek hamilelik duygusallığından , gerekse kocasına duyduğu aşkın bitmemiş olmasından ötürü Dilara’nın “acaba yeni bir şansımız olabilir mi?” diye düşündüğünü
    Gerçek dost olsalardı söylerlerdi zaten...hamile kadının bu acı gerçeği kendi başına, sokak ortasında, tek başınayken karnı burnunda öğrenmesine sebep olmazlardı

    Süreyya hiç bir zaman Dilara’ya, Dilara’nın kendisine olduğu kadar dost olmadı
    AYNEN Dilara baştan sona kadar haklı ...

    Süreyya hep esas kiz olmaninin kaymağını yiyor bu konularda ilk sezonda bir olay olmuştu ve Dilara süreyya anlatamamıştı ... esas kizimizda dilarayi silmişti ...

    kaldı dilara hamile ve kötü bir dönemden geçiyor kadın ... umatları yıkıldı bunca zamandır dilara süreyyanın türlü türlü buhranlarını çekiyor birazda süreyya çeksinnn

    ademden boşanmasını istedim hep ama böyle değil tamam ademin güneşle iyi bir enerjileri var ama adem gününü cilveleşmelerle gün ederken dilaranin böyle eli böğründe kalmasi olmadı be!

    öte yandan dilaranin hikayesi tam ibretlik sana şiddet uygulayan adama tekrar güvenmeyeceksin kendinden ödün vermeyeceksin ...

    gelelim ipek böceğim e seviyorum ben bu kizi umarım işinde çok başarılı olup fikrete güzel kapak yapar ... ama tabi ihanet konuları arya girmeden
    Konu nazella tarafından (26-01-19 Saat 19:12:15 ) değiştirilmiştir.

  2. #667
    Durum:
    Çevrimdışı
    nemoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.10.2008
    Yer
    .
    Mesajlar
    116
    Konular
    0
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Ben dizinin senaryo yazımındaki asıl başarısının, izleyiciye her karakterin kendine göre haklı olduğunu düşündürtmek olduğuna inanıyorum. Karakterlerle empati kurmayı çok kolaylaştıran bir tarzda yazıyorlar. Dilara-Süreyya-Senem küslüğünde de böyle düşündüm. Senem'in saklamasını anlayabiliyorum. Güneş ve Dilara'nın onun evinde karşılaşmaları ve Dilara'nın bilmeden Güneş'le karşılıklı kahve içmesi vs. kötü bir tesadüf oldu. Süreyya'ya da hak veriyorum; söylemek istedi ama laf karıştı ve zaten hemen ertesi gün de Adem Dilara'ya biriyle beraber olduğunu söyledi. Ama elbette Dilara'ya da hak veriyorum; teyzeye ve Süreyya'ya kırılmakta ve hayal kırıklığı yaşamakta çok haklı. Onun durumunda kim olsa böyle tepki verirdi. Üstelik Süreyya'ya söylediklerinde de çok haklıydı. Zaten bunu burada bile çoğu kişi dile getiriyordu; Süreyya'nın Dilara'yı ne zamandır sallamadığı ortada :)

