Sayfa 12/12 İlkİlk ... 289101112
58 sonuçtan 56 ile 58 arası

Konu: Sahra - Senaryolar

  1. #56
    Durum:
    Çevrimdışı
    muggle_SaHRacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    01.02.2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    34
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile

    Arkadaşlar geçen hafta çok hastaydım,bölümü tamamlayamamıştım..kusura bakmayın...

    İŞTE YENİ BÖLÜM;

    49.BÖLÜM

    FAS-Sahra Çölü


    Nil çölde bi başına kalmıştır,sıcak çöl kumları tenini yakarken,kulaklarında geçmişten sesler çınlamakta,aklı karanlık geçmişini bir film şeridi gibi gözünden geçirmektedir.Nil kumların üzerinde yatmakta ,kıvranmakatdır ve dayanamaz ve birden ayağa kalkıp:

    NİL : YETERRRRRRRRRRRRR …...ARTIK YETERRRRRRRRRRRR!!!!!!
    (Nil arkasından bir ses duyar,tanıdık ve serap gibi bir ses)

    -YETMEZ ÇÜNKÜ BUNLARI SEN İSTEDİN…!

    NİL : (dönüp bakar ve çok şaşırır) yooo!! Hayır…SİNAN!.......ama nasıl???
    SİNAN : Nasıl olduğunun bi önemi var mı Nil???
    NİL : Yoooooo hayır sen gerçek değilsin …..hayalsin…di mi???(zavallıca)
    SİNAN : Hayal ya da gerçek ne fark eder ki şuan acı çeken sensin ben değil!!!!
    NİL : Evet acı çekiyorum….hep onların yüzünden!
    SİNAN : Onlar????
    NİL : Melek,Mithat,Sahra ve SEN!
    SİNAN : Ben mi???
    NİL : Tabikide sen!!.....Beni zorlukların ortasında,düşmanların arasında bırakıp en basit şekilde gittiğin için suçlusun
    SİNAN : Yapma Nil,gerçekleri sende biliyosun…..ben senide yanımda götürecektim…ama sen tırstın!
    NİL : Ama Sinan?
    SİNAN : Ben sana söylemiştim Nil…seni acı gerçekler bekliyo demiştim
    NİL : Peki senin kast ettiğin gerçek neydi??? Neden yaptın bunu neden???
    SİNAN : Bak bakalım etrafına Nil….biz nerdeyiz şuan??
    NİL : Çölde eeee
    SİNAN : Ne çölünde???
    NİL : Sahra Çölün..(durumu anlar ve cümlesi yarım kalır)…..sen biliyodun…Sahra’nın yaşadığını biliyodun (Sinan puslu gözleriye bakarak,gülümser) neden sakladın,niye söylemedin???................daha doğrusu bunun için niye intihar ettin?
    SİNAN : Niye mi? Çok basit! Sen benim ailemi parçaladın,eşime verdiğim sözleri yıktırdın bana….beni Sahraya karşı kışkırttın…gözümü hırs bürüdü senin yüzünden….ATUM’daki bi koltuk için sevdiğim kadını öldürmene göz yumduğum içinde kendimden tiksindim…..pişmandım ama olan olmuştu artık ….Sahra ölmüştü yani biz öyle biliyoduk ama birgün karşıma çıktı üstelik benim en zor anımda!!!!!!o yaşıyordu…..ben dayanamazdım buna….ben senin gibi vicdan azabıyla yaşayamazdım!!!...ben senin kadar yüzsüz ve cani değildim!
    NİL : Ben seni hiçbirşeye zorlamadım,gözünü gerçeklere yumduranda ben değildim…..sen hep öyleydin Sinan…..gerçeklere karşı hep bi gözün kör,bi kulağın sağırdı!
    SİNAN : Sende bundan faydalandın öyle mi??
    NİL : Ne yapmamı bekliyodun????.....ömrüm boyunca hakkettiğim her şeye benim yerime sahip olan,kocamı ayartan,annemi benden çalan sevgili kardeşim Sahradan intikam alma fırsatına kavuşmuşken vazgeçmemi mi???ASLA!!
    SİNAN : Ya Melek??


    İSTANBUL –akşam saatleri

    Yusuf ,Ahmet ,Nihat ve Feyza çilingir sofrasında içmektedir..Feyza bir duble rakıyı fondip yapınca;
    NİHAT : Feyza yavaş gitsen..babanda burada ayıp olmasın
    AHMET : Ne ayıbı çocuk?sizi biz davet ettik sofraya….için için….eeee hadi tokuşturun bardakları (Feyzayla Nihata söyler)
    FEYZA VE NİHAT : Biz mi???
    AHMET : Tabi siz çocuğum..(bardakları tokuşturup içerler) ohhhh Yarasın!

    15 DK SONRA…

    Feyzayla Nihat kendilerini kaptırmışlardır,dubleleri tokuşturup tokuşturup içerler,yavaşça Yusufla Ahmet bey kalkıp odadan çıkarlar ve onları yalnız bırakırlar…

    FEYZA : Hadi dık dık(Nihat dıkar)sıra bende
    NİHAT : Feyza sarhoş olcaksın bak sonra
    FEYZA : Olmam ben sarhoş olmam(olmuştur bile – ve dıkar)




    (Sahra’nın son söylediği sözden sonra oda sessizlemiştir ve Metin hala dönmemiştir)
    SAHRA : Bişey söylesene Mithat …..yarım saatten beri susuyosun
    MİTHAT : Ne dememi bekliyosun Sahra???
    SAHRA : Üzgünüm Mithat ama senin duymak istediğin şeyleri söylersem yalan söylemiş olurum…
    MİTHAT : Bu dahada acı!
    SAHRA : Ne daha da acı???
    MİTHAT : Söylediklerine bu kadar inanman….yani aşkımıza inanmamanın bu kadar gerçek olması ve aksine söylediğinde yalan olacağını düşünmen….çok ACI!
    SAHRA : Mithat yaşadıklarım kolay değil beni anla
    MİTHAT : Ya ben? Ben ha….benim yaşadıklarım çok mu kolay?? Ben seni hep anladım Sahra….seninde bana aşık olmanı bekledim ve sen şimdi boşuna beklediğimi söylüyosun..
    SAHRA : Boşuna değildi…. ben sana gerçekten aşık olmuştum AMA ARTIK BU İLİŞKİ BİTMELİ
    MİTHAT : Yani???
    SAHRA : Boşanalım ve her şey tadında kalsın,biz direndikçe biz ve sevdiklerimiz zarar görüyo…..ben sana aşıktım ama artık bitmeli
    MİTHAT : Aşıktın ha???şimdi aşık değilsin öyle mi??
    SAHRA : hayır onu demek istemediğimi biliyosun
    MİTHAT : Hep sen kararsızsın…hiçbişeyi bilmiyosun ama ben hep biliyorum öyle mi??
    SAHRA : Mithat ben sadece aramızdaki aşkın büyüsünün hala kaldığına inanmıyorum dedim…yoksa ben sana hala…(derken Mithat Sahra‘nın ağzını kapatır)
    MİTHAT : Sus n’olur sus Sahra….ben anlayacağımı anladım daha fazla kırılmak istemiyorum….istediğin gibi olucak merak etme direncek halim yok madem boşanmak istiyosun hemen boşanalım…ama tek bişi diycem…evet bende hatalar yaptım,sen giderken yüzüme karşı bi elveda bile demedin,ardından geldim AMA ŞUNU BİL Kİ EĞER BU SÖZLERİ SENDEN DUYUCAĞIMI BİLSEYDİM …..İNAN Kİ SENİ DİNLER VE ARKANDAN GELMEZDİM!!! (arkasını döner ve çıkmak için kapıyı açar,Metinle burun buruna gelir)


    Nihatla Feyza körkütük sarhoş olmuşturlar:
    FEYZA :Sen varya hainsin Nihat!
    NİHAT : O nedenmiş?
    FEYZA : Geçen sene …..geçen senemiydi yoksa ondan önceki senemiydi??
    NİHAT : Ne???
    FEYZA : Biz senle ne zaman yanıştık Nihat?
    NİHAT : Geçen sene!
    FEYZA : Tamam öyleyse….geçen sene az koşturmadın peşimden….yemeğe çıkmak için benimle az koşmadın…bacak kasların gelişti be beni tavlıycan diye
    NİHAT : Ama baksana Sahra dedi diye çıkmışsın benle
    FEYZA : Baştan plandı yalan değil (arada bir hıçkırmakta sesi gitmektedir) ama sonra ben kendi isteğimle senle çıktım…ama sen bana bi evlenme teklifi bile etmedin
    NİHAT : Doğru!yalan değil
    FEYZA . Tabikide yalan değil!!! Bi dakka ya Sen bana yalancı mı demek istiyosun yoksa ha!
    NİHAT : Ama ben öyle demedim ki
    FEYZA : Çevirme lafı şimdi…erkeksen lafını arkasında dur
    NİHAT : Tamam peki……Evet sen yalancısın
    FEYZA : Terbiyesiz !....insan yalancı bile demiş olsa demedim der ….hiç
    Terbiye almadın mı sen???
    NİHAT : eeeeeeee ama!!
    FEYZA : Eeeeee si yok….özür dileyeceğine hala kafa tutuyosun bana
    NİHAT : Özür dilerim Feyza..tamam mı?oldu mu?
    FEYZA : Ne tamamı be? Ne kadar yüzsüzsün…söyle bütün lafları sonra özür dile…hayret bişisin
    NİHAT : Ama yeter artık!
    FEYZA : Yetermişmişmiş…çok biliyosun sen…yetmez sana az bile!!!
    NİHAT : Ne yaptım ben sana ya???
    FEYZA : Sorunda o…hiçbişi yapmadın
    NİHAT : Ne yapmadım mesela
    FEYZA : Beni en son ne zaman öptün???
    NİHAT : Şimdi!
    FEYZA : ne? (Feyzayı öpüverir)Bu kadarcık mı????
    NİHAT : Daha ne olsun?
    FEYZA : Öyle öpülmez böyle öpülür(der ve Nihatla öpüşmeye başlarlar)



    NİL : Sen niye geldin ki????hesap sormak için diy mi??
    SİNAN : Hayır seni kendinle yüzleştirmek için!!!
    NİL : Nasıl???!!!!
    SİNAN : (arkadaki elini öne doğru atar,elinde küçük bir sandık vardır,sandığın içinde ayna vardır,Nil şaşırır çünkü)
    NİL : Ama bu???
    SİNAN : Hatırladın mı bu aynayı???
    NİL : Salma hediye etmişti bana …ama sen..yani..nasıl????
    SİNAN : Baksana hadi ….tabi ruhumdaki çirkinliği görmekten korkmuyosan!
    NİL : Ben kimseye hiçbişey yapmadım…sadece hakkettiklerimi aldım ve kendini melek sanan o insanlar ne hak ettilerse onlara öyle davrandım
    SİNAN : Bunları bana değil onlara söyle…hadi!
    NİL : hı? (etrafına bakar ,tüm kötülük yaptığı insanlar üstüne gelmektedir;Sahradan Peline,Mithattan Cemale herkes üstüne gelmektedir)İmdatttttttttttt!!! Yardım edin….kimse yok mu????imdattttttttttttttttttttttt yardım edin …..lütfenn..hayırrrrr……….Sinannnnnnnn…
    Lütfennn Sinan yardım et(sinana elini uzatır ,ama Sinan yok olur)Sinan yooooooooooooooo
    (Bir el uzanır kalabalık arasından,tutar ve onu çeker) Sahra???
    SAHRA : Gel Nil gell…
    (Sahra kalabalık arasından Nile çeker alır,Sahra’nın bir elinde kürek vardır ve kumu kazmaya başlar)
    NİL : Bu da nesi???(telaşla)
    SAHRA : Sen beni çölün kumlarına gömmüştün sıra bende Nil…..mezarını ellerimle kazıyorum kardeşim
    NİL : Hayırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr….



    NİL : rrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr!!!!!!!!!!!!!!! !!!
    YEMİN : Nil anımmmmm

    (Yemin Nili uzun aramalar sonucu çölde baygın bulmuştur,Nil’i hastaneye kaldırmışlardır birgece kalmak zorundadır hastanede gözetim altında…ve Fasta akşam olmuştur)
    YEMİN : İyi misiniz Nil anım???
    NİL : Nerdeyim ben?(öksürür)
    YEMİN : Hastanedeyiz
    NİL : Noldu bana???
    YEMİN : Çölde kaybolmuşsusnuz,baygın bulduk sizi
    NİL : (Nilin gözün önüne görüntüler gelip gider) Sinan???
    YEMİN : Sinan mı??
    NİL : Bulduğunda yalnızdım diy mi???
    YEMİN : Tabikide yani…niye başka birimi vardı yoksa?
    NİL : Yooo…şeyy…yani jipin şoförü …o noldu?
    YEMİN : İyidir herhalde…….peki siz iyi misiniz???
    NİL : İyiyim…..bi dakka yoksa Sahra’nın yattığı hastanede miyiz?
    YEMİN : Evet….çöle en yakın hastane….üstelik buranın en iyi hastanesiymiş
    NİL : Beni sabah hemen buradan çıkartıyosun
    YEMİN : Acelemiz mi var?
    NİL : Soru sorma!


    İSTANBUL-öğlen saatleri

    (Yusuf,Melek,Serkan ve Firuzan kahvaltı yapmaktadırlar)

    FİRUZAN : İyiken geldiniz Yusuf Bey…(Melek gülümser) yani Melekçim….iyi gördüm seni
    MELEK : Evet toparladım kendimi…….sizide üzdüm kusura bakmayın
    FİRUZAN : Ne demek???
    YUSUF : Firuzan hanım Melek tutturdu hadi Firuzan teyzeye kahvaltıya gidelim diye
    FİRUZAN : İyi düşünmüş,gelin böyle sık sık….zaten benimkiler halen Fas’ta
    MELEK : Sahi! Onlar dönmüyolar mı hala???
    FİRUZAN : (Göz kırparak) Sahra iyileşememiş,iyileşince hemen gelicekler
    SERKAN : Çok üşüttü galiba
    YUSUF : Galiba (gülerler)
    FİRUZAN : Eeeeeeee Serkan bey ben boşuna terliksiz gezmeyin demiyorum…
    MELEK : Sohbetinize doyum olmaz ama gitmem gerek
    YUSUF : Nereye kızım??
    MELEK : Hakan’a Yusuf baba…Hakan’a


    FAS-akşam saatleri

    Metin telefonu çalar…

    METİN : Aloo…Hüseyin nasılsın??
    HÜSEYİN : İyiyim de siz nasılsınız??
    METİN : Ne olsun işte???
    HÜSEYİN : Sahra nasıl?
    METİN : Doktor düşük tehlikesinin kalkmaya başladığını söyledi…çabuk iyileşiyo
    HÜSEYİN : Çok sevindim…Mithatta çok sevinmiştir eminim
    METİN : İyide ona söylemedim ki
    HÜSEYİN : Eeee söylesene Metin….o bebeğin babası…neyi bekliyosun???
    METİN : Koşuşturmada unuttum ki söylerim merak etme
    HÜSEYİN : Unutma…gerçi yarın sen yine çocuklara bakacaksın benim hastanede işlerim var
    METİN : Tamam peki(bozulur)



    Yemin kalkar koltuktan;
    NİL : nereye???
    YEMİN : Lavaboya gidicem….izin mi almam gerekiyo???

    Koridorda yürürken Sahranın sesini duyar,öünüden geçtiği odadan gelmektedir,kapı aralıktır yavaşça kapıya gelip dinler…

    SAHRA : Buna çok sevindim….şükürler olsun…saol Metin
    METİN : Ben bişi yapmadım ki,Mithata da söyliyim nerde ki o?
    SAHRA : Gitmişltir bi yere…..Kırdım galiba onu....hemde çok
    METİN : Nasıl?
    SAHRA : Biz boşanma kararı aldık Metin

    Yemin bunu duyar duymaz,odaya geri dönmeye başlar:

    SAHRA : Daha doğrusu boşanmak istediğimi söyledim,o da karşı çıkmadı hiç…



    YEMİN : Size bir müjdem var Nil anım
    NİL : Lavabodan mı???
    YEMİN : Hayır!Sahra hanımla ilgili
    NİL : Noldu ki???
    YEMİN . Boşanma davası açıyorlarmış
    NİL : EvVet işte bu….sonunda böyle süper bi habere ihtiyacım vardı doğrusu
    YEMİN : Öyleyse yarın sabah ilk iş İstanbul’daki adamımı arayıp velayet davasını açtırıyorum
    NİL : İstanbulda şuan öğlen falandır ara şimdi söyle
    YEMİN : Halksınız,erken kalkan erken yol alır değil mi!!!


    devamı altta

  2. #57
    Durum:
    Çevrimdışı
    muggle_SaHRacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    01.02.2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    34
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile

    devamı;


    İSTANBUL-öğlen vakitleri
    KARAKOL

    Melek Hakan’ın odasına girer;

    HAKAN : Melek!!!
    MELEK : Eeeee hoş geldin demek yok mu???
    HAKAN : (şaşırır) Hoş geldin..nasılsın??
    MELEK : İyiyim gördüğün gibi
    HAKAN : Melek bişi mi oldu sen bana kızgın???
    MELEK : Sus hadi gel bi yerlere gidelim mesela sahile tabi işin yoksa
    HAKAN : Peki …….işim yok yani demek istedim (kızarır)


    Serkan içerde çizgi film seyrederken;

    FİRUZAN : Eeeee kahveler nasıl olmuş???
    YUSUF : Her zaman ki gibi harika??
    FİRUZAN : Abartıyosunuz
    YUSUF : Yok gerçekten..sizin gibi güzel (Firuzan utanır ve konuyu değiştirmek için)
    FİRUZAN : eeeee Feyzayla Nihat noldu?işe yaradı mı plan??
    YUSUF : Yaramaz mı???barıştılar bile
    FİRUZAN :Çok sevaba girdiniz iki seveni birbirine kavuşturarak
    YUSUF : Sizde yardım ettiniz,tek başıma yapmadım ki
    FİRUZAN : Yok canım ben ne yaptım ki
    YUSUF : Madem öyle diyosunuz,size bi şans daha….bizim için bişeler yapın yada yapalım??(Firuzan şaşırır ve utanır)



    ÇARŞIDA
    Feyza ile Nihat gelinlik bakmaktadırlar
    FEYZA : Bu nasıl Nihat???
    NİHAT : Çokkk şatafatlı be aşkım
    FEYZA : Peki bu nasıl???
    NİHAT : Bu da çok sade
    FEYZA : Ya bu????
    NİHAT : Çok klasik…
    FEYZA : Bende kabahat sana ne soruyorum ki sonuçta gelinliği ben giycem sen değil……hiçbişeyide beğenmiyosun… armudun kabuğu,karpuzun suyu..
    NİHAT : Ne???(güler) o laf öyle değil ama olsun
    FEYZA : Ya sen benim laflarımı düzeltceğine kendine damatlık baksana..



    FAS-gece

    YEMİN : İşi haletlim, halledecek işlemleri
    NİL : Firuzan’ın adresini verdin dimi??celbi oraya göndersinler çünkü Demrican yuvası bomboş çükü
    YEMİN : Merak etme söyledim…Firuzan hanıma yolluycaklar celbi
    NİL : İyi güzel….hadi gazamız mübarek olsun


    İSTANBUL –Akşamüstü

    YUSUF : Eeee Firuzan hanım
    FİRUZAN : Yusuf bey biz artık yaşımzı başımızı almış insanlarız……18likler gibi flört edemeyiz ki
    YUSUF : Ama sevginin…hele ki aşkın yaşı olmaz
    FİRUZAN : Aşkı geçicidir Yusuf bey…..dedim ya biz artık genç değiliz….anlaşamazsak hadi tekrar yolumuza olmaz….benim torunlarım var…..sizinde evlenme çağında kızınız…lütfen
    YUSUF : Siz sevgimin ciddiyeti konusunda emin değilsiniz??
    FİRUZAN : Yani şey???bu yaştan sonra rezil olmaya gerek yok….sizin dostluğunuz benim çok önemli
    YUSUF : Siz bana karşı bir şeyler hissetmiyorsanız tamam dost kalalım ama duygularımız varsa??
    FİRUZAN : Size yalan söylemek istemem…size karşı benimde duygularım yok değil ama kararsızım yani çok ani oldu,her şey birden gelişti
    YUSUF : Bekleyin beni…biraz sonra gelicem ve kararsızlığınızı gidericem
    FİRUZAN : Yusuf beyyy bi dakka (Yusuf apar topar gider)



    SAHİL

    MELEK : Dalgaların sesi ne kadar güzel değil mi???
    HAKAN : Evet öyle ama…
    MELEK : Hele denizin kokusu
    HAKAN : Gerçektende mükemmel ama…
    MELEK : İnsan atlamak istiyo ama hava buz gibi işte..Aralıkta yüzmeye kalk deli derler adama valla
    HAKAN : Doğru..ama..
    MELEK : Ama ne???
    HAKAN : Sen ban çok kızgın değil miydin??
    MELEK : Her insan hata yapar….sende yaptın…evet ben çok kızmıştım sana hatta seni öldürmeyi bile düşünmüştüm
    HAKAN : Gerçekten mi? (bakışırlar ve Melek gülmeye başlar)
    MELEK : İnandın mı???tabikide hayır….ben sana kıyar mıyım???
    HAKAN : Beni afettin yani
    MELEK : Ehhh…..ama bi daha bu konuyu açma…hadi boşver dalgaları dinle bak deniz ne diyo; (Mithat hastanede kuytuda ağlarken)


    Ansızın hayatıma giriyorsun
    Varlığınla aklımı çeliyorsun
    Aşkınla beni şımartıyorsun
    Mucizeler yaratıp kahramanım oluyorsun

    Zamanla aşka alışıyorsun
    Daha az gülüp daha çok susuyorsun
    Değiştin sen hala görmüyorsun
    Mucizeler nerede kahramanım yorgun musun

    Olmaz birtanem
    Olmaz sevdiğim
    Olmaz inan bana olmaz
    Aşk böyle olmaz

    Hazırdım ben de seni bekliyordum
    Nerede bu geç kalmasa diyordum
    Ve bir gün karşımda duruyordun
    Bilmeden mucizenin ta kendisi oluyordun

    Anladım ben herşeyi yoruyorum
    Belki de hep senden bekliyorum
    Değişmedim sadece susuyorum
    Mucizeler yaratan kahramanı özlüyorum

    Olmaz birtanem
    Olmaz sevdiğim
    Olmaz inan bana olmaz
    Aşk böyle olmaz



    YUSUF : (firuzanın önünde diz çökerek)……..Benimle evlenir misin?????
    FİRUZAN : (Dolu dolu gözlerle bakarak)???

    Olmaz birtanem
    Olmaz sevdiğim
    Olmaz inan bana olmaz
    Aşk böyle olmaz…




    FAS’TA SABAH OLURKEN,İSTANBUL’DA GECE OLUR…

    Firuzan çöpleri dışarıya atmaya çıkar,o arada kapının önünde bir zarf bulur ve açıp okur…

    Mithat’ın telefonu çalar…

    MİTHAT : Aloo…validem…bişi mi oldu ne bu telaş???
    FİRUZAN : Mithat mahkemeden celb geldi
    MİTHAT : Ne celbi???
    FİRUZAN : Nil Serkan için velayet davası açtırmış
    MİTHAT : Neeeeeeeeeeee??!!!
    FİRUZAN : Çabuk gel Mithat…yoksa alır bu üç kağıtçılar Serkanı…Nili biliyosun….bi yolunu bulur alır
    MİTHAT : İlk uçakla geliyorum anne…merak etme!!!!

    10DK SONRA…

    MİTHAT : Ben gidiyorum Sahra haberin olsun
    SAHRA : Nereye neden?
    MİTHAT : Nil İstanbuldan bi avukatla Serkan için velayet davası açtırmış ,acilen gitmem gerek…..hem hazır gitmişken boşanma işlemlerinide hallederim
    SAHRA : Ben buradayken olabiliyo mu??
    MİTHAT : Evet vekaleten yerine Feyza gelir….bi de eskisi gibi değil artık eş mahkemeye katılamasa bile boşanma gerçekleşiyo……sen merak etme..
    SAHRA : Mithat…(tam giderken) dur!!!bebeğimiz?
    MİTHAT : Gitmem gerek…Serkan tehlikede……bebeğimiz Senin karnında korumada ama Serkan öyle değil bana ihtiyacı var…
    (Mithat hemen çıkar odadan)
    SAHRA : bi hoşça kal bile demeyecek misin???(ayağa kalkar ve odadan çıkarken Hüseyinle Mithatın konuşmalarını duyar)


    HÜSEYİN : …….geri dönücek misin Mithat???
    MİTHAT : Bilmem…artık dönmeme gerek yok……Sahra kararına vermiş nasılsa…gelmemem tekrar Fasa büyük ihtimalle!Hakkını helal et hoşçakal…
    (koşarak çıkar)

    SAHRA : (konuşulanları duyar ve yıkılır odadan çıkar) Hüseyin doğru mu duydum???Mithat geri gelmicem mi dedi???
    HÜSEYİN : Üzgünüm Sahra ama haklı o senin için ölümü bile göze aldı…..ama sen aşkınızdan şüphe ettin…….kzıgınlıla gelmicem diyodurr….çünkü bebek için gelicekir ama senin için geliceğini sanmam belli ki sana çok kırılmış….bişi mi dedin sen ona???

    SAHRA anımsar

    SAHRA : Mithat ben sadece aramızdaki aşkın büyüsünün hala kaldığına inanmıyorum dedim…yoksa ben sana hala…(derken Mithat Sahra‘nın ağzını kapatır)
    MİTHAT : Sus n’olur sus Sahra….ben anlayacağımı anladım daha fazla kırılmak istemiyorum….istediğin gibi olucak merak etme direncek halim yok madem boşanmak istiyosun hemen boşanalım…ama tek bişi diycem…evet bende hatalar yaptım,sen giderken yüzüme karşı bi elveda bile demedin,ardından geldim AMA ŞUNU BİL Kİ EĞER BU SÖZLERİ SENDEN DUYUCAĞIMI BİLSEYDİM …..İNAN Kİ SENİ DİNLER VE ARKANDAN GELMEZDİM!!!


    SAHRA : İpek burada mı??
    HÜSEYİN : Kafede Metinle neden sordun???
    SAHRA : Mithatla İstanbula gitmem gerek yoksa onu sonsuza denk kaybedebilirim Hüseyin…onu çok incilttim
    HÜSEYİN : Dur bi dakika bişi unutuyosun
    SAHRA : Ne???
    HÜSEYİN : Bebeğin!!!! Daha yeni düşük tehlikesi geçiyo…eğer uçağa binersen kesin düşer
    SAHRA : Ama???
    HÜSEYİN : Kendin karar ver Sahra;gidersen bebeğini kaybedeceksin,kalırsan Mithatı!!!

    HANGİSİ?? …………MİTHAT MI, BEBEĞİN Mİ???
    SAHRA : ??????

    49.BÖLÜM SONU

    SERHATÇI'ya ilk 7 bölüm için teşekkürler,en kısa zamanda iyileşmesi dileğiyle...

  3. #58
    Durum:
    Çevrimdışı
    muggle_SaHRacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    01.02.2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    34
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Exclamation 50.bölüm özeti

    Kusura bakmayın geçen hafta sınavlarım olduğu için yetişitremedim;

    50.BÖLÜM ÖZETİ
    MİTHAT'A SÜPRİZ YAĞMURU...

    Mithat,velayet davasının açıldığını duyar duymaz ilk uçakla İstanbul'a döner.Sahra Mithat'ı ne kadar çok kırdığını geç farkeder.Ama Mithatla gidemez çünkü düşük tehlikesinin uçak seyahatiyle tekrar etme olasılığı vardır.Bu yüzden Sahra bir karar verir ve kararıda kesindir...

    Yeminle Nil ise velayet davası için çoktan yola çıkmışlardır ve kafalarında kırk tilki dönmektedir..

    Firuzan Yusuf'un evlenme teklifini düşünür ve bir karar alır lakin Firuzan durumu oğluna izah edip onunda izni alması gerektiğini düşünür ve işlerin boyuta değişmeye başlar.

    Melek içten içe planlar yapmaktadır,Hakan ise hiçbirşeyin farkında olmadan hazır barışmışlarken biran önce Melek'le nikah masasına oturmak ister,bu durumu fark eden Melek planlarını bunun üzerine kurmaya başlar.

    Feyza ile Nihat şimdilik sorunlarını aşmış gibi görünsede,Sinan'ın yaklaşan ölüm yıldönümü dolaysıyla bazı sorunlar su yüzüne çıkmaya başlar...

    Bu arada herşeyden habersiz Mithat kimliğini gizleyen bir kişi tarafından mektuplar alır,bu kişi onunla acilen görüşmek istemektedir.Mithat sonunda telefonla görüşüp görüşmeyi kabul eder ve buluşacakları yere gider.Artık

    Mithat büyük bir tehlike altındadır...


    SERHATÇI'ya ilk 7bölüm için teşekkürler,en kısa zamanda iyileşmesi dileğiyle...
    Konu muggle_SaHRacı tarafından (02-12-07 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.

Sayfa 12/12 İlkİlk ... 289101112

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.