Sayfa 1/10 12345 ... SonSon
49 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Mûtedil Rıhtım

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Cansu* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.12.2007
    Mesajlar
    5,776
    Konular
    22
    Verdiği Beğeni
    0
    3 beneği almış
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Arrow Mûtedil Rıhtım

    BİLMİYORUM

    Nefret ettim ben senden
    ve yitip gitmesin diye avuç açtığım
    ardından kalp sızısıyla,eli bağrında kalakaldığım
    tek taraflı terk edişlerden...
    Öfke duydum ben
    senin fatura yatırıp bankadan çıkar gibi
    öylece kapımı kapayıp gidişinden
    İntikam almak istedim senden
    kin yumakları doladım,
    sıcak ama sensizlikle üşüdüğüm o gecelerde
    Yerini yurdunu öğrenip
    zehirli tohumlar ekmek istedim bahçene
    Kokumu aşıladığım krizantemleri
    senin balkonuna koymayı
    rüzgarla birlikte o koku zerrelerinin
    burnuna dolmasını ne kadar isterdim
    sırf beni hatırlatsın sana,beni düşün diye...
    gidişinin bende doğurduğu duyguların bir anası vardı elbette
    senin için önemli mi hala bilinmez ama
    yaşıyor hala ölmedi
    sadece biraz hastalıklı,ilacı var ama
    çok uzakta,ihtimalsiz...
    Bunca acı,bunca küllenen ateş altında
    Seviyorum seni hala bilesin
    Her an her dakika yüz kez bin kez
    Senle yatıp uyandığım gibi
    Hayallerimde seni üşenmeden giydirip,soyundurduğum gibi
    Sen de beni anar mısın
    Geçmiş günlere için için kanar mısın
    Bilmiyorum..
    Medet ummadan bekliyorum
    Bir ihtimal dönersin diye beklemek istiyorum
    Senden nefret ediyorum,sana öfke duyuyorum
    Öç almak istiyorum,yanına gelip acı çekmeni izlemek istiyorum
    Ayrılığın,senin beni terkedişinin bana yaşattığı ızdırabı
    Duy istiyorum,bil..
    Belki de sen de yaşa istiyorum.
    Ama en önemlisi ve en halası
    Seni seviyorum ve seni sevmemin verdiği söndürücü duygularla
    Ahh nefret edemiyorum senden,
    İsteyemiyorum mutsuz olmanı
    Sönüyor,iniyor bütün bu kini,menfi duygular
    Senin beni umursadığını,hala düşündüğünü bilmiyorum
    Senin beni sevdiğini bilmiyorum
    Belki konan bir kelebektim yüreğine
    Aklından da uçup gittim belki
    Ama sen bunu bil yeter
    Seviyorum seni
    Bir kere daha geri dönüp,bin kere daha terk etsen de beni
    Sevmeler söndürür içimdeki bu en derin öfke ateşini..
    Bil bunu,çevir yolunu..

    Konu Cansu* tarafından (08-07-10 Saat 23:39 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Cansu* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.12.2007
    Mesajlar
    5,776
    Konular
    22
    Verdiği Beğeni
    0
    3 beneği almış
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    BELKİ BÜYÜMEK

    Soru sormaktan usanmadığım
    Verilen cevaplar karşısında üzülmediğim çocukluğum
    Nerede kaldı şimdi
    Anlar vardı oysa
    Oyuncak trenimle halının üzerinde
    Makinist olduğum yolculuğumdan hiç usanmazdım
    Başım dönmez,midem de bulanmazdı çünkü
    Şimdileri yolculuklarım sürgüne gönderilmiş,
    Bir esirin yürek çırpınışlarına sahip yolcu gibi
    Karamsar,bezgin,bitkin...
    Her yeni insan,her yeni yer
    İçinde ne olursa olsun,dışı cillop ve cilalı hediyeler demekti
    Herkesi yalandan da olsa sarıp sarılmayan
    Kiralık kucaklara hesapsızca atılmaktı benim çocukluğum
    Şimdiyse yeni insanlara,insanlara
    Şüpheyle yaklaşıp sarılamamak değil benim yokluğum
    Açık bir kucak,davetkar masum bir tebessüm
    Görememek gittiğim yerlerde,karşılaştığım yüzlerde
    Belki de aldanmamak benim büyümem,
    Görünmeyenin izdüşümündeki görünüşlere.
    Kırılmalar karşısında avuntulara gereksinim duymadan
    Şans vermeden silip yok etmek belki de büyümek..
    Nefret etmek,hınç duymak
    Öfkeyle yaşayıp,sevmeyi denememek belki
    Kimi zaman boş yere,kimi zaman hak yere
    Karamsar düşünmek,olamamak,olmamak birilerinin yanında
    Yalnızlığa mahkum yaşamak
    Hiçkimseye güvenmeden ilerlemek veya beklemek belki büyümek


  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Cansu* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.12.2007
    Mesajlar
    5,776
    Konular
    22
    Verdiği Beğeni
    0
    3 beneği almış
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    SU İLE KAVUŞACAĞIM SANA

    Akıp giden su gibidir hayat
    Önce bir sızıntıyla başlar her şey
    Evvela birikinti oluşturur
    Sonra coşup,taşar
    Durmak,durulmak bilmeyen bir çağlayan edasıyla
    Sana inat geçip gider şu müstehzi hayat
    Çare olur sana her durumda getirmek kanaat
    Geçmişe mazi denmiş
    Ama kim dönüp bakmadan durabilmiş
    İster tükenmiş,ister yitirilmiş
    Yaşanan her şey içinde birikmiş
    Su tozlansa da kayaya çarpıp yaralansa da
    Anlayabilir misin onun derdini
    Zahir olmayan yok değildir ya elbet
    Yıllar,diyarlar geçse de su hep akar yorulmadan
    Ne içindekini kendi eliyle temizlemeye
    Ne de tesirini olmamış farzetmeye muktedirdir
    Ve şimdi söyle sen sevgili
    Yanımda yoksun diye canımda da mı olmayacaksın?
    Geçmişi desem de desen de mazi
    Benden silinir mi yarin izi
    Akan zaman da yıkar,tazeler bendeki ebedi seni
    Sen mazide kalamadın,nereye aksam taşıdım seni
    Anıların da kaldı bana sadık,sen pek kalamasan da
    Su bile yürüdüğü yerde zamanla derin yarıklar bırakırken
    Mümkün mü içimi böyle emaresiz terketmen
    Ve şimdi sen sevgili,git yine istersen
    Çek git arzuladığın yarlara,diyarlara...
    Ben bir su birikintisi
    Sen uzaktaki bir umman olsan da
    Elbet senle dolup,taşıp döküleceğim en derin kıyından sana
    Unutma ki en hırçın,en dalgın akarsular da
    Öylece bırakır kendini yolun sonunda
    Karışır gider senin gibi deryalara
    Ve artık birlikte akarlar sonsuzluğa
    Vazgeçememesine...



  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Cansu* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.12.2007
    Mesajlar
    5,776
    Konular
    22
    Verdiği Beğeni
    0
    3 beneği almış
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İSTERSEN GİT

    Terliğini giymeden gel
    Süzülürcesine koş da gel,
    Konarcasına arala kapımı
    İçeri girdiğin belli olmasın
    Şaşırmalıyım sen tekrardan evime döndüğünde
    Demir atmışçasına ayrılma sakın yanımdan
    Zehirli bi irin gibi ölene kadar düşme yakamdan
    Yaşıyım ben seninle
    Sevinirken de varlığında uğrat hüzne beni
    Acıt canımı,mutluluk rehavetine kaptırma beni
    Eğer çok da istersen gitmeyi
    Git sevgilim,ama gittiğini belli etme
    Gittiğini hissettirme bana
    Beni seni kaybetme duygusu öldürür zaten
    Öldür beni öyle git istersen
    Gitmeler zaten öldürür beni
    Kapıyı sıkıca kapat
    Pencerem de açık kalmasın gidersen
    Aralık kapı,rüzgarı içeri alan pencere beklemek demek seni
    Yaşamak demektir beklemek,beklemek yaşamaktır
    Bekleyemem ki ben seni çünkü gidişinle ölmüşümdür ben zaten...


  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    Cansu* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.12.2007
    Mesajlar
    5,776
    Konular
    22
    Verdiği Beğeni
    0
    3 beneği almış
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    VAKİT

    Bakmışsın apansızın sararmış tan yerleri
    Ağarmış o intizar vakti saçının telleri
    Şimdi yalnız düşünmektir tek meşgale gelip geçenleri
    Feryad etme günüdür uzanamayan yad elleri

    Öyle bir lahza gelmiştir ki artık
    Ne yarlar aşıktır,ne yarenler sadık
    Güneş gayrı doğmaya çekinir buraya
    Rüzgarın işi sadece savrulmaktır oradan oraya

    Bahçemdeki çiçekler küsmüşler sanki bana
    Halbuki ben hep iyi davranmıştım kalbime konana
    Uyumamış,nöbet tutmuştum o zamandan bu zamana
    Bir bir hatırlama vaktidir şimdi kuruyandan solana...


    BEKLEYİŞ

    Sevmek de ayrılmak da derler zor iş
    En kayıtsız kalınanı ise bu hazin bekleyiş
    Bu yoldan ne mümkün bir çıkış,bir iniş
    Elden gelen sadece istememek sancılı bir bitiş

    Kuşlar öter,şafak söker yaşadığın diyarda
    Toprak atarsın,kaparsın üzerini arada sırada
    Yaralar iyileşse de zamanla nüksedebilir insanda
    Elden gelen mutlu bir son istemek bu yolun sonunda

    Yaprak rüzgarda savrulsa da elbet düşer karaya
    Kuş olup uçsan da yine konacaksın bir dala
    Beklemek düşünmek gibi acı verir bazen insana
    Şimdi icraat vaktidir,durmak yakışmaz sana...


    GİDİŞ

    Kaçıyorum,
    Alabildiğince uzaklaşıyorum,
    Gözümü alan bu ışıktan...
    Adımlarım kralına karşı vazifelendirilen,
    Sadık ve uçarı bir haberciyi çağrıştırıyor.
    Arkamda kısa boylu,çatık kaşlı çoluk çocuk seleri,
    Rengarenk çiçek desenli komşu kızların nefesleri.
    Ah görebilsem biraz daha ileriyi
    Çok zamansız indi önüme bu sis perdesi
    Işık demiştim,yalnız ışık...
    Ama sanki bu ışık,
    Zifiri karanlıkta bir katre kör ışık...
    Yollar uzanıyor gerilmiş bir gergef gibi,
    Ne mümkün geri dönüş yaydan çıkmış ok gibi...
    Dağlar cesaret veriyor,kaldırıyor çenemi doruğa.
    Ilıman rıhtım,gönlü puslu gökyüzü,
    Aradığın şey çok ırakta diye fısıldıyor sanki kulağıma...
    Kaçıyorum demiştim ya,
    Aslında ben kaçmıyorum,
    Güneşi bedeninde ilk kez hissetmiş,körpe bir tohum gibi
    Beni çağırana doğru yürüyorum.
    Yöneliyorum usulca,
    Yalnız ve sessizce çağırana.
    Hem de en olmazcasına...



Sayfa 1/10 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.