3 sonuçtan 1 ile 3 arası

Konu: Zorlu PSM

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,414
    Konular
    81
    Verdiği Beğeni
    850

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Zorlu PSM

    Zorlu PSM 55.000 m2’lik alanda tasarlanan; 2.200 kişi oturmalı, 3.200 kişi ayakta (sahne üzeri kullanılıyor) ve 4.200 hibrid (ayakta ve oturmalı), Turkcell Sahnesi, 1.000 kişi kapasiteli (açık alan) PSM Amfi, 750 kişilik Sky Lounge, 717 koltuk kapasiteli Turkcell Platinum Sahnesi, bu sezon yenilenen, 800 kişi kapasitesiyle Studio, etkinlikler öncesi ve sonrasında vakit geçirilecek sosyal bir alan haline gelen 60 kişiyi misafir edebilen CHEERS ve toplamda 3.00 konuk kapasiteli, 5.000 alana sahip Fuaye/Diğer Alanlar bulunuyor. Pek yakında 110 kişilik kapasitesi ve özel atmosferiyle cazseverlerle buluşmaya hazırlanan, yepyeni bir caz kulübü Touche da kapılarını açacak.

    Toplumun sanat ve eğlence hayatına katkıda bulunmanın ötesinde, Zorlu PSM kısa bir sürede İstanbul’un ihtiyacı olan küresel sanat etkinlikleri için yer sorununu çözmekle kalmayıp Türkiye’nin sanat hayatını yönlendiren bir platform haline geldi; aynı zamanda İstanbul’un ulusal ve uluslararası bir cazibe merkezine dönüşmesinde önemli rol oynadı.

    Gerek sunulan programların içeriğinin zenginliği, gerekse ulaşım kolaylığıyla, Zorlu PSM misafirlerini sanata daha da yakınlaştırmakta, şehir sakinlerinin hayatında önemli bir yer alarak, sürekli yaşayan bir sosyalleşme alanı haline gelmektedir.

    Başta İstanbul’da olmak üzere farklı kültür sanat etkinlikleriyle toplumun farklı kesimlerini buluşturmayı amaçlayan Zorlu PSM, sadece Avrupa’nın değil, aynı zamanda dünyanın da şık ve tanınmış performans sanatları merkezlerinden biri olmak amacıyla, önümüzdeki dönemde yapılacak yeniliklerle misafirlerine ev sahipliği yapmayı heyecanla beklemektedir.

    Faaliyetlerine başladığı Ekim 2013’ten bugüne sanatın evrenselliğini ve çeşitliliğini kutlayan Zorlu PSM, 5. Sezonunda 1.000’den fazla etkinlikle, 500.000’den fazla izleyiciyle bir araya geldi. Türk izleyicilerine 3 yeni festival; Sónar İstanbul, MIX Festival ve Zorlu PSM Caz Festivali’ni kazandırmakla birlikte, deneysel tiyatro topluluklarından dünya çapında yıldızlara, alternatif isimlerden rock, electropop, progressive rock ve post-rock gibi türlerden müziği kucaklayan, ünlü Broadway ve West End müzikalleri gibi çok çeşitli şovlara ev sahipliği yaptı.

    Zorlu PSM resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,414
    Konular
    81
    Verdiği Beğeni
    850

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Damdaki Kemancı

    Broadway’in en uzun soluklu 15 eserinden biri: Damdaki Kemancı, Zorlu PSM prodüksiyonuyla sezon boyunca Turkcell Platinum Sahnesi’nde!

    "Olaylar Rusya’da, 1905 yılının buhranlı Çarlık döneminde, gelenek ve devrim arasına sıkışmış küçük bir köy olan Anatevka’da geçiyor. Kişisel ve siyasal çatışmalar, hem Sütçü Tevye ve ailesini, hem de köyün yerlilerini derinden etkiliyor. İzleyicileri yoğun duygulara sürükleyen bu durumlar, Sholem Aleichem’in esere ilham veren öykülerindeki gibi, esprili bir dille anlatılıyor.

    Damdaki Kemancı, Broadway’de ilk kez 1964 yılında sahneye kondu ve aralıksız 8 yıl boyunca, 3.300 kez perde açtı. 9 Tony ödülüyle taçlanan yapım, sonrasında 4 kez daha Broadway’e dönerken, 4 kez de West End’e taşındı. 1971 yılında ise çekilen filmiyle sinema tarihine de adını yazdırdı.

    Ülkemizde ilk kez 1969 yılında sahnelenen Damdaki Kemancı, Cüneyt Gökçer’in başrolünde olduğu yapımla, yaklaşık 20 yıl sanatseverlerle buluştu. Bugünlerde ise İstanbul’a yolu düşecek olan Damdaki Kemancı, Zorlu PSM’nin ilk “Türkçe Müzikal” yapımı olarak, Talimhane Tiyatrosu işbirliği ile Zorlu PSM sahnesine çıkıyor.

    Haftalar süren provaların sonunda, birbirinden değerli yaklaşık 50 sanatçı ve canlı orkestra, Damdaki Kemancı’nın çok gecikmiş İstanbul prömiyeri için sahnede olacak. Bu proje için metni usta yorumunu katarak yeniden çeviren Mehmet Ergen, aynı zamanda oyunun yönetmenliğini üstleniyor. Oyuncuların en az 300 kostümle izleyicileri büyüleyeceği projenin dekor ve kostüm tasarımı, Zorlu PSM’nin sezonlardır başarısıyla konuşulan yapımı Yoldan Çıkan Oyun’un tasarımcıları Behlüldane Tor ve Gül Sağer’e emanet. Projenin etkileyici ışık tasarımı için Richard Williamson ve koreograf Anthony Whiteman, ekibe İngiltere’den katılıyor. Bu projeye özel olarak şarkı sözlerini yeniden çeviren Ezgi Erol’un yanı sıra, uluslararası çalışmalarıyla da gündemde olan, ülkemizin en seçkin korolarından Chromas Korosu da projeye yeni bir soluk getiriyor.

    Tüm zamanların en çok ses getiren, en fazla dile çevrilen ve en sık sahnelenen müzikallerinin başında gelen Damdaki Kemancı; Ah Bir Zengin Olsam, Güneş Doğar, Güneş Batar, Anatevka ve Aşık Mısın? gibi müzikal repertuvarının klasikleşen şarkılarının yanı sıra içimizi ısıtacak ritim ve ezgileriyle, Zorlu PSM’ye renk katmaya geliyor. "

    Sholom Aleichem’in öykülerinden uyarlayarak
    Yazan: Joseph Stein
    Müzik: Jerry Bock
    Söz: Sheldon Harnick
    Çeviren: Mehmet Ergen
    Türkçe Sözler: Ezgi Erol
    Yöneten: Mehmet Ergen
    Yardımcı Yönetmen: Lerzan Pamir
    Koreograf: Anthony Whiteman
    Dekor Tasarım: Behlüldane Tor
    Kostüm Tasarım: Gül Sağer
    Işık Tasarım: Richard Williamson
    Müzikal Direktör: Emin İnal
    Asistan Müzikal Direktör: Can Bora Genç
    Reji Asistanları: Ayşen Baransel, Özge Elif Yeşilyurt
    Dekor Yapım: Adnan Güven
    Dekor Asistanı: Ece Akaryıldız
    Kostüm Asistanı: Emine Kübra Yalçın
    Prodüksiyon Amiri: Sinan Bader
    Sahne Amirleri: Ali Korcan Dönmezer, Emre Gökmenoğlu
    Ses Operatörü: Enes Dönmez
    Işık Operatörü: Kerem Duran
    Işık Takip Operatörleri: Lütfü Övünç Özeye, Hüseyin Erdoğdu
    Sahne Teknisyenleri: Yadigar Sevinçer, Ferman Kara
    Video Operatörleri: Hakan Sevinç, Yavuz Tuna

    Oyuncular:
    TEVYE, Sütçü: Mehmet Ali Kaptanlar
    GOLDE, Karısı: Binnur Kaya
    TZEITEL, Kızı: Defne Koldaş
    HODEL, Kızı: Ceren Gündoğdu
    CHAVA, Kızı: Derman Çinkılıç
    SHPRINTZE, Kızı: Ayşe Nur Köksal
    BIELKE, Kızı: Sidel Mizrahi
    YENTE, Çöpçatan: Aysan Sümercan
    MOTEL, Terzi: Anıl Altınöz
    PERCHIK, Öğrenci: Özgür Çevik
    LAZAR WOLF, Kasap: Selçuk Borak
    MORDCHA, Hancı: Alican Altun
    HAHAM: Can Kolukısa
    MENDEL, Haham’ın Oğlu: Tuncay Çağıl
    AVRAM, Kitapçı: İzzet Bana
    NACHUM, Dilenci: Ufuk Tevge
    TZEITEL NİNE: Derman Cinkılıç
    FRUMA – SARAH, Kasabın Eski Karısı: Defne Koldaş
    KOMİSER: Bekir Çiçekdemir
    FYEDKA, Rus Askeri: Ufuk Tevge
    SHANDEL, Motel’ın Annesi: Özlem Durmaz
    SASHA, Rus Askeri/Rus Asker Tenor: Elçin Çelik
    RUS ASKER DANSÇI: Kerem Özgüner
    YUSSEL, Şapka Satıcısı: Mert Aydın
    KÖYLÜ: Kemal Kayaoğlu
    KOMŞU ÇOCUKLARI: Aksel Kohen, Seymi Mazliyah
    KEMANCI: Murat Anıl Erginol

    Chromas Koro
    Koro Şefi: Başak Doğan

    Koristler:
    Berru Tüze, Damla Topçu, Didem Ken, Ezgi Barhan, Josilyn Markel, Kaan Kök, Övgü Küçükateş, Melikhan Özer, Mustafa Can Akbaş, Özberk Şahin, Özlem Kalaycı, Semih Değirmenci, İrem Arslan, Mehmet Ali Üzer

    Orkestra
    Piyano: Emin İnal
    Keman: Murat Anıl Erginol – Balkan Tüysüz
    Cello: Burak Ayrancı – Yasin Kula
    Bas: Şahin Bahçeban / Eren Turgut
    Flüt: Recep Fıçıyapan – Didem Karakaya
    Klarinet: Barış Yalçınkaya – Çağdaş Engin
    Gitar: Can Ercan – Kerem Türkaydın
    Trompet: Volkan Coşar –Onurcan Çağatay
    Trombon: Dilan Selek İlhan – Taşkın Akarsu
    Perküsyon: Ahmet Sakkaf – Ayberk Garago


    Zorlu PSM resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,414
    Konular
    81
    Verdiği Beğeni
    850

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Cevap: Zorlu PSM

    Zorlu PSM’nin Talimhane Tiyatrosu desteği ile sahneye koyduğu ilk Türkçe Müzikali olan Damdaki Kemancı, iki perde ve ara dahil yaklaşık iki saat elli dakika sürmekte.

    Tv izleyicilerinin Elveda Rumeli dizisinden de hatırlayabileceği oyunun konusu; Bolşevik Devrimi öncesinde Çarlık Rusyasında küçük bir Yahudi topluluğunun, Anatevka isimli köyde dünyanın değişimine direnmeye çalışmaları üzerine kurulu. Sholem Aleichem’in öykülerinden Joseph Stein tarafından uyarlanan, 5 kız babası Sütçü Tevye ve ailesi ekseninde gelişen oyun, devrim ve gelenek çatışmasının müthiş bir örneği. Hem sinema filmi hem Broadway oyunu defalarca ödül almış bir yapım için beklenti bir hayli yüksek oluyor tabi. Orijinalini izlemişliğim olmadığından film üzerinden değerlendirecek olursam, sahnelenme açısından kabul görebilecek çok ufak bazı farklar dışında birebir filme sadık bir uyarlama olmuş. Tabi vakti zamanında sahnede Cüneyt Gökçer’den izlemiş olanlar -onlar ki şanslı insanlar- daha doğru bir değerlendirme yapabilir. Fakat oyunculukların biraz daha ısınması lazım. Duygu yoğunluğu henüz filmdeki kadar hissedilmiyor. Ayrıca kesinlikle daha geniş bir sahnede oynanmalı. Dekor işlevsel ve güzeldi. Işık yönetiminin desteğiyle bir hayli güzel kareler oluşuyor. Fakat oyunun en başarılı kısmı şüphesiz orkestra. Kült olmuş o müzikleri eksiksiz ve aksaksız icra ederek en büyük alkışı hakettiler.

    Şarkıların Türkçeleştirilmesi çoğunlukla iyi olmuş. Sözlerde sapma olsa da fonetik olarak fazla kulak tırmalamıyor. Tradition, If I Were a Rich Man, Matchmaker, To Life (L'chaim) ve özellikle Sunrise, Sunset en iyileri. Sunrise, Sunset sahnesinin görselliği de iyiydi. Ayrıca rüya sahnesi, izlemiş olduğum 31 ekim gecesine yakışır gotiklikteydi. Hemen hemen aynı yorumlanmasına karşın ve sinemaya göre daha kısıtlı imkanlara rağmen bu sahnede filme fark attılar diyebilirim.

    İkinci perde tıpkı filmin ikinci yarısı gibi daha durağan ve acı. Filmde Topol’un efsane yorumuyla Tevye’nin pırıl pırıl gözleriyle gerek kendini ve dünyayı sorgulaması gerekse Tanrı ile atışıp durması ağırlığı dengeleyen unsurlardı. Oyunda da Mehmet Ali Kaptanlar’ın sahne hakimiyeti hissediliyor. Dini, dili, ırkı ne olursa olsun toprağından koparılmak çok acı. Yaşamın değişen şartlarında ellerinden geleni yapıp ayakta kalmaya çalışan insanları anlatmak için damdaki bir kemancı gibi absürd bir figür kullanmak ne müthiş zekadır. Oyun boşuna kült olmamış yani. Tabi ki Broadway’e göre daha çok pişmemiz gerekse de Zorlu PSM’ni de elini taşın altına soktuğu için tebrik etmek gerek. Ayrıca bu oyunu bana doğumgünü hediyesi yapan arkadaşlarımı da harcadığım bir yaşa karşılık bana bir gece hediye etmeyi akıl ettikleri için tebrik ediyorum. “Güneş doğar… Güneş batar… Yıllar tez geçer… Mevsimler birbirini izler… Gözyaşı ve neşeyle…”
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.