Sayfa 5/6 İlkİlk 123456 SonSon
26 sonuçtan 21 ile 25 arası

Konu: Osmanlı Yükseliyor / Rise of Empires: Ottoman (Netflix Türkiye Dizisi)

  1. #21
    Durum:
    Çevrimdışı
    funda2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    26.11.2006
    Yer
    Heryerde...
    Mesajlar
    75,982
    Konular
    39
    Verdiği Beğeni
    522

    Aldığı Beğeni: 3,025

    Bahsedilme
    14 Mesaj

    Standart Cevap: Osmanlı Yükseliyor / Rise of Empires: Ottoman (Netflix Türkiye Dizisi)



  2. #22
    Durum:
    Çevrimdışı
    Darmody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.06.2016
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,300
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    169

    Aldığı Beğeni: 901

    Bahsedilme
    4 Mesaj

    Standart

    Deneye deneye sonunda başardılar.
    Herkese merhaba, Netflix'in dizilerden çok, belgesel ve belgesel kurgularında daha başarılı olduğunu düşünürüm. Bu yapım da bu düşüncemi pekiştirdi. İzleyenler var mı, bilmiyorum? Roman Empire diye yine begesel kurgu yapımı var netflix'te. Commusdus, Sezar ve Caligula dönemlerini 3 ayrı sezonda anlatan kısa yapım. Yine bu dizinin gidişatı gibi, belirli ana bir olay ve lider dönemini, uluslarası mutabakat sağlanmış kaynaklardan yararlanınıp, ufak tefek olayları kurgulayarak veriyorlar.

    Atiye ve Muhafız'ın aksine bu dizi, bazı küçük hatalar dışında temiz ve uluslarası bir iş olmuş. Performans, teknik bütünlük, kurgu olarak temiz iş çıkarmışlar. Dizi yayınlandığından beri özellikle bizim insanımızda bazı yakınmalar gördüm, ben bunlara cevap vermek için buraya yazıyorum (okuyan olursa diye).
    1.Dönem Osmanlısı bir Balkan devleti idi. Bazılarına ters gelecek ama müslüman dünyası ile pek o kadar içli dışlı değildi. Bu sebeple islamı atıflara çok fazla yer verilmemesi normal.
    2.Ulubatlı Hasan'a dair tarihi bir kayıt yok. Kendisi, kahramanlık hikayesi adına uydurulmuş bir figürdür. Dizi bu yüzden Hasan'a yer vermemiş.
    3.Akşemsettin'in hocalığını neden vermediklerini bilmiyorum. Belki tarihi mutabakat sağlayamamışlardır ya da Akşemsettin İstanbul'un fethinden hemen sonra sürüldüğü için, kendisine gerek duymamışlardır.
    4.Mara hatun olayı gerçek. O dönem evlilik olayları pek yok. Evlenilenler de genelde Sırp prensesleri falan. Fatih'in annesinin kimliğinin verilmemesi yine bu tarihi mutabıklık yüzünden kaynaklandı sanırım.
    5. Fatih Sultan Mehmet, Büyük İskender hayranı bir padişah. Hilafetin alınması ile belki dine yönelim daha fazla olmuştur ama ortaçağda imparatorluk başına geçen insanların ahiret gözetip hareket etmeleri pek olası değil. Bu sebeple güçlü, genç bir lider olarak ulvi amaçlardan çok, kişisel hırsları ve tarihe diğer büyük isimlerle adını yazdırmak için İstanbul'u alması olası. Dizinin bu şekilde portre çizmesi de oldukça gerçekçi.
    6. Konstantin, bizim yeşilçam Kara Murat filmlerindeki gibi tahtında bütün gün şarap için, gülmüyor. Büyük Roma imparatorluğunun son resmi imparatoru olarak, sonuna kadar savaşıyor ve cesedi bulanamıyor. (Vatanseverlik, dindarlık, ataları gözetmek sadece bize özgü şeyler değil)
    7. Giovanni gerçekten de büyük bir çatışma gücü göstermiş ve sonra yaralanınca kaçmış. Giovanni'nin Yeniçerilere karşı kurduğu üstünlüğün nedeni ise basit;
    Yeniçeriler yakın plan dövüşü pek sevmeyen genel olarak at üstünde veya okla savaşan bir ordu. Giovanni'nin ağır zırhlı piyade ordusu ise alan avantaşını kullanıp, Yeniçerilere uzun bir süre vurkaç yapmış. Sayıca üstün olan Osmanlının, asker kaybedip bir türlü suru aşamamasının nedeni bu. Dizide de belirtildiği gibi iç, içe şekilde olan surlar arasında, karşı tarafa saldıracak hendekler var. Giovanni ve ordusu, bunu vur-kaç için kullanıyor. Yapımın burada hatası var işte. Yeniçerilerin yakın dövüş tekniğine uzak olup, alan avantaşına sahip olan İtalyan piyadelerinin sortie yaptığını açıklamalıydılar. Oradaki ön bilgisizlik, tarihi hamaset kahramanlık üzerinden değerlendiren bizim millette " niye hep yeniçeri öldü? " isyanına neden olmuş.
    İkinci büyük isyan da İstanbul'un kazara aldık gibi şeklinde. Alınan şehir, Roma imparatorluğunun Şehri, yüzyıllar içinde defalarca kuşatılmış ama aşılamamış surlara sahip bir şehir. Diğerlerinin aksine Fatih'in şehri almasının nedeni, geri çekilmeyip sonuna kadar her fırsatı değerlendirmesi.
    İnsanlar savaş falan deyince meydanda büyük kahramanlık hikayeleri falan bekliyorlar ama savaş tankla tüfekle olduğundan çok ekonomik,psikolojik ve teknik üstünlükle oluyor. 23 kere kuşatılmış ama alınamamış İstanbul'u almaya gelen Fatih, birkaç denemeden sonra diğerleri gibi geri dönmüyor. Sonuna kadar askeri olarak saldırıyor. Bu, karşı tarafın ekonomik ve psikolojik olarak çöküşüne neden olmuş. Roma'nın yardımına kimsenin gelmemesi, şehrin kendi başına kalan son kuvveti ile direnmesi söz konusu. Bu süreç içinde Fatih Sultan Mehmet, tüccarla anlaşarak Roma'nın içinde hizip çıkarma, gemileri karadan yürütüp deniz yolunda avantaj sağlama, toplarla sürekli dövme ile Konstantin ve Giovanni'yi 2 ay boyunca yıpratmış. Tek başlarına kaldıkları sürece İstanbul'un zaten elden çıkacağını biliyor Roma. Amaçları ise batıdan gelecek Katolik yardımı ulaşana kadar Fatih'e direnme. Fatih de batıdan Katolik yardımı gelirse, savaşın uzaması ile askeri ekonomik ve moralman kontrol altında tutmanın imkansız olacağını bildiğinden, bir an önce sonuca gitmek istiyor. Çünkü biliyor ki Katolik yardımı gelmeden İstanbul'u alamazsa, ileride şansı kalmayacak.
    Bu bağlamda dizi fazlasıyla realist bir şekilde ele almış olayı. Surların içinde paraları,yiyecekleri giderek tükenen Romalıların, umut bağladıkları inançları ve hurafeleri de tersine işleyince, iyice çöküyorlar.

    Ben ileride kuracağı çok uluslu, çok dinli imparatorluğa giden adımda, bel kemiğinin ekonomi olduğunu bilen Fatih'in " köylüleri boşver sen bizim ses geçirmemize ses çıkarma, şehri alınca bütün ticaret kapıları açık sana " diye tüccarı kafaladığı sahneyi beğendim. Neyse beklediğimden temiz bir iş çıkmış, tebrikler.
    Konu Darmody tarafından (27-01-20 Saat 16:37 ) değiştirilmiştir.
    [SIGPIC][/SIGPIC]

  3. #23
    Durum:
    Çevrimdışı
    Marvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    10.09.2017
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    145
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    12

    Aldığı Beğeni: 101

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Osmanlı Yükseliyor / Rise of Empires: Ottoman (Netflix Türkiye Dizisi)

    Alıntı Darmody Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Deneye deneye sonunda başardılar.
    Herkese merhaba, Netflix'in dizilerden çok, belgesel ve belgesel kurgularında daha başarılı olduğunu düşünürüm. Bu yapım da bu düşüncemi pekiştirdi. İzleyenler var mı, bilmiyorum? Roman Empire diye yine begesel kurgu yapımı var netflix'te. Commusdus, Sezar ve Caligula dönemlerini 3 ayrı sezonda anlatan kısa yapım. Yine bu dizinin gidişatı gibi, belirli ana bir olay ve lider dönemini, uluslarası mutabakat sağlanmış kaynaklardan yararlanınıp, ufak tefek olayları kurgulayarak veriyorlar.

