Sayfa 5/5 İlkİlk 12345
25 sonuçtan 21 ile 25 arası

Konu: Altıdan Sonra Tiyatro (Kumbaracı50)

  1. #21
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,424
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart He-Go

    Tek perde ve yaklaşık 90 dakika süren oyun, arabeskin son noktayı koyduğu sınıf çatışması başta olmak üzere sosyal medya bağımlılığından ikili ilişkilere birçok konuya başarıyla dokunduruyor. Ayrıca kendini toplumdan izole eden ünlü bir oyuncunun sıradaki rolüne hazırlanışına tanık olduğumuz oyunda, her zaman sevilen bir tartışma konusu olan “karaktere girme” meselesinde bolca çıkarım yapılabilir. Oyunun alt metni de Çetin’in yaptığı çıkarımda yatıyor aslında; “Karakteri yargılama!”

    Ersin rolünde oyunun yazarı da olan Halil Babür’ün sokak dili baştan aşağı çok başarılı. Hem jargonu hem vücut diliyle tam bir mahalle bıçkını. Keza Çetin/Alican Yücesoy da kendini soyutlamış ünlü bir oyuncu olarak daha az arıza değil. Bu ikiliye aynı başarıda eşlik eden Ayşegül Uraz eski eş Saffet ve eski “manita” Seda arasındaki başarılı geçişleriyle oyuna renk katıyor.

    Ersin ve Çetin karakterleri arasında inişli çıkışlı olmakla birlikte çok kuvvetli bir gerilim var. Aradaki komedi unsurlarının sinir boşalması şeklinde oluşu da oyunun bir başka titiz detayı.

    Ek olarak oyun boyunca fonda oynayan klipteki ister istemez dile dolanan şarkı, Shakespeare üstadın geleceği gördüğünü düşündüren 64. Sone’sinden Halil Babür tarafından bestelenen Gördüm Anıtlarını isimli parça.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  2. #22
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,424
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Nihayet Makamı

    NİHAYET MAKAMI
    Altıdan Sonra Tiyatro
    İlk gösterim: 25 Ekim 2018 / Tek perde - 90 dak. / Yaş 15+

    Yazan ve Yöneten: Burçak Çöllü
    Dramaturg: Sinem Özlek
    Orijinal Müzik: Burçak Çöllü
    Dekor Tasarım: Yiğit Sertdemir
    Kostüm Tasarım ve Uygulama: Sinem Öcalır
    Işık Tasarım: İsmail Sağır
    Afiş Tasarım: Önder Sakıp Dündar
    Fotoğraflar: Murat Dürüm
    Yönetmen Yardımcısı: Yeşim Sarı
    Oyun Asistanları: Sevi Cingirt, Can Cecikoğlu
    Dekor Uygulama: Candan Seda Balaban, Seda Yürük, Gizem Dila Kars, Eren Demirbaş, Onur Kiraz, Özge Emeç, Zekeriya Ece, Yiğit Sertdemir

    OYUNCULAR
    Sabriye: Ayşegül Uraz
    Şehvar: Gülhan Kadim
    Hanende: Dolunay Pircioğlu / Ayşegül Aykaç
    Sazende: Burçak Çöllü

    KONU
    “Senin hatan. Uçursaydın şarkılarını. Kim dedi sana, kalbinde zapt et, diye.”

    İşgal altındaki İstanbul’da, bir zamanların şöhretli şairesi Şehvar Hanım’ın yalnız hayatı, bir ziyaretle değişir. Eski hizmetçisi Sabriye onu yoklamaya gelmiştir, üstelik yanında anılar, hikayeler, insanlar, şiirler, şarkılar, en çok da şarkılar vardır.”

    *Oyunda geçen “Nazar Et” dörtlüğü Şehvar karakterine ilham olan Şair Nigâr Hanım’ a aittir.

    Kumbaracı50 resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  3. #23
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,424
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Nihayet Makamı

    Altıdan Sonra Tiyatro’nun tek perde ve yaklaşık 90 dakikalık şiir gibi oyunu. İşgal zamanının İstanbul’unda geçen oyun hem güldürüp hem ağlatırken, usul usul nağme nağme akıyor adeta.

    “Yeni dünyalar yaratırsak, eski yaralarımız kapanır sandık.”

    Oyunun konusu yıllar sonra karşılaşan iki kadının bir nevi hesaplaşması üzerine kurulu. Karakteri Şair Nigâr Hanım’dan esinlenen Şehvar Hanım şiir yazmakta fakat edip camiası tarafından “evinde gergefini işlesin” şeklinde hor görülmektedir. Ona aşkla ve hayranlıkla bağlı olan besleme Sabriye ise adadaki köşkün komşusu olan Tanburi Cemil Bey’den tanbur öğrenmek ve hanımefendisinin şiirlerini bestelemek için tükenmez bir istek duymaktadır. Yıllar sonra hasta olduğunu duyduğu Şehvar Hanım’ı ziyarete gelen Sabriye ile musiki aşkında birleşen bu iki kadının hayallerinde savrulurken, edipler meclisinden fayton sefalarına, Arnavut zerzevatçısından Rum komşusuna zamanının İstanbul’u tüm renkleriyle sahneden geçiyor. Yılların, yolların, anıların, acıların, mutlulukların ve kırgınlıkların iç içe geçtiği oyunda hayal nerede bitiyor gerçek nerede başlıyor sorgulamadan kapılıp gidiyorsunuz. Ta ki külçe gibi oturan finale kadar. Oyunun naif konusu kadar sınıf çatışması, savaş, yokluk, kadının toplumdaki yeri, çökmeye başlayan imparatorluğun son demleri ve özellikle İstanbul ahalisinin Anadolu’ya bakışı gibi dönem hakkında ciddi tarihi detaylar da dikkat çekiyor. Oyunun özenli ve zarif Türkçesi ise başka bir güzellik.

    Burnu yere düşse eğilip almayacak olan Şehvar Hanım rolünde Gülhan Kadim ve kalbinde zapt ettiği şarkıları uçuramayan Sabriye rolünde Ayşegül Uraz harika bir ikili olmuşlar. Özellikle Ayşegül Uraz’ın karakter ve şiveleri çok başarılı.

    Yiğit Sertdemir’in zamanın hışmına uğramış adadaki konağı resmettiği detaylı dekoru da neredeyse ayrı bir karakter gibi. Oyunun aynı zamanda yazarı ve yönetmeni olan Burçak Çöllü’nün oyun boyunca çaldığı tanburundan süzülen nağmeler ve Dolunay Pircioğlu’nun billur sesiyle kulakların pası siliniyor adeta. Kendi özümüzden böyle bir oyun çıkması insana gurur veriyor. Sahneyi dolu dolu dolduran bu dört kadını yürekten tebrik ediyorum.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  4. #24
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,424
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Filifu’nun İntikamı

    FİLİFU’NUN İNTİKAMI
    İlk gösterim: 26 Ekim 2017 / Tek perde - 80 dak. / Yaş 13+

    Yazan: Filifu
    Tasarlayan-Yöneten: Yiğit Sertdemir
    Kostüm Tasarımı: Candan Seda Balaban
    Dekor Tasarımı: Seda Yürük
    Işık Tasarımı: Yiğit Sertdemir
    Müzik: Onur Kahraman
    Hareket Düzeni: Senem Oluz
    Afiş Tasarımı: Önder Sakıp Dündar
    Dekor Uygulama: Gizem Dila Kars, Simge Ayvazoğlu, Ayça Yürük
    Fotoğraflar: Yücel Kurşun
    Yönetmen Yardımcıları: Can Sayan, Güray Doğru
    Asistanlar: Merve Gök, Dilara Memet

    OYUNCULAR
    Burakhan Yılmaz, Ceyda Akel, Dilan Parlak, Gülhan Kadim, Ladin Avşar, Meriç Rakalar, Mert Asker, Onur Kahraman, Özge Emeç

    KONU
    Hem siz seyircilerimizin beğenisine, hem de değerli büyüklerimizin önerilerine göre yeniden şekillenen; bol bol gülüp, kimi zaman hüzünleneceğiniz, şarkısıyla dansıyla oyuncularımızın yeteneklerine hayran kalacağınız oyunumuz huzurunuzda! Pastadaki mumları beraber üflemeye ve oyunun sonunu görmeye davetlisiniz. Merak etmeyin! Bu kez, oyunumuz kesilmeyecek! Valla!

    Kumbaracı50 resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  5. #25
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Süper Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,424
    Konular
    85
    Verdiği Beğeni
    860

    Aldığı Beğeni: 231

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Filifu’nun İntikamı

    Altıdan Sonra Tiyatro’nun tek perde ve 80 dakikalık oyunu. Dün akşam itibariyle aralarına katılacak olan ufaklık sebebiyle –şimdilik- son kez sahnelendi.

    Oyun, sansür kurulundan bir türlü geçemeyen bir oyunun sahnelenememesi üzerine kurulu. Daha önce yarıda kesilen oyun “büyüklerimizin” önerilerine göre yeniden şekillenerek uygun hale getirilmiş fakat yine de “her şeyi de bilen!!” kurulun sürekli müdahalesinden kurtulamamıştır. Telefonla iletilen “tavsiyelerle” fantastikten radyo tiyatrosuna, çocuk oyunundan performans oyununa kadar her şekle giren oyun, nihayetinde zıvanadan çıkar. Absürdlük sınırında gezen ve yer yer kahkaha attıran oyunun buruk ve anlamlı bir finali var. Özellikle kelimelerin değiştirildiği kısım oldukça tempolu. Burada oyunculuklar da zirve yapıyor zira o kadar çorba hale geliyor ki nasıl içinden çıkıyorlar hayret. Ayrıca buraya serpiştirilen güncel göndermeler de gayet isabetli.

    Oyun metinden ziyade performansa dayalı. Bu açıdan kuvvetli bir uyum ve enerjik bir sahneleme var. Dağılmış ve her biri ayrı kafada olan bir ailenin küçük kızlarının doğum gününde bir araya gelen üyeleri son derece renkli. Özellikle hayat mottosu “ölmek var madem, yemeli buzlu badem” olan anneanne karakteri favorimiz oldu. Performansta ise hayali arkadaş/Meriç Rakalar öne çıkıyor.

    Oyunun sonunda yönetmen Yiğit Sertdemir veda konuşmasında oyunun oluşum sürecinden de bahsettiğinde bir kez daha gördük ki gerçekten hiçbir şey tesadüf değil ve Altıdan Sonra Tiyatro adeta kendi köklerinden beslenerek büyümüş. Oyundaki ortamdan çok da farklı olmayan günümüzde, inatla(!) tiyatro yapan Yiğit Sertdemir’e izleyici gözüyle ayrı bir sevgim var. Ödeneksiz tiyatrolar arasında sırtını popülerliğe dayamadan, kendi yağında ve kolonlu salonlarında (kıps) kavrulan nadir ekiplerden. Ayrıca son yıllarda oyunlarını izlerken içimden hep, bu dünyadan Tomris İncer geçti ve emanetini Yiğit Sertdemir’e devretti fikri geçiyordu. Filifu’nun hikayesini dinlerken bunu bir kez daha hissettim.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  6. Beğenenler;
    Narin (16-04-19)

Sayfa 5/5 İlkİlk 12345

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.