3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Yolcu Tiyatro

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,426
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Yolcu Tiyatro

    Yolcu Tiyatro çalışmalarına 2012 yılının ikinci yarısında başladı. Provalarına 2012 yılının son aylarında başlayan Yolcu Tiyatro'nun sahne üstü yaratıcı kadrosu, konservatuvar ve güzel sanatlar fakültelerinden mezun olmuş olan tiyatroculardan oluşmaktadır. Seyircisiyle buluştuğu ilk oyun için Wolfgang BORCHERT' in "Kapıların Dışında" oyununu seçen Yolcu Tiyatro, 19 Mart 2013 tarihinde ilk oyununun prömiyerini yapmıştır.

    Dijital 3D mapping teknolojisi kullanılarak tasarlanan “Kapıların Dışında” oyununda animasyonlarla gerçek oyuncular iç içe geçmiş, dijital teknoloji bir fon olarak değil, oyunun bir parçası olarak kullanılmıştır. Oyuncuların, animasyonlar ile interaktif olarak sürekli iletişim halinde oldukları oyun, Türkiye’de bir ilk olmuştur.
    “Kapıların Dışında” adlı oyunuyla, 3. Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödüllerinde, En İyi Erkek Oyuncu dalında Cenk Dost VERDİ, En İyi Sahne Tasarımı dalında ise Tufan DAĞTEKİN-Necati DEMİRCAN ödüle aday gösterilmiştir.

    Yönetmenliğini Ersin Umut GÜLER’in üstlendiği oyunun oyuncu kadrosunda; Cenk Dost VERDİ, Müzeyyen DURGUN, Yasemin ERTORUN ve Ersin Umut GÜLER yer almıştır.

    Yolcu Tiyatro 25 Aralık 2014 tarihinde ikinci oyunu olan Ariel DORFMAN’ın Başka Bir Dünya İçin Manifesto: “Karanlığın Ötesinden Gelen Sesler” adlı oyununu yeniden kurgulayarak seyircisinin karşısına çıktı.

    Tecrit, kadın cinayetleri, tecavüz, işkence, din sömürüsü, çocuk işçiler, anadil ve çevre eylemleri gibi konularda, dünyanın farklı ülkelerinde ve Türkiye’de baskılara, insan hakları ihlallerine uğrayanların gerçek hikayelerinin anlatıldığı oyunun yönetmenliğini Ersin Umut GÜLER yapmıştır. Oyuncu kadrosunda; Cenk Dost VERDİ, Simge GEREN, Oğuz ÖZTEKİN yer almaktadır.

    Bu oyundaki performansı ile Simge GEREN, Ekin Yazın Dostları Tiyatro Ödülleri 2015 Küçük Salon Yılın En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almıştır.

    Üçüncü oyunu için, Roland TOPOR’un “Joko’nun Doğum Günü” adlı oyununu sahneleyen tiyatromuz 1 Ekim 2016 tarihinde prömiyerini yapmıştır. Yönetmenliğini Ersin Umut GÜLER’in üstlendiği oyunun oyuncu kadrosunda; Tolga İSKİT, Ayşe TUNABOYLU, Cenk Dost VERDİ, Efe ÜNAL, Merve DAĞLI, Yasemin ERTORUN, Burak ÜZEN, Sercan DEDE yer almaktadır.

    Yolcu Tiyatro resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,426
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Joko'nun Doğum Günü

    JOKO'NUN DOĞUM GÜNÜ



    Yazan: Roland TOPOR
    Çeviren: Mine G. KIRIKKANAT
    Yöneten: Ersin Umut GÜLER
    Oynayanlar: Tolga İSKİT, Ayşe TUNABOYLU, Cenk Dost VERDİ, Efe ÜNAL, Merve DAĞLI, Yasemin ERTORUN, Burak ÜZEN, Sercan DEDE
    Hareket Tasarımı: Selçuk GÖLDERE
    Production Design, Sound Design, Animasyon Post Production: Tufan DAĞTEKİN
    Kostüm Tasarımı: Makbule MERCAN
    Işık Tasarımı: Alev TOPAL
    İllüstrasyonlar: Can BADUR
    Oyun Fotoğraflar: Orhan Cem ÇETİN - Saygın SERDAROĞLU
    SÜRE: 2 Perde, ara dahil 2 saat

    KONU
    “Bir de sizleri taşımaya başladığımdan beri yere bakıyorum hep, daha önce göğe bakardım.”

    Yolcu Tiyatro çağdaş sanat hayatının önde gelen isimlerinden Fransız yazar Roland TOPOR’un “Joko’nun Doğum Günü” adlı eserini yüksek performans gerektiren hareket tasarımı ile Projection Mapping teknolojisini birleştirerek sahneliyor.

    Sistemin insan bedenini ve aklını kontrol altına alma hırsını, ezen-ezilen ilişkisi üzerinden absürd bir anlatım biçimi ile anlatan oyun, su deposunda işçi olarak çalışan Joko’nun başından geçenleri anlatıyor. İnsanın başkalarını sırtında taşımayı kabul etmesiyle başlayan benliğini kaybetme hikayesini acı çekme ve çektirme ekseninde ortaya koyuyor.

    Yolcu Tiyatro resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,426
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Joko'nun Doğum Günü

    Yolcu Tiyatro’nun mapping sahne destekli yorumu ile iki perde ve ara dahil iki saat süren Roland Topor oyunu.

    Sistemin bizleri nasıl ele geçirip kendi bedenlerimize bile hükmedemez hale gelene kadar sömürdüğünü elini korkak alıştırmadan ortaya koyan oyunda, fiziksel tiyatroyu oldukça zorlayan bir performans söz konusu. Kendi adıma ilk perdenin simgeselliğinin, ikinci perdenin açık sertliğinden daha çarpıcı olduğunu düşünüyorum. Belki bunda birinci perde kapanışının çok başarılı olmasının da etkisi vardır. Bununla birlikte ikinci perdenin de Kafkavari kaotikliği, sistemin iliğimizi kemiğimizi alenen kan gövdeyi götürecek şekilde yiyip bitirmesi ve nihayetinde gözeneklerimizden sızmasıyla inkar edilemez bir etkisi var.

    Oyunculuklarda anne (Ayşe Tunaboylu) ve kızkardeşi (Sıla Kılıç) rolleri gereği çok geri planda ve donuk olmaları nedeniyle ayrı tutarsak, Joko (Tolga İskit) ile birlikte su deposu çalışanları ve kongreciler (Yasemin Ertorun, Cenk Dost Verdi, Burak Üzen, Serdar Bordanacı, Sercan Dede) karşılıklı olarak uyumlular. Fiziksel performanslarda ise gerçekten güç bir işin altından kalkmışlar. Mapping tekniğini tiyatroda çok sevemesem de bu oyuna yakışmış. Kostümler de iyiydi.

    Joko’nun (Yoko) sırtta insan taşımayı onur kırıcı bulurken eninde sonunda hamile bir kadın için “sizi ve bebeği aynı fiyata taşırım daha da bir şey yapamam” kıvamına gelmesi şüphesiz oyunun en trajikomik sahnesi. Zira oyunun bakış açısı sadece ezenin zalimliğini değil ezilenin kabullenişini de gözler önüne seriyor. Ki su deposu çalışanları da her birimize çevremizdeki “birilerini” hatırlatacak kadar başarılı tiplemeler. Oyundan hayatlarımıza dair bol bol çıkarım yapmak mümkün. Bu da bir yerde sinir bozmuyor değil. Neticede “eşek olana semer vuran çok olur...”
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.