    Gerçekten Dilara Süreyya ve teyzenin hikayelerinde yan rol olarak devam ediyor hayatına bir süredir. Süreyya, Dilara'nın ona gösterdiği sevginin değerin aynısını Dilara'ya göstermiyor. Bu biraz Süreyya'nın bencilliğinden ve drama queen oluşundan, biraz da kendi problemlerini daima daha öncelikli görmesinden kaynaklanıyor. Tabii bazen de buna mecbur kalıyor: Begüm'ün vefatı, Emir'le yaşadıkları, hamileliği, Yaz'ın erken doğumu, aile işlerinin iflası, taşınmak zorunda kalmaları, Yaz'ın bebekliği, İstanbul'da yaşadıkları problemler, Bursa'ya geri dönmeleri, Esma'nın hastalığı, Esma'nın evliliği... vs vs vs. Süreyya ve ailesinin aşırı hareketli bir hayatı var; istese de Dilara'ya yeterince vakit ayırması çok zor. Ama birlikte geçirdikleri o kısıtlı vakitlerde daha kaliteli zaman geçirebilecekken onlar hep Süreyya'nın sorunlarını konuşuyorlar zaten . Teyze de evlenip barklanıp çoluk çocuğa karışınca Dilara onun hayatında da mecburen ikinci plana düştü. Açıkçası ben, kendi hayatında kendini sık sık Dilara'nın pozisyonunda bulan biriyim diyebilirim ve Osman'ın evinde Süreyya'ya söylediklerine çok hak verdim. Keşke Dilara bunu en başından fark edip Süreyya için Bursa'ya taşınmasaydı. Sonrasında da Adem'le beraber olmasaydı. Hadi oldu diyelim, en azından o ilişki evliliğe gitmeseydi. Hadi gitti diyelim, en azından şiddet olayından sonra bitseydi keşke. Hadi o zaman da bitmedi, bari hamilelik olmadan bitseydi keşke. Ama tabii artık keşke demek için çok geç. Umarım Dilara kendi hikayesini istediği gibi yazar, istediği gibi ve yalnızca kendini merkeze koyduğu bir hayat kurabilir bundan sonra.

    Ve evet, zamanında Dilara'nın da Süreyya'dan sakladığı şeyler oldu. İlk müzik okullarını açarken Adem'den borç alması ve sonrasında da Begüm'ün Faruk'un eski sevgilisi olduğunu Süreyya'dan gizledi. Süreyya ikisinde de çok büyük tepki verdi; ilkinde Dilara'yı, Faruk'un gözünü korkutacak kadar keskin bir kararla, sildi. ikincisinde de haber vermeden, aramadan etmeden aldı başını yurt dışına gitti, aylarca dönmedi. Zaten kendisinin de Dilara'nın öfkesine hak verdiğini düşünüyorum ben. Faruk'la çıkardığı kavga çok gerçekçiydi bence. Kim ne derse desin, defter kapandı denilse bile, bu tür konular bazen yeniden su yüzüne çıkabiliyor böyle. Ama tabii "ay bu Süreyya da illa dönüp dolaşıp her konuyu kendine mal edecek" diye düşündürdü yine :) Faruk da tepkisinde haklıydı tabii. Adam annesinin hasta olduğunu öğrenmiş, birdenbire alakasız bir konudan dolayı karısı eski konuları açınca haklı olarak sinirlendi o da bence :) başta dediğim gibi dizideki bütün karakterlere hak veriyorum böyle bölümlerde :)

    Bir de; Faruk-Süreyya tartışmasında kararsız kaldığım bir nokta var. Süreyya Dilara'nın Adem'i kendileri için terk ettiğini söyledi. Faruk da "Adem bize yaptığı şeyi başka birine yapsaydı Dilara onu yine terk ederdi" dedi. Ben bu konuda biraz kararsızım. Evet Dilara karakterli bir insan, Adem başka birine böyle bir kötülük yapsa ona yine tepki gösterirdi. Ama işler bu noktaya gelir miydi bilemiyorum. Söz konusu Süreyya ve onun ailesi olmasa anında terk eder miydi yine Adem'i, emin değilim.

    Bir de Dilara Adem'in kendisini aldattığını düşünüyor sanırım, Süreyya'ya bağırırken öyle dedi ama aslında bu da tam olarak doğru değil. Yine de böyle hissetmesini anlayabiliyorum tabii.

    Yukarıda bir arkadaş ergen Yaz'ı canlandıran Ahsen Eroğlu'nun başka bir diziye katıldığını yazmış. Nasıl olacak bu işler hiç anlamadım. Süreyya Dilara'yla arasını düzeltemezse ve akabinde teyzesinin de kendisinden sakladığı gerçekleri öğrendikten sonra onunla da ilişkisi bozulursa, sezon başında gördüğümüz Süreyya'ya doğru bir kayma yaşayabilir diye düşünmüştüm. Ama Ahsen Eroğlu başka diziye katıldıysa bunun ne anlamı olacak ki? E madem öyle, biz o sahneleri neden izledik o zaman? Hem o zaman dizi sezon başından beri konuşulduğu gibi Süreyya'nın Esma'nın ölümüne sebep olması ve kendisinin de intihar etmesiyle bitmeyebilir? E o halde biz onca zaman boşu boşuna niye nefes tükettik?
    Konu nemoo tarafından (26-01-19 Saat 21:52:54 ) değiştirilmiştir.

  3. #668
    Durum:
    Çevrimdışı
    mimoza17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    20.02.2016
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    28,998
    Konular
    6
    Bahsedilme
    10 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Nemoo arkadaşım, ayrıntılı ve güzel bir yorum yazmışsın..
    Gerçekten de bu dizinin senaristleri, her karaktere ayrı ayrı güzel hikayeler yazıyorlar ve bazen de bize kime hak vereceğimizi şaşırtıyorlar..
    Süreyyanın kalabalık bir ailesi, biri biterken diğeri başlayan sorunları ve hareketli bir yaşantısı var.
    Her sorununda yanında olan düzgün bir de hayat arkadaşı var..
    Bu hayatın içinde Dilaraya ayırabileceği zaman gerçekten de kısıtlı kalıyor..
    Aslında iş ortağı olarak çalışma hayatındayken daha çok birlikte oluyorlardı.
    Bu aralar işi gücü de boşladılar..
    Dilaranın Adem'i sadece Boranlar için bıraktığına katılmıyorum.
    Şiddet, kayınvalide ile mücadele dönemleri, Boranlarla mücadele dönemleri aşılmışken,
    hem ilişkilerini düzeltip, bebek haberi ile bir çekirdek aile,
    hem Boranların büyük ailesine kabul edilip kocaman bir aile olmuşken,
    herşeyi herkesi silip intikam peşine düştü diye bıraktı..
    Dilaranın emek emek inşa ettiği o aile tablosunu, bir an bile düşünmeden, intikam ateşine kurban etti diye bıraktı..
    Sonrasında Ademden ve herkesten kaçıp kendi başına kalmayı seçmişti..
    Adem'i affetmemiş ve barışma teklifini de reddetmişti..
    Keşke İstanbulda kalıp kendine yeni bir hayat kurmasını izleseydik..
    Senarist nedense Dilarayı Bursaya getirdi..
    Belki de Osmanla birlikte yazacaktı ama bu fikir seyircinin tepkisi ile karşılaşınca vazgeçti..
    Sahi Osman'ın etrafında gezen tuhaf bir kız vardı..Onu da hiç sevmemiştim.
    Senaristten Osman ve Dilara için onlara layık, ayakları yere basan, düzgün birer sevgili rica ediyorum..
    Özellikle Dilaraya onu çok mutlu edecek bir adam gelsin.
    Yüzü gülsün..
    Konu mimoza17 tarafından (27-01-19 Saat 00:26:00 ) değiştirilmiştir.

  4. #669
    Durum:
    Çevrimdışı
    ipekaziz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    07.04.2006
    Mesajlar
    52,804
    Konular
    191
    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Dilarayı genelde haksız bulmam ama bu kez haksız buldum..
    Ayrılmak istediğin ancak son anda temyize giden kocan!! seni aldatıyor demekçok zor..
    Zaten Süreyya söylemek üzereydi: Kendi yatağında tam anlatıyordu ki Emirgelmişti.
    Süreyya yine de söylemek istedi ama Dilara sen Emirle konuş deyip gitmişti..

    Ademden koca olmayacağını kendi söylemiş ve barışmaya yanaşmamıştı..
    Bir ultrason seansında Adem'e aşkı depreşmedi ya..
    Olsa olsa tek başına çocuk yetiştirmenin zorluğunu o an idrak etti.
    Zaten evliliği de Boranlara düşkünlüğü yüzünden değil, Adem'in ayarsız annesinepatolojik derecede düşkün bir manyak olmasından bitmişti..
    Bakalım bu erken doğum hikayesi nasıl bir duruma neden olacak?
    Güneş için de üzülmekten kendimi alamıyorum.
    Ve arada lafla da olsa Ülfet Haladan bahsedilmesi gerektiğini düşünüyorum..


    Sevgili mimoza

    Dilara neden ayrılmak istedi? Çünkü Adem’e defalarca hakverdi, evliliğini kurtarmak için onca çabaya girdi, hatta şiddete bile maruz kaldı, ama hep affetti...bir kere daha, bir kere daha diye diye Adem’i her zaman sevdi....Kayınvalidesinin yaptıklarını anlatmaya gerek bile yok

    Ve en sonunda Adem’in Boran’lara attığı o devasa kazık Dilara’nın sabrını taşırdı

    Sonuçta bakılınca Dilara, Adem’i çok kıymetli Boran ailesine verdiği zarardan ötürü terk etmiş gibi görünse de aslında Dilara’nın bunca zaman hoş gördüğü onlarca Adem hatasından bu en sonuncusunun bardağı taşıran damla olması ile alakalı

    Yani Dilara sabrı tükendiği için Adem’i silmeye kalkıştı...yoksa Boran’lara zarar verdi diye değil..o sadece sonuncu hatasıydı ve onlara denk geldi

    Diğer yandan hamileliğini saklaması..-ki bence bu çok büyük bir yanlışıdır. Lakin bir anne olarak bende O’nun yerinde olsam, o derece psikopat ve arızalı bir adamın çocuğuma zarar vermesi ihtimali karşısında sağlıklı, bilinçli ve sağduyulu davranamayabilirdim

    Haydi onu geçelim ve bu konuda Dilara’yı yüzde yüz hatalı sayalım...yahu bir hata yapma hakkı da bu kızın oluversin yaaa..... Adem’in onlarca yanlışına karşılık

    Süreyya ve Sanem’i, ama özellikle Süreyya’yı görecek gözüm yok
    Ben söyleyecektim, aslında yeni öğrenmiştim, ık bık cartcurt , hamileydin, hassastın falan beni kesmez
    Daha önce de demiştim, her zaman da söyleyeceğim : Süreyya,Dilara’ya, Dilara’nın Süreyya’ya yardımcı ve destek olduğu kadar destek olmadı hiç bir zaman....Süreyya’nın dertleri hep daha ön plandaydı ve Dilara aslında hep yanlızdı
    O kadar iyi anlıyorum ki O’nu....”ben sizin hayatınızda yancıyım” dedi yaaa....inanın hep izlerken hissettiğim şeyi aniden dillendiriverdi Dilara ve ben “evet, evet, aynen öyle” dedim ekran karşısında

    Adem’i silmesi, sonra bebek yüzünden yeniden Adem’e karşı affedici, acaba bu kez olur mu? kafasıyla davranması kadar da doğal ve anlaşıılır bir şey yok bence

    Adem’in tek kabul edilebilir tarafı Güneş’i Dilara’ya kendisinin söylemesidir...başkasından duymasına mahal vermedi....aferin....ama ya Dilara’nın yaraları...ona ne diyeceğiz?

    O kız taaa çocukluğundan beri yanlız ve çaresiz....annesi bile şiddet uygulamış ama Dilara hayatındaki tüm insanlara her zaman sağ yanağını uzatmış....hep bir şans daha vermiş....kimbilir belki de tek hatası budur.....bu derece affedici ve toleranslı davranırsanız insanların size “nasılsa affeder, bir kazık daha atayım bakayım” demesine izin vermiş imkan sağlamış olursunuz

    Güneş’e gelince....evet ben de Güneş’e üzülüyorum....ama Dilara’ya üzüldüğüm kadar değil

