Sayfa 1/5 12345 SonSon
22 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Tarla Kuşuydu Juliet

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 162

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Tarla Kuşuydu Juliet

    Yazan : Ephrahim KİSHON
    Çeviren : Hale KUNTAY
    Müzik : Poldi SCHATZMANN
    Yöneten : Engin ALKAN
    Koreografi : Senem OLUZ
    Dramaturg : Sinem ÖZLEK
    Sahne Tasarımı : Gamze KUŞ
    Kostüm Tasarımı : Duygu TÜRKEKUL
    Müzik Düzenleme : Murat BAVLİ
    Işık Tasarımı : Murat İŞÇİ
    Efekt Tasarımı : Yusuf TUNCER

    Yönetmen Yardımcısı : Hasibe EREN,
    Asistanlar : Doğan ŞİRİN, Melisa DEMİRHAN

    OYUNCULAR
    Romeo / Rahip Lorenzo : Engin ALKAN
    Jüliet / Dadı : Özlem TÜRKAD
    Shakespeare : Çağlar ÇORUMLU
    Lükretia : Murat BAVLİ

    KONUSU:
    Tarla Kuşuydu Juliet’te, Shakespeare’in yüzyıllardır insanları gözyaşına boğan karakterleri Romeo ve Juliet, Ephraim Kishon’un yeni kurgusunda günlük yaşantı ve çığrından çıkmış bir evlilik içinde ele alınıyor. İntiharın eşiğinden döndükten sonra evlenip bir de çocuk sahibi olan “kıdemli aşıklar” kimsenin öngöremediği bir hayatı sürdürürler. Bu dünyanın yaratıcısı Shakespeare mezarında ters döner ve olaylara müdahale etmek üzere eve gelir.

  2. Beğenenler;
    Şah-Rû (03-10-18)

  3. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    (BuRcUu) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.05.2007
    Yer
    [Baba Ocağı]
    Mesajlar
    2,642
    Konular
    6
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Az önce oyundan geldiim..:happy0064

    Çok güzeldi.. Oyuncuların hepsinin emeğine sağlık..

    Çağlar ÇORUMLU
    yu çok beğendim.. Shakespeare karakterii
    tek kelime ile mükemmeldii.. Müzikler,şarkılar keyifliydi..
    Baya emek harcanmış bir oyundu.. Oyuncular enstrüman çaldılar
    ve oyun için öğrenmek zorunda kalmışlar.. :img-wink:


    Oyunu izleyenler arasında Sevinç Erbulak,Güzin Özyağcılar,Serdar Orçin,
    Hasibe Eren vardı.. :happy0064

  4. Beğenenler;
    Şah-Rû (03-10-18)

  5. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    seçil209 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    01.07.2008
    Yer
    Brasil
    Mesajlar
    14,482
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    çok komik bir oyundu. müzikal diyorlar ama dans sahnesi yok denecek kadar azdı müzikli oyun tabiri daha güzel uyardı bence ama gidin görün derim
    :img-wink:





  6. Beğenenler;
    Şah-Rû (03-10-18)

  7. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,471
    Konular
    99
    Verdiği Beğeni
    864

    Aldığı Beğeni: 233

    Bahsedilme
    15 Mesaj

    Standart

    İnteraktif bir oyun. Hem de fena halde aktif. Klasik tiyatro akışında ilerlemediği için konuya kaptırıp hikayeye dalamıyorsunuz, çünkü fırsat olmuyor. Oyuncular arasında doğaçlama olarak ve seyircilerle birebir diyalog sözkonusu. Oyunun farkı bununla da sınırlı kalmıyor üstelik. Müzikli bir oyun olmasından ötürü kulağa, oyuncuların müthiş performansıyla göze hitap ettiği kadar, bu oyun burunlara da hitap ediyor. Oyun süresince spagetti, yanlış görmediysem pizza ve kremalı pasta yapan oyuncular, sırası geldikçe el emeklerini afiyetle yiyorlar.

    Romeo ve Jülyet ölmeyip yaşamaya devam etmiş ve de evlenmiş olsalardı ne olurdu? Üstelik görünüşte facia olan bu evliliğin Lükretia adında yok artık dedirten bir meyvesi var. Ve ortaya çıkan cümbüşe dayanamayıp mezarından fırlayan bir de Shakespeare. Tamamiyle absürd bir hale gelen hikayenin sonunda aşkın kazanıp kazanmadığını izleyip görmek gerek.

    Kadronun canlı müzik performansı, oyunculukları kadar iyi. Hem çalıyor hem söylüyorlar. Ama Engin Alkan sesiyle fark atıyor. Yalnız bel altı esprilerin ve argonun bolluğundan ötürü her izleyici yaşına hitap etmeyebilir.

    Oyunculara gelirsek Murat Bavli, hayatından bezmiş kazulet Lükretia canlandırmasıyla çok güldürdü. Elektroda attığı sololar ise tebriği hakediyor.

    Özlem Türkad enerjisiyle Engin Alkan' ın karşısında oyunu düşürmüyor.

    Engin Alkan yazıyor, yönetiyor, oynuyor, çalıyor, söylüyor, dört dörtlük bir yetenek ama Rahip Lorenzo, Romeo' dan daha eğlenceliydi açıkçası.

    Ve Çağlar Çorumlu... Sessiz sedasız çok önemli bir yeteneği bünyesinde barındırıyor şehir tiyatroları. O nasıl bi sağdan soldan fırlayan, hem sahnedeki dehşet çifte hem seyirciye yetişen, ciddi ezber isteyen güncellenmiş şiiirsel tiratlarıyla Shakespeare' e hayat vermektir öyle. Bu oyunun en başarılı performansı kendisine ait, en büyük alkışı da Çağlar Bey hakediyor kesinlikle.

    Tarla Kuşuydu Jülyet, 2,5 saat boyunca insanı acıktıran, bolca güldüren, oyunun bir parçası gibi hissettiren, atıflarıyla Shakespeare' in diğer eserleri ve aynı kadronun bir diğer oyununa göz kırparak elbirliğiyle eserin içine okuyan:img-wink:, sezonun en enerjik oyunu bence.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

  8. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    yesimg - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    20.12.2004
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    1,605
    Konular
    195
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 162

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart tiyatro dünyasından alıntıdır.

    Romeo ve Juliet’e kaynaklık eden en eski öykü Roma mitolojisindeki Pyramus ve Thisbe’nin hikayesidir. Thisbe, Pyramus’u beklediği sırada gördüğü dişi aslandan kaçıp saklanır. Sonra gelen Pyramus sevgilisinin kaçarken düşürdüğü şalın aslan tarafından parçalandığını görünce O’nun öldüğünü sanarak kılıcını kendine saplar. Saklandığı yerden çıkıp sevgilisinin cesediyle karşılaşan Thisbe de aynı kılıçla kendini öldürür.


    Hiçbir aşk öbürüne benzemez.
    “ Tüm aşıklar aşkı ve aşkla ilgili davranışlarını yeniden bulduklarına inanırlar” der C.Jamont. Gerçekten her çiftin tek olan şeyde başka hiçbir ilişkiye benzemeyen bir ilişki geliştirdiği doğrudur; aşk davranışı, genellikle öyle olduğuna inanılmasa da, ilişkide olduğumuz kültüre bağımlıdır.

    Her aşk ilişkisi cinselliğin üzerine kurulmuş bir duyumsal- duygusal- düşünsel haz etkinliği olmakla bir kültür oluşumunu olası kılar. Sevgili eğitimcim Afşar TİMUÇİN “ Aşkın Diyalektiği” nde bu duruma vurgu yaparken “ sanatla- aşk” benzerliği için şöyle der ;
    - Aşkın sanata benzeyen yanı ya da aşkın sanat gibi bir kültür alışveriş ortamı oluşu bu duyum- duygu-düşünce bütünlüğünde açıklığa kavuşur.

    Sevgilinin “özel” özellikleri vardır.O bir yapıt gibidir.

    Karacaoğlan;
    “Benim sevdiceğim güzel var mola
    Hakkın yarattığı kullar içinde”
    derken duyma- düşünme-sezme-algılama ya da karşı koyma biçimlerini değerler dizgesi içinde ele alır.

    Ephraim KISHON usulü “Romeo- Juliet” de ise çok kimliklilik, metinler arasılık,gerçek ve oyunun homojen biçimde iç içe geçmiş oluşu gibi post modern metin yapısına özgü kimi nitelikler taşıyan “Tarla Kuşuydu Juliyet” oyunu tarihin ünlü aşkları “Romeo ve Juliyet”i kendi zamanlarında ve aşkın kural tanımazlığından alıp, belirsiz bir zamana, evliliğin kuralları arasına taşıyor.




    Dramaturg Sinem ÖZLEK; “vuslata eremeyen aşklarıyla ünlenmiş iki oyun kişisinden, yaşamları “oyun” olan, ölmeyen ve ayrılamayan iki yeni çağ figürü yaratan E.KISHON, farklı dönem, kültür ve dinlerin özgü unsurları mizah yeteneğiyle bir araya getirdiği bir evlilik parodisinin ardında zorunlulukların alışkanlığa dönüştüğü gündelik hayatın içgüdüleri kıstıran, iştahı öğüten dişlilerini gösterir” diyor program dergisi açıklamasında. Evet bu bir vuslata erememek değil, düpedüz “evlilik parodisi” bence de...

    W. Shakespeare’ nin “ Rape of Lucrece” adlı manzum eserinde konu olan “ Lucretia “ Roma tarihindeki efsanevi bir figür. Roma prensi Sextua Tanquinus’un tecavüzüne uğrar, kocasının gözü önünde intihar eder. Hem bir “fahişe” hem de “namus timsali” olarak anılan Lucretia’nın ölümü “ aşkın diyalektiğinin” tıpkı aşkın ve estetiğin alanına girmek gibi uçsuz bucaksız bir serüvenin içine dalmaktır.
    “Bir Yaz gecesi” rüyası çağrışımları olan “TARLA KUŞUYDU JULIYET” için denebilir ki;

    Aşk; bilime, mühendislik hesaplarına , us ölçümlerine gelir bir konu değil. Buna karşın insanlık tarihi kadar eski bir etkinlik olan aşkı ele almak, onu tanımak, ne olup ne olmadığını anlamaya çalışmanın bir yolu olanca alçakgönüllülükle ele alınıyor “ Tarla Kuşuydu Juliyet”te çünkü aşkın, evlilikle noktalanması “ doygunluk”, yeni açlıkların yani yeni gereksinimlerin “ itici gücünü” oluşturuyor.

    “Tarla Kuşuydu Juliyet”in yönetmeni Ergin ALKAN’da bu durumda iki düşman aile Monteque’ler ve Capulet’lere

    “Aşk işleri biraz karıştırır
    Evlilik desen muamma
    İnsan dünyayı yönetiyor
    Sınıfta kalıyor aşk oyununda” diyor...

    Ama hemen ekliyor ;

    “Gerçekten seversen engel yoktur önünde
    Aşk değildir, ilk rüzgarda devrilen
    Değişmez zamanla, sevgi sağpmaz yolundan
    Aşk değildir, ilk yağmurda eriyen” derken 28 yıldır evli olan Romeo ve Juliyet’i
    “su-i misal” göstererek “tersileme ile doğrulatmaya”, dışa vurmak, boşaltmak ya da yüceltmek için belli bir etkinliği seçmeyi seyirciye bırakıyor.

    Rahip Lorenzo ve Romeo’da Engin ALKAN, Juliyet ve Dadı’da Özlem TÜRKAD, W.Shakespear’de Çağlar ÇORUMLU’yu destekliyorlar. Başarısının omuzlarda taşınmasına yardımcı oluyorlar.
    Sahne tasarımında Gamze KUŞ’u, ışık tasarımında Murat İŞÇİ’yi kutluyorum.
    Müzikler ise bir harika...
    Hakikaten “müzikal” bir gösteri “TARLA KUŞUYDU JULİYET”
    Her sahneye çıkan aynı zamanda hem bir oyuncu hem bir müzisyen...Ve tam bir orkestra disiplinine sahip.

    Dündar İncesu

  9. Beğenenler;
    Şah-Rû (03-10-18)

Sayfa 1/5 12345 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Romeo ve Juliet
    By yesimg in forum Şehir Tiyatroları
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 22-05-16, 14:51
  2. Letters to Juliet / Aşk Mektupları (14.05.2010)
    By elwiens_86 in forum Dünya Sinemasından Film Tanıtımları
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 01-04-15, 00:32
  3. Romeo x Juliet
    By şimal yıldızı in forum Çizgi Diziler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05-12-13, 01:25
  4. Romeo & Juliet / Romeo and Juliet (21.03.1997)
    By heart_of_angel in forum Dünya Sinemasından Film Tanıtımları
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 24-08-11, 21:53
  5. Tokyo Juliet! / 2006 / JP
    By I$IL in forum Japon Dizileri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 10-04-10, 12:03

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.