4 sonuçtan 1 ile 4 arası

Konu: Merhamet - Senaryolar

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    NATY&FACU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    01.08.2006
    Yer
    M. KEMAL ATATÜRK
    Mesajlar
    57,786
    Konular
    762
    Verdiği Beğeni
    110

    Aldığı Beğeni: 40

    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart Merhamet - Senaryolar

    Dizi ile ilgili senaryolarınızı bu başlıktan paylaşabilirsiniz.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    _ceyo_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.07.2008
    Yer
    Barış Falay ♥&#8734
    Mesajlar
    13,807
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart


    41. Bölümde Deniz ve Sermet’in dans hakkındaki iç seslerinin olduğu sahneyi düşünerek yazdım bunu. Çünkü çok içime oturdu o sahne. O yüzden de o sahnenin sonunda kendi evine giden Deniz kısmının devamıymış gibi yazdım. Öyle düşünerek okumanızı ve fonda Berkay - Ele İnat şarkısını açmanızı tavsiye ederim. :img-in_lo

    - - -

    Kırılacakmış gibi yumruklanan kapıya koştu Deniz, kim bu saatte böyle dayanmıştı kapısına. Kapıyı açtığında karşılaştığı kişi hiç de şaşırtmamıştı onu, Sermet’ten başka kim olabilirdi ki?

    “Niye geldin?” dedi Deniz arkasını dönüp içeriye doğru hareketlenirken…
    “Niye mi geldim?” bi hayli alkollü ve gergindi Sermet. “Canın her istediğinde lafını sokup, söyleyip çekip gidemeyeceğini söylemek için geldim.”

    Oturduğu yerden ayağa fırladı birden Deniz “O zaman sende adam olacaksın” ağzından bir anda çıkan sözlerle beraber, çoktan pişman olmuştu Deniz. Bunu belli edercesine dudağını ısırdı ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. “Sermet ben özür dilerim, öyle söylemek istemedim”

    Güldü Sermet “Adam olacağım öyle mi? Adam” diye bastırdı.. “Benden adam olmaz Deniz hanım, size kalsa benden bir b.k olmaz ama değil mi?” arkasını dönüp kapıya yöneldi Sermet, peşi sırada Deniz “Nereye gidiyorsun, beni de bekle” Sermet’in ardından biniverdi arabaya Deniz.

    Arabaya bineli neredeyse yarım saat olmuş ama Sermet’ten çıt bile çıkmıyordu. Duyulan tek ses yağmurun cama vuran damlalarına aitti. Sermet’in bu sessizliği Deniz’i endişelendiriyordu. “Sermet nereye gidiyoruz, konuşmayacak mısın? Korkmaya başladım artık”

    “Sen benden hep korktun zaten. Bu yüzden ben senden kaçmak istedim.” Boğulacakmış gibi hissediyordu Sermet ama ne varsa içinde söylemeye de kararlıydı. “Ama beceremedim…” Artık bu aşk ya var olacaktı yada yok. “Beni sevdiğini söylesen de benden hep korktun, bana hiç güvenmedin. Sana kendimi inandırmakla geçmez bu ömür Deniz. Her sorunda ben yapmadım demekle, anlatmakla geçmez. Bana güvenmiyorsan, sözlerime inanmıyorsan benimle bu yolu yürümenin bir anlamı yok.”

    Şaşkınlıkla Sermet’e bakıyordu Deniz… Sözlerine devam etti Sermet. “Bana hiç bir şey umurumda değil ben seni istiyorum demiştin ama söylemekle olmuyormuş değil mi? Meğer çok şey umurundaymış.” “Sermet” “Bitirmedim Deniz. Bu sefer ben konuşacağım, sen lafını söyleyip çekip gitmeden ben konuşacağım sonra kim nereye gitmek isterse gider. Senden fazla bir şey istemedim ben. Sadece evlilikten döndüğün adamla arana mesafe koymanı istedim. Olması gereken de bu değil mi zaten? Ama sen ne yaptın onunla arana mesafe koymak yerine ona evini açtın. Bu da yetmezmiş gibi her seferinde onu bana karşı savundun. Atölyesi yandı yine benden şüphelendin, Ali gitmiş galerici getirmiş senin haberin olmadan yapmaz diyorsun. Senin bana güvenin yok. Ama ben seni hiç kandırmadım be Deniz. Hayatım da yaptıklarım da hep ortadaydı.”

    “Ben sana güveniyorum” dedi Deniz ve devam etti “Ama sende bunları yapmayacak bir adam değildin Sermet. Bunu sende biliyorsun. Senin geçmişin bana bunları düşündürüyor sana olan güvensizliğim değil.”

    “Geçmişimi değiştiremem. Zaten tek korkumda geçmişimin bize engel olmasıydı. Ama değiştim ben Deniz, değişiyorum da, çabalıyorum. Sen istiyorsun diye değil, ben seni istediğim için. Benden korkma, bana güven, benimle ol diye”

    Sermet iç ses: Oh be, üstümde kamyon vardı da o kalktı sanki. Sermet dök oğlum ne varsa içinde. Madem başladın bitir bu işi.

    Deniz şaşkın ve dolu dolu gözlerle bakıyordu Sermet’e. Gerçekten ona bunları mı yaşatıyordu? Elini Sermet’in elinin üzerine götürdü Deniz… “Biliyorum. Özür dilerim, seni incittiysem özür dilerim Sermet.”

    Deniz’in elini kendi elinde hisseden Sermet, onun özrü ve buğulu gözlerine daha fazla dayanamadı. Arabayı kenara çekip Deniz’e döndü. Elini Deniz’in yüzüne götürdü “Ben artık bu gözlerde hüzün görmek istemiyorum…”

    Sermet iç ses: Tam sırasıdır oğlum öptün, öptün başka oluru yok bunun.

    Şefkatiyle tutkusunun arasında gidip gelen Sermet daha fazla dayanamadı ve Deniz’in dudaklarına doğru bi hamle yaptı. Ama kolunun müzik çalara çarpmasıyla bangır bangır çıkan müziğin sesiyle birden kendini geri çekti. Ve arabanın dışına attı. “Hay tüküreyim ben böyle işe” diye hayıflanırken peşi sıra Deniz’de arabadan inip geldi yanına. Müziğin sesi dışarıya kadar geliyordu. (Berkay – Ele İnat)

    Yağmur tüm şiddetiyle yağıyordu karşısında aşık olduğu kadın fonda güzel bir şarkı. Sermet’in aklından evde söyledikleri geçti “Evet suratsız kraliçem. Biz hiçbir zaman onlar gibi olamayacağız. Sende sırf bu yüzden çekip gideceksin bir gün.” Gözlerini Deniz’den hiç ayırmadan ona doğru bir iki adım attı ve elinden tutup kendine doğru çekti. Kollarını Deniz’in beline doladı. “Benimle dans eder misin suratsız kraliçem?”

    Deniz bir anda ne olduğunu anlayamadan kendini Sermet’in kollarında buldu, istemsizce elleri Sermet’in boynuna dolandı… Sermet’ten gelen dans teklifini ise aklının ucundan bile geçirmiyordu Deniz. Ona cevap bile veremedi sadece biraz daha sokularak kafasını Sermet’in boynuna gömdü. Bomboş yolda yağan yağmura aldırmadan, sarmaş dolaş dans eden iki aşık vardı.

    Deniz’in saçlarına gömdüğü kafasını kaldırıp, bedenini biraz daha geriye çekti Sermet ve gülümsedi.

    “Sayenizde salon erkeği de olduk Deniz hanım.”
    “Bu sanki biraz sokak erkeği oldu ama Sermet bey, neyse.”

    Sermet gözlerini Deniz’in dudaklarına dikti ve sevdiği kadını kendine doğru tekrar çekti;
    “Sen yeter ki bana hep bu kadar yakın ol, ben her şey olmaya razıyım Deniz. Senin sularında boğulmaya razıyım, yeter ki beni bırakma.”
    “Sermett”.diyebildi Deniz, tüm hücreleri tutku denizinde dalgalanırken… “Ben artık sen olmadan, senin aşkın, tutkun olmadan nefes alamam… sensiz yaşayamam.”

    “Peki ya ben” dedi Sermet.. “Ben ne yaparım sen olmadan, senin sevgin olmadan? Sen, senin sevgin, şefkatin benim pusulam oldu… Karanlığın içinden çekip aldı beni, yönüm yolum sen oldun Deniz. Gecemde, gündüzümde her yerde sen varsın, ben sana hangi ara bu kadar tutuldum bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var artık. O da tüm ömrümü senin yanında geçirmek istiyorum… Aklıma düştüğün, yüzüme güldüğün, sesini duyduğum her an, her an nefesim kesiliyor. İyi ki tuttun elimden, iyi ki beni bu karanlık dünyada buldun Deniz. Ben sana aşığım, seni çok seviyorum.”

    Sonunda söylemişti Sermet, aşkını sevgisini söyleyebilmişti. Sanki uzun yıllardır tuttuğu nefesini verdi bir solukta. Duyduğu sözler karşısında gözlerinden yaşlar süzüldü Deniz’in. Elini Sermet’in yanağına götürdü.

    “Bende seni seviyorum, çok seviyorum. Sen benim her şeyimsin, ailemsin, aşkımsın”

    Artık her şey kendi akışında seyrediyordu. Sevdiği kadının dudaklarına eğildi Sermet “aşkım” diye fısıldadı ve çok uzun zamandır öpmeyi arzuladığı dudaklara sonunda kavuştu. Bir öpücük her bir duyguyu nasıl böyle taşıyabilirdi; hem çok tutkulu, hem çok şefkatli, hem hırslı, hem sevgi dolu nasıl olabilirdi? Deniz ilk kez böylesine bir hisse kapılmıştı, aşık olmak aşık olduğun adamla öpüşmek böyle bir şeydi demek. Dünyanın en eşsiz hissiydi. Dudaklar birbirinden hiç ayrılmak istemese de bu yağmurun altında daha fazla kalamazlardı. İstemeye istemeye birbirlerinden uzaklaştılar. Ama sevdiğine doyamamak bu olsa gerek ki Sermet tekrar tekrar birkaç kez daha öptü aşık olduğu kadını. Dudakları tekrar ayrıldığında soluk soluğa kalmışlardı. Ceketini çıkartıp Deniz’in omuzlarına bırakırken alnına da minicik bir öpücük kondurdu. “Daha fazla ıslanmadan evimize gidelim…”

    Benim kalemimden çıkan da budur, okuyan gözlerinize sağlık.:love01:
    Yorum isterim.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    _ceyo_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    02.07.2008
    Yer
    Barış Falay ♥&#8734
    Mesajlar
    13,807
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart


    Sermet’in gidişini ve Deniz ile barışmalarını kendi kalemimden yazmak istedim. Umduğumu bölümde bulamadım çünkü.

    Şarkının sözlerini üç kıta halinde böldüm ve o aralara sahneler yazdım gidişiyle ilgili. Fonda şarkıyı da dinlerseniz daha etkili olacağını düşünüyorum. Ben öyle yapıyorum da.

    İşte gidiyorum
    Bir şey demeden
    Arkamı dönmeden
    Şikayet etmeden
    Hiçbir şey almadan
    Bir şey vermeden
    Yol ayrılmış, görmeden gidiyorum


    “Buraya kadarmış Sermet efendi, bu masalda burada böylece bitecekmiş..” gidiyordu Sermet nereye, kime gittiğini bilmeden. İçinde açılan yaranın ağrısıyla terk ediyordu herkesi ve her şeyi. Çok sevmenin bile yetmediğini düşünüyordu artık. Üzerine titremenin, o mutlu olsun diye çabalamanın da fayda etmediğini görmüştü… “Ne istedin Deniz benden, ne istedin. Niye böyle aşık ettin beni kendine ve şimdi neden mahvediyorsun?” kendi iç hesaplaşmasını yaşıyordu Sermet. Bu kadar severken, kavuşamamanın öfkesiyle gidiyordu.

    “Gitti Narin, arkasına bile bakmadan gitti”… Camın önünde Sermet’in arkasından baka kalmıştı Deniz. Çekip gitmişti gerçekten Sermet. “Gelir yarına merak etme, hem sende bir karar ver bu adamı istiyor musun istemiyor musun bir ölç tart. Pişman olacağın bir karar verme. Yapabilir misin bir düşün” “Neyini düşüneyim Narin, ben o onsuz yapamam artık, yaşayamam. Ama böyle de yaşayamıyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey; Sermet’siz bir hayatı düşünemiyorum.”

    Ne küslük var ne pişmanlık kalbimde
    Yürüyorum sanki senin yanında
    Sesin uzaklaşır her bir adımda
    Ayak izim kalmadan gidiyorum


    “Arkamdan bile gelmedi. Demek ki benimle evlenmek istemiyor, emin değil.” Buğulanan gözlerini sildi Sermet. Her şeye göğüs gerebilirdi belki ama Deniz’in onu sevmediğini düşünmeye asla. Bu, onun bu hayatta kaldıramayacağı tek yüktü. “Hadi bakalım Deniz hanım el mi yaman bey mi yaman. Zor bulursun sen Sermet Karayel’i.” İnat etmişti Sermet, Deniz onu gerçekten istiyorsa, seviyorsa bulacaktı bir şekilde. Eğer ona gelmezse zaten geri dönmesinin de bir anlamı yoktu. Aşık olduğu kadın onun olmayacaksa bu şehirde kalmanın da anlamı yoktu.

    “Ay yok telefonu da kapalı, yer yarıldı içine girdi sanki ya.” Evin içinde dört dönüyordu Deniz. Sermet gideli neredeyse on iki saat olmuştu ama hala telefonu kapalıydı. Ali’nin de haberi yoktu nereye gittiğinden. “Deniz otur Allah aşkına geceden beri dönüp dolaşıyorsun evin içinde, ay benimde başımı döndürdün hamileyim kızım ben otur bulur Fırat onu.” “Nereye buluyor be, nereye buluyor. Adam telefonu kapatmış, Ali’nin bile haberi yok Fırat nereye buluyor? Gitti işte gitti adam, şimdi ara ki bulasın. Kim bilir ne zaman nereden çıkacak. Nereden haber gelecek? Off ben ne yapacağım ya nasıl bulacağım Sermet’i, Allah’ım yardım et ya.”

    Gerdiğin tel kalbimde kırılmadı
    Gönül kuşu şarkıdan yorulmadı
    Bana kimse sen gibi sarılmadı
    Işığımız sönmeden gidiyorum


    Sabaha karşı geldiği Çatalca’daki bu küçük kulübede sızıp kalmıştı Sermet. Gözünü açtığında başı ağrıdan çatlayacak gibiydi. Eline yüzüne su çarpıp dışarıya attı kendini. Derin derin temiz havayı soludu. “Kim bilir şimdi sen ne yapıyorsun Deniz? Benim gibi sende üzgün müsün yoksa sıcacık yatağında mışıl mışıl uyuyor musun?” Deniz’in kendi için bile olsa üzülmesi fikri Sermet’in yüreğine bir ok gibi saplanmıştı adeta, bu hoşnutsuzluğu yüzüne de yansımıştı. Etrafına şöyle bir baktı Sermet, bu ıssız yerde yapayalnızdı… “Ah be suratsız kraliçem keşke sende şimdi yanı başımda olabilseydin…”

    “Ne demek valizini alıp gitmiş Ali, nereye gitmiş ya nasıl gitmiş?” gözlerinden akan yaşlara engel olamıyordu Deniz. Sermet gerçekten alıp başını gitmiş miydi? “Bilmiyorum yenge, Tatyana’ya da beni görmedin etmedin, kimseye bir şey söyleme demiş gitmiş ama merak etme ben bulurum ağabeyimi sen hiç üzme kendini” “Nereye buluyorsun be, adam çekip gitmiş kimsenin haberi yok. Zaten sizin yüzünüzden bu haldeyiz, sana öfkelendi de böyle olduk” “Aa yenge yalnız o konuda bir yanlış anlaşılma var ben onu ağabeyime açıklayacağım lütfen yani.” Daha fazla böyle oturup duramayacaktı Deniz, bir şey yapmalıydı. Bulmalıydı Sermet’i. “Ben gidiyorum ya, böyle elim kolum bağlı oturamam ben. Sermet’i bulacağım…”

    Çatalca’ya geleli iki gün olmuştu ama kimse gelip bulmamıştı Sermet’i. Evde ne doğru dürüst yiyecek vardı ne de ısınabileceği bi şey. Kasabaya inip karnını doyurmasa aç aç oturacaktı bu derme çatma yerde. Deniz’e olan hasreti yetmiyormuş gibi bir de hasta olmuştu. Yattığı yerden kafasını bile kaldıramıyordu. Ama inat etmişti bir kere kimseyi aramayacaktı.

    Deniz iki gündür deli gibi Sermet’i arıyordu. Gitmediği yer, bakmadığı delik kalmamıştı. Dağ evine gitmişti, Sermet’in evinde beklemişti. Otele gidip neredeyse tek tek tüm odalara bakmaya bile kalkmıştı. Ama yoktu, Sermet’ten ne bir ses nede haber yoktu. Ağlamaktan, aramaktan helak olmuştu. Sermet’in başına bir şey gelebileceğini bile düşünmeye başlamış, polise gitmeye kalkışmıştı da Fırat, Narin ve Ali durdurmuştu onu. İki gündür doğru dürüst uyku uyumamış, yemek bile yememişti. En sonunda Sermet’in evinde onun gelmesini beklerken bitap düşüp uyuyakalmıştı.

    “Sermet…” diye mırıldandı uykusundan uyanırken Deniz, gözlerini açıp etrafa baktığında fark edebildi nerede olduğunu. Kafasını kaldırdığında Ali, Narin, Fırat öylece oturuyorlardı… Sesi titreye titreye sordu “Gelmedi mi hala?” Kimseden bir cevap alamayınca yattığı yerden hızlıca doğruldu “Şimdi kimse bana engel olmaya kalkmasın ben polise gidiyorum. Yeter daha fazla beklemeyeceğim. “ Fırat Deniz’i kollarından tutup tekrar oturttu “Tamam Deniz sakin ol, bizde senin uyanmanı bekledik zaten. Bunca gün ağabeyim belki döner, kafasını dinliyordur diye düşünüp polisi karıştırmak istemedik. Ama sen haklısın daha fazla da beklemenin bir anlamı yok. Şimdi bir iki tanıdık var onlarla görüşeceğim cep telefonu sinyalinden, mobeseden ne bileyim işte bir şekilde bulurlar ağabeyimi.”

    Sermet’siz geçen her saniye işkence gibi geliyordu Deniz’e. Polisle irtibata geçeli saatler olmasına karşın hala bir haber gelmemişti. Artık gücünün tükendiğini hissetti Deniz, Sermet’siz gerçekten yaşayamayacağını anladı. Onsuz bir hayat düşlemek o kadar anlamsızdı ki onun için. Bir an önce ona gitmek, sarılmak, kavuşmak istiyordu. Ortamdaki sessizliği çalan telefon bozmuştu. Telefonla konuşan Fırat’a bakıyordu sabırsız bir şekilde Deniz. “Ee ne olmuş, nerdeymiş, bulmuşlar mı? Fırat bir şey söylesene?” “Deniz bir sakin olursan, konuşmama izin verirsen söyleyeceğim. Önce telefon sinyaline bakmışlar tahmin ettiğimiz gibi telefon yok yanında. Restorantta bırakmış.” Bir an için Deniz’in gözünün önüne tuzla buz olan telefon geldi. Eee der gibi Fırat’a bakıyordu herkes. “Arabayı da en son İstanbul çıkışında Çatalca yolunda mobese görüntülemiş. Kredi kartıyla da Çatalca’da bir benzin istasyonunda alışveriş yapmış en son.” Tüm gözler bir yanda Ali’ye çevrilmişti “Çatalca mı? Ağabeyimin ne işi olabilir ki Çatalca’da.” “Bilsek sana sormayız değil mi Ali, orada nereye gidebilir, kime gidebilir bir tek sen bilebilirsin?” diye çıkıştı Deniz. “Bir iki yer var ama ben bir düşüneyim yenge..” Deniz montunu çantasını aldığı fırladı “Yolda düşünürsün Ali burada değil, zaman kaybetmenin sırası değil…”

    Hastalık Sermet’i iyice ele geçirmişti. Öksürük, ateş derken iyice halsiz düşmüştü. Kendini toparlayıp evden dışarı çıkamıyordu. Buz gibi yerde bir battaniyenin altında öylece uyuyordu. Hali olsa kalkıp bir otele gidecekti ama ayakta duracak gücü bile kendinde bulamıyordu.

    Deniz Ali ile beraber birkaç yere bakmış ama bulamamıştı sevdiği adamı. Neredeyse üçüncü gün olacaktı onu görmediği, sesini duymadığı, kokusunu içine çekmediği… Onsuz geçen üç gün, sanki üç asır gibi gelmişti Deniz’e. Ali’nin son bir yer var dediğini duyduktan sonra yalvardı içinden Deniz “ne olur orada olsun” diye. Uzaktan görünen çatma derme bir evin, ev demeye bin şahit ister diye düşündü Deniz, kulübenin önündeki arabayı görünce derin bir oh çekti. Sonunda bulmuştu onu, sonunda kavuşacaktı Sermet’ine. Ali’yi arabada bırakıp koşar adım indi arabadan Deniz…

    Kapıyı aralayıp içeri girdiğinde gördüğü manzara karşısında kalakaldı. Buz gibi bir odada, yerde içki şişeleri, yatağın içinde bir battaniyeye sarılıp uyuyan Sermet. İçi titredi Deniz’in, onun yüzünden çekip gitmiş, kendini böyle bir yere mi saklamıştı Sermet. Yanaklarını süzülen yaşları silerken usulca yaklaştı sevdiği adama, yatağın ucuna çöküp günlerdir aradığı yüze baktı uzun uzun. Gerçekten onsuz bir hayatı yaşaması mümkün görünmüyordu. Uyandırmaya kıyamayarak elini saçlarına götürdü, usul usul okşadı. Olduğundan daha mı sıcaktı Sermet yoksa Deniz’e mi öyle geliyordu. Elini önce alnına, sonra da Sermet’in yanağına dokundurdu resmen alev alev yanıyordu Sermet. Titrek bir sesle fısıldadı alnını öperken “aşkım, ben geldim, uyan…”

    Sermet duyduğu sese, burnuna vuran o eşsiz kokuya inanamadı. Gerçekten bu Deniz miydi yoksa hastalıktan hayal görmeye, sesler duymaya mı başlamıştı. Gözlerini aralayıp Deniz’i gördüğünde inanamadı, bulmuş muydu onu? Gelmiş miydi gerçekten. “Deniz” diye fısıldadı “Geldin mi?” “Geldim canım, geldim aşkım, buradayım yanında.” Ve devam etti Deniz “ama sen yanıyorsun Sermet” Ali’ye haber vermek için ayaklanıyordu ki Sermet tuttu elinden “Gitme, bırakma beni Deniz…” Elini Sermet’in yüzüne götürdü şefkatle okşadı “Buradayım canım, hemen geleceğim” Hızlıca Ali’ye ilaç ve yiyecek bir şeyler almasını söyleyip Sermet’in yanına döndü Deniz, ona yatmasını söylese de Sermet çoktan doğrulup dikleşmişti yatakta. Deniz’de yanına oturdu kafasını onun omzuna dayadı. “Seni bulamayacağım diye öyle çok korktum ki, seni kaybettim sandım Sermet. Bunu bana bir daha yapma ne olur, sensiz ben ölecek gibi oluyorum.” “Sen o gece sessizliğinle beni zaten öldürmüştün Deniz, benim daha fazla orada kalmamın bir anlamı yoktu. Kaçmak istedim, seni görmeyeceğim bir yere gitmek istedim. Ama insan yüreğinden kaçamıyormuş, İstanbul’u seni arkamda bıraktım belki ama aşkın benimleydi. Ondan kaçamıyormuş insan.” Deniz o kadar üzgündü ki, günlerdir yaşadığı korku, streste üstüne binince daha fazla tutamadı kendini, ağladı… Bir yandan da konuşmaya çalışıyordu “Ben sana cevabımı nikahtan kaçtığım gün zaten verdim. Benim kiminle olmak istediğim, kiminle evlenmek istediğim hepsinin cevabı sana geldiğim gün verildi. Ben duygularımdan da, kendimden eminim. Ben seninle olmak, seninle yaşamak istiyorum. Artık senden bir an bile ayrı kalmak istemiyorum. Bir daha bunları yaşamak, seni kaybettiğimi düşünmek istemiyorum. Seni çok seviyorum Sermet, her şeyden çok seviyorum.”

    Sermet’in yüreği kıpır kıpır olmuş, midesinde kelebekler uçuşuyordu. Deniz de tıpkı kendisi gibi onu kaybetmekten korkmuş muydu? Onu günlerdir arayıp, sonunda bulmuş muydu? İçi titredi Sermet’in, sevilmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu bir kez daha hissetti yüreğinin en derinlerinde… Sevgiyle, şefkatle okşadı Deniz’in yüzünü, tutku dolu bir öpücük bıraktı dudaklarına “Deniz ben seni kimsenin ulaşamayacağı bir aşkla seviyorum. Senin yerin burada ( kalbini gösterdi ) öyle kıymetli ki, senin yüzüne hüzün değse, ben burada ölürüm.” İkinci defa buluştuğunda dudakları uzunca bir süre ayrılmadılar birbirlerinden. Günlerdir duydukları hasret… Yüreklerinde yaşattıkları aşkla, tutkuyla öptüler birbirlerini uzun uzun. Artık biliyorlardı bir daha ayrılmak yoktu.

    - - -

    Biraz olsun hayal kırıklığınız giderilmiştir umarım.:img-in_lo

    Burada kestim ama böyle yarım kalmayacağız canlarım, bu bölümü baştan sona kendi kalemimden yazarım ben bu hayal kırıklığıyla içiniz rahat olsun.:img-hyste Bu sahneden eve geçmiş SerDen olarak geri döneceğim. :love01:

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Dazzle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    06.06.2005
    Yer
    M.KEMAL ATATURK
    Mesajlar
    24,355
    Konular
    66
    Verdiği Beğeni
    52

    Aldığı Beğeni: 204

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Benim finalim arkadaslar devami gelecek ;)

    Dugunden kacan Sermet ile Deniz arabaya atlarlar.Inanamiyorum neyaptik biz der Deniz.Cok ayip oldu herkese.

    -Aman ne ayibi biraksak bizle beraber balayina geleceklerdi hic saygilari yok yeni evlenmis bunlar biraz yalniz kalmak isterler diye dusunen yok varsa yoksa eglence ben artik seninle yalniz kalmak istiyorum deniz...

    -Kalbim carpiyo hala Sermet inanamiyorum peki nereye gidiyoruz?
    -Dugunde de dedigim gibi surpriz ben herseyi sana soylemek zorunda degilim der Sermet ve birbirlerine Askla bakarlar...(burayi hayal gucunuze birakiyorum canlar :) )

    Deniz gozlerini actiginda yaninda o bakan bir cift goz gorur...
    -Gunaydin... Sen ne zaman uyandin?.

    -Uyanmak?Ben hic uyumadim ki senin kokun,dokunusun,bakisin,opusun bende uykumu birakti.Saatlerdir seni seyrediyorum ve diyorum ki Allahim ne nasil bir sevap isledim de boyle bir kadini bana hediye olarak verdin.:img-in_lo

    Deniz yuzunu oksar Sermetin ve Sermet biz evlendik dimi?Ruya degil bu sen ve ben bu yataktayiz ve artik hep birlikteyiz.Birlikteyiz karicim sen benim bitanecik karimsin,omrumsun yeterki sen gitme sakin beni birakma.... Birakmak mi?Ben artik sensiz olamam ki deli sen benim nefesimsin...

    Ve birbirlerini operler...Bu opucuk herseydir...Sevgi,ask,tutku....

    -Butun gun bole kalalim cikmayalim yataktan nasilsa aylarca gezecek zamanimiz olacak der Sermet.

    -Yaaaa acliktan oluyorum ama ben ilk gunden olmus bi karin olsun istemezsin heralde der.
    Hemen arayalim odamiza getirsinler ozaman acikinca cadi bisey oluyosun sen :)

    -Sermettttt!!!
    -Tamam Askim saka yaptim.:)

    Aradan 1 ay gecer...

    Kapat gozlerini der Sermet.
    -Offff yine ne var bu kacinci surpriz...
    Bir dur be kizim sabirsizlanma cok seveceksin eminim.

    -Peki peki hadi oyle olsun Sermet bey..

    -Tamam acabilirsiniz Deniz Hanim..Aaaaa bu ne ama bu ?Evet aynen o

    -Hatirliyomusun?Sen hastanede ressamin yaninda kaldigin gece sabaha kadar konusmustuk.Ve sen bana deniz yolculuklarindan ne kadar keyif aldigindan bahsetmistin.
    Eeee sende yat mi satin aldin yani :)Yaaaa Sermetttt.... Sen bole gulumse bana boyle bak ben senin icin neler yaparim...

    -Sende beni hep boyle sev sakin beni sevmekten vazgecme...
    -Eeee bakalim 1 gun 5 gun gibi mi surecek denizde Deniz hanim :)

    Hadi once Denize girelim...Denize mi? Yok ya girmeyelim bence oturup keyif yapalim gerek yok yani simdi denize girmeye falan dimi.... Bi dakika bi dakika..Yoksa sen ? Sermet?Yoksa bilmiyomusun?
    -Neyi?.
    -Neyi olacak hayatim yuzme bilmiyomusun?
    Sacmalama Deniz niye bilmiyim.
    Deniz gulmeye baslar...

    Deniz bak gulme dalga mi geciyosun sen kocanla.Deniz kime diyorum.
    Tamam tamam gulmuyorum der ama sinirleri bozulmustur bikere.

    Ya bak hala guluyo.Hem bikere ben islanmayi sevmiyorum yoksa gayette yuzebilirim.
    Himm tabi tabi eminim:)

    Bak ben gulmuyorum gel buraya der ve Denizi kovalamaya baslar.Ve guvertede kistirir.Veeee yakalandin.....

    Yaaaa Sermet birak beni...

    Birakiyim mi gercekten istiyormusun bunu?

    Himmmm yok vazgectim sakin birakma biz hep bole kalalim der ve Sermeti kocaman oper.
    Sonucu boyle olacaksa istedigin kadar dalga gecebilirsin benimle kralicem :)

    -Sermet bugece burda uyuyalim mi?
    -Burda mi guvertede mi ?Evet baksana gunes batiyo,belki bol yildizli bir hava olur ve biz birbirimize sarilarak yildizlarin altinda uyuruz olmaz mi?
    -
    Oy oy olmaz mi Askim benim seninle hersey olur...Deniz?
    Hi?
    Ben seni cok seviyorum be...
    -Sermet?
    -Efendim?

    -Bende seni cok seviyorum be :))
    der ve smsiki sarilirlar...
    Aradan 5 ay gecer...

    Deniz artik Narini ve Turkiye yi cok ozlemistir.

    -Hayatim?
    -Efendim canim?
    -Sey biz artik donsek mi nedersin ?

    -Niye skildin mi yoksa burdan,ee baska yere gecelim Deniz.

    -Ya hayir oyle degil ben Narini ozledim hem yine geliriz busefer beraber olur,hadi donelim artik kendi evime alisiyim...Hem sende bisey var nezaman donme lafi etsem bi sekilde beni caydiriyosun su 5 ayda toplasan 2 kere gorebildim arkadasimi oda 3 gun 5 gun neoluyor anlarim ben.

    Sermet kivranmaya baslar..
    Ne olacak ki hem hem gezdik hem is bagladik ee ancak.Ha birde ilk kez sonunda basbasa kaldik.Kimsenin derdi tasasi olmadan...
    -Ya tamam ben cok memnundum zaten halimizden ama ne olur donelim lutfen canim ya ha. ?

    Sermet gonulsuz bir sekilde kabul eder.
    Peki kralicem sen nedersen o olsun bakalim :)
    Sen bitanesin canim kocam benim der ve bi buse kondurur dudagina sermetin.
    Bu ne yaa bole mi tesekkur ediyosun bana ben daha buyuk bi opucuk isterim:)
    Aaaa Askim sen iste der ve kocaman oper ....
    YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA <3
    Adın yazılacak Mucevher taşa!

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Merhamet - Replikler
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 117
    Son Mesaj: 24-06-14, 03:02
  2. Merhamet - Bölüm Yorumları (3)
    By mause in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 19-02-14, 16:02
  3. Merhamet - Bölüm Yorumları (2)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 14-12-13, 12:51
  4. Merhamet - Bölüm Yorumları (1)
    By NATY&FACU in forum Merhamet
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 12-04-13, 19:54
  5. Ölümcül Merhamet
    By defne_melodi in forum Dünya Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-01-13, 19:16

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

hd film izle
film izle
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
istanbul evden eve nakliyat
Kayseri evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
tipobet
cialis
kamagra
deneme bonusu
Güvenilir Bahis Siteleri
maltepe escort
buca escort
sağlam bahis siteleri
eskort
istanbul escort
bayan escort
almanya medyum

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.