Sayfa 2/24 İlkİlk 12345612 ... SonSon
118 sonuçtan 6 ile 10 arası

Konu: Merhamet - Replikler

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 1. Bölüm

    1.BÖLÜM devam...

    İstanbul, 2013


    Narin akşam yemeği için Denizlerin yanına gelir. Deniz’i masada beyaz kıyafeti içinde görünce şaşırır.

    Narin: A aa… Ne oldu, niye böyle ana kraliçe gibi giyindin?
    Deniz havalı havalı: Anlayamadım. Beğendin mi?
    Narin: Güzel olmuş.
    Deniz elbisenin modeliyle açıkta kalan sırtını gösterir: Bak…
    Narin güler: Yok artık…
    Irmak gelir yanlarına: Selam…
    Deniz: Fırat nerde?
    Irmak: Biraz gecikecek. Özür diledi, bankada sorunlar var şu aralar…
    Deniz: A aaa, batıyorlar mı yoksa? Bak tam da işi gücü olan bir koca adayı bulmuşken…
    Irmak: O bankanın asla batmayacağını sen de çok iyi biliyorsun ablacım… Naber Narin?
    Narin: İyilik, senden? Naptın ablana böyle ya, tanıyamadım resmen… İsviçre style…
    Irmak: Valla ben de en az senin kadar şaşkınım…
    Deniz: Aman bundan sonra böyle… Damada asil bir görüntü çizicem.
    Narin’in suratı asılır: Evlenme mi teklif etti sana?
    Irmak: Yoo, henüz değil ama etmemesi için herhangi bir sebep yok.
    Narin: Hıı, tabii, tabii…
    Irmak: Hayırdır, rahatladın.
    Narin: Niye rahatlayayım ya… Deli misin nesin. (Deniz’e döner.) Bana bak anlatsana sen bakim, noluyor bu Canla?
    Deniz: Ya ben o durumu biraz abartmışım galiba… Bunun sevgilisi falan var dedim ya, benim paranoyammış.
    Irmak: Yaa…
    Deniz: Evet…
    Narin: Ölücem, ölücem…

    O sırada Can gelir, Deniz’i boynundan öper.

    Can: Napıyorsunuz kızlar? Vayy, Irmak hoşgeldin. Sevgili yapmışsın…
    Irmak: Yaa, yaaa…
    Can: Siz de her zamanki gibi pek şıksınız yani Narin hanım…
    Narin yüz vermez: Mersi…
    Can: Yine kızgın mısın bana? Ne var yine beraberiz, var mı sorusu olan?
    Deniz: Irmak’ın ofisi bir görsen, boğazda böyle, manzara nefis… Fırat’ın bankaya da çok yakın…
    Irmak: E Fırat özellikle istedi.
    Narin: Ohh, ne güzel işte… Öğlenleri ofisten kaçıp kaçıp elele sosisli yersiniz parkta…
    Can: … gibi zenginiz ama sadeyiz, insanız… Komik ama yani…
    Fırat gelir masaya: İyi akşamlar…
    Irmak: Ahh nihayet hayatım…
    Fırat: Gerçekten özür dilerim, toplantılar bitmek bilmedi. (Canla tokalaşır.) Selam, Fırat…
    Can: Can ben de… Ressamım sadeyim ama insanımdır yani…

    Narin gülmeye başlar.

    Fırat: Valla çok açım.
    Irmak: Hemen söyleyelim. Pardon, bakar mısınız? Aynısından beyefendiye istiyoruz, yalnız çok çabuk lütfen…
    Deniz: Fırat, sizin banka batmıyor inşallah…
    Fırat: Valla banka batmıyor ama krediler batmak üzere… Durum biraz tadsız…
    Irmak: Sermet Karayel’e ulaşamadınız mı hala?
    Fırat: Bence bu akşam işi unutalım, sen ne yaptın tuttun mu ofisi, tamam mı?
    Irmak: Evet, hiçbir pürüz kalmadı. Ablam da gördü çok beğendi, sen de çok beğeneceksin.
    Narin: Sermet Karayel kredisiyle ilgili nasıl bir pürüz var?
    Fırat: Konuyu biliyor musun?

    Narin evet anlamında başını sallar. Fırat şarabını yudumlarken garson gelir masaya, elindeki şarap şişesini bırakır.

    Garson: Sermet Karayel beyefendiden…

    Fırat’ın içtiği şarap boğazında kalır, öksürmeye başlar.

    Deniz: Ne oluyor ya? Bir Sermet Kara bilmem nedir gidiyor iki saattir masada…
    Fırat etrafına bakınarak garsonun yanına gider: Nerde o?
    Garson: Sipariş telefonla verildi efendim… Narin hanım için…

    Narin’in şaşkınlıktan gözleri kocaman açılır, herkes ona bakıyordur.

    Deniz: Narin, kim bu adam ya… Niye sana 500 dolarlık şarap yolluyor.
    Can: Ya işte güzelim seni görüyorum, takipteyim, gözüm üstünde falan… Kıro… Birazdan kafandan aşağıya güller de döktürür. Yakıştı mı Narin?
    Narin: Hayır, yok canım… Iııı… Müvekkil şeysi, benle ilgisi yok. Saçmalık…

    Narin yemek sonrası evine gelir.

    Narin iç ses “ Beni tanımadığı yetmedi dünyada en nefret ettiğim kadını seviyor. Üstelik yetmiyormuş gibi beni Sermet Karayel’in metresi sanıyor. Sermet gerçekten Babür mü? Yoksa ben herkesi geçmişimden birilerine mi benzetiyorum. Belki Fırat da o Fırat değil… Belki ben de ben değilim. Ben kimim ya…

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 1. Bölüm

    1.BÖLÜM devam...

    İstanbul, 2013


    Narin bankaya Fırat’ın yanına gelir.

    Fırat: Günaydın…
    Narin: Merhaba…
    Fırat Narin’i içeri yönlendirir: Otur lütfen…
    Narin: Çok güzelmiş ofisin.
    Fırat: Yakında kaybedebilirim bu ofisi…
    Narin: Neden? Sen çok başarılı bir bankacısın.
    Fırat: O adamı bulmam gerek Narin… Bana yerini söylemelisin.
    Narin: Ben karşı tarafın avukatıyım.
    Fırat: Avukatı falan değilsin, biliyorum. Nasıl tavladı o kıro seni, şaşırıyorum doğrusu…
    Narin: Ben sadece onun avukatıyım ve sizinle pazarlık yapıcaz.
    Fırat: Koca İstanbul’da avukat kalmadı seni mi buldu.
    Narin: Onunla anlaşmak zorundasın Fırat… Sadece beklemen gerekiyor. Biraz zamana ihtiyacı var, ondan sonra halledicek.
    Fırat: Beni herifin ortağı sanıyorlar, para yedim sanıyorlar. Kariyerim bitmek üzere… Beni ve ekibimi çok kötü uyuttu. Bu işi temizlemek zorundayım. Sen de bana yerini söylemek zorundasın.
    Narin: Yapamam, yapamam. Konuşucaz, inan bana hallolucak bu mesele… Rus ortağı parayı ödeyecek. Sadece 1 aya ihtiyacı var.
    Fırat ayağa kalkar: Ne içersin? Bol sütlü bir kahve?

    Narin bakakalır. Fırat kahveyi hazırlaya giderken peşinden gider.

    Fırat: Mehmet nasıl?
    Narin şok halinde: Efendim…
    Fırat kahveyi bırakıp Narin’e döner: Mehmet, abin nasıl diye sordum sana…
    Narin’in gözleri dolar: Bilmiyorum… Bilmiyorum…

    Fırat Narin’in yüzünü okşar, eğilir onu öper. (Bu arada bizim tv ekranı erimişti, o derece bir öpümeydi arkadaşlar)

    Fırat Narin’in saçlarını yüzünü okşar: Seni hatırlamadığımı mı sandın…

    Narin ağlarken Fırat sarılır ona, saçlarını öper.
    O sırada odaya gelen Irmak'ın sesi duyulur. Fırat anında uzaklaşır Narin’in yanından…

    Irmak: Hayatım sekreterin yerinde yoktu, ben de… A aa Narin, senin ne işin var burada?
    Narin şaşkın şaşkın: İş için…
    Fırat: Narin bizi ziyarete gelmiş.
    Irmak: Müvekkilin sevgilimi daha fazla üzmez umarım.
    Narin: Tabi, tabii…

    Narin elinde kahve fincanıyla yanlarından uzaklaşır.