    Sözümün özü şudur : Çevresindeki herkesin Dilara’ya koskocaman birer özür borcu var. Ve bu özürler bir daha aynı hatalar tekrarlanmayacak şekilde adam gibi dilenmedikçe ben Dilara için sevinemem, mutlu olamam

    Ayrıca Dilara tek başına bir bebeği büyütmenin zorluklarından ürktüğü için falan değil, hem Adem, hem de kendisi babasız büyüdükleri için aynı durumu kendi bebeğine yaşatmak istemediği için Adem’e bir şans daha vermeyi düşündü fikrimce...dahası Adem’e aşkı yeniden depreşmedi....hiç bitmemişti ki
    Konu ipekaziz tarafından (28-01-19 Saat 16:01:20 ) değiştirilmiştir.

  5. #670
    Durum:
    Çevrimdışı
    mimoza17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    20.02.2016
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    28,998
    Konular
    6
    Bahsedilme
    10 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Alıntı ipekaziz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sevgili mimoza
    Dilara neden ayrılmak istedi? Çünkü Adem’e defalarca hakverdi, evliliğini kurtarmak için onca çabaya girdi, hatta şiddete bile maruz kaldı, ama hep affetti...bir kere daha, bir kere daha diye diye Adem’i her zaman sevdi....Kayınvalidesinin yaptıklarını anlatmaya gerek bile yok
    Ve en sonunda Adem’in Boran’lara attığı o devasa kazık Dilara’nın sabrını taşırdı
    Sonuçta bakılınca Dilara, Adem’i çok kıymetli Boran ailesine verdiği zarardan ötürü terk etmiş gibi görünse de aslında Dilara’nın bunca zaman hoş gördüğü onlarca Adem hatasından bu en sonuncusunun bardağı taşıran damla olması ile alakalı

    Yani Dilara sabrı tükendiği için Adem’i silmeye kalkıştı...yoksa Boran’lara zarar verdi diye değil..o sadece sonuncu hatasıydı ve onlara denk geldi

    Diğer yandan hamileliğini saklaması..-ki bence bu çok büyük bir yanlışıdır. Lakin bir anne olarak bende O’nun yerinde olsam, o derece psikopat ve arızalı bir adamın çocuğuma zarar vermesi ihtimali karşısında sağlıklı, bilinçli ve sağduyulu davranamayabilirdim

    Haydi onu geçelim ve bu konuda Dilara’yı yüzde yüz hatalı sayalım...yahu bir hata yapma hakkı da bu kızın oluversin yaaa..... Adem’in onlarca yanlışına karşılık

    Süreyya ve Sanem’i, ama özellikle Süreyya’yı görecek gözüm yok
    Ben söyleyecektim, aslında yeni öğrenmiştim, ık bık cartcurt , hamileydin, hassastın falan beni kesmez
    Daha önce de demiştim, her zaman da söyleyeceğim : Süreyya,Dilara’ya, Dilara’nın Süreyya’ya yardımcı ve destek olduğu kadar destek olmadı hiç bir zaman....Süreyya’nın dertleri hep daha ön plandaydı ve Dilara aslında hep yanlızdı
    O kadar iyi anlıyorum ki O’nu....”ben sizin hayatınızda yancıyım” dedi yaaa....inanın hep izlerken hissettiğim şeyi aniden dillendiriverdi Dilara ve ben “evet, evet, aynen öyle” dedim ekran karşısında

    Adem’i silmesi, sonra bebek yüzünden yeniden Adem’e karşı affedici, acaba bu kez olur mu? kafasıyla davranması kadar da doğal ve anlaşıılır bir şey yok bence

    Adem’in tek kabul edilebilir tarafı Güneş’i Dilara’ya kendisinin söylemesidir...başkasından duymasına mahal vermedi....aferin....ama ya Dilara’nın yaraları...ona ne diyeceğiz?

