Sayfa 33/69 İlkİlk ... 2329303132333435363743 ... SonSon
682 sonuçtan 321 ile 330 arası

Konu: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

  1. #321
    Asistan perhapss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.03.2016
    Mesajlar
    141
    Tecrübe Puanı
    42949675

    Standart

    Hücrede kaldığı 2 gün Hilal'i değiştiriyor. Yine korkusuz, cesaretli, fevri ama daha temkinli. Ölmenin değil, yaşamanın zamanı. Artık plansız eylem yapılamaz, savaşların cephede kazanıldığı zamanları geçtik. Hilalimiz büyümeye başlıyor.

    15. bölümde Hilal'in önderliğinde mücadelenin silahları değişmeye başladı. Hilal ve arkadaşları afili elbiselerin içinde çevrelerine gülücük saçarken, insanların içindeki bağımsızlık fitilini yaktılar. Eski Hilal olsaydı, yine yazısını yazar hatta hızını alamaz, 8. Bölümde nasıl topların önüne dikildiyse o gün de Kostas'a had bildirmeye giderdi. Nitekim Mehmet fiilen harekete geçmek isteyip, silahını sarıldığında, onu engelleyen Hilal olmuştu. Madem bayrak elden gidiyordu öyleyse onlar en büyük bayrağı açıp; Anadolu'daki tüm gazetelerde ve mecmualarda seslerini duyururlardı. Sesleri belki İngiltere’ye kadar giderdi. Dedim ya Hilal büyüyor artık ses getirecek eylemler peşinde. Direniş tüm yurda yayılmalı...

    Kırmızının binbir tonuyla dikilmiş dev Türk Bayrağı, Yunan Bayrağı'nın önünde dalgalanınca Kostas nezdinde tüm Yunan'a meydan okunuyor.

    Şehidimiz var ama halk yavaş yavaş uykusundan uyanmaya başladı… Evde herkes uyurken, Halit İkbal'in kalemi hem öfkesini anlatıyordu; hem de yardım çığlığı atıyordu. ''Kalkın o zaman ayağa! O gün bu gündür; omuz verin, feryat edin!''

    Peki Hilal'in yalnızlığından dem vurmuş muydum? ''Memleketi sen mi kurtaracaksın?'' diyen anne, yaşlı bir babaanne, meyhanelerde sabahlayan; öz ailesini bulmak isteyen abi ve rüzgâra göre yön alan, kardeşini her fırsatta akılsızlıkla suçlayan abla. Hilal belki yüzlerce kişinin içindeki fitili yakmıştı ama yanı başındaki ailesi duruma kayıtsızdı. Sadece kayıtsız kalsalar iyi; Hilal'i engellemeye çalışıp, akılsızlıkla suçladılar. Hilal için en zoru yaptıklarının takdir edilmemesi olsa gerek.

    Hilal için dönüm noktaları var demiştim. 11. bölümde kızımız büyümüştü, Hilal'in gelişimini, bir annenin evladını izlerken duyduğu gururla izlemiştik. Ne yazık ki o süreç 17. bölümde bitti. Artık görülen ama duyulmayan Hilal izleme zamanı. Artık kadınların değil; erkeklerin hüküm sürdüğü, kalemin değil; silahların sözünün geçtiği, memleketi için gözünü kırpmadan ölüme giden Hilal'in değil; olayları görmezden gelen Azize'nin, Yıldız'ın, Ali Kemal’in zamanı.

    Hilal yavaş yavaş milli mücadele sahnesinden çekiliyor.

    Ali Kemal, Halit İkbal'in yetersizliğinden yakınıyor. Hilal gece yine duramamış yazı yazmışken; koşarak matbaaya gidiyor ama kuvvacı Ali Kemal ''Bu yazdıklarınızla Yunan Ordusu'na karşı koyamazsınız'' diyor. Hilal zeki bir kız, o da yazıların yetersiz olduğunun farkında ama elinden şimdilik yazı yazıp, halkı örgütlemek geliyor. Hem insanların umudu Halit İkbal yazıları ile yeşermemiş miydi? Mehmet durur mu? O da Halit İkbal'in hiçbir hükmü kalmadığını söylüyor. Bir bölüm önce Hilal'in planı sayesinde bir şeyler değişmeye başlamışken; Halit İkbal'in yazıları elden ele dolaşırken, Hilal'in Halit İkbal kimliği yavaşça silinmeye başlıyor.

    Eşref Paşa'nın idamından sonra Yıldız ''Gören, babam da bir günah işledi sanır'' derken Hilal sinir krizi geçirme eşiğinde. Yıldız olanlara kör sağır iken; Hilal ablasını daha fazla duymamak için elleriyle kulaklarını kapatıyor, ileri geri sallanıyor. Yıldız her zaman ki Yıldız işte. Söylediklerinde haklı olsa da Türk halkının lider direnişçilerinden, Eşref Paşanın ölümünden sonra etmemesi gereken laflar ediyor.

    Hatırlarsınız Azize kordonda sandıkların üzerine çıkıp konuşma yapıyor. Hilal'e düşen ise annesini gururla izlemek oluyor. Azize'nin kelamları nasıl da Halit İkbal kokuyor, değil mi? Umutsuz olmayın hanımlar ve beyler, birlik olalım diyor. Yazılarından esinlenip, konuşmasını Halit İkbal seyrinde yapan Azize; Halit İkbal’in kızı olduğunu öğrenince ne tepki verir acaba?

    İlk bölümlerde Hilal’i akılsızlıkla suçlayan, odasına hapseden, dizinin ilerleyen bölümlerinde ise Cevdet'e inat, milli mücadeleye destek veren Azize... İnsanın vatanını sevmesi ve mücadele etmesi güzel bir şey ama Hilal'in milliyetçiliği temelsiz ise Azize'nin mücadelesine ne ad verebiliriz? Cevdet bile "Benim karşımda olduktan sonra, kimin yanında olduğunun önemi yok’’ demişti. İşte bu sebeplerden dolayı Azize’nin direnişi inandırıcı gelmiyor.

    22. bölümde Sivas Kongresi kararları açıklanırken Hilal'i görüyoruz. Gözleri parlıyor, bağımsızlık için umut var. Ne diyor Mehmet ''Söz konusu vatan olduğu vakit, gözü hiçbir şey görmüyor''. Neyse ki birileri Hilal'in her geçen gün büyüyen memleket aşkının farkında; ama bir şeyler ters gidiyor, olmamışlık hali var. Görünmeyen bir sınır çekilmiş de Hilal'in o çizgiyi geçmesi yasaklanmış. Nitekim Hilal'in vasıfları aile üyelerine paylaştırılmış. Dün "Aferin kızım sana aferin! Memleketi kurtarmak sana kaldı öyle mi?’’ diyenler bugün en büyük direnişçi olmuş.

  2. #322
    Asistan perhapss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.03.2016
    Mesajlar
    141
    Tecrübe Puanı
    42949675

    Standart

    Ne zaman kuvvacı olduğunu anlayamadığımız Ali Kemal, silah ve erzak sevkiyatı için annesinin en büyük destekçisi olurken; Yıldız bensiz bu görevin altından kalkamazsınız diyor. Hilal ne mi yapıyor? Yardım etmek için annesine yalvarıyor. Eski Hilal'den ve Halit İkbal'den eser yok şimdi. Başta Azize olmak üzere, herkesin mücadeleci kimlikleri ön plana çıkarken, Hilal geriye alınmış.

    Bana göre Hilal'in dönüm noktaları 7. 10. 15. ve 22. bölümdür.

    22. bölümden sonra Hilal'i, Leon’suz düşünemez; hep Leon ile konuşur olmuşuz. HiLeon ile gözlerimiz boyanıp, ağzımıza bir parmak bal çalınırken; gaflet uykusundan uyanamamışız. 17. bölümden sonra direksiyon kırılmış fakat biz Hilal ve Leon'un aşkından o kadar büyülenmişiz ki, Hilal'in azalarak bitirilmeye çalışıldığını fark etmemişiz.

    Hilal'in; azmine, tutkusuna, inancına, iradesine, vatan sevdasına, umuduna kahramanlık romanları yazılacakken; senaristler ve yönetmenler aşk romanından ötesini görmemiş.

    İyi kötü birinci sezon bitirip, beş aylık aradan sonra Hilal'i o hücrede görünce bir şeyler değişir sanmıştım. Dizinin tanıtımı Hilal ile gelmişti. Burada Miray Daner'e ayrı bir parantez açmak istiyorum. Gözlerindeki deli öfkeden korktum, yüzüne baktıkça burnuma rutubet kokuları geldi. Çorabının deliğinden, saçının haline, vücudunu kontrol etmeye çalışmasına kadar her şey, benim anlatacak çok hikayem var diye bağırıyordu. Yanıldığımı Hilal'in eve gelişinin ertesi gününde; ailenin hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmesiyle anladım. Biz bu kızı kendini koruma içgüdüsüyle duvar diplerinde yürürken gördük, korkusuz gözlerini yerden ayıramazken gördük. 2 ay hücrede yaşamamış gibi, diğer hücredeki insanların çığlıklarını duymamış gibi, her şeye inat dimdik ''Canım feda olsun güzel vatana'' dememiş gibi; aslında mücadeleci kız hiç olmamış gibi sahneler izledik.
    Millî mücadele hiçbir karakterin tekelinde değil, fakat ilk bölümden beri bağımsızlık uğruna canını feda etmekten çekinmediğini defalarca ispat etmiş olan Hilal’in geriye çekilmesini eleştirme hakkım(ız) var.

    İlk sezonda Hilal, Halide Edip, Kara Fatma olmak üzere direnişte kadınlar ve erkekler eşit giderken; ikinci sezonda kadınları sadece Azize temsil ediyorsa söyleyecek laflarım var. Sahne yazmak için Hilal'e yazı yazdırılıyorsa ve bu yazı, Halit İkbal ruhundan fersah fersah uzaksa orada durmamız lazım.

    Kaçma, kovalamaca hatta karakterlerin nefes alışları bile ekrana gelirken Hilal'e 2 dakikalık sahneler çok görülüyor. Geçen sezon hastane ve matbaa arasında mekik dokuyan kız evden dışarı çıkmıyor; fikirlerime zincir vuramazsınız diyen Hilal’in, bedenine de zincir vurulmuş. Dizide küçük Samet'in bile amacı varken, Hilal oradan oraya savruluyor. Neye hizmet ettiğini anlayamadığım Havva'yı, Hilal'den çok görüyorsak şapkayı önümüze alıp düşünmemiz lazım.

    Hilal dizi karakteri olmaktan çıkalı çok oldu. Hilal, kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, Türkiye ve Batı arasındaki köprü; genç kızların sesi, evlatlarını toprağa vermiş kadınların çığlığı.

    Gelin Hilal'imize sahip çıkalım. Aydın, okumuş Türk kızına hak ettiği değeri verelim. Hilal’in nezdinde Türk gençliğini yüceltelim. Genç kızlar, kadınlar ve erkekler hak edenin hak ettiği yere geldiğini görsün.

    Okuyan gözlerinize sağlık

  3. #323
    Yardımcı Yönetmen itouch - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.07.2007
    Yer
    Karşıyaka
    Mesajlar
    2.949
    Tecrübe Puanı
    42949683

    Standart

    Koskoca istiklal harbini Hi-Leon a indirgediniz ya bravo size demek ki bizi hilal leon aşkı kurtarmış ve bu dizi de onu anlatıyormuş anlaşıldı artık kimler fanatik dizi izlenme oranlarında düşüşe geçti ise buna neden olan izleyicilerin bıkkınlıkları dizini anlattıklarını anlamadıkları içinmiş ben toplumumuzun her kesiminin istiklal harbi ismi bile gündeme geldiğinde bir başka heyecan duyduğunu zannetmiştim, sizlere tavsiyem kurtuluşsavaşınoktagennoktatrtaksimden konuları bir kere incelemeniz belki o zaman boşlukları daha iyi doldurursunuz,
    Keepintouch

  4. #324
    Yardımcı Yönetmen Balıkçı_şevval - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    21.09.2009
    Yer
    Leon
    Mesajlar
    2.880
    Tecrübe Puanı
    42949681

    Standart

    Alıntı perhapss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne zaman kuvvacı olduğunu anlayamadığımız Ali Kemal, silah ve erzak sevkiyatı için annesinin en büyük destekçisi olurken; Yıldız bensiz bu görevin altından kalkamazsınız diyor. Hilal ne mi yapıyor? Yardım etmek için annesine yalvarıyor. Eski Hilal'den ve Halit İkbal'den eser yok şimdi. Başta Azize olmak üzere, herkesin mücadeleci kimlikleri ön plana çıkarken, Hilal geriye alınmış.

    Bana göre Hilal'in dönüm noktaları 7. 10. 15. ve 22. bölümdür.

    22. bölümden sonra Hilal'i, Leon’suz düşünemez; hep Leon ile konuşur olmuşuz. HiLeon ile gözlerimiz boyanıp, ağzımıza bir parmak bal çalınırken; gaflet uykusundan uyanamamışız. 17. bölümden sonra direksiyon kırılmış fakat biz Hilal ve Leon'un aşkından o kadar büyülenmişiz ki, Hilal'in azalarak bitirilmeye çalışıldığını fark etmemişiz.

    Hilal'in; azmine, tutkusuna, inancına, iradesine, vatan sevdasına, umuduna kahramanlık romanları yazılacakken; senaristler ve yönetmenler aşk romanından ötesini görmemiş.

    İyi kötü birinci sezon bitirip, beş aylık aradan sonra Hilal'i o hücrede görünce bir şeyler değişir sanmıştım. Dizinin tanıtımı Hilal ile gelmişti. Burada Miray Daner'e ayrı bir parantez açmak istiyorum. Gözlerindeki deli öfkeden korktum, yüzüne baktıkça burnuma rutubet kokuları geldi. Çorabının deliğinden, saçının haline, vücudunu kontrol etmeye çalışmasına kadar her şey, benim anlatacak çok hikayem var diye bağırıyordu. Yanıldığımı Hilal'in eve gelişinin ertesi gününde; ailenin hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmesiyle anladım. Biz bu kızı kendini koruma içgüdüsüyle duvar diplerinde yürürken gördük, korkusuz gözlerini yerden ayıramazken gördük. 2 ay hücrede yaşamamış gibi, diğer hücredeki insanların çığlıklarını duymamış gibi, her şeye inat dimdik ''Canım feda olsun güzel vatana'' dememiş gibi; aslında mücadeleci kız hiç olmamış gibi sahneler izledik.
    Millî mücadele hiçbir karakterin tekelinde değil, fakat ilk bölümden beri bağımsızlık uğruna canını feda etmekten çekinmediğini defalarca ispat etmiş olan Hilal’in geriye çekilmesini eleştirme hakkım(ız) var.

    İlk sezonda Hilal, Halide Edip, Kara Fatma olmak üzere direnişte kadınlar ve erkekler eşit giderken; ikinci sezonda kadınları sadece Azize temsil ediyorsa söyleyecek laflarım var. Sahne yazmak için Hilal'e yazı yazdırılıyorsa ve bu yazı, Halit İkbal ruhundan fersah fersah uzaksa orada durmamız lazım.

    Kaçma, kovalamaca hatta karakterlerin nefes alışları bile ekrana gelirken Hilal'e 2 dakikalık sahneler çok görülüyor. Geçen sezon hastane ve matbaa arasında mekik dokuyan kız evden dışarı çıkmıyor; fikirlerime zincir vuramazsınız diyen Hilal’in, bedenine de zincir vurulmuş. Dizide küçük Samet'in bile amacı varken, Hilal oradan oraya savruluyor. Neye hizmet ettiğini anlayamadığım Havva'yı, Hilal'den çok görüyorsak şapkayı önümüze alıp düşünmemiz lazım.

    Hilal dizi karakteri olmaktan çıkalı çok oldu. Hilal, kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, Türkiye ve Batı arasındaki köprü; genç kızların sesi, evlatlarını toprağa vermiş kadınların çığlığı.

    Gelin Hilal'imize sahip çıkalım. Aydın, okumuş Türk kızına hak ettiği değeri verelim. Hilal’in nezdinde Türk gençliğini yüceltelim. Genç kızlar, kadınlar ve erkekler hak edenin hak ettiği yere geldiğini görsün.

    Okuyan gözlerinize sağlık
    Harika...gururla okudum HİLALİMİZE SAHİP ÇIKALIM benim için bu dizide milli mücadele ve vatan sevdasını temsil eden iki kişi var biri Hilal diğeri Cevdet bunlardan sonra yakup gelir ama diğerleri boş beleş karakter çünkü başlangıç noktaları söyledikleri sözler civi gibi aklımda şimdi hilalin çakması gibi dolandıklarında beni bir gülme alıyor ciddi kalamıyorum yabancı dizilerde başrol takıntısı yoktur kim parlar ve sevilirse o karakter ile senarist yoluna devam eder ama bizde bu başrol takıntısı bitmedi gitti miray ve boranın karakterleri sevildi yürüyün burdan ne var yani yakubu çok sevdik bol bol sahne yazın ama yoook olur mu kabız dağıstanlı ve botokslu seher ve yüce süper güç azize yazacaklar illa

  5. #325
    Yönetmen *serap* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    16.10.2008
    Yer
    Azize❤Cevdet=BH
    Mesajlar
    7.971
    Tecrübe Puanı
    42949682

    Standart

    Sizlere nasıl inandırıcı gelmiyorsa Azize, bizlerede aynı şekilde leon inandırıcı gelmiyor leon kimdi bu dizinin başında Yıldıza abayı yakmadımı ona elbise aldı bir sürede peşindeydi taki hileon yakıştırması olana kadar daha sonra leon evrim yaşadı Türklere karşı sempatisi bile olmayan karakter yok silahları görmezden geldi yok kendi ülkesine karsı savaşır hale geldi Mehmet'i sözde kurtarış çabaları şuan da sadece Hilal için yapıyor Türkleri sevdiği için değil ben o hissi alamıyorum ama Hasan Tahsini öldüren karakterin savası normal Azize'nin ki inandırıcı değil Azize tecavüze uğradı bebeğini aldılar şiddetin alasını yaşadı böyle bir karakterin savaşını eleştirmek bir yana dursun dalga geçiliyor resmen artık o gülen smileylerle falan bu eleştiriden öte bişey yoksa her karakter eleştirilebilir burada oyuncularımızın gerçek hayatlarına varan iftiralar yapıldı bu başlıktada iması yapıldı, ama Leonun savaşının tek sebebi hilal aşkı ama bu daha kutsal tabiki nede olsa bu dizinin reytingi düştüyse bunun sebebi dağıstanlıdır çok fazla abarttılar genel olarak herkesin sıkıldığı konu bu biz sevmediğimiz karakterlere bağlamıyoruz reyting düşüklüğünü ama siz bunu yaptığınız için bunlar yaşanıyor

    Başrollere dil uzatmak yerine sevdiğiniz oyuncuların yan karakter olduğunu kabullenin artık ilerde başrol olarak dizi yaparsalar bu kadar istekte o zaman bulunursunuz

    Bu arada çok sevindim Onur Saylak diziden çıkmıyormuş, seviyorum seni Tevfik şerefsizde olsan seviyorum iyide Tevfik ölmeyecekse Cevdet'e kıyak yapıp Azize'nin yerinie söylermi şimdi aklımda şüphe oluştu

  6. #326
    Yönetmen hardi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    25.08.2009
    Yer
    Çanakkale
    Mesajlar
    6.270
    Tecrübe Puanı
    42949681

    Standart

    Onur Saylak: ”Vatanım Sensin’den Ayrılmıyorum!

    Kanal D’nin büyük ilgiyle izlenilen dizisi ”Vatanım Sensin”den ayrılacağı konuşulan Onur Saylak’tan açıklama geldi!

    Onur Saylak, O3 Medya imzasıyla ekranlara gelen ve Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi Vatanım Sensin’den ayrılmayacağını duyurdu.

    Ay Yapım’ın Cansu Dere ve Haluk Bilginer’in başrolünde yer aldığı ‘Şahsiyet’ dizisini yönetecek Onur Saylak, aynı zamanda dizinin başrol erkek oyuncusu olacağını duyurdu. Böylece Onur Saylak’ı iki dizide birden izlemiş olacağız.

    fav10.net

  7. #327
    Yönetmen nurdi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.02.2007
    Yer
    Evde
    Mesajlar
    9.895
    Tecrübe Puanı
    42949684

    Standart

    Alıntı Balıkçı_şevval Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yabancı dizilerde başrol takıntısı yoktur kim parlar ve sevilirse o karakter ile senarist yoluna devam eder ama bizde bu başrol takıntısı bitmedi gitti
    Uzun süredir yazmıyordum.Dizi heyecanını kaybetti ve bunun sebebi de Dağıstanlı ve Seher'dir,bir de MM'nin hakkıyla anlatılamamasıdır bence.Yazmayacaktım da ama şunu okuyunca yazma gereği duydum.
    Yabancı dizilerde yukarıda yazdığınız gibi bir şey olmaz arkadaşım.Senaryo baştan bellidir ve milim geri adım atmazlar.Yola çıkıp,orda diziyi yazmaya devam etmezler.Çoğu dizinin çekimlerine başlandığında tüm sezonun senaryosu tamamdır.O sezonda bir yan karakter daha sevildi diye sonraki sezonlarda da ana hikayeyi bozacak şekilde ödün vermezler ana karakterlerden.Ben bir örnek vereyim.Glee diye bir dizi vardı ve esas kız çok iticiydi.Yan karakter olan kızlar daha çok sevildi ama son sezonun sonuna kadar,yaşanan tüm reyting kaybına rağmen ana karakterden asla ödün vermedi senaristler.Dizi de bu yüzden bitti zaten!
    Senaryonun çekimler başladıktan sonra yazılması bir tek bizde var korkarım ve fan baskısı ile gidişatın değişmesini de ben-belki çok nadir örnekleri yabancılarda da vardır ama ben görmedim,duymadım-bir tek bizde gördüm.Bu şekilde sonradan yolda değişen senaryolar da dizilerin genelde sonu oldu!


    Onur'un ayrılmayacağına çok sevindim.
    bonis nocet qui malis parcit

  8. #328
    Oyuncu Tiger Stormy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.10.2016
    Yer
    <...> YaSen <3
    Mesajlar
    1.400
    Tecrübe Puanı
    42949674

    Standart

    1. Ufuk Bayraktar diziden ayrildi mi?

    2. Bu dizinin reytingi neden geçen seneki kadar yüksek degil? Bak mehmetcik de geliyor.
    Isi zor valla.

  9. #329
    Asistan
    Üyelik tarihi
    03.02.2017
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    274
    Tecrübe Puanı
    42949674

    Standart

    Alıntı magicalrose Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben bu diziyi yıldız& yakup için izliyorum bu sezon.. ilk sezon hiç izlemedim diyebilirim ama şu ana kadar izlediğimden anladığım şu ; TUTKU yok..
    Senaristler ne vatan sevgisine ne çiftlere tutku yazamıyor. Sahneler sadece dümdüz.. hissetmek çok zor. Hele aşk sahneleri.. 😁 bildiğiniz düz yazı.. oysa biraz da kafiye ahenk gerekmez mi😉 mesela yıldız ve yakup sahnelerinde ben tutkuyu alamıyorum. Evet yakışıyolar ve aralarındaki çekişme & hoşlanma durumu çok keyifli ama bu çiftte tutkuyu henüz göremiyorum. Bir bakış bir kendine hakim olmaya çalışma öpmek isteyip öpememe tutkulu bir bakışma vs... yok hiç bir şey. Belki şu an tek taraflı gidiyor diye olabilir ama yakup biraz daha duygularına kulak verdiğinde mantık ve duyguları arasında sıkıştığında yıldızla arasındaki o tutkuyu tabiri caizse arzu etme istek kıvılcımlarını görmemiz lazım..
    Yıldız ve Yakuptan tutku alamamanızın nedeni bence oyuncular arasında kimya eksikliği .Gerçi senaryoda da bir olmamışlık var orası da kesin ama en büyük etken bence oyuncuların uyumu.Tamam Pınar güzel kız, Fatih yakışıklı ama ben hiç ama hiç elektrik alamadım bu çiftten.Bir de Yıldız hemen aşık olmuş gibi kıskançlık krizlerine girdi, çok zorlama ve yapma bence. Ben bir Hileon sever olarak bunu yazmıyorum sadece benim gözlemim bu .Ben miray ve Boran arasındaki kimyaya bayılıyorum mesele.

  10. #330
    Yönetmen remoş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.01.2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.316
    Tecrübe Puanı
    42949682

    Standart

    Alıntı FREE WOMEN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yıldız ve Yakuptan tutku alamamanızın nedeni bence oyuncular arasında kimya eksikliği .Gerçi senaryoda da bir olmamışlık var orası da kesin ama en büyük etken bence oyuncuların uyumu.Tamam Pınar güzel kız, Fatih yakışıklı ama ben hiç ama hiç elektrik alamadım bu çiftten.Bir de Yıldız hemen aşık olmuş gibi kıskançlık krizlerine girdi, çok zorlama ve yapma bence. Ben bir Hileon sever olarak bunu yazmıyorum sadece benim gözlemim bu .Ben miray ve Boran arasındaki kimyaya bayılıyorum mesele.
    yıldız yakup
    bu ikisinden umudumu kestim
    yemin ederim
    kumandan flillipos ve evde calışan havva
    ikisinin bile kimyaları daha iyi tututyor
    hırsız polis

Sayfa 33/69 İlkİlk ... 2329303132333435363743 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 3 kullanıcı var. (0 üye ve 3 konuk)

Benzer Konular

  1. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 995
    Son Mesaj: 25-03-17, 23:51
  2. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 994
    Son Mesaj: 10-03-17, 08:26
  3. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 997
    Son Mesaj: 04-02-17, 18:52
  4. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 30-01-17, 15:04
  5. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 1020
    Son Mesaj: 13-01-17, 18:24

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •