Sayfa 41/41 İlkİlk ... 313738394041
205 sonuçtan 201 ile 205 arası

Konu: Şahsiyet [BİTTİ]

  1. #201
    Durum:
    Çevrimdışı
    Fotografci13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Asistan
    Üyelik tarihi
    31.03.2011
    Yer
    yurt disi
    Mesajlar
    1.442
    Konular
    6
    Ettiği Teşekkür
    2
    4 mesaja 4 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart Cevap: Şahsiyet [2018] [PUHUTV]

    yayinlanan son 3 bölümüde acikcasi begenmedim begendigim yerler oldu ama beklentilerimin altindaydi
    birkere finale dogru giderken aceleye getirmis gibilerdi,ayhan kavasi yani psykologu bir kere göstermediler
    hatalarda vardi dizide

    araba patliyor nevraya hic birsey olmuyor sacmalik yani

    devanin sevgilisi olan kiz silahi aliyor kendisine hakaret etmis kisiyi vuruyor
    sen degilmisin bununla bir arada olup arkadaslik eden
    yani olmamis sacmaydi
    birde deva köpek öldürenle yazisirkende yani sahte köpek öldürenle yazisirken bu sevgilisi yanindaydi orada hata var yani
    cünkü sonra köpek öldüren bu kiz cikmis oluyor

    begenmedim ben son 3 bölümü aceleye getirmis gibi yazmis senarist ,biran önce bitirelimde bitsinde gidelim zaten fazla izleyen yok deyip kafada bitirmis diziyi.

    sebnem bozoklu ve cansu dere gercekten cok kötü oyuncular
    halen oyunculuk yaptiklarina inanamiyorum torpilli bunlar galiba sektörde
    bu ikisinin gercekten oyunculugu cok kötü lütfen oyunculugu birakin

    bilmiyorum ben son 3 bölümü begenmedim yani aslinda iyiydi dizi ama son 3 bölümü olmamis
    yani konu olarak iyiydi onda bir sıkıntı yok,ama bazi yerleri sacmaydi yani
    yinede izledigime pisman olmadim.

    ama polisiye dizilerde favorim herzaman behzat c kanit ve galip dervistir
    Konu Fotografci13 tarafından (Bugün Saat 01:06 ) değiştirilmiştir.

  2. #202
    Durum:
    Çevrimdışı
    funda2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Asistan
    Üyelik tarihi
    26.11.2006
    Yer
    Heryerde...
    Mesajlar
    27.382
    Konular
    16
    Ettiği Teşekkür
    10
    212 mesaja 273 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    4 Mesaj

    Standart Cevap: Şahsiyet [2018] [PUHUTV]



  3. #203
    Durum:
    Çevrimdışı
    KOZA92 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Asistan
    Üyelik tarihi
    05.07.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    657
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    26
    18 mesaja 25 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Şahsiyet [2018] [PUHUTV]

    Dizinin son 3 bölümü çok kötüydü.
    Bütün mesajlar diyolog üzerinden verilmek istenmiş.
    Bütün cevaplar yine öyle.
    Başarısız bir senaryo örneği olarak gördüm.
    Aceleye getirilmiş bir final.
    Acaba fazla iğneleme birilerini rahatsız etti de apar topar bir final mi yapıldı diye geçirdim içimden.
    Başka türlüsü kabul edilebilir değil,böyle bir internet dizisi ve çok güzel başlayan sevilen bir dizi olabilmişken böyle bir final.
    Basit 3.sınıf günlük dizi finali gibi bir şey olmuş.
    Bebek de çok gereksiz geldi,normal bir dizi değildi ki bu böyle bir şeye ihtiyaç duydular.
    Anlatılan konu önemli bir konuydu ve hissiyat bana geçemedi ki gerçekten,üzüldüm

  4. #204
    Durum:
    Çevrimdışı
    dajavu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.08.2012
    Yer
    Henry Cavill
    Mesajlar
    2.641
    Konular
    29
    Ettiği Teşekkür
    14
    64 mesaja 84 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart alıntı




  5. #205
    Durum:
    Çevrimdışı
    (ESRA) - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    03.01.2008
    Mesajlar
    5.080
    Konular
    2
    Ettiği Teşekkür
    0
    1 mesaja 3 teşekkür aldı
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Lightbulb

    Merhabalar. Foruma girip iki kelam etmeyeli aylar olmuş. Ne yorumlamayı istediğim bir dizi izliyordum çünkü ne de sitenin yeni haline gözlerim alışmıştı (özleyen surat gelecek buraya). Ama Şahsiyet'in final bölümü getirdi işte beni yine bu siteye.

    Yönetmen Onur Saylak'ın da senarist Hakan Günday'ın da ilk dizi deneyimleriydi. Dürüst olmak gerekirse ilkin acemiliği epeyce hissettiriyordu kendini. Onur Bey'in bir tabloyu andıran görüntüler vermek amacıyla kamerayı sabit bir açıya özenle yerleştirmesi ortaya çıkan görüntünün muazzamlığı dolayısıyla ilk izlediğimde hayli lezzetli gelmişti seyir iştahımı kabartmıştı ancak her sahnede bununla karşılaşmam ilk izlediğimdeki tadı kaçırdı, bir yerden sonra hatta anlamsız gelmeye başladı. Sahne geçişlerini başından beri fazla keskin buluyordum. Hatta bir ara kendimi Gerçek Kesit izler gibi hissettim, o kadar rahatsız etti beni o ani geçişler.

    Senaryoda da birtakım açıklar, tutarrsızlıklar ve fazlalıklar vardı. En gözüme batanı mesela Deva ve arkadaşlarının açtığı Köpek Öldüren sitesiydi. Varlığı neye hizmet etti, ne için senaryoya eklendi ve neden hiçbir sonuca bağlanmadan mevzu kapandı hiç anlayamadım. Dizinin tek sezonluk planlandığı söylendi ancak ben buna inanmıyorum; muhtemelen Deva ve Köpek Öldüren sitesi de ikinci sezona sarkacak bir hikâyeydi, olmadı fakat keşke daha başarılı bir hamle ile kapansaydı bu mevzu; en azından Agah’ın başına bir şey getirseydi, Ateş’in ilgisini çekseydi site. Netice itibariye; benim kafamda hiçbir mantığa oturtamadığım ve tolere edemediğim tek senaryo hatasıdır. Bir de; dediğim gibi ben dizinin tek sezonluk planlandığına inanmıyorum, bu sebeple final bence fazla aceleye gelmişti, bu aceleye getirilmişlik fazlasıyla hissettiriyordu kendini.

    Bunların dışında elbette eksik ya da fazlalık olarak gördüğüm, beğenmediğim detaylar vardı dizide ancak benim nezdimde dizinin artıları eksilerinden fazla olduğu için daha ziyade artılardan bahsetmek istiyorum. Hakan Günday’ın kitaplarını okuyanlar onun söyleyecek sözü, bir derdi olan hikâyelerine aşinadır; yazarın esas amacı o derdi okuyucuya hissettirmek, o derdi okuyucunun derdi yapmaktır. Bu uğurda çoğu okuyucunun anlamsız / gereksiz bulduğu tesadüfleri, abartılı tepkileri, kör göze parmak sokma yöntemini kullanmaktan çekinmez Hakan Günday. Dolayısıyla şayet onun kitaplarını okumuşsanız bu dizinin senaryosundan da beklentiniz az çok belli olur. Ben dizinin konusunu okuduğumda dahi hiçbir zaman Amerikanvari bir suç dizisi ile karşılaşacağımı düşünmedim. Hakan Günday’ın senaryosuysa izleyeceğimiz, dizinin bizi sarsmayı hedeflediğini bilmeliydim ve bu bilinçle başladım izlemeye.
    Şahsiyet; alzheimer hastası toplumumuzu, adaletsiz hukukumuzu, kalabalıklarla meşrulaştırılan suçları, kalabalıkların akladığı suçluları bir ayna misali yüzümüze tuttu ve bize “Hatırla” dedi, buydu dizinin amacı. Her bir karakter toplumumuzdan birini temsil ediyordu; bu sebeple dizi fısıldamıyordu, bağırıyordu yüzümüze yüzümüze. Dizinin ana konusu ilerlerken aralara mesajlar serpiştirmiyordu çünkü, bir konuya gönderme yapmıyordu ya da. Konunun bizzat kendisiydi dizinin anlattığı şey; Şahsiyet bize bir seri katili merkezine alan suç draması anlatmıyordu, bu sadece bir araçtı. Ben bu yüzden ilk bölümlerde Nevra’nın ataerkil polis teşkilatında erkek polisler tarafından devamlı olarak sözlü tacize uğramasını “abartı” bulmadım. Çünkü Nevra’nın amacı zaten bize patriarkal bir sektörde kadın olmanın ne demek olduğunu ‘bağırmak’tı. Ateş’in yıllardır gazetecilik yaptığı halde nasıl üniversiteli bir genç gibi idealist kalabildiğini sorgulamadım hiç, “Bu gerçekçi değil.” demedim çünkü o da evinin duvarında fotoğrafları asılı olan Uğur Mumcu’yu, Hrant Dink’i temsil ediyordu. Ölümü dahi Ateş’in öyküsüne has değildi ki; Ateş gibilerin sonuydu onunki, Ateş’in değil. “Zuhal neden çocukluk travmalarını dakikalarca tane tane anlatıyor ki?” diye düşünmedim ben çünkü Zuhal de sevgisiz büyüyen insanların kendilerine birazcık ilgi gösteren herkese hemen güvendiğini söylüyordu bize. Kendi rızasıyla birlikte olduğu bir erkekten ayrılmak istediğinde o erkeğin buna müsaade etmediği kadınları temsil ediyordu Zuhal. Erkeklerden korunmak için erkekleşen Nesrin, tecavüzcüsüyle evlendirilen Yeliz, bir kadının başarısını hazmedemeyen Firuz, sırf birden fazla kişiyle birlikte olduğu için fahişe diye adı çıkan ama buna susan ve en sonunda patlayıp “Bana hakaret edemezsiniz.” diye bağıran Süveyda, 50 küsur yaşındaki adamla 15 yaşındayken evlendirilen Binnaz… Bu dizide her karakter birinin temsiliydi, hiçbiri kendisi değildi; bu hikâye kendine has değildi, bize hastı; bizdik o karakterler. Her şey o kadar gerçekti ki ben “Dizi neden böyle, bu karakter neden bunu yaptı, şurası neden böyle çekilmiş?” diye sorgulayamadım, buna fırsat vermedi dizi çünkü sorgulamamızı, yorumlamamızı istediği şey dizi değildi; anlattığı öyküydü; dizinin derdi konusuydu; tıpkı Hakan Günday’ın kitaplarında olduğu gibi.

    Benim dizi hakkında söyleyebileceğim daha fazla bir şey yok. Böylesi öyküler beni çok etkiliyor, benzeri bir senaryoyu geçen yaz Çember adlı 6 bölümlük televizyon filmlerinde “Acı İntikam” adıyla izlemiş ve yine etkisinden çıkamamıştım. Reyhan ve Nevra’nın öyküsü de beni çok etkiledi. Bir diziyi başarılı bulmam için benim kıstasım evvela o dizinin amacını anlamaktan geçer. Sonra da o amaca hizmet etmiş mi diye bakar veririm kararımı. Bence Şahsiyet amacına sadık kalarak final yaptı. “Hatırla” dedi bize, “Şahsiyetini yitirmeden hatırla.”. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hep hatırlayacağım bir dizi olacak Şahsiyet.

    Televizyondan kaçan bizler için internet dizileri harika bir alternatif sundu. Gerçi internetin de televizyonlaşacağı endişesini taşıyorum, rtük kararı malumunuz. Umarım bu alternatif işler kalitesini artırarak çoğalır.

  6. 3 kişi (ESRA) üyemize teşekkür etti:
    A.P.W.B.D (17-06-2018),meltem-cmbl (15-06-2018),nurdi (Dün)

Sayfa 41/41 İlkİlk ... 313738394041

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •