2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Küründen Kabare

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,345
    Konular
    67
    Ettiği Teşekkür
    717
    74 mesaja 148 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    13 Mesaj

    Standart Küründen Kabare

    KÜRÜNDEN KABARE
    Bir dönmenin merak uyandıran dehşetengiz hikayesi: Çiççuuuuvvvv
    ''Nasıl döndüm?''

    Yazan-Oynayan: Seyhan Arman
    Yönetmen: Melisa İclal Yamanarda
    Dramaturg: Sinem Özlek
    Sahne-Kostüm Tasarım: Aslı Ersüzer
    Işık Tasarım: Cem Yılmazer
    Yönetmen Yardımcısı: İlsu Olcahan Kubak
    Müzik-Şarkı sözleri: Seyhan Arman
    Dış Ses: Engin Alkan

    “Selaamm, Serpil ben! Üst düzey bir şirkette yöneticiyim. Çok zengin bir kocam, harika çocuklarım ve havuzlu bir villam var. Yok kız şaka dönmeyim ben. Lakabım da ‘’Diyarbakırlı Deli Serpil’’. Diyarbakırlı değilim. Deli de değilim. Neyse dur anlatacağım bunu… Bir şey diyeyim mi eskiden çok korkardım sizden, köşe bucak saklanırdım. Gerçi siz de benden saklanırdınız ya neyse. Karar verdim korkularımın üzerine gitmeye; yüzleşince geçermiş diyorlar. Ay zaten pek sıkılıyorum bu aralar, gelin de iki laflayalım. Yani siz de hazırsanız bu yüzleşmeye tabii. Yok ayol ‘’Siz bana neler yaptınız’’ diye dram yaratmam, küründen de olsa kabare yani sonuçta… İki gullüm yaparız, güler eğleniriz. Kısır falan da yaparız. Yanına bir de çay, tamam. Neyse şimdi benim telefon açmam lazım, geldiğinizde zile basarsınız zaar.”

    Küründen Kabare'de bir zamanlar haber bültenlerinde dehşet saçarken gördüğünüz, o çok eğlendiğiniz mekandaki şen şakrak solistliğinden bildiğiniz, yoldan geçerken çaktırmadan süzdüğünüz, cinayet haberlerinde ne de sık rastladığınız… ama transseksüellikle ilgili ne kadar fikriniz, olumlu ya da olumsuz ne kadar önyargınız olursa olsun aslında daha önce hiç tanışmadığınız Serpil’le tanışacaksınız.

    Seyhan Arman’ın yazıp oynadığı biraz güllüm, biraz madilik azıcık da tarizlikli oyunu Küründen Kabare’yi Melisa İclal Yamanarda yönetti. Dramaturgluğunu Sinem Özlek’in yaptığı oyunun, dekor ve kostüm tasarımı; Aslı Ersüzer’e, ışık tasarımı ise Cem Yılmazer’e ait.

    Küründen Kabare oyununun resmi internet sitesi kaynak alınmıştır.
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM


  2. Şah-Rû nickli üyemize teşekkür edenler:
    Bristow (05-12-18)

  3. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    Şah-Rû - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    10.08.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    13,345
    Konular
    67
    Ettiği Teşekkür
    717
    74 mesaja 148 teşekkür aldı.
    Bahsedilme
    13 Mesaj

    Standart Cevap: Küründen Kabare

    Diyarbakırlı olmayan, deli hiç olmayan ve Serpil de olmayan Diyarbakırlı Deli Serpil’in hayatını, evinde çay içip kısır yerken laflıyormuşçasına doğal bir akışla anlatan sindirmesi zor bir oyun. Evet sindirmesi zor zira oyun sadece trans bireylere dayatılan rolleri değil, cinsiyet ve konum fark etmeksizin hepimizin maruz kaldığı toplumsal beklentileri ve bu beklentilere göre bize biçilen rolleri nasıl da bir güzel giydiğimizi gözler önüne seriyor. Kaçımızda “döndüysem özüme döndüm” diyecek kadar yürek ya da “kendi olmak” tercihini yapabilecek kadar cesaret var tartışılır doğrusu. Çocukluktan itibaren “farklılığı” psikolojik ve fiziksel şiddet görmesine sebep olan Serpil’in var olma savaşı samimiyetiyle güldürdüğü kadar düzelt beni artık diye dua ettikçe boğaz düğümleyecek hatta birdenbire ağlatacak kadar da insanı çarpıyor.

    Serpil’in yaşadığı şehirden Ankara’ya oradan da İstanbul’a savrulan hayatından, kimileri için tanıdık kimileri için tanımadık ama gerçeğin ta kendisi birçok macera geçiyor. Özellikle Dj'lik macerası cidden evlere şenlik. Bu arada Seyhan Arman’ın müzikal performansı yabana atılır cinsten değil. Üstelik şarkıların söz ve müzikleri kendisine aitmiş. Bu konuda ayrıca alkışı hak ediyor.

    Ev, işyeri, karakol ve sokak ortasına dönüşen sahneyi dolduran kutucuklar bir nevi göçebe hayatını simgeledikleri gibi son derece işlevsel bir dekor oluşturuyor. Aslı Ersüzer gerek sahne tasarımında gerekse aksesuar ve kostümlerde iyi iş çıkartmış. Keza Cem Yılmazer de karakterin ruh haliyle dalgalanan ışık tasarımıyla oyunu destekliyor.

    Oyunu yazan, oynayan ve internet sitesi dahil her ayrıntıya dikkatle emek veren Seyhan Arman aldığı ödüllerin hakkını veriyor. Tek kişilik performans gibi zorlu bir işte seyircinin ilgisinin kopmasına müsaade etmediği gibi rolden role geçerken enerjisi bir an bile düşmüyor.

    Nihayetinde tek perde ve yaklaşık 80 dakikalık oyunun tek cümlelik özeti nedir deseler, Serpil’in ağzından çıkıp boğaza oturan cümlelerden en içe saplananıdır derim.
    “Bu ülkede her gün insanlar seçemedikleri şeyler yüzünden öldürülüyor.”
    Yarım somunun var mı, bir de ufak evin
    Kimsenin kulu kölesi değil misin?
    Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    Keyfine bak en hoş dünyası olan sensin...
    ÖMER HAYYAM

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •