Sayfa 4/24 İlkİlk 1234567814 ... SonSon
118 sonuçtan 16 ile 20 arası

Konu: Merhamet - Replikler

  1. #16
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 3. Bölüm

    3.BÖLÜM devam...

    Yaslıhan, 2000


    Fırat çiftlik evinde Narin’e yemek yapmaktadır. Malzemeleri doğrarken Narin de gülümseyerek onu seyreder.

    Fırat: Bak rizottoyu karıştıracaksın. Bütün numarası bu, başka hiçbir numarası yok bunun… Şunlardan yesene biraz… Yemek öncesi antre yenilir biraz… Antre giriş demektir, yani iştah açıcı…
    Narin: İştah açıcı?
    Fırat: Evet…
    Narin: Valla çok şükür ben hep açım, hiç gerek yok iştah açmaya…
    Fırat güler: Ne bulursam yerim diyorsun yani ha? Yemek olsun da…
    Narin: Yok canım… Yani soframızdan yemek hiç eksik olmaz Allah’a çok şükür, ben de hep aç olduğum için hiç gerek yok iştah açmaya…
    Fırat şampanya kadehini uzatır ona: İyi, hadi gel. Ama yemek tadı çıkartılası bir şeydir, öyle ne bulursan ye olmaz. (Yan taraftaki tabağa uzanır.) Şunun tadına bak bakim… Bu karpaçyo, çiğ et… Aç bakim ağzını… (Elleriyle Narin’e yedirir.) Karpaçyo ünlü bir İtalyan ressamdır biliyorsun, bu yemeğin adıda ordan geliyor, resimlerine kırmızı hakim diye. İtalya’da pişmiş et yiyemeyen bir kontes için için icat edilmiş. Vaaoovv, şimdi de geleceğin kontesi Narin hanım tadına bakıyor. Nasıl buldun?
    Narin: Yani, ben pek bir şey anlamadım bundan… (Fırat onun yüzüne, saçlarına dokunur.) Şunu merak ediyorum. Bu pilavı karıştırıp duruyorsun ya hep…
    Fırat güler: Pilav? Hıı? Rizotto… Ben sömestr tatilinde arkadaşlarla İtalya’ya gidiyorum, trenle gezicez. Sen de gelmek ister misin?
    Narin: Yok…
    Fırat: Ama bütün masraflar benden…
    Narin: Hııı…
    Fırat: Nolur…
    Narin gülerek: Yok, biz başka bir plan yaptık. Arkadaşlarla, şeyy İspanya’ya gidicez kısmetse… Allahım ya…
    Fırat hayran hayran Narin’i seyreder: Nasıl bir şeysin sen ya? Ne yaptın bana ? Söylesene… Ben aylardan beri seni düşünüyorum, biliyor musun? (Narin’i öper.)
    Narin: Ya sen git, ben gelemem. (Fırat’la öpüşürler, Fırat onu boynundan öpmeye başlar. Narin kaçmaya çalışır.) Fırat… Fırat… (Fırat arkadan sarılır ona…) Ben gideyim, ben gideyim. Şey, 1 saat izin aldım ya, şimdi beni merak ederler. Hem herkes hastanede… Beni üniversite kursunda sanıyorlar okulda tamam mı? ( Fırat’ın kollarından sıyrılır.) O yüzden, gideyim ben…

    O sırada büyük bir gürültü duyulur. İçeri koşarlar, çiftliğin pencerelerinden biri parçalanmış, yangın çıkmıştır.


    İstanbul, 2013


    Fırat rizottosunu yiyen Narin’i seyretmektedir.

    Irmak: Ahh, aklıma ne geldi. Ablacım sen anlatmıştın. Narin’in lise zamanında büyük bir aşkı vardı hani, hayatım sen de dinle. Bir gün oğlan Narin’i eve atıyor ve yemek falan pişiriyor. ( Narin döner Deniz’e bakar.) Ne hazırlıyor biliyor musun? Rizotto… (Irmak gülmeye başlar.) Ay kasabada rizotto pişirmesini bilen bir sevgili…
    Fırat bembeyaz olmuş Narin’e bakar: Eee, sonra ne olmuş?
    Deniz: Yok yaa, siz benim sarhoşken anlattığıma ne bakıyorsunuz, kesin uydurmuşumdur.
    Irmak gülerek: Yok yok, hikayenin devamı daha da vahim… Biri çiftliği yakmaya kalkışıyor. Meğer Narin’e aşık bir çocuk değil iki çocuk varmış.
    Narin ters ters Deniz’e bakar: Ya ben aslında rizotto yemem de, işte… Gördün mü bak demek atlatmışım bu rizotto travmasını…
    Irmak: Ay ne kızıyorsun canım, komik bir hikaye işte, konuşuyoruz ne var? Ayrıca niye ayrıldınız ki madem o kadar aşıktınız yani…
    Narin: Ya sen şu bir tabak pilavın yaptıklarına bak ya… Ben bilseydim kapuska söylerdim.
    Fırat: Lafı kaynatma bence… O büyük aşk neden bitti, anlatsana… Herkes merak ediyor di mi?
    Narin: Ya bu aldattı beni… Ondan sonra… Ama benim bildiğimi bilmiyor tabi… Ben de çok enteresan bir yerden öğrenmişim. Kız dayımın kızı…
    Fırat: Hadi, dayının kızı… Kısmetsiz çocukmuş, tesadüfe bak…
    Narin: Ya, aynen öyle… İşte ondan sonra, işte erkeğim ben olur böyle kazalar falan filan diye kandırdı beni… Ben de gencim, kandım tabi… Ama o yüzden bitmedi. Başka bir şekilde bitti. Ama size anlatmıcam tabi ki neden bittiğini… Deniz bir ara kafası iyiyken içer içer anlatır di mi bütün anlattıklarımı… Benim biraz midem bulandı. Bu rizottonun içindeki midye biraz şeymiş galiba, ben bir lavaboya gideyim.

    Narin sofradan kalkar, Deniz Irmak’a ters ters bakar.

    Galina: Kızdı Narin…

    Deniz’de Narin’in peşinden gider.

    Irmak: Bence çok komik…

    Fırat ona gülümser.


    Narin çok kötü durumdadır. Tuvalette elini yüzünü yıkar. Deniz girer içeri…

    Deniz: Narin… Canım ben sarhoştum heralde… Biliyorsun ben kimseye bir şey söylemem normalde…
    Narin: Kardeşin canım o senin, anlatabilirsin nolucak ki… Oturup böyle keh keh kehh benim iğrenç geçmişim hakkında konuşabilirsiniz. Sorun yok yani…
    Deniz: Canım, çok kötü durumdasın, görüyorum. Nolur affet, özür dilerim hı?
    Narin: Deniz… Git masaya… Ben o masaya dönmicem, tamam mı, dönmicem. Senden de sülalenden de uzak durayım biraz…
    Deniz: Narin…

    Narin sinirle dışarı çıkar.


    Ertesi gün Deniz elinde bir buket çiçek, özür dilemeye gelir. O sırada Narin’in ısrarla telefonu çalmaktadır. Fırat’ın aradığını görünce şaşırır, reddeder. Bu sefer de Fırat mesaj atar. Deniz mesajı açar.

    3.BÖLÜM SONU

  2. #17
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 4. Bölüm (YİNE CİCİLERLE GELDİMM)

    4. BÖLÜM

    İstanbul, 2013

    Ertesi gün Deniz elinde bir buket çiçek, özür dilemeye gelir. O sırada Narin’in ısrarla telefonu çalmaktadır. Fırat’ın aradığını görünce şaşırır, reddeder. Bu sefer de Fırat mesaj atar. Deniz mesajı açar.

    Deniz: "Bu tavrın çok çocukça" diyor. Ne demek istiyor acaba…

    Narin donar kalır, sonra Deniz’in elinden telefonu alır.

    Narin: Hangi tavrım acaba, anlamadım.
    Deniz: Ben de merak ettim, bir ara istersen.
    Narin: Allah Allah, anlamadım ya… Boşver, ben sonra ararım hem onu… Kahve soğuyacak. Hadi, hem nereye gidicez biz söylesene…

    Deniz o sırada Narin’in telefonundan Fırat’ı arar. Telefonu konuşması için Narin’e uzatır.

    Fırat: Alo Narin…
    Narin: Alo, Fırat… Merhaba Narin…
    Deniz ters ters: Sor…
    Narin: Şey ne demek istedin tam olarak mesajda anlamadım.

    Deniz telefonu Narin’in elinden alır, hoparlörü açar.

    Fırat: Dün gece seni kırdıysam özür dilerim dicektim. Çocuk gibi küstün mü sen bana telefonlarını açmıyorsun.
    Narin: Yok ya ben şeydeydim. Ondan… Yani…
    Fırat: Tamam, biliyorum, bütün masa üzerine geldik. Amacım dalga geçmek falan değildi seninle… Gerçekten özür dilerim.
    Narin rahatlar: Hee, önemli değil ya olur öyle şeyler, nolucak? Hem zaten Deniz de geldi şimdi… Çiçek falan getirmiş bana özür dilemek için… Ya hem böyle daha iyi böyle küsüp barışınca iyi oluyor. Sen bakma bana, ben gergin bir tipim sizinle alakası yok.
    Fırat ters bir şeyler olduğunu farkeder: Hı, öyle mi? Benim de sana bir çiçek borcum var demek… Neyse Irmakla birlikte kendimizi sana affettirebilmek için memleketin en iyi zeytinyağını getiririz.
    Narin: Tamam, söyledi zaten Irmak… Çiftliğe gidiyormuşsunuz.
    Fırat:
    Evet, zeytin işini çok seviyor Irmak… Birkaç büyük üreticiyle araştırma yapmak istedi. Babam da beni çağırınca bu seyahatın iyi bir fırsat olduğunu düşündü. Arazi bakıcakmış.
    Deniz: Bir zeytinciliğimiz kaldı.
    Fırat Deniz’in sesini duyunca şaşırır: Selam Deniz, konferans bir görüşme yaptığımızı bilmiyordum.
    Deniz: Selam…
    Narin: Tamam o zaman, ııı hadi size iyi yolculular, görüşürüz sonra… Zeytinyağımı unutmayın, tamam mı? Hadi by…
    Fırat: Görüşürüz hanımlar…

    Narin telefon kapanınca derin bir nefes alır Deniz’e çaktırmadan…
    "Ben seni seviyorum. Ben seni sevmeyi de seviyorum."
    KAMRAN...

  3. #18
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 4. Bölüm

    4.BÖLÜM devam...

    Yaslıhan, 2000


    Narin tatillerde çalıştığı kuaför salonundadır. O sırada Fırat arabayla dükkanın önüne gelir. Dükkanın sahibi İclal görünce şaşırır.

    İclal: Allah Allah ya, kazanların oğlan değil mi bu? Narin, sen tanıyor musun bu çocuğu?

    Narin eğilir kapıdan dışarıya bakar. Fırat’ı görünce eli ayağı birbirine girer. Saçını falan düzeltmeye çalışır.

    Narin: Hı, şeyden, Mehmet’in arkadaşı ya … Babasıyla birlikte hastaneye gelmişlerdi, babası kulüp başkanı ya…
    İclal: Bak bekliyor orda...
    Narin: İclal abla ben bir bakim, belki Mehmetlen ilgili bir şey diyecektir falan…
    İclal inanmaz: Hı hıı...

    Narin dışarı çıkınca Fırat arabadan iner.

    Fırat: Ne yaa?
    Narin: Nerden çıktın?
    Fırat: Bakıyorum senin kuaför burası…

    Narin evet anlamında başını sallar. Fırat narinin üzerindeki önlüğe dokunur.

    Fırat: Çiftlikten sonra görüşemedik. Hani gezicektik.
    Narin: E olmadı çalışıyom.
    Fırat taklidini yapar: Çalışıyom. (Narin güler.) Sana bir cep telefonu alıcam.
    Narin: Ne saçmalama, öldürür evdekiler beni…
    Fırat: Niye ya, saklarsın bir şey olmaz. Ne güzel birbirimizle mesajlaşırız, güzel olmaz mı?
    Narin: Yok yok ben istem… Hem kaç paradır o?
    Fırat: Ya sanane, kaç paraysa kaç para, ben alıcam.
    Narin: Yok olmaz, istemem ben istemem. Çiftliği şey edenler bulundu mu?
    Fırat: Jandarmayla babamın adamları bakıyor. Bakalım. Müşteri geliyor.
    Narin: Müşteri mi?
    Fırat: Hııı...
    Narin: Ayy, müşteri tamam. Hadi benim çalışmam gerek. Hadi görüşürüz.

    Narin gidicekken Fırat kolundan tutar, birbirlerine bakarlar gülümseyerek… Fırat öpücük gönderir ona…

    Narin fısıldar: Gelme bir daha. Gelme…

    Narin içeri kaçar, Fırat arabaya binerken tekrar öpücük gönderir. Kornaya basa basa gider.


    Akşam iş çıkışına kadar bekler İclal Narin’e sormak için…

    İclal: Ne istiyormuş o çocuk senden, niye gelmiş sabah? Kız abimle ilgili diye yalan falan konuşma bana gebertirim. Ne dolaşıyor senin eteğinde, kız mı bulamamış kendine denk… Bak Narin, sakın ha, bütün kızları elden geçiriyor o serseri… Evinde verdiği partilerde neler döndüğünü bütün kasaba biliyor. Zengin çocukla aşık atamazsın sen… Koca kız oldun artık, dikkat et. Tamam mı?

    Narin in surat asılır duyduklarıyla… O sırada motorsikletli biri narinin yanında durur.

    Adam: Narin hanım siz misiniz?
    Narin: Evet…
    Narin’e paket uzatır: Fırat abi yolladı bunu…

    Narin alır şaşkın şaşkın…

    İclal: Neymiş o? (Narin paketi açar, içinden cep telefonu çıkar.) Hiii, Allah müstahakını versin, geri götür ver çabuk… Gitti.

    Telefon çalmaya başlar, Narin şaşırır, ne yapacağını bilemez.

    Narin: Ay, çalıyor.
    İclal: Ortaya bas, kulağına koy.
    Narin dediğini yapar: Alo…
    Fırat: Selam...
    Narin: Ayy şey böyle telefon gibi bir şey geldi ama hiç anlamadım.
    Fırat: Biliyorum güzelim şuanda onunla konuşuyoruz ya...

    Narin güler.
    "Ben seni seviyorum. Ben seni sevmeyi de seviyorum."
    KAMRAN...

  4. #19
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 4. Bölüm

    4.BÖLÜM devam...

    İstanbul, 2013


    Narin eve döndüğünde Fırat’ı apartmanın önünde bulur.

    Narin: Fırat, çiftliğe gidiyorsunuz sanıyordum.
    Fırat: Yarın sabah gidicez.
    Narin:Irmak bugün gideceğinizi söyledi ama..
    Fırat: Ben seni görmeden gitmek istemedim işimin çıktığını söyledim
    Narin: Nasıl yani… Kız arkadaşını ailenle tanıştırmadan önce beni görmek... Nasıl bir mantık bu ya?
    Fırat: İçeride konuşalım mı bunları?

    Narinin elindeki paketlere uzanır.

    Narin: Gerek yok…


    Fırat elinde bir kadeh içki pencereden dışarıdaki yağmuru izliyordur.

    Fırat:Sen niye içmiyorsun?
    Narin: İçkiye ihtiyacı olan sensin...
    Fırat:Irmak'ı çiftliğe götürmek benim fikrim değildi Narin…
    Narin: Banane, sana soran oldu mu o kız aileye takdim edilmeyi bekliyor. Bu hafta sonuyla ilgili bazı beklentileri var. Bu kadar kayıtsız olman şaşırtıcı gerçekten...
    Fırat:Bilmiyorum, onun sorunu gelmek istedi, çok ısrar etti ben de peki dedim. Bende değil, otelde kalıcak.
    Narin şaşırır gülmeye başlar: Yok artık...
    Fırat:Nasıl yok artık… Babam bende kalmasına bir anlam veremez zaten…
    Narin: Niye canım… Fıstık gibi gelin adayı kız, Irmak'tan iyisini mi bulucak? Allah Allah, niye anlam veremiyecekmiş?

    Fırat onun bu tavrını izler, elindeki içki kadehini bırakır.

    Fırat:Sen beni evlendirmeye neden bu kadar meraklısın?
    Narin: Banane canım... Bak Fırat, Deniz'in her şeyi anlamasına ramak kaldı. Bugün az kalsın yakalanıyorduk. Eğer anlasaydı bitmiştik ikimiz de... Öyle beni arama her aklına geldiğinde...
    Fırat:Sabah akşam yanında Deniz olduğunu, telefonlarını hoparlörden dinlediğini ben nerden bilebilirim ki... Yalnızsın diye düşündüm ama anlaşılan o ki siz tuvalete bile beraber gidiyorsunuz.
    Narin ayağa kalkar: Kuşkulanıyor her şeyden... Senin bir zamanlar ki Fırat olduğunu bana itiraf ettirmeye çalışıyor, anlamıyor musun?
    Fırat:O kız bizim geçmişimiz hakkında ne biliyor?
    Narin: Her şeyi, her şeyi… Benim canıma okuduğunu, aşka kapılarımı kapattığımı, kasabada bir hıyar olduğunu ama o hıyarın sen olduğunu anlamadı tabi ki henüz… (Fırat yanına gelir.) Fırat, ırmakla iyisiniz siz, gidip evlensenize, beni de rahat bırakın.
    Fırat narinin yüzünü okşar: Ben senden uzak duramam
    Narin itmek için Fırat'ın kolunu tutar: Fırat...

    Fırat yaklaşır onu alnından öper. Biran sarılırlar birbirlerine…

    Narin: Ben seni unutmak için o kadar yıl uğraştım. Beni hiçbir zaman gerçekten umursamadın ki, şimdi niye böyle yapıyorsun?
    Fırat:Ayrılırım ondan...

    Narin iç ses "İyi edersin."

    Narin geri çekilmeye çalışır: Asla yapmayacaksın bunu... Ayrılmazsın Irmak'tan, ayrılamazsın. (Fırat onu öpmek için eğilir.) Zaten ayrılsan da ben seninle birlikte olmam. Seni sevmiyorum ben... (Fırat donar duyduklarıyla, geri çekilir.) Arkadaşlığımı, dostluğumu tehlikeye atmam sevmediğim biri için… Git evimden, beni de rahat bırak. Arama bir daha...
    Fırat:Sen bana hala niye bu kadar öfkelisin?
    Narin: Bunca şeyden sonra, hıı,haksız mıyım? Gidip evlensene şu Irmak'la... Tam sona göre işte... Havalı, kültürlü, her şeyi bilir, asil, kariyeri var, parası var, her şeyi bilir, saçının teli dağılmaz, yağmur yağsa ayağına çamur sıçramaz, kaka bile yapmayan çocuklar doğurur o kız sana... Gidip evlensene şu Irmak'la... (Fırat gözleri dolu dolu dinler onu...) Beni de rahat bırak…

    Fırat kapıyı vurur çıkar.
    "Ben seni seviyorum. Ben seni sevmeyi de seviyorum."
    KAMRAN...

  5. #20
    Durum:
    Çevrimdışı
    prenses19 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.07.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,720
    Konular
    15
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile 4. Bölüm

    4.BÖLÜM devam...

    Yaslıhan 2000


    Narin odasındayken telefonu çalar. Narin Şadiye’ye hava atarak Fırat’la konuşmaya başlar :)

    Narin: Nasılsın sevgilim?
    Fırat şaşırır: Sevgilim? Ben Narin hanımla mı görüşüyorum yoksa başka birini mi aradım?
    Narin: Sana başka kızlarda mı sevgilim diyor yoksa Fırat bey?
    Fırat: Vay be… İyi tamam öyle olsun. Ee ne zaman buluşalım?
    Narin: Yarın buluşalım mı? Alsana beni, hem yemek falan yeriz.
    Fırat: Tamam alırım.
    Narin: Tamam oldu, görüşürüz, hoşça kal o zaman…

    Telefon kapanınca Narin’in bu tavrına alışık olmayan Fırat güler.


    Ertesi gün Fırat’la Narin arabanın önünde ekmek arası olan yemeklerini yiyordur.

    Narin ağzı dolu: Çabuk, çabuk… çabuk…
    Fırat: Bu ne kızım be… Senin yemekten anladığın bu mu? 3 dakika için de koca yarım ekmeği indirttin mideye…
    Narin: Benim tam vaktinde evde olmam gerekiyor tamam mı? O yüzden, napim?

    Fırat gülmeye başlar.

    Narin: Çabuk ye hadi… Yedin mi? Hadi… (Arabanın kapısına doğru koşar.) Hadi hadi…

    Narin arabadan inince Fırat da arkasından iner .

    Fırat: Narin, gitme…
    Narin gülümser: Olmaz gideyim.
    Fırat etrafa bakar kimse var mı diye: Hişt baksana bir… Pazar günü gelsene bize, babamlar İstanbul’a gidiyor, çiftlikte dururuz.
    Narin: Yok gelemem. Bak 10 dakika geç kaldım ben bunun hesabını nasıl vercem diye düşünüyorum.
    Fırat’ın suratı asılır: Sen beni sevmiyorsun zaten, sevsen bir takım şeyleri göze alırsın di mi?
    Narin: Seviyorum. (Parmak uçlarında yükselir fıratı dudaklarından öper. )

    Tam gidicekken Fırat kolundan tutar tekrar öper onu… Narin gidince arkasından bakarken gülümseyerek dudaklarına dokunur.


    Narin ders çalışırken Fırat telefonla arar.

    Narin: Efendim…
    Fırat: Narin sana bir şey sorucam.
    Narin: Noldu, sesin bir kötü geliyor.
    Fırat: Senin böyle peşinde olan, askıntı olan birisi var mı hayatında?
    Narin: Yoo yok öyle kimse… Niye olsun ki?
    Fırat: Güzelim seninle olduğum zamanlarda başıma hep bir iş geliyor. Senden sonra yine saldırıya uğradım.
    Narin: Hiii…
    Fırat: O arabaya yapılan saldırılar, yangın, şimdi de bu olay… senin belalın falan var mı kızım?
    Narin:Yani yok öyle biri, bilmiyorum ki… İşte Babür var bir tek mahalleden, o… O da öyle çok önemsenecek biri değildir.
    Fırat: Tamam, nasıl düşünmedim ya ben o iti, tamam halledicem ben… Tamam, kapat.


    Fırat’a olan bu saldırı nedeniyle annesi kötüleşince Fırat’ın babası onun hemen uzaklaşması gerektiğini düşünür Yaslıhan’dan… Fırat olanları haber vermek için Narin’i arar.

    Narin: Efendim…
    Fırat: Bu Babür denilen adam bir daha senin yanına yaklaşamaz, merak etme… Narin, ben gidiyorum, biraz ortalıkta olmıcam buralarda...Narin: Nereye?
    Fırat: Ya babam çok gerildi, annemi de kötü etkiledi bu olaylar… Yolluyolar işte… Önce biraz tatile gidicem, sonra da okula giderim ordan… Fırsatım olursa ararım seni…
    Narin: Fırsatın olursa mı? Olmaz fırsatın gezip tozmaktan di mi? Tamam, ben zaten bu telefonu klübe bırakıcam, alırsın ordan. Kaybolur maybolur ne me lazım, emanet ya, hoşça kal .
    Fırat: Nar…

    Narin telefonu suratına kapatır. Fırat telefona bakakalır.

    Fırat: Ne manyak kız bu ya…


    İstanbul, 2013


    Narin iş yerine geldiğinde odasında onu bekleyen Fırat’ı görünce şaşırır.

    Narin: Fırat…
    Fırat: Seni götürüyorum. Bankayı zaptedemiyorum. Beni baypas edip olaylara el koydular. Sermet’i bitirecekler, kan dökülecek. Bir daha seni koz olarak kullanmasına izin veremem. Şimdi gidip eşyalarını toplayalım.
    Narin: Seninle hiçbir yere gelmiyorum ben…


    Narini görmeye gelen Deniz Narin’in Fırat’la çıktığını öğrenir.

    4.BÖLÜM SONU
    "Ben seni seviyorum. Ben seni sevmeyi de seviyorum."
    KAMRAN...

Sayfa 4/24 İlkİlk 1234567814 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Merhamet - Senaryolar
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 01-04-14, 00:35:39
  2. Merhamet - Bölüm Yorumları (3)
    By mause in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 19-02-14, 16:02:04
  3. Merhamet - Bölüm Yorumları (2)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 14-12-13, 12:51:52
  4. Merhamet - Bölüm Yorumları (1)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 12-04-13, 19:54:00
  5. Ölümcül Merhamet
    By defne_melodi in forum Dünya Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-01-13, 19:16:09

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
cratosslot giriş
eta saat
bahis forum
ilbet
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
bahis
deneme bonusu
escort ankara
izmit escort
izmir escort
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
en iyi casino siteleri