    O kız taaa çocukluğundan beri yanlız ve çaresiz....annesi bile şiddet uygulamış ama Dilara hayatındaki tüm insanlara her zaman sağ yanağını uzatmış....hep bir şans daha vermiş....kimbilir belki de tek hatası budur.....bu derece affedici ve toleranslı davranırsanız insanların size “nasılsa affeder, bir kazık daha atayım bakayım” demesine izin vermiş imkan sağlamış olursunuz

    Güneş’e gelince....evet ben de Güneş’e üzülüyorum....ama Dilara’ya üzüldüğüm kadar değil

    Sözümün özü şudur : Çevresindeki herkesin Dilara’ya koskocaman birer özür borcu var. Ve bu özürler bir daha aynı hatalar tekrarlanmayacak şekilde adam gibi dilenmedikçe ben Dilara için sevinemem, mutlu olamam

    Ayrıca Dilara tek başına bir bebeği büyütmenin zorluklarından ürktüğü için falan değil, hem Adem, hem de kendisi babasız büyüdükleri için aynı durumu kendi bebeğine yaşatmak istemediği için Adem’e bir şans daha vermeyi düşündü fikrimce...dahası Adem’e aşkı yeniden depreşmedi....hiç bitmemişti ki

    Sevgili İpekaziz,
    Dilaranın yaşadıkları hepimizi çok üzdü.
    Aslında son bölümün ana teması Esma-Garip evliliği ve balayı gibi görünse de (ki halleri çok hoşuma gidiyor) Dilarayı düşünmekten kendimizi alamıyoruz..
    Siz benim bir önceki yazımı alıntılamışsınız ama sonraki yazımda hemen hemen sizinle aynı şeyleri hissetmişiz..
    Hele de herkesin Dilaraya özür borcu olduğu konusunda..
    Ama herkes suçunu bilsin ve Dilaranın peşinden ayrılmasın..
    Bu hassas döneminde suçlu da olsalar onu seven birilerine çok ihtiyacı var.
    Alıntı mimoza17 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dilaranın Adem'i sadece Boranlar için bıraktığına katılmıyorum.
    Şiddet, kayınvalide ile mücadele dönemleri, Boranlarla mücadele dönemleri aşılmışken,
    hem ilişkilerini düzeltip, bebek haberi ile bir çekirdek aile,
    hem Boranların büyük ailesine kabul edilip kocaman bir aile olmuşken,
    herşeyi silip intikam peşine düştü diye bıraktı..
    Dilaranın emek emek inşa ettiği o aile tablosunu, bir an bile düşünmeden, intikam ateşine kurban etti diye bıraktı..
    Sonrasında Ademden ve herkesten kaçıp kendi başına kalmayı seçmişti..
    Adem'i affetmemiş ve barışma teklifini de reddetmişti..
    Keşke İstanbulda kalıp kendine yeni bir hayat kurmasını izleseydik..

    Senarist nedense Dilarayı Bursaya getirdi..
    Belki de Osmanla birlikte yazacaktı ama bu fikir seyircinin tepkisi ile karşılaşınca vazgeçti..

    Senaristten Osman ve Dilara için onlara layık, ayakları yere basan, düzgün birer sevgili rica ediyorum..
    Özellikle Dilaraya onu çok mutlu edecek bir adam gelsin.
    Yüzü gülsün..

    Dilara sizin koyulttuğum cümlenizde yazdığınız gibi bebeği babasız büyümesin diye Adem'e bir şans daha vermiş olabilir..
    Ben şahsen Adem'e, değil Dilara gibi bir güzel insanı, evimin kedisini bile emanet etmem ama..
    Adem de Dilarayı konağa getirip bebek odasını göstermiş ve adeta barışmak istemişti.
    Dilara olmaz demişti..
    O zaman da Dilaraya hak vermiştim, affetme sakın demiştim.
    Şimdi de hak veriyorum: Onu hayatının merkezinde tutacak, yaralarını saracak adam gibi bir adam istesin.
    O ayarsız Ademden hayır gelmez..
    Konu mimoza17 tarafından (28-01-19 Saat 19:11:09 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

casino siteleri
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
yerli filmler
kartal escort
maltepe escort
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
deneme bonusu veren siteler
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle