Sayfa 1/199 123451151101 ... SonSon
994 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Sıla Senaryolar (Arşiv 2)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    balim89 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    29.01.2006
    Mesajlar
    685
    Konular
    2
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Sıla Senaryolar (Arşiv 2)

    Sila ise o sira kararini vermisdi. Borana ne pahasina olursa olsun söyleyecekdi hamile oldugunu ve bebeginden vazgecmeyecegini. Salona yakladiginda ise Abayla Boranin konusmalarina sahi olmusdu ve gizlice merakindan dinlemisdi.

    Abay: Iyi ya iste Boran...ne güzel...böyle bir sey olsa...
    Boran: Hayir Abay hayir....bilyorsun gecmisimi...
    Abay: (sinirli) Anlamiyorum niye evlendin bu kizla o zaman...sevmiyorsun madem...söyle sunu artik...benden bir sey gizledigini biliyorum Boran...söyle...rahatla...belki sana yardim edebilirim o zaman...

    Boran suskunlugunu Firat agaya verdigi söze ragmen bozmusdu sonunda. Icinde saklayamiyordu artik.

    Boran: Ben...ben...Firat aganin istegi üzerine evlendim Silayla. Ona bir can borcum vardi ve o da bunu böyle ödememi istedi...

    Sila bir an bütün dünyanin basina yikildigini sanmisdi. Kahrolmusdu. Paramparcaydi. Ölmek bile bu duydugu sözlerin yaninda hafif kalirdi. Dayanamiyordu. Bogluyor gibiydi. Babasininm ve annesinin mezarlarinin basinda almisdi solugu.

    Sila: (bogazi dügüm dügüm ve aglayarak) Babam...ne yaptin sen...ne yaptin...keske ölseydim de bu aciyi yasamasaydim...beni sevmiyormus baba...istemiyor beni...yüregim cok aciyor baba...hic olmadigim kadar yalnizim...keske yaninizda olsaydim simdi...annem babam...ne anlami kaldi ki yasamanin...

    Silanin birden hamile oldugu aklina gelmisdi.

    Sila: Ama korkma baba... ben icimdeki bebegim icin torununuz icin yasayacagim güclü olacagim...hani derdin ya hep cözülmeyeek hic bir sey yoktur...her daim umudunu yitirme....sevdikce sevginin karsiligini alacaksin diye...yitirdim baba...umudumu yitirdim..olmadi baba...bu hayatta hep yenildim ben...biliyorum her seyi benim mutlulugum icin yaptin...ama keske...gidiyorum baba....gidiyorum...

    Sila babasindan ve annesinden onlarin o cok sevdikleri “Sunam“ uzun havasini söyleyerek veda etmisdi.
    Borana ise bir mektup birakmidi.Gitmisdi.
    Boran odalrarina girdiginde ise Silanin yoklugunu hemen fark etmisdi. Yatagin üzerindeki beyaz zarfa takilmisdi gözü. Almisdi eline ve okumaya baslamisdi.

    Boranim,

    sevdigim...tek sevdigim...hayatimin anlamiydin sen...senden babam adina özür diliyorum...seni hic bir zaman bu duruma düsürmek istemezdim...sevmedigin bir kadinla yasamana mahkum etmek istemezdim...biliyorum..herseyi biliyorum...ama üzülme...seni suclamiyorum... seni o kadar cok seviyorum ki o kisacik zamanimizda herseye ragmen mutluydum...bu mutuluk benim icin bir ömre bedeldi...inan bana senin yaninda olmassamda tüm zamanim seninle...özgürsün artik sevdigim...sana söylemek istedigim ama söyleyemedigim bir gercekle gidiyorum..icimde bebegimizle gidiyorum...merak etme ben gitsem de sen can borcunu ödemis olacaksin...sevdigim...Boranim...Hoscakal!

    Sila

    Boran yere yigilmisdi. Silanin gidisi gecde olsa onun gözlerini acmisdi....bir tokat gibi carpmisdi yüzüne.
    “Allahim ne yaptim ben...ne yaptim...Sila...Sila seni seviyorum...gitme...birakma beni...Aptal...ne bekliyordun ki...onun ömür boyu ona sundugu bu lanet olasi hayati sürdürmesini mi...ne yaptim ben...ne yaptim bize...seviyorum seni Sila...seviyorum...meger sen benim solugummussun ..soluksuz kaldim Sila...yasayamam sensiz...sen yoksun iste...yoksun artik...neye yarar bunlari haykirmam...ama umudumu yitirmicem Silam...vazgecmicem...senden ve bebegimizden vazgecmicem...“

    Boran tüm dünyayi birbirine katmisdi. Heryerde aramisdi onu. Fakat Sila izini kaybetdirmisdi.
    Gidikce tükeniyordu. Sadece umudu onu ayakta tutabiliyordu. 4 sene dile kolay...4 sene her gün her an her saniye onu düsünmekle ve aramakla gecmisdi. Soluksuz insan nasil yasayabilirdi ki? Ne yapyacagini....nerde arayacagini bilemiyordu Boran. Sonra aklina bebekleri geliyordu. Kizimiz mi yoksa oglumuz mu var...ne aci...bilemiyordu...bana mi benziyor yoksa Silama mi...dünyalar güzeli Silama mi?
    Dayanamiyordu artik onsuzluga. Bir gün Silasina daha yakin olabilmek ve her zaman oldugu gibi onun varligini yüreginde hissedebilmek icin Silanin babasinin evine gitmisdi. Odasina girip esyalarina dokunup odaya sinmis kokusunu cekmisdi icine. Sonra bir defter görmüsdü masasinin üzerinde. Acip okumaya basladiginda Silanin günlügü oldugunu anlamisdi. Aglayarak bu genc kizin bütün duygularini yalnizligina ragmen hayata ne kadar büyük bir umutla baglandigini görmüsdü. Biliyordu karisini nerde bulabilcegini artik. O satirlari okurken kalbi heycandan duracak gibiydi. Yeniden dört elle sarilmisdi hayata. Datcadaydi karisi. Emindi. Günlügünde yazdigi son satirlari okudugun da ise kalbi parca parca olmusdu.

    “Bugün sana veda ediyorum günlügüm...küsme bana olur mu...küsme sakin...ama bugün yalnizligima son veriyorum...ne garip...hayattan bunu hic bir zaman beklemezken...bütün hayalim gercek oldu...ona kavusuyorum...canimi gözümü kirpmadan feda edebilecegim insana kavusuyorum...BORAN’la EVLENIYORUM...Elveda günlügüm...“

    Sila 4 senedir Datcada yasiyordu. Orda pansiyon calisdiran cok tatli bir kadin tanimisdi. Aynur ablasinin yaninda calisip onun yalnizligini paylasiyordu.
    Ogullari olmusdu. Ayni Borana benziyordu. Sila Ulasinin gözlerine baktiginda Borani görüyordu. Onu hayata baglayan Ulas olmusdu. Ne yapiyor acaba Boran diye düsünüyordu zaman zaman. Mutlumudur artik? Sevdasini kalbine gömmüsdü Sila ve Boransiz “yarim“ bir insan olarak yasamayi ögrenmisdi taki Boran onu bulana kadar.
    Karsisindaydi. Bitkindi. Sanki yillarin acisi sinmisdi yüzüne, yüregine. Eli ayagi bosanmisdi Silanin. Titremeye baslamisdi. Gözyaslarina hakim olamiyordu. Boran ondan farksizdi. Bir heykel gibi hic kipirdamadan Silasini seyrediyordu. Ici aciyordu. Ici kaniyordu. Sonra kosarak anne anne diye ayni kendine benzeyen oglu Ulas gelmisdi. Sila oglunun yaninda durdugunun farkinda bile degildi. Boran yere yigilmisdi. Gözlerine inanamiyordu. Dünya dönmüyordu. Nice sonra hic konusmadan kalkmisdi. Agir adimlarla Silanin yanina gidip önünde durmusdu. Sonra bu yüce insanin karsisinda diz cökmüsdü.

    Boran: (aglayarak) Silam...sevdigim...seni seviyorum...seni ölesiye seviyorum...sen benim yasama umudum solugumsun...sensiz ben bir hicim...(sessizce) affet beni...affet...

    Sila oglunun babasina hayatinin anlamina daha fazla karsi koyamamisdi. O da yavasca yere cökmüsdü. Boranin yüzünü avuclayip gözyaslarini silmisdi. Sonra Ulasi da yanlarina alip simsiki sarilmislardi birbirlerine bir daha ayrilmamacasina....


    SON
    Not: Sunam uzun hava/ Kaynak Uğur MUTLU
    Konu balim89 tarafından (17-12-06 Saat 16:12:13 ) değiştirilmiştir. Sebep: hata
    "Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
    Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme...."


    (MEVLANA)


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    YaBaN GüVeRcİnİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.10.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    188
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart ...

    "BİR PARÇAMI VERECEĞİM SANA... İYİLEŞECEKSİN ABİ..."

    Genç adam hemen Boran'ın yanına geldi.
    A: "Abim bak! Aç gözlerini! Ben geldim bak! Hadi uyan artık! Abim!" Sıla şok olmuştu... Abim diyordu genç adam... Boran'ın bir kardeşi daha mı vardı? Bu nasıl olurdu? Bundan hiç haberi olmamıştı... Hiç tanımıyordu onu... Sonra adam başını kaldırdı. Sıla'ya baktı.
    A: "Sen o musun? Abime yeminini bozduran Sıla gelin sen misin?"
    S: "Evet benim. Ama sen..."
    A: "Şaşırdın biliyorum. Benden hiç haberin olmadı değil mi?"
    S: "Evet. Ben Narin'den başka kardeşi olduğunu bilmiyordum Boran'ın."
    A: "Tahmin etmiştim. Benden söz edilmez. Bilmemen ondandır. Adım Fırat. Tanıştığıma sevindim yenge. Keşke böyle tanışmasaydık. Kısmet..."
    S: "Ne tuhaf... Kimbilir Boran hakkında daha bilmediğim neler var?"
    F: "Bir iyileşsin herşey yoluna girecek. Merak etme."
    S: "İyileşince üzülecek belki de..."
    F: "Neden?"
    S: "Böbreği yok. Doktor uygun böbrek bulunana kadar diyalize bağlanacağını söyledi."
    F: "Bu nasıl olur? Abim buna nasıl dayanır?"
    S: "Bilmiyorum... Yapabileceğimiz birşey yok..."
    F: "Tamam... Üzülme... Hadi çıkıp biraz dışarıda oturalım..." Birlikte dışarı çıktılar... Fırat tıpkı Boran'a benziyordu... Onun gibi uzun boylu, yakışıklı biriydi... Üstelik konuşmasından da İstanbul'da yaşadığı belli oluyordu... Sıla bu adamı çok merak ediyordu... Boran neden hiç bahsetmemişti kardeşinden?... Kimseden Fırat adını duymamıştı... Çok merak ediyordu... Kafeye indiler...
    F: "Ben çay alıp geleyim."
    S: "Tamam." Biraz sonra elinde çaylarla geldi Fırat...
    F: "Ee yenge anlat bakalım... Nasılsın?"
    S: "Bana ilk defa biri bu kadar içten yenge diyor biliyor musun?"
    F: "Öyle mi? Zaten diyecek başka kimse de yok."
    S: "Evet yok... Sen... Nerdeydin?"
    F: "Bunca zamandır nerdeydim? Nasıl beni tanımadın? Kimse benden niye söz etmedi? Merak ediyorsun değil mi?"
    S: "Evet..."
    F: "Ben... İki yıl önce terk ettim Mardin'i."
    S: "Neden?"
    F: "Zordu... Oraya ait olmak... Sevdiğim başkasının karısıyken yaşamak zordu orada..."
    S: "Sevdiğin?"
    F: "Sevdiğim... Başkasının karısı oldu... Olmak zorunda kaldı... Ayırdılar bizi... Havin..."
    S: "Niye evlenemediniz?"
    F: "Uzun hikaye..."
    S: "Gece uzun... Dinleyebilirim..."
    F: "Havin... Dünyalar güzeliydi... Yezda'nın... Onu tanıyorsun değil mi?"
    S: "Biliyorum."
    F: "Yezda'nın kardeşiydi Havin... Evlenmek istedik... İzin vermediler... Zaten abimle Yezda'ya herkes karşı çıkmıştı. Bize de çıktılar... Ama biz onlar kadar cesur olamadık. Yapamadık... Vazgeçtik... Mücadele etmekten... Yorulduk belki de bilmiyorum... Birgün... Beni başkasına veriyorlar. Yezda ablamdan sonra beni de hemen evlendirmek istiyorlar. Ne yapacağız dedi... Aslında o kararını çoktan vermişti. Gidiyordu. Sadece veda etmeye gelmişti o gün... Gitti... İşte böyle..."
    S: "Çok üzüldüm Fırat. Sen bu yüzden mi gittin?"
    F: "Evet. Daha doğrusu kaçtım. Havin'siz dar geldi Midyat bana. Ama asıl boğulduğum Midyat'tan uzak olmakmış... Tabi bunu çok sonraları anladım... Niye kimsenin benden bahsetmediğine gelince... Havin evlenince gitmek istedim. Bizimkiler izin vermedi. Abim de 'gitme, birlikte savaşalım törelerle' dedi ama ben dinlemedim onu... Kaçtım... Bir korkak gibi kaçtım sadece... Onu yanlız bıraktım... Savunmasız... Tek başına... Şimdi... Öyle pişmanım ki... Zamanı geri döndürebilseydim..."
    S: "Zamanı geri döndürebilseydin gitmezdin değil mi?"
    F: "Evet... Kalır mücadele ederdim. Gitmezdim... Hiç gitmezdim..."
    S: "Bundan sonra kazanırsınız o zamanları... Üzülme..." Sıla bunu söylerken kendi içinde bir şans daha istiyordu...
    F: "İnşallah yenge... İnşallah..."
    S: "Hadi yukarı çıkalım mı artık? Boran'a bakalım..."
    F: "Korkuyorsun değil mi? Onsuz kalmaktan ölesiye korkuyorsun..."
    S: "Evet... Kanım çekiliyor sanki... İğneler batıyor her yerime..."
    F: "Merak etme... İyileşecek... Çok inatçıdır o..."
    S: "Bilmez miyim?"
    F: "Hadi çıkalım..." dedi ve yukarı çıktılar. Sıla çok sevmişti Fırat'ı... Çok sıcak ve içtendi... Ama üzüldü bir yandan ona... Sevdiği başkasıyla evlenmişti... Ama onunla çok iyi arkadaş olacaklarına emindi... Fırat da Sıla'yı çok sevmişti... Samimi ve gülen gözleriyle çok iyi birine benziyordu...

    Sonra doktor geldi yanlarına...
    D: "Sıla hanım... Konuşmamız gerek."
    S: "Kötü birşey mi oldu?"
    D: "Hayır. Aslında bir sorun var. Boran bey hala uyanmadı."
    S: "Ne demek bu?"
    D: "Yaptığımız tahlillere göre uyanmamasının sebebi organların çok zarar görmesi. Özellikle böbreklerin... Böbrekleri olmadığı için ağır hasar var. Hemen böbrek bulmalıyız. Ailesine haber verin. Gelip örnek versinler." Fırat söze girdi hemen...
    F: "Benden örnek alın. Ben kardeşiyim. Belki uyar."
    D: "Benimle gelin." dedi ve gittiler. Sıla'nın dünyası başına yıkılmıştı sanki... Sevdiği olmadan bir hiçti o... Odaya girdi...
    S: "Sevdiğim... Boran'ım... Fırat geldi... Kardeşin... Hani şu bana hiç bahsetmediğin kardeşin... O sana yardım edecek merak etme... İyileşeceksin. Keşke benimki uysaydı da verebilseydim. Seni geri getirebilseydim keşke... Sabret sevgilim... Sabret..." Fırat biraz sonra odaya geldi...
    F: "Sıla oldu! Benimkiler uydu! Ben vereceğim abime böbreğimi!"
    S: "Çok... Çok teşekkür ederim Fırat... Hem Boran'ın hayatını, hem benim hayatımı geri verdin... Çok teşekkür ederim..."
    F: "Herşey yoluna girecek merak etme... Birazdan ameliyata gireceğiz. Dua et..."
    S: "Zaten elimden başka birşey gelmiyorki..." Sıla Boran ile Fırat'ı yanlız bıraktı odada... Fırat abisin baktı... Ne çok özlemişti onu...
    F: "Kaçtın demiştin bana en son... Hatırlıyor musun? Ben hatırlıyorum... Sesindeki öfkeyi... Hayal kırıklığını... Hepsini hatırlıyorum... Ne çok istiyordum oysaki seninle kalıp herşeyi değiştirebilmeyi... Çok mu yoruldun yanlızken? Çok mu canın yandı? Bana derdin ya hep; eğer canın yanıyorsa bil ki büyüyorsundur diye... Sen büyüdün mü abi? Canın çok yandı değil mi? Haklısın... Bir korkak gibi kaçtım... Mücadele etmekten kaçtım... Ama geldim abi! Artık hiçbir yere gitmeyeceğim... Hep yanında olacağım... Merak etme... Birazdan kurtulacaksın... Bir parçamı vereceğim sana... Üzülme. Senden değerli birşey değil... Dalga geçmiyorum kızma... Neyse... Çenem düştü yine... Ama iyileşeceksin. Hem dışarıda seni bekleyen dünyalar güzeli karın varken nereye? Benim çıkmam gerek. Malum hazırlanmam lazım... Bu arada... Yengemi çok sevdim..."
    Biraz sonra Boran ve Fırat yanyana ameliyathaneye girdiler... Sıla onlara baktı... Fırat'ın gözlerinde kaçmışlığın verdiği vicdan azabını biraz olsun geçirmenin pırıltısı vardı... Huzurlu görünüyordu... Ameliyata girdiler... Sıla için sonsuz bekleyiş başlamıştı...

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    encıl's - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    06.11.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    385
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart evet arkadaşlar bi ara buluşursak hepinize bu faldan bakarım hadi devam edelim

    [QUOTE=encıl's;1858616]narın:sıla önce bi dilek tut
    sıla boranın gözlerinin içine bakarak içinden''allahım şu karşımda duran adam benim ölene kadar yanımda olssun hayatım olsun yaşama sebebim olsun''....der ve narıne bakar
    sıla :tuttum
    ama kisenin gözünden kaçmamıştır dileği tutarken boranın gözlerinin içine bakışı
    melis sılanın kulağına eğilir sessiz : yuh abla ya barız boran abimi istedin bukadar belli etme ya...der
    sıla sus işareti yapar ve narını dinlemeye başlar
    narın fincanı açar
    fincan biraz zor aşılır ve tabağın çevresi kahve telvesi olur
    narın:dileğin kabul olacak sıla hemde sevinçten ağlayacaksın ,uzun bi yol var burda ve yolun sonunda bi adam var sanki bu yola gidince o yolda bu adamla karşılaşacaksın ama iki kalp arasında sıkışacaksın ....der
    sıla :nasıl yanı...der kaşlarını kaldırarak
    narın:ııım şöle ya sen ikisinide seviyorsun seçim yapmak zorunda kalacaksın yada sen birini severken diğeride seni seviyor neyse anlamadım ama sen bu ikisi arasındabi seçim yapmak zorunda kalacaksın
    boran bu fala çok sinirlenmiştir ama yapacak bişeyde yoktur emre demişti dimi emre onuda mı seviyor sıla acaba buraya gelince kafasımı karıştı acaba diye düşünüür
    narın devam eder fala
    narın:sıla çok üzüleceksin hatta herşeyi bırakıp uzun bi yola gitmemk isteyeceksiin ama çaresiz kaldığın o anda sana bi erkek eli uzanıyor seni o sıkıntılardan kurtarıyor
    sıla gülerek:beyaz atlı prensmi narın ...der o sırada borana bakar boranın suratı çok ciddidir okadar sinirli bakıyordur ki sıla ne yaptım şimdi diye düşünmeden edemez
    narın:sıla sana bi yüzük var ama tahmin etmediğin biri bu yüzüğü sana verecek
    sıla :yüzükmü allallah daha prens yok yüzük nerden çıktı
    melis boran bakar bide sılaya bakar boran okadar sinirli sılaya bakıyordur ki melis ablasını dürter sıla yine boran bakar ama hala anlayamaz bu adamın ne yaptığını ve narıne döner
    sıla:narın başka ne var
    narın:sıla sana bii soru soracağım ama bana dürüst ol
    sıla şaşırır:bak sana bu yüzüğü veren bu adam farklı birisi ama sen kahveye başlarken bi dilek tutmuştun ya bu dilekte o yoldaki adama ait yani sen bu adamla karşılaşmıssın ve bu adam seni çok üzecek bence bu adamdan uzak dur
    (ah be narınım ,ne yaptın canım ya sıla senin abine aşık)boran afallamıştır evet fala oda inanmazdı ama narın neler söylüyordur böyle sılanın duygularını resmne anlatmış ve naron resmen borandan uzak durmasını söylüyordur
    sıla üzülür :narınım canım arkadaşım merak etme sen hiç kimse beni üzemez eğer birgün aşık olursam ve karşımdaki bana acı çektirecek olursa değmezmiş der onu silerim ben sıkıntıya gelemem....der bu arada boranın gözlerine bakar resmen borana sseni seviyorum ama beni üzersen silerim demiş boranda bu mesajı almıştır
    boran sinsi sinsi güler peki sıla hanım senin burnunu sürtelimde bizim istanbul erkeklerinden farklı olduğumuzu anla der içinden ve sılaya döner
    boran:sıla aşk kapıyı çaldığı zaman aklınla hareket edemezsin ne kadar taş kalplide olsan o kapıyı açarsın ve kapıyı kapatman çok zordur kalbine hançerini saplar ve sen silmeye çalıştıkca kalbıne yara açar ve o yara hergün kanar dikkat et
    sıla şaşkın bi şekilde borana bakar boranın gözleri dolu doludur ve boran daha fazla dayanamaz kalkar
    narın ne yapacağını şaşırır sıla da üzülmüştür
    narıne döner
    sıla.canım bence kapat fincanı zaman zaten herşeyi gösterecek[/QUO

    sıla kararını verir ve bu adamın onu üzmesine izin vermeyecektir (tabi aşkın kalbe girnce aklın seyahate çıktığını bilmiyordur mantığı artık işe yaramayacaktır çünkü aşk sadece duygulara hükmeder)ve artık gitme zamanıdır herkes ayaklanır kevser hanıma herşey için teşekkür ettikten sonra vedalaşma zamanı ama narın sıla ve melisi ayartmaya çalışır
    narın:sıla ,melis ne olur bu gece burda kalın
    celil amca ne olur bak melistee gidecekmiş ne olur bu gece bizde kalsınlar
    celil:sıla ve melise sor kızım onlar he derse bendende izin çıkar
    sıla borana bakar bi an acaba kalmamızı istiyormu diye boran sılanın gözlerine hapsolmuş ayrılmak bile istemez
    meliisss bu durumdan kurtarır herkesi
    melis:eee hadi bakalım sanki hiç kalmadığımız yerde kalalım bugün hem son kez dimi ben gidiyorum zaten abla ne olur kalalım
    sıla cevap veremez oda çok istiyordur boranlarda kalmayı oysaki sabahı hiç düşünemez
    narın çok sevinir
    celil,bedar ve azadı uğurladıktan sorna
    sıla narının yanına yaklaşır
    sıla:narın
    narın:efendim sıla
    sıla sıkılarak azcıkta utanarak
    sıla:üzerimize rahat bişeyler versen iyi olur eteklerimi çekiştirmekten bıktım...der güler
    boran:okadar okadar kısa elbiseyi bende giysem çekiştirirdim sıla...der
    boran sıla demiştir sıla sevi,nir ama muzurluk etmedende duramaz
    sıla etrafında dönerek
    sıla:yakışmasa giymezdim yakışmamışmı....der cilveli cilveli
    boran şaşırmıştır ne diyeceğini bilemez narınle ,melis şimdi borana bakıyorlardır acaba ne diyecek diye
    boran yakışmış diyemezdı
    boran:yakışmamış sıla
    sıla bi anda neye uğradığını şaşırır duyguları allak bullak olur ve sinirlenir borana
    sıla:yakıştı desen şaşardım zaten ama senin benim hakkındaki düşüncelerin benim için önemli değil zaten boran iyi yada kötü düşüncelerin benim için önemsiz
    boran sinirlenir
    boran:sıla hanım siz sordunuz bende cevap verdim fikrimin önemi yoksa sorularınızı fikirleri sizin için önemli kişilere sorun alacağınız cevapta sizi tatmin etsin
    melis ve narın bi iki inatçının arasını yumuşatmak için ne yapacaklarını şaşırırlar
    narın:hadi sıla üstünüze rahat bişeyler vereyimde atışmayı bırakın
    sıla öfkesinden ne yapacağını şaşırır
    borana sinirle bakar
    boran gülerek
    boran:sizede iyigeceler sıla hanım allah rahatlık versin
    sıla kafasını çevirir narının peşi sıra gitmeye başlarlar
    melis ablasının koluna girer sessizce
    melis :ya aşk bu olsa gerek .....der
    sıla melisin kolunu çimdikler
    narınde güler onların bu haline ama ne olduğunu anlamaz ..
    kızlar üstlerini değişirler ve avluya otururlar
    senin aşkın yalanmış...
    ben yalanmamış bi aşk istiyorum:))))

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    YaBaN GüVeRcİnİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    08.10.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    188
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart ...

    "UNUTMA... MUTLULUKLA RANDEVUMUZ VAR..."

    Bekleyiş... Sonu gelmeyen bekleyiş... Hayatının en uzun gecesini yaşamıştı bu akşam Sıla... Hala yaşıyordu da...

    Hemşireden kağıt kalem istedi... Yazmaya başladı... Belki rahatlarım diye düşündü... Yazmaya başladı...
    S: "Beni duy olur mu sevdiğim? Senin için başladığım ilk yer neresiymiş biliyor musun? O an... Elin elime değip de bir tek gül ile kalbimi feth ettiğinde senin için başlamışım ben... Gün eteklerini topladı çoktan... Terketti şehri... Beni gecenin karanlığında koruyacak gözlerine koşmak istiyorum... Bu büyülü şehrin kızıllığında avuçlarından mutluluk içmek için sabırsızlanıyorum... Sana gelirken ayaklarıma batan dikenleri toplayıp, bu kötü günlerin hatırası olsun diye, güzel günlerin kıymetini bilelim diye saklayacağım...

    Seni fısıldayacağım çiçeklere... Avuçlarımda biriktirdiğim gözyaşlarımı o çok sevdiğin güvercinlerine su diye içireceğim... Sana kavuşmanın heyecanıyla terler basarken tüm vücudumu birden sensizliğin kor ateşlerinde yanmaya başladım... İliklerim titriyor... Kanımda tarif edemediğim telaş... Dilimde acının verdiği sözler... Dizlerinde göz kapaklarımı dinlendirebilecek miyim dersin? Çatısız hayallerimle senin yanındayken güneşe birlikte selam vermeliyiz... Ve tenini gül kokulu yağmurlar yıkarken, ben kırgın düşlerimi bir kenara bırakıp karışmalıyım o kokuya...

    Sensizliğin acısını çıkartmalıyım sevdiğim... Gece gözlü Boran'ım... Hadi sabret... Dayan... Unutma mutlulukla randevumuz var... Bizi bekliyor... Uyan...."

    Saniyeler... Dakikalar... Saatler... Kimse yoktu ortada hala... Endişeliydi Sıla... Ne yapacağını bilmiyordu... Birden başı döndü... Tutunacak yer aradı... Bulamadı... Gözleri karardı... Bayıldı...

    Uyandığında odada yatıyordu. Hemşire geldi yanına...
    S: "Boran!"
    H: "Ameliyat hala devam ediyor Sıla hanım. Dinlenin biraz..."
    S: "Hayır... Kapının önünde beklemeliyim."
    H: "Ama iyi değilsiniz."
    S: "İyiyim ben!"
    H: "Tahlil sonuçları birazdan gelir. Sonra kalkarsınız."
    S: "Olmaz! Gitmeliyim!" dedi ve çıktı odadan... Ameliyathanenin önüne geldi... Biraz sonra doktor çıktı.
    S: "Nasıl doktor bey? Boran iyi mi?"
    D: "İyi. Merak etmeyin."
    S: "Ohhh... Şükürler olsun."
    D: "İkisi de gayet iyi. Birazdan ikisini de normal odaya alacağız."
    S: "Görebilir miyim peki?"
    D: "Tabi." Sıla sevinçten uçacaktı neredeyse... Çok mutluydu... Sevdiği yaşıyordu... Çok heyecanlıydı...

    Odaya girdi birazdan... Fırat uyanmıştı...
    S: "Nasılsın Fırat?"
    F: "İyiyim yenge. Abim nerde? Nasıl?"
    S: "Yanında." Fırat yanındaki yatağa baktı. Boran uyuyordu hala...
    F: "Niye uyanmadı hala?"
    S: "Uyanır dedi doktor birazdan... Sen... Sen öyle bir iyilik yaptın ki Fırat..."
    F: "Böyle şeyler söyleme... O benim abim... Az bile yaptığım... İyi olacak merak etme... Sen onu bu kadar severken bir yere gitmez."
    S: "İnşallah... Bir gözlerini açsa... Bir kaybolabilsem o gece karası gözlerde..." O sırada Boran sayıklamaya başladı...
    B: "Sıla... Sıla..."
    S: "Buradayım Boran... Bak! Yanındayım! Hadi aç gözlerini!" Boran yavaşca açtı gözlerini... Sıla sevinçten delirecekti neredeyse... Gözlerinin içindeki pırıltı kocaman olmuştu şimdi... Boran halsiz ama mutlu gözlerle Sıla'ya bakıyordu...
    S: "Yorma kendini... İyisin merak etme... Daha da iyi olacaksın..." Fırat abisine baktı...
    B: "Neler oldu bana Sıla?"
    S: "Doktor kurşunun organlara zarar verdiğini söyledi. Böbreklerini almışlar. Diyalize bağlanacaktın... Ama sonra..."
    B: "Sonra..."
    S: "Sonra bir mucize oldu... Seni çok seven birinin böbreği sana uydu ve verdi..."
    B: "Kim?"
    S: "Bak... Yanında..." Boran kafasını çevirdi. Bir an şaşkınlıktan öleceğini sandı. İki yıldır görmediği, varlığını bile unutmaya yüz tuttuğu kardeşi, canı Fırat yanındaydı... İnanamıyordu...
    B: "Sen..."
    F: "Ben ya... Biraz geç oldu ama burdayım abi... Geldim..."
    B: "Nasıl olur? Nasıl duydun? Nasıl geldin?" Sıla söze girdi hemen...
    S: "Aaa yeter bu kadar muhabbet! Hadi uyuyun bakalım beyler... Yok öyle sohbet, muhabbet... Daha iyileşmediniz." Bu sırada doktor girdi odaya.
    D: "Sıla hanım tahlil sonuçlarınız geldi." Boran telaşlandı birden.
    B: "Sıla ne oldu? Ne tahlili? Hasta mısın?"
    S: "Hayır. Sadece başım döndü biraz. O yüzden yapıldı hepsi... İyiyim ben..."
    D: "Evet Boran bey. Sıla hanım gayet iyi. Sadece artık kendine biraz daha dikkat etmesi gerekiyor. Ne de olsa bir can taşıyor artık."
    B&S: "Ne?"
    D: "Hamilesiniz Sıla hanım." Boran da Sıla da şok olmuşlardı. Ne diyeceklerini bilemediler... Sonra Sıla belli belirsiz gülümsedi.
    S: "Ne? Yani... Ben... Şimdi..."
    D: "Evet Sıla hanım... Anne olacaksınız."
    S: "Ben... Anne mi olacağım? İnanamıyorum!" Boran'dan hala ses gelmiyordu... Çok şaşırmıştı... Sıla Boran'ın yanına oturdu.
    S: "Duydun mu Boran? Hamileyim!"
    B: "Ben... Ben... İnanamıyorum... Ben şimdi..." Fırat söze girdi.
    F: "Evet abi! Sen baba olacaksın bende amca!" Sıla ile Boran birbirlerine bakıyorlardı... Gözleri dolmuştu ikisinin de... Bu anı öyle çok beklemişti ki Sıla... Boran'ın gözlerinde kaybolmak için saniyeleri saymıştı... Öylece izlediler birbirlerini... Hasretle... Korkuyla ve acıyla geçen her saniyenin acısını çıkardılar...

    Bir süre sonra doktor girdi tekrar.
    D: "Hadi bakalım. Şimdi dinlenme vakti. Bu kadar sohbet yeter." dedi. Sıla odadan çıkarken Boran'a baktı.
    S: "Çabuk iyileş olur mu? Hem unutma mutlulukla randevumuz var. Geç kalmayalım..."
    B: "Merak etme. Bu kez geç kalmayacağız..."

    Boran ve Fırat uyuyordu... Az önce yazdığı kağıdı eline aldı tekrar Sıla... Yazmaya başladı...
    S: "Bu gün hayatımın en güzel günü olacakmış meğer... Hem sevdiğime hem bebeğime kavuştum... Bir bebek... Hayatın mucizesi... Her gün binlerce kez olur. Ama hiç farketmeyiz belki de varlığını... Ama şimdi içimde... Sevdiğimin, Boran'ımın parçası... İyileşecek... Ve biz hep birlikte mutlulukla olan randevumuza gideceğiz... Biraz geç kaldık biliyorum... Ama yine de gideceğiz... Bekle bizi mutluluk... Yeniden doğmaya geleceğiz..."

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    eva-zk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    21.06.2006
    Yer
    kalbim ege' de kaldı
    Mesajlar
    419
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı eva-zk Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sıla : bi an seni kaybettiğimi sandım o kadar üşüdümki
    boran sılanın dudaklarını hissedince uyanmıştır : çokmu üşüdün
    sıla : hemde çok
    boran : sen gidince bende çok üşümüştüm tıpkı senin üşüdügün gibi
    sıla borana sokulur : beni ısıtmıycanmı
    boran gülümser sılaya sarılır ve aralarındaki kıvılcım alev alev ateş olur bedeblerini yakar kavurur
    gecenin bi yarısı sıla karnında bi ağrıyla uyanır. dayanamaz canından can kopuyodur.

    sıla : boran... boran uyan.. boran bebegim uyan hadi
    boran : noldu sıla neyin var
    sıla : bebegim... çok kötüyüm... karnım
    boran : hadi doktora gidiyoz der giyinir kapıya yaklaşır
    sıla : boran aya kalkamıyom nefesim kesiliyo
    boran sılaya bakar sonra onu kucana alır : birazdan hastanede oluruz
    hemen arabaya götürüp arka koltuga yatırır. arabayı kullanmaya başlar bir yandan sılayı sarsmamaya çabalarken biryandanda bir an önce hastanede olmayı istemektedir sonunda hast. gelmişlerdir sılanın kontrolleri yapılır
    doktor : boran bey eşinizin sonuçları geldi buyrun odamda konuşalım
    boran : sıla odada yanlız kalıcak
    doktor : başında hemşire var serumun bitmesi bi 10 dakikayı bulur buyrun
    boran : önemli bişey yok yoktur umarım
    doktor : yok yok korkmayın odaya geçerler. eşinizin durumu biraz hassas fazla sitresli ortamlarda bulunmamalı gün içinde biraz gerilmiş buda bebegi etkilemiş. eşinizi yanlız bırakmayın
    boran : şimdi iyimi
    doktor : ikiside çok iyi
    boran : saolun doktor bey ben eşimin yanına gideyim. odadan çıkıp sılanın yanına gider.
    sıla : neyim varmış
    boran : önemli bişeyin yokmuş
    hemşire sılanın kolundan serumun ignesini çıkartır : sıla hanım gidebilirsiniz
    sıla : saolun.. boran bir an önce evimize gidelim
    boran : tamam der sılayı kucana alır
    sıla : yürüyebilirim boran
    boran : olsun ben kucamda götürmek istedim
    sıla gülümser : hamileligim boyunca kucandamı taşıycan
    boran : gerekirse taşırım. arabaya bindiler ve konaga döndüler. kevser hanımda ihtiyaç için ayaktaydı bahçede karşılaşırlar
    kevser ana : hayırdır ogul bu saatte nerden
    boran : hastaneden geliyoz sıla biraz rahatsızlandı
    kevser : çocuga bişey olmadı inşallah
    boran : ana... ikiside iyi meraklanma
    kevser : eyi eyi hadi yatın o zaman der ve odasına gider
    sıla : çok uykum var bende yatayım der borana bakar
    boran : hadi gel seni yatırayım der kucana alıp odalarına götürüp yataga yatırır üzerini örter.
    sıla : senin uykun yokmu yatmıycanmı
    boran : üzerimi degiştireyim der banyoya gidip pijamalarını giyip sılanın yanına yatar.
    sıla borana sarılır : çok korktum boran
    boran : korkma bebegimize bişey olmamış
    sıla : ben seni kaybetmekten korktum boran
    boran : hadi uyu düşünme şimdi bunları
    sıla : tamam der gözlerini yumar borana daha bi sarılır uykuya teslim olur. boran biraz sılayı seyreder ve uyur. sabah oldugunda boran işe gitmek için kalkar sılayı uyandırmamak için elinden geldigince sessiz hareket etmeye çalışır ama sıla uyanır.
    sıla : günaydın boran nereye
    boran : günaydın işe gitmeliyim
    sıla : bugün gitmesen
    boran : gitmem gerekiyo
    sıla : yanımda biraz daha kal hemen gitme
    boran : sıla...
    sılanın gözleri dolar borana bakar : boran gitme... ağlamaya başlar
    boran : ben ayşeye haber vereyimde yanında kalsın
    sıla : istemiyom der ne yorganı üzerine çeker
    boran gelip yorganı açar sılanın yanına uzanır : seninle napıcam ben
    sıla gülümser : yanımda kalıcanmı
    boran sılaya bakar : kalıcam
    sıla : boran bana şiir okurmusun
    boran : okuyalım der kitaba uzanır hangisini okumamı istersin
    sıla : kitabı aç ne çıkarsa onu
    boran : tamam der kitabı açar

    seni seviyorum

    sıla : bende seni seviyorum boran
    boran : sıla dinle

    seni seviyorum yaşama tutunma sebebimsin
    karanlık gecelerden sonra dogan güneşimsin
    ekmegimsin, suyumsun, aşımsın sevdiğimsin
    seni sevmeyi seviyorum çünki benimsin

    kalbimi kanatmanı sonra tuz basmanı seviyorum
    dilinle zehirlerken dudaklarındaki badeyi seviyorum
    bedenin giderken gözlerindeki kalışları seviyorum
    acıların sonunda bana yaşattıgın mutlulugu seviyorum

    seni seviyorum diye sonsuz kere haykırsam
    yinede anlatamaz kalbimin bir atışındaki sevgimi
    geceleyin gökteki yıldızlarla seni seviyorum yazsam
    sana sevgimin büyüklügünü gösterebilirmi

    çünki ben seni seviyorum yanımdayken bile özlerken
    sana hasretim dinmiyor kollarımla her saniye sararken
    gözlerinde gördügüm o hareleri seviyom içimi yakarken
    çünki ben seni seviyorum ömrüm seninle son bulurken

    seni seviyorum çünkisi yok sen varsın her nefesimde
    attıgım her adımda baktıgım her yerde yanlız sen
    seni seviyorum
    seni seviyorum

    boran sılaya bakar bebekler gibi uyumaktadır saçlarını koklar öper ve yavaşka kalkıp aşaya iner
    boran : ayşe
    ayşe : buyur agam
    boran : sıla uyuyo yanında dur ben gelmeden uyanırsa hemen gelicemi söyle
    ayşe : tamam agam siz merak etmeyin
    kevser hanım boranın yanına gelir : ogul bu hasbaya fazla yüz veriyon yine
    boran : ana karışma sen ben ne yaptıgımı biliyom
    kevser : ogul yarın öbürgün pınar kızımızla ilgili haber gelir
    boran : ana haber gelmesin sen uygun bi dille söyle
    kevser : ogul aga kısmının sözden döndüğü nerde görülmüş
    boran : ana sen dedgimi yap ben işe gidiyom
    boran işe gider işlerini biran önce bitirmek için çabalar aksilik ya o gün şirketten çıkamaz akşam olur hala şirkettedir. sılaysa boranın gelmesini bekler ve yataktan hiç çıkmaz ayşe yemesi için ne getirse geri çevirir.
    ayşe : gelin agam hadi ye bak bebege zarar vericen
    sıla : kimsenin beni düşündügü yok zaten herkezin derdi bebek
    ayşe : yok gelin agam olurmu sizin sağlıgınız önce gelir hadi bi lokma yiyin bari
    sıla : yok ayşe boran gelene kadar yemem götür tepsiyi
    ayşe : tamam gelin agam der ve tepsiyi alıp aşagı iner o sırada boran gelir.
    boran tepsiye bakar : bu tepsi sılanınmıydı
    ayşe : he agam sabahtan beri bişey yemedi sizin gelmenizi bekledi
    boran : tamam ayşe ver tepsiyi ben yediririm. tepsiyi alır sılanın yanına gider
    boran : sıla neden yemegini yemedin
    sıla : canım istemedi
    boran : hadi birlikte yiyelim. sıla ben karımın zayıflayım çirkinleşmesini istemiyom
    sıla gülümser : bende her saniye bişeyler şişmalarım o zaman severmisin
    boran : sen biraz kilo al ben sana ne zaman durucanı söylerim
    sıla : gittin sandın hiç gelmiyceksin sandım
    boran : işlerim uzun sürdü kusura bakma
    sıla : yemegimi bitirdim yanıma gelsene
    boran : bi aşaya bakayım gelirim
    sıla : çok kalma seni özlüyorum
    boran : tamam kalmam

    sılayla boran sonunda birbirlerini tamamlamışlar mutlu bir yaşam sürmüşlerdir. bir ogulları olur başka çocuk yapmazlar. ogullarındanda iki torunları vardır bi kız bi erkek sılayla boran günlerini onlarla geçirir boran agalıgı ogluna vermiştir.

    bitti.

    matida çok tehdit etti bende korktum. öldürmücen dimi beni bak kumayı ortadan kaldırdım
    Hazan sarısı bakışların düşünce gözlerime
    bir tutam gülüş olursun yüzümün her zerresinde

Sayfa 1/199 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Sıla Senaryolar (Arşiv 6)
    By tuluay in forum Sıla
    Cevaplar: 993
    Son Mesaj: 20-10-07, 23:50:48
  2. Sıla Senaryolar (Arşiv 5)
    By eledrhim in forum Sıla
    Cevaplar: 996
    Son Mesaj: 28-08-07, 12:32:45
  3. Sıla Senaryolar (Arşiv 4)
    By 40...roses in forum Sıla
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 21-06-07, 08:41:51
  4. Sıla Senaryolar (Arşiv 3)
    By yağmur yüreklim in forum Sıla
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 29-04-07, 01:23:27
  5. Sıla Senaryolar (Arşiv 1)
    By mimarimo in forum Sıla
    Cevaplar: 996
    Son Mesaj: 18-12-06, 23:42:18

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş