Sayfa 113/200 İlkİlk ... 1363103109110111112113114115116117123163 ... SonSon
1000 sonuçtan 561 ile 565 arası

Konu: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları (1)

  1. #561
    Durum:
    Çevrimdışı
    seval2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    11.12.2005
    Yer
    Frankfurt
    Mesajlar
    5,193
    Konular
    4
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları

    Sevgili Zuzinha her zaman oldugu gibi hemen hemen hepimiz ayni duygular icinde degil miyiz... Bakalim nereye varacak umutlarimiz, düsüncelerimiz beklentilerimiz ne kadar tutacak yahut bizi ne kadar uzaklastiracak... Galiba bu hikayeyi bu kadar dilimize dolamamiz, merak icinde yeni bölümleri beklememiz, kendimizi kaptirmamiz, tüm heyecanimiz hep bundan... Henüz bilmiyor olmamizdan... Ama eninde sonunda tam da tüm korktuklarimizin basimiza gelecegi olasiligindan...

    Aslinda düsündüm de... Yani, simdi masamda otururken önümde isleme koymam gereken belgelerle ilgilenecek yerde zihnimi Sen Cal Kapimi´na yormayi tercih ettigim icin herhalde geldi aklima gelenler... Icimde artan bir endiseyle... Sanki hemen mümkün oldugunca toparlanmazsa bu hikaye git gide cirkinlesecek gibi görünüyor..

    Korkarim 12. bölüm sonunda olumsuz degisimler görecegiz, görünmez kiliclar cekilecek, sinirler gerilecek ve cok cirkin bir savas baslayacak...

    Daha en basinda... Serkan´in yaptigi bir defa cok ayipti zaten... Sirketi bahane ederek eski sevgilisi Selin´in kendisinden ayrildiktan sonra aldigi Ferit ile evlenme kararina saygi duymamasi cok cirkindi...

    Sonra.... Eda´nin Cenk´in gazina gelmesiyle Serkan´i zor durumda birakmasi, ardindan suc ortakligini kabul etmesi bu cirkinligin devami oldu...

    Aydan ile Seyfi´nin olaya müdahil olmasi hatta ve hatta Aydan hanimin zerre vicdan azabi duymadan bu plana destek vermesi de tuz biber katti...

    Derken Eda´nin halasi ve arkadaslarina, Mardin´deki asirete, evin icinde Alptekin´e.... Magazin basini yoluyla tüm is dünyasina, oradan tüm sosyeteye... Tüm Türkiye halkina, dolayisiyla sendika, sivil toplum örgütleri ile mimar ve mühendisler odasi üyelerine... Holding´in Londra´daki is ortaklari, belki de Kralice Elisabeth´e bile yalan söylendi be ya...

    Minicik bir tas atildi göldeki dupduru suya... Halkalar genisleye genisleye büyüdü, büyüdü.... Sonucta herkes üzüldü...

    Ama en büyük ayip elbette zavalli Ferit ile Selin´e yapildi... Dogruya dogru!

    Ferit kötü karakterli biri degilken Selin´i sevmekten baska hic bir sucu olmadigi halde en cok harcanan ve Serkan´in önyargilarina kurban edilen oldu... Simdi Selin´i nikah masasinda terk etmesine hic sasirmiyor hatta seviniyorum bile.. Zaten görsem bir yerde ilk önce "Evladim, zararin neresinden dönersen kardir! Ömür boyu mutsuz olmaktansa bir kac ay cekecegi ask acisini yeglemeli insan.. Verilmis sadakan varmis ki, aklin basina gelmis...." derim yani... Ona da yazik...

    Itiraf edeyim ki, Ferit´e gösterdigim müsamahayi Selin´e gelince gösteremiyorum... Cünkü yüregi "Serkan! Serkan! Serkan!" diye atarken cabucak Ferit ile evlenmeye kalkismasini anlamiyorum... Adil degil bir defa..

    Yani yakinda evlenmek istedigi biriyle ayni evde yasamasini ve ayni yatagi paylasmasini anlayabilirim... Ama o adami, israrla daha iki - üc ay öncesine kadar bahcedeki havuzunu olmasa da geri kalan hayatini ve de yatagini paylastigi öbür adamla ayni ortamda yanyana görmek istemesini anlamiyorum...

    Ayni sekilde Serkan ile Eda´nin ayni evi ve ayni yatagi paylastiklarini düsündügü halde, onlari sürekli gözgöze, elele gördügü halde Serkan´i hic bir sey olmamis gibi geri istemesini de anlamiyorum... Selin´i anlayamiyorum.. Cünkü bu tür davranislar bence cok cirkin...

    Selin belli ki, Ferit ile evlense de evlenmese de ilerleyen bölümlerde cok mutsuz olacak... Ferit herhalde kötü niyetli bir intikam melegine dönüsecek... Eh, o "yikilan duvar-altinda can veren insanlar" olayi ona bosubosuna aksettirilmedi sonucta.... O bilgi artik Ferit´in elinde Serkan´a ve Alptekin´e karsi kullanacagi cok güclü bir silah!

    Gitti Kaan geldi Ferit! Sonunda Serkan hakli mi cikacak yoksa?

    Ee... Ama... Napalim.... Önemli olan tek sey.... Eda ile Serkan´in asklari, onlarin mutlu olmalari... Mi diyelim?

    Diyebilir miyiz... ciks... bence diyemeyiz... ama gidisati biraz daha sabrederek hep beraber birimizi güclendirerek bekleyebiliriz...

    Sevgilerimle...
    Konu seval2005 tarafından (28-09-20 Saat 15:15:12 ) değiştirilmiştir.

  2. #562
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,142
    Konular
    0
    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları

    Alıntı seval2005 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili Zuzinha her zaman oldugu gibi hemen hemen hepimiz ayni duygular icinde degil miyiz... Bakalim nereye varacak umutlarimiz, düsüncelerimiz beklentilerimiz ne kadar tutacak yahut bizi ne kadar uzaklastiracak... Galiba bu hikayeyi bu kadar dilimize dolamamiz, merak icinde yeni bölümleri beklememiz, kendimizi kaptirmamiz, tüm heyecanimiz hep bundan... Henüz bilmiyor olmamizdan... Ama eninde sonunda tam da tüm korktuklarimizin basimiza gelecegi olasiligindan...

    Aslinda düsündüm de... Yani, simdi masamda otururken önümde isleme koymam gereken belgelerle ilgilenecek yerde zihnimi Sen Cal Kapimi´na yormayi tercih ettigim icin herhalde geldi aklima gelenler... Icimde artan bir endiseyle... Sanki hemen mümkün oldugunca toparlanmazsa bu hikaye git gide cirkinlesecek gibi görünüyor..

    Korkarim 12. bölüm sonunda olumsuz degisimler görecegiz, görünmez kiliclar cekilecek, sinirler gerilecek ve cok cirkin bir savas baslayacak...

    Daha en basinda... Serkan´in yaptigi bir defa cok ayipti zaten... Sirketi bahane ederek eski sevgilisi Selin´in kendisinden ayrildiktan sonra aldigi Ferit ile evlenme kararina saygi duymamasi cok cirkindi...

    Sonra.... Eda´nin Cenk´in gazina gelmesiyle Serkan´i zor durumda birakmasi, ardindan suc ortakligini kabul etmesi bu cirkinligin devami oldu...

    Aydan ile Seyfi´nin olaya müdahil olmasi hatta ve hatta Aydan hanimin zerre vicdan azabi duymadan bu plana destek vermesi de tuz biber katti...

    Derken Eda´nin halasi ve arkadaslarina, Mardin´deki asirete, evin icinde Alptekin´e.... Magazin basini yoluyla tüm is dünyasina, oradan tüm sosyeteye... Tüm Türkiye halkina, dolayisiyla sendika, sivil toplum örgütleri ile mimar ve mühendisler odasi üyelerine... Holding´in Londra´daki is ortaklari, belki de Kralice Elisabeth´e bile yalan söylendi be ya...

    Minicik bir tas atildi göldeki dupduru suya... Halkalar genisleye genisleye büyüdü, büyüdü.... Sonucta herkes üzüldü...

    Ama en büyük ayip elbette zavalli Ferit ile Selin´e yapildi... Dogruya dogru!

    Ferit kötü karakterli biri degilken Selin´i sevmekten baska hic bir sucu olmadigi halde en cok harcanan ve Serkan´in önyargilarina kurban edilen oldu... Simdi Selin´i nikah masasinda terk etmesine hic sasirmiyor hatta seviniyorum bile.. Zaten görsem bir yerde ilk önce "Evladim, zararin neresinden dönersen kardir! Ömür boyu mutsuz olmaktansa bir kac ay cekecegi ask acisini yeglemeli insan.. Verilmis sadakan varmis ki, aklin basina gelmis...." derim yani... Ona da yazik...

    Itiraf edeyim ki, Ferit´e gösterdigim müsamahayi Selin´e gelince gösteremiyorum... Cünkü yüregi "Serkan! Serkan! Serkan!" diye atarken cabucak Ferit ile evlenmeye kalkismasini anlamiyorum... Adil degil bir defa..

    Yani yakinda evlenmek istedigi biriyle ayni evde yasamasini ve ayni yatagi paylasmasini anlayabilirim... Ama o adami, israrla daha iki - üc ay öncesine kadar bahcedeki havuzunu olmasa da geri kalan hayatini ve de yatagini paylastigi öbür adamla ayni ortamda yanyana görmek istemesini anlamiyorum...

    Ayni sekilde Serkan ile Eda´nin ayni evi ve ayni yatagi paylastiklarini düsündügü halde, onlari sürekli gözgöze, elele gördügü halde Serkan´i hic bir sey olmamis gibi geri istemesini de anlamiyorum... Selin´i anlayamiyorum.. Cünkü bu tür davranislar bence cok cirkin...

    Selin belli ki, Ferit ile evlense de evlenmese de ilerleyen bölümlerde cok mutsuz olacak... Ferit herhalde kötü niyetli bir intikam melegine dönüsecek... Eh, o "yikilan duvar-altinda can veren insanlar" olayi ona bosubosuna aksettirilmedi sonucta.... O bilgi artik Ferit´in elinde Serkan´a ve Alptekin´e karsi kullanacagi cok güclü bir silah!

    Gitti Kaan geldi Ferit! Sonunda Serkan hakli mi cikacak yoksa?

    Ee... Ama... Napalim.... Önemli olan tek sey.... Eda ile Serkan´in asklari, onlarin mutlu olmalari... Mi diyelim?

    Diyebilir miyiz... ciks... bence diyemeyiz... ama gidisati biraz daha sabrederek hep beraber birimizi güclendirerek bekleyebiliriz...

    Sevgilerimle...
    Aslında benim esas karakterlerin hata yapmasına, araya ayrılıkların girmesine hiç ama hiç itirazım yok. Bu çirkinlikleri keyifle izliyorum da yeri geldiğinde Sonuçta hatasız kul, çatışmasız hikaye olmaz. Ama bir hikayede çatışma niye olur? Karaktere bir yolculuk yaptırmak, geliştirmek için. Bu kadar basit, temel bir şey niye bizim dizilerimizin çoğunda olmuyor anlamıyorum. Bizimkilerin karakter gelişiminden anladığı hödük oğlanın esas kıza pambıklaşması:) Esas kız asla aptallığından, beceriksizliğinden, saflığından, düşüncesizliğinden, sakarlığından ve patavatsızlığından hepsinden önemlisi mağduriyetinden bir şey kaybetmez. Yerli yersiz çığlık çığlığa bağırınca da güçlü, dik esas kız olur. İçimi şişiren yerli dizi esas kızlarına Eda Yıldız da ekleniyor yavaştan....

    Selin çok gerçek bir insan. Kötü bir kız asla değil. Bir noktaya kadar yaptığı Ferit'in başım üstüne dediği bir durumdu. Ancak son bölümlerde kantarın topuzu kaçtı. Çünkü senaristler biliyor ki yurdum insanı mağdura bayılır. Mağdur her zaman esas kızımız olmalıdır. Mağrur, mağdur fedakar Eda'mız sevilmediğinden emin, boynu bükük, burs peşinde ve sevdiceğinin mutluluğu için diğer kadının ayağına gidip esas oğlandan hiçbir şekilde izin almadan onun sırrını açık eden geri zekalı ay pardon süper iyi kalpli biridir:) Yaptığı şeyin gerçekten sevilmese, Serkan gerçekten Selin'e aşık olsa bile izahatı, bahanesi yok. Bu böyle vurulsa Eda'nın yüzüne hiç dert etmem zevkle izlerim. Ama öyle olmuyor. Yan karakterlerin insani tepkileri şeytanlaştırılırken esas karakterlerin her yaptığı iyilik, doğruluk, cesaret kisvesiyle sunuluyor. Keşke biri geçip karşılarına siz ne menem insanlarsınız dese de bir aydınlanma yaşasalar ama yok Ayrıca tüm aptallıklar da Eda'ya yaptırılıyor burada sevgili metonom'u sevgiyle mentionlıyorum:) Sözleşmeyi, patenti, sırlarını her şeyi Eda açık ediyor. Gidip Selin'e her şeyi, Serkan'ın haberi dahi olmadan Eda dökülüyor. Ne yanlış varsa Eda yapıyor. Neden?

    Selin'in bugüne kadar çizilen karakteri, o tanıdığımız bildiğimiz Selin, sevilmediğini anladığı için Serkan'dan içi yanarak ayrılan Selin, yine tüm cesaretiyle Serkan'a evet dersen ayrılırım diyen kadın ay biliyorum senin için çok zor sana 48 saat mühlet der mi ya? Düğün var böyle bol keseden deadline nasıl olabilir? 4 saat bile demez ya neyse. Sana gerdeğe kadar mühlet veriyorum Serkan. Gerdek sonrasında boşanmak maliyetli olur Hadi hepsini yaptı, bu kadın, cevap olarak Eda'nın elini tutan Serkan'dan hala medet umar mı? Bu kız Serkan'dan kendi elini tutarken ayrılmış. Eda'nın elini tutarken böyle yapışır mı? Tek yapman gereken konuşmak diyen Eda'ya ben diyeceğimi dedim demez mi? Herhangi biri demeyebilir ama Selin bu değildi. Üstelik olayların tüm suçlusu Serkan'ken şimdi gurursuz Selin ve gevşek ağızlı Eda oldu konumuz. Serkan yine dik duruşuyla sıyrılacak. Kızlar hala ona soruyor napim diye. Ay yine gerildim yaaa:)))

    Gerçek karakterler, çatışmalar yazmıyor bizimkiler. İşlerine geldiği gibi ak olan kara oluyor, olmayacak olan oluyor, gerçekten aşık insanları asla ayıramayacak konular mesele oluyor. Çünkü.. dedikten sonra gerisinden ne geliyor umurları değil. Ne yazarlarsa yiyelim istiyorlar. Duyguyu da dizi müzikleriyle veriyorlar:))) Ben kendi adıma çok kopuyorum o noktada hikayeden. Elbette her şey çok gerçek olursa büyü kaçar. Doğaüstü olaylar bile olsa dert değil yeter ki hikayenin, duyguların, karakterlerin gerçeği bozulmasın. Bizde o yok. Ben izleyemiyorum o yüzden en beğendiğim çifti bile böyle sapmalar başlayınca. Sizin deyiminizle dayak başlayınca ben çıkıyorum:) Ama işte o ilk gördüğüm, sevdiğim hikayeyle, forumcanlarla gönül bağı kopamıyor okuyup okuyup nee bir de öyle mi oldu diye sövüyorum bir noktadan sonra:)))) Gözümü kapayarak izliyorum dayağı gibi bişi:)

    Önümüzdeki iki bölümün katlanılabilir olacağını sanıyorum. Sonrasında artık birbirimizin gözünü mü kaparız elini mi tutarız yaparız bir şeyler:) Önemli olan tek şey Eda ve Serkan'ın aşkı değil, bizim mutluluğumuz:) Yok daha doğrusu memnuniyetimiz. Acı çekerek de memnun olabiliriz yeter ki dandik dandik işler yapmasınlar. Yapacaklar. Hep yaptılar. Yine yapıyorlar

  3. #563
    Durum:
    Çevrimdışı
    elitay88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    05.05.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    5,782
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selin ben naptım demesin bu Serkan bana ne etti desin:) Selin'in Serkan'a gösterdiği sonsuz anlayış beni geriyor. Kızın ilişkisini mahvettiler. Tamam kendi de manipule olmasaydı ama bu kadar coşku verilir mi bir insana? Bir de karşısına geçmiş ben aşkımı buldum diyor. Yüzünü gözünü tırmalarım vallahi kız hala ağlamaklı napim diye soruyor. Serkan senin dostun değil Selin. Kimsenin dostu değil hatta ama senin hiç değil. Kim kaza yaptı bilmem ama henüz böyle gerilim unsuru olarak bir kazanın verilmesi için erken değil mi? Majör bir şey olmaz herhalde. Bir duvar da Serkan'ın üstüne mi çökecek acaba?:) Ferit yapmıştır:) Eda hastanelik olsun Serkan korksun dedirtmeden önce aralarını bozarlar diye düşündüm. Şu an zaten adam pervane, divane. Tekrar robot olduğunda yazarlar bir kaza bir bişi:)

    Teoriler konusuna aşağıda sevalcan çok güzel noktayı koymuş:) Teori üretince yıkım da daha büyük oluyor. Yaratıcı bir şey izliyormuşuz gibi kendimi kandırmayalım. Bize de yazık. Bize de günah:)

    Serkan bunca zaman aslında Selin'i yok saymış Selin buna rağmen geri dön dese dönecek yani. Neden? Seni kazanmak için ne yaptı ki? He pardon Eda'yı tutmuştu. Yani Ayfer ne kadar sinirlense haklı. Kendi yeğeni de suçlu tabi ama kadıncağız kendini suçladığı için Eda'ya pek kızamıyor.

    Senaryodaki gelişecek her şeyi bilsek zaten hiç heyecanı olmaz. Sürekli klişe yazsalar mesela o zaman da olmaz. Şimdi size beğendiğim birkaç yorumu alıntılıyorum.

    Eda’nın saçma keki aslında onun hayat felsefesi kek tatsız tuzsuz taş gibi olsa da yiyor hayatında ne kadar acılar yaşasa da onlarla baş etmenin bir yolunu bulup gülümsüyor,yaşamaya devam ediyor.Eda ailesi ile ilgili gerçekler tatsız olsada o aşkı yaşamayı seçecek
    serkan bolat sana aşığım demeden nasıl aşk itiraf edilir onu gösteriyor
    Karakter gelişimi olmuyor olduğunu zannediyoruz sonra karakter gerileme dönemine gidiyor. Klişe zaten her dizide var ama önemli olan klişeyi güzel bir hale getirmek. Mesela burada esas kızın kapalı alan korkusunu geçmişteki travmaya bağlamışlar. Hani durduk yere akıllarına gelip yazdıkları bir şey değildi. Öncesi de sonrası da hikayeye uydu. Bazı konular o kadar kapalı ki şimdi yazsalar seyirci merak etmeyecek ya da yazdıklarını unutacaklar. Hikaye tutarsız hale geçecek. Tutarlılık önemli. Karakterler dengesizlikler yapabilir. Fevri davranabilir ama yazıldığı gibi özüne dönmeleri gerek bir zaman sonra. Eda fevri bir insan ve bunu kabul ediyor. Cenk'e inat Serkan'ı öpmesi kendisine sözleşmeye mal oldu. Selin'e inat biz de aynı eve çıkıyoruz ve evleniyoruz lafları taşınma ve gelinlik bakmasına neden oldu. Serkan da güvensiz ve bu neredeyse Eda'yı tamamen kaybetmesine neden oluyordu. Bir de Engin'in Serkan ile ilgili söylediği bir laf hoşuma gitti.

    "Serkan hayatına aldığı insanlardan kolay kolay vazgeçmez." Eda'yı da hayatına aldı ve vazgeçmek istemedi. İstemeyecektir de mantıken. Zaten baktığımız zaman istinat duvarı olayında Serkan'ın hiçbir suçu yok. Adam bunlardan bağımsız bir şekilde Eda ile sevgili oldu. Bir yola çıktı. E güzel bir şey yakaladı hayatında daha önce tatmadığı bir şey. Bu mesele yüzünden hayatına aldığı kişiden vazgeçer mi? Bence vazgeçmez. İşte bu duygu da ona hata yaptıracak belki. Öğrendiklerini sakladığı gibi başkalarının ortaya çıkarmaması için de uğraşacak. Başkalarının mutluluğu ya da istediği hiçbir zaman önceliği olmamış Serkan'ın. Eda'dan uzak durmayı denemiş başarılı olamamıştı. Ya kaybetmeyi göze alarak gerçeği anlatacak ya da mutlulukları bozulmasın diye gerçekleri saklayacak. Serkan Eda'dan ayrılma yolunu seçerse bu sefer de Serkan'ı tehdit edecek bir şey kalmayacak. Ferit bu bilgiyle ne yapabilir? Sadece zor durumda kaldığında Serkan'a mutluluğunun bozulması iki dudağımın arasında uyarısı yapabilir. Başka da bir işe yaramaz. Durduk yere gidip Eda'ya gerçekleri anlatacak değil.

    Bu duvar meselesinin bir süreliğine rafa kalkması gerektiğini düşünüyorum. Bence babaanne karakteri gelip dünürleriyle tanışmalı. Torunuyla arasındaki mesele neymiş öğrenelim. Aralarındaki çatışma diziye heyecan katabilir. Öte yanda Eda halasının kızı falan çıkarsa diziye yeni gelen Pamir Pekin de babası olabilir. Gamzeleri benziyor.

    Ayfer yıllar önce aşk defterini kapattı. Hüzünlü bir aşk hikayesi var.
    Eda'nın doğum günleri farklı tarihlerde paylaşıldı. (Bu yanlışlık olabilir.)
    Eda ile babaannesi arasında problem var.
    Babaannesi Mardin'de yaşayan bir aşiret hanım ağası.

    Teori: Ayfer İstanbul lu bir adama aşık olmuştur. Annesi istemediği için sevdiği adamdan ayrılmıştır. 18 yaşında sevdiği adamdan hamile kalınca İstanbul'a gelmiştir. Sevdiği adam 20 yaşında okumaya yurt dışına gitmiştir. Ünlü bir peyzaj mimarı olmuştur. İsmi de Efe Akman'dır. Ayfer Mayıs ayında erken doğumla (Ağustos'ta doğması bekleniyordur) bir kız bebek dünyaya getirmiştir. Bebeği babaanne almış ve kızına da bebeğin öldü denmesini istemiştir. Kızının itibarını ve soyadlarını düşündüğü için gerçeği saklamıştır. Gelinin bebeğinin ölü doğduğunu öğrenince hemşireyle anlaşıp Eda'yı bebeğin yerine koymalarını istemiştir. Sonuçta öz torunu yani. Yıllardır bu yüzden hem kızından hem de torunundan kaçmıştır. Hem çocuklarının sevdikleri insana saygı duymamasından hem de bu sırdan dolayı karşılarına çıkamamıştır. Ayfer ile yeni oyuncuyu yakıştırdım. Adam Eda'ya partner olarak geldiyse teori çöptür.

    Eda'nın ailesinin hayatta olduğunu öğrenen Alptekin en azından biraz daha vicdan yükünü hafifletebilir. Sonuçta anne babası olmasalar bile akrabası oluyor. Evlatlıksa hiçbir şeyi. Kim olduklarının önemi yok Alptekin kendi ihmalkarlığı yüzünden kendisine kızgın.

    İnsan bir şeyi bilmeyince teori üretiyor zaten. Öyle mi böyle mi diye. İstinat duvarı da bir teoriydi doğru çıktı. Ha yine de her şeyi öğrendik diyemeyiz. Öğrenmememiz daha iyi. Merak unsuru hep olmalı. Yeni karakter Ayfer için de gelmiş olabilir teori doğru olmasa bile. Bakalım yani yeni çatışmalar bulmak için başka sırların ortaya çıkışını da izleyebiliriz.

    Hastanelik mevzusu için erken ama Alptekin'in bilardo oynadıkları sahnede arkasındaki tablo sanki ilerleyen bölümlerden spoiler. Oyuncunun paylaştığı Serkan ile konuştukları sahne fotoğrafında Eda'nın arabasına benzeyen bir araba var ve kaza yapıyor gibi duruyor. Tesadüf mü? Fotoğrafı görenler arabayı gerçek sanmış ama resim yani. Bence de bunun zamanı şimdi değil. Babaannesi de gelsin hep bir arada oldukları zamanlarda karakterlerde bazı sorgulamalar oluşturabilir. Sevgiler...
    Konu elitay88 tarafından (28-09-20 Saat 17:02:45 ) değiştirilmiştir.

  4. #564
    Durum:
    Çevrimdışı
    Okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    20.12.2012
    Mesajlar
    5,354
    Konular
    1
    Bahsedilme
    8 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Üstelik olayların tüm suçlusu Serkan'ken şimdi gurursuz Selin ve gevşek ağızlı Eda oldu konumuz. Serkan yine dik duruşuyla sıyrılacak. Kızlar hala ona soruyor napim diye. Ay yine gerildim yaaa:)))


    Yaa cidden niye böyle oldu Daha düne kadar Serkan'a sayıp sövüyorduk ne güzel Ben Serkan'la ilgili olayın gidişatından memnunum ama bu sefer de kızları batırdılar Bu hikayenin en büyük suçlusu Serkan'dı, birden Serkan harikulade bir şeye evrildi. Tekrar diyorum bu durumdan rahatsız değilim, diğer Serkan'ı izlemek insanı geriyordu ve esas erkekle bağ kurmamız zorlaşıyordu. O yüzden Serkan'ın gelişimi süper oldu. Ama bu, kadın karakterlere zarar vermeden yapılamıyor muydu? Selin iyice bir erkeğin karşısında gurursuz, başka bir erkeğin karşısında bencil, acımasız, sorumsuz birine dönüştü. Oysaki hikayenin mağduruydu. Eda'ya da akıllı kız diyorduk, alık biri oldu çıktı. Hala son birkaç bölümdür bu kadar algısal problemlerinin olmasını kabullenemiyorum, bu durum bizim kalbimizdeki ve düşüncelerimizdeki Eda figürüne çok zarar verdi. Son bölümü izlerken elimde değildi, Eda mal mısın kızım diyerek ve üzülerek izledim.. Olur olur da bu kadar olmaz. Eda resmen üç maymunu oynadı. Serkan'ın aşkını görmedi, duymadı, bilmedi

    Elimizde mağdur bir Ferit var, aslan gibi bir aşık Serkan var. Eda-Selin out, Serkan-Ferit in oldu Bu durum acilen düzeltilmeli.. Başta böyle değildi..

    Ayfer, tüm kadın karakterleri toplayıp bir hafta kampa soksun, akıl fikir versin hepsine, bir silkelesin onları, bir detoks uygulasın, zihinlerini açsın Bu böyle gitmez

    Alıntı Zuzinha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Önemli olan tek şey Eda ve Serkan'ın aşkı değil, bizim mutluluğumuz:) Yok daha doğrusu memnuniyetimiz. Acı çekerek de memnun olabiliriz yeter ki dandik dandik işler yapmasınlar. Yapacaklar. Hep yaptılar. Yine yapıyorlar


    Bir türlü anlayamadılar bacım Bizi mutlu edecekler bu kadar basit Serkan-Eda değil, senarist değil, yapımcı değil ben mutlu olacağım Seyirci mutlu olunca dizi ekibi de akabinde mutlu oluyor zaten.. Çok doğru demişsin; dramla da mutlu olabilirim, ürpererek de, gülerek de.. Önemli olan memnun kalmak.. Sunduğun hikayeyi seyirciye hissettiriyorsan, hikayenle seyirciyi memnun ettiysen başarılısındır..


    Bu arada diziden kopmaya başlamışsın. Ben henüz o aşamaya gelmedim Memnun olmadığım durumlar var ama henüz çileden çıkmadım, hala dizi bana keyif veriyor, bir beş bölüm daha izlerim Şu önümüzdeki bölümler bize gelecekle ilgili tüyo verecektir, bakalım artık, benim hala umudum var
    Konu Okyanus tarafından (28-09-20 Saat 18:07:43 ) değiştirilmiştir.

  5. #565
    Durum:
    Çevrimdışı
    Zuzinha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    14.11.2013
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    6,142
    Konular
    0
    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Sen Çal Kapımı - Bölüm Yorumları

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Serkan bunca zaman aslında Selin'i yok saymış Selin buna rağmen geri dön dese dönecek yani. Neden? Seni kazanmak için ne yaptı ki? He pardon Eda'yı tutmuştu. Yani Ayfer ne kadar sinirlense haklı. Kendi yeğeni de suçlu tabi ama kadıncağız kendini suçladığı için Eda'ya pek kızamıyor.
    İşte bunu diyorum. Adam odun adam robot diye içi yanarak ayrılan Selin ne oluyor da bir anda Serkan'a en ufak bir şansımız varsa diye soran taraf oluyor? Üstelik yaptığı olağanüstü cesur, gururunu hiçe sayan çıkışın ardından aman hemen cevap vermeye zahmet etme ben altı üstü adamı nikahtan bir gün önce terk edeceğim sen biraz düşün 48 saat sonra bana dumanla falan cevap verebilirsin moduna geliyor? Bunun hiçbir makul açıklaması yok. Eda'ya niye pek kızamıyor? Selin'i kazanması için Eda gidip konuştu. Serkan mı zorladı onu? Aksine Serkan'ı bile hiçe sayıp gidip Selin'e ilanı aşk ediyor. Oyunu ortaya çıkarıyor. Eda varken Selin'e laf etmek zor. Aksine Ayfer'in tek kızabileceği, hesap sorabileceği kişi Eda. Öyle yapsın demiyorum ama ne münasebet Eda bu olayın mağduru olsun ki? Napmışlar Eda'ya? Kendi oynadığı, hevesle oynadığı hatta kantarın topuzunu çıkardığı bir oyun. He kendini suçluyor Eda'ya kızmıyor ok. Ama ev ev dolaşıp bıkbıklanmasında da sempatik, haklı bir taraf yok. O sözleşmeyle kötülük yapılan insan Selin. Eda değil. Eda fail. Mağdur değil. Kendi öz iradesiyle imzalamış oynamış. Eda'ya çay kahve götürüp herkese pis zenginler muamelesi yapması tipik yerli dizi Yeşilçam şeysi. Serkan'ı istemeyebilir ama konuşma yapacağı kızacağı kişi Eda'ydı. Ya da kimseye kızmasaydı alla alla:))) Ona göz göre göre yalan söyleyen, ona dürüstlük borçlu olan, ben seni insanların duygularıyla oyna diye mi yetiştirdim diyeceği kişi Eda'ydı. Ona hiç laf yok. Başka herkes suçlu. İşte yine mağduriyet aşkı:)

    Alıntı elitay88 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Senaryodaki gelişecek her şeyi bilsek zaten hiç heyecanı olmaz. Sürekli klişe yazsalar mesela o zaman da olmaz. Şimdi size beğendiğim birkaç yorumu alıntılıyorum.

    Karakter gelişimi olmuyor olduğunu zannediyoruz sonra karakter gerileme dönemine gidiyor. Klişe zaten her dizide var ama önemli olan klişeyi güzel bir hale getirmek. Mesela burada esas kızın kapalı alan korkusunu geçmişteki travmaya bağlamışlar. Hani durduk yere akıllarına gelip yazdıkları bir şey değildi. Öncesi de sonrası da hikayeye uydu. Bazı konular o kadar kapalı ki şimdi yazsalar seyirci merak etmeyecek ya da yazdıklarını unutacaklar. Hikaye tutarsız hale geçecek. Tutarlılık önemli. Karakterler dengesizlikler yapabilir. Fevri davranabilir ama yazıldığı gibi özüne dönmeleri gerek bir zaman sonra. Eda fevri bir insan ve bunu kabul ediyor. Cenk'e inat Serkan'ı öpmesi kendisine sözleşmeye mal oldu. Selin'e inat biz de aynı eve çıkıyoruz ve evleniyoruz lafları taşınma ve gelinlik bakmasına neden oldu. Serkan da güvensiz ve bu neredeyse Eda'yı tamamen kaybetmesine neden oluyordu. Bir de Engin'in Serkan ile ilgili söylediği bir laf hoşuma gitti.

    "Serkan hayatına aldığı insanlardan kolay kolay vazgeçmez." Eda'yı da hayatına aldı ve vazgeçmek istemedi. İstemeyecektir de mantıken. Zaten baktığımız zaman istinat duvarı olayında Serkan'ın hiçbir suçu yok. Adam bunlardan bağımsız bir şekilde Eda ile sevgili oldu. Bir yola çıktı. E güzel bir şey yakaladı hayatında daha önce tatmadığı bir şey. Bu mesele yüzünden hayatına aldığı kişiden vazgeçer mi? Bence vazgeçmez. İşte bu duygu da ona hata yaptıracak belki. Öğrendiklerini sakladığı gibi başkalarının ortaya çıkarmaması için de uğraşacak. Başkalarının mutluluğu ya da istediği hiçbir zaman önceliği olmamış Serkan'ın. Eda'dan uzak durmayı denemiş başarılı olamamıştı. Ya kaybetmeyi göze alarak gerçeği anlatacak ya da mutlulukları bozulmasın diye gerçekleri saklayacak. Serkan Eda'dan ayrılma yolunu seçerse bu sefer de Serkan'ı tehdit edecek bir şey kalmayacak. Ferit bu bilgiyle ne yapabilir? Sadece zor durumda kaldığında Serkan'a mutluluğunun bozulması iki dudağımın arasında uyarısı yapabilir. Başka da bir işe yaramaz. Durduk yere gidip Eda'ya gerçekleri anlatacak değil.

    Bu duvar meselesinin bir süreliğine rafa kalkması gerektiğini düşünüyorum. Bence babaanne karakteri gelip dünürleriyle tanışmalı. Torunuyla arasındaki mesele neymiş öğrenelim. Aralarındaki çatışma diziye heyecan katabilir. Öte yanda Eda halasının kızı falan çıkarsa diziye yeni gelen Pamir Pekin de babası olabilir. Gamzeleri benziyor.

    Ayfer yıllar önce aşk defterini kapattı. Hüzünlü bir aşk hikayesi var.
    Eda'nın doğum günleri farklı tarihlerde paylaşıldı. (Bu yanlışlık olabilir.)
    Eda ile babaannesi arasında problem var.
    Babaannesi Mardin'de yaşayan bir aşiret hanım ağası.

    Teori: Ayfer İstanbul lu bir adama aşık olmuştur. Annesi istemediği için sevdiği adamdan ayrılmıştır. 18 yaşında sevdiği adamdan hamile kalınca İstanbul'a gelmiştir. Sevdiği adam 20 yaşında okumaya yurt dışına gitmiştir. Ünlü bir peyzaj mimarı olmuştur. İsmi de Efe Akman'dır. Ayfer Mayıs ayında erken doğumla (Ağustos'ta doğması bekleniyordur) bir kız bebek dünyaya getirmiştir. Bebeği babaanne almış ve kızına da bebeğin öldü denmesini istemiştir. Kızının itibarını ve soyadlarını düşündüğü için gerçeği saklamıştır. Gelinin bebeğinin ölü doğduğunu öğrenince hemşireyle anlaşıp Eda'yı bebeğin yerine koymalarını istemiştir. Sonuçta öz torunu yani. Yıllardır bu yüzden hem kızından hem de torunundan kaçmıştır. Hem çocuklarının sevdikleri insana saygı duymamasından hem de bu sırdan dolayı karşılarına çıkamamıştır. Ayfer ile yeni oyuncuyu yakıştırdım. Adam Eda'ya partner olarak geldiyse teori çöptür.

    Eda'nın ailesinin hayatta olduğunu öğrenen Alptekin en azından biraz daha vicdan yükünü hafifletebilir. Sonuçta anne babası olmasalar bile akrabası oluyor. Evlatlıksa hiçbir şeyi. Kim olduklarının önemi yok Alptekin kendi ihmalkarlığı yüzünden kendisine kızgın.

    İnsan bir şeyi bilmeyince teori üretiyor zaten. Öyle mi böyle mi diye. İstinat duvarı da bir teoriydi doğru çıktı. Ha yine de her şeyi öğrendik diyemeyiz. Öğrenmememiz daha iyi. Merak unsuru hep olmalı. Yeni karakter Ayfer için de gelmiş olabilir teori doğru olmasa bile. Bakalım yani yeni çatışmalar bulmak için başka sırların ortaya çıkışını da izleyebiliriz.

    Hastanelik mevzusu için erken ama Alptekin'in bilardo oynadıkları sahnede arkasındaki tablo sanki ilerleyen bölümlerden spoiler. Oyuncunun paylaştığı Serkan ile konuştukları sahne fotoğrafında Eda'nın arabasına benzeyen bir araba var ve kaza yapıyor gibi duruyor. Tesadüf mü? Fotoğrafı görenler arabayı gerçek sanmış ama resim yani. Bence de bunun zamanı şimdi değil. Babaannesi de gelsin hep bir arada oldukları zamanlarda karakterlerde bazı sorgulamalar oluşturabilir. Sevgiler...
    Yani Eda'nın anne baba dediği, onu büyüten, büyütecek olan iki insan ölmüş. Biyolojik annesi babası olmasa ne olur? Serkan'ın abisi boşa mı öldü? Onu da Eda'nın babası ezmiş olsun ödeşsinler oldu olacak:) Yani bir çatışmanın ya aslında öyle değilmişle çözülmesi bence sadece bizde vardır:) Bu olay tipik yerli dizi gibi çözülecekse Alptekin bir şekilde masum çıkar. İstinat duvarı sabote edilmiştir vs.

    Alıntı Okyanus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Yaa cidden niye böyle oldu Daha düne kadar Serkan'a sayıp sövüyorduk ne güzel Ben Serkan'la ilgili olayın gidişatından memnunum ama bu sefer de kızları batırdılar Bu hikayenin en büyük suçlusu Serkan'dı, birden Serkan harikulade bir şeye evrildi. Tekrar diyorum bu durumdan rahatsız değilim, diğer Serkan'ı izlemek insanı geriyordu ve esas erkekle bağ kurmamız zorlaşıyordu. O yüzden Serkan'ın gelişimi süper oldu. Ama bu, kadın karakterlere zarar vermeden yapılamıyor muydu? Selin iyice bir erkeğin karşısında gurursuz, başka bir erkeğin karşısında bencil, acımasız, sorumsuz birine dönüştü. Oysaki hikayenin mağduruydu. Eda'ya da akıllı kız diyorduk, alık biri oldu çıktı. Hala son birkaç bölümdür bu kadar algısal problemlerinin olmasını kabullenemiyorum, bu durum bizim kalbimizdeki ve düşüncelerimizdeki Eda figürüne çok zarar verdi. Son bölümü izlerken elimde değildi, Eda mal mısın kızım diyerek ve üzülerek izledim.. Olur olur da bu kadar olmaz. Eda resmen üç maymunu oynadı. Serkan'ın aşkını görmedi, duymadı, bilmedi

    Elimizde mağdur bir Ferit var, aslan gibi bir aşık Serkan var. Eda-Selin out, Serkan-Ferit in oldu Bu durum acilen düzeltilmeli.. Başta böyle değildi..

    Ayfer, tüm kadın karakterleri toplayıp bir hafta kampa soksun, akıl fikir versin hepsine, bir silkelesin onları, bir detoks uygulasın, zihinlerini açsın Bu böyle gitmez





    Bir türlü anlayamadılar bacım Bizi mutlu edecekler bu kadar basit Serkan-Eda değil, senarist değil, yapımcı değil ben mutlu olacağım Seyirci mutlu olunca dizi ekibi de akabinde mutlu oluyor zaten.. Çok doğru demişsin; dramla da mutlu olabilirim, ürpererek de, gülerek de.. Önemli olan memnun kalmak.. Sunduğun hikayeyi seyirciye hissettiriyorsan, hikayenle seyirciyi memnun ettiysen başarılısındır..


    Bu arada diziden kopmaya başlamışsın. Ben henüz o aşamaya gelmedim Memnun olmadığım durumlar var ama henüz çileden çıkmadım, hala dizi bana keyif veriyor, bir beş bölüm daha izlerim Şu önümüzdeki bölümler bize gelecekle ilgili tüyo verecektir, bakalım artık, benim hala umudum var
    Yani Eda'yı bu kadar algısız, densiz yazmalarına gerek yoktu ki. Serkan'ın ilgisinin farkına varıp mantığını seçeceğini düşünebilirdi. O yüzden net söylemesini isteyebilir/bekleyebilirdi. Ama yok illa böyle sevilmiyorum sanacak, üzülecek, acındıracak:)))) Yok keyifle izledim bölümü. Yenisini de bekliyorum. Sadece kopuşun yaklaştığını hissediyorum

    Ayfer'i de feci bozacaklar bajım. Aşka, erkeklere düşman biri çıkacak bak yazıyorum buraya:) He diyeceksin ki kıza aşık oldun derken ne mutluydu vs. O eskidendi. Yerli dizi bu. Yarın öbür gün yalanlarla ayırır bile ikisini. Zerre şaşırmam. Ama kuzusunun iyiliği için yapar canım benim. Kendi canı çok yanmıştır. Eda da öyle olsun istemez. Eda gibi kendim yazıyor kendim inanıyor görünebilirim ama bendeki kesin bilgi:)))

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

casino siteleri
vdcasino
vdcasino
Listeler
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
yerli filmler
kartal escort
maltepe escort
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara
deneme bonusu veren siteler
Mobil Ödeme bahis
bahis
deneme bonusu
ilbet giriş
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
cratosslot giriş
izmit escort
izmir escort
eryaman escort
porno izle