Sayfa 148/148 İlkİlk ... 4898138144145146147148
739 sonuçtan 736 ile 739 arası

Konu: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

  1. #736
    Durum:
    Çevrimdışı
    Selin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    05.04.2007
    Yer
    Polat & Elif
    Mesajlar
    6,008
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    1,068

    Aldığı Beğeni: 223

    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Finali bir ben mi begendim? Asil karakterleri 180 derece dondururlerse mantikli olmazdi. Yazin diziden ciktigi iyi oldu .ben artik kitabi merak etmeye basladim. Kitabi almayi dusunuyorum ama acikcasi son zamanlarda turk yazarlarin kitaplari hakkinda cikan haberler yuzunden turk edebiyatindan sogudum .Gulseren hanim nasil bir yazardir tavsiyeye ihtiyacim var. Diziyle ilgili ise de ipek konusu egreti durmus sadece. Onun sonunun mutsuz bitecegine emindim gibi ama o da mutlu bitirmis .vay be .Emeklere tesekkurler.

  2. #737
    Durum:
    Çevrimiçi
    semaltan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    09.03.2008
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,123
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    18

    Aldığı Beğeni: 95

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Emegi gecen herkese tesekkurler; genc, yasli tum cast ama ozellikle Ipek Bilgin, Tilbe Saran, Meral Cetinkaya, Tamer Levent yani 68 kusagi tiyatro koökenli oyuncular olmak uzere tum oyuncular hakkini verdi.

    Yazar ve senaryo cok paralel degildi ama ben finali begendim, ozellikle Beyaz Gelincik finali gibi tum kamera arkas emekcileri ve aileleriyle katilimi duygu yukluydu.

    Psikiyatrisyazarin Gulseren Budayicioglu nun tum kitaplarini aldim ve okuyorum, hepsi birbirinden guzel, ruhunuzda hakikaten iz birakiyor, kendi deyisiyle.

    Uzun lafin kisasi 3 senelik guzel bir isdi ve herkese tesekkurler

  3. #738
    Durum:
    Çevrimdışı
    SELVERR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    19.06.2007
    Yer
    Kütahya
    Mesajlar
    5,411
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    1,046

    Aldığı Beğeni: 1,788

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    İlk sezon ve ikinci sezon baya izlemiştim de bu sezon pek izlemedim.bırdan ve fragmanlar dan az çok bilgim vardı...

    Yaz tanıtımını iyiki gerçekleştirmedilr diyorum bende. Süreyya nın katil olması falan o kadar zaman verilen karaktere hiç uyumayacaktı..

    Mutlu bir final olmuş herkes bir hikaye edinmiş kendine. Esma da garipe kavuşmuş..

    Başarılı bir işti tüm ekibin emeğine sağlık. Yolları açık olsun
    Sevgili kalbim. Neden hala apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri beklersin

  4. #739
    Durum:
    Çevrimdışı
    nemoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.10.2008
    Yer
    .
    Mesajlar
    116
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    144

    Aldığı Beğeni: 191

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Ne desem pek bilemiyorum. Aslında güzel bir finaldi. Umut verici bir sahneyle bitirmeleri de güzel oldu. Ama ne bileyim... 7 yıl sonrasını gösteren sahnelerde bir olmamışlık vardı. Göze batan eksiklerin mevcut olduğu bir finaldi ama final hatırına görmezden gelmeye çalıştık işte :) Mesela Süreyya, Faruk ve Yaz'la görüntülü konuşurken, telefonundaki görüntüde Faruk'un elindeki telefon görünüyordu :) Sonra Esma ölmeden önce çekildikleri son selfie esnasında Esma kameraya baktı ve orada kendini görmüş olması lazım. Halbuki bu tehlikeli olduğu için evdeki bütün aynaları kaldırmışlardı ama kadın gözünü dikip kaç saniye boyunca telefonun ekranından kendi görüntüsüne baktı. 7 yıl sonraki sahneler biraz baştan savmaydı. Çocukların yaşları tam tutmuyordu, özellikle Nazif'in ikizlerinin. Güneş'in tamamen bir ev annesine dönüşmüş olması, Umut Güneş'e anne derken Dilara'ya anne dediği ve hatta onları beraber gördüğümüz tek bir sahne bile olmaması, Dilara'nın kendi oğlu Umut'tan çok Mert'in kızıyla sahnesinin olması vs...


    Neyse bunları mecburen geçiyorum :) Ben finalden önce Deniz Akçay ve Zeynep Günay Tan'la yapılan canlı yayını izledim. Orada sezon başındaki Yaz sahneleri için pek tatmin edici olmasa da kısa bir açıklamada bulundular. Süreyya'yı terapiye gönderme fikrini çekmeye başladıkları anda vazgeçmişler, hatta o gece yoğun bir telefon trafiği yaşanmış. "Süreyya bu dizinin ışığıydı, anlatmak istediğimiz her şeyi bünyesinde barındıran karakterdi, onu terapiye gönderince dizinin ışığı söndü" gibi bir şeyler dedi Zeynep Günay Tan. Deniz Akçay da "Yaz hikayesi vazgeçtiğimiz iki büyük hikayeden biri oldu. Biri Senem'in pavyon geçmişiydi, biri de buydu." dedi. Bazı hikayelere geçen sezondan karar vermişler, Esma'nın Alzheimer olacağı ve Garip'in ondan önce öleceği gibi bu Yaz hikayesi de geçen seneden belliymiş. Yaz üzerinden anne-kız ilişkilerini anlatmayı istiyorlarmış, annelerin kötü niyetle olmasa da yaptığı hataların kızların üzerinde nasıl izler bırakabildiğini işlemek istiyorlarmış. Ama işte vazgeçmek zorunda kalmışlar. Ama Deniz Hanım "eğer işleyebilseydik o konu Yaz'ın yanlış anladığı bir şey olacaktı, yani Süreyya hiçbir zaman Esma'yı öldürmeyecekti" dedi. Ben de hep böyle düşünmüştüm açıkçası, haklı çıktığıma sevindim haha :) Süreyya'nın terapilerini yazmaktan sonra ibreyi yeniden Adem'e çevirmişler ve onun terapiyi yarım bırakıp sonra geri döndüğü hikayesini yazmaya karar vermişler. "Bundan da memnunuz" dediler, terapi zor ve uzun bir süreç olduğu ve yarım bırakanlara da çok rastlandığı için terapinin bu yanını işlemiş olmaktan da memnunlarmış.

    Keşke Ülfet hikayesini neden apar topar bitirdiklerini de cevaplasalardı. Ben Süreyya'nın ışığından ziyade seyirciden gelen tepkiden ve düşük reytinglerden ötürü Ülfet ve depresif Süreyya hikayesinden vazgeçtiklerini düşünüyorum. Keşke izleyebilseydik, bu ekibin elinden yine oldukça güzel bir iş çıkardı mutlaka. Umut verici bir finalle bitirmeleri tabii ki güzel oldu. Ama bilmiyorum, bazen de bir diziyi izleyicilerin hafızasına kazıyan şey mutsuz sonla bitmesi oluyor. En güzel örneği de Aşk-ı Memnu bence. Ki mutsuz sonla bitmesine de gerek yoktu, Süreyya terapi görüp iyileşebilirdi ama bu kadar laylaylom bitmese de olabilirdi. Atanamamış Nil Karaibrahimgil gibi bir şey olmasından iyiydi bence.


    Aslında bence Esma'nın ölümü bölümün başında değil de ortalarında olsa ve 7 yıl sonraki sahneler bu kadar uzamasa daha vurucu bir final olabilirdi. Ama ben acıklı bir sonla bitirmek yerine umut veren bir final yapmayı tercih ettiklerini düşünüyorum, o nedenle böyle bir karar vermişler gibi geldi bana. Yine de Esma ölünce dizi sanki bir sıkıcılaştı :) O 7 yıl sonraki sahneler bana biraz sıkıcı geldi, final olduğu için izledim. Başka bir bölüm olsa izlemek istemezdim kesinlikle :)

    Olmamışlıklardan biri de elbette Osman'dı. Madem bu karakter eninde sonunda herhangi biriyle olmayacaktı, ne diye önce Aylin Aslım sonra da Anastasya'yla dakikalarca süren gereksiz sahnelerini izledik? Daha önce birçok kişinin belirttiği gibi Burcu hikayesi bittikten sonra Osman ya Burcu'nun kuzeniyle olacaktı ya da hiç kimseyle olmayacaktı. Ben Osman için sezon başında Dilara'yı düşündüklerini ama tepki alınca hikayeyi değiştirip ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını düşünüyorum. Eğer baştan planladıkları gibi olsa Dilara'ya yeni bir karakter de gerekmeyecekti, Dilara'nın Osman'ın evinde kalması da bu kadar zorlama olmayacaktı. Ama işte o da olacak iş değildi, öyle bir durumda Adem Boranlar'la şimdiki gibi olamazdı kesinlikle.


    Süreyya'nın onca sene sonra hala doğumgünü için sürpriz beklemesi bana biraz "offff" dedirtti, gözlerimizi devirttirdi ama napalım Süreyya da böyle :)


    Bir de Esma'nın mezarının nerede olduğunu düşündüm, acaba Boran aile mezarlığında mı yoksa Garip'inkinin yanında mı?:)


    Diyalogları, müzikleri, terapi sahneleri gibi büyük riskler alıp altından hakkını vererek büyük bir başarıyla kalkması, psikolojik gerilimler işlemesi gibi birçok konuda gönlümü fetheden İstanbullu Gelin bittiği için üzgünüm. Gerçekten çok güzel bir işti, televizyonlarda üretilen içeriğin çöpe döndüğü şu dönemde böyle bir şey izleyebildiğimiz için emek veren herkese teşekkür ediyorum. Bütün kadınların anne olması zorunluymuş gibi anlatılması, kadınların iş hayatını ve çok sevdikleri mesleklerini ikinci plana atıp kendilerini ailelerine adaması, Süreyya ve İpek'in sadece kocaları tarafından onay gören görece 'yumuşak' ve 'kadınlara uygun' işler yapması, çalışma hayatında bir kadın ve erkeğin profesyonel bir şekilde iş arkadaşlığı yapamaması ve devamlı birinin diğerine yazılmak zorunda olması gibi sorunlu mesajlar verdiği ve bunu ısrarla sürdürdüğü de oldu. Ama olsun, sırf terapi sahneleri ve Esma ile Adem'in karakter gelişimleri için bile bu diziyi izlemeye değerdi :) Ben Süreyya'nın geçmişiyle yüzleştiği o iki bölümü de çok sevdim, çok da güzel anlattıklarına inanıyorum. Keşke Süreyya'nın bunalımını daha gerçekçi (kırmızı balonla bir gecede çözülmeyecek türden) bir süreçle atlattığını izleyebilseydik ama ne yapalım, olan oldu artık :) Bu arada bahsettiğim canlı yayında Deniz Akçay da kırmızı balon metaforunun biraz suyunun çıktığını söyledi haha farkına varmalarına sevindim :)

    Hem senaryo ekibi, hem oyuncular, hem reji, hem de tüm ekip çok iyi bir iş çıkardılar. Bu dönemde televizyonda böyle bir iş yaptıkları için ben kendi adıma teşekkür ediyorum. Tilbe Saran, İpek Bilgin, Meral Çetinkaya, Tamer Levent, Salih Bademci, her sahnede olmasa da Aslı Enver, hiç beklemediğim bir gelişme gösterdiğini düşündüğüm Özcan Deniz, genç Garip ve genç Esma, Nazif'i canlandıran oyuncu ve şu an aklıma gelmeyen pek çok oyuncu... hepsi çok iyi performans sergilediler. Eksikliklerine rağmen senaryonun da çok farklı ve orijinal bir şekilde yazıldığını düşünüyorum. Ve tabii ki Zeynep Günay Tan ve ekibi... Çok güzel çektiler :) Umarım İstanbullu Gelin kalitesinde başka diziler de çekilebilir.


    Konu nemoo tarafından (06-06-19 Saat 14:39 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 4 kullanıcı var. (0 üye ve 4 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.