Sayfa 1/5 12345 SonSon
25 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Altıdan Sonra Tiyatro (Kumbaracı50)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 161

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Altıdan Sonra Tiyatro (Kumbaracı50)

    444

    Kısa Konu;
    Daha önce yazdığı oyunlarla çeşitli ödüller alan Yiğit Sertdemir’in dördüncü oyununu, Yaman Ömer Erzurumlu yönetiyor. ‘444’ adlı oyun, bir çağrı merkezinde geçiyor. “Hatırlatma Merkezi”nin şikayet bölümünde; biri uzun zamandır çalışan, diğeri yeni işe başlayan iki kişinin gece vardiyası sırasında, çağrı sisteminde işler karışır. Buldukları çözümler ve cevaplar; gerilim ve mizahın iç içe geçtiği yüksek tempolu bir gece sonunda, onları çarpıcı bir gerçeğe ulaştırır.



    YAZAN YİĞİT SERTDEMİR
    YÖNETEN Y. ÖMER ERZURUMLU
    OYNAYANLAR GÜLHAN KADIM YİĞİT SERTDEMİR
    DEKOR/KOSTÜM TASARIM ASLI CAN KORTAN
    IŞIK TASARIM ERKAN KORTAN
    İŞİTSEL TASARIM ONUR KAHRAMAN
    TEKNİK TASARIM İHSAN DEHMEN
    AFİŞ / BROŞÜR TASARIMI AYDIN GÜRER
    DEKOR REALİZASYON ZEKİ İLYAS KIZILIŞIK
    FOTOĞRAFLAR ASLI CAN KORTAN SEDA ÖZEN YÜRÜK


    BİLET FİYATI
    İNDİRİMLİ: 15 TL
    TAM: 25 TL

    70 DAK
    TEK PERDE








    Konu Şah-Rû tarafından (29-01-19 Saat 16:32 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 161

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Ikiye bölünen vikont

    23.05.2010, Pazar, 20.30
    24.05.2010, Pazartesi, 20.30
    25.05.2010, Salı, 20.30

    90' sürer; ara yoktur.

    Kumbaracı50

    Yazan: Italo Calvino
    Çeviren: Rekin Teksoy
    Uyarlayan ve Yöneten: Yiğit Sertdemir

    İkiye Bölünen Vikont, sonsuz hayal gücü ve derin dil yetisi ile okurunu her zaman şaşırtmayı, yarattığı dünyaya çekmeyi ve sarsmayı başaran İtalyan yazar İtalo Calvino'nun Atalarımız Üçlemesi'nin ilk kitabı. Calvino'nun 1952'de yazdığı roman, bedeni savaşta bir gülleyle ikiye bölünen Vikont'un tuhaf hikâyesini anlatıyor. Roman, bedeninin bir yarısında "iyi" diğer yarısında "kötü" kişiliğin uç noktalarını yaşayan Vikont'un, yaşadığı topraklara döndüğünde yaşadıkları aracılığıyla, insan doğasını, iyi ile kötü arasındaki bitmeyecek savaşı ve aslında aralarında sanıldığı kadar büyük bir
    Biletler: 20 TL / Öğrenci: 10 TL

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 161

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Altıdan Sonra Tiyatro’dan yeni oyun! Fail-i Müşterek

    Göz göre göre, inatla sürdürülen müthiş suskunluğumuzun, kara mizah avazı!
    Müşterek fiiller borsası...
    Önce utanmak, sonra unutmamak için...
    Tek kişilik bir ödeşme...


    “Birgün herkes onbeş dakikalığına insan olacak...
    O güne kadar...
    Tüm fiiller...
    Müşterek...”

    Yazan-Tasarlayan: Yiğit Sertdemir

    Özgün Müzik ve İşitsel Tasarım: Onur Kahraman
    Dış Gözler: Özgür Tanık, Semah Tuğsel, Gülhan Kadim, Yaman Ömer Erzurumlu
    Fotoğraf: Hüseyin Ovayolu

    Oynayan: Yiğit Sertdemir


    Altıdan Sonra Tiyatro’nun 10.yılında, 5. özgün oyunu “Fail-i Müşterek” ilk kez 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde kendi sahnesi Kumbaracı50’de seyircisiyle buluştu...


    27-28-29-30 mart cumartesi-pazar-pazartesi-salı saat:20:30
    Kumbaracı50'de...

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,405
    Konular
    80
    Verdiği Beğeni
    834

    Aldığı Beğeni: 222

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart Fail-i Müşterek

    Aslında oyun yeni birşey anlatmıyor zira görsellerle desteklenen bölümlerde de gördüğümüz üzere bu ülkenin değişmez kaderi gibi adeta faili meçhuller. Ve müşterek bir suskunluğu paylaşıyoruz günden güne.

    Oyun tek bir sahne üzerinden ilerlemiyor. Her biri bilinen gerçeği farklı yollardan anlatan sahneler arasına geçmişten, günümüzden gelen görüntüler ve röportajlar serpiştirilmiş. Bu sahnelerden itiraf kısmı özellikle beğendiğim bir bölüm oldu. Oldukça ince bi espri güzel bir kurguyla aktarılmış. Tamamiyle gerçek ve doğal ironi.

    Hiç bir vahşi tema kullanılmadan sadece sesle insanı irkilten işkence sahnesi oyunun en çarpıcı yeriydi bence. Yaşamayanların bile kulağında usulca yankı bırakan bu sahne o günleri yaşamış olanların uykusunu kaçıracak cinsten.

    Yiğit Sertdemir' in son derece kuvvetli bir sahnesi var. Beden dilini sesi kadar ustalıkla kullanıyor. Ve ortaya çıkan esere bakılırsa kalemini de bir o kadar iyi oynatıyor.

    Zaman zaman oyun interaktif mi gidiyor diye düşündüm. Ama hayır, Yiğit Bey direk seyircilerle değil orada sahnenin ortasında kurduğu dünyanın izleyicisiyle diyalog kuruyor. Ve bunu öyle bir doğallıkla yapıyor ki oyun içinde oyun izliyormuş duygusuna kapılıyoruz.

    İlk gösterim olmasına karşın aksiliksiz, oldukça temiz bir iş çıkardılar ekipçe. Emeği geçenlere tebrikler. Sezonun izlenmesi gereken performanslarından biri Yiğit Sertdemir ve izlenmesi gereken oyunlarından biri Fail-i Müşterek.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 161

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Bu oyunda seyirciye rahat yok

    Altıdan Sonra Tiyatro, onuncu yılında beşinci özgün oyununa başlıyor. Tek kişilik çoklu bir ödeşme: “Fail-i Müşterek”. Yiğit Sertdemir bu kez ortak işlediğimiz suçları anlatıyor.

    İSTANBUL - Genç kuşağın en başarılı tiyatrocularından Yiğit Sertdemir, makina mühendisliği eğitimini bırakıp kendini tiyatroya vermiş, yazıyor, oynuyor, yönetiyor, kim bilir başka neler yapıyor tiyatro için. Ama sorduğumda “asıl işim yazmak” diyor ve ekliyor: “Yoksa şöyle büyük bir oyuncu olayım diye derdim yok.”
    On yıl önce arkadaşlarıyla kurdukları Altıdan Sonra Tiyatro’nun diğer dört özgün oyununda olduğu gibi “Fail-i Müşterek”te de Yiğit Sertdemir’in imzası var. Bu kez tamamiyle kurmaca bir oyun değil. Bu ülke insanlarına bir yakın geçmiş hatırlatması belki… Sertdemir’e göre unutmak, yok saymak, sözde duyarlı davranmak bizim toplum olarak müşterek fiillerimiz, ortak suçumuz. Oyun biraz bunların masaya yatırılması. 12 Eylül de var içinde, katliamlar da, deprem de, fail-i meçhul cinayetler de… Bu açıdan yarı belgesel, yarı kurgusal, yarı anlatı niteliğinde.
    'SEYİRCİYE KOLTUĞUNDA RAHAT YOK'
    “Ama herhangi bir acının ağıtı değil. Olsa olsa bir ayıbı, utancı... Ortak işlediğimiz bütün bu suçlar sırasında biz ne yapıyorduk sorusunu sordurmak, düşündürmek amaç.” Bunun için seyirciye koltuğunda rahat yok…
    “Oyundan çok bir seyir hali. Aktarıcı seyircinin ortasında. Seyirci anlatılanla sürekli ilişki içinde, müşterek bir fiilin içinde. Seyirciye açık bir saldırı aslında. Saldırıyor ama aktaran da saldırının içinde kalıyor. Kendini dışarıda tutup bir şey anlatılmıyor.”
    'ACISINI DA ÇEKECEĞİZ'
    Sadece salondakiler değil, sokaktaki vatandaşla röportajlar var oyunda. Ve sıkı bir arşiv çalışması yapılmış. Yiğit Sertdemir, oyunlarında hep toplumsal olaylarla sanatı nasıl birleştirilebileceğini aradığını söylüyor. Fail-i Müşterek’te de bunu yapmış. Olmazsa olmazı yine kara mizah. Altıdan Sonra Tiyatro’nun bu sezon İstanbul’a kazandırdığı Kumbaracı50 sahnesinin bir bahaneyle bir süre kapatılması da yer almış oyunda: “gülümseyeceğiz ama acısını da çekeceğiz”…
    Fail-i Müşterek, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ilk kez perde diyor. Art arda üç gün daha, sonra nisanda haftada iki gün yine Kumbaracı50 sahnesinde.
    Yazan-Tasarlayan: Yiğit Sertdemir
    Özgün Müzik ve İşitsel Tasarım: Onur Kahraman
    Dış Gözler: Özgür Tanık, Semah Tuğsel, Gülhan Kadim, Yaman Ömer Erzurumlu
    Oynayan: Yiğit Sertdemir
    Yiğit Sertdemir’in diğer oyunları O.B.E.B, 444 ve Öldün, Duydun mu? Kumbaracı50’de, Bekleme Odası İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahnelenmeye devam ediyor..

    ntvmsnbc.com dan alıntıdır...

Sayfa 1/5 12345 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

SEO by vBSEO 3.6.1