Sayfa 123/167 İlkİlk ... 2373113119120121122123124125126127133 ... SonSon
833 sonuçtan 611 ile 615 arası

Konu: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (22)

  1. #611
    Durum:
    Çevrimiçi
    bhr94 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    26.01.2017
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    229
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    18
    42 mesaja 88 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bölümün ilk bir saati Hilal'in vurulmasının çözümlenmeye çalışmasıyla geçti. Bir saat boyunca Adonis ve Flipos izledik. Zaten Hilal'in vurulma olayı son derece saçma ve gereksizken bir de sorumlunun yakalanmasını uzun uzadıya izletmeleri o kadar sıktı ki. Bölümün ilk yarısında tempo yoktu, ne izlediğimi idrak etmekte zorlanarak bitsin mantığıyla ekrana baktım. Hayır neden bu kadar uzatılıyor, bölüm dolsun diye mi? Bölümü doldurmak adına karakterlerin psikolojilerini daha iyi açıklasanız izlemesi daha keyifli olur. Böyle sahnelere lüzum yok.


    Hilal'in tripleri kimeydi baştaki? Sanki birisi bu olayın sorumlusuymuş gibi davranması? Bu kızın psikolojisi elbetteki tepetaklak olacak, ama oyuncağı elinden alınmış çocuklar gibi başkalarına kızarak, küserek değil. Çok daha güzel yansıtılabilirdi. Sonra ailenin, özellikle de Azize'nin Leon'a onay vermesini izledik. Bu olaylar olurken tarihler 1921'i gösteriyor. İşgal altındaki İzmir'de aile Leon'a onay veriyor. Denilmiş ya, Azize kurtulsun diye Hilal'in vurulması yazıldı; hayır. Sevenleri çok istedi, Hilal vurulsun da Azize'nin olayı da oraya bağlarız, hem Leon'u da kabul ettiririz denilmiş. İşgal atındaki şehirde o piknik sahnesi neydi, akıllara zarar. Herkes savaştayken Leon ne yapıyordu orada?


    İlk Yıldız ve Yakup sahnesi hayal kırıklığına uğratsa da sonra güzel toparlandı. Yakup'a herhangi bir inandırıcı açıklama yapmadan gitmek kolay geldi, o yüzden de Yıldız'ı kırdı gitti. Ama sonraki sahnede gördük ki Yıldız'ın fotoğrafını cebinde taşıyormuş. Diğer asker ile olan konuşması da katılınca Yakup'u savaş şartlarında hayata bağlayan neden Yıldız oldu. Yıldız'ın bu bölümdeki içini dökme sahnesini uzun süredir bekliyordum. Yıldız bu dizide başkaları tarafından en anlaşılmaya çalışılmayan karakter oldu. Kimse iyi mi değil mi diye sorgulamadı. Sezonun başından beri hiçbir hatası olmayan bir Yıldız izlesek de diğer karakterler tarafından bu anlaşılmadı. Yakup'un düşünceleri değişmişti yalnızca, o da önyargılarının esiri oldu yine. Yıldız söylediklerinde son derece haklıydı. Kimse dinlemedi Yıldız'ı. Annesi bile gelip de nasıl hissediyor diye sormadı, kendisinin de ifade ettiği gibi.


    Hala Yıldız yaptıklarının cezasını çekmedi diyen insanlar var. Tabi ki Hilal ve Leon severler bu ifadeyi kullanıp duruyor. Azize kadar acı çekip Yıldız kadar yaptıklarının cezasını çeken bir karakter yok. Yıldız ne yapmış da yaptıklarının cezasını çekmeyecek mi deniyor? Başlarda kendisine ilgi gösteren adam sonra kardeşine sevdalanmışsa bunun sorumlusu neden Yıldız oluyor? Burada bir suçlu varsa o da Leon. Çok daha fazla irdelerseniz, Hilal. Leon bir de ben öyle bir harekette bulunmadım demişti, değil mi? Dönemin şartlarında Leon'un yaptıkları yanlış anlaşılmaya müsait değildiyse ben de başka bir şey demiyorum. Yakup benim için dizinin en sempatik, en izlemesi keyif veren karakteri. Yıldız ile çok iyi bir çift oldular, oyuncuların kimyası da gerçekten birbirine çok uydu. Leon olayı oldukça anlamsızdı. Ama gerçeklere de gözünüzü kapatmak anlamsız. Başka ne yaptı Yıldız, iki kere zorla evlendirildi. Kardeşi serbestçe dolaşırken Yıldız evlendirildi. Annesi tarafından dövüldü, halk tarafından lince uğradı. Ama Yıldız yaptıklarının cezasını çekmedi öyle mi? Yıldız geçen sezon hataları olan bir karakterdi elbette, özellikle Hilal ve Leon'un hikayesi uğruna kızı ordan oraya savrulur bir hale getirdiler. Ama bu sezon Yıldız karakteri oturdu. Sürpriz bir birleşme ile de ortaya gerçekten ilgi çeken bir çift çıkarıldı. Benim bu sezonu izlediğimde gördüğüm; sevdiği insana bağlılığını korumaya çalışan, aile bireylerinin yanında olmaya çabalayan, zorla evlendirilse dahi buna sebep olanlara ufacık da olsa bir kin beslemeyen Yıldız oldu. Geçen sezonu da göz önüne aldığımızda diyorum ki evet Yıldız ilk kez aşık oldu. Ve bu kişinin Yakup olmasından son derece memnunum. Birbirine ne denli zıt olsalar da bu iki karakterin birbirine derin hisler beslemesi ve birbirlerinin bazı özelliklerini değiştiriyor oluşunu izlemek son derece keyifli benim için.


    Savaş sahneleri bitip de Yakup cepheden döndüğünde Yıldız ile ilk karşılaşmaları nasıl olacak merakla bekliyorum. Çift için güzel sahneler göreceğimizi düşünüyorum. Aleksi meselesi Yıldız için kapanmış olsa da Aleksi bu durumun peşini bırakmayacaktır. Buradan olaylar biraz karışacak olsa da iyi sahnelere olan beklentim tam.


    Normalde yaptığım bu yorum benim için kırıp döken bir tarzda belki. Şimdiye kadar hep kendi ilgilendiğin hikayeyi yorumla ötekileri boşver mantığındaydım, onları da seven var diye. Ama baktım ki tek senin bu düşüncede olman bir şeyi değiştirmiyormuş. Yavaş yavaş beğenmediğim karakterleri de eklemeye başladığım yorumlarım bu raddeye geldiyse nedeni, merak ettiğim ve izlemekten keyif aldığım karakterlerin ve hikayelerin bitirilmesi tarafında olan kişilerin bunu çekinmeden dile getirmeleri oldu. Madem başkaları düşünmüyor bundan böyle ben de düşünmem dedim. Haydi iyi yorumlar herkese.

  2. #612
    Durum:
    Çevrimiçi
    GoodMood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    25.12.2012
    Mesajlar
    822
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    59
    9 mesaja 20 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Herkese tekrar merhaba, iki haftadır sınav yoğunluğundan yorum yazamıyordum, hoş işim olmasa da gelip yorum yazacak çok bir şey olmuyor bölümlerde ama hazır boşken bir şeyler yazmak istedim yine de.

    Öncelikle iki haftadır biz ne izliyoruz diye sormak istiyorum. Haftalardır bölümlerin bir yarısını Hilal'in vurulmasını, uyanmasını beklemek ve Hilal'i vuranı bulmakla geçiştirdiler. Diğer yarıları da her hafta başka bir konuk oyuncu getirip onları yakalamak ve öldürmekle doldurdular, mis... Bölümlerde Hilal'in sahneleri 10 dakikayı geçmiyor diyenler var, haklılar da fakat bu 2 haftadır dizide Hilal dışında bir mesele olmadığı, diğer bütün karakterlerin Hilal'i konuşup Hilal için bir şeyler yaptığı gerçeğini değiştirmiyor. Fiziki olarak olmasa da her sahnede Hilal var, direkt Hilal'i izlemiyoruz belki ama Hilal'den başka bir şey de izlemiyoruz. Kaldı ki sıkıntım Hilal'i izlemek de değil zaten mantıklı şeyler yazsalar izleyelim bugüne kadar bir kere bile gelip niye Hilal'i izliyoruz demedim ama bu mesele o kadar boş yazıldı ki tepki vermemek elde değil. Neye hizmet etti ki bu hikaye?.. Hilal'in depresyonunu mu gördük mesela? Azize bu yüzden yakalanıp hapse mi girdi? Cevdet'in durumu ortaya mı çıktı? Ne oldu yani, üç bölüm bunu işlediler Hilal felçli kaldı ama bir zaman atlamasıyla bu durumu da Hilal'e kabul ettirdiler. Haftalardır Azize kaçak hayatı yaşıyor ama bu hafta Filipos geldi affettim dedi gitti, mesela kapandı. Aile Leon'u kabullensin diye böyle bir şey yazdılar diyeceğim zira bir tek bu oldu ama evlendiklerini öğrendiklerinde çok büyük bir tepki mi vermişlerdi de bölümleri ailenin Hilal&Leon ilişkisini kabullenmesine adadılar diye düşünmeden edemiyorum, anlayamıyorum...

    Dizinin bitmesine birkaç hafta kalmış, işlenmesi gereken bir sürü şey var ama kim uğraşacak canım onlarla? Aldonis Hilal'i vursun, her hafta yeni bir karakter yaratıp biraz da onlarla oyalanalım bölümleri böyle geçirelim olsun bitsin demişler sanırım... Haftalardır izlediğimiz bölümlere başka bir açıklama bulamıyorum çünkü ben.

    Sezon başından beri önemli şeyleri geçiştirip o kadar boş meseleleri uzatıyorlar ki neye uğradığımı şaşırıyorum... Dağıstanlı ile Seher’e 10 bölüm harcadık, öldüler bitti dedik birkaç bölüm iyi gitti ama yok, önünde sonunda takıp vakit öldürecek bir şeyler buluyorlar yine… :img-clapp

    Mesela 50. bölümden önce Hilal ve Leon'un aynı gazetede yazacağına dair bir fotoğraf paylaşmışlardı ve bu beni gerçekten heyecanlandırmıştı bu yüzden bölümün sonunda Hilal'in vurulacağını ve önümüzdeki bölümleri bu meseleye ayıracaklarını tahmin ettiğim halde belki de güzel bir yere bağlarlar demiştim. Fakat bölümde bu gazete meselesine 2 dakika ayırmayı bile çok görmüşlerdi... Bu mesele senaristler için Efsun-Emine sahnelerinden, Havva'nın başından geçenlerden veya Hilal'le Leon'un öpüşüp kahvaltı etmesinden daha önemsiz bir detaymış herhalde... :icon_whis

    Geçen hafta neredeyse bütün bölüm hastanede geçti ama Cevdet'in Hilal'le konuştuğu ve Leon'a Hilal'i anlattığı sahneler dışında etkilendiğim bir şey olmadı. -Yıldız Yakup sahneleri de güzeldi ama bu meseleye daha sonra geleceğim...- Bir de gitmişler Cevdet'e "kızımız kalkacak kahvaltı yapacak" diye replik yazmışlar, şaka gibi... Bütün bölümü Hilal'in uyanmasını beklemeye ayırdınız hadi anladık bari adam akıllı sahneler yazsaydınız da içimiz cız etseydi, iki saat bu kız ne zaman uyanacak diye bekleyip sıkılmaktan başka çok da bir şey hissetmedim ben koca bölümde...

    Bu hafta zaten ilk 1 saat sadece Cevdet’le Leon’un Aldonis’i bulup öldürmelerini bekledik. Bir de sözde Hilal’in umutsuzluğunu, ailenin ona destek olmasını izledik… hastaneye bir oda hazırladılar, bir daktilo aldılar, bir de zaman atlaması yaptılar hoop her şey harika, hiçbir şey olmamış gibi devam… Öbür taraftan bütün bölüm Yunanistan’da ne kadar erkek varsa geliyor tüm gücümüzle saldıracağız muhabbeti yaptılar sonra ne oldu? Savaşın ortasında Yunan üsteğmeni Leon’u Hilal’le piknik yaparken bulduk... Hadi diyelim ki Leon istifa etti –zira kaç bölümdür bir ordudan ayrılma muhabbeti dönüyor- e bölümün başında 1 saat askerlere şunu yapın bunu getirin diye emir veren Leon değil miydi? Zaman atlaması sırasında istifa ettiğine dair bir söz de geçmedi bildiğim kadarıyla, geçti de ben mi kaçırdım?.. Hayır, sahneyle bir derdim de yok ki hatta sevdim de ama Allah aşkına en azından şu sahneyi zaman atlamasından önceye koymak bu kadar mı zordu?.. :img-tomat Neyse her hafta ikişer üçer ayları atlaya atlaya sonunda cepheye gelebildik dedim onu da konuk oyuncuyu bulup öldürme meselesine indirgediler yine… Yine de önceki bölümlere göre daha iyiydi, kabul edeyim en azından askerlerin firarını bu olaya bağladılar… Bakalım bu cephe olayı ne kadar sürecek… Savaş sahnesi çekeceklerini sanmıyorum zaten tahminimce haftaya bir ara savaşı kaybettiğimizi haber ederler, sonra 1 ay daha zaman atlaması yapıp Sakarya’yı kazandık muhabbetleriyle Cevdet ve Yakup’u İzmir’e döndürürler…


    Yıldız&Yakup'a gelirsek, 50. Bölüm tam bir fiyaskoydu. Boşanma sahnesinde bile Yakup’un tavrından rahatsız olmuştum bir de yetmemiş gibi aradan 2 ay geçmesine rağmen aynı tavrını sürdürdü. Yıldız’ın pişmanlığını izleyeceğimizden emindim ama Yakup’un böyle hiçbir şekilde suçluluk duymamasını, tek suçlu Yıldız’mış gibi davranmaya devam etmesini beklemiyordum. O da Havva da kendilerinin hiç suçu yokmuş gibi, sanki gerçekten Yıldız her şeyi kendi kafasında kurmuş gibi kızı suçlayıp durdular bütün bölüm… Sonunda da Yıldız’ın Aleksi hamlesi geldi ki bu hepsinden daha da beterdi. Zira bunun Yakup kıskansın, pişman olsun diye yazılmadığı belliydi. Bu iş bu şekilde yazılmak zorunda değildi, en basitinden Aleksi'nin Yıldız'la Yakup'un boşandığını 2 ay sonra Yıldız'dan öğrenmesi saçmaydı. Sonuçta sırf Yıldız suçlu olsun diye bu şekilde yazıldığını düşünüp bu durumdan daha da rahatsız oldum ben.

    51. bölümün daha başında Hilal’in vurulduğunu öğrenen Yakup’un Yıldız’a haber vermeye gitmesi beni baya şaşırttı. Zira 2 ay nuh deyip peygamber demeyen adamın bir haberle fabrika ayarlarına dönmesini beklemiyordum… İnsaniyet namına olsa gerek, döndü… :icon_whis 50. bölüm dolayısıyla benim açımdan biraz buruk olsa da 51. bölümdeki sahneleri gerçekten çok güzeldi. Yakup’un Yıldız’ın yanında olması, “Keşke ben mani olabilsem.” demesi, Cezmi ile sahnesi hepsi çok anlamlıydı. Sezonun başında Yakup’a Yıldız’la vazife için bile evlenilmez diyen çalgıcıların şu an en koyu YılYak shipper olmalarına da hastayım bu arada, söylemeden geçemeyeceğim... :img-wink:

    Gelelim bu haftaya. Geçen hafta en son Yakup Yıldız’la Aleksi’yi görüp gitmişti bu bölüm ne tepki vereceğini de az çok tahmin ediyordum. İşin içine cepheye gitme mevzusu girince belki bir şeyler değişir dedim ama beklediğim gibi kızın yüzüne karşı trip atmaktan başka bir şey yapmadı… İşte bunu görünce de hala Yıldız için bencillik yapıyor denmesi bana çok komik geliyor. Zira şu an bu ilişkide bencillik yapan biri varsa o da Yakup. Düşünmek zorunda kalmamak için kızın üzüleceğini bile bile adam gibi veda etmeden giden, insan yeni fırsatları değerlendirmek istiyor diyen, Aleksi’yle rahat rahat gezersin diyen kendisi ama hala suçlanan tek kişi Yıldız… Tamam Yakup’un açısından bakınca ben onu da anlıyorum ama Yıldız’ın anlamasını beklemiyorum. Nasıl anlasın, ne biliyor ki kız?.. Neyse bunlara rağmen Yakup’un askerle konuşması ve Yıldız’ın fotoğrafını yanında taşıyor olması çok güzeldi.

    49. Bölümün sonunda yazdığım yorumda boşanmalarından sonra çok daha anlamlı sahneler yazılabilir derken bu tarz sahnelerden bahsediyordum. Umarım bundan sonra da böyle sahneler yazmaya devam ederler. Cephe dönüşünden ben de çok umutluyum ama tek korkum bu Aleksi meselesinin hiç istemediğim yerlere gitmesi, umarım düşündüğümden daha düzgün işlerler ve kapatırlar bu meseleyi de…


    Son olarak bu bölümdeki Yıldız-Azize sahnesi hakkında da söylemek istediklerim var. Aleksi ile Yıldız’ı gören Azize’nin sert çıkışına ve “Sen hiç akıllanmayacak mısın?“ lafına şaşırdım diyemem zira Aleksi meselesinin sırf Yıldız suçlansın diye böyle yazıldığını düşündüğümü söylemiştim. Şükür ki Yıldız bu kez kendini savundu ve tam aklımdan geçen şeyi söyledi: Ne fark eder? Gerçekten Azize için Cevdet için Yıldız değişmiş değişmemiş ne fark ediyor ki? Geçen sezon o kadar eleştirdiğim Yıldız’ın bu sezonki olgunluğu beni etkiledi, ben bunu fark ettim ve sezonun başından beri yaşanan çoğu şeyde kıza hak verdim ama anladığım o ki annesi ve babası için fark eden hiçbir şey yok! Hala Yıldız’ı suçlamaktan başka bir şey yaptıklarını göremedim ben… Yıldız’ın Aleksi’yle görüşmesi doğru değil kabul ama kızını karşına alıp adam gibi konuşmak yerine böyle sert çıkışmak “Bir kere olsun benim ne hissettiğimi sordunuz mu?” dediğinde hırçınsın diye cevap verip yine Yıldız’ı suçlamak neden? Neden söz konusu Yıldız olduğunda bir kere bile biz de hatalıyız diyemiyorlar hala?
    Bir de Azize kalkmış seni seveni üzmeye mi çalışıyorsun diyor… Yakup’un Yıldız’ı sevdiğini nereden çıkardı, neye dayanarak söyledi ben anlamadım. Hadi bir yerden çıkardı diyelim e 2 hafta önce Cevdet’le konuşurken bu evlilikten sevgi doğar sanmıştım ama olmadı deyip meseleyi kapatan kendisi değil miydi? O zaman kimse kimseyi sevmiyordu, konuşacak bir şey yoktu da iş Yıldız’ı suçlamaya gelince mi bu evlilik üzerinde durulmaya değer oldu? :kahve

    Umarım dizi bitmeden daha güzel yorumlar yapmamızı sağlayacak bölümler izleyebiliriz. Okuyan herkese teşekkürler, iyi yorumlar… :love01:

  3. #613
    Durum:
    Çevrimdışı
    dolunay37 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.11.2011
    Yer
    Bir varmış...Bir yokmuş..
    Mesajlar
    879
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    4
    3 mesaja 4 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Yakın bir zamanda okumuştum "savaş olduğu zamanlardaki nüfus artışı diğer zamanlardan daha fazla olur imiş".. Doğruluğunu bilmiyorum ama neye yorsam acaba diye düşünmüştüm biraz da muzipçe .. Ama bu bölümde Zehra'yı tecavüze uğradığını ve bunun sonucu hamile olduğunu itiraf ettiğinde Filistin-Israil arasındaki süren işgal sürecinde okumuş olduğum başka bir yazıyı hatırladım :icon_sorr.. Israilli askerlerin kadınlara yaptığını ve bu durumda bazı kadınların hamile kaldığını,müslümanlarda çocuk aldırmanın günah sayıldığı için bu bebeklerin doğduklarını,bir zaman sonra o askerlerin belki de kendi çocuklarını öldürüyor olacaklarını .. Eminim ki bu durumda kalan niceleri Zehra'nın yaptıklarını belki daha da fazlasını yapmaya kalkışmışlardır.. Bir kadına verilen " canında can büyütebilme" ayrıcalığı mı desem mucizesi mi desem nasıl da zulüme çevrilebiliniyor.. Doğrudur bebeğin bir suçu yoktur ama bilemiyorum ki sürekli birseyleri hatırlatırken tam olarak nasıl sevilebilir .. Zaman değişir, mekan değişir,düşman değişir, savaş usulleri bile değişir ama tek değişmeyen kadını öldürmekten beter eden pis aşağılık nefisler.. Ölümü tercih ederler mutlaka..Böyle şeylerle kendi kendimi güncelliyorum,iyice moralim bozuluyor.. Tvde izleme ama bir yerde okuyorsun ve bir sahne seni kendine getiriyor.. "Hangisinden olduğunu bile bilmiyorum.." Var mı bunun bir tesellisi :img-beee:.. Insan dert diye kendine dert ettiğine utanıyor.. Ve aklıma şu sözü getiriyor..

    " Sanma ki dert sadece sende var.. Sendeki derdi nimet sayanlar da var !!.."
    Bilinmedik bir hüzün var içimde,bir gariplik !!..
    Anladım ki ya ben fazlayım bu şehirde ya da biri eksik !!..

  4. #614
    Durum:
    Çevrimdışı
    pinkybluedream - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    31.01.2018
    Yer
    SAVAŞTAN SONRA KORDONDA
    Mesajlar
    107
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    305
    44 mesaja 153 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    geçen bölüm yıldız hakkında bir şeyler yazmıştım ama gitmedi yorumum
    bunda da bir hayır vardır dedim ve tekrar denemedim ben de
    hayatta nasıl siyah ve beyaz yoktur,griler vardır,
    diziler, dizi karakterleri için de öyle.


    yıldız da tam siyah değil benim gözümde
    lakin bencil hem de çok bencil.


    önce ali kemalin damarına basarak abi abi cilvesiyle gördük onu

    ayaküstü faytoncuyla bile cilveleşebileceğini gördük,


    sonra da leonla ikisinin arasında geçenler ve zoraki evlilik.

    yunan teğmenle tanışır tanışmaz,kendisine yapılan jestleri ilan-ı aşk olarak da algılamış olabilir,
    ortada kültür farkı var ,bir şey diyemem
    lakin ali kemali kıskandırmak için sarhoş adamın koluna girip,
    saçını okşamasını da leon istemedi,kordonda adının çıkmasını da leon değil,kendisi sağladı


    adını aldığı sancağın yıldızından utanan yıldız.....
    bunca yıl osmanlı yönetti de ne oldu,biraz da yunan yönetsin diyen yıldız....
    annesi babasının gözü önünde yunan teğmene yanaşmaya çalışan yıldız....
    bence annesi onu konaktaki halleri nedeniyle,leona yürüdüğünü görünce ,
    adın çıktı bahanesiyle evlendirmek istedi.

    lakin hiç bir kadın böyle zoraki evliliği haketmez,
    o devirde kızlara rızası sorulmazdı , lakin azize ,cevdetin yokluğunda kızlarını rahat yetiştirmiş
    yıldıza dini ve milli değerleri aşılamamış,ya da uğraşmış ama mayası tutmamış,bilemem
    izmirde yaşasa bile vals bilen kaç müslüman kadın vardır mesela.
    cevdet,vasili nişan bahsini açtığında,kızımın rızasını sormak istiyorum derken samimiydi bence.

    neyse,zorla evlendirdiler kızı
    neymiş,söz vermişler.
    sen izmirde hastanede doktor olan adama söz veriyorsun,
    sonra o adamın kuvvacı ve kaçak olarak gitmesi gerekiyor,
    şartlar değişiyor ama söz tutulmak zorunda öyle mi ?
    kadının eşya gibi alınıp satılır gibi bununla evleneceksin emrine maruz kalması
    100 yıl önce vardı,maalesef şimdi de var...


    başhekimle gitmemek için, ölmemek için de öldürdü yıldız.
    vasilinin başhekimi sadece sorgulayacağız demesine inanmış olamaz
    akıllı olmasa,tarafını güçlü olandan yana seçmezdi,konağa göz dikmezdi

    işgali kabullenmesi bile hoşgörülebilir,her şart altında ayakta kalma isteği,
    duygusal değil,mantıklı hareket etme durumu diyebilirdim .

    lakin o,sırf leonun gözüne girmek için,biraz da yunan yönetsin dedi,
    adının manasından bile utandı.

    hep güzelliği vurgulanıyor,bu da onun ,güzelliğim her kapıyı açar özgüvenine kapılmasına neden oluyor.

    ali kemali de gerçekten sevdiğine inanamıyorum
    çünkü hilal,üstüne basa basa, 2 kez , ''abimi kurtarmak için vurdum ,o ölmesin diye yaptım '' dese de,
    o hala ''sevdiğim adamı vurdun '' diyip durdu,hiç oralı olmadı,döndü sırtını uyudu


    bu olay onun dönüm noktası olur dedim,ama olmadı
    kendisine açıkça seni sevmiyorum diyen adamla hiç görüşmeden,konuşmadan,
    bahsedilen mektubu almadığı,görmediği halde nişanlanmaya gitti.
    diyelim ki,ümit verdi leon,suçlu olan leon, mağdur olan yıldız,kabul edelim bunu
    ne değişir peki, leona nasıl ceza keselim
    boyun posun devrilsin leon diyelim,ne değişir
    elbise hediye etmek,baloya davet etmek leonun kültüründe flört etmek sadece.
    sonuçta ona kordonda birlikte görülmeleri,adı çıkma dışında bir zarar vermedi
    ki,leon orda sarhoştu,kendi derdindeydi..sarhoşken,yıldız gözlü kız diye iltifat etti sadece.
    koluna giren,ali kemal bakıyor diye saçını okşayan yıldızdı.


    leon onu reddedince, ben bir Türk kızının o hale düşmesinden utandım,
    üzüldüm ama kendi düşen ağlamaz demişler
    bir de hilalin leonla aşkını öğrendiği zaman,benim hayatım değişecekti,
    bambaşka bir hayatım olacaktı diye eleniye sızlandı
    sanki hilal olmasa leon onunla kesin nişanlanacaktı.

    yakupla evliliği değiştirir yıldızı dedim,bunu ben de istedim
    dizi karakteri bile olsa hiç kimsenin kötüye doğru değişmesini istemem,
    kaldı ki cevdetin kızı,yakup'un eşi,hürriyetin kıymetini bilen biri olmalıydı.
    kötülük yapanlar cezasını çekerken bile gösterilse,keşke hatasını anlasa da böyle olmasaydı derim

    güzel bir malzemeyi de berbat etti senaristler
    yakup-yıldız birbirine yavaş yavaş alışıp,etkilenip,aşık olabilirdi
    yakıştılar birbirlerine,kimyaları da uydu
    lakin yakup gibi vatan aşığı birine layık bulamadım onu,ne yalan söyleyeyim
    değişmesini,bunu bizi inandırarak yapmalarını çok istedim

    biz,ortada fol yok,yumurta yokken havvayı kıskanan bir yıldız görüverdik.
    oyuncağı elinden alınmış bir çocuktan öteye geçemedi yıldızın kıskançlığı en başlarda
    sonra,yakup'un ailesinden konuşmaları,belki birine bağlanmanın vakti gelmiştir diyen bir yıldız,
    sonra da keşkül hikayesi oldu o kadar .
    hepi topu bu kadar yani,iki kez anlamlı sahneleri oldu
    bölümler boyu 5 dakika ayırıp düzgün hikaye yazamadılar
    önce bir şeyler paylaşırlar,tanırlar birbirini
    sonra bir kez bile çekim olduğunu gösterselerdi bize
    üzerini değişirken kaçamak bakışlar falan mesela.
    hiç mi dokunmak isteyip dokunamama,öpmek isteyip öpememe durumu olmaz,el insaf.
    havva yakup daha çok izledik biz

    şimdi hangi kadın olsa,kocasını kuytu köşelerde başka kadınla fısıldaşırken görse kıskanır.
    burda sorun yok,zaten hoşuma bile gitti,şükür hoşlanmaya başlamış yakuptan diye
    yani biz bunu baş başa sahnelerinden çıkaramadık,mecbur kendimiz tahmin ettik
    bu sır saklama işi çok uzadı,uzadıkça da yakup hata yaptı
    önce sadece iş için dedi,sonra kızın zaafı vardı onu kullandım dedi
    yıldız da haliyle çok sinirlendi,
    havvayı gönderceksin dedi,sanki yakupun elindeymiş gibi
    yakup da,tamam dedi, yetmedi,ikisinin her an yetimhanede konuşabileceğini bile bile
    söyledim gidecek diye yalan üstüne yalan söyledi
    kimse müneccim değil,yıldız da değil,gördüğü neyse ona inandı
    sorun ne biliyor musunuz,
    yıldız boşanıcam falan dese,kim kızabilir ona
    yıldız gitti fliposa ispiyonladı onları
    daha önce vasiliye giderek yaptığı hatanın aynısını yaptı
    flipos havvayı öldürebilirdi bile
    Yakup'u dahi kaçırtıp işkence edebilirdi
    izmirin en yetkili adamından bahsediyoruz.
    yunanın kötü yüzünü ne zaman görecek bu kız
    saf mı,değil hiç değil,aksine o kadar akıllı ki,

    Tevfik'in evlenme isteğine karşı çıkan,koynumuzda yılan beslemişiz diyen yıldız,
    kendisi leon'la evlenebilsin diye,sevenlerin karşısında durmamak lazım dedi,
    kendine yol açtı resmen.istediği zaman gayet de aklını kullanabiliyor.

    hadi flipos işi atlatıldı geçti
    alexinin ne kadar psikopat olduğunu bilmiyor mu
    onu kullanmak istiyor,belki de eğlenmek için de takılıyor bilemem
    ama bu iş ona pahalıya patlar diye tahmin ediyorum
    alexi bunu anladığında işin içinden kolayca sıyrılamayacak yıldız hanım.

    not:azizenin yaptığını doğru bulmuyorum desem,o yıllarda olması gereken buydu
    peki leonun eve girip çıkması bile dedikodu olacak zamanlarda yaşıyorsak,
    kızı gündüz vakti milletin içinde tekerlekli iskemleyle alıp gezdiriyor,
    bu nasıl oluyor azize hanım.
    aşk varsa ,gerisi boş mu,mantık nerede?

    ebeveyn olarak çok hatalı görüyorum azize ve cevdeti
    yıldıza yaptıkları yanlıştı.
    nikahı kıydı,sonra hiç halin ne demedi ki Cevdet,
    yakup boşadı kızı,cevdet bir kez olsun karşısına alıp konuştu mu
    her ne kadar Yakup'a güvenseniz de,kızı ikinci kez mücadelenize kurban ettiniz
    şimdi ne oldu oğlum sorun ne diye sormadı bile Cevdet

    leon,kendini vuran hilali ele vermedi
    silahları gördü sustu
    hapse girdi, '' sizi nefret bu hale getirdi ,beni sevda ''dedi cevdete
    lakin bi türlü anlayamadı bu sevdanın dibinde olduğunu Cevdet
    vasiliden duydu açıkça,o zaman da olaylar patlak verdi, bu çocukları düşünecek hali yoktu

    peki sonra,iyileşip döndüğünde,anası babası orda olmadığı halde,
    kendisi de asker olma için çok hevesli değilken,niye döndü bu çocuk diye düşünmez mi bu insan
    kızını karşısına alıp nasihat etmez mi en azından.
    hadi hiç olmadı,hilal kaçırıldığında adam canını tehlikeye attı,
    ne zoru vardı ormanda tek başına kızı aramaya neden gitti
    bunları geçtik diyelim,gece vakti başbaşa gördü,
    birbirilerini canı pahasına koruduklarını gördü,
    yine de ses etmeye lüzüm görmedi
    bizler en mezhebi geniş adammış diyince anca akıllarına geldi heralde
    leonla ayaküstü konuştu bile denemez,sadece rica etti,görüşmeyin dedi
    mesele savaşta olmaktı,din engeline takılmak hak getire
    oysa geçen yıl,yıldıza kendi geleneklerimize,dinimize uygun biriyle evleneceksin demişti
    aynı şekilde azize,hilal ve leonun aşkını kolayca kabullendi,
    halbuki geçen yıl,teğmeni çıkaracaksın aklından diye yıldıza bas bas bağıran kimdi
    leon'a aşkın dili dini,ırkı olmaz dedi,ama kızına hiç nasihat etmedi,
    elinde anahtar var,adamın evine istediği gibi girip çıkabiliyor
    ama o,yoldaşız diyen kızına ,yemezler yavrum demiyor,
    hiç nasihat etme gereği duymuyor

    sanmasınlar ki biz de buna memnun oluyoruz
    evet beklenen bu değildi
    lakin,dizi ve karakterler olması gereken yörüngeden çıkalı çok olduğu için
    canım azize,sen çok yaşa dedim de, mantıklı bir olay örgüsünden umudumu kestiğim için dedim
    yoksa,ailelerin kabullenmesi kolay olmamalıydı
    ben o mücadelerini,ne olursa olsun,kim ne derse desin birbirlerinden kopmamalarını izlemek isterdim
    imkansızlıklarını aldılar ellerinden derken kastettiğim oydu
    kolaya kaçtılar her bakımdan,
    kavuşamayacak çifti,leona dinim aşktır benim dedirterek evlendirdiler
    alan memnun satan memnun misali,hiç çaba sarfetmeden
    alın size aşık ve aşkını yaşayan çift demek başarı değildir,
    senarist kurnazlığıdır hiç kusura bakmasınlar
    pek çok önemli husus etliye sütlüye dokunmadan öylesine geçiştiriliyor

    son iki bölümün saçmalığı tavan yaptı
    hiç bir şey olmadı,sadece zaman dolduruldu

    en çok sinirlendiğim de,hilal ölmeyince fliposun girdiği haller
    ne derdiniz vardı da vurdunuz madem
    hani smirny'de duyulursa skandal olacaktı
    o zaman biraz gizli olan aşk şimdi alenen yaşanıyor
    leon gündüz vakti alıp kızı gezdirebiliyor
    ama bunu kabulleniyor flipos öyle mi
    başı sonu tutmayan,hiç bir amaca hizmet etmeyen bir vurulma oldu
    sadece bölüm dolduruldu işte,yazacak başka bir şey bulamayınca..
    ailenin leonu kabulüne vesile oldu desek,saçma olur
    zaten hilal kaçırıldığında ikisi de gördü,onun hilale ne kadar değer verdiği ortadaydı
    müthiş merak ediyorum,ilk senarist ya da nuran hanım nasıl bir dizi planlamıştı
    olaylar ve karakterler nasıl gelişecekti

  5. #615
    Durum:
    Çevrimiçi
    kırmızı su - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    21.06.2007
    Yer
    atanamayan öğretmen
    Mesajlar
    1,405
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    49
    34 mesaja 77 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart

    Yıldızın onu ilk tanıdığım zamanlarda olduğu gibi halen hiç bir amacı olmayan, duygudan yoksun bir insan olduğunu düşünüyorum. Kendisi hakkındaki fikirlerim hiç değişmedi. Nasıl olup da Hilalin ablası olduğuna da sasiyorum doğrusu. Cevdet ya da Azize neden Hilaldeki milli bilinç ve duyguyu Yıldıza kazandıramamislar bilemiyorum. Şimdi zafer kazanildiktan sonra Hilalin geleceğinin çok parlak olacağını umuyorum. Gazeteci yazar olabilir mesela. Bu da ona çok yakışır zaten.
    Belki de ilerde Leon ile birlikte bir gazete çıkarırlar özgür Cumhuriyet Türkiye'sinde. Neden olmasın?
    Keyifli yorumlar

Sayfa 123/167 İlkİlk ... 2373113119120121122123124125126127133 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 4 kullanıcı var. (2 üye ve 2 konuk)

  1. jetlee,
  2. ce_pelin

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •