Sayfa 1/8 12345 ... SonSon
38 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Poyraz Karayel - Replikler

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    özge_bella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    01.01.2010
    Yer
    Hilal&Leon
    Mesajlar
    2,760
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Poyraz Karayel - Replikler

    Ayşegül: Levent
    Poyraz: yanlış oldu galiba Poyraz ben
    Ayşegül: çok komik bir espri ama, ben bugün buna gülemeyecek kadar sıkkınım.
    Poyraz: hanımefendi ben şu an çalışmıyorum siz başka bir araç bulursanız eğer
    Ayşegül: ne demek "çalışmıyorum"
    Poyraz: basbaya çalışmıyorum işte hanımefendi çalışmıyorum yani İstanbul’da taksi bitmedi her halde dimi? Allah’ım hepsi manyak bunların ya
    Ayşegül: ne dedin sen?
    Poyraz: ne?
    Ayşegül: sen bana manyak mı dedin?
    Poyraz: yok yok ben bir şey demedim
    Ayşegül: inmiyorum mecbur götüreceksin beni şikayet ederim yoksa seni
    Poyraz: ne yaparsan yap ya! Hadi hadi, hadi
    Ayşegül: gitsek diyorum. Hadi
    Poyraz: çattık ya
    Ayşegül: bir dakika, bir dakika biz nereye gidiyoruz?
    Poyraz: hanımefendi siz emniyet kemerini takarsanız iyi olur.
    Ayşegül: ben size bir soru sordum cevap verir misiniz?
    Poyraz: hanımefendi emniyet kemerini diyorum siz bir takarsanız çok iyi olacak.
    Ayşegül: niye takıyorum emniyet kemerini ya?
    Poyraz: çünkü birazdan ufak bir kaza yapacağız
    Ayşegül: Allah’ım sabah sabah




    Ayşegül: ne yapıyorsun sen ya, Güpegündüz çocuk mu kaçırıyorsun?
    Sinan: Eee ne yapalım görüştürmüyorlar ki bizi
    Poyraz: pişt özledin mi beni?
    Sinan: hem de nasıl be baba
    Poyraz: canım benim, hadi kemerini bağla çabuk.
    Ayşegül: Baba mı? Pardon ben sağda inebilir miyim? Bir gün için bu kadar heycan yetti de bana
    Poyraz: ben sana çalışmıyorum demiştim di mi?
    Ayşegül: ben inmek istiyorum.
    Sinan: baba polis geliyor.
    Poyraz: ben seni sonra indirsem olur mu ya?
    Ayşegül: olmaz! İnmek istiyorum.
    Poyraz: sen şimdi içinde bulunduğumuz durumu anlayamadın ben onu daha sonra anlatacağım sana tamam mı?
    Sinan: baba bas gaza bas
    Poyraz: tamam oğlum tamam sakin. Herkes sakin olsun, hemen şimdi atlatıyoruz. Sıkı tutunun.
    Ayşegül: delirdin her halde
    Poyraz: sakin atlatacağız. Panik yok, sakin
    Ayşegül: artık dursan diyorum.
    Sinan: eyvah! Allah yakalandık eyvah
    Poyraz: memur bey bir yanlış anlaşılma var.
    Sinan: bırakın babamı, bırakın dedim size benim babam O
    Poyraz: benim kendi oğlum O zaten
    Sinan: bırakın dedim size
    Poyraz: benim oğlum O be! Sinan otur arabada
    Sinan: bırakın dedim size ya bırakın bırakın bırakın
    Poyraz: Sinan yok bir şey oğlum
    Sinan: bırakın, bırakın dedim.



    Ayşegül: deden niye görüştürmüyor sizi?
    Sinan: çünkü babamın bir serseri olduğunu düşünüyor.
    Ayşegül: annen ne diyor bu işe?
    Sinan: annem gitti yurt dışında
    Ayşegül: nasıl ya?
    Sinan: iş için gitti. Yakında gelecek ama artık babamda olmayacak.
    Ayşegül: üzülme ya, yani bir şey olmaz. Polisler birkaç soru sorar durumu anlayınca da bırakırlar.
    Sinan: bırakırlar mı?
    Ayşegül: bırakırlar tabii. Hem istiyorsan polislerle ben de konuşabilirim.
    Sinan: benim babamı tanıyor ki polisler
    Ayşegül: nasıl tanıyor?
    Sinan: benim babam eski polis



    Sinan: baba
    Poyraz: oğlum, oğlum iyi misin?
    Sinan: bırakmayacaksın di mi beni baba?
    Poyraz: ben seni hiç bırakır mıyım oğlum? Ölürüm de ben yine bırakmam seni. Güzelim benim. Bak şimdi sen beni iyi dinle tamam mı? Hiçbir şey değişmeyecek, hiçbir şey. Her şey aynı eskisi gibi olacak.
    Sinan: söz mü?
    Poyraz: söz tabii oğlum. Ben ne zaman yalan söyledim?
    Sinan: her zaman
    Poyraz: oğlum sana ne zaman yalan söyledim.
    Sinan: ya tamam ya tamam
    Poyraz: tamam.



    Mümtaz: mesleğe dönmek istiyor musun?
    Poyraz: ben aklanmak istiyorum abi
    Mümtaz: oğlunu geri almak istiyor musun?
    Poyraz: istiyorum tabii
    Mümtaz: karını?
    Poyraz: aman yok şeytan görsün yüzünü :img-hyste



    Poyraz: ülkemiz: üç tarafı denizlerle çevrili, içi yalnızlıklarla dolu bir kara parçasıdır.
    İsa: ama bu olmaz ki
    Poyraz: olur olur mis gibi olur. Biz burada ödev yapmıyoruz. Biz burada tarihe not düşüyoruz. Yaz sen yaz. Ekonomimiz; Antalya’da portakal, Afyon’da sucuk, İzmit’te pişmaniye üretip bunları bir türlü kimseye satamayız. :img-hyste
    İsa: Poyraz abi bu ne biçim ülkemiz
    Poyraz: ne var oğlum fıstık gibi ülkemiz işte sana da ülkemizi beğendiremedik paşam. Yaz hadi yaz böyle çok konuşup da benim kafamı karıştırma şimdi. Ayrıca Fransa’dan aydınlarımız için bunalım, spor severler için Güney Afrika’dan stoper ve Rusya’dan 1.80 üzerinde gelinler ithal edilip bütün bunlar ülkemiz senaristleri tarafından televizyon dizilerine dönüştürülüp Arap’lara satılır. :img-hyste
    İsa: öğretmen çok kızacak
    Poyraz: kızmaz kızmaz. Kızarsa buz koyarız. Ayrıca ülkemizde yazlar; sıcak ve ter kokulu, kışlar ise; soğuk ve yalnız geçer. Hem de çok yalnız geçer be İsa
    İsa: Poyraz abi
    Poyraz: hı?
    İsa: ben kalksam mı diyorum?
    Poyraz: otur. Daha yeni başlıyoruz. Ayrıca ülkemizde en gelişmiş spor dalı; karşılıksız sevmektir. Karşılıklı sevmeyi bir türlü beceremediğimizden dolayı az gelişmiş ülkeler seviyesinde kalırız. Halbu ki batılı, gelişmiş ülkeler de insanlar birbirlerini hep karşılıklı severler. :img-hyste
    İsa: Poyraz abi
    Poyraz: ha?
    İsa: sen hiç aşık oldun mu?
    Poyraz: hayır ama bir kere omzumdan vuruldum.
    İsa: iyi de ne alaka şimdi?
    Poyraz: ya ikisi de çok acı veren şeyler boş ver sen şimdi, büyüğünce anlarsın. Tamam hadi, hadi git. Git de beni sonsuz yalnızlığımla baş başa bırak.
    İsa: ya sen bazen çok komik konuşuyorsun
    Poyraz: yapma ya! Ama bir gün gelecek arkamdan "bu sefer güldürmedi be" diyecen ya. Hadi fırla
    İsa: ama olmadı ki böyle. Ben en iyisi emekli albay amcanın yanına gideyim
    Poyraz: git de gör gününü sana kanun hükmünde karar nağme yazdırsın.




    Ayşegül: efendim
    Poyraz: Eee iyi günler Ayşegül hanımla mı görüşüyorum?
    Ayşegül: evet benim
    Poyraz: merhabalar, dün arabama binmiştiniz hani kaza filen yaptık, karakola gittik sonra
    Ayşegül: ha evet sayenizde çok renkli bir gün geçirmiştim.
    Poyraz: aman ne güzel renkli bir gün geçirmenize çok sevindim. Ama hiç üzülmeyin Eee zaten yakında tekrar görüşeceğiz
    Ayşegül: nedenmiş o?
    Poyraz: cüzdanınız arabamda kalmış düşürdünüz her halde
    Ayşegül: sizde mi kaldı o? Ya aklımı oynattım kaybettim diye ben, tamam ben evdeyim hemen getirebilirsiniz.
    Poyraz: Pardon ben niye getiriyorum ki? Cüzdanı siz düşürdünüz siz gelin alın.
    Ayşegül: bir ara hatırlat da taksine bindiğim günü hafızamdan çıkarayım. Nerdesin?
    Poyraz: Kandilli civarı, siz?
    Ayşegül: yuh tamam ben Kalamış’tayım. Bak şöyle yapalım sen oradan taksi metreyi aç buraya kadar gel ne kadar tutarsa ben sana vereyim tamam mı?
    Poyraz: Yalnız öyle yapamayız çünkü ben şu anda pek müsait değilim. Siz gelin alın daha iyi olur.
    Ayşegül: taksici değil misin sen? Oradan buraya dünya kadar para tutar gel işte
    Poyraz: Eee olmaz ne yazık ki maalesef kusura bakmayın!
    Ayşegül: tamam o zaman benden haber bekle ben akşam o tarafa geçecem, geçince arayım seni buluşuruz alırım.
    Poyraz: tamam. Yalnız ben taksi metreye basıyorum yine de bence fazla bekletmeyin.
    Ayşegül: ne yaparsan yap.


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Loresima - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    26.04.2011
    Yer
    asudepastanesi|büyükada|
    Mesajlar
    1,574
    Konular
    7
    Verdiği Beğeni
    45

    Aldığı Beğeni: 160

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Alıntıdır|2.Bölüm'ün En Can Alıcı Sahnesi|

    “Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de."
    Poyraz Karayel / Oğuz Atay (Tehlikeli Oyunlar) ~

    *
    Yazım Derya'ya (7Derya) aittir.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Loresima - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    26.04.2011
    Yer
    asudepastanesi|büyükada|
    Mesajlar
    1,574
    Konular
    7
    Verdiği Beğeni
    45

    Aldığı Beğeni: 160

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart 3.Bölüm

    Poyraz: Ayşegül yarın bana gelir misin ?
    Ayşegül : Niye sana geleyim
    Poyraz : Yanlızlık hakkında konuşuruz
    Ayşegül : Bir ajandama bakayım
    ~
    Ahmet: Valla bravo bi ilkokul notlarıma ulaşmamışsınız.
    Sema :İlkokulda matematiğin kötüymüş


  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    enchanting - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    04.01.2015
    Yer
    F.R.I.E.N.D.S
    Mesajlar
    176
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 4. Bolum

    Aysegul: "Ben vedalari pek beceremem."
    Poyraz: "Benim uzmanlik alanim.. Vay be, sen simdi ciddi ciddi gidiyosun yani ha."
    Aysegul: "Konustuk, biliyosun, senin de basini belaya sokamam."
    Poyraz: "Senin benim basimi belaya sokman icin, once basimi bir beladan cikarman lazim ki."
    Aysegul: "Birlikteyken, Bonnie ve Clyde gibi oluyoruz."
    Sinan: "Onlar kim Baba?"
    Aysegul&Poyraz: "Tom ve Jerry gibi.."
    Aysegul: "..birsey."

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    AsLı^han - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    01.10.2010
    Yer
    Stydia ♥
    Mesajlar
    1,382
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 13.Bölüm |Kahvaltı Sofrası |AlıntıDeğil|

    (Poyraz ve Sina koltukta oturur)
    S: Baba, biliyor musun? Anneannem ile dedemler öyle bir kavga etmişler ki anneannem dedemle konuşmuyor.
    P: Az bile yapmış ben sana söyleyeyim. Normalde dede dediğin Hulusi Kentmen gibi olur canım. Bizim şansımıza düşe düşe Erol Taş düştü anasını satayım. :img-hyste
    S: Yaran nasıl?
    P: Çok azıyo yaa. Hadi bi öp de geçsin.(Sinan öper.)
    A: Hadi sofraya, hadi
    S: O-oo nemenem. :img-hyste
    A: Evet
    P: Menemen oğlum, menemen. Yalnız şaka maka senin içinden de baya bir ev hanımı çıktı ya. :icon_whis
    A: İltifat ediyorsun herhalde.
    P: Tabi iltifat ediyorum canım. Ev hanımlığı bir kere dünyanın zor mesleği. Düşünsene, tek başına bütün evden sen sorumlusun. :img-hyste
    A: Ay evet, almayayım. :icon_whis (Poyraz sırıtır.) Hadi başlayın.

    ~

    A: Poyraz, babama bu saldırıyı kim yaptı?
    P: Zafer diye bir adam.
    A: Kim o adam?
    P: Delinin manyağın biri.
    A: Nasıl biri yani.
    P: Deli manyak biri. :img-hyste
    A: Ne iş yapar?
    P: Delilik manyaklık :img-hyste :img-hyste
    A: Ay, ne güzel aydınlattın beni, sağol :img-hyste

Sayfa 1/8 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.