Sayfa 1/86 123451151 ... SonSon
1001 sonuçtan 1 ile 10 arası

Hybrid View

önceki Mesaj önceki Mesaj   sonraki Mesaj sonraki Mesaj
  1. #1
    Yönetici NATY&FACU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    01.08.2006
    Yer
    GS
    Mesajlar
    16.756
    Konular
    768
    Ettiği Teşekkür
    29
    9 mesaja 11 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    1 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949684

    Standart Dila Hanım (Arşiv 4)

    Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1000'e ulaştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz.

    Bir önceki başlığa http://www.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=128595 ulaşabilirsiniz.

    Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold), altı çizili ve italik yazı tipi ile yazılan tüm kural dışı mesajlarınız uyarı bırakılmadan silinecektir. Lütfen sohbet ortamı oluşturmayınız.

    NATY&FACU
    Bölüm Sorumlusu
    Konu NATY&FACU tarafından (28-01-2013 Saat 23:26 ) değiştirilmiştir.

    Benzer Konular
    Dila Hanım (Show Tv)
    Dila Hanım (Show Tv) Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1000'e ulaştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz. Bir önceki başlığa Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold),.
    Dila Hanım (Arşiv 5)
    Dila Hanım (Arşiv 5) Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1000'e ulaştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz. Bir önceki başlığa ulaşabilirsiniz. Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold),.
    Dila Hanım (Arşiv 3)
    Dila Hanım (Arşiv 3) Daha önceki başlığın mesaj sayısı 1000'e ulaştığı için yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz. Bir önceki başlığa ulaşabilirsiniz. Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold),...
    Dila Hanım (Arşiv 2)
    Dila Hanım (Arşiv 2) Bir önceki başlık 1000 mesajı geçtiği için arşivlenmek üzere kapatılmıştır. Yorumlarınıza bu başlıkta devam ediniz. Bir önceki başlığa buradan ulaşabilirsiniz. Tek cümlelik mesajlar, başlıkla ilgisi olmayan mesajlar, büyük harfle, tamamı renkli, kalın (bold), altı çizili ve italik yazı tipi.
    Dila Hanım (Arşiv 1)
    Dila Hanım (Arşiv 1) Gold Film’in patronu Faruk Turgut, doğum sonrası fazla kilolarından hemen kurtulan Tuba Büyüküstün’e 1977 yılında Orhan Aksoy tarafından çekilen film versiyonunda Türkan Şoray’ın hayat verdiği ‘Dila Hanım’ rolünü önerdi. Diziyi çok beğenen Büyüküstün için yapımcı Turgut

  2. #2
    Yönetmen moonbeam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.09.2005
    Yer
    Down Under
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    2
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949685

    Standart

    Merhabalar. Bu başlığa ilk mesajım. Bu diziyi elim değip hiç izlememiştim bu sezon. Oysa çoğu dizinin en azından ilk bölümüne bakmaya çalışırım. Bu hafta internette yeni senarist sayesinde Dila Hanım hamile, Rıza çıldırıp kulübeyi yakıcak diye bir haber görüp merak ettim. Youtube'a baktım biraz, bazı Dila-Rıza sahneleri konmuş, onları izledim, amacım sadece o kadarla kalmaktı ama dizi ilgimi çekti ve baştan izlemeye başladım. Sonra oturdum bir başka forum uzunca bir mesaj döşedim. Çünkü dizi beni olumlu anlamda şaşırtmıştı. Son gelinen durumu değerlendirmeden önce 12. bölüm öncesi yazdığım bu mesajı paylaşacağım ilk:

    ---------------------------
    Bir haftadır Dila Hanım’a takmış durumdayım ve özetle diyorum ki 1) keşke sonu kötü biten bir hikaye olmasaydı (Aynı senarist ekip Kötü Yol’un sonunu değiştirdiğine göre bir umut bunu da değiştirir mi ki?) ve 2) keşke başroldeki hatun da adam kadar rol yapabilseydi.

    Kendi kendimi şaşırttım ama senaryoyu tüm saçmalıklarına rağmen beğenmekle kalmayıp bir de dizideki odunluklarına rağmen odunhanı da beğendim.

    Ne alaka? Neden? Bir sıralayayım:

    1- Öncelikle dizide ilk bölümden sonra esas kız ve esas adamın bol bol sahneleri var, hem de hemen hepsinde başbaşalar. Gizli gizli gözetleyen yok, konuşmalarını dinleyen yok, sahneleri bütün bütün kesilmeden veriliyor (tüm bunlar dizi izleme ruhumda Ecomel’in yarattığı derin tahribata iyi geliyor doğrusu). 11 bölüm yayınlanmış galiba. Daha tamamını izlemedim ama gördüğüm kadarıyla üç kez kucakta taşıma, elele koşturmaca, aynı ata binme, banyoda dikizleme, bir tut çek öp, bir kaç sarılma ve saç okşama, aynı odada kalma, sarılıp uyuma vs var.

    2- Erkan Petekkaya tek kelimeyle döktürüyor. EP'nin döktürdüğü, anasına aşkını söylediği ve çıldırdığı sahnelere bayıldım, defalarca izledim. Mesela Melike Hacer'i öldürtükten sonraki sahneleri, mesela Melike Dila'yı astıktan sonraki sahneleri. Mesela Dila gittikten sonra nedir bu halin diyen anasına aşkını itiraf ettiği sahne. Onu Köpek’teki sıradışı rolüyle tanıyıp çok beğenmiştim. Ama ne çakma gelinciğe ne de o dizideki odun rolüne ısınamadığımdan Beyaz Gelincik’i düzenli izlemedim. Sessiz Fırtına ve Son Bahar’ın ilk yarısını izledim ama ordaki karakterlerinin de BG’dekinin versiyonları olduğunu düşündüm ve böyle bir yeteneğin aynı rollerle harcanmasına üzüldüm. Dram dozu beni aştığından ÖBGZ izlemedim hiç. Zaten orda da EP’nin karakteri odunlukta zirve yaptı. Ayrıca bıyıkla bu adamı hoş da bulamıyorum. Ama Rıza Bey karakteri olmuş bu adama. Çok zayıflamış olmasına rağmen fiziksel olarak da çekici geliyor, binicilik kılıkları da takımlar da Yavuz halleri de pek yakışıyor. Hem ÖBGZ’deki halinden hem de önceki birbirine benzer iş adamı karakterlerinden farklı. Doğudaki ağaların batıdaki eş değeri bir bey Rıza. Ama annesinin aksine güç başını döndürmemiş, acımasız değil, adil, raconu gereği silah taşıyıp sonucunda adam öldürse de iyi bir adam. Ve çok aşık.

    3- Aşkının pat diye birdenbire başlamasındaki gariplik hariç çok aşık adamı çok güzel de yansıtıyor EP. Hele de Dila onu terkedinceki perişan hallerine bayıldım (saç sakalın birbirine karışması seksi bir hava verdiğinden de olabilir mi bu? ). Zaten dikkat ediyorum da Binbir Gece’den Dudaktan Kalbe’ye, Fatmagül’ün Suçu Ne’den Bir Çocuk Sevdim’e ayıla bayıla izlediğim dizilerin çoğunun ana teması bir kadına çok aşık ve onun için uğraşan adam. Rıza belki bir Onur Paşa değil ama Cemil gibi deli seviyor, gözü kara seviyor, kendini yok sayıyor. Cemil gibi çekinmeden, sakınmadan anasına bile seviyorum, aşığım diyor.

    4- Dizide beni irite eden, sahnesini atlayayım dedirten yan karakter yok gibi. Ben güya dizinin sadece Dila-Rıza sahnelerine bakacaktım. İlk bölümlerde de öyle yaptım (ki dizinin en sıkıcı bölümleriydi onlar. Tevekkeli değil ratinglerin sonradan yükselmesi). Ama sonra baktım tüm bölümü oturup baştan aşağı izliyorum. Yan hikayeler de ilgimi çekiyor.

    5- Dizinin kötüleri tamamen kötü değil, insani yönleri çok. Aşka Sürgün’ün Resul’üne göre iyi bile kalıyorlar. Azer Rıza’ya kinli, iş konusunda adam dövüp tehdit etmekten kaçınmıyor, ama gene de aşkına karşılık bulsun istiyor insan. Zaten Rıza’nın annesi Melike Azer’den daha kötücül. Ama onun bile insani bir yanı, yarı kırık bir aşk hikayesi var var.

    6- Aşk dedik de Azer Rıza’dan da deli seviyor. Hatta çılgın seviyor. Gerçek hayatta yaptıkları için bu iki adamı da polise ihbare ederdim herhalde.

    7- Oyuncular: Tanıdık oyuncular benzer ama benzemez rollerde. Yan kadro çok iyi. Azer’i Hanımın Çiftliği’nin Zaloğlu’su Necip Memilli müthiş canlandırıyor. Burda da biraz ezik karakteri ama çok farklı. Şu boynunu yana devirip kütürdeterkenki piskopat bakışlarına bitiyorum. Ordaki yancısı Kabak Hafız’ı burda da aynı fırıldak ve yancı Kayha Canip rolüyle yanında görmek eğlenceli. Kahyanın karısı Hayriye Zehirli Sarmaşık’taki kentli rolünden çok uzak (orda da aynı adamla karı kocalardı zaten). Azer’in karısı benzer bir rolde BBG’nin kötü gelini Füsun. Sevdiği kız ise Hatırla Sevgili’nin Işık’ı. Azer’in babası rolünde Engin Şenkan döktürüyor. Karşısında acımasız hanımağa Melike rolünde Bergü’nün annesi Hülya Darcan var. Melike’nin aşkı ve kahyası Haydar ise Doludizgin Yıllar’dan tanıdığımız Adil Baba. Melike'nin oğlu Erkan Petekkaya ile sahnelerinin gerilimi hep çok yüksek. Rıza’nın Haydar’la dertleşme sahneleri de çok güzel. Rıza’nın kardeşi Metin’i oynayan oyuncuyu nerden tanıyorum diye günlerdir düşünüyorum. Canım Ailem’de Feride’nin berbat nişanlısı Kenan’mış. Bıyık(sızlık) çok değiştirmiş. Konaklardan birinin hizmetçisi DK’nın Makbule’si. Diğerininkini de (Yasemin) bir yerden tanıyorum ama nerden olduğunu daha çıkaramadım.

    8- Kuma analarının yarış ve didişlerine rağmen Rıza ve Metin’in birbirlerine davranışları, sevgileri çok hoş. Metin öz abisi olsa bu kadar sever Rıza’yı. Zaten onun annesi Melike’ye de anne diye hitap ediyor. Evin kızı Fatma gayet modern, başına buyruk. Ağa dizilerinin pısırık ve ezik kızlarından hiç değil. Kılık kıyafetleri de kentli, spor salonlarında, yüzme havuzlarında vs geçen hayatı da. Yani karakterler sterotiplerin dışında.

    Tabi ki dizinin temelinde bir kaç saçmalık var. Bu teknoloji devrinde Dila’nın her yerde yanı yakıla aradığı adamın suratının neye benzediğini araştırmaması, Rıza’nın polise gidip gerçekleri açıklamak yerine annesinin saçma sapan planına uyması gibi ama malesef artık başı bütün mantıklı dizi bulmak imkansız.

    Sözün özü: Tüm bu saçmalıklara rağmen aynı adlı Yeşilçam filmi ve onu efsanleştiren Türkan Şoray-Kadir İnanır ikilisinden bağımsız düşünüldüğünde güzel bir eğlencelik olmuş.

    Size sample olarak bir kaç eğlenceli diyalog (Rıza’nın odunhanlığının zirve yaptığı 8. bölümden):

    ***
    Rıza Dila’ya kendisini sevdiğini itiraf ettirtmeye uğraşır. Dila inatla reddeder. Rıza onu söyletene kadar tutsak eder. Sonunda gene “sevdiğini söyle bırakayım” deyince Dila laf olduğu çok belli bir şekilde “seni seviyorum” der. Rıza yanına oturur, kolunu omzuna atar, öpmeye yeltenir. Dila “Napıyorsun?” diye sorunca da “Beni seviyosun. Öpüyorum, ne var bunda?” der.

    ***
    Rıza Dila’yı divana yatırmış kendi sandalyede uyumaktadır. Uyanır, Dila’nın üstünü örtmek ister, uyanan Dila onu kendisine bir şey yapmaya niyetlenmekle suçlayınca Rıza sinirlenir, sana iyilik yaramıyo diye kızı sandalyeye gönderip kendi divana yatar , burası rahatmış orası nasıl falan diye dalga geçer:

    Rıza - Gel yanıma yat istersen.
    Dila - Rüyanda bile göremezsin.
    Rıza (uyumaya hazırlanarak) - Bakalım görecek miyim?

    ***
    Eğlendim ya. Keşke başrolde elektrikli ve duyguyu daha iyi yansıtan bir hatun olsaydı. Bu Zülküf Yücel’in senaryosu iyi desem hiç değil. Adam HÇ, Tövbeler Tövbesi, İffet, Kötü Yol gibi saçmalıklara imza atmış.

    -------

    Ben bu mesajı yazarken daha önceki işlerinin hiç birini beğenmediğim, ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını düşündüğüm senarist ekipten endişeliydim. Dila Hanım gibi bir iş çıkarabildikleri için de şaşkındım. Bu kadar başarılıyken senarist neden değişti onu da anlamadım.

    10. bölümde diziye ilgi duyup 11 itibariyle yetişmişken 12. bölüm bende daha izlemeden soğuk duş etkisi yarattı. Bölümü izlemedim daha, atlata zıplaya baktım. Evet son sahne süperdi, Rıza'ya pek acıdım şimdi. Dağıldı adam. EP her zamanki gibi harikalar yarattı ama Hatice Şendil de sonunda güzel bir performans vermiş ama... Aması var işte. Tek güzel sahne iyi bir bölüme yetmiyor. 12 haftanın en iyi reytingi de öyle.

    Merakla buraya geldim bakayım yorumlar nasıl diye, çoşan reytinglerle birlikte forum da coşmuş, yeni senarist Ayfer Hanım yere göğe konmamış. Bense tam dizi istemediğim bir yöne sapacakkan keşfetmiş ve tam bulamadan kaybetmiş gibi hissediyorum kendimi. Keşke reytingler bu kadar artmasa da dizi de yolundan sapmasaydı.

    Bir kere hamilelik olayını hiç sevmedim. Rıza hadi Dila'ya karşı vicdan azabından kurtulabilir de İhsan'ın oğluna olandan nasıl kurtulur? Kazara olsa da babasız bıraktığı o çocuğun nasıl yüzüne bakar, oğlum diye bağrına basar? Bu dizinin sloganı her aşk zordu, onlar imkansızı seçti gibi bişeydi, vallahi imkansızın Allah'ı oldu. Aşkı öyle bir zora soktularki heyecanı nasıl canlı tutacaklar merak ediyorum. Zira ikisi yanyana gelmezse benim ilgim fıs diye söner. Artık aylaca uzar da uzar, burdan bi aşk çıkmaz diye korkuyorum. 12. bölüm geleceklerin göstergesiyle doğru düzgün Rıza-Dila sahnesi bile yoktu.

    İkincisi ilk mesajımda demiştim dizide sevdiğim şeyleri yazarken karakterler sterotiplere uymuyor diye. Yeni senarist gelip hemen bu açığı (!) kapatmış. Hikayesini merakla izlediğim Azer'i ayağının tozuyla daha ilk bölümde tecavüzcü yapmış. Reytingler boşuna azmamış yani. Benim için artık Azer bitti demek bu. Tamam oldum olası elinin dilinin ayarı yoktu ama bu kadarı fazla. Üstelik Azer-Fatma sahnelerinin de tadı kaçmış gibi.

    İkinci büyük değişiklik Metin'i kötü karakter yapmaları, oysa ben onun abisini sevgisini sevmiştim. Metin'in hikayesi ilgimi çekiyordu çünkü sıradışıydı. Ama sıradanlaştı. Eninde sonunda Hülya'nın foyasının ortaya çıkacağı belliydi ama Metin ne yapacaktı? Onu affedebilecek miydi? Yoksa yeni bir aşka mı yelken açacaktı?

    Şimdi Rıza-Dila biraraya bile gelemezken, yan karakterler iyice kötü ve gıcık olmuşken dizide beğendiğim tüm unsurlar ortadan kalkmış demektir. Artık nesini izleyeyim ki ben bu dizinin?

    Çoğunluk benim gibi düşünmüyor, bir tek Mıstık benimle aynı fikirde gibi. Umarım yanılan ben olurum.


  3. #3
    Oyuncu selcuk0857 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.06.2012
    Yer
    EA&KB
    Mesajlar
    1.866
    Konular
    1
    Ettiği Teşekkür
    2
    9 mesaja 16 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949678

    Standart

    aslında metin de selamoğullarının azeri bir bakıma.o da azer gibi hazırcı,çalışmayı sevmeyen,sorumsuz.tek farkları azer ne kadar sevimli,ve sempatikse metin o kadar itici.

  4. #4
    Asistan duruada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.02.2009
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    723
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949682

    Standart

    moonbeam
    hoşgeldin öncelikle
    dilerim dizi bundan sonra hep ilgini çeker
    tespitlerin muazzam
    uzun yorumunu sıkılmadan okudum.
    hani forumun klasikleşmiş bir cümlesi var ya yorumunun altına imzamı atıyorum diye.ben o kadar iddialı değilim.kısmen sana hak veriyorum diyeyim.
    öncelikle şunu söyleyeyim:
    evet müthiş bir imkansızlık olmuş.Hem de çok imkansız.evet izleyivi kavuşmayı bekliyor.ama bu hamilelik başta dila ve rızayı sarstı.dolayısıyla o sarsıntının etkisi izleyiciye geçti.dila rıza aşkına bambaşka bir boyut kattı bu bebek...bebek olmasaydı dila daha ne kadar rızayı affetmeyebilirdi?bir noktadan sonra dilanın yaptıkları naz olarak nitelendirilecekti ve 11.bölümde rızanın bıyık altından gülüp dilayla dalga geçer gibi sensiz yapamıyorum ayağının bastığı yerde olayım gibi maço davranışları devam edecek ya da bir kült haline gelmiş bir konu olan 2.kadın açelya gündemde kalmaya devam edecekti.bu yönleriyle gerek rızanın tavırları gerek kıskançlık konusunun bu şekilde gündeme getirilip dilanın yola getirilmesi çalışmaları nedeniyle zülküf beyin son kalem çalışması olan 11.bölümü ben hiç beğenmediğimi söylemiştim.
    bu bölüme gelince.....ben zannedilenin aksine dila rıza aşkı uygulama boyutuna dökülemeyecek gibi olumsuz bir öngörüde değilim.sadece 12.bölüm sonuna bakarak rızanın o yıkılmış hali ve dilanın ah nerden hamile kaldım da bu adamı yıktım der gibi bakışlarından yola çıkıp izleyiciyi şaşırtacak sahneler bekliyorum.artık rıza dilanın peşinde koşmayacak.bitti.artık dila nın mücadelesi başlayacak.kendi içinde çok iç hesaplaşmalara yaşayacak.ölmüş kocasıyla vicdanının içinde büyük savaşlar verecek ama rızasız da olamayacağını anlayacak ve bir atılım bekliyorum diladan.rıza da aaaa dila gelmiş kollarımı açayım demeyecek.kolay mı bebeği babasız bırakan kendisi.dilanın uzanmış elini boşlukta bırakacak.tam da iplerin gerildiği dilanın bütün çabalarının artık işe yaramadığı bir noktada ya rıza tamam sırtımdaki bu yüke rağmen sana geliyorum diyecek ki bu dila rıza ilişkisind çok zorlu başka bir yolu başlatacak ya da senarist bu bebek yükünden rızayı kurtaracak.....

    metin konusuna gelince orda şu konuda metine hak veriyorum.hülya konusu tüm alinin gözleri önünde ortaya dökülmemeliydi.rıza metinle önce yalnız konuşmalıydı.metin çok zor durumda kaldı.gafil avlandı ne yapacağını bilemedi.abisinin teşekkür bekleyen bakışlarına karşılık veremedi bu yüzden...

  5. #5
    Asistan zeyno1234 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    01.06.2012
    Mesajlar
    731
    Konular
    1
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949678

    Standart

    moonbeam arkadaşım öncelikle hoşgeldin

    o uzuuun yorumunu görünce merak ettim ve okumak istedim. Önemli noktalara dikkat çekmişsin ben de yanıtlamak istiyorum seni

    Öncelikle Dila-Rıza'yı ele alırsak, ilk bölümlerde "başbaşa kalma" sahnelerinden bolca var, üstelik Rıza'nın ve Dila'nın aşkını çabucak başlaması da malum... Biz de (eğer ilk başlıklarımıza bakarsan) senaryonun hızlı ilerlediğinden şikayetçiydik.

    Ama bu konuda senaristlere hak vermeliyiz. Çünkü bu dizinin asıl hikayesi "Dila'nın Dila hanım olduktan sonra Rıza'yla yaşanan imkansız aşkı."
    İlk sahneleri Rıza&Dila değil de Yavuz&Dila olarak görmüş senaristlerimiz. E haliyle asıl konuya başlayabilmek için "tanışma faslını" hızlı geçtiler. Bu benim düşüncem şahsen.

    ----

    Dizinin kötüleri tamamen kötü değil, insani yönleri çok.


    Bu cümlene parmağımı basarım işte.

    Örneğin Azer'i ele alalım. Bazen bir bakıyorsun adam psikopatın manyağın teki ama bazen vicdanı ve öyle bir ağır basıyor ki herkes ona bağlanabiliyor.

    Bir tarafı melek bir tarafı şeytan

    ----

    Tabi ki dizinin temelinde bir kaç saçmalık var. Bu teknoloji devrinde Dila’nın her yerde yanı yakıla aradığı adamın suratının neye benzediğini araştırmaması, Rıza’nın polise gidip gerçekleri açıklamak yerine annesinin saçma sapan planına uyması gibi ama malesef artık başı bütün mantıklı dizi bulmak imkansız.

    Sözün özü: Tüm bu saçmalıklara rağmen aynı adlı Yeşilçam filmi ve onu efsanleştiren Türkan Şoray-Kadir İnanır ikilisinden bağımsız düşünüldüğünde güzel bir eğlencelik olmuş.
    dizinin temelindeki saçmalık olayına da katılıyorum. Bu yönden dizi çok eleştirildi zaten. Ama dizinin bütünlüğünü bozmadı hiçbir zaman.

    Zaten Dila Hanım dizisini Türkan Şoray-Kadir İnanır ikilisinden bağımsız düşünülmeli. Çünkü bu dizi filmden değil KİTAPTAN uyarlama bir dizidir.

    Şimdi Rıza-Dila biraraya bile gelemezken, yan karakterler iyice kötü ve gıcık olmuşken dizide beğendiğim tüm unsurlar ortadan kalkmış demektir. Artık nesini izleyeyim ki ben bu dizinin?


    Ama diziye başlarken bunu biraz bilmen gerekirdi arkadaşım.. Dila&Rıza nın aşkını bir süre sonra imkansızlaşacağını...
    yan karakterlerin kötü ve gıcıklaşması da bu aşkı yine imkansızlaştıracak bir etken. Ama bu yan karakterlerin hepsinin içinde "iyi" biri yok mu?

    Umarım seni bir daha aramızda görürüz

    İyi yorumlar

  6. #6
    Yönetmen moonbeam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    28.09.2005
    Yer
    Down Under
    Mesajlar
    3.102
    Konular
    2
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949685

    Standart

    Sevgili Duruada ve Zeyno, hoşbuldum.

    Alıntı duruada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet müthiş bir imkansızlık olmuş.Hem de çok imkansız.evet izleyivi kavuşmayı bekliyor.ama bu hamilelik başta dila ve rızayı sarstı.dolayısıyla o sarsıntının etkisi izleyiciye geçti.dila rıza aşkına bambaşka bir boyut kattı bu bebek...bebek olmasaydı dila daha ne kadar rızayı affetmeyebilirdi?
    Sevgili Duruada, izleyici her daim kavuşmayı bekler ama benim derdim o değil. Yakın bir zamanda kavuşma falan olmayacağını biliyoruz. Benim kriterim kavuşmanın kendisinden çok ona giden süreçte yaşananların izleyiciye zevk verip vermemesi. Gidişattan hissettiğim bana fazla zevk vermeyeceği yönünde, bu nedenle kaygılıyım. Başkalarına verebilir.

    Bebek olmasa girilen kısır döngü konusunda haklısın. Dila'nın affetmemeleri yetmişti, bir bölüm daha olsa sıkardı. Bu döngüyü kırmak için bir şeyler gerekliydi ve bebek bunu başardı. Bu bakımdan yaratıcı bir gelişme gibi görünüyor. Ama olaya anlık çözümlerle değil uzun vadeli bakarsak bizi daha sıkıcı bir imkansızlık kısır döngüsüne hapsetmesinden korkuyorum. Yeni senarist bunun aksini başarırsa şapkamı çıkarır, tebrik ederim ama şu anda beni gelecek bölüm için heyecanlandıran değil kaygılandıran bir gelişme bu bebek. Bu hissi bir izleyiciye vermek iyi değil çünkü böyle hisseden
    izleyici bu kadar rekabet varken her an diziyi izlemeyi bırakabilir.

    Alıntı duruada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bir noktadan sonra dilanın yaptıkları naz olarak nitelendirilecekti ve 11.bölümde rızanın bıyık altından gülüp dilayla dalga geçer gibi sensiz yapamıyorum ayağının bastığı yerde olayım gibi maço davranışları devam edecek ya da bir kült haline gelmiş bir konu olan 2.kadın açelya gündemde kalmaya devam edecekti.bu yönleriyle gerek rızanın tavırları gerek kıskançlık konusunun bu şekilde gündeme getirilip dilanın yola getirilmesi çalışmaları nedeniyle zülküf beyin son kalem çalışması olan 11.bölümü ben hiç beğenmediğimi söylemiştim.
    11. bölümü ben de beğenmedim. Hatta bu dizi böyle nereye gider diye düşündüm. Ama görüldüğü gibi buna alternatif getirilen şey de illaki herkesi memnun edecek daha iyi bir çözüm değil.

    Alıntı duruada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bu bölüme gelince.....ben zannedilenin aksine dila rıza aşkı uygulama boyutuna dökülemeyecek gibi olumsuz bir öngörüde değilim.sadece 12.bölüm sonuna bakarak rızanın o yıkılmış hali ve dilanın ah nerden hamile kaldım da bu adamı yıktım der gibi bakışlarından yola çıkıp izleyiciyi şaşırtacak sahneler bekliyorum.artık rıza dilanın peşinde koşmayacak.bitti.artık dila nın mücadelesi başlayacak.kendi içinde çok iç hesaplaşmalara yaşayacak.ölmüş kocasıyla vicdanının içinde büyük savaşlar verecek ama rızasız da olamayacağını anlayacak ve bir atılım bekliyorum diladan.rıza da aaaa dila gelmiş kollarımı açayım demeyecek.kolay mı bebeği babasız bırakan kendisi.dilanın uzanmış elini boşlukta bırakacak.tam da iplerin gerildiği dilanın bütün çabalarının artık işe yaramadığı bir noktada ya rıza tamam sırtımdaki bu yüke rağmen sana geliyorum diyecek ki bu dila rıza ilişkisind çok zorlu başka bir yolu başlatacak ya da senarist bu bebek yükünden rızayı kurtaracak.....
    Umarım sen haklı çıkarsın. Ama ben son bölümde gördüğüm Dila'dan Rıza'ya el uzatmasını değil iyice kabuğuna çekilmesini bekliyorum. Rıza desen hamle yapacak durumda olmayacak zaten. 13. bölüme onun dağılışı damga vuracak.

    Alıntı duruada Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    metin konusuna gelince orda şu konuda metine hak veriyorum.hülya konusu tüm alinin gözleri önünde ortaya dökülmemeliydi.rıza metinle önce yalnız konuşmalıydı.metin çok zor durumda kaldı.gafil avlandı ne yapacağını bilemedi.abisinin teşekkür bekleyen bakışlarına karşılık veremedi bu yüzden...
    Ben Metin haklı ya da haksız demiyorum. Sadece diyorum ki Metin abisini seven bir kardeş iken sadece Dila-Rıza hikayesini destekleyen ya da köstekleyen bir araç değildi benim için. Kendi hikayesine de ilgi duyduğum sıradışı bir yan karakterdi. Tembeldi, hazırcıydı vs ama kötü değildi. Ayrı anneden de olsa abisini, kardeşini seven benim için ilginç bir adamdı. Tipik bir kötüye dönüştüğü an benim için ilginçliği bitti. Artık sahnelerini izlemek değil atlamak isteyeceğim bir tip.

    Alıntı zeyno1234 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ama diziye başlarken bunu biraz bilmen gerekirdi arkadaşım.. Dila&Rıza nın aşkını bir süre sonra imkansızlaşacağını...
    Elbette öyle. Sorun bu imkansızlığı izlemenin insana zevk mi endişe mi verdiği. Ben sizin gini 12 hafta boyunca bekleyerek izlemedim diziyi. İlk bölümden itibaren ratinglere bakarsak şu an izleyen izleyicinin yarısı da benim gibi sonradan katılmış. Görüşlerimi sizler gibi bağlanarak takip eden bir izleyici olarak değil, tesadüfen rastlayıp izleyen "dışardan" bir izleyici olarak yazdım. Ekip takip ediyorsa da bir nevi uyarı yani. Piyasada o kadar çok dizi var ki, bu artan reytingler ilgi çekici unsur ortadan kalkarsa anında azalabilir de. Bu foruma 2005 yılında üye olmuşum. 7-8 senedir dizileri forumlarla takip ediyorum. Yani dizi konusunda doygunluk noktasını çoktan geçmiş, fazla sabrı kalmamış bir izleyiciyim. Benim dikkatimi tutabilmek için sıradışılık, yaratıcılık gerek. O kadar çok dizide hayal kırıklığına uğradım ki oyalama taktiklerine artık karnım çok tok. Dizileri inceldiği yerden kopsun diyerek izliyorum ve sinirimi bozduğu anda bırakıveriyorum. Türk dizileri beni ayran gönüllü etti.

    Alıntı zeyno1234 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yan karakterlerin kötü ve gıcıklaşması da bu aşkı yine imkansızlaştıracak bir etken. Ama bu yan karakterlerin hepsinin içinde "iyi" biri yok mu?


    Yan karakterler konusundaki şikayetimi yukarda Duruada'ya Metin konusunda yazdıklarımla açmaya çalıştım. Yan karakterler dediğimiz Metin sıradan bir kötüye dönüşüp artık ilgimi çekmezse (örneğin Melike gibi), Sultan'la ilişkisi zaten umrumda olmayan, karakterine Fatma ile ilişkisinin renk kattığını düşündüğüm Azer tecaüz olayıyla artık Fatma'nın yanında da görmek istemediğim bir adama dönüşürse ben onların sahnelerinde sıkılır ve atlamak isterim, o zaman da nazarımda dizinin üçte ikisi zaten direk çöpe gider. Oysa ben diziyi bu karakterlerdeki sıradışılık için sevmiştim. Şimdi artık içlerindeki iyiyi göremezsem ve kötü öne çıkarsa benim için baştan beri dizide bulduğum yenilik, farklılık bitmiş demektir... Basmakalıp karakterlerle dolu yeterince sıradan dizi izledim ben.


  7. #7
    Asistan duruada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.02.2009
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    723
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949682

    Standart

    Alıntı moonbeam Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Sevgili Duruada, izleyici her daim kavuşmayı bekler ama benim derdim o değil. Yakın bir zamanda kavuşma falan olmayacağını biliyoruz. Benim kriterim kavuşmanın kendisinden çok ona giden süreçte yaşananların izleyiciye zevk verip vermemesi. Gidişattan hissettiğim bana fazla zevk vermeyeceği yönünde, bu nedenle kaygılıyım. Başkalarına verebilir.


    aynen ben de onu demek istiyorum zaten.kavuşmaya kadar olan süreç nasıl geçecek?evet haklısın.ayrılık sürecinde izleyici ekrana ne kadar bağlanabilir?benim burdaki kritetim:bu süreç beni mantıklı olduğu yönünde ne kadar ikna edebilir ve de barışma için alt yapılar oluşturulmuş ve hala vuslat gerçekleşememişse diziyi nasıl takip edebilirim?ama senarist de bunların farkındadır diye düşünüyorum.ben ters köşe olacağımızı düşünüyorum.tüm bu imlkansızlıkların içinde karanlıktan dilanın eli rızaya uzanacak diye tahminde bulunuyorum.mesele izleyiciyi etkilemek değil mi?herkes biliyor bu imkansızlıklar içinde ilişki olamayacağını.ama bu imkansızlıklara rağmen bir ilişkiyi yürütebilmek değil midir aslolan?sanki senarist bunu yapmaya çalışıyor gibi geldi bana.ama tabi diladan beklediğim bu atılım öncesinde hem dila hem rızanın iliklerine kadar birbirleri olmadan yapamayacaklarını hissetmelerini isterim.

    gereksiz diye nitelendirilebilecek yan karakterler hülya -tolga diziden çıkarılmış görünüyor.metin sanki patlamaya hazır bomba gibi.içinde kötü bir adam birikmiş her an dışarı çıkabilir.rızanın tavırları çok önemli.azere attığı tokat gibi metine de tokat atar ya da gururunu rencide ederse sıkı bir düşman kazanır gibi görünüyor.dilanın istanbulda olduğu dönemde abisini işe göndermeye çalışan metinle şimdiki metine bakıyorum da....karakter oturmamıştı zülküf bey döneminde.bazen evin şımarık çapkın oğluydu bazen azerin başına silahı dayayan katil adayı.bunların karışımıydı metin.ama karakter bulanıktı.bu zannederim oyuncuyu da zorlayan bir durumdur.ama ayfer hanım onu kötü adam yapacak gibi görünüyor

    Alıntı selcuk0857 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    metin karekteri şu an grimsi bir karekter.yani herşeye rağmen abisini yine de seviyor.bunu rıza çinden döndükten sonra metine sarıldığında metinin bakışlarından anlayabiliriz.metinin kötü karekter olacağı zaman şirket hisselerinin yarısının onun olmadığını öğreneceği zaman olacak bence.gerçi neden böyle bir haksızlık yapıldı bilemiyoruz.belki rıza ve metinin babası da seyit bey gibi düşündü.sorumluluk sahibi olana geniş yetki verdi ama metin bunu idrak edecek durumda olmayacak ne yazıkki.belki dilayı kullanacak belki de şirketle ilgili bir yolsuzluk falan yapıp rızayı hapise gönderecek.böylece rıza da işlediği suç için olmasa bile işlemediği bir suç için bir müddet hapiste olabilir.bir de o zaman görürüz dila-rıza imkansız aşkını.belki o zamana kadar bebekte düşmüş olur.dila iki taraftan da yalnız kalır ve böylece belki daha çabuk ayakları yere basar.
    evet haklısın.metin kızgın kırgın sinsi karşımı bir bakışla bakıyordu abisine.ama abisi o kadar içten sarıldı ki metin de duyarsız kalamadı.şirket hisseleri meselesine gelince gurbet anne zaten oğlunu doldurup duruyor.diğer taraftan metin,abisini sanki mutluluğuna engel olmuş biri gibi görüyor.bu acısını abisinin işlerine konmakla çıkarmaya çalışıyor.rızanın da bu konuda metine engel olmayacağı belli.ama sınırlarına dokunana kadar.
    diğer taraftan metin de abisinin dilayla mutlu olması için bir şey yapmayacaktır.dilanın kapıdaki hukuk bürosu yazısına baktı durdu.dila oraya gittiğinde belki metinin rahatsız edici bir tavrı ile karşılaşacaktır.dilaya atılan tokat rızanın kulağına gitmedi ama metin dilaya çirkin bir davranışta bulunursa rızanın damarına basmış olacak.orda iki kardeş arasında ipler gerilecektir.yani belki de rıza metine işlere burnunu amansız şekilde soktuğu için değil de dilayla kapıştığı için sert tepki göstercektir.
    belki de dediğin gibi metin bir yolsuzluk yaparsa dila bunu ortaya çıkarıp rızaya yardımcı olabilir.ama metin kötü bir karakter olacaksa bir anda olmamalı.bu süreç yavaş işlemeli ki izleyici yadırgamasın

  8. #8
    Oyuncu selcuk0857 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.06.2012
    Yer
    EA&KB
    Mesajlar
    1.866
    Konular
    1
    Ettiği Teşekkür
    2
    9 mesaja 16 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949678

    Standart

    metin karekteri şu an grimsi bir karekter.yani herşeye rağmen abisini yine de seviyor.bunu rıza çinden döndükten sonra metine sarıldığında metinin bakışlarından anlayabiliriz.metinin kötü karekter olacağı zaman şirket hisselerinin yarısının onun olmadığını öğreneceği zaman olacak bence.gerçi neden böyle bir haksızlık yapıldı bilemiyoruz.belki rıza ve metinin babası da seyit bey gibi düşündü.sorumluluk sahibi olana geniş yetki verdi ama metin bunu idrak edecek durumda olmayacak ne yazıkki.belki dilayı kullanacak belki de şirketle ilgili bir yolsuzluk falan yapıp rızayı hapise gönderecek.böylece rıza da işlediği suç için olmasa bile işlemediği bir suç için bir müddet hapiste olabilir.bir de o zaman görürüz dila-rıza imkansız aşkını.belki o zamana kadar bebekte düşmüş olur.dila iki taraftan da yalnız kalır ve böylece belki daha çabuk ayakları yere basar.

  9. #9
    Yönetmen deniz devrim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.09.2011
    Yer
    ten years of pepperony
    Mesajlar
    6.355
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    0
    0 mesaja 0 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949679

    Standart

    kısa kısa bölüm yorumları yapacağım
    - reytingler çok iyi dila hanımda senaryo iyiyse reyting iyi ayfer hanım böyle devam
    -azerden bu bölümdede sevmedim fatma oyunu oynasın ona oh olsun
    -ben azerin sevmesini fatmanın yanında olan halini seviyordum ama böyle şeyler olunca uzaklaştıkça uzaklaşıyorum ondan
    -sultanın hamileliğine vurgu yapıldı umarım olmaz
    -tabii dilanın hamileliği rıza yıkıldı artık dilanın peşinden koşan rızayı izleyemiyeceğiz tabii umarım açelya denen kadında uzak durur rızadan
    -dilaya bu bebek umut olacak belki bebek hakkındaki fikrimin olumlu olması biraz ondan dila her yandan vuruldu ihsan öldü yeniden aşık olduğu adamın kocasını vurduğunu öğrendi elinde bir annesi kalmıştı artık bebeğide olacak
    ama rızaylada artık imkansız değil imkansız ötesi olacaklar aynı zamanda ne diyecekler çoçuk yetiştirirken oğlum/kızım rıza senin gerçek baban değil ama babanı vuran adam mı nasıl anlatırlar çocuğa bunu
    ayrıca zaten seyit bey ve azer dila tekken izin vermezlerdi birde ihsanın çocuğuyla mümkün değil
    ama malesef ben çocukla ilgili bir problem olacağını düşünüyorum ya düşecektir yada başka bir şey ama rıza dila için dediğim gibi bebek var olursa olmaz
    ama bebeğede ben çok acırım ya acaba dilaya yaşatacağı acı bu mu senaristin

    -dilanın hamileliğine bende karşı çıktım ama mantıksızlık oluyor hem bu saatten sonra diye ama eğer araya zaman arası girmeseydi zaten çok erken oldu diye karşı çıkıldı dila ve rıza bu defa daha erken olacaktı ne yapalım dila bebeğini üç ay üç haftalıkken fark etmiş olsun
    tepki geleceğine

    herkese iyi yorumlar

  10. #10
    Oyuncu selcuk0857 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    05.06.2012
    Yer
    EA&KB
    Mesajlar
    1.866
    Konular
    1
    Ettiği Teşekkür
    2
    9 mesaja 16 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj
    Tecrübe Puanı
    42949678

    Standart

    aslında rıza metin yüzünden hapse girse ve dilanın o ikilemini izlesek hiç fena olmaz.bir yanda işlediği suç yüzünden ceza almamış rıza diğer yanda işlemediği bir suç yüzünden hapse giren rıza.dila avukat olarak rızayı kurtarmak isteyecek ama bir yandan da hapiste olmasını isteyen ihsanın karısı dila var.yani ihsanın karısı dila ile rızayı seven dilanın iç savaşını izlemek güzel olabilir.tabi sonunda aşk galip gelecek.

Sayfa 1/86 123451151 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •