Sayfa 5/195 İlkİlk 1234567891555105 ... SonSon
972 sonuçtan 21 ile 25 arası

Konu: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

  1. #21
    Durum:
    Çevrimdışı
    esra086 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    02.06.2006
    Yer
    #miran aslanbey
    Mesajlar
    1,695
    Konular
    7
    Verdiği Beğeni
    3,754

    Aldığı Beğeni: 1,084

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    keşke sezon finaline yakın bir öpücük ya da vuslat gelseydi ne oldum dememeli ne olacağım demeli olacağı buydu demekten başka bir şey bulamıyorum
    tamam nefes in yaraları iyileşmeden olacak şeyler değil bunlar ama en azından tadında seyretmiş olurduk değil mi

  2. Beğenenler;
    aslanselda (22-07-18), efsaneask (25-07-18), kubitik (22-07-18), LimonCicegi (22-07-18), naz-naz (22-07-18)

  3. #22
    Durum:
    Çevrimdışı
    aslanselda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.12.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,738
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    574

    Aldığı Beğeni: 634

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    Evet 8.bölüm arkadaşlar, başlıyorum sıkı durun.

    Mercan hastanededir, tüm ailesi, kaleliler de, herkes toplanmış… nefes’e gelen tepkiler üzerine Tahir, apar topar nefes’i oradan uzaklaştırmanın peşine düşer. O sırada bir pörtlek göz, hıncını, öfkesini çıkarmak için, bulduğu ilk silaha sarılıp, Tahir ile nefes’in peşinden koşar…

    Tam arabaya bineceklerken, nefes görür ilk mercan’ın çektiği silahı, irkilir ve kendini tahir’in önüne atar, tam o sırada murat yetişir, nazar’ın elindeki silaha davranır, silah patlar, Tahir ve nefes yere düşer…

    T: iyi misin? (der nefes’e)
    Bir hınçla nazar’a doğru yönelir…
    T: sen o mermiyi nefes’e mi sıktın
    N : sana sıktım, sonra ona sıkacaktım

    Murat abisinden gitmesini ister, asiye gelir, yiğit’i de alır, oradan uzaklaşırlar.
    Murat ile nazar konuşur.

    M : bana bak, ablanın yanına git, kimseye de bişey deme, seninle sonra konuşacağız
    N : benim konuşacak bişeyim yok
    M : ama benim alacak bir hesabım var.

    Hastaneden çıkan Mustafa sesleri sorar, murat bir bahane uydurur, gönderir.

    Asiye, nefes, Tahir arabada giderlerken, Tahir öfkelidir, kurşunun önüne atladığı için nefes’e sonra hesabını soracağından dem vurur.
    Tam o sırada, asiye arka tarafta oturan nefes’le tahir’in öfkesinden korkup, konuşamadığı için mesajlaşma yoluna gider, (komik kadın vesselam)

    A : kız bu niye dellendi, mercan kendini kesmiş, senin ne suçun var
    N : kendimi kaybettim, mercan’a bağırdım… Nazar’da benim yüzümden tahir’i vurmaya kalktı
    Asiye’nin tepkisi, şaşkınlığı, bir tahir’e, bir nefes’e bakışı ama konuşamayışı J)))

    Fark eden tahir’in tepkisi… “attırmayın bana o telefonlarıc amdan aşağa, dıt dıt dıt yetti da”

    Osman hocanın eve gelirler... yiğit’i kucaklayıp eve bırakan Tahir, bir hışımla çıkıp, nefes’e hadi konuşacağız der, asiye’nin tepkilere gelin şimdi J)

    A : höst, esas sen yörü, başka yere gudur, hödükler başka kapıya hadi ))))
    T : yenge başlatma kapına hadi
    A : başka bir emrin var mı paşam, güya dedi bişe, ula ben seni bu kuzuyla tek bırakır mıyım, dangoz )))))))))))))))
    T : he kuzu he… hiç kuzu görmesek
    N : asiye abla… (der ve susar, gözleriyle konuşur, anlaşırlar, asiye içeri girer)

    Tahir merdivenden aşağı inerken, ani bir dönüş yapar, burun buruna gelirler nerdeyse…

    T : kızım sen ne yaptın
    N : çok özür dilerim
    T : niye atladın merminin önüne
    N : sen o yüzden mi kızdın, bende sandım ki
    T : ne sandın
    N : mercan’a dediklerim için kızdın sandım
    T : ula niye kızayım ona, yanlış bişey mi dedin, demedin, Allah’ın verdiği cana bunu nasıl yaparsın dedin, sonra tuttun kendin aynısını yaptın, bana atılan merminin önüne atladın
    N : ya ne alakası var ya, aynı şey mi
    T : ula kafayı yiycem, neticede aynı mı, aynı, ya murat yetişemeseydi, ya o mermi sana gelseydi, sen kendini bana niye siper ediyorsun
    N : çünkü sen vurulacaktın
    T : vurulurum, vurulmam, sana ne, niye kahramanlık yapaysun
    N : (bozuluyor nefes) ha aramızdaki tek kahraman sensin dimi?
    T : laf sokma baa (birinci keçi)
    N : sende bağarma baa (ikinci keçi… alınlar tokuştu tokuşacak)
    T : sende merminin önüne atlama
    N : noldu deli Tahir, korktun mu? O yüzden mi bas bas bağırıyorsun bana
    T : korktum ula, korktum, geberdim, öldüm, oldi mi?

    Öhö öhö…. (Osman hoca alarmı) J))))))))
    İkisinin bir dönüp, bakışı var, tam komedi

    N : Osman hocam, siz orda mıydınız… hepsini mi?
    T : duymuş merminin önüne atladığuni

    Osman hoca kafasıyla işaret eder, gel bakem sen böyle deyi…medreseye giderler tahir’le…

    O : eee nedir bu mermi, anlat bakem bana
    T : mercan onu kaçırmadım diye bileklerini kesti, nazar kızdı, bana ateş etti, nefes tuttu merminin önüne atladı, bende ona patladum
    O : mercan iyi mi?
    T : sağ… de sağ kalur mu bilmem, tekrar denerse
    O : ben bir ziyaret edeyim de onla bir konuşam
    T : konuş hocam konuş, bi de git, şu evdeki deliyle konuş, hadi mercan’da akıl yok, saa ne oliyi, merminin önüne atlamak nedur da
    O : tamam onla da konuşurum da, onla sen konuşsan daha iyi edersin… insanlar konuşur, af kurmaz
    T : af kurdum ama
    O : ee korkudan, ödün patladı, onu biliyoruz, lakin sen bu kızın rızasını alacağıdın, böyle mi hem-nefes olacaktın kıza, bana söz verdin, onu napıcaz
    T : sende bana başkalarını boş ver dedin, ben sana anlamazlar dedim, sen ne dedin, sen anla yeter dedun, arkadaşı ol kızın dedin, Allah nefs mi hem-nefes’mi bilir, kulları bilmese de olur dedin ama o dediğin kullar, bugün nefes’in canına kastettiler hocam, onu napacaz
    O : naptılar?
    T : dağdevirenler bugün hastanede kızı linç etmeye kalktılar, hepimizin günahı vardı, bir tek onun yoktu ama infaz edilen nefes oldu
    O : cehaletin ilmiği, en günahsızın boynuna geçer
    T : niye ya niye, o kız mazlum hocam mazlum, vedat’ın zindanından kaçtı, kendi zindanımıza koyduk, niye niye
    O : de bana uşağum, mazluma elini uzatmayan kendini nasıl aklayacak
    T : ona sen masum değilsin diyecek
    O : aynen öyle
    T : bahaneleri de benim, anam bile nefes’in benim peşimde olduğunu sanıyor, bilmiyorlar ki bırakmayan Tahir
    O : zanla hükmedecekler oğlum ama sen Allah’ın hükmüne bakacaksın, lakin Allah benim ne büyük derdim var demeyeceksin, dönüp derdine, benim ne büyük Allah’ım var diyeceksin
    T : inşallah derim
    O : dersin oğlum, demeyecek olsan, Allah o masuma senin elini uzatmaz
    T : eyvallah hocam
    O : nereye?
    T : çivra ya
    O : nefes’e bakamazsan, denize bakmaya, ha uşağum ))))))))

    Nefes haklıydı, yılların ona yaşattığı, acılarla kattığı, mücadeleci ruhuna uygun olarak mercan’ı suçlamıştı, nasıl kıymetini bilmezsin demişti Allah’ın verdiği o canın… anan var, baban var, kardeşin var, seni seven insanlar var, ben bunların hiç birine bile sahip değilken, bu kadar mücadele vermişim, sen nasıl kıymet bilmezsin, hangi hakla demişti…

    Bunu görmek istemeyenler, anlamak nedir yanından geçmeyen beyinler saldırmıştı o mazlumun üzerine, en çok sevdiğimiz şeydi zaten, insan linç etmek… ezelden beri öyle olmadı mı, tarih benzerleriyle dolu

    Ne kadar vicdanı sızlasa da, üzülse de tahir’in, o an aklından geçen tek şey, nefes’i korumaktı, kanatları altına alıp, oradan uzaklaştırmaktı… çünkü o masumdu, günahsızdı ve de haklı olandı.

    Bir çift göz baktı onlara, haince… gözünü kırpmadan vuracaktı, bir suçlu arıyordu, en kolayıydı suçlu bulması, etrafında gördüğün en savunmasız ilk insanı seçmek en basit olanıydı, at tüm günahları üstüne, al hıncını… ne kolay de mi?

    Nasıl Tahir için nefes ilk sırada geldiyse, nefes için de ilk sırada gelen Tahir olmuştu, ilk düşündüğü şey tahir’in canını korumaktı, kendini siper etti önünde, gözünü bile kırpmadan, onların ki böyle bir sevdaydı…daha yeni yeni filizlenen

    Nefes’e bir şey olacak korkusu, tahir’i zıvanadan çıkartmaya yetti, öyle ki korumaya ant içtiği, o linçten kurtardığı kadına, saldıran kendisi oldu… nasıl korursun beni dedi, hesap sordu, benim için bile olsa asla canını siper edemezsin, sen ölemezsin, sana bir şey olamaz, korktum anladın mı, geberdim dedi

    Bu kadar güzel geberebilir bir insan… şu hayatımda sevmediğim, lanet olası insan müsveddeleri için kullanırım bu kelimeyi, “onlar ölmez, geberir ancak” derim… gebermek hiç bu kadar güzel olmadı benim lügatımda… hiç bu kadar masum, hiç bu kadar naif, sevda dolu olmadı, hiç bu kadar sevmedim bir kelimeyi, bu kadar güzel dökülmedi bir çift dudaktan…kalpten çıkan.

    O delice seven, delice geberen adama aşık olduk biz… tıpkı nefes gibi, bizler de birer nefes olduk uğrunda… kara kaşına, kara gözüne, boyuna-posuna değil, sevdasına aşık olduk…

    İşte bu kadar güzel gebermişti Tahir yine…

    Nefes’in şaşkınlığı… mercan’a karşı bir şey hissetmediğini bildiği halde, içten içe bir kıskançlığı vardı, kendine itiraf edemese de… ona karşı haykırdığı cümlelere kızdığını sandı… niye kızayım dediğinde Tahir, şaşırdı…

    Tahir hesap sordu, nefes cevap verdi, Tahir diklendi, nefes karşılık verdi, iki inatçı keçiydi onlar, sen değilsin kahraman sadece, ben de kahramanım, bende sevdiğimi korurum, kollarım… senin için canımı veririm diyen iki keçi… ikisi de birbirinin ilk öncelikleri… ne güzel seviyorsunuz siz, iyi gebermeleriniz olsun, muhteşem çift

    Osman hocanın kendini belli edişi ve çiftimizin tepkisi süper… bayılıyorum bu anlara, tüh yine yakalandık, annelerine yakalanan yaramaz çocuklar gibi…
    Osman hoca ile tahir’in medresede yaptığı konuşmanın tamamı çok güzel, yine bir ders niteliğinde… keşke okullarda din dersini böyle işleseler, dua okutmak yerine, ahlaklı olmayı, insan olmayı öğretseler…


    Şu yazdıklarım dizinin sadece ilk 12 dakikası )))) sonu ne zaman gelir bilinmez.



    1 (devamı gelecek)
    Konu aslanselda tarafından (23-07-18 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş tek MUSTAFA !
    Yoluna BinCan feda ATA'm!!!
    Korkma BuVatanı hainlere Yem etmeyeceğiz.

  4. Beğenenler;
    angelic (24-07-18), efsaneask (25-07-18), kubitik (23-07-18), mehmetlover (23-07-18), naz-naz (23-07-18)

  5. #23
    Durum:
    Çevrimdışı
    aslanselda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.12.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,738
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    574

    Aldığı Beğeni: 634

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    …

    Tahir kendini çivraya atar… derin derin “NEFES” alır, hiç bitirmek istemeyecek kadar, akşam eder orada


    Dağdevirenler, mercan’ı hastaneden çıkartıp, evlerine getirirler, murat uzaktan onları izler, vedat’ın da yanlarında olduğunu görür.

    Eyşan’ın içeride ki sahte insanlık gösterisi mide bulandıran cinsten. Çok düşünürmüş gibi etrafında ki kadınları.

    BU MÜLAYİM ADAM MI O KARİYİ DÖVEYMİŞ, KİM BİLİR O DAYAĞI HAKEDECEK NELER YAPMIŞTIR O Y..SMA

    İnsanın kanını donduran münevver replikleri… şu dizide sevmediğim karakter(siz) çok ama tiksindiğim tek karakter kendisidir sayesinde…bu nasıl bir iğrençliktir, hala aklım almıyor, dayağın haklı bir yanı olabilirmiymiş ki… bu nasıl bir geriliğin düşüncesi, bu nasıl bir cehalet, aklım almıyor

    Her zaman söylüyorum, hep de söyleyeceğim, bu kendinde güven olmayan, ezik yetişmiş, bir erkeğe muhtaç olma güdüsü ile yaşayan kadınlarla, kendinde onun üzerinde her hakka sahip olduğunu düşünen, kendini ondan üstün ırk gibi gören erkek müsveddelerini yetiştiren bu kafada ki kadınlarımız…

    Bu kafalar değişmediği sürece, ne mercan’lar biter, ne de vedat’lar… her şeyin başı KADINLAR/ANNELER… den geçiyor, ilk eğitim hakkı bizlerde, çok ince işlemeliyiz bu olguları çocuklarımızın beyinlerine… ne ekiyorsak, onu biçeceğiz unutmamalıyız bunu.

    Ben münevver denen kadının yeni sezondaki tavrını merak ediyorum, kızı evlendiği gün, kocası kaçtı, katil olduğu anlaşıldı, kocası tarafından evden kovuldu… “hani talih kuşuydu ya başa konan”, bir annenin kızına yapabileceği en büyük kötülüktür bu, onu acizleştiren… senin kızın okul okumuş, eğitimli, mesleği elinde bir kız, neden bir adamla evlenmek, başına konan bir talih kuşu olsun, hele ki bu insan, senin deyiminle evlenmiş, boşanmış,d ul, iki çocuklu bir adam…

    Ha pardon pardon unuttum ben, doğru ya, erkeğin dulu olmuyordu, kadının oluyordu, çünkü erkeklerde anatomik olarak bir zar bulunmuyordu, kirlenmek sadece biz kadınlara has bir özellikti, bir kerek ullanıldı mı, ikinci el sınıfına giriyorduk biz, çünkü bizler eşyadan farksızdık… konuşamaz, hakkını arayamaz, çalışamaz, erkeğe mahkum…

    Ayrıca iki çocuklu bir kadın evlenemezdi bir başkasıyla da…hele de bekar bir çocukla… günahtı bu…

    çünkü günahlarımızın sınırları vardı, bir kulun hakkına giriyorsak, onun için kötü söz söylüyorsak veya iftira atıyorsak bu günah değildi, dedikodu yapıyorsak günah değildi, başka bir annenin çocuğu için ölsün diyebilmek günah değildi, Allah’ın yarattığı cana saygımızın olmaması, Allah korkumuzun olmaması günah değildi….

    Haram kazanç sağlamak, kaçakçılık yapmak hiç günah değildi… kendimiz çok dürüstmüşüz gibi, dinden-imandan bahsetmek, halkı galayana getirmek, doldurmak, yandaş toplamak hiç günah değildi.


    Günah neydi peki… doğurup, boyumuza getirdiğimiz çocuklarımızın dertlerini, sıkıntılarını dinlemek, onları önemsemek günahtı. Çeyiz yakmak günahtı… yıllarca işkence görmüş bir kadının, hakkını araması, kaçıp, kurtulma çabası, çocuğunu korumaya çalışması en büyük günahtı…

    oturması lazımdı evinde, onun tek amacı o olmalıydı, oturup, çocuğunu büyütmek, ona biçilmiş hayatı kabullenmek ve şükretmek… bir adamın, adam görünümünde olup da, adamlıktan nasip almamışların hepsine inat, onlara ders vermesi, bir kadını sahiplenmesi çok çok büyük günahtı.

    Dul bir kadınla evlenmek günahtı, dayağa ses çıkarmak günahtı, çünkü dayağın mutlaka haklı bir gerekçesi olmak durumundaydı… el ele dolaşmak günahtı, öpüşmek günahtı… bakmak günahtı… giyinmek günahtı. O kadar çok günahımız var ki “GÜNAH” bile olmayan.


    En büyük günah ise SEVMEK’ti… sevgi günahların en büyüğüydü şu dünya üzerinde… tarih hep bunu yazdı… insanı sevmek, yaratılanı sevmek, hayvanları sevmek, doğayı sevmek… sevmek düşmanlığın, kinin, nefretin en büyük azabıydı… daha büyük günah olamazdı…

    Bu dünyanın düzeni buydu, maalesef acı gerçeğimiz, ben bu dizilere sadece birer dizi olarak bakamıyorum ya, konu dönüp dolaşıp her defasında dünya-toplum-iki yüzlülüklerimiz olarak çıkıyor karşıma… kaç kere yorum yaptım bu konularda sayısız sanırım ama engel olamıyorum, çünkü karakterler hayatın içinden olunca, çok gerçek olunca, benim de nefretimi kusasım geliyor…

    Biraz uzun yazdım sanırım ama Münevver için ne söylesem az kalır sanınırm… gerçi sözüm münevver’e değil, münevverler’e !!! o kadar çoklar ki.

    Daha 16.dakikadayım, bu yazı bitmez L((

    Vedat kapıda cemil’i dolduruşa getiriyor ve ittifak kuruluyor. Haydi hayurlu başarular… (ama başaramayacaksınız hiç)

    Murat ile nazar konuşması var sırada, murat gizliden odaya girmiş, nazar’la hesap peşinde ama sahneyi yorumlama tenezzülünde bile bulunmuyorum, çünkü sevmiyorum bu ikiliyi, murat’ı da sana vermiyorum nazar hanfendi, bu işin oluru yoktur daa… J)))bizde bekar erkeğe dul kadın almazlar J))) nasil kapak oldi mi?? Anangile selamımı söyle… Selda dedi dersin…

    Cemil’e yakalanan murat atletizm sporlarına katılmışçasına koşarken, cemil tüfeği kaptığı gibi kalelilere…

    Asiye ile fatih konuşurlarken, murat koşa koşa gelir…

    M : helalleşelim ikizum, seninle geçirdiğim 25 senedenr azıyum, gerçi biraz kısa oldi ama hadi eyvallah… yenge helvamı sen kavur, nazar’a sakın verme ha, bak mezarımda ters dönerim ha
    Asiye : ya sen ne diysin, noliyi
    M : öliyrum azicik daa…
    Ya koptum bu sahnede, ilk izlediğimde de kopmuştum, yine yine aynı etki, bu yangazlara insan nasıl bayılmaz ki…

    Derken cemil belirir…

    M : ahan işte celladım da geldi.

    Başlasın hengame J)herkes kapıya üşüşür, mıstafa sorgular, cemil anlatır, asiye diklenir, saniye şaşırır… derken asiye dökülü verir, nazar’ın yaptıklarını anlatır hastanede,mıstafa delirir.

    Cemil ile mıstafa kan davasını başlatır… hiç anlam veremediğim dava… cemil kendi kendine gelin güvey oldu, kızını mal gibi verdi, sonra bozulunca tüm suçu kalelilere attı, işin içinden sıyrıldı, gitti kendi memleketinden olmayan, yüzüne 100 metreden bakınca bile mafya tipli olduğu anlaşılan vedat’la el sıkıştı… ah ama pardon, benim saflığım, bir kaçakçıdan ne beklenir ki…

    Evde mıstafa, saniye, murat, asiye tartışma çıkar, asiye kapak derdinde J)

    A : şimdi size anali oğulli bir kapak edeceğum, hazırmısınız ? o elinizden gelse bir kaşukta boğacağunuz nefes, bugün netti biliymisiniz? Tahir’in canını kurtarmak için kurşunun önüne atladı
    M : nee.. bir şey oldi mi?
    A : yok, hevesinizi kursağınızda bırakacağum amma hala yaşayi
    Fatih : anne bu nefes varya, tahir’den daha deli çıkti
    Murat : he valla, abimi kurtarmak için merminin önüne atlaysa, ana bu kız kim bilir sana neler eder

    J)))))))))))))yayangazlar alemsiniz, her durumda nasıl bu kadar şeker oluyorsunuz, bir tarifini verin bize daa

    Asiye kızgın mıstafa’ya evi terk etmek istiyor balım’ı da alıp, Mustafa ile konuşuyorlar. Af diliyor asiye’den, affetmem diyor… “sevsen bile mi” diyen mıstafa’ya… “benim sevduğum kızının getirdiği yavru kediyi paltosunun içinde uyutan adamdi, bir yavruyu anasından ayıran adam değil”

    Ne güzel bir kadınsın sen asiye… var mı senin gibileri acaba merak ediyorum.

    Tahir mıstafa ile konuşuyor, asiye reis seni kovmuş deyip, dalga geçiyor abisi ile… bu ikilinin konuşmaları hoşuma gitmiştir hep.

    T : niye bozuksunuz kaç gündür
    M : yavru kediyi eve almadım diye
    T : niye almadın la,a nam kızar diye mi
    M : de bakim bana, nazar bugün sana sıkmış ha
    T : he kahraman nefes’de durdu merminin önüne atladı, bak aklıma geldi dellendim yine
    M : nefes bacumdan Allah razı olsun, o nazar’ın benden çekeceğim var
    T : nazar’a fena gıcık oluyorum ama aynı sen daa
    M : ola neresi ben
    T : orta okulda haşim’in oğulları beni dövmüştü hatırladın mı?
    M : hee hatırladım, sen daha boyuna bakmadan, askerlik çağındaki beş tane herifin içine dal, kaburgalarını eline vermişlerdi senin
    T : sende sonra sanayiyi onların başına geçirmiştin
    M : benim gardaşıma dokunanın toprağın içine gömerim
    T : işte o gün dedim, ula deli Tahir, sen bu karadeniz’i de yaksan, abin varken sana bişey olmaz
    M : (vicdanı sızlayan mıstafa’nın) Tahir, sen yine de bana çok güvenme
    T : yiğit kaybolduğunda, bütün jandarma ekibi ayağa kaldırdın, nefes’i istemediğin halde, bu mevzuların duyulmaması için o kadar uğraştığın halde, çocuk kayboldu ve sen tüm köyü ayağa kaldırdın abi, işte bu yüzden ben sana güvenirim abi
    M : Tahir bazen insan kendinden beklemediği şeyleri yapar yav
    T : ula Mustafa kaleli, iyi ki benim abimsin be
    M : gel lan buraya, kurban olurum ben sana (der başını alıp, göğsüne yatırır, sıkıştırır, sever kendince, yani hödükçe) J))))))))))))))))
    T : abi yavaş ya, Ula sana da hiç yüz vermeye gelmiyi ha
    M : Tahir birgün bunları düşündüğünde, bana kızacak olursan,b işey unutma he mi, derdin ne olursa olsun, benim senin için yapmayacağım şey yok

    Tahir abisini namaza çağırır, birlikte namaz kılarlar… nefes de o sırada kabusların içindedir. Serum… ceza odası… tik tak oynayan toplar…kelepçe… yatak… uyanır sonra… yanında yiğit… kalkar yataktan. Odaya geçer, dua ederken el açmış, Osman hoca gelir yanına. Kabus mu gördün diye sorar, teheccüt çıkar ortaya J))sorar nefes… Osman hoca açıklar.

    “Hani sevdalık çekerken, aklına gecenin bir yarısı sevda çöker de, seni teslim alır ya, teheccüt öyle kendini teslim etmektir Allah’a, rabbinde kaybolmak için uykuyu terk etmektir”

    Nefes mahçup olur, “ee şey, ben sevdayı da, teheccüt de bilmem ama siz çok güzel anlattınız, ben de anladım”

    Osman hoca manidar biçimde gülümser… Tahir ile mıstafa camiden çıkar… mıstafa “hadi” der, Tahir, “sen git gelecem birazdan” der… aklı nefes’indedir.

    Başlasın komedi J)))

    Hışımla gelir evin önüne, pencerede nefes’i otururken görünce, bir bakışı var, aman allah’ım… ben deyim eridi, sen de buhar oldu. Öyle bişey işte.
    Dayanamaz kapıyı çalar… Osman hoca çıkar.

    O : hayırdır Tahir, üç beş nöbetine mi kalktın
    T : yok ben aaa (derken içeri bir bakışı var, görmelisiniz)
    O : haa teheccüt namazına geldin haa
    T : hocam ne yaptın, camiye de kamera mı koydun
    O : yok oraya koymadım ama buraya koyacam galiba… (Osman hocanın bakışlarını devirişi, bir söyleyişi var ki, evlere şenlik J)))
    O : ya uşağum, gecenin bir saatinde, kız evinin kapısına dayanılır mı ha
    T : hocam uyumuyor, ışığı yanıyor, oturuyor, gördüm daa

    Osman hocadan bir bakış, tahir’in bir kendine gelişi

    T : hocam müsaade edersen, nefes’e bir şey soracaktım (tam bir İstanbul beyefendisi oldu bu çocuk, tam da bir anda oldu, Osman hocanın bir bakışı ile…. Hahahaha süper yaaa J))

    Osman hoca tövbe çekerek bir bakış atar yine, çağırmak içinn efes’i içeri girer.

    O : kizum, şu delinin derdini anla, ben namazı bitirene kadar da gönder onu evine

    Nefes dışarı çıkar ama yüzünde güller aça aça, o nasıl bir geliş, insafsız mısın nefes yaaa J))

    N : Tahir !

    Tahir hemen kapıyı kapatır, Osman hoca görmesin, duymasın diye

    T : nefes bir şey soracam, kararını değiştirmedin di mi, kalıyorsunuz
    N : bu yüzden mi dayandın gecenin bir yarısı kapıya
    T : ne kapıymış arkadaş (süper replik yaaa J))……..he nefes o yüzden dayandum
    T : kalıyoruz de, gideyim
    N : Tahir, mercan intihar etti, ben kıza bağırdım, ailesi benden nefret ediyor, sen beni korudukça her şey daha kötü oluyor, istemiyorlar beni burada, nasıl kalayım
    T : ya sen düşünme bunları, ben halledecem o mevzuları

    Tam bu sırada, nefes’in önüne doğru başını eğip, “şu önünüde kapa, ayaz var” diyor ve nefes’in üzerindeki ceketin önünü tutup birleştiriyor, nefes şaşkın J))kendini çekiyor birden

    T : sen niye uyumadın
    N : uyudum da
    T : kabus gördün…
    N : sen nerden biliyorsun
    T : yiğit’i bulduğundan beri mi görüyorsun, öncesi var mı? Serumla mı alakalı
    N : yiğit aç kalmış, serum taktılar ya, o zaman başladı, biz kaçardık, sonra yakalanırdık, oda beni cezalandırırdı, zaten o yüzden mercan’ı görünce kendimi kaybettim, ben hayatta kalmak için o kadar mücadele ettim, o da böyle yapınca, çok ayıp ettim kıza, intihar edene öyle bağırılır mı hiç, bağırılmaz

    T : Vedat seni yine yakalarsa, ben dayanamam, DELİLİRİM, nefes kalman şart
    N : Tahir nolur yapma, bak ortalık yangın yeri, beni burada barındırırlar mı sanıyorsun
    T : dedim ya, ben halledecem o mevzuları
    N : nasıl halledecen, yok, sen bir delilik etcen, kalamam Tahir olmaz
    T: gidersen peşinden gelirim ama seni yaban ellerde korumam çok zor olur, senin emniyette olman lazım
    N : Tahir sen beni dinlemiyor musun, emniyette olman lazım diyorsun, senin canın emniyette değil, bugün seni nazar vuruyordu ya vuruyordu
    T : nefes, akacaksa benim kanım aksın, seninkinin aktığı yetti da
    N : KIYAMAM Kİ… (offffffffffffffffffffffffffffff)
    T : KURBAN OLAYIM KAL (Tahir o nasıl bakış öyle, vicdansızmısın yaaa, deldin geçtin kalbimi)

    Fona müzik girer, nefes usulca içeri girer, birbirlerine öyle bakarlarken, kapıyı yavaşça kapatır ama gidemezler… biri içeride, diğeri dışarıda, eller kapıda, alınlar kapıda… gözler kapıda… gelde offfffffff çekme

    YARİM GEZDİĞİN YOLA BAKARIM UZUN UZUN
    GÖZLERİM DOLDİ YİNE, AKLIMA GELDİ YÜZÜN OY

    Nasıl güzel bir sahne, en şehvetli sahneyi getirin, size bu sahnenin verdiği duygunun, mutluluğun zerresini veremez, nasıl naif, nasıl duygu yüklü, nasıl sevda dolu, nasıl muhteşem bir sahne

    Tahir gitmesini istemiyor, seni yaban ellerde koruyamam diyor ama o işin cilvesi… asıl mesele nefes’den ayrı kalamamak… onsuz nefes alamaz ki Tahir, onsuz yaşayamaz ki, kanına uyuşturucu gibi girmiş, alışmış, bağlanmış, sevdalanmış, mümkünü yok kopamaz ki ondan

    Nefes, tahire bir şey olacak korkusuyla gitmekten bahsediyor ama halbu ki onun da tek dileği onun yakınında olmak, dokunamasa da, onun olmayacağını bilse de, imkansız görse de, sıcaklığını hissetmek, kokusunu duymak, gözlerinin içine bakmak, sesini duymak… bunlardan o da kopamayacağını çok iyi biliyor.

    Hem aşıklar, duygularının farkına varıyorlar, hem korkuyorlar, hem kopamıyorlar… hem acı çekiyorlar, çok ama çok güzeller, bu sahneyi anlatmak güç

    Dakika 43 oldu… ben 11 sayfa yazmışım word de… kaldı 2 saatcik… bu iş nereye varır kim bilir.


    2 (devamı gelecek)
    Konu aslanselda tarafından (23-07-18 Saat 00:42 ) değiştirilmiştir.
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş tek MUSTAFA !
    Yoluna BinCan feda ATA'm!!!
    Korkma BuVatanı hainlere Yem etmeyeceğiz.

  6. Beğenenler;
    angelic (24-07-18), efsaneask (25-07-18), kubitik (23-07-18), LimonCicegi (23-07-18), naz-naz (23-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

  7. #24
    Durum:
    Çevrimdışı
    aslanselda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.12.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,738
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    574

    Aldığı Beğeni: 634

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    …

    Tahir cemil’lere gelir, niyeti mercan ile konuşmaktır. Kapıyı çalar…


    Kapıyı açan Nazar hemen diklenir, aksini bilmediğinden…yaradılışı öyle kızın, naspın yazıııııııkkkk

    T : bana bak nazar, zaten sana ayrı ayarım, şansını zorlama, o sıktığın mermi nefes’e gelmediğine şükret, çekil yolumdan
    T : selamun aleyküm
    C : ne işin var ula senin bura
    T : aleyküm selam, geçmiş olsuna geldim cemil abi, malum hastanede diyemedik, infaz işleriyle meşguldünüz
    C : la sen bana posta mı koyaysun, senin yüzünden kızım yatayı bura
    T : GEL O SUÇU PAYLAŞALIM CEMİL ABİ, BEN MERCAN’A NE İSTEDİĞİNİ SORMADIM, KAFAMA GÖRE ESTUM, SENDE KIZINA NE İSTEDİĞİNİ SORMADUN, PARMAĞINDAN YÜZÜĞÜ ÇEKTUN ÇIKARDUN… GEL BİZ SENİNLE BU KONUYU HİÇ KONUŞMAYALIM CEMİL ABİ
    C : yani kızım benim yüzümden bileklerimi kesti öyle mi?
    T : cemil abi mercan’ın yanında tartışmayalım bu konuyu, sen bir ara gel yanıma uğra, yerimi biliyorsun, ben sana anlatayım tek tek ettuklerini

    Tahir’in yaptığı konuşmayı eksik bulmuştum o zamanlar, hala da eksik buluyorum, tartışılmıştı burada hatırlıyorum, cemil’e söylenecek çok şey vardı, anlaşma karşılığında verişi, ailenin zorlayışı, her şeyin kendinden habersiz hazırlanışı gibi gibi, yetersiz bir konuşma olmuştu benim için

    T : iyi misin mercan, geçmiş olsun
    M : sağol iyiyim
    T : sana da bu ettuğunun hesabını soracam, yırttım sanma ama önce iyileş
    M : tamam

    Tahir arıycam seni der, mercan o kadar mutludur ki, anlamsız bir mutlulukdur, aklım almaz bunu.

    Nefes mutfakta çay demler, Osman hoca gelir, konuşma başlar.

    N : hocam, dün gece için özür dilerim, tahir’in geleceğini bilmiyordum
    O : O DELİNİN BİLE KAPIYA DİKİLMEDEN 10 DAKKA ÖNCE HABERİO LMUŞTUR KENDİSİNDEN… SENİN NERDEN HABERİN OLACAK

    Ya koptum yeminle, söyleyişe bak, tahir’i anlatışa bak, tahir’le Osman hoca ilişkisi süper değil mi ama ya, acayip bir çekim var aralarında, karşı koyamadıkları J))))))))))))))))))

    N : Buraya yerleşmemi haber vermeye gelmiş
    O : haaa kırk yılda bir akıllık etmiş
    N : bende kabul ettim
    O : sen zaten akıllisun, ona şaşırmiyrum J))))

    Komik bir sahne daha geliyor… yiğit Osman hocadan yardım istiyor, yumurtasının yemesi konusunda, Osman hoca olmaz, yalan olur, günah diyor, niye ama Tahir abim yapmıştı diyor, oooo yalan mı ediyi o uşak deyince, Osman hoca, yiğit, yok yok, yakalanmıştık zaten diyor, gülüşüyorlar, içeri giren nefes, “siz bir şeyler mi karıştırıyorsunuz” deyince, yiğit’in tatlılığı…ne karıştıralım ki, sen zaten her seferinde yakalıyorsun J))))

    Diğer tatliş bir sahneye geçiyoruz. Kapı çalıyor, nefes sofradan kalkıyor, Tahir geldi diye, gülümseyerek, koşa koşa gidiyor kapıya…patt açılınca ne görsün

    N : Tahir bak yiğit’e yüz verirsen…. (şok)

    (kapıda yangazlar, aniden çıkan asiye ve sonrasında esma)

    Asiye : noldu nefes hanum, dangoz bekliyken, yangaz mıb uldun
    Esma : bak bak bozildiiiiii
    Fatih : yangaaaz nefes yengemin rengi attii, kırılsak mı?
    Murat : valla hayaller hayatlar meselesinde hayat olacağım hiç aklıma gelmezdi yangaz ben şu an bittim ))))
    Nefes : heeeee çok komik yangazlarla, çok komik amice kızlari gelmiş, haydi baaa hayurlu başarular

    Süper sahne yaa, tüm karakterler mi güzel olur bir dizide, nefes sende az değilsin yani ha, bozuldun kabul et, belli etmemek için de hemen saldırıya geçiyorsun, uyanık seniiii, yalnız süper taklit ediyor, hareketler, mimikler, konuşmalar süper irem’e de nefes’e de bravo

    Esma : ula oldi ya
    Asiye : olmaz mi yaa, tam bana layuk yetiştirdim )))))
    Asiye : hadi hazırlan da işler çok
    N : ne işi
    A : ne işi olacak, yerleşme işleri
    N : bir dakika sen nerden biliyorsun ki, benim kalacağımı
    A : senin deli gecenin köründe kapiya dayandi, yiğit’i okulay azdırmak için nefes’e ikametgah çıkarttur dedi
    Esma : sabah ezanında da benim kapıya dayandi, Vedat'a uzaklaştırma çıkar savcılıktan dedi, al yanına 200 metreden fazla yaklaşması yasak
    Fatih : bizim kapıya da sabah su dökti… nefes’i doktora götürün, randevusu var, alçisi çıkacak dedi

    Nefes bir gülümsüyor ama…

    N : sizi buraya dikti ama kendisi nerde ki…. (noldi nefes hanım, merak mu ettun)

    Sonrasında tahir’in abisinin ofisine gidip, abisi ve Mithat'la anlaşma yaptığını görüyoruz, nefes’denu zak durma sözüne karşılık, nefes’in herkes tarafından korunmasını sağlamak üzerine

    Konuşmanın en can alıcı yerini yazmak istiyorum sadece J))))

    Mıstafa : LAN GET… SEN NEFES’TEN UZAK FALAN DURAMAZSUN J))JJJ)))))))))))))))))))))))))))))))))))süper cümle değil mi?

    Dakika 55… saat sabahın 05:19’u… behlül kaçar, arkası yarın…


    3 (devamı gelecek)
    Konu aslanselda tarafından (23-07-18 Saat 00:51 ) değiştirilmiştir.
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş tek MUSTAFA !
    Yoluna BinCan feda ATA'm!!!
    Korkma BuVatanı hainlere Yem etmeyeceğiz.

  8. Beğenenler;
    angelic (24-07-18), efsaneask (25-07-18), kubitik (23-07-18), LimonCicegi (23-07-18), naz-naz (23-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

  9. #25
    Durum:
    Çevrimdışı
    aslanselda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.12.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    12,738
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    574

    Aldığı Beğeni: 634

    Bahsedilme
    5 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları (4)

    …

    Selamlar, ikinci geceye başlıyoruz, yoruma devam…


    Nerde kalmıştık, Tahir kendince nefes’i korumak adına, Mithat komser ve abisi ile anlaşma yapma çabasındaydı, uzak duracağından dem vuruyordu da, mıstafa bir yerleriyle gülüyordu bu duruma

    M : sende uzak duracaksın ondan, hiç görmeyeceksin
    T : O ZOR ……..arada iyi mi diye bakarım, yiğit’i görürüm, korunması gerektiği zaman yanında olurum ama nefes’le dolaşmam, ortalarda görünmem, işime gücüme bakarım, normal hayatıma dönerim

    Tahir burada gördüğümüz gibi kendince sözler veriyor ama tutabiliyor mu? Tartışılır… evet koruma kısmında sıkıntı olmaz, hiçbir zaman ama uzak durma kısmında ciddi problemler var J)) bizim de en sevdiğimiz bu değil mi? Uzak durabiliyormuş gibi yapıp da, duramaması, kıvranması, yanması…

    Tabi iş meselesi de cabası… biz tahir’i hiç çalışırkeng ördük mü? Evet görmedik dediğinizi duyar gibiyim J)) hayır arkadaşlar yanılıyorsunuz, Tahir bal gibi de çalıştı, hatta o bir işkolik bile diyebiliriz. Sabah güne Nefes’le başlıyor, nefes’le öğle arası veriyor, nefes’le akşam ediyor, nefes’le yatıyor… nefes’li toplantılar, nefes’li hesaplar, nefes’li mesailer silsilesi… yani adam işine son derece bağlı J) tartışmasız… işi NEFES onun, lütfen rica edecem, günahını almayın benim dangozumun… ooyyy sıfatuna kurban olduğum

    Asiye, nefes, yangazlar, esma muhtarlığa gidiyorlar… telgraf naciye’ye yakalanıyorlar, bizim asiye bir güzel kapak yapıyor her zaman ki gibi, hatta tutup kolundan kapı dışarı ediyor, yürü asiye

    Yangazlar kapıda konuşuyor…

    F : haydi bakalım dökül
    M : bazen bu ikiz olma işu, fena canumu sıkıyi ha
    F : haydi
    M : birazdan çok acayip şeyler duyacaksun, bünye hazir mi?
    F : bismillah, hazırım
    M : oğlum ben bu nazar’i…
    F : ee sen bu nazar’i
    M : özleyrum
    F : gazdır o gaz J))))))))))Tahir abime ateş eden kızı, sen nee deyi özleysun
    M : ha bende işte onu diyrum da, niye özliyrum abi ben bu kızı, hem de çok pis özliyrum niye? Niye hayali gözümün önünden gitmiyi, kovayrum ama ıııhh gitmiyi gavurun kızı, yapişti kaldi…. Acaba kafama mı sıksam
    F : (fatih eliyle kafasını alır, yapıştırır kendine) gel ben kafana iki tane yapıştırayım da, işe yaramazsa sıkarsın
    M : ha böyle gözüme gözüme çak, oralarda da çok dolanayi
    F : ula hayurlu başarular diyecem de, hayırlı kısmı tartuşulur, başarı kısmı muallak

    Ya yok böyle tatlı bir ikili, böylesi bir uyum, neftah ne kadar kimya fışkırtıyorsa, bu iki genç de öyle bir kimya fışkırtıyor, eksikleri yok fazlaları var resmen, nokta ile virgül gibi gelmişti bana, nesi ikiz bunların demiştim ilk bölüm ama izledikçe kanına işliyor insanın, öyle sevimliler ki, röportajlarında da gördük ki bu elektrik sadece karakter gereği değil, özellerinde de devam etmekte, sevmişler birbirlerini bir kere

    Repliklere gelince ise, o kadar güzel, öyle özenle yazılmış ki, gülüyorsun eyvallah ama öyle basit, sıradan cümleler de değil, üzerine ince ince düşünülmüş

    Naciye’den gelen haber üzerine dağdevirenler nefes’in trabzon’dan gitmeyeceği, kalacağını öğreniyorlar.

    M : neee nasıl kaliyi… neee Osman hoca evine mi almuş, oooyyy elimun yüzümun karasi

    Kara olan senin kalbin kadın, senin fikrin, zikrin… senin ruhun kara, yüzüne de vurmuş ya bu karalık, nurdan eksik kalmış

    M : alo cemil, istanbul’lu yosmayı Osman hoca sahiplenmuş,a siye de kıza ikametgah çıkartmış bugün, yav bu Osman hocaya ne oliyi ya, kalelilerin dünürü olabilirsun ama ahlaksız bir kadını nasıl evine alabilursuny a, imamsın sen imam
    C : ….. (bir sürü şey sayıyor), sonra da adamı dinden imandan çıkartacaklar diyor

    Ya ne diyeyim size bilemiyorum karı koca olarak, yukarıda zaten çokça bahsetmiştim ikinizden de… ahlak, din-iman sizin tekelinizdeyse, yanmışız biz

    Dönüyor mercan’a, “deli Tahir akıllıymış meğer, bak sen”diyor, mercan’a da “muska mı yazdırsak sana, büyü yapmış olmasınlar” diyor.Ş aka gibi resmen
    “ne büyüsü, ne muskası anne, gitmeyin o şarlatana, doktor lazım ablama”

    Ağzından doğru dürüst çıkan belki de tek söz nazar’cıms enin… ama bu sözün hakkını verdin mi hiç, soruyorum, ablanı önemseyip, gerçekten anne-babana karşı koruyup, doktora götürdün mü? Kendini kestiğini bile bile göz yumdun mu, yummadın mı? Bi söylesene bana, için rahat mı?

    Son bölümde nefes’den ablana gelen mektuba gözlerinle şahit oldun,o beğenmediğin kadının, senin ablana vermediğin değeri nasıl verdiğini gördün, başkasını severken, bir başkası ile nikahlanıp, ortada kalmayı tattın, nefes haklı mıymış nazar, anladın mı??? O gözünden gelen yaş, o başını önünee ğmelerin son bölüm, son sahne… daha beterini yaşayacaksın, daha çok pişman olacaksın, eğer senarist bu devamlılığı sağlarsa tabi. O değişimi bekliyoruz biz aylardır, hakkımız bizim bu ama ne kadar görürüz tartışılır.

    En sevdiğim sahneler arasında Osman hocalı sahneler geliyor, o millete ders versin, tokat atar gibi, biz izleyelim dakikalarca, tabi karşısındaki dinleyelerin ne kadar anladığı şüpheli

    Osman hoca ziyarete geliyor mercan’ların evine, yanında yiğit’le…

    M : Naciye gelmiştir, istanbul’lu yosmanın, imamın evine nasil kapak attığunu anlatacaktur artuk, ballandura ballandura, Osman hoca da büyük ayip ediyi ama…
    … der ve karşısında Osman hocayı bulur

    O : mercan kızım, geçmiş olsun
    M : sağolun
    M : hocam hoş geldin, kusura…

    Derken, Osman hoca sözünü keser, elini kaldırır, devam etme der eliyle…

    O : hoş bulduk… bu uşağumun annesinin biraz işi vardu da, ben dedum gel hasta ziyaretine götüreyim seni… Allah hayır ve murat ettiğinin evine misafir gönderirmiş dedum.. evinizde de Allah rızasını kazanmak isteyen vardur belki dedim

    Bu kapak sözleri duyan sözde anne başını eğer ama utanmazy ine de, mimikleri gösterir bunu da, kafa sallar, tövbe tövbe der gibi… nazar da yiğit’i içeri götürür, mutfağa bakalım gel diye

    O : mercan kızımla biraz sohbet etsek… (birbirlerine bakarlar, sonra bakar ki olmadı) yalnız… der Osman hoca sert biçimde
    O : otur kızım…iyi misin kızım
    M : çok utaniyorım hocam, Allah beni affetmez artık de mi
    O : kim demiş oni
    M : affeder mi?
    O : tövbe edersen affeder ama biraz gücenmiştir, niye oldiğini biliy misin
    M : niye
    O : Allah cennet karşılığı bizden canlarımızı satın almışya, ona ait olan cana, bir kulu için kıymaya kalktığın için gücenmiştir
    M : o kız da oni dedi, bir adam içun canına mı kıydın dedi
    O : güzel demiş, zalime rağmen canına sahip çıkmış, eee kıymetini biliyi…
    M : ama beni o zalimle bir tutti
    O : yok etmez öyle
    M : Vedat sevdum dedi, beni kesti, sen sevdum dedin, kendini kestun dedi bir tutti işte
    O : tutmamıştır da, dediği de yanlış değil… varlığını bir insana bağladın mı onu da kesersin, kendini de
    M : nasıl yani
    O : bir faniyi hayatının şartı zannedersen, ona kıyacak kadar zalim olabilir, kendine kıyacak kadar çaresiz kalabilirsin… lakin bir başkası, bizim için ancak hayat arkadaşı olabilir, hayat şartı olamaz… hayat emanettir kizum, emanete hıyanet olur mu? Olmaz ya, olmaz tabi, aferin benim akillu kızum

    Konuşmanın güzelliğine bak, dinlerken bile ruhum göçüp gidiyor bu diyardan sanki… öyle dinginleşiyorsun, Sait Genay’ın o muhteşem sesi ve anlatımı ile ortilerin muhteşem yazımı sayesinde çok ama çok güzel bir sahne değil mi?

    Neyse derken yiğit geliyor yanlarına… mercan’ın gözündeki yaşları fark ediyor. Mutfağa geri dönüyor, eline bir sütlaç alıyor ve Mercan'a uzatıyor.

    Y : ağlama, bak, tadı çok güzel

    Çocuk yüreği ile uzattığı sütlaç, onun temizliğini gösteriyor, bu harekete duyarsız kalamayan mercan gülümsüyor, nazar tebessüm ediyor ve şaşırıyor… anne ise öteden gizli gizli bakınıp, haince… şunlara bak deyip, kafa sallıyor. Küçücük bir çocuğa bile kinle bakabiliyorsa insan, ne denilebilir ki

    4 (devamı gelecek)
    Konu aslanselda tarafından (23-07-18 Saat 01:03 ) değiştirilmiştir.
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş tek MUSTAFA !
    Yoluna BinCan feda ATA'm!!!
    Korkma BuVatanı hainlere Yem etmeyeceğiz.

  10. Beğenenler;
    angelic (24-07-18), efsaneask (25-07-18), kubitik (23-07-18), LimonCicegi (23-07-18), Urfatokat15 (26-07-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 5 kullanıcı var. (0 üye ve 5 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.