Sayfa 2/2 İlkİlk 12
8 sonuçtan 6 ile 8 arası

Konu: Tiyatro KREK

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    ehlocan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    17.06.2004
    Yer
    hiçbiryerde
    Mesajlar
    25,144
    Konular
    275
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 11

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Babamın Cesetleri

    İlk perde ikinci perdeye nazaran daha yüksek tempolu bir oyun.Hele 2.perdenin sonlarına dogru cok duraganlasan bir oyun. Beklentilerimi yüksek tuttugumdanmıdır bilemiyorum hayal kırıklığı yasadıgım bir oyun oldu oyunculardan değil metinden kaynaklı bir durum.Elbette kriter değil ama okudugum yorumlardan sessız sessız agladığını yazanlar cogunluktaydı ki cabuk etkilenen aglayan biri oldugum halde cok etkilenmedim bahsi geçen sahneden. Kaan Tasaner ve Öner Erkan karsılıklı sahnelerde ve Öner Erkan tek basına cok basarılıydı.

    Edit: Konsantrasyon sorunumda olmus olabilir o aksam için tam onumde Nuri Bilge Ceylan yan tarafımda Hakan Günday ve Murat Daltaban'la oyun seyretmek hos bir anı oldu benim için:)
    Konu ehlocan tarafından (10-01-13 Saat 11:05 ) değiştirilmiştir.

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    nazguzeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    05.01.2007
    Yer
    tutkun.
    Mesajlar
    63,126
    Konular
    68
    Verdiği Beğeni
    135

    Aldığı Beğeni: 270

    Bahsedilme
    16 Mesaj

    Standart Cevap: Tiyatro KREK


    KREK yeni oyunu “Dünyada Karşılaşmış gibi” ile geri dönüyor!

    Özgün metni, iddialı oyuncu kadrosu ve kalıpları yıkan sahne tasarımı ile sezonun en iddialı yapımı seyircisi ile Kasım’da Volkswagen Arena’da buluşuyor.





    DÜNYADA KARŞILAŞMIŞ GİBİ

    Yazan, Yöneten: Berkun Oya
    Yapımcı: Nisan Ceren Göknel

    Sahne Tasarım: Berkun Oya
    Işık: Cem Yılmazer
    Dekor Uygulama: Muhtar Pattabanoğlu
    Prodüksiyon Sorumlusu: Evrim Zeybek
    Proje Asistanı: İrem Avcı
    Teknik Sorumlu: Emrah Altıntoprak
    Ses Tasarım ve Uygulama: Hakan Atmaca



    Oyuncular:
    Alican Yücesoy
    Defne Kayalar
    Fatih Artman
    Okan Yalabık
    Öner Erkan
    Serkan Keskin
    Settar Tanrıöğen



  3. Beğenenler;
    Şah-Rû (18-10-18)

  4. #8
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,413
    Konular
    81
    Verdiği Beğeni
    847

    Aldığı Beğeni: 229

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Dünyada Karşılaşmış Gibi

    Uzun zamandır sessiz olan Krek Tiyatro Topluluğu’nun iki sahne (evet sahne) ve ara dahil iki saat otuz dakika süren oyunu. Krek oyunlarından alışkın olduğumuz üzere sahne ses geçirmez camla kaplı ve oyunu yine kulaklık aracılığıyla dinliyoruz. Fakat bu sefer farklı olarak iki sahne tasarlanmış; sorgu odası ve spoiler vermemek için birimini belirtemeyeceğim emniyet odası. Bu odalar sırt sırta olduğundan A blok ve B blok şeklinde yerleşen izleyiciler diğer odayı ve dolayısıyla diğer yandaki izleyicileri göremiyorlar. Tabi arada salonun öbür tarafındaki gülme sesleri ya da patırtılar yer yer duyuluyor. Bu da her iki taraf için, diğer tarafta neler oluyor merakını oyun sonuna kadar canlı tutuyor. Ama aynı zamanda yer yer dikkat dağıttığını da belirtmeliyim. Oyun arasında izleyiciler yer değiştirerek ikinci yarıda sahnenin diğer tarafını izliyorlar.

    Sorgu odası sahnesinde oyun video ile başlıyor, daha sonra sorguya geçiliyor. Ve aslında kapının son kez açıldığı sahnede oyunu izlemeye buradan başlayanlar için oyun tamamlanmış oluyor. Fakat işte o esnada diğer sahnede neler oldu ve sorgu odasına nasıl gelindi soruları kafada duruyor. Aynı şekilde oyuna “emniyette sıradan bir gün!!” tadında başlayan taraf da karakterin neden karakola düştüğünü ve olayın ne olduğunu merak ediyorlar. Ve aslında olayın altında ne büyük bir sürpriz ne de büyük bir şok var, gayet sıradan hatta neredeyse yavan bir hikaye. Bu açıdan metin zayıfmış gibi duruyor. Ama işte Krek farkı tam da burada devreye giriyor. Zamanlaması müthiş bir teknikle aynı oyunu, iki sahnede iki kere oynayarak, sıradan bir konuyu sonuna kadar merak içinde izlettiriyor. En önemlisi de metnin güçlü tarafı ana karakterlerde değil karakoldakilerde. Misal bana göre Aziz’in “kahkülünün çizgisine yatmak isteyen” boğucu aşkından ziyade daralınca karısını arayıp sesini duyunca ferahlayan Sadık’ın aşkı çok daha samimiydi. Hele ki Naci’nin kaybını anlatışı…

    Oyunun dikkat çekici sahneleme tekniğinin de ötesinde en başarılı yanı şüphesiz oyunculukları. Rolü çok az olan Defne Kayalar hariç tam bir oyunculuk ziyafeti. Babacan komiser Taner/Settar Tanrıöğen, adı gibi sadık komiser Sadık/Fatih Artman, laz komiser Yavuz/ Alican Yücesoy, polis memuru Naci/Serkan Keskin çok iyiler. Fakat Mevlüt rolünde Öner Erkan bambaşka. Aldığı tüm ödülleri sonuna kadar haketmiş. Sadece oyunun gerilimini dengeleyen bütün güldürücü unsurlar Mevlüt’te toplandığı için değil tabi. Emniyet, siyaset ve topluma dair en sert eleştiriler de Mevlüt’ten geliyor. Ve Öner Erkan teklemeden soluksuz konuşmasıyla, vücut diliyle müthiş bir performans ortaya koyuyor.

    Oyunun bir diğer gizli başrolü de Ferdi Tayfur’un Sanma ki Yaşıyorum parçası. Gerçekten şarkı/oyun eşleşmesinin muazzam bir örneği olmuş. Şarkının her dizesi bir karaktere denk geliyor adeta.

    Özetle Krek izleyicileri için olağanüstü olmayan ama gerek tekniği gerekse nefis oyunculuklarıyla kaçırılmaması gereken bir oyun.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Sayfa 2/2 İlkİlk 12

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 3 kullanıcı var. (0 üye ve 3 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.