    Atiye ve Muhafız'ın aksine bu dizi, bazı küçük hatalar dışında temiz ve uluslarası bir iş olmuş. Performans, teknik bütünlük, kurgu olarak temiz iş çıkarmışlar. Dizi yayınlandığından beri özellikle bizim insanımızda bazı yakınmalar gördüm, ben bunlara cevap vermek için buraya yazıyorum (okuyan olursa diye).
    1.Dönem Osmanlısı bir Balkan devleti idi. Bazılarına ters gelecek ama müslüman dünyası ile pek o kadar içli dışlı değildi. Bu sebeple islamı atıflara çok fazla yer verilmemesi normal.
    2.Ulubatlı Hasan'a dair tarihi bir kayıt yok. Kendisi, kahramanlık hikayesi adına uydurulmuş bir figürdür. Dizi bu yüzden Hasan'a yer vermemiş.
    3.Akşemsettin'in hocalığını neden vermediklerini bilmiyorum. Belki tarihi mutabakat sağlayamamışlardır ya da Akşemsettin İstanbul'un fethinden hemen sonra sürüldüğü için, kendisine gerek duymamışlardır.
    4.Mara hatun olayı gerçek. O dönem evlilik olayları pek yok. Evlenilenler de genelde Sırp prensesleri falan. Fatih'in annesinin kimliğinin verilmemesi yine bu tarihi mutabıklık yüzünden kaynaklandı sanırım.
    5. Fatih Sultan Mehmet, Büyük İskender hayranı bir padişah. Hilafetin alınması ile belki dine yönelim daha fazla olmuştur ama ortaçağda imparatorluk başına geçen insanların ahiret gözetip hareket etmeleri pek olası değil. Bu sebeple güçlü, genç bir lider olarak ulvi amaçlardan çok, kişisel hırsları ve tarihe diğer büyük isimlerle adını yazdırmak için İstanbul'u alması olası. Dizinin bu şekilde portre çizmesi de oldukça gerçekçi.
    6. Konstantin, bizim yeşilçam Kara Murat filmlerindeki gibi tahtında bütün gün şarap için, gülmüyor. Büyük Roma imparatorluğunun son resmi imparatoru olarak, sonuna kadar savaşıyor ve cesedi bulanamıyor. (Vatanseverlik, dindarlık, ataları gözetmek sadece bize özgü şeyler değil)
    7. Giovanni gerçekten de büyük bir çatışma gücü göstermiş ve sonra yaralanınca kaçmış. Giovanni'nin Yeniçerilere karşı kurduğu üstünlüğün nedeni ise basit;
    Yeniçeriler yakın plan dövüşü pek sevmeyen genel olarak at üstünde veya okla savaşan bir ordu. Giovanni'nin ağır zırhlı piyade ordusu ise alan avantaşını kullanıp, Yeniçerilere uzun bir süre vurkaç yapmış. Sayıca üstün olan Osmanlının, asker kaybedip bir türlü suru aşamamasının nedeni bu. Dizide de belirtildiği gibi iç, içe şekilde olan surlar arasında, karşı tarafa saldıracak hendekler var. Giovanni ve ordusu, bunu vur-kaç için kullanıyor. Yapımın burada hatası var işte. Yeniçerilerin yakın dövüş tekniğine uzak olup, alan avantaşına sahip olan İtalyan piyadelerinin sortie yaptığını açıklamalıydılar. Oradaki ön bilgisizlik, tarihi hamaset kahramanlık üzerinden değerlendiren bizim millette " niye hep yeniçeri öldü? " isyanına neden olmuş.
    İkinci büyük isyan da İstanbul'un kazara aldık gibi şeklinde. Alınan şehir, Roma imparatorluğunun Şehri, yüzyıllar içinde defalarca kuşatılmış ama aşılamamış surlara sahip bir şehir. Diğerlerinin aksine Fatih'in şehri almasının nedeni, geri çekilmeyip sonuna kadar her fırsatı değerlendirmesi.
    İnsanlar savaş falan deyince meydanda büyük kahramanlık hikayeleri falan bekliyorlar ama savaş tankla tüfekle olduğundan çok ekonomik,psikolojik ve teknik üstünlükle oluyor. 23 kere kuşatılmış ama alınamamış İstanbul'u almaya gelen Fatih, birkaç denemeden sonra diğerleri gibi geri dönmüyor. Sonuna kadar askeri olarak saldırıyor. Bu, karşı tarafın ekonomik ve psikolojik olarak çöküşüne neden olmuş. Roma'nın yardımına kimsenin gelmemesi, şehrin kendi başına kalan son kuvveti ile direnmesi söz konusu. Bu süreç içinde Fatih Sultan Mehmet, tüccarla anlaşarak Roma'nın içinde hizip çıkarma, gemileri karadan yürütüp deniz yolunda avantaj sağlama, toplarla sürekli dövme ile Konstantin ve Giovanni'yi 2 ay boyunca yıpratmış. Tek başlarına kaldıkları sürece İstanbul'un zaten elden çıkacağını biliyor Roma. Amaçları ise batıdan gelecek Katolik yardımı ulaşana kadar Fatih'e direnme. Fatih de batıdan Katolik yardımı gelirse, savaşın uzaması ile askeri ekonomik ve moralman kontrol altında tutmanın imkansız olacağını bildiğinden, bir an önce sonuca gitmek istiyor. Çünkü biliyor ki Katolik yardımı gelmeden İstanbul'u alamazsa, ileride şansı kalmayacak.
    Bu bağlamda dizi fazlasıyla realist bir şekilde ele almış olayı. Surların içinde paraları,yiyecekleri giderek tükenen Romalıların, umut bağladıkları inançları ve hurafeleri de tersine işleyince, iyice çöküyorlar.

    Ben ileride kuracağı çok uluslu, çok dinli imparatorluğa giden adımda, bel kemiğinin ekonomi olduğunu bilen Fatih'in " köylüleri boşver sen bizim ses geçirmemize ses çıkarma, şehri alınca bütün ticaret kapıları açık sana " diye tüccarı kafaladığı sahneyi beğendim. Neyse beklediğimden temiz bir iş çıkmış, tebrikler.
    Çok saçma eleştiriler bunlar.İslami ögelere daha ne kadar yer verilecek?Namaz kılma sahnesi var,Hz.Muhammed’in hadisi tantanası var.Ee daha ne olsun?Sürekli ayet mi okusun bu adamlar?
    Bizans ve Giovanni yüceltilmiş meselesi de ayrı saçmalık.Ortada yüceltilmesi gereken birşey varsa yüceltilir.Osmanlı’ın daha önce 23 kez kuşatılıp alınamamış şehri alması yüceltilmeyi hak ediyorsa karşı tarafında mücadelesi aynı saygıyı hak ediyor.Hem rakibi yüceltmek kazanılan zaferi daha da görkemli yapar.Giovanni ve Konstantin’in çabasını ve kahramanlığını övmek aslında Fsm’nin kazandığı zaferi taçlandırır.Zaten sonunda yabancı akademisyenlerden biri”Buna Konstantinopolis’in düşüşü demek doğru olmaz bu bir fetihdir.” dedi.Daha ne desin adamlar?
    Benim diziyle ilgili duyduğum bir eleştiri de:Fatih’in tam vazgeçecekken o kadar stratejinin önemsizleştirilip kanlı aya umut bağlayıp geri dönmesi.Vay efendim böyle şey olur mu? Ya Ortaçağ’dan bahsediyoruz.İnsanların bu tarz hurafeler ve göksel işaretlerle yatıp kalktığı bir dönem.Tamam Fatih entelektüel bir adam olabilir de bu derece inanışlardan kendini soyutlaması da mümkün değil.
    Benim beğenmediğim 3 şey var:
    1-Giovanni’nin aşk hikayesini gereksiz buldum.Çok uzatmamışlar zaten ama yinede gereği de yoktu.Birşeye hizmet etmedi.
    2-Gemilerin karadan yürütülmesi olayını iyi işleyememişler.Sanki savaşın seyrini değiştirmemiş,bir etkisi olmamış gibi anlaşılıyor izleyince.Senaryosal bir sıkıntı herhalde.
    3-Celal Şengör’ün orada ne işi var?Kendisini severim ve kendisinin bu alanda çok bilgisi olabilir ama bu akademik bir konuda ahkam kesmek için yeterli midir? Emrah Safa Gürkan’ın yanına keşke gerçek bir tarihçi daha koysalardı.Zaten konuşan tüm insanların çalıştıkları üniversitelerle, uzmanlık alanları yazıyor.Celal Şengör’de sadece İstanbul Teknik Ün. yazması da ayrı komediydi.

  4. #24
    Durum:
    Çevrimdışı
    TurkeyStyler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    02.08.2010
    Yer
    Winterfell
    Mesajlar
    34,601
    Konular
    368
    Verdiği Beğeni
    190

    Aldığı Beğeni: 630

    Bahsedilme
    28 Mesaj

    Standart Cevap: Osmanlı Yükseliyor / Rise of Empires: Ottoman (Netflix Türkiye Dizisi)

    Ilk bölümü izledim ve begendim.
    Kurgusal acidan basarili olmus. Görüntüler, kilik kiyafetler, hal ve hareketler, özel efektler hepsi basarili. Farkli tarihcilere yer verilmesi olanlara farkli acidan bakilmasini sagliyor ve diziyi daha gercekci kiliyor. Genel olarak tarih dizilerinde gösterilen tarihe fazla deger vermeyen birisiyim, daha cok kurgu acisindan izliyorum. Sonucta belgesel cekilmiyor ve reyting ugruna neler nele yaziliyor. Muhtesem Yüzyil olsun, Dirilis olsun, Vatanim Sensin olsun, Kurulus olsun fark etmiyor benim icin. Anlatilanlarin dogruluk payi var elbette belki de cogu sey dogrudur ama sonucta yazan belli yöneten belli danismanlik yapan belli. Bu dizinin kurgu disinda senaryo ve dogruluk payi acisindan gösterdigi seyleri ilerleyen bölümlerde yorumlayabilirim. Genel olarak sahnelerin röportajlarla kesilmesini ve o esnada önemli notkalarin anlatilmasini sevdim.

  5. #25
    Durum:
    Çevrimdışı
    Darmody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.06.2016
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2,300
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    169

    Aldığı Beğeni: 901

    Bahsedilme
    4 Mesaj

    Standart Cevap: Osmanlı Yükseliyor / Rise of Empires: Ottoman (Netflix Türkiye Dizisi)

    Alıntı Marvin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok saçma eleştiriler bunlar.İslami ögelere daha ne kadar yer verilecek?Namaz kılma sahnesi var,Hz.Muhammed’in hadisi tantanası var.Ee daha ne olsun?Sürekli ayet mi okusun bu adamlar?
    Bizans ve Giovanni yüceltilmiş meselesi de ayrı saçmalık.Ortada yüceltilmesi gereken birşey varsa yüceltilir.Osmanlı’ın daha önce 23 kez kuşatılıp alınamamış şehri alması yüceltilmeyi hak ediyorsa karşı tarafında mücadelesi aynı saygıyı hak ediyor.Hem rakibi yüceltmek kazanılan zaferi daha da görkemli yapar.Giovanni ve Konstantin’in çabasını ve kahramanlığını övmek aslında Fsm’nin kazandığı zaferi taçlandırır.Zaten sonunda yabancı akademisyenlerden biri”Buna Konstantinopolis’in düşüşü demek doğru olmaz bu bir fetihdir.” dedi.Daha ne desin adamlar?
    Benim diziyle ilgili duyduğum bir eleştiri de:Fatih’in tam vazgeçecekken o kadar stratejinin önemsizleştirilip kanlı aya umut bağlayıp geri dönmesi.Vay efendim böyle şey olur mu? Ya Ortaçağ’dan bahsediyoruz.İnsanların bu tarz hurafeler ve göksel işaretlerle yatıp kalktığı bir dönem.Tamam Fatih entelektüel bir adam olabilir de bu derece inanışlardan kendini soyutlaması da mümkün değil.
    Benim beğenmediğim 3 şey var:
    1-Giovanni’nin aşk hikayesini gereksiz buldum.Çok uzatmamışlar zaten ama yinede gereği de yoktu.Birşeye hizmet etmedi.
    2-Gemilerin karadan yürütülmesi olayını iyi işleyememişler.Sanki savaşın seyrini değiştirmemiş,bir etkisi olmamış gibi anlaşılıyor izleyince.Senaryosal bir sıkıntı herhalde.
    3-Celal Şengör’ün orada ne işi var?Kendisini severim ve kendisinin bu alanda çok bilgisi olabilir ama bu akademik bir konuda ahkam kesmek için yeterli midir? Emrah Safa Gürkan’ın yanına keşke gerçek bir tarihçi daha koysalardı.Zaten konuşan tüm insanların çalıştıkları üniversitelerle, uzmanlık alanları yazıyor.Celal Şengör’de sadece İstanbul Teknik Ün. yazması da ayrı komediydi.

    İnsanlarımız Osmanlı padişahlarını 7/24 ibadet eden insanlar sanıyor. Bir başka sandıkları şey de Türklerin islama böyle cumburlop diye geçip, hemen dine sarıldıkları. Türklerin islamlaşma süreci Osmanlı'nın özellikle ilk zamanlarında bile tamamlanmamıştı. 10. yüzyılda Türk kavimlerini dolaşan Arap seyyahın yazdıkları vardır mesela " Türkler selamün aleyküm diyor ama hiç islama göre hareket etmiyorlar " diye bir sürü eleştiri yapmış. Kaldı ki İlber Ortaylı'nın belirtir ki, Kanuni sonrasına kadar Osmanlı padişahları Kayser i Rum ünvanı ile anılırlar. Dönemin en büyük imparatorluğunun başında olup, sözü kanun olan bu insanların, ellerindeki gücün etkisinde kalmadan namaza niyaza, ahiret kaygısına düşmesini beklemek saçma. Adamlar kendilerini Allah'ın yeryüzündeki gölgesi diye anıyor yahu:)

    Konstantin'in uzun süre ele geçirilememesi bence de Fatih'i yüceltir. Çünkü belgesel de diyor şehir yüzyıllar içinde devamlı kuşatıldı ama alınamadı! Ayrıca eften püften bir şehir değil bu, bin yıllık Roma imparatorluğunun mirası! Geçit vermeyen surlara rağmen aylarca direnip, geri adım atmayan Fatih Sultan Mehmet çizmişler. Adamın ismine " Fatih " ünvanı da bu yüzden eklenmiş!
    O batıl inanç konusundaki eleştiriler de çok saçma. Bugün hala " yok bir sis bulutu gelmiş de, Çanakkalede düşman taburu kaybolmuş " diye anlatılıyor. Evrenle ilgili bilinmeyenin hayli çok olduğu dönemde insanların böyle inançlara sahip olması normal.

    Giovanni'nin aşk hikayesi, Damla Sönmez'in karakteri gereksizdi bence de. Hadi Damla'nın karakteri Türkler ile Bizanslılar arasında etkileşim olduğunu anlatmak için vardı diyelim. O gizli geçit olayı bayıktı.
    Gemilerin karadan yürütülmesini havada bıraktılar, bir de dediğim gibi Giovanni'nin ordusu ile Yeniçeri ordusunun savaş tekniği konusunda ayrımlarını vermeleri gerekiyordu. Orayı pas geçince, insanlar Bizans'ın neden sürekli Yeniçerileri öldürdüğünü anlamdıramamış. Ufak bir bilgilendirmeden sonra sortie olayına geçilse daha iyi olurdu.
    Celal Şengör, Fatih Sultan Mehmet dönemine hakim diye biliyorum. Ama bence esaslı bir tarihçi olsaydı iyi olurdu
    [SIGPIC][/SIGPIC]

Sayfa 5/6 İlkİlk 123456 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.