    Irmak: Hayatım biz geç kalıyoruz. Kusura bakma Narin böldüm toplantınızı ama benim ofise mimar gelicek Fırat görüşsün istiyorum. Kapıda kalmasın adam şimdi… Bu arada sekreterine söylemiştim Fırat beyin bugün 1 saati boş bırakılsın diye ama not almayı bile becerememiş, salak mıdır nedir…
    Narin: Yo yoo önemli değil. Benim işim bitti gidiyordum zaten…
    Fırat: Lütfen sen otur keyfine bak, yabancı değilsin.

    Irmak ve Fırat ofisten çıkarlar. Narin elinde kahve fincanıyla tek başına kalır. Yerdeki açık renk halının üzerine zevkle kahveyi döker.

    1.BÖLÜM SONU


  3. #8
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 2. Bölüm

    2. BÖLÜM

    İstanbul, 2013


    Narin bankadan ayrılıp sinirle sahile iner.

    Narin iç ses “Aşağılık herif, keşke gözlerimi kapatmasaydım beni öperken... Onunki kapalı mıydı? O kapatmaz ki öpüşürken gözlerini… Sen yabancı mısın keyfine bak dedi bastı çıktı yaa…”


    Narin akşam Deniz’e geldiğinde Can ve Deniz kavga ediyordu.

    Deniz: Bu kapıdan çıktığın anda bir daha giremezsin söyledim ben sana di mi?
    Narin: Deniz…
    Can: Öyle bir niyetim yok zaten…
    Deniz: Öyle mi? Allah cezanı versin hayvan… Allah belanı versin.
    Narin Deniz’i eve sokmaya çalışır: Deniz, gel…
    Deniz: Yüzünü şeytan görsün senin… Bir daha geliceksin sen bu kapıya di mi? Gelicen sen bir daha buraya…

    Irmak gelir yanlarına… Deniz’i kolundan tutar.

    Irmak: Niye yapıyorsun bunu? Bir gece istedim lan senden, bir gece… Fırat’ın amcamla tanışmaya geldiği gece nasıl böyle bir rezillik çıkarırsın? Bir gece olsun bu rezilliklerine bir ara versen ölürsün değil mi?
    Narin: Irmak hiç sırası değil. Deniz, gel. Rezil oluyoruz hadi bak lütfen…
    Fırat gelir: Irmak sen amcanın yanına dön.
    Deniz: Bunun için ben kendimi öldürücem anladın mı? Her seferinde bu adama inandığım için ben kendimi öldürücem. Hayvan…
    Fırat Deniz’in kolundan tutar, onu içeri götürür: Yeter…
    Irmak: Yeter artık ya, bu kadar terbiyesiz bu kadar egoist olunmaz ki…

    Narin Deniz’i uyutup aşağıda bekleyen Fırat’ın yanına iner.

    Narin: İlaç iyi geldi, uyudu hemen. Beklemeseydin.
    Fırat: Çok büyük bir şey kaçırmıyorum. Her şeye rağmen burası daha ilginç…
    Narin: Aileye takdim edildiğin gece böyle konuşmak hiç yakışıyor mu?

    Fırat camdan dışarıya bakmaya devam eder.

    Fırat: Sadece bir yemek, abartıyorsun.
    Narin: Bana hiçbir şeyi sıradan göstermek zorunda değilsin. Irmak’a evlenme teklif etmek üzere olduğunu biliyorum.

    Narin iç ses “Hayır de… Lütfen ne evlenmesi de. Nerden çıkıyor bunlar de lütfen…”

    Fırat’la Narin uzun bir süre birbirlerine bakarlar sessizce…

    Fırat sessizliği bozar: Nasıl çıktın o çukurdan? Yani o korkunç yıllardan sonra nasıl kurtardın kendini… Avukat olduğunu duyunca seninle gurur duydum.
    Narin: Beni tanımadın sandım. Onca yıl sonra…

    Fırat Narin’in yanına gelir.

    Fırat: O gece şu kapıdan girip seni gördüğümden beri allak bullak haldeyim ben…
    Narin: Irmak’ın yanında beni tanıdığını söylemek istemedin o zaman heralde değil mi?
    Fırat hayır anlamında başını sallar: Beni tanımadın sandım. Ya da bilmem, belki de herkesin içinde geçmişi deşmek istemiyordur dedim. Ama haklısın. Son görüşmemiz epey tatsız oldu. Onun için de…
    Narin: Geçmişi deşmek istemiyorum evet… Cemil amca kayınpederin sayılır, Irmak çok uzun zamandır bu yemek için ince ince hazırlanıyordur. Git hadi…
    Fırat Narin’in yüzünü okşar: Narin…
    Narin Fırat’ın elini iter: Napıyorsun, napıyorsun sen ya? Şimdi de geçmişte de hiçbir zaman anlamadım seni zaten… Ama çok uzun zamandır bunu düşünmeyi bile yasakladım kendime…

    Fırat tekrar dokunmak için elini uzatır.

    Narin: Git, lütfen git.

    Fırat iyice sarılır ona… Alnını alnına dayar.
    O sırada kapı kilidinin açılış sesi duyulur. Fırat Narin’den uzaklaşır.

    Irmak: Acelesi yok hayatım. Amcam bekledi bekledi evine geçti zaten…
    Fırat: Senin ablanla ilgileniyordum.
    Irmak: Kusura bakma, sinirlerim bozuldu biraz… Bunlara şahit olmanı istemezdim.
    Fırat: Ben çıkayım sabah erken kalkmam lazım… İyi geceler…

    Fırat gidince Irmak delirir.

    Irmak: Mahvoldum, mahvoldum ben, rezil oldum adama… Allah bilir ne düşünecek şimdi benim hakkımda… Nefret ediyorum ablamdan bazen gerçekten nefret ediyorum, o Can serserisinden de… Ne alıp veremedikleri var canım, bitirsinler işte.
    Narin: Tamam Irmak uzatma, sevgili kavgası alt tarafı… Bilmiyor musun 4 yıldır böyle, barışırlar işte yarın…
    Irmak: Nefret eder böyle pespayeliklerden… Zaten anti aile bir tip… Off, tam da… Off yaa…
    Narin: Irmak, kasmasan hıı… Yani biraz rahat bıraksan, belki yolunda gider her şey…
    Irmak: Narin, Fırat benim evlenip aile kurmak istediğim adam... Ve ben hayatımda kimseye karşı böyle hissetmedim. Anlıyor musun, ilişkimizde hiçbir engel istemiyorum. Her şey mükemmel olucak. Ablam niye anlayamıyor bunu, hı?
    Narin: Irmak, sana da hap vereyim mi bir tane?
    Irmak: Yok, viski, viski koyar mısın bana? Hatta kendine de koy konuşalım biraz… Seninle dertleşmeye ihtiyacım var. Evet, evet…
    Narin: Koyarım tabi…
    Irmak: Ben çok kötü vuruldum bu adama…

    Narin mutfağa gider.

    Narin iç ses “ Evet genelde öyle bir etki yapar kadınlar üzerinde…”

    Kendine viski doldurup içer: “Benim derdim bana yetmiyor sanki… Allahım yaa…”

  4. #9
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 2. Bölüm

    2. BÖLÜM devam...

    İstanbul, 2013


    Narin Sermet’e giderken hatta götürülürken arabada telefonu çalar.

    Narin: Efendim…
    Fırat: Nasılsın?
    Narin: İyiyim… Ne istiyorsun?
    Fırat: Görüşmemiz lazım…
    Narin: Müsait olduğumda sekreterinden randevu alıp gelirim.
    Fırat: Baş başa görüşmemiz lazım Narin…
    Narin: Bence bu çok kötü bir fikir…
    Fırat: Seni aklımdan çıkartamıyorum.
    Narin: Irmak’ı bir ara istersen. Morali çok bozuk… Bütün gece omzumda ağladı durdu. Ayrıca o konuyla ilgili benden bilgi falan alamazsın. Müvekkilimin yerini gammazlayacak kadar şuursuz değilim heralde… O yüzden sahtekarlık yapma… Karşında 12 yaşında çocuk yok.

    İstanbul,2013


    Fırat’a bankanın önünde silahlı saldırı olmuş, Fırat ayağından vurulmuştur. Irmak hastaneye koşmuş, onun yanındadır. Elinde çayla odaya girdiğinde Fırat’ın telefonda babasıyla konuştuğunu görür.

    Fırat: İyiyim baba… İyi olmasam seninle 10 dakikadan beri konuşabilir miyim? Hayır, hayır tamam merak etme. Yalnız değilim arkadaşım var. Hayır baba merak etmene gerek yok, sadece küçük bir sıyrık… Geldiğim zaman kendi gözlerinle görürsün. Tamam, hürmetler…
    Irmak çayı uzatır: Al tatlım…
    Fırat: Sağol…
    Irmak: Baban da endişelenmiştir tabi di mi?
    Fırat: Akşam haberlerinde duyunca aklını kaçırmış, güç bela ikna ettim. Gelicem diye tutturdu.
    Irmak: Canım, Naim bey bu korumaları gönderdi ama benim içim hiç rahat değil, bence polis koruması şart… Bunlar bankanın sıradan korumaları, yeteri kadar eğitimli değiller. Neden polis istemiyorsun anlamıyorum.
    Fırat sorulardan sıkılmış şekilde: Eğer öldürmek isteselerdi öldürürlerdi, merak etme…
    Irmak: Sermet Karayel hakkında neden tek kelime etmedin polislere?
    Fırat: Masamda 20 taneden fazla batık kredi dosyası var. Bir tek onunki değil.
    Irmak: Diğer adamlar bu adamın yöntemleriyle iş götürmüyorlar ama… Fırat, Narin sana bu adamdan bir teklifle geldi, sen hayır dedin, sonra bu oldu di mi?
    Fırat: Narin onun resmi avukatı falan değil.
    Irmak: Hayatım o bir avukat… Ablamın arkadaşı diye korumak zorunda değilsin.
    Fırat: Narin senin de arkadaşın diye biliyorum.
    Irmak: Yani… Çok iyi geçindiğimiz söylenemez. Farklı kültürlerden geliyoruz.
    Fırat: Sen bu meselelere karışma Irmak… İlişkimiz olduğu süre içerisinde benimle ilgili bir sürü şey duyacaksın. Bu konular hakkında sohbet etmek istemiyorum seninle… Duymamış gibi davranmanı tercih ederim.
    Irmak: İlişkimiz olduğu sürece, öyle mi?
    Fırat: Evet…
    Irmak: Ben senin için ne kadar endişelendim, ne kadar korktum sen biliyor musun? Sen burada oturmuş bana neler söylüyorsun. İlişkimiz olduğu sürece… Peki… Ne kadar süre, sorabilir miyim?
    Fırat: Ağrım var Irmak… İlişkimiz hakkında konuşmak için doğru bir zaman değil bu gece… Geç oldu, bence sen de git artık…
    Irmak ağlamak üzere, ayağa kalkar: Ben hemşire çağırayım. (Fırat onu umursamaz… Tam çıkacakken durur.) Narin’i kasaba günlerinden tanımıyorsun değil mi?
    Fırat: Tanıyorumdur. Folklör falan oynamışızdır belki…
    Irmak: Dalga geçme benimle Fırat… Ne bileyim, annesi size temizliğe falan geliyordur belki…
    Fırat: Bizim ev öyle fazla temiz değil Irmak…
    Irmak: Sabah uğrarım erkenden…



  5. #10
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 2. Bölüm

    2. BÖLÜM devam...

    Yaslıhan, 2000


    Necati’den yardım istemeye gelen Narin Fırat ve babası içeri girince ordan ayrılır. Fırat arkasından koşar, onu durdurur.

    Fırat: Narin, Narin... Ben Fırat, tanıdın mı?

    Narin evet anlamında başını sallar.

    Fırat: Seni içerde görünce tanıyamadım. Ne kadar büyümüşsün… Babanın yaptıklarını duydum sana, seni okuldan falan aldırmaya çalışıyormuş. Merak etme buna izin vermicez. Gerekirse babamla Necati hoca birlikte babanı ikna ederler. Hem sana öyle dayak falan atıyormuş, dağ başı mı burası? İstersen hemen karakola çektirebilirim babanı…
    Narin: Yok öyle bir şey… Daha neler… Siz kendi işinize bakın hem…

    Narin yürümeye devam eder.

    Fırat: Pişşştt… Maça gel mutlaka…

    Narin evet diye başını sallar.

    Narin iç ses “Off… Nerden çıktı gene tam da unutmuştum.”

    Narin: … unutmuşum. Unutmuştum tabi… Unutmamışım demek… Çok yakışıklı yaaa….


    Yaslıhan, 2000


    Narin maçtan deyim yerindeyse kaçar babasından dayak yememek için… Fırat arabadan inince onun gittiğini görür.

    Fırat: Narin… Narin dursana…

    Narin duymamazlıktan gelir, Fırat peşinden koşar.

    Fırat: Narin, senin o meseleyi babamla konuştum. Onun başının etini yedim, o da…
    Narin: İyi yaptın. Mehmet takımdan atıldı, beni de okuldan alıyorlar. Şimdi babamla Mehmet bir olup birlikte kesecekler beni… Çok sağol gerçekten…
    Fırat: Dursana ya, ağlama, noldu? Bana da anlat.
    Narin: Yok bir şey…

    Narin ağlayarak gider, Fırat arkasından bakakalır.

    Narin okula giderken Fırat çıkar karşısına…

    Fırat: Narin…
    Narin: Fırat…
    Fırat: Okula gidiyorsun ha…
    Narin: Evet…

    Fırat Narin’in yüzünde dayak sonrası oluşmuş yaralara dokunur, suratı asılır.

    Fırat: Önemli olan sonuç… Ben İstanbul’a, okula dönüyorum.
    Narin: Öyle mi? Ne okuyorsun?
    Fırat: Ekonomi…
    Narin: Ne güzel… Ders başlıyor, ben okula geç kalmıyayım. Görüşürüz.
    Fırat: Ufaklık, derse geç kalma koş.

    Narin ortaokuldayken Fırat’ın okulda onunla konuşmasını hatırlar. Fırat “Ufaklık, koş hadi derse geç kalma…”

    Narin şaşırır: Beni hatırladın mı?
    Fırat: Kimse bana senin kadar güzel bakmadı ki… Nasıl unuturum. Hani liseye ilk geldiğim yıldı, peşimden nasıl koşuyordun. Çok tatlıydın.

    Fırat eğilip Narin’i yanağından öper.

    Narinin eli yanağında kalır: Ben gideyim.
    Fırat: Beni unutma… Gene görüşücez.

    İstanbul, 2013


    Fırat üstünü giyinmiş, yataktan kalkmıştır. O sıra hemşire girer içeri…

    Hemşire: Fırat bey, niye kalktınız? Hemen yatağa, serumu da çıkarmışsınız.
    Fırat: iyiyim ben…
    Hemşire: Ama doktorunuzdan izin almamız lazım, böyle gidemezsiniz.

    Fırat dinlemez, odadan çıkar. Fırat ıssız bir yerde Babür’le buluşur.

    Babür: Geçmiş olsun hafız…
    Fırat gülümser.

    2. BÖLÜM SONU



    NOT: Tamamını kendim hazırladım arkadaşlar... O yüzden lütfen alıntılayıp başka bir sitede paylaşmayalım lütfen :img-wink:

    devamı yakın bir zamanda gelecek arkadaşlar... bol Fırat-Narinli günler:img-in_lo

Sayfa 2/24 İlkİlk 12345612 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Merhamet - Senaryolar
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-04-14, 00:35:39
  2. Merhamet - Bölüm Yorumları (3)
    By mause in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 19-02-14, 16:02:04
  3. Merhamet - Bölüm Yorumları (2)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 14-12-13, 12:51:52
  4. Merhamet - Bölüm Yorumları (1)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 12-04-13, 19:54:00
  5. Ölümcül Merhamet
    By defne_melodi in forum Dünya Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-01-13, 19:16:09

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
cratosslot giriş
eta saat
bahis forum
ilbet
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
bahis
deneme bonusu
escort ankara
izmit escort
izmir escort
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş