Sayfa 1/6 12345 ... SonSon
26 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Tamer Karadağlı

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Siyahinci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    13.11.2004
    Yer
    Tekirdağ
    Mesajlar
    222
    Konular
    15
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart




  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    sude9 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    15.12.2004
    Yer
    ateş böceği-kajra re
    Mesajlar
    18,159
    Konular
    7
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Tamer Karadağlı & Arzu Balkan: "Doğru düşündüğümüz şeyler belki de doğru değildir dedik ve bir profesyonelle el sıkıştık".
    (Şermin Sarıbaş/Hürriyet)

    Tam bir yıl önce kamuoyu, oyuncu Tamer Karadağlı'nın karıştığı bir seks skandalı ile çalkalandı. Bir taraftan, ‘Şantajcıları yakalattım ama takdir edeceğinize üstüme geliyorsunuz' derken, diğer taraftan da ‘Tamam kabul ediyorum bir lağım faresi gibi davrandım, herkesten özür dilerim' diyordu.

    Bu konuyu en çok ilgilendiren kişi eşi Arzu Balkan Karadağlı ise, kafa karışıklığından dem vurup ‘Bir gün boşanayım diye uyanıyorum, öteki gün saçmalama insanlar istedi diye bunu yapma diyorum' diye açıklamalar yapıyordu. Üzerinden geçen bir yılda ilişkilerinde neler yaşandı, hangi hendekleri atladılar, hangilerinde tökezlediler bilmiyoruz. Ama şimdi ikisi de kariyerleri ile ilgili bir yol çizmek için bir iletişim danışmanından hizmet almaya karar vermişler. Peki buna ihtiyaç duymalarında sarsılan imajlarını düzeltmek istemelerinin etkisi var mı? Her ikisi de ‘Kesinlikle yok' diyor. İletişim danışmanından neler bekliyorlar, yaşadıklarından neler çıkardılar. Tamer-Arzu Karadağlı ve iletişim danışmanları Doret Habib ile birlikte konuştuk.

    Bir iletişim danışmanına niçin ihtiyaç duydunuz?

    - Arzu Balkan: Yurtdışında oyuncuların bağlı olduğu ajanslar, ajansları da kontrol eden sendikalar var. Sistem çok iyi yürüyor. Oyuncular hedeflerine bu ajanslar yardımıyla daha kolay ulaşabiliyorlar. 3-4 yıldır, hedeflerimize ulaşmaya çalışırken, dış etkilerle uğraşıp enerjimizi dağıtmayalım diye Türkiye'de bu sistemi araştırmaya başladık. Çok uzun araştırmalardan sonra Doret Hanım'a ulaştık. Kendimizi daha iyi ifade edebilmek için buna ihtiyaç duyduk.

    Tamer Karadağlı: Benim üstüme düşen görev oyunculuk yapmak. Bunun dışındaki her şeyle bir profesyonel ilgilensin istedik. O an doğru olarak düşündüğüm şeyler, belki de doğru değildir. Güvenebileceğimiz başka
    sese ihtiyaç duyduk. Doret Hanım, hedeflerimize daha kolay gitmemiz için önümüzdeki tümsekleri temizliyor.

    DANIŞMAN İHTİYACI OLAY YÜZÜNDEN DEĞİL

    Yaşadıklarınızdan sonra inandırıcılığınızın eğreti durması, iletişim danışmanına ihtiyaç duymanızın sebeplerden biri olabilir mi?

    - T.K: İnandırıcılığımızın kaybolduğuna da inanmıyorum. Öyle olmuş olsaydı, şimdi oynadığım dizi gün birincisi olmazdı. Açıkçası ben, dışarda bize karşı olumsuz hiçbir şey görmedim. Her röportajda, olayı unuttunuz mu diye karşımıza çıkacaklar. Ama ben unuttum, biz unuttuk. Kimseye bir şey söylemek düşmez. Çünkü sonuçta bu özel hayatımız.

    A.B: Kesinlikle bu olay yüzünden iletişim danışmanına ihtiyaç duymadık.

    T.K: Dikiz aynasına bakarak gitmiyoruz, önümüze bakıyoruz.

    A.B: Kesinlikle öyle.

    n Dışarıdan kimsenin sizi eleştirmediğini söylerken samimi misiniz?

    - T.K: Çok samimi söylüyorum. Okuduğum şeylerle dışarıda karşılaştığım şeyler aynı değil.

    n O dönemin hayatınızda en çok neyi kaybettirdiğni düşünüyorsunuz?

    - T.K: Kaybettirdiğini değil, kazandırdığını düşünüyorum. Her insanın hayatında inişli çıkışlı dönemler vardır. Algılarım genişledi. Yaptığım her şeyin, aslında ne kadar önemli sonuçlar doğurabildiğini, ne kadar önemli olduğumu gördüm, kendimi o kadar önemsemiyordum. Tamer Karadağlı markası ne kadar önemliymiş ki, 67 gün gazetelere konu oldu. Açıkçası benim marka olmamda gazetecilerin katkısı oldu. İnsan sevdiğine kızarmış, demek ki çok seviliyormuşum. Bu anlamda kazancım çok aslındaA.B: Ben çok şey kazandım. Çok güçlü olduğumu gördüm, çok güç kazandım. Sevginin ne kadar büyük olduğunu gördüm. Herkes, ‘Seviyor muyum, alışkanlık mı' diye düşünür ya ben gerçekten çok seviyormuşum. Sevgimiz çok güçlüymüş. Öldürmeyen şey güçlendirirmiş ya, bütün yaşadıklarımız daha sağlam adımlar atmama neden oldu. Bu olaydan çok güçlü çıktık. Ben de marka oldum bu sayede!

    n İlişkinize ne ad veriyorsunuz?

    - T.K: İlişkimizi çok fazla tarif etmek istemiyoruz. Bu bizim özelimiz. Evliliğimiz başkalarının evliliği gibi olmayabilir. Bizi birbirimize bağlayan çok fazla şey var. 20 yıldır birlikteyiz. Bunu bir anda söküp atmak, ikimiz için de doğru gelmedi. Eğer yolunda gitmeyen şeyler varsa, tamir etmek için uğraşıyoruz. Sevdiğimiz şeye sahip çıkmaya gayret ediyoruz. Bunun bizi daha güçlü kıldığını gördük.

    n Meseleyi gömdünüz mü yani?

    T.K: Biz gömdük.

    A.B: Üzerinden bir yıl geçti.

    n Bu olay meslek hayatınıza nasıl yansıdı? Zararı mı faydası mı oldu?

    T.K: Profesyonel hayatla, yaşadığımız şeyi ayırmak gerekiyor. O zaman Van Gogh'u da farklı değerlendirmek lazım. Onun deliliğinin sanatsal kişiliğine negatif bir etkisi olmaz ki. O dönemde söylenecek her şey söylendi, yazılacak her şey yazıldı. Bunlara sessiz kaldık.

    AYRI PLANLANMAK İSTİYORUZ

    Kendinizi çift olarak mı bir marka olarak mı görüyorsunuz? Yoksa ayrı ayrı mı? Öyle görüyorsanız ayrı ayrı planlamak daha doğru olur mu?

    - A.B: Kesinlikle ayrı ayrı planlamak istiyoruz. Birlikte çalışmıyoruz, ayrı hedeflerimiz var. Kariyerimizi birlikte kesinlikte düşünmüyoruz. Neden aynı kişiyle çalışıyoruz? Neticede bir çiftiz, yıllarca uğraşıp birini zaten zor bulmuşuz.

    n Siz birer marka mısınız? T.K: Evet markayım. Mediacat'ın yaptığı bir araştırmada da marka olarak adım geçiyor. Ama onlar bunu yapmadan da ben kendimi marka olarak görüyordum zaten.

    n Sağlam bir marka mı, yaralı, yamalı bir marka mısınız?

    - T.K: Sağlam bir markayım. Bir kere şimdiki kuşağın bütün çocukları beni hatırlayacak. O anlamda çok şanslıyım. 15 yılım garanti!

    - A.B: Ben de artık marka oluyorum.

    n Yabancı filmlerde oynama şansınızın artacağını düşünüyor musunuz?

    - T.K: Hedeflerimin başında sinema geliyor. Parayı da şöhreti de bu ülkede kazandım. O yüzden burada bir şeyler yapmam lazım.

    n Bir aktör düşük profilli mi yoksa sürekli göz önünde mi olmalıdır?

    - T.K: Bir aktörün inandırıcılığını koruması için mümkün olduğunda düşük profilli olması gerekiyor. Ama zaman zaman bu elimde olmuyor. Altı gün çekimlerdeyim, yarım gün de seslendirme yapıyorum ama benimle ilgili haberler tuğla kalınlığında geliyor. Yahu basına malzeme olacak o kadar şey yapmıyorum ki.

    n Sadece bir magazin ‘figürü' olarak hafızalarda kalmaktan mı ürküyorsunuz?

    - T.K: Elbette. Bizim kariyer planlamamız mümkün olduğunca başarıya endeksli. İşime endeksli yaşıyorum.

    İKİSİ İÇİN DE ARAŞTIRMA YAPTIK

    Türkiye'de menajerlik ve basın danışmanlığı yerine, pazarlama iletişim danışmanlığı hizmeti vererek Tamer Karadağlı ve Arzu Balkan Karadağlı'nın kariyer planlamaları ve stratejilerini geliştiriyoruz. Yaptığımız focus grup araştırmasında Tamer Karadağlı'nın kişiliğinin, oynadığı rollerle kısıtlı kaldığını gördük. Bu oyunculuk başarısından kaynaklansa da olabildiğince Tamer Karadağlı'nın eğitimi, sanat geçmişi, altyapısını ve oynadığı projeler ile ilgili detaylı bilgi vereceğiz. Televizyon dışında da planladığımız ve seçtiğimiz yeni projeler ile ilgili bilgileri paylaşacağız. Arzu Balkan Karadağlı için yaptığımız araştırmalarda ise hayranlarının kendisini aile ve çocuklarla ilgili projelerde görmek istediğini tespit ettik. Üniversite öğretim görevlisi geçmişinden yararlanarak pedagoji bilgisini oyunculuğu ile birleştireceğiz. Gelen dizi ve diğer teklifleri bu çerçevede değerlendireceğiz.



    11.06.2005 00:45:00

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    michelle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Doctor Who
    Üyelik tarihi
    09.06.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    35,692
    Konular
    115
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    Taş fırın katil olacak!

    Rol aldığı dizilerde aile babalarını canlandırmaktan sıkılan Tamer Karadağlı, yönetmen Mustafa Altıoklar'ın yazdığı 'Beyza'nın Kadınları' isimli sinema filminde bir seri katili canlandıracak.

    Çocuklar Duymasın'dan sonra 'Yağmur Zamanı' isimli dizi için kamera karşısına geçen Karadağlı, aile babası rolüyle ekranlarda yer almaya devam ediyor. Yaptığı röportajlarda ilginç karakterleri canlandırmak istediğini belirten Karadağlı'ya şans sonunda güldü. Mustafa Altıoklar'ın yönetmenliğini yapacağı "Beyza'nın Kadınları" isimli sinema filminde rol almaya hazırlanan Karadağlı, bu filmde bir katili canlandıracak. Psikolojik, polisiye aynı zamanda bir gerilim filmi olan 'Beyza'nın Kadınları'nda Karadağlı'ya Mine Çayıroğlu, Levent Üzümcü, Demet Evgar, Salih Güney, Arda Kural, Engin Hepileri gibi ünlü oyuncular eşlik edecek. "Beyza'nın Kadınları" için çalışmalara başlayan Altıoklar, oyuncu kadrosuna yeni bir isim daha ekledi. Ünlü yönetmenin yeni gözdesi, birçok yapımcının peşinden koştuğu güzel manken Berrak Tüzünataç.

    Gülşen YÜKSEL / MAGAZİN

    http://www.sabah.com.tr/gny/mag104-20050716-200.html

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    LAZCAKIR-KIZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    27.01.2005
    Mesajlar
    417
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    http://www.milliyet.com.tr/2002/10/2...esim/acum1.jpg
    http://www.milliyet.com.tr/2002/10/2...resim/acum.jpg
    http://www.milliyet.com.tr/2002/10/2...esim/acum2.jpg

    Eski bir röportaj

    Ana! Taş fırın da aldatılmış...

    Meğerse bizim taş fırın erkeği de aldatılmış! Peki ne mi yapmış? Tabii ki hiçbirşey. Tamer Karadağlı, biten ilişkisi için "Benim için verilecek en büyük ceza onu yok saymaktır. Ben sevgilimi bensizliğe mahkum ettim. Şimdi onu tanıdığımı bile kabul etmiyorum" diyor

    Nur DAŞAR

    İzlenme rekorları kıran dizideki 'maço erkek' tiplemesiyle biranda herkesin sevgilisi olan Tamer Karadağlı gerçek hayatta da diziyi aratmayacak bir taş fırın erkeği. Hiçbir şekilde ev işi yapmadığını söyleyen oyuncu, " Ben Karslıyım ve yetiştiğim ortam erkek ağırlıklıydı. O yüzden bazı şeyler benim için önemli. Mesela kız arkadaşımın göğsünün çatalı asla görünmeyecek" diyor.
    Kız arkadaşının her söylediğini kabul eden erkeklerin kelimenin tam anlamıyla 'light erkekler' olduklarını düşünen Tamer'e göre aldatılan erkeğin hiçbir tepki göstermemesi ise light'lık değil. İlk evliliğinden sonra evlenmeyi kesinlikle düşünmediğini söyleyen Karadağlı "Evlenmekten korkuyorum ama biz bugüne gelene kadar çok kan içtik, çok zorluk çektik. Ben de bu yolda beni hiç yalnız bırakmayan kız arkadaşımla evlenmeye karar verdim" diyor. Bir oyuncunun rol icabı sevişme sahnelerinde de oynaması gerektiğini söyleyen oyuncu, Vitrin için en "Taş fırın" pozlarını verdi...

    Modayı takip ediyor musunuz?
    Hayır etmiyorum. Lacoste sponsorum ve spor kıyafetlerde onu tercih ediyorum. Giyeceğim kıyafetleri gidip kendim beğeniyorum. Modayı çok takip etmiyorum. Basit bir jean üzerine düz tişörtler giyiyorum. Bakımlı giyerim ama basit giyerim. Trendy bir adam değilim, çok klasik bir adamım.

    Alışverişle aranız nasıl?
    Alışverişe çok para veriyorum. Özellikle ayakkabı, saat ve gözlüğe çok para veriyorum. Çünkü bir erkeğin çok fazla takısı yok, saatlere ve gözlükleri önemlidir. ona da çok dikkat etmesi gerekir. Düşman ayağa bakmaz, herkes ayakkabıya bakar.

    Dizinin bu kadar başarılı olacağını tahmin etmiş miydiniz? Bu kadar ilgiyi neye bağlıyorsunuz?
    Başarılı olacağını biliyordum ama bir fenomen haline dönüşeceğini bilmiyordum. Bunun bir formülü yok. Tuttuğu zaman tutuyor. Tabii iyi bir senaryo ilk kural. Ardından oyuncuların doğru seçilmesi ve iyi bir reji de önemli. Zayıf bir halka olmamasına bağlıyorum dizinin başarısını. 'Çocuklar Duymasın' herşeyiyle özgün. O yüsden 'Made in Turkey' damgasını vuruyoruz.

    Ankara'dan geldiğinizi biliyoruz. Mesleki kariyerinizin temellerini orada atmış olmanın size farklı birşeyler kattığını düşünüyor musunuz?
    Ben Kars'lıyım. Ama doğma büyüme Ankara'lıyım. Biz hakikaten Ankara'da ciddi bir eğitim aldık. Ankara İstanbul'a nazaran daha az piyasadır. Ankara'da öğrenciyken bir yerde oynayamazsınız, Cüneyt Gökçer canınıza okur ama İstanbul'da tiyatro öğrencisiyseniz birçok projede yer alabilirsiniz. Ankaralılar daha disiplinli yetişiyor ama belli fırsatları da kaçırıyorlar. Gelmeleri gereken yere çok sonra geliyorlar.

    Karslısınız ve şu anda insanların gözünde taş fırın erkeğisiniz. Peki Tamer Karadağlı için bir erkeğin ligth olması için en yapması gerekir?
    "Light mısın taş fırın mısın" diye sorsan, kesinlikle taş fırınım derim. Mesela kız arkadaşımın göğsünün çatalı görünmeyecek. Bu kesindir. Kesinlikle ev işi yapmam. "Yemeği yedikten sonra onu da götür lavaboya bırak" diye birşey yok benim için. Bu birazcık da yetişme tarzıyla ilgilidir. Ben erkeğin yoğun olduğu bir ailede yetiştim, çok güzel yemek yaparım ama etrafı asla toplamam. Yalnız yaşadığım dönemlerde de mutlaka etrafı toplayacak birileri olurdu. Mesela çok küçük bir araba içinde kocaman bir adam. Bence o lightlıktır. Adam olan ona biner mi hiç? Çocuk arabası gibi. Sonuçta araba erkekler için çok önemlidir. Kız arkadaşının herşeyine "okey" diyen erkekler de ligthtır benim için. Kadın birşey istediğinde insiyatifini kullanabilmeli erkek. İstemediği birşeyi yapmamalı erkek.

    Özcan Deniz'de Asmalı Konak'ta maço bir erkeği oynuyor siz de kendi dizinizde maço bir aile babasısınız ama bu iki karakterin birbiriyle hiç alakası yok. Bunun sebebi ne sizce?
    Asmalı Konak'taki rol için beni düşünmüşlerdi ama Özcan şu anda çok başarılı bence. Benim oynadığım Haluk karakteri kentli bir maço. Bugüne kadar prim yapan maçolar hep kırsal kesim maçolarıydı. Asmalı Konak da Doğu'da geçiyor. Ama Haluk İstanbullu ve eğitimli bir maço. Onun tepkileri içimizde kalan, su yüzüne çıkaramadığımız, utandığımız tepkiler.

    K...yla balık tutsa....
    Siz pek de Light olmayan bir erkek olarak aldatılsanız tepkiniz ne olurdu?
    Ben aldatıldım zaten. Birşey yapmadım, hayatımdan çıkardım. Şimdi gördüğüm zaman yüzüne bakmıyorum. Napabilirsiniz ki? Olmuşsa olmuştur. Çok değer verdiğim bir insandı ama bence en büyük ceza onu bensizliğe mahkum etmektir. Bir daha ağzıyla kuş tutsa değil, kıçıyla balık tutsa da ben olmayacağım hayatında. Bundan başka ne yapayım daha? Gidip vurayım mı?

    Peki bir Türk erkeğinin aldatılmaya hiçbir tepki göstermemesi sizce ülkemizde lightlık olarak değerlendirilmiyor mu?
    Ben tepkimi çok farklı belli ediyorum. Benim tepkim bence çok acı bir tepki. Yani hayatımdan çıkardım onu. Bir zamanlar birlikte olduğumu bırak, tanıdığımı bile kabul etmiyorum. Bana onu sorduklarında "Dedikodudur, öyle birini tanımıyorum" diyorum. Ayrıca aldatıldığım için şimdiki ilişkim bu kadar sağlam. Bir yerde teşekkür etmem gerekiyor. Çünkü onun sayesinde şimdi birlikte olduğum kadına kavuşmuş oldum.

    Peki sizin için affetmek hiç sözkonusu olamaz mı?
    Gerek yok ki! Affetsem n'olacak ki! Benim kalbimde cem kırıkları var. Ama bunu kişilik savaşı haline getirip 'Vay ben nasıl aldatıldım' diye düşünmek yanlış. Evet aldatıldım, bize denk geldi. O onun boynunadır, benim boynuma değil ki!


    "Paparazzi kuşu değilim"
    Yaptığınız başarısız evlilikten sonra evlenmeyi kesinlikle düşünmediğinizi söylemiştiniz. Şu anda evlilik kararı almanızın sebebi şöhretin ilişkinizi yıpratmasından korkmanız mı?
    Herkes meşhur olunca eşlerini boşayıp başkalarıyla oluyor. Ne güzel ben bu konuda bir örnek teşkil ediyorum. Kız arkadaşımla birlikte o güçlüklere göğüs gerdiysek şu anda evliliğin tam zamanıdır. Evlilik bizim gibi insanların yaşamına daha bir düzen ve disiplin getirir. Çıkan haberler beni zedelemez çünkü ben paparazzi kuşu değilim. Bunlar seçimlerdir, ben güzel giden birlikteliğimi legal hale getiriyorum. Ne mutlu bana!


    "Aktörün kanunu olmaz"
    Sizin de Türkan Şoray Kanunları gibi kanunlarınız var mı?
    Oyuncunun kanunu yoktur. Aktörün kanun koyma cüreti de yoktur. O zaman Hollywood'daki starlar oyuncu değil mi? Daha önceden süregelen birşeyleri değiştirme adına söylediğim birşey değil ama Türkan Şoray'ın o zaman koyduğu kurallar koyması gereken kurallardı. Türkan Şoray bugün yeni çıkan bir sanatçı olsaydı daha esnek davranırdı bence. Ama şu anda oyunculuk yaparken ve dışarıya açılmaya çalışırken "Öpüşmem, sevişmem" bana biraz acayip geliyor. O rolü kabul ediyorsanız onun gereklerini yerine getirirsiniz.
    Ne Mutlu Bize
    Ne Mutlu Insanoğluna
    Unutabilmek Gibi Bir Yeteneğı Var

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    NecatiSasmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    27.02.2006
    Yer
    Almanya
    Mesajlar
    394
    Konular
    5
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    cok iyi bir oyuncu!!!cocuklar duymasini izliyordum hep ordaki rolu cok güzeldi,mimikleriyle harikaydi,yüz ifadesi,bakislari...adam cok iyi bir oyuncu hemde yakisikli!!!










Sayfa 1/6 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Tamer Karadağlı
    By Siyahinci in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 371
    Son Mesaj: 18-04-19, 22:06
  2. Tamer Tıraşoğlu
    By NATY&FACU in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 04-02-13, 17:59

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.