Sayfa 51/105 İlkİlk ... 4147484950515253545561101 ... SonSon
525 sonuçtan 251 ile 255 arası

Konu: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

  1. #251
    Durum:
    Çevrimiçi
    angelic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Herşeye rağmen iyi kalpli olmaktan VAZGEÇME!
    Üyelik tarihi
    19.01.2009
    Yer
    necatitutkunu
    Mesajlar
    14,469
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    2,559

    Aldığı Beğeni: 827

    Bahsedilme
    7 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

    Selamlar
    Ben daha bölümü izleyemedim ona değilde Yüksel beyin yazısına yorum yapmak istedim
    güzel yazmış Yüksel beyde ama şunu soran olsa keşkede onada yazsaydı Kadıngücü adı
    altında bölüm izledik ama kadının güçsüz olduğu bir bölümdü o bölüme ne yazardı acaba

  2. #252
    Durum:
    Çevrimdışı
    yellowsugar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.04.2009
    Mesajlar
    847
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    998

    Aldığı Beğeni: 947

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

    Alıntı naz-naz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    EDİT: Doğru ve kesin olmamakla birlikte bir söylenti de duydum. SAK'ı bu sezon bitirme kararı almış sanırım Osman SINAV. Ben bu doğru bir haberse kesinlikle ekip arasındaki anlaşmazlıklardan kaynaklı olduğuna inanıyorum.
    Şu edite kocaman bir amin diyorum. Bitmesini kalpten istiyorum. Zira mesaj kaygısı güden dizi çok rezil bir hal aldı. İnsanları Saniye'ye hak vermeye ve Vedat'a acımaya başlatan senaryo derhal bitmelidir. Başka bir dizi olsaydı kimse bu kadar takmazdı. Ama bu dizinin konusu belli, 1.sezondaki hali belli, amacı belli. Yapımcının bunların hiçbirini anlamaması kadar korkunç bir durum yoktur sanırım. Başından beri projede yer aldığı, üzerinde uzun süre çalıştığı projesi için seçtiği senariste bakarak söylüyorum bunu. İnsanız hata yaparız. Yapımcı da hata yaptı, senaristi değiştirdi. Peki bu hatasından ders çıkarıp senarlste ' Hop arkadaşım orası kırmızı çizgi. Bu dizide böyle seyler olmaz' diye neden demedi? Dizinin amacını sağır sultan bile anladı. Yapımcı mı anlamadı yani? Tuhaf gerçekten.

    Diziyi aksiyona çevirmek istiyor, Tahir'den kahraman yapmak istiyor diye tahminde bulunduk.Ki zaten herkesin gözünde bir kahramandı deli Tahir. O bile olmadı. Tahir kahraman yerine zekası elinden alınmış, iki cümleyi bir araya getiremeyen bir adam haline döndü. Ee o zaman amaç neydi? Gerçekten hayalinde ki senaryo bu muydu? Pes!

    Ekibin kaynaşamadığı gün gibi ortada. Başrol oyuncuları tepkilerini zaten Altın Kelebek'te belli ettiler. Sinan Tuzcu'da senaryoya atıfta bulunmuştu. Bu durumda bu sezon bitirmek en mantıklısı. Zaten oyuncular böyle berbat bir senaryo için tekrar sözleşme imzalar mı? Bence hayır.
    Konu yellowsugar tarafından (25-01-19 Saat 17:33 ) değiştirilmiştir.

  3. Beğenenler;
    darko (26-01-19), kubitik (25-01-19), Limaa (25-01-19), mehmetlover (25-01-19), naz-naz (25-01-19), symylmz (08-02-19), umutveinat (26-01-19)

  4. #253
    Durum:
    Çevrimdışı
    naz-naz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    04.09.2010
    Yer
    PoyrazKarayel&TahirKaleli
    Mesajlar
    17,196
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    2,385

    Aldığı Beğeni: 1,807

    Bahsedilme
    11 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

    Ve bir rakip haberi gelir. Çarşamba akşamına Fox Vurgun dizisini koymuş ve ab yi düşük gördüğü için saktan izleyici kapacaklarını düşünüyorlar.

  5. Beğenenler;
    kubitik (25-01-19), mehmetlover (25-01-19), symylmz (26-01-19), yellowsugar (25-01-19)

  6. #254
    Durum:
    Çevrimdışı
    kubitik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    31.07.2006
    Mesajlar
    6,111
    Konular
    28
    Verdiği Beğeni
    2,053

    Aldığı Beğeni: 1,938

    Bahsedilme
    11 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

    Alıntı naz-naz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bana kalırsa dizi başlarken amaç şuydu; "her türlü kadını işleyeceğiz." Baş örtülü kadınlar, başarılı kadınlar, güçlü kadınlar, güçsüz kadınlar, şiddete uğrayan kadınlar, Türkan'lar, anneler, analar, yalnız kendi evladına analar yani her türlü... Bu yüzden ilk amacı baş örtüsü özellikle bir araçtı. Detay ama araç. Baş örtülü veya değil bir kadının başarılı ve ayakları üzerinde durabilmesi için görünümünün önemi olmadığını gösteriyordu. Üstelik Esma'nın ofisi ilk bölümden bu yana hep bu şekildeydi, yani Atatürk vardı. Bunun yeni bir algı yaratılmaya çalışmasıyla ilişkilendirilmesi bence yanlış.

    İkinci bir nokta internette bir sürü yerde rastlayınca Saniye'nin "haklı" bulunan konuşmasını dinledim. Evet kadın söylemlerinde haklı, öyle bir yazılmış ki onun haklı çıkması için her fırsatı tanıyan senarist Tahir'e yalnızca ana sus cümlesinden başka can alıcı bir açıklaması olamadı. Önce Nefesi ne zaman boşayacaksın diye sorabilen Saniye şimdi sen ona sevdalı değilsin aslında acıdın dedi. Tahir ikisine de ses etmedi. Karısının evden çıkıp gitmesine de ses etmemişti. Anasının dizinin dibindeydi. Sanırım büyük yanlışlık bakış açılarını değiştiren kalemdir. Bu hikayede hak vermemiz gereken kişiyi daima karıştırıyor. Ayağa kalkıp Cemil bana ateş etmişti ama bak şimdi anladı demek o kadar yanlış kki Cemil Nefes'i mi anladı? En başından beri dayak yemişse ne olmuş diyen adam ve kadın zaten meseleye Nefes'e hak verdikleri için bakış değiştirerek bakmıyorlar. Kendi canları yandığı için bakmak zorunda kalıyorlar. Bu durumda da durup Nefes'i suçlamadılar sadece canlarını yakana havladılar. Saniye'nin köpek örneğinden yola çıkarsam. Dizinin izlediğim tek sahnesiydi. Bana kalırsa senarist gerçekten çırpınıyor. Her şey bir kenara bu dizide tek savaş verilen şey Tahir'in anası. Yani kimse bana bölümlerdir şiddete savaş verdiklerini gösteremez. Neden Vedat'ı durdurmak için bir tek mantıklı adım atılmadı? Bir tane? Benim çıkarsadığım tek şey verilen yalnızca bir savaş olduğu o da Saniye ve Nefes arasında olduğudur. Ne yazık ki onu da Saniye kazanıyor.
    Kısaca çok güzel noktalara değinmişsin. Geçen sezon kasıtlı olarak büyüklü küçüklü bir çok yanlış algıyla, tabuyla mücadele etme amacı vardı. Fiziksel şiddet psikolojik şiddet, benim evladım paranoyasından gözü dönmüş anneler, her çocuğa analık edebilen kadınlar, toplumun önyargılarıyla yaşayan kadınlar, ihtiyacı olan herkese el uzatmaya çalışan kadınlar, tacize tecavüze karşı dimdik hayatına devam eden içindeki iyiyi büyüten kadınlar, aynı kabuslardan mazluma yapılana çanak tutan birisine dönüşen kadınlar, Karadenizli bir aile, alkol alan ve almayan iki kardeş... Her türlü zıtlık vardı hikayede. Herkes vardı. Olduğu gibi.

    Kötü Vedattı mesela. Fakat Saniyeye kimse kesin suçlu veya kötü diyemiyordu diğr yandan Mustafaya da. Her ikisini de hatalı bulsam da anlayabileceğim bir duygu vardı onları bu yanlışlara iten. Tahir'in Rusya planına direnen Nefes'e karşı gardını indiren Saniye, oğlu hapse girdikten sonra Tahir için bayyram kahvaltısına Nefese gidip 'Sen gidiyorsun oğlum kalıyor' içerikli acımasız konuşmayı yapan Saniye aynı insandı. Tutarsız değildi insandı. Benim cephemden tavırları yanlıştı ama insani, anlaşılabilir bir yanlış. Bir temeli var.

    Tahir 10. bölümde bir türlü kendisini anlamayan annesine büyük itirafı yapmıştı; 'Ben o kadına sevdalıyım ana' demişti. Çünkü annesini razı etmeye yetmese de hareketlerine biraz olsun çeki düzen vereceğini biliyordu. Saniye oğlunun kolay kolay bir kadına sevdalanmayacağını, bunun nasıl ömürlük bir duygu olacağını az buçuk bilen bir kadın(dı). Kısaca bir karakter bir laf ediyorsa diğer karakterler de bu söylenenden kendisine çizilen doğrultuda bir pay alıyordu. Herhangibir şey boşa değildi.


    Neyse eskiyle karşılaştırma yapmadan bir eleştiri yapıp kaçayım;

    Dizinin şuanki gidişatında en çok eleştirdiğim şeyi söylemek istiyorum; her duygunun repliğe dönüşmesi. Bu da yetmiyormuş gibi sosyal medya hesaplarında verilmek istenen mesaj zilyon kez tekrarlanıyor. Güçlü kadınlar, güçlü kadınlar, kadınlar güçlü, çünkü güçlü ki kadınlar, kadınlar varya süper güçlü, güçlü mü güçlü.......... Nasıl güçlü kadınlar? Ne yaptılar? Nefes bir kaç bölüm evvel 'Hayatta kalmak güçlü olmak değilmiş' demedi mi? Güçlü olmayı başka başarılarda ararken Vedatı alıkoyup az daha birbirlerini öldürecek noktaya geldiler ve ardından hapse girdiler.


    Nefesi güçsüz mü görsün seyirci? Eleştirim buna mı? Asla değil. Yalnız Nefes uzun süre tüm dduygularını baskı altına almak zorunda kalmış tek başına bir cehennemde mücadele vermiş bir kadın. Dolayısıyla güvende olduğunu hissettiğinde bu 8 yılın travmaları birer birer çıkar ortaya. Çıkıyordu da gerçi. Bir kelepçenin kabusları tetiklemesi çok olağandı hepimiz o kaçışın ardından onunla birlikte hissettik o kabusları. Zamanla Nefesin yavaş yavaş yüzüne renk, gözlerine bir ışık geldi. Şimdi aynı kadın, aynı şeytan yüzünden hapse giriyor ve ne oluyor? Sanki oranın gediklisiymiş gibi herkese akıl ve moral veriyo dimdik falan... Dediğim gibi, yanlış bir algı oluşmasın ezik büzük görmek istediğimden değil, sadece Nefesin aralarında en çok etkilenen kişi olması lazm. Velayet Vedattayken onun oğlunu alıp gidebileceği fikriyyle delirmesi lazım. Tahire güvendi masalı da saçmalığın daniskası. Velayet Vedatta Tahirin neyine güvenecek? Adam kapıya polis dayayıp alsa ne yapacak Tahir? Nefesin kızlara Güç(!) verdiği o sahneler böyle bir isimle resmi hesapta yayınlanmış. Bir şeyi 40 kere söyleyince duygu bize geçmiyor. BEn Tahirin ve Nefesin hislerini geçen sezon daha az repliğe rağmen sayfalarca yorumlayabilirdim. Ama artık onlar bize yorum şansı bırakmıyor. Ben böyle yaptım ama niye yaptım ben böyle dedim ama niye dedim gibi konuşmalar var... Çok sığ oluyor.

    Nefes benim gördüğüm en güçlü kadın karakterlerin ilk sıralarına geçmişti. Şuan gördüğüm kadının onunla alakası yok.

    Tahir özgür ruhlu, aklına estiğini yapan, kriz anlarında masum insanlar arasında seçim yapmadan herkesi koruyacak bir yol arayan, kendisinden başka herkesi ama herkesi düşünen, yanlışlarını tekrar etmekten kaçınan, ne zaman ne yapacağını kestirmenin mümkün olmadığı ama her şartta mazluma yapılan her hakarete sesini yükselten bir adamdı. Gerçekçi ve doğru bir profilmiydi bu tartışılır, çok sık hata da yapardı ama özgün bir adamdı. 'Benim oğlum karadenize sığmazdı' demişti Saniye. Çok doğruydu. Şimdi Karadeniz bol geliyor Tahire. 100 derecede yıkanmış trikolar gibi 5 beden birden küçüldü sanki. Anne konuşuyor o dinliyor. Nefese aşık olmadan önce bile daha yüksek seviyeden tepki veriyordu...

    Hapis mevzusunda Yiğit cephesinden bir sahne hatırlatayım. TAhirin hapse girdiğini duyan Yiğit annesine demişti ki "Biz alışkınız ya Tahir abim değil. O denizlerde gidiyor, dağlarda koşuyor. Ben yatsam olmaz mı onun yerine" yani bu içerikli bir cümle kurmuştu kelimeler yanlış olabilir. Bakınız Tahir'in o Deli Tahir ruhunu annesinden ve oğlundan dinliyoruz. Deli Tahirlik yapma deyip duruyorlar ya adama, oratda Deli Tahir yok ki yapsın... Ama geçen sezon sık sık, ayrıntı sahnelerle çizilen bir Tahir vardı ki bu özen tüm karakterlere gösteriliyordu.

    Son olarak o bölüm yorumuna bir iki şey diyeyim; yani bir mesaj bulmaak için ararsan çok fazla mesaj üretebilirsin. Çok şey söylenebilir. Bütünsel bakıp diziyi bu denli detaylı mesajlarla takip eden her göz mantıksızlıklar silsilesinden destan yazar. Tabi ortada sektörün piri Osman Hocanın işine destek olma derdi varsa bilemem. Yoksa o mesajlar basit birer sığ sahneden ibaret. O kadınlar içeriye nasıl girdi? Fikrete o lafı ettirmek için ne kadar zorlama sahneler izlendi? Kadının gücü diye başlayıp hepsinin bölüm boyu acaba Vedat ne yapacak bize diye korkarak Osman Hocanın evine toplanıp korku içinde yemek yaptığı bölümü izledikten sonra mı yazmış bu yorumu?

    Hee bi de Fikretin repliğinden esaret hakkında bir mesaj verilmiş. Katil olan Fikret'ten mesajımız var... Mapusluk zormuş, öyle diyor. Yani masum insanları vurmayın üzülürsünüz demek istiyor..

  7. Beğenenler;
    darko (26-01-19), Limaa (26-01-19), mehmetlover (26-01-19), naz-naz (26-01-19), symylmz (26-01-19), umutveinat (26-01-19), Urfatokat15 (26-01-19), yellowsugar (27-01-19)

  8. #255
    Durum:
    Çevrimdışı
    umutveinat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    01.11.2018
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    56
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    312

    Aldığı Beğeni: 347

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

    Alıntı kubitik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Neyse eskiyle karşılaştırma yapmadan bir eleştiri yapıp kaçayım;

    Dizinin şuanki gidişatında en çok eleştirdiğim şeyi söylemek istiyorum; her duygunun repliğe dönüşmesi. Bu da yetmiyormuş gibi sosyal medya hesaplarında verilmek istenen mesaj zilyon kez tekrarlanıyor. Güçlü kadınlar, güçlü kadınlar, kadınlar güçlü, çünkü güçlü ki kadınlar, kadınlar varya süper güçlü, güçlü mü güçlü.......... Nasıl güçlü kadınlar? Ne yaptılar? Nefes bir kaç bölüm evvel 'Hayatta kalmak güçlü olmak değilmiş' demedi mi? Güçlü olmayı başka başarılarda ararken Vedatı alıkoyup az daha birbirlerini öldürecek noktaya geldiler ve ardından hapse girdiler.


    Nefesi güçsüz mü görsün seyirci? Eleştirim buna mı? Asla değil. Yalnız Nefes uzun süre tüm dduygularını baskı altına almak zorunda kalmış tek başına bir cehennemde mücadele vermiş bir kadın. Dolayısıyla güvende olduğunu hissettiğinde bu 8 yılın travmaları birer birer çıkar ortaya. Çıkıyordu da gerçi. Bir kelepçenin kabusları tetiklemesi çok olağandı hepimiz o kaçışın ardından onunla birlikte hissettik o kabusları. Zamanla Nefesin yavaş yavaş yüzüne renk, gözlerine bir ışık geldi. Şimdi aynı kadın, aynı şeytan yüzünden hapse giriyor ve ne oluyor? Sanki oranın gediklisiymiş gibi herkese akıl ve moral veriyo dimdik falan... Dediğim gibi, yanlış bir algı oluşmasın ezik büzük görmek istediğimden değil, sadece Nefesin aralarında en çok etkilenen kişi olması lazm. Velayet Vedattayken onun oğlunu alıp gidebileceği fikriyyle delirmesi lazım. Tahire güvendi masalı da saçmalığın daniskası. Velayet Vedatta Tahirin neyine güvenecek? Adam kapıya polis dayayıp alsa ne yapacak Tahir? Nefesin kızlara Güç(!) verdiği o sahneler böyle bir isimle resmi hesapta yayınlanmış. Bir şeyi 40 kere söyleyince duygu bize geçmiyor. BEn Tahirin ve Nefesin hislerini geçen sezon daha az repliğe rağmen sayfalarca yorumlayabilirdim. Ama artık onlar bize yorum şansı bırakmıyor. Ben böyle yaptım ama niye yaptım ben böyle dedim ama niye dedim gibi konuşmalar var... Çok sığ oluyor.

    Nefes benim gördüğüm en güçlü kadın karakterlerin ilk sıralarına geçmişti. Şuan gördüğüm kadının onunla alakası yok.

    Tahir özgür ruhlu, aklına estiğini yapan, kriz anlarında masum insanlar arasında seçim yapmadan herkesi koruyacak bir yol arayan, kendisinden başka herkesi ama herkesi düşünen, yanlışlarını tekrar etmekten kaçınan, ne zaman ne yapacağını kestirmenin mümkün olmadığı ama her şartta mazluma yapılan her hakarete sesini yükselten bir adamdı. Gerçekçi ve doğru bir profilmiydi bu tartışılır, çok sık hata da yapardı ama özgün bir adamdı. 'Benim oğlum karadenize sığmazdı' demişti Saniye. Çok doğruydu. Şimdi Karadeniz bol geliyor Tahire. 100 derecede yıkanmış trikolar gibi 5 beden birden küçüldü sanki. Anne konuşuyor o dinliyor. Nefese aşık olmadan önce bile daha yüksek seviyeden tepki veriyordu...

    Hapis mevzusunda Yiğit cephesinden bir sahne hatırlatayım. TAhirin hapse girdiğini duyan Yiğit annesine demişti ki "Biz alışkınız ya Tahir abim değil. O denizlerde gidiyor, dağlarda koşuyor. Ben yatsam olmaz mı onun yerine" yani bu içerikli bir cümle kurmuştu kelimeler yanlış olabilir. Bakınız Tahir'in o Deli Tahir ruhunu annesinden ve oğlundan dinliyoruz. Deli Tahirlik yapma deyip duruyorlar ya adama, oratda Deli Tahir yok ki yapsın... Ama geçen sezon sık sık, ayrıntı sahnelerle çizilen bir Tahir vardı ki bu özen tüm karakterlere gösteriliyordu.

    Son olarak o bölüm yorumuna bir iki şey diyeyim; yani bir mesaj bulmaak için ararsan çok fazla mesaj üretebilirsin. Çok şey söylenebilir. Bütünsel bakıp diziyi bu denli detaylı mesajlarla takip eden her göz mantıksızlıklar silsilesinden destan yazar. Tabi ortada sektörün piri Osman Hocanın işine destek olma derdi varsa bilemem. Yoksa o mesajlar basit birer sığ sahneden ibaret. O kadınlar içeriye nasıl girdi? Fikrete o lafı ettirmek için ne kadar zorlama sahneler izlendi? Kadının gücü diye başlayıp hepsinin bölüm boyu acaba Vedat ne yapacak bize diye korkarak Osman Hocanın evine toplanıp korku içinde yemek yaptığı bölümü izledikten sonra mı yazmış bu yorumu?

    Hee bi de Fikretin repliğinden esaret hakkında bir mesaj verilmiş. Katil olan Fikret'ten mesajımız var... Mapusluk zormuş, öyle diyor. Yani masum insanları vurmayın üzülürsünüz demek istiyor..
    Yazdıklarınız her kelimesine katlıyorum. Nefes karakteri şu an güçlüymüş gibi gösteriliyor ki bence çok yapay duruyor bu . Kızlara moral vermeye çalışıyor, sakin kalmamalıyız diyor, biz güçlü kadınlarız diyor ama bana hiç inandırıcı gelmiyor bu sözler. Eğer güçlü kadınlar olsaydılar şu an hapishanede olmazlardı.

    Ben geçen sezon inandığım Nefes karakterine bu sezon inanmakta büyük güçlük çekiyorum. Çünkü yaralarının iyileştiğini biz göremedik. Her adım yavaş yavaş, ilmek ilmek, en özel sahneler ve repliklerle işleniyordu ve biz bunların hepsine bizzat şahit oluyorduk. Şimdi gelişen hiçbir iyileşme süreci yokken, 'ben iyileştim şimdi sıra sizde' modunda takılıyor ve bu bana çok itici geliyor.

    Tahir karakterine gelecek olursam, Tahir bu sezon benim tanıdığım, deli dolu, ayarsız, hırçın, fırtınalı Deli Tahir olmağı içinistediğim gibi sövüyorum kendisine.. Bu haftaki bölümde Saniye diyor ki 'Vedat ellerini bağlayıp seni denize attı'.. O da peşinden hemen cevabı yapıştııyor diyor ki ' Yok yok o beni atmadı ben kendim atladım' Hayır ne ispatlamaya çalışıyorsun ki sen ? Biz görmedik mi senin atladığını neyi kanıtlamak istiyorsun? Buna hemen cevabı yapıştırıyor ama diğer sözlerine ses çıkaramyor, susuyor. O eski Deli Tahir olsa çok kanına dokunurdu heralde bu sözler...

    Tahir'i bi tekrar hatırlatayım.. Tahir Karadeniz'di, hırçındı, asiydi, fırtınalıydı, dangozdu, hödüktü ama altın kalpli, denizden gelen kapandı..ve bu sıfatların hakkını sonuna kadar veriyordu.Geçen sezon istisnasız hangi sahnesini izlerseniz izleyin sizi çekiyordu kendine, gözlerindeki ateşi, fırtınayı, deliliği her an görebiliyorduk.. Adamın karakteri ve kişiliği ben Karadeniz'im diye bas bas bağrıyordu... bu adam Karadeniz'in ta kendisiydi, dediğiniz gibi şimdi Karadeniz ona ağır geliyor.Asla ağırbaşlı olmadı, hep dik başlıydı. Bu dik başlılığından kasıt kafasına estiği gibi davranması değil, doğru bildiği yoldan hiç şaşmaması, sonuna kadar o yolda mücadelesini sürdürmesiydi yanlış bile olsa..Biz onu öyle sevmiştik.. Şimdiki Tahir' izleyince uykum geliyor o ayrı..

    Nefes ve Tahir şimdi ortak bir misyon edinmişler kendilerine.. Kavga ayırmak, orta yolu bulmak,ortamı sakinleştirme, arabuluculuk yapmak gibi...Dizideki yaşamlarına genelde bu şekilde devam ediyorlar..

    NOT: Fikret karakteriyle ilgili konuşmak istemiyordum hiçbir şekilde ama içimde kalmasın diye yazayım. Fikret bu bölümde VEDAT'IN avukatına diyor ki benim kitabımda ihanetin cezası ölümdür ama kadın olduğun için bir şey yapamıyorum gibi bir şey diyor (tam repliği hatırlamıyorum ama bunu demek istedi).. Bu söz de bana çok yapay geldi mesela. Yine kadına şiddet üzerinden bir mesaj verilmek istendi ama bu sefer de diğer tarafı ipini kopardı.. Yani erkekler ihanet ederse öldürebilir, kadınlar öldürülemez gibi saçma bir ana fikir çıkıyor..
    Verilen mesajlar bile çok saçma şekilde verliyor kim dinler bunları...
    Konu umutveinat tarafından (26-01-19 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir.

  9. Beğenenler;
    darko (26-01-19), kubitik (26-01-19), Limaa (26-01-19), naz-naz (26-01-19), symylmz (26-01-19), Urfatokat15 (26-01-19), yellowsugar (27-01-19)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 7 kullanıcı var. (1 üye ve 6 konuk)

  1. Urfatokat15

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.