Sayfa 3/195 İlkİlk 12345671353103 ... SonSon
972 sonuçtan 11 ile 15 arası

Konu: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

  1. #11
    Durum:
    Çevrimiçi
    LimonCicegi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    21.01.2016
    Mesajlar
    6,091
    Konular
    36
    Verdiği Beğeni
    1,159

    Aldığı Beğeni: 458

    Bahsedilme
    4 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    Alıntı ZeynepCeren Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Dizi bir şekilde biterse Türk erkekleri rahat bir Nefes alacak. Tahirden kurtuldukları için.

    Niye adamları Tahir ile kıyaslıyorsunuz? :)

    Evlilere huzurlu mutlu yuvalar, evlenmek isteyenlere de Tahir gibi bir eş nasip etsin Allah.

    İyi geceler herkese
    İşte bu!!!
    Çok önemli bi noktaya parmak basmışsın arkadaşım...
    Sakın SAK başladığından beri aile içi tartışmalar artsın
    Baktılar olmuyor senaryoyu daha doğrusu Tahir i en çok bozabilecek senaristi özenle seçip buldular ki aile düzenleri bozulmasın yeni senarist seçimine mantıklı bir açıklama
    En büyük örneği aramızda.. Selda nın durumunda olan kac kişi var kim bilir
    Bu arada çok güldüm Tahir'in gemisine
    Bir de Kubinin Bir Tahir Kaleli değil i var tabi

    Alıntı aslanselda Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    o vahimmiş, bir ilişki başlangıcında tahir gibi bir adamı tanımak, "tahir gibi sevmek"... düşünemiyorum senin halini ama cevap süpermiş, "bir tahir kaleli değil"... demezler mi senin de kriterlerin en üst seviyeymiş arkadaşım, daha dünya üzerinde Tahir gibi adama rastlanmadı ki, uzay üstü varlık gibi kendisi

    sende nefes değilsin diyenlere kibar olma, aksine nefes'in yaptığı gibi bazen, daha fazla carla


    (o kırmızı çizgiyi bir tek seninle paylaşırım zaten iki tahir manyağı olarak)

    riv riv deyince aklıma geldi, çukur için tshirtler yapmışlardı, logosundan falan, bizim dizimiz için böyle şeyler yapılmadı mı daha, bu kadar fenomen olmuşken, repliklerimizden fena şeyler çıkar bence

    AF KURMA
    GERİ BAS
    ULA NEFES
    EN DELİ TAHİR
    YENGEM TRABZONDAYUK
    NEFES KAFASI
    SAKİNİM... YOK OLAMAYRUM
    GEBERİYRUM
    VİCDANSIZ MISIN?

    bak baya yükseldim ben bu fikre, biri burayı okuyorsa, yapsın, yaptırsın lütfen, almayan ne olsun
    Yaa ne güzel olur T shirt ler
    Ben tercihimi Sakinim... Yok olamayrum dan yana kullanıyorum :) :)

  2. Beğenenler;
    aslanselda (21-07-18), kubitik (21-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

  3. #12
    Durum:
    Çevrimdışı
    kubitik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    31.07.2006
    Mesajlar
    6,111
    Konular
    28
    Verdiği Beğeni
    2,053

    Aldığı Beğeni: 1,938

    Bahsedilme
    11 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    Evet 7. Bölüm kendisini Nefesin yatağının başında bekledikten sonra Karadeniz kenarına atan Tahirle devam ediyoruz.

    Günlerdir hatta Nefesle tanıştıkları andan beri sürüklenen bir Tahir var. Boğazına kadar çaresizlikle dolu. Aklındakini kalbindekini kendisiyle bile paylaşamayacak kadar zor durumda. Başına gelmedik kalmamış, parmağında sevmediği bir kadının yüzüğü, sevdiğine kal bile diyecek durumu yok…
    Her şey yoluna girse Karadenizin yazısız kanunlar dur der Tahire.
    Tahir bundan Nefesi korumanın da belki bulur yolunu ama gitmek isteyen bir ayağı hep dışarıda olan bir Nefes var ortada… Tahirin penceresinden baktığında hiçbir şey hissetmeyen, hissedecek hali olmayan, kalbini kırdığı ve şehri terk etmek için dakikaları sayan bir kadın Nefes o an itibariyle.

    Arka planda Dalgalan Karadeniz çalıyor. Tahir Karadenize bağırıyor;
    “Oldi mi? Memnun musun? Kaç yüreği batırdın ula kaç yürek dibe gömdün? Al benimkini de al hayrını gör Karadeniz, hayrını gör ula! Hayrını gör!” ‘Kıyamam ki ya’ demek istiyorum Tahire.


    Sabah oluyor. Yiğit ve Nefes arasındaki konuşmada Yiğit “Tahir abim nerde?” diye soruyor. Nefes “Bilmem arabası yok” diye cevap veriyor. Sabah uyanıp Tahirin arabasını kontrol eden/fark eden bir Nefes var artık. Tahir ‘oğlumdan uzak dur’ dediği o yabancıdan bambaşka bir konuma geçmiş. Sadece Yiğit değil Nefeste çekiliyor Tahirin eksenine. Bunlar detaydır. Yazılmasa da olur ama küçük detaylar her zaman güzel olur birikir birikir aşk hikayesinin temelindeki boşlukları doldurur.

    Nefes oğluna kahvaltı hazırlamak için aşağıya indiğinde karşısında kaynanalar kaynanası Saniye dikiliyor.
    “Sen nasıl bir kadınsın? Hiç mi gururun yok senin! Bu evde istenmiysın!”
    “İstenmediğimi biliyorum. Yiğit hasta olduğu için oğlunuz zorla getirdi.”
    “Sende zorla sözü bozdin. Ama heveslenme bu eve gelin olamayacaksın.” İzninizle burada biraz gülme molası vermek istiyorum

    “Tahirin sözü bozuldu mu?” Nefes’e üzüldüğüm çok an vardır. 7. Bölümde bunların sayısı biraz fazladır. Burada çok dramatik bir sahne olmasada Nefesin o yorgun heyecanı, pasif bir soru olmasına rağmen etkiledi beni. Hayatında sahip olduğu Yiğit dışında hiç kimsesi yok bu kızın. İmkansız gerçek olmuş, bir adamdan etkilenmeye başlamış. O da başkasıyla evlenecek. Ne buruk bir hayal kırıklığıdır…

    Saniye durumu yapıştırıyor lafı “Bozulmadi. Tahir dün Mercana gitti yüzüğü geri verdi. Benim o çocukli yosmayla işim yok dedi.” Lafı yapıştırmasına yapıştırıyor ama oğlunun eve döndüğünden habersiz tabi. Tahir duydukları karşısında püskürüyor annesine. Ardından Kalelilerin tamamı doluşuyor.
    “Bu kari burdan gitmezse bu evi ateşe veririm” diyor Saniye. Tahir de “Ev yerinde kalsın ben Nefesi alır giderim” diyor. Annesi sen gidemezsin dese ne fayda. Tahirin damarı atmış bir kere. Asiye “Babama mı” diye soruyor.
    Nefes Trabzonda kalmayı aslında istese de burada tutunamayacağını biliyor. Çok gönülsüz olduğu belli de olsa itiraz ediyor. “Hayır, Asiye abla sen bize bir taksi çağır bizi otogara…”
    Tahir patlıyor. “Sakın! Şu cümleni tamamlama! Bıktım artık da!”
    Tahirin orda öyle güzel bir ses tonu var ki. Yalvarmaya ramak kalmış bir halde.

    Nefes Trabzona ilk geldiğinde önce doktor dedi, sonra alçı çıkacak dedi. Sonra Batumdan dönünce Yiğit gelsin çok istiyorsan gidersin dedi.. Hep gitmesine bir şart koştu. Alenen gitmeni istemiyorum diyecek durumu/konumu olmadı hiç… Fakat buradaki ‘bıktım artık’ patlaması gerekçelerinin tükendiğini gösteriyor… Artık gitmesini istemiyorsa illaki kal demek zorunda. Diyebilmesi içinde parmağındaki yüzüğün akıbetinin netleşmesi lazım.

    Herkes Osman Hocaya gidince geride kalan Yangazlar risk analizi yapıyorlar ve bakışlar Saniyede takılıyor. “Biz de gidelim kapıda bekçilik yapalım.”
    “Tabi canım Vedat her an saldırabilir.”
    “Anam mı Vedat mı”
    “Kesinlikle Vedat!”
    “Vedat Vedat!”
    Dağdevirenler ve Sayerler şer ittifakı imzalarken Mercan bacımız sevdayla işlediği etmainini tamamlamış, ütülüyor ve akşam babasıyla yaptığı konuşmayı hatırlıyor. “Adam sırf ortaklık için geldi sana sözü taktı. Sonra gözümün içine baka baka aldı kariyi gözümün önünden geçti gitti. Ama adam uyanık, benim istemeyeceğimi biiliy ya attı işi başından!”
    Nazar babaya çekmiş, çünkü babada da nörolojik bozukluklar var. Adam sırf ortaklık için yüzük taksa Nefesi niye gözüne soka soka dolaşsın, hadi yüzüğü atmak istiyor diyelim, e sen atmışsın zaten niye kapına gelsin? Tamam suçla Tahiri ama tutarlı ol be adam. Hem ortaklık için nikahı şart koşan, sözü bile yeterli bulmayan sen değil miydin?

    Eve girerken Asiye Mustafayı uyarıyor. “Hıyanet nöbeti olmasın, yakarum!” Allah kimseyi Asiye Kaleliyle karşı karşıya getirmesin.
    Yiğit gemiye gitmek istiyor. “Geçen seferki gibi” diyor. O an Nefes ve Tahir bakışıyor duygusal bir müzik çalıyor arka planda.
    Geçen sefer bindiklerinde Tahir Nefese hödüklük etmişti. Nefes hor görülmeye alışkın beli daha çabuk hazmediyor fakat Tahir için daha söyledikten birkaç dakika sonra vicdan azabı olmuş o sözler. Nefeste yara açanların arasına katıldığı için çok kızıyor kendisine.
    “Sen iyileş gideriz” diyor. ”Gideriz değil mi Nefes?”
    Nefes gülümsüyor tam gideriz diyecek. Tahirin Yiğitin saçlarını okşayan elindeki yüzük gözüne takılıyor. Artık Tahirin hayatında bir adım hatta belki bir ömür geriye çekilmesi gereken bir durumdalar. Tahirin en yakınında olması gereken başka bir kadın var ki, onun çıkarttığı yüzüğü geri veren bir adam var karşısında. Cemil çıkardı Mercan çıkardı mevzularından habersiz Nefes. Mercan yüzüğü çıkardı, Tahir geri verdi. Sadece bildiği bu ve birazdan buluşacaklar.

    “Biz senle gideriz istersen anan gelmesin” diyor Tahir.
    Nefes oğluyla ilgili kararları kendisinin vereceğini belirtip hödüğümüzün damarına damarına basıyor. “Senin gidip görüşmen gereken bir sözlün falan yok mu?”
    Tahir dellenecekken Asiye Reis araya girip onu kapıya sürüklüyor. “Git o sözü at benim tepemi attırma” diye ikaz ediyor milyonların sesi olup.
    “Ben söz atmam”
    “O sözü atmazsan git kendini Karadenize at”
    “Fesuphanallah!”
    “Yallah yengem, Yallah!”

    Mercan ve Tahir karşı karşıya. Mercan mantığın sesi oluyor.
    “Ben senden ayrılmak istemiyrım.”
    Tahir’in artık kaçacak yeri yok. Ümit verdi, bu kızı yarı yolda bırakıp pardon ya ben istemeden taktım o yüzüğü elimden kaçtı diyemez sonuçta. Mercan detaya giriyor. “Kaçır beni Tahir?”
    “Ula sen keçileri mi kaçırdın?”
    “Kaçır işte. Başka çaresi yok!”
    “Niye ula?”
    “Babam, o yüzüğü takarsan bu evde duramazsın dedi.”
    “Sende babam olmazsa kocam olur dedin.”
    Bir dizi konuşmanın ardından Mercan tekrara düşüyor. “Tahir ben senden ayrılmak istemiyrım”
    “Bende sana benden zorla ayrıl demiyorum ama o yüzüğü takacaksan arkasında durmanı istiyorum”
    “Ben babama karşı gelemem.” Tahir önce yüzüğü kendisi takmak istiyor. Mercan sonra kaçacak mıyız diye bir sorguluyor tabi. Uzatmıyor hemen elini.
    “Hayalin doğup büyüdüğün bu evden kaçmak mı?” diye soruyor.

    Mercan ve Tahirin olmazlığının sebepleri burada aslında. Nefesle hiç ilgisi yok. Tahir kendisi gibi dimdik bir kadın istiyor. Duygularının herkese karşı arkasında olacak bir kadın… Şartlar altında eğilip bükülmeyen bir kadın…
    “Sözünü tutmamak için mi oyalıyorsun” diye soruyor Mercan “Hop yavaş gel” cevabını alıyor. “Bak ben kız kaçırmam, sana bunun sözünü vermedim. Kimsenin evinden korkak gibi kızını alıp kaçmam.”
    Dağdevirenler gibi bir aileyi insan sevdiği adamla birlikte olmak için terk eder mi? Edebilir. Fakat bu tüm imkanların tükendiği yerde, sevdiğin adamla birlikte başka çaren kalmadığında yapacağın bir tercihtir. Mercan ise tam anlamıyla kaçmak istiyor. Karşısındaki adamın verdiği sözden vazgeçmeyeceğini ve kaçtıkları anda babasını evine asla dönemeyeceğini biliyor. En kestirme yola gözünü dikmiş. Kaçtığı anda çevreden de bir çok tepki alacak. Kaleliler dışında kimsesi olmayacak. Kendisini sevmeyen bir adama kendisini ancak bu kadar mahkum edebilir bir insan… En nihayetinde Mercan kaçırılmayacağını anlayınca Tahirin parmağındaki yüzüğü çekip çıkarıyor. “Az savaşacaz kızım da” diyen Tahire Mercan kendini az çok tanıyan bir insan olarak cevap veriyor. “Herkes savaşamaz” İnşallah savaştığı günleri görürüz bu sezon. Erkan ne yapar girmeyeyim o topa şimdi


    Osman hocanın evinde sıkılan Yiğit duvarı tekmeleyip duruyor. Nefese ceza odasını hatırlatıyor bu. Hamile ve yatakta eli kelepçeli o sinir bozucu ses eşliğinde kıvranıyor.
    “Doktoru ikna etmek hiçte zor olmadı Nefes. Düşünebiliyor musun, kadının biri adamın karşısına geçiyor ve diyorki bu nazik adam beni dövüyor bir ceza odasına koyup aç bırakıyor sesle çıldırtıyor. Kim inanır buna? Adam senin şizofren olduğunu düşünü. Sen bebeğimize şükret, cezan sadece 24 saat.”

    Nefes dayanamayıp oğluna pes ediyorum evden çıkabilirsin hadi camiye diyor. Yiğit sevinçle camdan baktığında Mustafayı görüp korkuyor. “Uyuyacağım ben sende yanıma yat” diyor
    “Tamam ama ayağını vurmak yok“
    Yiğit itiraz edince “Ama anlaşmıştık öyle şeyler yapmayacaktın” diyor Nefes. Yiğitin bu tarz davranışlarını sergilemesine pek imkan olmadı ama bu sezon iyi bir danışman pedagog bulurlarsa işlenmeli. Nefes ne yaparsa yapsın Yiğitin bir takım travmaları olmadan oradan çıkması mümkün değil.

    Asiye durumu bildiği için Nefesi yollayıp Yiğiti sorguluyor. Mustafayı neden ele vermediğini…
    “Annem dayıma babamın onu dövdüğünü söylemiş, dayım da ölmüş. Babam dedi ki anneme, abinin ölümü senin suçun sussaydın kimse ölmezdi dedi. Bende söylersem Mustafa amcam anneme bir şey yaparsa, susarsam yapmaz, susarsam annem ölmez…”
    7 yaşındaki bir çocuk için ne kadar ağır bir yük bu.

    Daha önce Yiğit ve Ceylanı birbirinden ayrımak için söylemiştim. Yiğit Nefes için bir yaşama sebebi, annesinin omzundaki yükü paylaşan, o cehennemdeki tek görgü tanığı. Yaslandığı omuz. annesinden aldıkları kadar verdikleri de var... Fakat Yiğitin açısından bakınca ne kadar ağır bir yük bu… O omuzlar bu yükün altında eziliyor..

    Asiye koşup bir kez daha dikliyor kocasının karşısına. “Değdi mi bari” diye sorunca itirafı izletiyor Mustafa. “Bu sebinin hayatı emniyette, kardeşimin canı emniyette, Vedat? Onun ipi elimde. Mazlum beni zalım bilmiş, sıkıntı yok. Tahir bana öfkelenmiş sıkıntı yok. Ben ömrümün sonuna kadar nedamet getirmişim sıkıntı yok. Değer mi diye soruyorsun ha Asiyem? Değer. Benim ailemin ayağına taş değmesin, değer. Hepsine değer.”
    Mustafayı eleştirdiğim çok şey var ama bu açıklama yöntemlerini her zaman için eleştirsem de sebeplerine merhamet ettiğim anlardan birisi…


    Murat ve Fatih arasında bir diyolog var çok gülüyorum. “Ula her barut ateşini buldu bir biz sap kaldık.”
    Aşk acısı içindeki Murat huysuzca tepki veriyor. “Hee biz buldukta patladık”


    Nefes soğan toplamaya çalışırken Osman Hoca yanına geliyor. Osman Hoca nasıl yapacağını öğretiyor. “Bu alemde her şeyin bir sırrı vardır bilir misin? Aleme kalbinle baktığında hepsini bilirsin”
    “Kabuslardan kurtulmanın da bir sırrı var mı?”
    “Var tabi onun da bir sırrı var. Onun sırrı duadır. İnsan uyur ama korkular uyanık kalır. Güzel şeyler yaşamaya alışınca hepsi geçecek. Kötü anıların yerine iyi anılar gelecek, inşallah!”
    Tahirin bundan sonraki hayat mottosu belirleniyor; “Kötü anıların yerine iyilerin gelmesi.”

    Akşam oluyor Tahir el kol dolu eve geliyor. Kardeşlerine siz gidebilirsiniz dediğinde Fatih karşı çıkıyor. “Yok daha dağılamayız da, daha şu delikanlının manitası cama çıkacak”
    Murat sırıtarak ekliyor hemen. “Yalnız zalimin kızı seni ne uğraştırdı be genç “
    Mustafa yapıştıracak bir tane ama Yiğiti verdiği yerleri acıyor. Murata uzanamıyor, eğilmesini istiyor. Murat tereddüt edince ikizi Fatih uyarıyor. “Eğil oğlum ayıp.”
    Murat abisine dayak yiyecek kadar yaklaşıp nasibini aldıktan sonra kaçıyorlar. Ardından Mustafanın uyarısına rağmen Tahir tüm minnoşluğuyla “Oy Mıstafam Oyyy” diyerek kapıya koşuyor. Bayılıyorum bunların kardeş ilişkilerine


    Tahirin kapsını Nefes açıyor ve kocaman gülümsüyor ona. Görmek bile güldürüyor artık Nefesin yüzünü. Ayşe hanım Tahir için “Sözcüklerin değil eylemlerin adamı” demişti. Bu durumda Tahire, söz bozuldu, Mercan yüzüğü attı veya artık sözlü değilim gibi bir replik yazmayı uygun görmemişler herhalde. Fakat tüm gün gidip Nefes ve Yiğit için alışveriş yapan, artık başını onların yoluna koymaya karar vermiş Tahir için sözün bozulduğunun hemen Nefesçe bilinmesi lazım. O yüzden Nefese “Al bakalım şu hamsileri” diyerek elini uzattığında hamsi poşetinin artık boş olan yüzük parmağına takılı olduğunu görüyoruz. Tabi Nefes’te görüp anında donup kalıyor. Yan yan sırıtan Tahir, Yiğiti sorarak içeriye giriyor.

    Nefesin o an Asiyeye heyecan ve mutlulukla şakıyarak “Yüzüğü yok” demesi bölüm içinde keyifler de olsa içimi burkan sahnelerden. Kimileri sosyal medyada eleştirmişti senaristleri Nefes nasıl sevinir Mercan üzgünken diye… Yav bu kızın birkaç dakikalık bir bencillik anı da olmasın mı?
    Detay öğrenmek için Tahirin yanıan gittiğinde Tahir Yiğite aldığı çadırı kurmaya başlıyor.
    “Tahiiir”
    “Nefeees”
    “Yüzüğün yok”
    “Biliyorum”
    “Nerde?”
    “Muhtemelen fındıklıkta.”
    Nefes üsteleyecek ama mahremiyete ihtiyacı var. Kapıyı örtecek ama Tahir Osman hocaya ayıp diyerek aralık bırakmasını söylüyor. “Niye fındıklıktaki?”
    “Sanırım Mercan çaylığa kadar atmayı beceremedi”
    Nefes üsteleyince Tahirin hoşuna gidiyor. “Oooo hesapta soruyorsun.” Hesap sorması demek önemsemesi demek. Tahir kaçma kovalama bittikten sonraki bu süreçte Nefesten gelecek her türlü umut ışığına muhtaç. Fakat yaşanan durumların Nefesin kendisi hakkındaki fikirlerini değiştirmesini istemiyor. “Şunu bil ki ben Mercanı yarı yolda bırakmadım” diye açıklıyor. Bu işlerin kendisine göre olmadığını da ekliyor. Nefes “Büyük konuşma Deli Tahir, bir gün birisi bu lafları yedirir sana!”
    “Kimbilir? Belkide… Ama onunda söz vermeye hali yok.” Nefes onun bakışlarına kilitlenip tek kelime etmeyince devam ediyor. “Olmasın da zaten, iyi olsun gözümün önünde olsun yeter…”
    Tahir 13. Bölümde Nefes kendisine ileriye dönük ümit verene kadar hep buna uygun davranıyor.

    Aldıklarını gösteriyor yemekten önce Tahir. Deli Tahir gibi hödük bir adamı mağazalarda kadın kıyafeti seçerken düşünemiyorum. Fakat o düşünmüş, gitmiş, seçmiş almış. Beyaz sevdiğini Vedattan duymuş beyaz almış ama içine sinmemiş mavi tüylü geyiğe Karadenizin renginde de kıyafetler almış… Ama mahcup verirken. Nefes kızabilir, kabul etmeyebilir… “Yanlış anlamazsan” diyor “lazım diye…”
    “Yok, seni yanlış anlamam…” Nefes, Tahiri kalbinde de hayatında da güvenli bir yere oturtmuş. Şüphelerini silmiş. Ona kızmaz, yanlış anlamaz, artık yaptığı söylediği her şeyin mantıklı bir sebebi vardır. Bunu biliyor…
    Çocuk gibi sevinip ‘Mavi çok güzel’ diyerek kazağını kalbine bastırıyor. Ta ki Tahirin o sımsıcacık bakışlarını görene kadar


    Sabah tepki gösterdiği gemi gezisini teklif ediyor Tahire. Tahirden mutlusu yok… Yemek boyunca Tahirin aldığı telefonlar oynuyor Nefes hayatında belkide ilk kez o akşam o denli mutlu 😊

    Kafada bir tel atmış ama artık. Kabuslar musallat olmuş kurtulmak mümkün değil… Tahir o kıvranırken dokunamıyor ona çaresizce başında adını sayıklıyor. Nefes sakinleşince Tahir kendisini sahile atıyor sinirle.
    “O kızın gördüğü rüyalar hayır olur mu hocam? Yiğit seruma iksir diyor. Kimbilir ne gördü çocuk...”
    “Dediğim gibi hayır mı şer mi Allah bilir”
    “Sevda mı bela mı? Bunu da kimse bilmiy ha Tahirim”
    “Askerdeyken Karadenize hasrettim. Terhis olunca geldim ha bu kayaya oturdum. Nefesi görmek sevda mı bela mı bilmem ama gurbetten gelip ha bu Karadenize bakmak gibi abi.”
    “Tahirim”
    “Nefese bakamam onu biliyrım, ben de susup ha bu denize bakayrum.”
    Daha güzel hangi replikler kullanılabilirdi, düşününce mavi ekran veriyorum 😊 Nefese baktığında gurbetten gelip Karadenize baktığını hisseden Tahir hayatı boyunca içten içe hasret kaldığı her duyguyu içten içe Nefeste bulduğunu itiraf ediyor aslında.


    Sabah olduğunda Osman Hocadan da veto yiyeceğini zannediyor. Fakat Osman Hoca "Neftah Gizli Tarikatı"nın başkanı. Yürü koçum diyor. O daha tasavvufi kelimeleri kullanıyor ama özeti bu; “Yürü be Tahirim.”


    Tahir yüzükten kurtulmuş, Vedat kaç kovala devrini kapatmak zorunda kalmış, Osman hoca gibi saygı duyduğu birinden vizeyi de almış. Eh Nefes akşam ona bir takım umut içeren tepkiler vermiş. Artık Nefese kal demez mi?

    Vedat Necipi sorguluyor. Nasıl kaçırdı Yiğiti elinden? “Yiğitin bildiği en iyi şey; kaçmak. Annesinin oğlu o.” Ne düzel özetliyor faydasız Necip. Yiğit savaşçı annenin savaşçı oğlu.


    Acayip güçlü takım gemiye gidiyor. Tahirim cebinde Nefese de bir bere getirmiş. Nefes bileğinin hakkıyla kaptan olunca bereyi geçiriyor başına tatlı tatlı bakarak (Oradaki bakışlar için şiir yazılır o derece). Sonra kurt ve kaplan, kaptan olan geyiği selamlıyorlar. Tam bir mutlu aile tablosu.


    Tahir Yiğiti dümende bırakıp Nefesin yanına iniyor. Daha önce kalbini kırdığı yere. İki gün önce Nefes sorduğunda gideceği için cevap vermediği soruyu cevaplıyor. “Mutlu bir çocuktum evet…”
    Yaramazlıklarını dinleyip sanki daha dün olmuş gibi endişelenen Nefesi görünce yüz buluyor Tahir ve sabırsızlandığı teklifi yapıyor nihayet;
    “Kal”
    Nefesin tüm kalbiyle istediği bir şey bu. Fakat beklemiyor o an için bunu… “Ne?”
    “Duydun işte, bir yere gitme kal”
    “Ne?”
    “Kal, yerleş, buralı ol, Yiğiti okula yazdır.”
    “Neden?”
    Tahire söyleyebileceği bir sebep lazım. “Daha çok iş var” diyor. “Sende açtığım yaraları iyileştireceğim”
    “Sen bende bir yara açmadın.”
    “Açtım tam da burada…”
    O yaranın aynısını hatta belki daha derinini kendisine de açmış Tahir. Nefes unutsa kendisi unutmaz. Nefesin gözünden bir damla yaş süzülüyor. “Yarada yok sarmana da gerek yok. Abimi sevgilim sandın delirdin.”
    “Sevdiğin de olabilirdi… Demek isterdim ama yok, yemez.”
    “Tahir biz bunları konuşmasak olur mu?”
    “Konuşmuyoruz susuyoruz onları sen sadece kal!”
    Nefes kalamam deyince hafiften sesler yükseliyor ama Nefes gerçekçi olmaya çalışıyor. “Ben 8 sene işkence görmüş umutsuz bir enkazım. Kurtarılacak bir masal prensesi değilim. Bizden masal olmaz. Olmaz Tahir.”
    Tahir buna cevap verir de Nefes buna hazır mı? O yüzden çaresizce bakıyor, olur mu olmaz mı tartışmasına girmiyor. “Bizden masal olmaz ama senden destan olur o ayrı… da sorduk mu?”
    “Sormadın mı?”
    “Sormadım, sormayacağım susucam o mevzuları. Bana düşen bir tek seni o Vedat şerefsizinden korumak. Sürmene de arkanda artık. Hadi da Nefes inat etme kal, hayatını burada kur.”
    Ufaktan yalvarmaya başlıyor Tahir. Nefes “Ben ömrümün sonuna kadar Yiğitle kaçarız diye planladım” diyor. Ömrünün sonuna kadar oğluyla tek başına kaçma meraklısı değil elbette. Güvenli bir sığınağı olsun istemez mi Nefeste. Fakat kalmak Tahiri de kaderine ortak etmek. Peki gitmek kurtarır mı Tahiri? Onun içinde çok geç çünkü “Yani diyar diyar peşinden koşturacaksın beni” diyor Tahir. Yani Nefes artık gitse bile onlar 3 kişilik takım… “Sen tamam da o Vedatın peşinden koşmak hayalini kurduğum hayat değil” diyor Tahir ve gülümsetiyor Nefesi. O sırada Yiğit yanlarına geliyor. O gelirken “Bir de asıl…” Yiğite bakıyor. “Beni bu adamdan ayrıma kurban olayım” diyor. Yalvarma mod : on

    O sırada dizinin en sevdiğim şarkılarından Resul Dindarın sesiyle Karadeniz puslidur çalıyor. O sahneyi sarıp sarmalayan bir şarkı… Birbirine kenetlenmiş Nefes&Tahir&Yiğit üçlüsüne Yiğit ikisinin birden saçlarını okşayarak sarılırken en çok yakışan şarkılardan…
    Spoiler İçermektedir



    Yiğiti kontrole götürdüklerinde hastane koridorunda Yiğiti kullanarak kalma sözünü alıyor Tahir. Tekrar sarmaş dolaş oluyorlar ama izleyen bir çok göz var koridorun ucunda. Mercan bileklerini kesmiş içeride yatarken Türkan Nefese, Cemil Tahire saldırıyor. Mercan ise kan kaybından beynine yeterli oksijen gitmediği için Nefesi çağırıyor.

    Tahir Nefesin bu olayların içinde olmasını da, verdiği kalma kararını değiştirecek herhangi bir şeyi de istemiyor hayatında. Fakat Nefes, Mercanın istediğini yerine getirip yanına gidiyor.
    “Sen benim kadar sevemezsin onu” diyor Mercan Nefese ama merak ettiği şey başka “Tahir seni çok mu seviyor?”

    Hayatının üçte birini kendisini sevdiğini iddia eden bir adamın işkenceleriyle geçirmiş bir kadın olarak Mercanın o hali bir çeşit şoka sokuyor Nefesi. İnsan hiçbir sıkıntısı yokken bir adam kendisini sevmiyor diye nasıl canına kıyabilir…
    “Vedat beni sevdiğini iddia etti beni kesti, sen Tahiri sevdiğini İddia ediyorsun kendini kesiyorsun. Sevgi böyle bir şey değil ki! Sevgi kanatmaz, sevgi hayat almaz sevgi hayat verir!”

    Nefesin patlamasını gören Tahir kapının girişinde milletin önüne set çekmeyi bırakıp herkese rağmen Nefesi kolunun altına alıyor ve arabaya doğru gidiyorlar. Nefes tam Tahirin yardımıyla arabaya binecekken Tahire yönelen silahı görüyor ve kendisini onun önüne atıyor. Artık Nefesin canı pahasına koruduğu tek kişi Yiğit değil. Tahirin de gözleri gördüğü namluyla kocaman açılıyor ve duyulan silah sesiyle bölüm bitiyor..

    Affınıza sığınarak ne bölümdü be çüş diyorum, sevgiyle kalın

  4. Beğenenler;
    angelic (24-07-18), aslanselda (22-07-18), efsaneask (25-07-18), Urfatokat15 (26-07-18), ZeynepCeren (21-07-18)

  5. #13
    Durum:
    Çevrimdışı
    kubitik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    31.07.2006
    Mesajlar
    6,111
    Konular
    28
    Verdiği Beğeni
    2,053

    Aldığı Beğeni: 1,938

    Bahsedilme
    11 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    Alıntı naz-naz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    senin şu umudun var ya onu sıkı sıkı tut kübracım o bize çok lazım. Ah ah keşke, inşallah... ama pek sanmıyorum. Ne yazık ki ipi çekildi artık nerede kopacak onu bekliyoruz bence. Mesele sadece senarist de değil arka planı yönetmeyi beceremedi yapımcı. Ama elimizde efsane 21 bölüm var. Ben de onları yorumlanaya devam edeceğim.
    Dilemekte mi haram Senacım Evrene tüm pozitifliğimle sesleneyim ben her zamanki gibi, her zamanda istisnasız işe yaramaz ama olsun

    O 21 bölüm bizim, dün yorum için 7yi izlerken bir kez daha hayran kaldım, şahane bir iş çıkarmışlar, umarım bir sonraki işleri de bu kadar kaliteli olur Ortilerin. Severek takip ederim...

    Özellikle küçük detaylarla hikayenin beslenmesi... Bunu çok nadir görürüz dizilerde.. Acaba sebebi ortilerin roman yazarı olması olabilir mi? Karakter titizliği, ayrıntıcı oluşları vs öyle hissettiriyor. Bizimkiler sadece senarist değil aşk romanı yazarıydı sonuçta... Sevdaya bakışları da diğer senaristlere göre çok başka bir pencereden olmuş..


    Alıntı CaniMelekkk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O şeyde olabilir, Mehmet Ali yeğenine, falan telefonu vermiştir oda yanlışlıkla silmiştir
    Bak bu daha mantıklı geldi Hemen art niyet şey etme kı
    Kuzenim silmiş bile diyebilir Mantıklı aslında ama ben kendi fikrimin gerçek olmasını umut ediyorum. Asena gelirse ben giderim desin. Osman Sınava dönüp "Ben senden uzak duymayrim oğlum" desin ve bizim ekip Süreç filme giderken o kalsın çok istiyorsa
    Dikkat et SAK resmi hesabını takipten çıkartmış, sinegrafı çıkartmamış Mevzuyu yakından takipteyim imkansız gerçek olursa forumdaki tüm SAK ahalisinden yemek isterim

  6. Beğenenler;
    LimonCicegi (21-07-18), mimoza17 (21-07-18), naz-naz (22-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

  7. #14
    Durum:
    Çevrimdışı
    CaniMelekkk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    10.02.2010
    Yer
    Uzaylılarla Piknikte
    Mesajlar
    38,266
    Konular
    14
    Verdiği Beğeni
    113

    Aldığı Beğeni: 790

    Bahsedilme
    7 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    Ya bende sorun var, yada sitede sorun var
    Sayfa dışarıdan 5 sayfa görünüyor içeri giriyorsun 3 sayfa çıkıyorum . Yorumlarım yok


  8. #15
    Durum:
    Çevrimiçi
    mehmetlover - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Mesajlar
    3,056
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    1,050

    Aldığı Beğeni: 1,136

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    merhaba arkadaşlar uzun zamandır yazlıkta olduğum için ve ev kalabalık olduğu için foruma giremedim naz naz arkadaşa çok teşekkür ediyorum mesajından dolayı cevap yazacaktım ama mesaj kısmı açılmadı neden bilmiyorum neyse dizi hakkında duyduklarım doğruysa çok yazık gerçekten senaristi karagülün senaristi mi olacakmış annem izlerdi ben 5 dakika izlemeye tahammül edemezdim 4 sezon sürdü sen anlat karadeniz zaten dediğim gibi tecavüz konusu olduğu için bana göre olmayan bir diziydi ama Tahir karakterinin güzelliği izletiyordu şimdi iyice saçmalarsa izler miyim bilmiyorum en azından güzel bir çizgisi vardı ama sezon sonu son sahne de saçmaladılar zaten ben çizgisine güvenip güzel bir sezon başı yaparlar diye düşünüyordum ama artık umudum kalmadı keşke bitseymiş senaristler değişince o dizinin bütün her şeyi değişiyor maalesef
    Konu mehmetlover tarafından (22-07-18 Saat 01:09 ) değiştirilmiştir.

  9. Beğenenler;
    kubitik (22-07-18), LimonCicegi (22-07-18), naz-naz (22-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 2 kullanıcı var. (0 üye ve 2 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.