Sayfa 2/4 İlkİlk 1234 SonSon
20 sonuçtan 6 ile 10 arası

Konu: Kül ve Ateş - Replikler ve Senaryolar

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    ezo-kadim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    12.09.2007
    Yer
    hala aklim sahrada desem
    Mesajlar
    1,727
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    ve gün batimi cok harikaydi o manzara bittim ...
    duygu:büyülü gibi ,
    ömer duyguyu öyle bi süzdüki:love05::love05:
    zaman sanki duruyo

    ömer:belkide yoktur
    duygu:ne

    ömer:zaman,yillar gecip gidiyor ama bazi anlar bi ömür gibi ,öyle dimi
    biliyomusun günesle dünya birbirlerine asikmis ,günes cevresinde dönen onca gezegene ragmen ,dünyanin mavi gözlerine tutulmus ,dünyada günes olmadan yasiyamiyormus,onsuz kaskati ,soguk ve anlamsizmis,ama dünyanin kaderi baska yazilmis ,o hem günesin etrafinda bi pervaneymis hemde kendi girdabinda dönmek zorundaymis ,dünyanin günese dönük yüzü ne kadar sicak,aydinlikta olsa arkasinda karanlik biyer kaliyormus,dünya günese kavusup onun atesinde yanmak istesede o karanlik yüzü onu hep tutuyormus

    duygu:hic kavusamamislar dimi

    ömer:hih bu masal hayatta hersey olabilir

    ömer duyguya dogru egilir elleriyle saclarini oksar ve yakinlasirlar tam birbirlerine sarilacakkken hatta duygunun eli ömeri sarmalarken birden eli beline gider ve öfkeyle ömeri yiter

    duygu:gün batimini seytermeyede silahla geliyorsun ,bütün o laflarin karanlik yüzün ,kaderin hikayeleri felan palavra ,kendini aklamaya calisiyorsun okadar,eger askin o kadar güclüyse ,ökadar cok istiyorsan kavusmayi bursa simdi at o silahi ,hadi simdi at silahi ,hadi

    ömer:onsuz yapamam ben duygu
    duygu :bensiz yapabilirsin ama dimi,silahi banami tercih edeceksin
    ömer:tercih meselesi degilki,o benim bi parcam
    duygu:iste o yüzden atmalisinya ,o parcani koparip atmalisin ,ben o karanlik yüzünü istemiyorum,ben ömeri sevmiyorum,ya o ya ben ikimizden birini tercih edeceksin
    ömer:duygu lütfen
    duygu:bekliyorum ömer bekliyorum silahi denize atmani bekliyorum,

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    ezo-kadim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    12.09.2007
    Yer
    hala aklim sahrada desem
    Mesajlar
    1,727
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    otelin bahcesinde ömer ile duygu

    ömer
    :iyi aksamlar,duygu
    duygu:efendim bisimi var
    ömer iboya bi bakis atar ibo iceri kacar
    ömer:sadec iyi aksamlar demek istemistim,niye bu kadar gerginsin
    duygu:yok canim bugün gerilecek ne olduki
    ömer:bence benimle alakasi yok,belliki baska seyler gerilmisin,gelip bana patliyorsun
    duygu:baska seyleremi?
    ömer:ne bileyim ,cemalle ilgili bi mesele vardi,onun gerginligi olabilirmi mesala
    duygu:yok öyle bisey,o konuda son derece rahatim ben
    ömer:öylemi,peki dogru karar verdiginden eminmisin?
    duygu:siz cemalle dedikodumu yapiyorsunuz?
    ömer:yo ama cemal benimde arkadasim ,cok üzülmüste ,neden kabul etmedin
    duygu:seni ilgilendirmez,sen kendi isine bak

    duygu gittikten sonra arkasindan muzip bakisini atti yine ömerim

  3. #8
    Durum:
    Çevrimdışı
    sprıng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    02.11.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,358
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    YENİ BÖLÜM

    Ömer takılıp kalmıştı duygunun gözlerine, zaman durmuştu sanki insanlar bile hareket etmiyordu ,

    “Sen”

    diyebildi yeniden,

    Duygu çaba harcayarak ,

    “evet “ dedi,

    “ Merhaba” (ses tonunu güçlü tutmaya çalışarak) ve elini uzattı,

    Bir sessizlik oldu sanki lokantada , sadece yavaş yavaş esmeye başlayan

    rüzgarın sesi duyuluyordu .

    Duygunun saçlarını uçururken,

    Ömer bir duyguya bir eline baktı ve hafifçe başını çevirdi ,

    Rüzgarda sallanan bir yaprak gibi yanına düştü eli duygunun sessizce,

    Ömerin bakışları Erdemle buluştuğunda öfke vardı,

    Erdem endişeyle,

    “bu planlanmış bir durum değil , benim onun geleceğinden haberim yoktu inan “ dedi.

    Ömer yüzünü Antakyaya dönmüş nefes almaya çalışıyordu , sanki bir el

    boğazına yapışmış ve onu soluksuz bırakmak için mücadele vermekteydi,

    Ellerinin titremediğini bilse su bardağına uzanacaktı, fakat cesareti yoktu,

    boğazı bir çöl vahası gibi kurumuştu, yanıyordu, konuşsa sesinin

    çıkamıyacağından endişeliydi duygunun gölgesi üstündeyken,

    “Erdem söylemedi merak etme “

    dedi duygu , bulunduğu noktadan bir santim bile kımıldamadan, bir heykel gibi

    durarak,

    yavaşça fakat kelimelerin üstüne vurgu yaparak,

    “biliyorum o bana ihanet etmez “ dedi ömer,

    Buz gibi bu sözler karşısında üşüdüğünü hissetti duygu,

    Oysa şu an yapmak istediği karşısında duran bu bedene sarılmak ve onun

    sıcaklığını hissetmekti,

    Gururu ise çekip gitmesini ve arkasına bakmamasını fısıldıyordu,

    “gördün işte sana nasıl davrandığını buna katlanacakmısın , suçlu o iken, sen

    mi böyle hissedeceksin” diyordu kulağına ,

    Gidemiyordu işte, yüzünü görmeseydi ve ona nefretle bakan gözlerini her şey

    daha kolay olabilirdi ,

    Yüreği “kal kal” diyordu “ sakın gitme”

    Ömer de kendi içinde savaş halindeydi, bir tarafı yıllardır yok etmeye çalıştığı

    duygularını yeniden canlandırmıştı, Duygu karşısında böyle dururken ve

    istediği gibi yüzünü seyredemiyorken bunun acısı içini acıtıyordu, elleri arasına

    almak için çıldırdığı bu yüze bakmamaya çalışmaya tahammül etmeye

    çabalıyordu,

    “gitse artık bu azap sona erse “ derken ,

    bu kadar zaman sonra bulup bir anda kaybetmek duygusu en dipsiz korkulara

    zincirliyordu

    Erdem sessizliği bozarak,

    “oturmazmısın duygu, halen ayaktasın “ dedi.

    Ömer “sen ne yaptığı sanıyorsun”

    bakışıyla bakarken erdeme ,

    duygu bir an onu yeni duymuş gibi baktı , ve ani bir kararla oturdu ömerin

    karşısına,

    yıllardan sonra yeniden yüzleri birbirine dönüktü, gözleri gözlerine bakıyordu,

    sessizlik içinde sadece büyülenmiş gibi birbirlerini seyrediyorlardı, ne bir ses ne

    bir nefes , sanki soluk alışları bile durmuştu o an için,

    ikisi de detayları hafızalarına eklemekle uğraşıyorlardı, yıllar akıllarında kalan

    yüzü zamanla eskitmiş ve yerine hayalden eklentiler yapmıştı, şimdi birbirlerine

    bakarken en küçük detaylar hatırlanıyor ve yenileniyordu.

    İkisi de aynı şeyi düşünüyordu,

    “Aynı Ömer, hiç değişmemiş, sadece yıllar eklenmiş bu yüze, şu an bile nasıl

    parlıyor o mavi yeşil gözler bana bakarken”

    “nasıl özlemişim her şeyini”

    “Aynı Duygu, ağzının kenarında oluşan küçük kıvrımlar bile halen ona eşlik

    ediyor, gözler halen simsiyah bir gece gibi, kaybolmak istiyor insan”

    “nasıl özlemişim her şeyini “

    Erdem ikisininde aklından neler geçtiğini hissederek , sessizliği böldü,

    “burada olduğumuzu asıl Ömerin Antakyada olduğunu nasıl öğrendin “

    Duygu gözlerini ayırmadan cevap verdi,

    “Hissettim sadece”

    “evin verandasında otururken çok güçlü bir his doldu içime , ömeri uzun

    zamandır bu kadar yoğun hissetmemiştim , ayaklarım beni buraya getirdi

    devamında , belki de buraya sinen anıları yeniden koklamak istedim “

    Ömer kendini hiç iyi hissetmiyordu, içinde ona bağıran sese dayanma sınırını

    aşmıştı ve biliyordu onun doğru söylediğini çünkü aynısını o da hissetmişti,

    sanki duygu çok yakınında imiş gibi içine doluşunu,

    Fakat yüreğinin söylediğiyle dilinin söylediği ne kadar yabancıydı birbirine,

    “ne zamandır bu kadar keskin hislere sahip oldunuz”

    “bir zamanlar sahip olmanız gerekenlere ne geç ulaşmışsınız yazık”

    “ Ömer lütfen, bu kadar seneden sonra bir araya gelebilmişken söylenecek

    sözler mi bunlar”

    Diyerek araya girmeye çalıştı Erdem,

    “evet bu kadar sene sonra” dedi Ömer sert bir ifadeyle ve devam etti,

    “zaman denen kavram ne ilginç değil mi, geçip giderken beraberinde silip

    süpürdüğü ne çok şey var”

    Duygu aldığı darbeler karşısında yavaş yavaş direncini kaybettiğini hissetmeye

    başlamıştı,

    “sen farkında olamamışsın demek ki Ömer , ben hiç değişmedim, geçmişte

    neysem şimdi de oyum , sadece zamanın senden bir şeyler götürdüğünü

    zannediyorsan ayrıca çok büyük bir yanılgı ve bencillik içindesin”

    derken duygunun yüzü kızarmaya başlamıştı,

    Ömer ise onu etkisi altına alan duygunun etkisi altındaydı artık,

    “değişmediğin çok belli zaten , söylediklerinin bunun en güzel kanıtı”

    “sende de hiç ilerleme yok gördüğüm kadarıyla”

    “lütfen yapmayın “ dedi tekrar Erdem,

    Duygunun başı dönmeye başlamıştı, hafifçe yakınında duran bardağa

    uzandı,biraz su içmezse bayılacaktı,

    Bardağı kavrayıp ağzına götürdüğünde ömerle gözleri keşişti yeniden,

    “sormana gerek yoktu zaten kullanabilirsin” dedi alaycı bir tonla Ömer,

    “zaten senin elin ve nefesin değmiş bir bardağı benim artık kulanmam mümkün

    değil, rahat ol bu yüzden”

    Duygu donduğunu hissetti bu sözler karşısında, ve fark etti o an Ömerin

    bardağına uzandığını farkında olmadan, beklide içgüdüsel olarak, elleri arasında

    tuttuğu bardak onun dudaklarına değmiş ve nefesiyle dolmuştu ve şimdi de

    kendisinkiyle buluşmuştu,

    Bu acımasız sözleri söyleyen Ömer ise, tekrar o bardağa sahip olmak için neler

    vermezdi şu an,

    Duygu ,

    “buradan uzaklaşmalıyım bir an önce , yoksa çok geç olacak bazı şeyler için”

    diye düşünürken ,

    ömer bu anın hiç bitmesini istemiyordu, duygunun tekrar ellerinin arasından

    kayıp gitmesi ve bunu sessizce seyretmek zorunda kalmak onu çıldırma

    aşamasına getirmişti, ve bu duygularına nasıl gem vuracağını bilemiyordu,

    “ Bu düşüncedesin madem Ömer gitmem en iyisi olacak” dedi duygu

    “nereye gidiyorsun bu saatte tek başına olmaz “ dedi erdem panikle,

    “merak etme erdem, duygunun çok keskin duyuları varmış ya, evin yolu da

    onlar buldurtur” dedi ömer , kendine mani olamayarak,

    “tek bildiğim sana ihtiyacımın olmadığı” dedi kızgınlıkla Duygu,

    Sandalyesini gürültüyle geri itti ve ayağa kalktı , halen gözleri gözlerindeydi,

    “hoşçakal” dedi

    “hoşçakal” diye cevap verdi Ömer içinde fırtınalar koparak,

    Duygu hafif sallanır gibi oldu masadan iki adım attığına, etrafında her şey

    dönüyor ve sesler uzaklaşıyordu,

    Her şey o kadar ani oldu ki ne olduğunu anlamadan “ömer” derken yere

    yuvarlandı,

    Ömer ise arkasına bakmamaya çalışırken , gürültüyle arkasını döndüğünde

    duyguyu yerde yatrken gördü,

    “duygu” diye bağırırken yerinden koşarak onun yanına çömelmiş ve yüzünü

    ellerinin arasına almıştı,

    “bunu neden yaptın bize “ derken gözleri dolu doluydu,

  4. #9
    Durum:
    Çevrimdışı
    sprıng - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    02.11.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,358
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Ömer , “duygu” diye bağırırken hayat sanki ağır çekimdeydi, olan her şey

    saniye saniye yeniden film şeridi gibi geçiyordu gözlerinden ve sonsuzluk

    gibiydi ona ulaşmak, duygu ise çok başka bir dünyanın içine dalmıştı,

    karanlıkların içerisinde belli belirsiz ömerin sesini duyuyor fakat tepki

    veremiyordu, bir huzur hissetti içinde sonra sonra, artık güvende olduğunu

    bilmenin sıcaklığı sardı her yanını, ve bıraktı kendini bu sığınağa,

    Ömer bir yandan,

    “yardım çağırın”

    diye bağırırken bir yandan duyguyu kucağına yatırmış elleri yanaklarında,

    “ lütfen cevap ver bana” diyordu umutsuzca,

    gözlerinde biriken yaşlar kendilerini özgürlüğe bırakırken Erdeme baktı

    üzüntüyle,

    “ neler oluyor böyle “ dedi sesi titreyerek,

    “ çok pişmanım çok , keşke gelmeseydim , keşke görmeseydim “

    Erdem eliyle ömerin sırtını tuttu,

    “lütfen yapma böyle ömer , bir şeyi yoktur merak etme , sadece tansiyonu

    düştü ve bayıldı”

    diye onu teselli etmeye çalışıyor fakat içinden o da endişeleniyordu,

    Ambulansın sirenleri duyulduğunda ömer bir hamlede kucağına alıp kaldırdı

    duyguyu, erdem hemen atıldı,

    “ ömer sedyeyi bekleyelim sakin ol”

    fakat şu an ömer ne duyuyordu ne de görüyordu, tüm duyguları bir noktaya

    kilitlenmişti , konuşmadı bile , hızla onu ambulansın olduğu yere taşımaya

    başladı, yolda görevlilerle buluştuğunda , nazikçe onu yatırdı sedyeye,

    “ lütfen çabuk olun onu hayata döndürün” diyordu sadece endişeden bitap

    düşmüş bir halde,

    “sakin olun beyfendi müdahale ediyoruz zaten “ dedi görevli ,

    onun da durumunu iyi görmeyerek

    “isterseniz size de bir sakinleştirici yapalım iyi görünmüyorsunuz”

    “hayır hayır iyiyim ben siz onunla ilgilenin , ben ben onun yanında olmalıyım

    hem“

    diye sayıkladı yavaşça , ruhu pişmanlıklar içinde yanıyordu,

    “ne yaptım ben ne yaptım” diyordu “

    “nasıl bu kadar acımasız olabildim, ruhumu intikamın karanlık yüzüne teslim

    edebildim”

    Erdemse ömerin durumunu hiç beğenmiyordu, duygu ambulansa bindirilirken,

    “ biz arabayla arkalarından gidelim istersen bak yolunda her şey” diyordu

    fakat Ömer onu duymadı bile görevliye

    “bende geliyorum “

    dedi ve arkasına bakmadan ambulansa duygunun yanına bindi,

    Ambulans geldiği gibi süratle uzaklaşırken erdem üzüntüyle başını salladı, ne

    olacaktı hiç bilmiyordu ve daha şimdiden olan gelişmeler onu ürkütüyordu,

    Antakya sokaklarında ambulans hızla ilerlerken ömer duygunun saçlarını

    okşuyor ve

    “az kaldı dayan duygu lütfen” diyordu üzüntüyle

    “ne çok zaman hayal ettim bizi biliyormusun bu sokaklarda elele yürürken ,

    yüzümüzde gülümseme , kalbimizde aşkımız, fakat bu ambulansın içinde

    yaşamak varmış bu anı, hüzün ve keder eşlik ederken”

    “ anladım ki Antakya bir kez daha beni üzüntü dehlizlerinde ışıksız bıraktı,

    aradan geçen bunca zaman aramızı düzeltmemiş , ben onu özlemiştim

    oysaki o halen beni üzmeye devam ediyor “

    derken gözlerindeki hüzün sokaklara yansıyordu,

    Hastaneye varana kadar seyretti duygunun yüzünü ömer, elini tuttu,

    sıcaklığını hisetti, nefesini dinledi, acile vardıklarında ise biraz daha

    gevşemişti,

    ilk andaki panik duygusu gitmiş yerini derin bir yorgunluğa bırakmıştı,

    Duyguyu acile taşırlarken bile elini tutmaya devam etti ve onunla gidebildiği

    noktaya kadar gitti , koridorda haber almak için zaman ağırlığını koruyordu,

    neden halen bir şey söylemiyorlardı, beklemek katlanılması ne zor bir şeydi

    böyle,

    çöktüğü sandalyeden yavaşça kalktı, vücüdu öyle ağırlaşmıştı ki, artık onu

    taşımakta ayakları zorlanıyordu, yürümeye başladı koridor boyunca, her bir

    attığı adımda sanki bulunduğu noktadan kilometrelerce uzaklaşıyor gibi

    oluyor, ve nasıl geri döneceğini bilemediği hissine kapılıyordu, daha fazla

    dayanamadı bu hisse ve çöktü bulunduğu yere, ellerini kafasının arasında

    gözlerini kapattı, öyle yorgun hissediyordu ki kendisini, ruhunda taşıdığı bu

    yük artık ona çok fazla geliyordu, şu an karşısında olan tek görüntü

    duygunun yere yığıldığı andı ve onun çaresizliği,

    “Allahım dayanamıyacağım “

    diye düşünürken doktorun

    “ömer bey “

    dediğini seçti kulakları, gözlerini açtı ve doktorun kendisine doğru geldiğini

    görünce bir anda canlanarak ayağa kalktı

    “buradayım doktor bey” dedi

    “ merhaba “ dedi doktor

    “meraklanmayın her şey yolunda , duygu hanım kan şeker değerlerinde

    fazlaca bir düşme yaşanmış, yemekte yememiş belli, psikolojik olarakta

    yaşadığı büyük bir heyecan varsa bu da etkili olmuştur elbet, şimdi

    kendisine serum bağladık, birazdan kendine gelir diye düşünüyorum, geçmiş

    olsun “

    “teşekkür ederim doktor bey çok teşekkür ederim “ dedi mutlulukla ömer,

    “rica ederim iyi akşamlar” dedi doktor uzaklaşırken,

    Tam bu sırada erdem hastaneye girmiş ve ömerle doktorla konuştuğunu

    görüp o da yarı yolda doktoru durdurup bilgi alırken , ömer kordidorda

    duygunun bulunduğu yere doğru ilerlemeye başlamıştı, fakat bunca üzüntü

    ve heyecana onun da vücudu mağlup olmak üzereydi, adımları atarken

    hafifce sersemlemeye başladığını hissetti önce, sanki tonlarca ağırlıkları

    beraberinde sürüklemeye çalışıyordu fakat gücü tükenmişti hissediyordu,

    duygunun yattığı odanın kapısına bir iki adım kala beyni buraya kadar dedi,

    ve ışıkları söndürdü,

    ömerin yere yığıldığını gören erdem ,

    “doktor bey ömer”

    diyebildi sadece onun yanına koşarken,

    Ömerin içindeki ses

    “ dinlenmelisin artık “ diyordu

    “ daha nereye kadar böyle devam edebileceğini düşünüyordun ki”

  5. #10
    Durum:
    Çevrimdışı
    ezo-kadim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    12.09.2007
    Yer
    hala aklim sahrada desem
    Mesajlar
    1,727
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    8.bölüm repliklerinden secmeler


    ömer:sor hadi ,toplayamadinmi cesaretini daha
    duygu :ne demek istiyorsun
    ömer:a tabi canim unuttumusum kusura bakma sen adami direk asarsin hic sormadan
    duygu:ne demek istiyorsun
    ömer:benim caldigima inaniyordun,simdi diyorsunki acaba yapmamis olma ihtimali varmi
    duygu:bildigin seyi niden soruyorsun
    ömer:keske o zaman düsünseydim diye soruyorsundur kendi kendine ya yapmadiysa neolacak simdi diye düsünüyorsundur dimi
    duygu:ömer yeter
    ömer:merak etme duygu kuskularini bitirecem,bunca yildir bu bilezik nerden nereye kimden gecti bulacam benim yapmadigimi göreceksin o zaman,ispatlayacam bunu sana

Sayfa 2/4 İlkİlk 1234 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.