Sayfa 1/553 123451151101501 ... SonSon
2763 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Gülben Ergen

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    8
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    bugünkü haberlerle devam ediyorum...

    ---------
    Gülben Ergen’in yeni albümü Cuma günü piyasaya çıkıyormuş. Ünlü fotoğrafçı Nihat Odabaşı da Gülben'e vokal yapmış!
    Güzel kadın Gülben Ergen Erdoğan’ı bu ayki Elele dergisinin kapağında görünce dayanamayıp rafa uzandım ve dergiyi alıp eve geldim. Acele acele, açıp hemen Gülben Ergen’in fotoğraflarının ve röportajının olduğu sayfaları çevirmeye başladım. Baktıkça doyamadım, röportajı okudukça duygulandım. Ne güzel mesajlar vardı söylediği kelimelerinde. Başarısını, evliliğini, dostluklarını, insanlığı ve hassaslığı ne güzel ifade etmiş ağzından çıkan kelimelerde…

    Okuyun derim. O güzel resimlere bakın derim. O ne estetik resimler, o ne güzel gülüş.. Avrupalı birinin eline geçse dergi kesinlikle Gülben Ergen’i nasıl olup da tanımadığı bir top model zanneder. Gülben Ergen’in son cd’si Perşembe ya da Cuma günü piyasaya çıkıyormuş. Demek ki bütün yaz Gülben Ergen albümünü dinleyeceğiz. Ama bu albümde bir sürpriz var ki bunu benden başkası biliyormu bilmem ama ben sürprizi söyleyeyim. Geçenlerde eşimin telefonu çaldı arayan ünlülerin fotoğrafçısı Nihat Odabaşı idi. Biraz lafladılar, ardından Nihat telefonda beni istedi. “Gül şimdi sana bir şey söyleyeceğim ama daha önce bana dikenini batırdığın gibi sakın batırma çünkü bu söyleyeceğim gerçekten harika bir şey” dedi. “Nedir o?” dedim. “Ben ünlü birine vokal yaptım” demez mi. “Hoppa. Fotoğrafçılık artık seni kesmiyor, yakında sahneye de çıkarsın” dedim ve kime yaptığını sordum. Nihat heyecanla “Gülben Ergen” demez mi. İnanın küçük dilimi yutacaktım. Çünkü Gülben Ergen kadar işinde titiz ve seçici birini zor tanıyorum. Arkadaş-markadaş, fotoğrafçı filan dinlemez, hatıra hiçbir iş yaptırmaz. Demek ki Nihat Odabaşı’nın sesi iyi dedim kendi kendime. Ama Nihat bir heyecanla anlatıyor ki, sormayın.. “Stüdyoya girdik ve bir kere de şarkıyı okuyup bitirdik. Taşkın Sabah bile beni tebrik etti” demez mi. Hatta şarkının bir bölümünde düet bile yapmışlar. Albümün üçüncü parçası imiş.. Vallahi ben merakla bekliyorum albümü. Hemen alıp önce üçüncü parçayı dinleyeceğim. Ee Nihat Odabaşı hayırlı uğurlu olsun yeni mesleğin çok yakında bir kaset sahibi olursun artık…

    Bir de hoşuma giden şu oldu. Gülben Ergen bana mail atara, “eşin Kenan ne güzel yazmış senin için ‘Gül benim şans kelebeğim’ diye Allah nazardan korusun” demiş. Amin sevgili Gülben amin.. O kadar kötü kişiler var ki, Allah gerçekten nazardan korusun…
    *****************
    kynk: gecce.com / gül erçetingöz

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    8
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Karnımda gaz olsa hamilesin diyorlar


    Armağan ÇAĞLAYAN

    Gülben Ergen, hamilelik öncesi check-up’a gidiyor, eşiyle bebek alışverişi yapıyor. ‘Karnımda gaz olsa hamileyim zannediyorlar! İnsanlar çok erken bekliyorlar bu çocuğu bizden.’

    Gülben Ergen’le tanışıklığımız 10 yıl öncesine dayanır. Huysuz Virjin’in Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapacağı sahne şovu için güzel, alımlı bir partner ararken, Huysuz’un yaptığı televizyon şovuna konuk olarak gelmişti. ‘Konuk olarak gelmişti’ dediysem, o zamanlar bile bayağı uğraştırmıştı bizi.

    İşte o programın çekimleri sırasında, Huysuz Virjin, Gülben Hanım’ı çok beğenmiş ve ‘Armağan niye bu kızı almıyoruz’ demişti. Huysuz Virjin & Gülben Ergen Show yaklaşık bir buçuk ay boyunca da oynamıştı...

    Daha o zamanlar oldukça titiz, zaman zaman insanın içine fenalık getirecek kadar ayrıntıcıydı Gülben Hanım. O şov sırasında başlayan dostluğumuz hep sürdü.

    Bu röportaj işleri çıktığında, ‘İnsanın hakkında çok şey bildiği birisi ile röportaj yapmaması gerekir’ diye düşünmüştüm. Ne sorsan dert! Ama sonra baktım ki evlilikti, hamilelikti, ‘entel gömleği’ydi, fare benzetmesi derken, yapmak gerek!

    Gülben Hanım’la, ‘iş kadını kimliği’ni yaşadığı ofisinde buluştuk, eğlenceli bir akşamüstü geçirdik.

    BEBEK BAKIM KİTAPLARI ALIYORUZ

    - Evlendiğinizden beri hep bir bebek konusu var.

    Evet, karnımda gaz olsa hamileyim zannediyorlar! Öyle ki çantamda prediktörle dolaşacak hale geldim. Daha biz beş aylık evliyiz. Niye benim çocuğum daha doğmadan, Türkiye’nin çocuğu haline geldi bilmiyorum. İnsanlar çok erken bekliyorlar bu çocuğu bizden. Daha biz aşk yaşıyoruz! Ama isimler düşünüyoruz, bebek bakımı kitapları alıyoruz. Bu beklenti ve heyecan harika bir şey.

    - Bebek alışverişi yapıyormuşsunuz?

    Bu psikolojik bir şey herhalde. Hevesleniyoruz. Ama daha odasını hazırlamadık! Kendi kendimize de konuşuyoruz bunu. Ama biz böyle bir şeyin zamanına kendimiz karar versek iyi olur yani! Hamile olsam niye saklayayım? Saklıyormuşum muamelesi yapmaları beni güldürüyor. Hamile olsam emin ol şu anda sana söylerdim.

    - Mustafa Erdoğan dışarıdan bakıldığında popüler kültüre çok karşı bir insanmış gibi duruyor. Ama siz kayınvalideniz ve kayınpederinizle beraber yemeğe gittiğinizde tam da popüler kültürün göbeğine düşüyor. Sorun çıkmıyor mu?

    İlk başlarda, flört döneminde çok çıkıyordu. Psikoloğum bana, ben Mustafa’ya terapi yapa yapa çözdük bu sorunu da. Allah’tan aile de popüler kültüre dahil! Geçenlerde bir konser için Moskova’ya gittim. Arayıp sıkı sıkı tembih etti, ‘Nazım Hikmet’i ve Lenin’i ziyaret et’ diye.

    - Mustafa Bey’e uyum sağlamak için ne yapıyorsunuz?

    Ben de bir takım kitapları karıştırmıyor değilim. Ayrıca ‘Mustafa gibi olabilmek için’ çaba sarf etmiyorum. Biz başka kutuplarda bulunduğumuz için çok mutluyuz ve bu yüzden evliyiz zaten. Mesela ben peynir hiç yemem ama sadece otlu peynir yiyen bir kocam var. Ama geçen ay hamilelik öncesi bir ‘check-up’tan geçtim ve peynir ve süt ürünlerini yemediğim için kemiklerimde yüzde 22’lik kayıp söz konusu. Şimdi kalsiyum yüklemesi yapılıyor.

    - Ama aşk ve sevgiden başka bir ortak nokta olmalı değil mi?

    Sinema ortak noktamız. Ama bir filmden çıktığımız zaman da yorumlarımız yine farklı oluyor! Ben bambaşka şeylerden bahsediyorum. Mustafa yönetmenin çektiği 15 yıl önceki filmiyle arasındaki farklardan falan söz ediyor. İlişki bunlarla güzel...

    Sanatçı olmanın özünde aslında sevgi açlığı var

    - Bir proje teklifi geldiğinde Mustafa Erdoğan’a danışıyor musunuz?

    Evet. Soruyorum!

    - Yılmaz Erdoğan’a da danışıyor musunuz?

    Yılmaz’ın varlığı ailemize güneş zaten!

    - Yılmaz Erdoğan’la aranızda bir gerginlik olduğu söyleniyor...

    Aksine çok eğleniyoruz. O ailenin içinde görünmeyen komikler var. Deniz, Nazım Amca gibi.

    - Nazım Amca kim?

    Babam.

    - Nazım Amca diye mi hitap ediyorsunuz?

    Evet! Anneye de ‘Süheyla Abla’ diyorum.

    - Anne-baba demiyorsunuz yani?

    Yok!

    - Niye?

    Eee, benim annem var.

    - Mustafa Bey sizin annenize ne diyor?

    Gülseren Hanım diyor.

    - Bu böyle resmiyet değil mi? Hanımlı, beyli...

    Bence samimiyet. Flört ettiğimiz dönemde tanıştığımız için, o zamanlarda da ‘Süheyla Abla’, ‘Nazım Amca ’ diyordum hep. Evlendikten sonra da birden bire anne-baba olmadı tabii. Onlara da sordum, Onlar da ‘Sen nasıl istersen’ dediler. Böyle bir şeye takılacaklarını düşünmüyorum onların da. Ben çok gıpta ediyorum o aileye. Sanatçı olmanın, hep alkış istemenin özünde de sevilmek ihtiyacı vardır. Allah o kadar güzel bir aile nasip etti ki bana.

    - Benim bu konuda bir teorim var. Ünlü olup başarılı olmuş insanların mutlaka ailevi bir sorunu olduğunu düşünüyorum.

    Doğrudur. Anne-baba ayrılıkları, ölümler, kayıplar. Bir sevgi açlığı olduğu kesin. Ama şimdi bu eksik yönümü bu aile ile çok güzel tamamlıyorum.

    - Siz gündüz kuşağında televizyon programı yapıyorsunuz. Gündüz programları çok eleştiriliyor.

    TGRT’de gündüz kuşağında bıraktığım televizyon seyircisini çok değişmiş buldum. Ne istediklerini tam olarak anlayamıyorum zaman zaman. Artık kavga dövüş çok fazla moda. Benim yüzüm ekran yüzü olmasına rağmen artık televizyonu çok sık yapacağımı düşünmüyorum. Hele her gün canlı yayın çok yorucu!

    - Caner kafasına bardağı vurduğunda ne yaptınız? Hemen araya reklam girdi...

    Benim işaretimle reklam girdiler. Ekibim de bana çok kızdı. Eğer reklam girmeseydi televizyonda kanlar içinde birisini gösterseydi, bu kez o sebeple eleştiri alacaktık. Bu konuma düşmek istemedim açıkçası. Kimse ‘reyting için kafasından kanlar akan birisini gösterdiler’ demesin diye kestirdim yayını. 15 yıldır bu işi yapıyorum, hayatımda böyle bir şey görmedim! Ben önce Caner konuşurken bayılacak sandım. Ben de devamlı çocuk su içsin diye çocuğa bardak tutuyorum. İyi ki benim elimdeki bardağı alıp kafasına onunla vurmadı. Çok şaşırdım. Ama o programdan sonra bana çok soru soruldu. ‘Ne oldu sonra’, ‘O çocuk rol mü yapıyor’ diye. Bu kadar zeki bir kadınım, ben inan rol yapıp yapmadığını anlamadım. Ya gerçekten ağır psikolojik sorunları var. Ama o zaman niye kendini ekranda gösteriyor? Ama tabii böyle şöhret olanlar çok acınası durumda. Bir yıl, Tülin ve Caner’le yer yerinden oynadı. Şimdi azalan bu gündem, Bayhan gibi, Selçuk gibi, diğer ‘reality show’ yıldızları gibi, önce müthiş bir şöhret ve sonra hiç kalmayan bir ilgi. Belki de onun sinir travmasını geçirdi. Bilemeyiz ki!

    Mustafa’nın sanatçı olması gerginlikleri yok ediyor

    - Gülben Ergen’in miladı ne?

    Dadı.

    - Başka bir milat daha var sanki, dışarıdan bakınca?

    Neymiş o?

    - Evlilik...

    Öyle mi? Belki çok içinde olduğum için farkında olamayabilirim. Olabilir!

    - Sanatçıların evlilikleri yürümeyen evliliklerdir ya, bu sebeple evlilik kararını verirken hiç korktunuz mu?

    Bir ara bu konuya çok takılmıştım. Ama baktım ki yaş 30’u geçti. Mustafa’yı görüp aşık olduğum andan itibaren ona her baktığımda, ‘Allah’ım bu adam benim kocamdır işte, bunun için mi yolladın bana’ diyordum.

    - Hem çok popüler bir sanatçı olup, hem de evlilik yürütmek zor değil mi?

    Hiç ciddiye alıp bunlara takılmıyorum.

    - Aslında bu soruyu Mustafa Bey’e sormak lazım.

    Evet. ‘Ben programın reytingleri şöyle oldu’ diye eve girdiğimde, tabii ki bu durum evin sorunu haline geliyor. Elbette işimi iyi yapmam lazım. Ama evliliğimin mesleğime engel olabileceğini hiç düşünmedim. Bir de Mustafa’nın da sanatçı olması, bu kadar görsel bir iş yapıyor olması, montajda bir sanatçının 12 saat kalabileceğini, provada gergin olabileceğini biliyor olması, ‘Cep telefonun niye kapalı, niye mesajıma beş dakika geç cevap verdin’ gibi gereksiz tartışmaları yok ediyor mesela.

    ‘Fare suratlı’ lafını ettiğime ben de şaşırdım

    - En son ne acıttı canınızı?

    Nur Çintay’ın yazısı sinir etti beni. Fare konusunu yazmıştı. Ama çok güzel yazmıştı ve haklı eleştirmişti beni! O yazı bir yerime dokundu.

    - Ben de gördüğümde söylediklerinize inanamadım.

    Ben de çok şaşırdım kendime. Bir an geliyor insan otokontrolünü kaybedebiliyor demek ki. Eskiden bana ‘Otokontrolün ne kadar yüksek’ derdin halbuki, değil mi? Çıkmış ağzımdan ne yapayım? Ama yanlış bir benzetmeydi. Çocuk gibi! Ben söylediklerimin içeriğinin arkasındayım, ama ekrandan söylememem gerekiyordu. Ya da hiç umursamamam gerekiyordu. Ne üzerine alınıyorsun? Albümümün başarısı, her şey ortada... Halbuki eskiden ne kadar çok yaşadım bunları ve bunu benim yapmamam gerekirdi o deneyimlerimle... Benzetmem hiç şık olmadı. Niye bu polemiğe girdim diye kızıyorum kendime. Bana sordukları zaman ‘Söylemişse söylemiş banane’ deyip, yürüyüp gitmem gerekiyordu. O güne kadar o programın aslını izlememiştim, soranlara da ‘Aman geçin’ bunları diyordum. O gün izledim ve yayına çıktım. Dolup çıkmışım demek!

    STARLAR HEP ÖNDE OLUR

    Hani Gülben Ergen’in bana arkadan sarıldığı resimler var ya. İşte onlar çekilirken bana aynen şunu söyledi: ‘Bak seni ne kadar sevdiğimi anla, hiçbir star resim çektirirken, önüne birisini almaz, starlar hep önde olur!’ Allah Allah!

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    8
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İlk adımı Gülben attı
    Sürpriz bir kararla nikah masasına oturduklarından beri onları sadece işlerinin başında yalnızken ya da bir davette el ele gördük. Artık eskisi kadar medyada yer almak istemiyorlardı. Gülben Ergen ile Mustafa Erdoğan, Emirgan Abdullah Efendi Sitesi’ndeki evlerinin kapılarını ilk kez açtılar.
    11.01.2005 Kaynak : Hürriyet / Sema Denker
    Bir buçuk yıl önce Ergen’in mesajıyla başlayan, beş ay önce nikah masasındaki ‘Evet’le ilişkilerini resmileştiren ikilinin evinde, çocuk yapma fikri şu sıralar sohbetlerinin ana konusu. Hatta Mustafa Erdoğan ‘Bu yıl olur, olur’ diyecek kadar da kararlı.
    Her şey Rumeli Hisarı konserinizdeki şov için Mustafa Erdoğan’dan yardım istemenizle başladı galiba?
    G.E: Türkiye’de kaliteli, doğru düzgün yapılan dans denilince akla ilk Mustafa Erdoğan gelir. Dolayısıyla şovum için aklıma gelen tek isim de Mustafa Hoca oldu. Ve bir gün Taşkın Sabah’la birlikte randevu alıp onun yanına gittik...
    Yani her şey bu kadar kolay oldu?
    G.E: Öyle pat diye kapıyı çalıp gidemedik tabii. BKM’deki Necati Akpınar’ı ve Yılmaz Erdoğan’ı aradık. Randevu almak için tam bir ay bekledik. Çünkü o sırada yurtdışında programları vardı. Kendisine, ‘Sizin sahne vizyonunuzla konserimde bir şeyler yapmak istiyorum. Dans etmek, enstrüman çalmak istiyorum’ diyerek söze girdim. Oturduğu yerden kalktı ve perdeyi açtı. Aşağıda 150 kişiden oluşan öğrencilerini göstererek, ‘Bu arkadaşlar en az 8-10 saat çalışıyor. Onlar gibi çalışabilir misin?’ dedi. Şaşırdım! ‘Benim konserlerim, çalışmalarım var. İki saat çalışsam olmaz mı?’ dedim. Ve kendisinden şöyle bir cevap aldım: ‘Bize gelen ilk kişi siz değilsiniz. Biz Shakira’dan da teklif almıştık. Ama özel ders vermiyoruz.’ Ondan sonra da bir yıl hiç ses seda çıkmadı.
    Tabii reddedilen Gülben Ergen asla pes etmedi...
    G.E: Hiç pes eder miyim? Bir yıl sonra Gülben Ergen aynı kapıyı tekrar çaldı. Ama bu kez bir enstrüman çalmak istediğimi söyledim. Bu kez kabul etti. Sevinçten havalara uçtum. Sonra da hocalara teslim etti beni... Tabii bu arada o hiçbir şekilde bana karışmıyor. Sadece bir köşede insanın dikkatini çekebilecek bir güzellikte, ciddiyette duruyor. Çok karizmatik, farklı bir güzelliği var. Ama orada öyle duruyor işte.. Tabii bende hafif bir gevşeklik durumu var. Gülben Ergen olmanın getirdiği bir rahatlık bu. Ama onun toplantı yaparken kapıda bir duruşu, bakışı vardır ki, o sahne asla gözümün önünden gitmez...
    Belli ki Gülben Ergen sizden etkilenmiş. Sizin durumunuz nedir?
    Mustafa Erdoğan: Vallahi ben hiç oralı değildim.
    G.E: Doğru! (Gülüşmeler)
    M.E: Ona tamamen bir öğrenci, bizden bir şey talep eden biri gözüyle baktım. Bu arada tabii ki etkilenmemek mümkün değil. Çünkü ilk defa bu kadar yakın mesafeden birbirimizle karşılaşıyorduk. Dolayısıyla çok sempatik ve saygılı tavrı inanılmaz etkileyiciydi.
    İyi de karşınızda bütün erkeklerin hayran olduğu bir kadın var?
    M.E: Dediğim gibi hiç o gözle bakmadım...
    Mustafa Bey’i beğeniyorsunuz. Peki ‘Bu adam niye derslerime girmiyor?’ dediğiniz oldu mu?
    G.E: Benim çalıştığım aralarda kapıyı açıp kontrol ediyordu, hepsi bu. Tabii o geldiği zaman benim kaşınmalarım falan başlıyordu. Yani bir heyecan durumu vardı.
    M.E: Ayrıca derslere benim girmemi de istemiyordu.
    G.E: Evet, istemiyordum. Çünkü herkes işini çok iyi yapıyordu ve ben acemiydim. Bu acemiliğimi görsün istemiyordum.
    Peki nasıl başladı bu ilişki, siz mi gidip ‘Ben seni beğeniyorum’ dediniz?
    G.E: (Mustafa Erdoğan’a dönerek) Yalnız bu müthiş bir itiraf olacak...
    M.E: Biliyorum. Ben de ilk defa dinleyeceğim. (Gülüşmeler)
    G.E: Benim aralarda lüzumlu, lüzumsuz mesajlarım başladı. Mesela, ‘Şu saatte şuraya gelebilir miyiz hocam?’ gibi mesajlardı bunlar. Ama karşılığında hep, ‘Peki, tamam. Ben Emre Hoca’yla konuşurum’ gibi kısa cevaplar aldım. O sırada benim bir TV kanalında programım vardı. Son programdı ve Anadolu Ateşi’ni ağırladım. Kulisimden çıkıp, ‘Hoşgeldiniz, bir şeye ihtiyacınız var mı’ dedim. İlk o programda hafif bir bakışma oldu. Bakışıyorduk değil mi?
    M.E: Evet bakışıyorduk...
    G.E: Yani her şey çok yavaş ilerledi.
    M.E: Ama benim gündemime girmiştin yani. (Gülüşmeler)
    G.E: Hakikaten bizim ilişkimizin başlaması çok ağır ama çok da keyifli oldu...
    Anlaşıldı ilk adımı Gülben Ergen atmış.
    G.E: Mustafa Bey sen bir adım attın mı?
    M.E: Programdan sonra bir şeyler oldu. Sen mesaj yazmıştın, ben de sana cevap vermiştim...
    G.E: Yalnız bu arada çok ilginç bir şey oldu. Benim Mine diye bir arkadaşımın Heybeliada’da düğünü vardı. Ben de nikah şahidi olmuştum. Nikahtan sonra motorla Bostancı’ya dönüyoruz. Yıldızlar, yakamoz. Biraz da nikahın etkisiyle duygusallaşıp, kendisine bir mesaj gönderdim. İlk defa iş ve ders saatinin dışında bir mesaj gönderiyordum... Hadi mesajda ne yazdım, hatırla bakalım?
    M.E: (Mustafa Erdoğan uzun uzun düşünür) Bir dostun nikahından?...
    G.E: Ben devam edeyim... Şöyle yazmıştım: ‘Bir dostumun nikah şahitliğini yaptım. Çok güzel bir hava, yakamoz. Bütün bu güzellikleri sizinle paylaşmak istedim...’ Bekledim... O da ne! Cevap yok... Heybeliada açıklarında telefonumu denize falan atmak istedim. Neyse 10 dakika sonra şöyle bir cevap geldi: ‘Ben de çok güzel bir dost sohbetinden çıktım. Aynı duyguları seninle paylaşıyorum...’
    M.E: Kısacası bu yazdıklarım, ‘görüşsek’ manasında olan bir yanıttı. (Gülüşmeler)
    G.E: Tabii ben bu yanıt karşısında Bostancı’ya nasıl indiğimi, ne yaptığımı falan hatırlamıyorum. Sonra Demirciköy’deki Uzanya Restoran’da aldık soluğu. Şömine başında bir yemek yedik. Çok keyifli bir sohbet yaptık. Onun hayatından, benim hayatımdan konuştuk. Sonra da görüşmeye başladık. İlişkimizi sekiz ay kadar hiç kimse bilmedi.
    Vallahi iyi saklanmışsınız?
    G.E: Mustafa’nın hayatında yaşayınca bu gizliliği becerebiliyorsun. Yani ben onun hayatına ayak uydurdum. O kadar sakin, o kadar şehrin dışında bir yaşamı vardı ki...
    M.E: Maslak’taki cep sinemasına giderdik. Sarıyer, Arnavutköy sırtlarındaki restoranlarda yemek yerdik. Taksim’e de gidiyorduk. AKM’de bir şey izliyorsak, hemen çıkıp evimize gidiyorduk...
    Bu kadar popüler, beğenilen bir kadınla evlenmek hiç aklınızdan geçer miydi?
    M.E: Türkiye’de popüler bir insanla bir şey olabileceği hiç aklıma gelmezdi.
    G.E: Türkiye’de mi? Maşallah Mustafa Bey... Eeee... Neler çıkacak bakalım?
    M.E: Kısacası hiç aklımdan geçmedi işte... (Gülüşmeler)
    G.E: Şu röportaj, fotoğraf çektirmek bile onun prensiplerine çok aykırı bir şey. Sanırım benim içtenliğimle, samimiyetimle birbirimizi tanıdıkça yumuşadı. Belki de benimle birlikte magazini sevdi. Bilmiyorum ki...
    MUSTAFA ERDOĞAN "Çocuk mu bu yıl olur bu yıl olur"
    Çocuk ne zaman düşünüyorsunuz?
    G.E: Şu an bir şey yok. Ama hazırlık var. Devamlı doktor araştırıyoruz, hastane araştırıyoruz. Amerika’da mı olsun diye konuşuyoruz... Bir ön hazırlık var. Sürekli konuşuyoruz yani. Belki eli kulağında, bilmiyorum ki. Ama bu yıl düşünüyoruz.
    M.E: Bu yıl olur, olur.
    G.E: Ama ben çok telaşlanıyorum. Canlı yayın yapıyorum. Haftanın beş günü bu işi nasıl yaparım diyorum. Bu kadar ortada mı yaşamalıyım, çekilmeli miyim bilmiyorum. Aslında hamileliğimde sporumu yapmak, kendime bakmak, kendimle baş başa olmak istiyorum. Şu sıralar Demet Akbağ çok kanıma giriyor. ‘Çalışırken doğur. Hem enerjik olacaksın, heyecanlı olacaksın. Hem de arada kaynayıp gidecek’ diyor. Mustafa da aynı şekilde düşünüyor. Ben de heyecanlanıyorum. Bilmiyorum nasıl olacak...
    KARISI HAKKINDA NE DEDİ:
    Çok zeki ve akıllı
    Gülben’le birlikte kafamdaki birçok yerleşik şey de değişti. Medyanın insanları sunuş biçimiyle ilgili olarak zaten bir problemim vardı. Gülben’i tanıyınca çok büyük haksızlıklar yapıldığını, onun doğru dürüst tanıtılmadığını yaşayarak öğrendim. Ben ve dansçı arkadaşlarım dahil olmak üzere onu daha uzak algıladık. Ekrandaki ilişkilerinden ve okuduklarımdan onun bu kadar sıcak, tatlı bir insan olduğunu açıkçası hissetmemiştim. Duygusal boyutlardan önce de öğrenmeye olan sonsuz açıklığı, çok çalışkan olması, prensipli olması beni çok etkiledi. Verilen her şeyi tam istediğimiz biçimde yerine getiriyordu. Ama bize de katkıda bulunuyordu. Yani ben ona bir şeyler öğrettiysem, aynı zamanda bir şeyler öğrenebildim. Bir geri dönüşüm vardı. Veriyorsunuz hemen geri alıyorsunuz. Çok zeki ve akıllı...
    Kaşlar kalktı tarih geldi
    Peki bir ara ayrıldınız... Ne oldu?
    G.E: Bizim ilişkimiz bir yılı doldurmuştu. Mustafa’yla gözlerinin içine bakıp ilk sohbet ettiğim gün, iç sesim onun eşi olacağımı bana söylemişti.
    M.E: Benim içim söylememişti... (Gülüşmeler)
    G.E: Ama söylettim!..
    M.E Ben o dönemlerde çok ciddi bir ilişki olacağını biliyordum. Kaliteli bir ilişki yaşayacağımızı ama önümüzde bir takım engeller olacağını ona anlatmıştım. Farklı kültürlerden gelmiş iki kişiyiz. Böyle bir mesafe de var aramızda. Uzun soluklu bir ilişki olacağını da biliyorduk. Ama evlilik gibi bir tarifle başlamadık. Belki de benim bu tariflerim ‘evlilik’ olarak algılanmış olabilir. (Gülüşmeler)
    G.E: Ayrılık dönemimizi kısaca anlatayım ve kapatalım konuyu. Mustafa ve ben işimize çok düşkünüz, bu konuda çok hırslıyız. Ama ilişki oturduktan sonra hafif bir, ‘nasıl olsa Gülben var’ durumu hissettim. Duygularından şüphe etmedim ama biraz ihmal edildiğimi düşündüm. ‘Nasıl olsa Gülben var, işler daha önemli. Biraz bekler, geç gelirim’ durumu kırdı beni.
    Oysa biraz ilgi, şımartılmak gerekiyordu herhalde...
    M.E: Devamlı istiyor...
    G.E: Ben bu ilişkinin, bu şekilde monotonluğa gideceğini hisseder gibi oldum. Birkaç kez kendisini uyardım. Hiç oralı olmadı. Yine söylüyorum çok yoğundu. Bir gün bile birbirimizi kırmadık, birbirimize kötü söz söylemedik, birbirimize sesimizi yükseltmedik. Hep aramızda tatlı bir mesafe, saygı oldu. O yüzden üzerine titrediğimiz bir ilişki içinde benim birazcık şikayetlerim oldu. Karşılıklı oturup konuştuk. Yine hiçbir şey değişmedi. Ciddi bir şekilde diretti. Ama sonunda ne oldu, 5 Eylül’e tarih aldık! (Gülüşmeler)
    Kaşlar kalktı ve tarih geldi...

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    8
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart devam!

    G.E: Evet... (Gülüşmeler) Kaş kalkınca da tarih verildi...
    M.E: Benim biraz ağırdan aldığım doğru. Yapı olarak iş ile özel yaşamı doğru dürüst ayırt edemiyorum. Benim için yaptığım iş, bir meslek değil. Kendime ait özel bir alan açamadım. Gülben de bu ilişkiler yumağında yıprandı. Çünkü hak ettiği ilgiyi gösterememiştim ona. Biraz mesafe almamız, olgunlaşmamız gerektiğini, zamana bırakmamız gerektiğini düşündük. Çok kısa sürdü ama bu ayrılık...
    Belki de Gülben Ergen’in popülerliği sizi düşündürdü?
    M.E: Ona duyduğum aşk, ilk günden itibaren katlanarak arttığı için, hiç öyle bir kaygı hissetmedim. Aşık olma durumunun verdiği bir duyarsızlıktı belki de bu. Önümüzdeki üç, beş yıl içerisinde bu durum ne olacak, bilmiyorum. Bunu hiç gündemime almadım. Sanki bir aydır berabermişiz gibi algıladım hep. 1,5 yılı geçtik ama ruh halim hep böyle.
    Bu sizin ikinci evliliğiniz değil mi?
    G.E: Oh iyi oldu! Bak bunu daha dün akşam konuştuk. Ben bir yıldır soruyorum, hiçbir detay öğrenemedim. Bakalım burada öğrenebilecek miyiz?
    M.E: Evet ikinci evliliğim. İlk evliliğim iki yıl sürdü. Evlenmek zor, boşanmak ise tatsız bir şey. O yüzden boşandıktan sonra, bir daha hayat boyu evlenmeyeceğim diye düşünüyordum. Ta ki arkadaş gelinceye kadar.
    Evlilikten sonra bir ağırlaştınız. O deli kız Gülben’e ne oldu?
    G.E: Evlendi de hanım hanımcık oldu durumunu asla kabul etmiyorum. Ama biraz daha olgunlaştığım doğru. Daha az konuşup çok dinlemeyi Mustafa’dan öğrendim. Fakat olmadığım bir kimlik içinde de değilim. Yine bizim deli kızımız hálá mevcuttur. Zaten o içimdeki renk, Mustafa’nın sevdiği bir şey.
    M.E: Aman o değişmesin...
    İlK DANSI DÜĞÜNÜMÜZDE YAPMIŞTIK İKİNCİYİ BİR MÜZİKALDE YAPACAĞIZ
    M.E: Ben Gülben’le birlikte bir şey yapmak istiyorum. Kendisiyle benim hazırlayacağım bir projede ikinci kez dans etmek istiyorum. İlk düğünümüzde etmiştik, ikincisinin olmasını istiyorum.
    G.E: Bunu ilk defa duydum. Çok heyecanlandım...
    M.E: Bir müzikal olacak bu proje. Bu ülkede müzikal anlamda hálá bir boşluk var. Şimdi yeniden bu alana yönelindi.
    Bu da çok sevindirici bir durum. Ben de Gülben’e uygun, hem fiziğine hem de ses ve şov kapasitesine uyan bir Türkiye müzikali yapmak istiyorum.
    G.E: Sakın kıskançlık konusuna girmeyelim, çok şerefli bir adamdır
    M.E: Açıkçası giydiği her şeye karışıyorum, kreatif olarak
    G.E: Sakın bu konuya girmeyelim. Ben ona çok güveniyorum... Bazen kızlarımızın (Anadolu Ateşi dansçıları) saçlarına, kıyafetlerine bir şey söylüyor, duyuyorum. O zaman ben de, ‘Sana ne oluyor’ diyorum hafiften. O da, ‘Saçmalama onlar benim öğrencilerim’ diyor. Bütün çocuklar benim arkadaşım. Hepsi çok sağlam... Ama en sağlamı benim kocam. Mustafa çok şerefli ve namuslu bir adamdır.
    M.E: Evet ben çok dürüst bir insanım. Ben de eşimi kıskanıyorum ama çok da güveniyorum. Kıskançlık konum da şu, giydiği her şeye karışıyorum açıkçası. Kreatif olarak karışıyorum.
    Bu evliliğin temelinde ne var?
    M.E: Aşk, güven, sevgi, arkadaşlık her şey var. Ama bütün bunların anahtarı aşk..
    G.E: Evet çok büyük aşk, sevgi, saygı var...

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    8
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    GÜLBEN ERGEN VE MUSTAFA ERDOĞAN BARIŞTI... HATTA EVLENİYORLAR!

    Sürpriz ayrılıkta ise Ergen’in bir toplantısında ‘Çocuk istiyorum, bu sözlerimi Mustafa duyacaktır’ açıklamasının etkili olduğu ortaya çıkmıştı. Ergen’in bu sözlerine Mustafa Erdoğan çok sinirlenmiş ve çıkan tartışma sonunda çift ayrılık kararı almıştı. Ama sürpriz bir kararla bir araya geldiler ve evlilik hazırlıkları yapıyorlar.

    Sürpriz ayrılıkta ise Ergen’in bir toplantısında ‘Çocuk istiyorum, bu sözlerimi Mustafa duyacaktır’ açıklamasının etkili olduğu ortaya çıkmıştı. Ergen’in bu sözlerine Mustafa Erdoğan çok sinirlenmiş ve çıkan tartışma sonunda çift ayrılık kararı almıştı.

    Tam bir ay önce yaşanan bu ayrılığın ardından hiç görüşmeyen Gülben Ergen ve Mustafa Erdoğan arasında sürpriz bir gelişme yaşandı. Bir hafta önce barışan ikili, evlenmeye karar verdi. Mustafa Erdoğan’ın, ‘Benimle evlenir misin’ teklifi karşısında şaşıran ve ‘Evet’ cevabını veren Gülben Ergen’in çok mutlu olduğu söyleniyor. İşi çok fazla uzatmadan önümüzdeki hafta nikah masasına oturmaya karar veren ikili, düğün hazırlıklarına başladı.

    GELİNLİK YAKA’DAN

    Sahne kostümlerini diken Canan Yaka’ya gelinlik siparişi veren Gülben Ergen, sade bir model beğendi. Nikah töreni ve süslemelerle yakından ilgilenen Ergen, yakın çevresine ‘Mustafa ile bir yıl çok huzurlu ve mutlu oldum. Kısa bir ayrılık yaşadık. Çok üzüldüm. Biz birbirimize aşığız. Şimdi çok mutluyum’ diyerek heyecanını paylaşıyor.

    Çiftin arasındaki barışın fotoğrafı da önceki akşam Gülben Ergen’in Rumeli Hisarı’nda verdiği konser sırasında çekildi. Sahnede 32’nci yaşını da kutlayan Ergen’i bu mutlu gününde Mustafa Erdoğan en ön sırada izledi. Ergen konserde Erdoğan için ‘Ben senle tamamım, yarım kalamam’ şarkısını söyledi. Ergen ‘Bu şarkıların hepsi önde oturan birilerine gidiyor’ diye konuştu. Konseri Mustafa Erdoğan’la yan yana izleyen Gülben Ergen’in annesi Gülümser Ergen, gazetecilerin sorusu üzerine, ‘Mustafa çok iyi biri, onu damadım olarak görmek isterim’ dedi.

    ARMAĞAN FALCILARI GETİRDİ

    Gülben Ergen’e sürpriz yapan Armağan Çağlayan, sahneye iki falcı kadınla birlikte çıktı. Çağlayan’ın isteği üzerine Hayriye isimli falcı el falına, Sabriye isimli falcıysa bakla falına baktı. Bakla falında Ergen’in yakında evleneceği ve erkek çocuk doğuracağı, el falındaysa şarkıcının kız çocuğu doğuracağı çıktı.

    Kaynak: Sema Denker/Halit Aydıngöz - Hürriyet

Sayfa 1/553 123451151101501 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Gülben Ergen
    By A.Konak in forum Yerli Oyuncular
    Cevaplar: 69
    Son Mesaj: 29-10-20, 01:12:30
  2. Gülben Ergen
    By bbasalan in forum Kapatılan Başlıklar (Yerli Oyuncular)
    Cevaplar: 899
    Son Mesaj: 30-11-13, 01:43:20
  3. Gülben Ergen
    By -Kanarya- in forum Kapatılan Başlıklar (Yerli Oyuncular)
    Cevaplar: 683
    Son Mesaj: 22-01-13, 17:11:32
  4. Gülben Ergen
    By gurbetci in forum Kapatılan Başlıklar (Yerli Oyuncular)
    Cevaplar: 925
    Son Mesaj: 06-12-11, 00:32:15
  5. Gülben Ergen
    By gurbetci in forum Kapatılan Başlıklar (Yerli Oyuncular)
    Cevaplar: 991
    Son Mesaj: 17-10-11, 00:22:45

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
izmit escort
izmir escort
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş