Sayfa 52/133 İlkİlk ... 24248495051525354555662102 ... SonSon
661 sonuçtan 256 ile 260 arası

Konu: Siyah Beyaz Aşk - Bölüm Yorumları (Eleştiri) (5)

  1. #256
    Durum:
    Çevrimdışı
    samanyolu. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    03.04.2008
    Yer
    Hanımeli
    Mesajlar
    1,829
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    1,687
    350 mesaja 1,206 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart

    Torres ben senaryo batınca saydıra saydıra izledim valla:)
    Şaka bir yana ben seni biliyorum tabi sana özel bir şey demek değildi niyetim dedim ya öyle içimi döktüm genel olarak.Yoksa senin derdin tabi ki de Ferhat Aslan bilmez miyim.
    Düşüncelerine saygım sonsuz sonuçta hissettiklerin bunlar ben daha farklı düşünüyorum doğrusu ama sana da hak verdiğim noktalar var:)
    Duana amin diyorum ama kesin bol bol Jale izleriz:)

  2. #257
    Durum:
    Çevrimdışı
    Torres09 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    30.01.2018
    Mesajlar
    876
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    722
    203 mesaja 559 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    7 Mesaj

    Standart

    Alıntı samanyolu. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Torres ben senaryo batınca saydıra saydıra izledim valla:)
    Şaka bir yana ben seni biliyorum tabi sana özel bir şey demek değildi niyetim dedim ya öyle içimi döktüm genel olarak.Yoksa senin derdin tabi ki de Ferhat Aslan bilmez miyim.
    Düşüncelerine saygım sonsuz sonuçta hissettiklerin bunlar ben daha farklı düşünüyorum doğrusu ama sana da hak verdiğim noktalar var:)
    Duana amin diyorum ama kesin bol bol Jale izleriz:)
    Valla jale ve cucu izleyecegiz diye korkuyorum:)
    Madem ozge yine boyle kaybolacakti ne diye ferhatin kizi oldu ya
    Hikayeye ne katti
    Seyirci kacirmaktan baska

    Belki geri gelirler finalde
    Buyuk kocaman bi aile olarak konakta yasarlar
    Ferhat aga karisi asli oglu cirkin aslinin kumasi vildan ve ferhatin biricik guzel kizi ozge
    Yanlarinda cuneytten olma necdet ve gicik anasi ile uvey babasi abidin
    Onlarin yaninda sonunda aileyi bir araya getirmis namik ve aile dostu yeter hanim
    Handancigim herkesi kucakliyor
    Cucu ve jale de aileye katilmis
    Jalenin gogusler yine fora tabi :)

    Ne kadar da guzel bir tablo degil mi:)
    Tabi yigit suna ve ozgur de orada
    Ozgur ve ozgenin nikah planlarini yaparlar
    Malum konak disi iliski ters bizimkilere:))

  3. #258
    Durum:
    Çevrimdışı
    samanyolu. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    03.04.2008
    Yer
    Hanımeli
    Mesajlar
    1,829
    Konular
    0
    Ettiği Teşekkür
    1,687
    350 mesaja 1,206 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    3 Mesaj

    Standart

    Alıntı Torres09 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Valla jale ve cucu izleyecegiz diye korkuyorum:)
    Madem ozge yine boyle kaybolacakti ne diye ferhatin kizi oldu ya
    Hikayeye ne katti
    Seyirci kacirmaktan baska

    Belki geri gelirler finalde
    Buyuk kocaman bi aile olarak konakta yasarlar
    Ferhat aga karisi asli oglu cirkin aslinin kumasi vildan ve ferhatin biricik guzel kizi ozge
    Yanlarinda cuneytten olma necdet ve gicik anasi ile uvey babasi abidin
    Onlarin yaninda sonunda aileyi bir araya getirmis namik ve aile dostu yeter hanim
    Handancigim herkesi kucakliyor
    Cucu ve jale de aileye katilmis
    Jalenin gogusler yine fora tabi :)

    Ne kadar da guzel bir tablo degil mi:)
    Tabi yigit suna ve ozgur de orada
    Ozgur ve ozgenin nikah planlarini yaparlar
    Malum konak disi iliski ters bizimkilere:))

    Siyah Beyaz ilişkiler muhteşem finaliyle pazartesi kanal d de:photo:
    Böyle bir finali kaldıramam ben dicem ama neler kaldırmadık ki:)Aman ne mutlu son olur Namık yine konuşma yapar bir de sevgili ailem diye
    Jale zaten eksik kalır mı herkes gider o kalır finalde son kare bile o olacak ekranda diye korkuyorum ben de:)

  4. #259
    Durum:
    Çevrimiçi
    remoş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.01.2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    3,683
    Konular
    2
    Ettiği Teşekkür
    12
    197 mesaja 370 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    Siyah Beyaz Aşk dizisi gönüllerde yara bırakarak veda ediyor!



    Televizyon Gazetesi Analiz
    Kanal D ekranlarında Pazartesi akşamları izleyici ile buluşan Siyah Beyaz Aşk dizisi 2 bölüm sonra final yaparak izleyiciye veda edecek.

    Dizinin finaline doğru gidilirken birçok sahne atlanıyor, hikaye bölük pörçük şekilde arka arkaya dizilmeye çalışılıyor. Finale doğru çek şey anlatmak isteyip hepsini çorbaya çeviren son bölümden sonra, kalan 2 bölümün de benzer şekilde olması şaşırtıcı değil.

    Ancak tüm eleştirilere ve bıkmışlığa karşın Siyah Beyaz Aşk dizisi izleyicinin yüreğinde bir yara bırakarak vedaya koşuyor…

    Bu yara, tutundukları hikayenin Aslı ile Ferhat’ın hikayesinin aslında beklediklerinden çok farklı şekilde gelişmesi ve onlar için hayallerini kurdukları hayatı bir daha görmenin imkanının olmaması…

    İzleyicilerde derin izler bırakan diziler vardır. Erken veda etseler bile uzun süre unutulmazlar.

    Vildan ve Özge mevzusunun yarattığı sarsıntı, Ferhat’ın izleyicinin beklentilerinin tam zıttı şekilde anlatılması, birçok dizi fanatiğini yaralamıştı.

    Onlar Aslı ile Ferhat’ın imkansız aşkına tutunmuşken, senaristlerin yaptığı bu entrikadan reyting elde etme girişimi pahalıya patladı.

    Dizinin reytinginin düşmesi ve finale yürümesi tam anlamıyla senarist hatasının sonucuydu…

    Ancak yine de akıllarda güzel bir tat bırakan bir hikaye izlemenin keyfine veren dizi fanatikleri, bu keyfin uzun sürmemesinin üzüntüsünü de yaşıyor.

    Aylardır ekran başına keyifle geçen, çirkin ile güzel’in aşkını merakla bekleyen, siyah ile beyaz uyumunu görmek isteyen Siyah Beyaz Aşk dizisi hayranları oldukça üzgün…

    Senaryonun saçmalamasına mı yansılar, aylardır peşinden koştukları dizinin beklentileri karşılayamamasına mı üzülsünler, yoksa tüm bunlardan sonra 2 bölüm daha izleyip dizi çöplüğüne gidecek olmasına mı dertlensinler?


    Açıkcası Siyah Beyaz Aşk birçok izleyici için harika başlayan bir yapımdı. Haftalardır da müthiş bir tutku ile izlendi.

    Ama diziyi uzatalım, entrika ile reytingi artıralım tarzı düşüncelerin ne kadar ağır sonuçları olabileceğine de örnek teşkil ediyor.

    Siyah Beyaz Aşk veda ediyor, izleyicinin içindeki yara ise daha kabuk bağlamadı ve uzun süre de dinmeyecektir.
    hırsız polis

  5. #260
    Durum:
    Çevrimiçi
    remoş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    07.01.2009
    Yer
    istanbul
    Mesajlar
    3,683
    Konular
    2
    Ettiği Teşekkür
    12
    197 mesaja 370 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    Siyah Beyaz Aşk: İyikilerde yaşar hatıralar!
    Ayşegül Kebeli



    İyikiler de yaşar hatıralar. İyikilerle can bulur yaşam. Göz yaşınızı silen parmaklara iyi ki dersiniz. Düştüğünüz de sizi kaldıran ele iyi ki dersiniz. Mutsuzluğunuzu gözlerinizden silebilenlere, haykırışlarınızı kahkahalara döndürebilenlere, yalnızlığınızdan sizi çekip kurtaranlara, lokmasını, hayallerini sizinle paylaşanlara hep iyi ki dersiniz. Kalbinizi attıran sevgiye iyi ki dersiniz. Nefes almanın zevki de iyikilerle anlam kazanır. Bir sarılma, bir buse, ilk aşk, ilk buluşma hep iyikilerimizdir. Çocuğumuzun kalp atışı, ilk tekmesi, ilk kelimesi hep iyikilerimizdir. İyi ve güzel hatıralar yazmak kolay mıdır? Çabalamadan, uğraşmadan, ödün vermeden, istemeden, biriktirilebilir mi o hatıralar? Çok sevmek yeter mi hatıralar için. Güven olmadan, sadakat olmadan yaşar mı aşk o hatıralar da? Peki kötü hatıralar neler kazandırır? Kıymet bilmeyi o kötü hatıralar olmasa nasıl öğreniriz, nasıl ders alırız, nasıl düzeltiriz yanlışlarımızı? Hayat yolu hep dümdüz mü gider? Hayatı hayat yapan zaten inişleri, çıkışları, virajları değil midir? Karanlığın ardından aydınlık gelmese nasıl değerini bilirdik güneşin? Gündüzün arkasından gece gelmese nasıl tanışırdık yıldızlarla ve ay’la...



    Ferhat iyikisiz bir hayatın tam ortasındaydı. Küçücük yaşta iyi ki diyebileceği her şey elinden alınmıştı. En başta babasını kaybederek verdi hayat sınavını. Annesinin desteğine en ihtiyacı olduğunda o anne elini çekiverdi Ferhat’dan. Bir an da Ferhat Namık’ın küçük tetikçisi oluverdi. Özgürlüğünü, çocukluğunu, yıllarını kaybetti. Büyüdü, büyümek zorunda bırakıldığı için. Hayallerinden vazgeçti, çünkü hepsi yıkıldığı için. Kardeşleri daha iyi yaşasın diye... Ferhat okuyamadı, şansı olmadı! Ama kardeşlerini de okutmayı ihmal etmedi. Kendisini koruyamayan annesine inat, o tüm sevdiklerini koruyabilmek için çabaladı. Kendisinin biriktiremediği iyikileri sırf kardeşleri biriktirsin diye uğraştı. Bedelini karanlık tarafa geçerek de vermek zorunda kaldı


    Beklentisiz, mutsuz bir hayatın parçasıydı Ferhat. Yalnızlığında boğulurken, kaybettiği hayallerinin yerine yenilerini yazıcak, kötü hatıralarını silmeye gönüllü o kadınla karşılaştı. Ferhat yeniden başlayabilmeyi, içinde babasından kalan o son beyazı papatya tarlasına çeviricek o güzel kadın sayesinde, karanlıktan kurtulabilme şansına inanmak istedi. Ama karanlığın bataklığa gebe olduğunu unuttu. Daha doğrusu unutmak istedi. Ama bataklık bu kendini unutturur mu? Maalesef bir kere bileklerinize kadar bataklığa battıysanız, çıkmaya çalıştıkça yavaş yavaş çeker sizi içine. Kurtulmak da, hele ki yardımsız kurtulmak imkansızdır. Böyle bir kaybolmuşluğun içinde çırpınırken çıka gelmişti Aslı! Sadece sevdi, uçsuz bucaksız sevdi, aşk ateşine düşerek sevdi, ve bataklığa meydan okuyarak sevdi. “Sevgi her şeyin çaresidir!” dedi. Ferhat’ı bataklığın elinden çekti, kurtardı. Hem de usul usul, Ferhat kurtarıldığını bile fark edemedi. Aslı vazgeçmedi. Hep yol gösterdi, hep doğruya, iyiye çekmeye çalıştı. Pes ettiği anlar olmadı mı? Oldu! Nefeslendi! Tekrar aynı güçle sarmalamaya çalıştı Ferhat’ı. Sürekli hatırlattı hayatta nelerin önemli olduğunu. “Bizi bırakma!” dedi. Ferhat’ın elini karnına koydu ve yaşayacakları, biriktirecekleri iyikileri ona bir kez daha söyledi, hissettirdi. Bebeklerini, onun koşmasını, konuşmasını Ferhat’a nasıl ihtiyaçları olacaklarını hep anlattı. Hissettirmek, kalbe ve akla giden yolda en güzel adımdır.

    Ferhat işte, ne hissederse hissetsin. Necdet babasına duyduğu sevgi ve saygı tükenmeyecek kadar büyük. Onun yolundan gidemediği için hep kendini suçlamış. Bir de yanında çalıştığı, dayı dediği adam babasının ölüm emrini vermiş. Ferhat’ın bunu sindirmesi cezasız bırakması imkansız. Etrafa saldırmaması imkansız. Hesap sormaması, plan kurmaması imkansız. Her ne kadar doğacak yavrusuna, eşine sonsuz bir sevgiyle de bağlı olsa, Namık sadece babasını değil, Ferhat’ın yıllarınıda öldürmüş ve çalmış.

    Ferhat yana yakıla Namık’ı ararken Gülsüm’ün isyanıyla kaşı karşıya kaldı. Ama ne isyan, yılların isyanı, kanatan cinsten, acımasızca ve düşüncesiz türden olanından. Yıllardır birikmiş, birikmiş. Korkudan hiç söyleyememiş duygularını Gülsüm. Şimdi söylüyor “Her şey senin yüzünden, sen anlamadın, nasıl bizi bu ev de yaşattın!” diyor. Ne kadar kolay değil mi her şey kötüye gidince birisini suçlamak, üzmek, saldırmak. Sen niye anlamadın Cüneyt’in bir mikrop olduğunu ilk bakışta? Sen niye kendini teslim ettin hemen, nasıl inandın öyle bir mikroba? Keşke yargısız insaf yapmasaydın! Belki sen görmedin ama o ağabey saçını dokunmadan gözleriyle sevdi seni... Kaçırıldın yaralı yatağından kalktı kurtardı seni. Siz o ev de annen ile huzurla yaşayın diye gençliğini karanlığa teslim etti. Çok bağırdın Gülsüm! Keşke onun yerine ağabeyine sarılıp destek olsaydın ‘bulacağız o katili değil mi?’ deseydin. Sonuçta bu ağabey sizin için eliniz kolunuz çizilmesin, yük taşımayın diye bile kendinden vazgeçmiş zamanında. Ferhat’ın Gülsüm’ü dinlerken gözlerinden süzülen yaşlar nasıl yaralandığının göstergesiydi.

    Bu hafta ki bölüm hızlı çekim, kesilmiş sahneler, bağlantısız sahneler ve montaj kurbanı olmuş! Ferhat’ın Gülsüm’den özür dileme sahnesini bile bu kırpılmalar yüzünden göremedik. En son sahneye nasıl geldik, anlayamadım. “Rüya sanırım dedim ve bekledim durdum.” Rüya değilmiş. Herkes mutlu, Ferhat doğru yolu bulmuş, bebeğini ve Aslı’yı seçmiş ve iyikilerine sahip çıkmaya karar vermişti anlaşılan. Babası gibi baba olmaya gönüllü birisi gibi yenilenmiş olarak çıktı karşımıza. Handan Vildan ve Özge zaten postalanmıştı. Madem bu kadar çabuk postalanacaklardı, ne gerek vardı kuzenden olma çocuk konusuna. Elimizde postalanacak listesinde Jülide ve Cüneyt kaldı.

    Haftalardır beklediğimiz Ferhat ve Namık karşılaşması izlenmeye değerdi! Ferhat en sonunda öz babasının Namık olduğunu öğrendi ve şoka girdi. Sindiremedi... Kabul edemedi... Yıkıldı... Şaşırdı... En kötüsü de Ferhat Necdet babasını bir kez daha yeniden kaybetti. Ferhat’ın kalbi bu ayrılığa yıllardır alışamamışken o acıyı tekrar yaşamak zorunda kaldı! Hem de eli kolu bağlı çaresizce. Aydınlık yolu seçemeyişine belki de en baştan isyan ediyordu. Ferhat hayatının en büyük yarasını tam da şimdi almıştı. Patlayan silah sesi de Ferhat’ın Necdet babasının yolunu seçtiğini ve bir daha kendi hayatını Namık için harcamadığının göstergesiydi diye düşünüyorum öyle olduğuna inanıyorum!

    Aylardır zevkle ‘siyah beyaz aşk’ izledik! Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Bitiyormuş, final yapıyorlarmış, gitme vakitleri gelmiş. İki bölüm sonra karanlığın aydınlığa aşkını, çirkin ve güzel’in sevdasını, siyah’ın beyaz ile uyumunu bir daha izleyemeyecekmişiz. Saat dokuz olduğunda dizimiz başlamayacakmış. Hayatlarımızdan bir Aslı ve bir Ferhat geçti. Bir de Abidin ve Dilsiz geçti. Onları unutmayacağız. Elveda tüm yaşanmış bölümlere. Bitmesin dedik, sevdik dedik, olmaz dedik! Anlamadılar!

    Sevgiyle ve mutlulukla kalın!
    hırsız polis

Sayfa 52/133 İlkİlk ... 24248495051525354555662102 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •