Sayfa 34/34 İlkİlk ... 243031323334
340 sonuçtan 331 ile 340 arası

Konu: Sen Anlat Karadeniz - Bölüm Yorumları

  1. #331
    Asistan
    Üyelik tarihi
    20.11.2006
    Yer
    özgürlük
    Mesajlar
    442
    Tecrübe Puanı
    23691203

    Standart

    Son sahne yine ciğer filan kalmadı.
    Ne olacakta Yiğit tekrar geri gelecek.
    Senariste sormuşlardı ne zaman yüzümüz gülecek diye o da 14.bölüm demişti merakla bekliyorum.

  2. #332
    Asistan Urfatokat15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.02.2016
    Yer
    Ş.Urfa
    Mesajlar
    370
    Tecrübe Puanı
    42949675

    Standart

    Uçurum olayı kolay bir durum değil ama vedat in bütün iddiaları çürüdü ben biran sosyal hizmetlere verilir diye düşündüm
    Arnav&Kushi

  3. #333
    Set Görevlisi Yasemingll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.01.2018
    Mesajlar
    81
    Tecrübe Puanı
    9448933

    Standart

    Her şeyi geçtim de ha bu Yiğit'in çektiği ne, bu çocuğun çilesi ne zaman bitecek? Yaşadığı korku ne zaman bitecek?Ne zaman normal bir çocukluk yaşayabilecek çok merak ediyorum.Çocuğun bu yaşında yaşamdığı kalmadı.

  4. #334
    Yönetmen real madrid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.07.2007
    Yer
    Madrid
    Mesajlar
    9.593
    Tecrübe Puanı
    42949683

    Standart

    Ah be Tahir.. Nasıl kötü oldu nasıl da ağlıyor..
    Nefes den ziyade Tahire üzüldüm.. Şimdi kendini suçlayıp durur artık..

  5. #335
    Set Görevlisi Yasemingll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    30.01.2018
    Mesajlar
    81
    Tecrübe Puanı
    9448933

    Standart

    Hakime ne kadar sövsem de adam da haklı silahlı adamlar ev bastı diyoruz doğru ortada polis tutanağı yok bişey yok ee bi de uçurum gerçeğimiz var tabii...Neyse geçici velayeti kaptıracağımız malumdu zaten. Bi ben yanlış duymadıysam hakim de kocası gibi bişey söyledi ortada resmi nikah zaten yok nasıl kocası diyebiliyor? Dolayısıyla burda Vedat'ın gayrımeşru ilişki tezi de çürüyor. Baba müsveddesi ve kadınların yüz karası Eyşan için Asiye reisin duasını etmeden geçemeyeceğim "Tez vakitte toprak olun İnşallah"
    Saniye Hanımın derinlere gömdüğü vicdanından bir nebze görmek de güzeldi.

  6. #336
    Yardımcı Yönetmen aslanselda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.12.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.523
    Tecrübe Puanı
    42949683

    Standart

    güzel bir bölümdü, beğendiğim çokça şey oldu...

    BERRAK olayının ortaya çıkmasını sevdim, Fatih zekasını konuşturdu ve çözüldü olay, kamera ile ilk baktıklarında sesi niye duymuyorlar, nolacak diye bir gittim geldim, yalan değil ama akıl edip evi talan edince deli tahir, hemen olaya vakıf oldular.

    ama bu olayda asıl beni şaşkınlığa uğratan NEFES oldu, hayır zaten çok dirayetli bir kız olduğunu biliyoruz, mücadeleden hiç vazgeçmiyor, aptal değil kesinlikle ama şu son zamanlarda yaşadıkları ve aldığı ilaçları düşününce bu kadar aklı-selim davranması beni şaşırttı doğrusu, Tahir her zaman ki gibi sakinliğini koruyamazken, nefes'in sürekli tahir'e berrak ile ilgili akıllar vermesi, planlar kurması, ileriye dönük şunu yapalım, bunu yapalım demesine bayıldım.

    zaten tahir'i bir yönlendirmeler, etkilemeler başladı ki nefes'de iyice tahir buna bozulmaya başladı ufaktan ufaktan, "parmağında oynatıyorsun"... biraz öyle oluyor tahir'cim o kadar etkisindesin ki nefes'in ağzının içine baktığın doğrudur

    ikili tüm sahnelerine yine yeniden bayıldım, onlar bakışsınlar öyle ben izleyeyim, hiç sıkılmam... arada tahir, bazen de nefes güzel, büyük sözler sarfetsin, aşklarını gizliden ilan etsinler ben sıkılmadan izlerim... "ben o deli tahir'e ölürüm" ne güzel bir cümleydi, tahir öyle kalakaldı, nefes ne dedim ben ya diye kaçtı

    nefes-yiğit-tahir üçlüsüne zaten ayrı bayılıyorum, tam bir aile durumundalar, anlamadığım birazdan geleceğim mahkeme olaylarına ama niye kimse Yiğit'in fikrini almıyor. Söz konusu kişi o değil mi?

    NAZAR salağı için yorum yapmak beni baya bir darlıyor, boğaldım ayyyy
    kızım sana en güzel cümleyi bu bölüm yangaz murat etti, "Vedat'a aslında teşekkür etmem lazım biliyor musun, sana aşık olmama tam ramak kalmışken, senin gerçek yüzünü bana gösterdiği için"

    biliyorum ki bu cümle sadece sözde, murat çoktan etkisine girdi Nazar'ın ama bir ihtimal ya, benimkisi de umut işte nefes ve tahir'in ki gibi, belki yangaz murat için başka bir aday çıkarılır, çünkü bu saatten sonra Dağdevirenler ile kaleliler'in akraba olma düşüncesi ütopik geliyor bana, yapmasınlar bu kadar çirkinleştikten sonra.

    Nazar salağı için yapacağım bir yorum daha var, o kadar dik başlı, sözde kendi bildiğini okuyan, kimsenin ağzına bakmayan nazar hanım, neden söz konusu ablası olduğunda bu kadar güçsüz, kadının kadını ezdiği bu dünyada, insan müsveddesi eyşan'ın nefes'e yaptığı, Nazar'ın annesinin Mercan'a yaptığı gibi... annesi bir başka anne için "o......" lafını ağzına alabiliyorken, kendi kızını salak yerine koyuyorken, içinde bulunduğu psikolojik durumu ve duygularını sorgulamak yerine, doktora gitmenin, deli damgası yemek olduğunu, bu sebepten evde kalacağını düşünebiliyorken, nazar hanım o çok güvendiği aklını neden konuşturmuyor, niye bu kadar pasif kalıyor, niye ablasını korumuyor, niye anne-babasının karşısında durmuyor, bunu bir türlü anlamıyorum, anlamayacağım da

    asiye öyle güzel bir laf etti ki, "ne zaman götüreceksin doktora.............. bilmem ne olduğunda mı". sadece sözden ibaret nazar, bir cacık olmaz yoksa kendisinden, babası annesi zulüm ediyor ablasına, el kaldırıyor, horluyor ama tık yok kızda.

    MERCAN, çok üzüldüm kendisine bu bölüm, doktor karşısında ki halleri içimi dağladı ama bir yandan da kızdım aslında... neden bu kadar zayıf olur insan, bu psikolog sahnelerini niye bu kadar boş geçiyorlar onu da anlamıyorum doğrusu, tamam maksat orda Mercan'ın duygularını yansıtmak, olayı dramatize etmek, seyirciyi vurmak ama karşısındaki doktordan da şöyle izleyen ve benzeri durumda olan tüm kadınlarımız için bir mesaj gelmesini isterdim.

    "kimsenin yüreğinde yer edinemedim, bulamadım, canıma kıydım, sevdiğim beni görmedi, bu dünyada da yerim yok, öteki dünyada da"

    onu kimsenin sevmediğini düşündüğü için bu dünyada yerim yok diyor, canına kıydığı için kendisini günah işlediğini düşünüp, öteki dünyada da yerim yok diyor, neden bu zayıflık. Aynı evde yaşayan iki kardeşin arasında oluşan bu uçurum niye.

    doktor neden söylemedi ki, "bir birey olarak, bir kadın olarak, senin bir başka insana ihtiyacın yok, öncelikle kendinin farkına varmalısın, kendin için yaşamalısın, kendinle barışmalısın, sen kendinle barışırsan, zaten parlarsın, senin ışığını gören sana gelecektir" "birinin yüreğinde yer edinmeyi neden bu kadar önemsiyorsun, hayat yaşamaya değecek kadar güzel şeyleri barındırıyor içinde, bunu görmen için etrafına bakman yeterli, çık o kendini içinde tuttuğun parmaklıklardan"

    böyle benzeri şeyler söyleseydi, çok bekledim, izleyen insanlar için güzel bir mesaj olurdu, Mercan için aydınlatıcı olurdu, yoksa bu sahnenin amacı neydi, illa Dağdevirenler ile kalelileri tekrar bir araya getirmek içinse maksat, evet başarılı oldular, yine babası kapıya dayandı.

    ne asiye, ne de bir başkası tutup demedi ki, kızına hiç şöyle dönüp de bir baktın mı? neler hissediyor, içinde neler yaşıyor gördün mü? hiç saçını okşadın mı? ne istiyor hayattan sordun mu? kolunda ki kesiklerden haberin var mı? bu kızı anlaşma karşılığı sen peşkeş çekmedin mi?

    ya bu soruları, bu cevapları kimse niye söylemedi o karşılaşma sırasında o pislik adama, kızlarım benim gurur kaynağım diye dolaşmasını biliyor ama aslında bihaber yaşıyor, yaşanan her şeyin sebebini tahir'e ve Mercan'ın gönül yarasında bulmak kolay, insan suçlamaya hazır bir mahlukat zaten, peki bu kızın bu kadar ezik olmasının, bu kadar güçsüz olmasının sebepleri ne?

    sinir oluyorum bu sahnelere, o anneye-babaya... sözde insanlara, Osman hocanın da söylediği gibi, herkes gıybet peşinde, onun karısı böyle, bunun bacısı şöyle, eleştirmek en iyi yaptığımız şey, yargılamak, suçlamak, kınamak... dön bir aynaya bak derler adama.... bir okusanız, kulaktan dolma bildiklerinizle yaşamasanız, bizleri de bu yüzden soğutuyorsunuz dinden-imandan zaten...

    koyun gibisiniz birinin sizi yönlendirmesine ihtiyaç duyacak zavallılar sürüsü, o bunu dedi, aaa hemen inan, git fiskos yap, sonra hoca doğrusunu söyleyince kafa sallamalar başlasın, birden imanlı kesil, git namaz kılmaya, günahlarını paklar nasılsa

    Osman Hocanın bu gerizekalı insanlar ile konuştuğu sahneleri seviyorum. Bölüm boyunca bekledim, en sonunda yaptı, o insanların ayağına gitti, helal olsun güzel de konuştu. Keşke gerçeğimiz de bu olmasa, osman hoca gibi insanları seviyorum, "gerçeği bilen, ona göre yaşayan, Allah korkusu olan".... ama imanlı görünüp de her haltı yiyen insan müsveddeleri benim içimi büyütüyor, nefretle dolduruyor.

    gelelim mahkeme sürecine...

    Vedat'ın tüm şahitlerinin dinlenirken, nefes'inkilerin biraz es geçilmesi sinirlerimi zıplattı aynen tahir'in olduğu gibi... haksızlığa hiç tahammül edemem hayatta, doğru söylerim ve hep kovulurum her mekanda, tıpkı tahir'in kovulduğu gibi

    nefes'in kanında o ilaçtan çıkmış olsaydı, belki o raparu mahkemeye sunarak, velayeti kazanacaklardı ama 24 saati geçmiş ilacı alalı dendi, sırf mahkeme kaybedilsin diye. Hiç bir elle tutulur kanıt gösteremediler, olaylara bizzat şahit kimse yok, nefes'in anlattıkları var sadece bilinen, birde birkaç köylüye yapılan zorbalıklar... bunlarda tahir'e yakın bilindiği için ciddiye alınmıyor...

    ama her ne hikmetse Vedat'ın çalışanlarının hepsi şahitlik yaptı, dışardan yapan tek kişi Nazar'dı kabul gördü...

    neden kimse Yiğit'in fikrini almadı, normalde süreç nasıl işler bilmiyorum, tamamen mantığıma uymadığı için eleştiriyorum, bana göre Yiğit'in de nerde mutlu olduğu, kimle kalmak istediği, yaşadıkları, duyguları sorulmaz mı?? olması gereken bu değil midir? gözleri ile şahit olsa hakim bey, Yiğit'in "hayır ben babamı sevmiyorum, onunla kalmak istemiyorum" dediğine, Vedat'a verir mi hiç...

    SANİYE HANIM, günün bombasıydı bence, baya baya ilerleme var kendisinde, artık eskisi kadar katı değil nefes'e karşı, çünkü oğlunun sevdasının büyüklüğünü gördü, ne olursa olsun bu yoldan dönmeyeceğini... bu yüzden "git" diyemiyor nefes'e, giderse peşinden tahir'in de gideceğini biliyor.

    her türlü yalana hemen inanma eğilimi gösterse de, ben eminim ki saniye hanım içten içe nefes'in doğruluğundan emin aslında, sadece içi almadı bir kere onu, klasik her anne gibi, oğluna layık görmediğinden evli ve çocuklu bir kadını... buna pek de şaşıramıyorum, kimse istemez bunu, eğri oturup doğru konuşalım şimdi.

    kendince bir rica da bulundu, rica demek hafif kalır tabi, şart desek daha doğru ama ben o kadar eminim ki, gün gelecek ve tahir ile nefes arasında ki engeli kendisi kaldıracak saniye hanım rıza gösterecek ve izin veriyorum, yanınızda ve arkanızdayım diyecek, o şekilde evlenecek nefes ile tahir... gizli bir evlilik olacağını hiç düşünmüyorum, tahir çok büyük laflar ediyor çünkü, nefes'de tahir'den gizli sözler veriyor, üstelik o sözü Saniye'ye vermese de zaten hep aynı şeyi söyler dururdu tahir'e.

    hep bir ilanı aşk var aralarında ama hep ben sana yar olamam, olamayız demeler de var, ne olabiliyorlar, ne ayrı durabiliyorlar... araftalar.

    Berrak'ın babasının bu kadar basiretsiz olmasına da tahammül edemiyorum, kızın zor durumda, karın zor durumda, zamanında neler yaşamışlar bilmiyorum, berrak babam annemi vurdu gibi bir şey söyledi, biraz daha derinine ineceklerdir berrak olayı su yüzüne çıkıp da yüzleştiklerinde... merak ediyorum doğrusu... ama bir babanın karısı ve çocukları karşısında bu kadar aciz olmasını anlamam mümkün değil.

    bir diğer karaktersizlik örneği de papuan gibi aynı şeyleri söylemekten öteye gidemeyen nefes'in babası, yani Vedat'ın kuklası.

    bu neyin körlüğü, bu neyin korkusu, bu neyin köleliği, bu nasıl bir vicdan, nasıl bir baba, nasıl bir insan, vedat için karakterinden, onurundan, kızından, canından vazgeçmiş, şimdi ceza almayı bile göze alıyor, onun suçlarını üstleniyor... tahammül edemiyorum izlerken

    ve herkesin bu adamın ağzına bakmasını, söylediklerini duyunca hemen inanmasını, insanların en zayıf noktasının din olmasını, dinden bahsettin mi hemen ikna olmalarını, kanmalarını an-la-ya-mı-yo-rum!!! ne kadar kolay insanları etkilemek, en zayıf noktalarından gir- hemen etkile. Bundan daha büyük bir salaklık yok.

    bu dizide kadınların mücadelesini, erkeklerin kadınları nasıl ezdiklerini, insanların duyduklarına göre nasıl hareket edip, şekillendiklerini, babaların kızlarını nasıl malı gibi gördüklerini, henüz gelişememiş benlikleri, özgüveni eksik büyümüş kızları, kadının en büyük düşmanının yine bir kadın olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız... bunların işlenmesi mesaj niteliğinde olması açısından beni hem sevindiriyor, hem de delirtiyor...

    bu bölüm sonu fragman da vermediler, acaba yeni bölüm yetişmedi mi yoksa daha fazla merak uyandırmak için mi? çünkü fragmansız bitirmezlerdi asla.

    iyi yorumlar.
    Yeryüzünde gelmiş geçmiş tek MUSTAFA !
    Yoluna BinCan feda ATA'm!!!
    Korkma BuVatanı hainlere Yem etmeyeceğiz.

  7. #337
    Yönetmen real madrid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    26.07.2007
    Yer
    Madrid
    Mesajlar
    9.593
    Tecrübe Puanı
    42949683

    Standart

    Total de 2 lige düşmüş. Senaristler in artık bi atak yapması lazım. Devamlı vedat kazanırsa olmaz
    Tahir nefes Yıldırım nikahı olsa reytingler tavan yapalabilir sfghjkl

  8. #338
    Asistan Urfatokat15 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.02.2016
    Yer
    Ş.Urfa
    Mesajlar
    370
    Tecrübe Puanı
    42949675

    Standart

    sizde benim gibi durup durup nefesin bayılma sahnesini izliyor musunuz?? hakimin kararı ilk açıkladığı andan salondan çıkıp tahirin önüne gelene kadar ayakta duruyor ve tahirin kucağına yığılıveriyor çaresizliğin, dermansızlığın, güçlü durmak da bir yere kadar demenin en iyi anlatıldığı sahne duyguyu o kadar güzel vermişler ki o an nefesin neler hissettiğini yada tahirin karmaşık duygular içinde olduğu halini şaşkınlığını geçirdiği şoku içinizde bir yerde hissedebiliyorsunuz.....
    hakim eğer futbol maçında hakem olsa kesin taraf tutuyor derdim nefesin şahitlerine tahirin yakı çevresi dediler ama vedatın şahitleri de vedatın birebir adamlarıydı, evindeki hizmetçisine kadar getirmişti yiğiti konuşturmadılar fikrinin alınması lazımdı diye düşünenler için bu daha geçici velayet asıl duruşma bu değildi son duruşmada yiğit dinlenecek çünkü velayet davalarında çocukların illaki fikirleri sorulur emre kabakuşak fragman hazır diyor sarıp sarıp izliyorum diyor ama neden yayınlamıyorlar anlamıyorum bir türlü
    Arnav&Kushi

  9. #339
    Yardımcı Yönetmen mehmetlover - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Mesajlar
    2.447
    Tecrübe Puanı
    42949684

    Standart

    son sahneyi sonuna kadar izleyemedim vallah ben dediğim gibi fazla ağlamalı mutsuz umutsuzluk dolu işkence dayak sahnelerini izleyemiyorum onun içinde netten izliyorum ama izlediğim kadarıyla bu bölümünde her bölüm olduğu gibi kahramanı Tahirdi kesinlikle bütün sahneleri muhteşemdi hak edene cevapları yapıştırması ne olursa olsun Nefesi savunması koruması hele o doktordan çıkarken mercanla karşılaşınca nefes kıskanınca kıskandı mı o diyen Tahir ayrı bir sevimliydi bir de nefese beni parmağında oynatıyorsun dediği sahneye bayıldım kısacası bütün Tahir Nefes sahneleri ve o sahneler de çalan müzikler süper o sahnelerde masal izliyormuşum gibi geliyor bana ayrıca Nefesin Tahir'den daha güçlü ve cesur olması da hoşuma gitti umarım hep böyle olur bir de bu dizinin en güzel bir diğer tarafı da konular uzun sürmüyor berrak olayının iki üç bölümde çözülmesi iyi oldu mümkünse yiğidi de o psikopatın ellinde fazla bırakmasınlar en fazla bir bölüm sonra nefese versinler o çocuğa yazık çok küçük daha ana kuzusu bu kadar şey yaşamış zaten bir de annesiz kalmasın yani bu berrak a da ne demeli evet ona da üzüldüm ama sana yardım etmiş insanlara bu yapılır mı söyleseydi Tahir yardım ederdi berrakla fatih olacak gibi Murat'a da başka biri gelsin lütfen o salak geri zekalı nazara hiç yakıştıramıyorum

  10. #340
    Yönetmen efsaneask - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.10.2007
    Yer
    ♥FENERBAHCEM♥
    Mesajlar
    6.035
    Tecrübe Puanı
    42949683

    Standart

    Benim anlamadığım neden Osman Hoca şahitlik yapmadı ?

    Velayet vedata verilecekti bunu anladım o zaman keşke bir taraf dinlenip öbür taraf dinlenmemezlik edilmeseydi.
    Gelecek mahkemede velayet tamamen Nefesin olacaktır diye düşünüyorum.

    Nefes ve Tahirin bütün sahneleri mi güzel olur. 13 Bölüm oldu sevgili değiller fakat ben aşklarını hissediyorum. Bir söz bir bakış yetiyor umarım güzel senaristler bu ikilinin büyüsünü bozmaz.

    Nefesin o kadar yaşadıklarına rağmen güçlü durması ve birçok dizideki gibi salak başrol kadın izlemediğimiz için mutluyum. Olaya göre yeri geliyor Tahir alıyor ipleri eline yeri geliyor Nefes.

    Nefesin Tahiri “parmağında oynatması” bile öyle sevgi ile yapılıyor ki deli Tahir delirmesin diye. Kaç defa sahnelerini izledim sıkılmadan bilmiyorum.
    Nefesin kıskançlığı ve Tahirin Nefesin üstündekileri beğendiğini söylmesi bile yerinde ne fazla ne az.

    Muratın Nazara söyledikleri güzeldi şimdi güzl bir kız gelse Murat için.

    Yüksek sesle kadına yapılan hertürlü şiddeti gösterdikleri için ben kendi adıma mutluyum tabi ki bu hiçbirşeyi değiştirmicek ama belki kendisini kurtaran güçlü kadınlar olur.

Sayfa 34/34 İlkİlk ... 243031323334

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 5 kullanıcı var. (0 üye ve 5 konuk)

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •