Sayfa 1/200 123451151101 ... SonSon
1000 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Sıla Senaryolar (Arşiv 3)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    yağmur yüreklim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    15.10.2006
    Yer
    Nefes içime yetmiyor...
    Mesajlar
    828
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Sıla Senaryolar (Arşiv 3)

    Alıntı yağmur yüreklim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Boran'ın söylemiş olduğu senin için değil çocuğum için sözleri Sıla için çok ağır gelmişti. Birden gözleri kararır gibi oldu ama sonra toparlandı niyeti yoktu yenilmeye, madem bu bebek ikisinindi, canlarından birer parçaydı Boran'la konuşması gerekiyodu Sıla'nın. Boran'ın onu yok saymasına, unutmasına, hayatına başka kadınlar girmesine rağmen konuşması gerekiyordu. Çünkü biliyorduki Sıla ne koşulda nasıl olursa olsun ona ihtiyacı vardı, yanında olmasına, sevmesede korumasına, destek olmasına ihtiyacı vardı. Omuzlarına yüklenen yükü kaldıramıyordu artık Sıla. Güçlükle konuşmaya başladı
    Sıla Boran...Madem bunu çocuğun için yaptın, madem senin için önemli ozaman konuşmalıyız. Beni sevmesende, istemesende bu çocuğu istiyorsun öyle değil mi?
    Boran Sıla'nın söyledikleri karşısında ne diyeceğini bilemiyordu. Sadece çocukmu önemliydi Boran için. Sıla'nın, sevdiğinin bir önemi yokmuydu. Boran heranında Sıla'yı düşünüp onu özlemiyormuydu. Yaşadıklarına, yaşattıklarına rağmen, aldatılmasına rağmen sevmiyormuydu..özlemiyormuydu..Nasıl öfkesine, kızgınlığına hakim olamıyorsa sevgisine, kalbinede gem vuramıyordu Boran. Sıla'yı sevmiyormuydu deliler gibi. zaten tüm kıskançlıklarıda bu ölesiye sevmesinden değilmiydi. Bir yandan onu korumak kılına zarar gelmemesini sağlamak isterken diğer yandan kısknadığında gözü döndüğünde öldüresiye canını yakmak istemiyormuydu Boran. Sıla Boran'ın gözlerinin içine bakarken kendinden geçmekten korkmuyormuy du Boran, Sırf bu yüzden kaçmak uzaklaşmak istemiyormuydu.. Birden gözlerini çekti Boran ve cevap verdi
    Boran elbette istiyorum bu çocuğu..herşeye rağmen, sana rağmen istiyorum.
    Boran hakim olamıyordu kendine. dün geceye kadar o fotoğrafları görünceye kadar sevdiği, kadını için neler hayal ederken şimdi sarfettiği sözleri ne düşünebiliyor nede sonuçlarını tahmin edebiliyordu. sadece kinini, nefretini kusmak istiyordu. acıtmak istiyordu sevdiğinin canını..
    Sıla'da Boran'dan farksızdı Boran'ın ağzından sevgi sözcükleri duymayı hayal eden Sıla neler duyuyordu, ayakları kendini taşımakta zorlanıyordu, gözleri gözyaşlarını tutmamak dışarıya salıvermek için inatlaşıyordu, kalbi durmak bir daha nefes almamak istiyordu ama ya bebeği..herşey onun için değilmiydi. Sıla annesizliği babasızlığı çok iyi biliyordu onu evlat edinenlerin kendisini çok sevmesine rağmen. Annenin, babanın bir çocuğun hayatındaki yerini önemini çok iyi biliyordu..Boran bunları bilemezdi onlarsız olmak, onlara özlem duymak ne demekti bilemezdi o yüzden Sıla bebeği için çaba sarfedecekti..Onun babasız kalmaması için. Sevgiden vazgeçmişti, sevilmekten.. ama bebeğinin mutluluğundan vazgeçmeyecekti..direnecekti..savaşacaktı..
    Sıla Boran..beni semeyebilirsin...istemeyebilirsinde ( gözlerini yere indirir.) ama bebeğimizi sevmelisin, yanında olmalısın onun, sevildiğini hissettirmelisin, onu sevgiden yoksun bırakamazsın..
    Sıla'nın akmaya hazır gözyaşları artık durmuyor akıyordur. Boran o an Sıla'nın sevgiye nasılda muhtaç olduğunu hisseder, herşeyi unutup sarılmak, yanındayım Sıla, seninleyim senide bebeğimizide asla bırakmam demek istiyordur ama içinde birşeyler engelliyordur onu. Dayanamaz Sıla'nın güçsüz, yorgun ve mutsuz haline..arabadan iner yavaşça.Sıla bilinçsizce Boran'dan bir iki adım uzaklaşır. Çünkü tanıyamıyordur artık sevdiği adamı,yabancıdır ona. Sıla'nın aralarında açtığı mesafeyi Boran birkaç adım Sıla'ya yaklaşarak kapatır. Sıla'nın gözlerinin içine bakmasını bekler. Sıla'yla gözgöze gelince konuşmaya başlar.
    Boran Merak etme Sıla. Çocuğumuzun hep yanında olucam, hep koruyacağım onuda.. senide
    Sıla boran'ın gözlerinde kayboluyordur sanki. Utanmasa, cesaret edebilse boynuna sarılıp ağlayacaktır. Acı çektiren adamın omzunda ağlayarak onun şevkatli ellerinde derman arayacaktır. ama korkuyordur..
    Boran Sıla. hiç iyi görünmüyorsun..neyin var bebek yüzünden mi bul haldesin.
    Boran'ın sağlığını merak etmesi hoşuna gitmiştir Sıla'nın. Boran onunla ilgilenince küçük bir kız çocuğu gibi hissediyordur kendini,,sevgiye ilgiye aç bir çocuk gibi..
    Sıla yaşadıklarım, yaşadıklarımız çok ağır kaldıramıyorum artık
    Boran seni güçlü bilirdim ben..
    Sıla bende seni sevdim mi bikere seven, ne olursa olsun vazgeçmeyecek biri bilirdim,
    der anlık bir cesaretle
    Boran sevgimi hakedenlerden asla vazgeçmem
    Sılaben haketmedim sevgini öylemi Boran. herşeye rağmen zorla evlendirilmeme rağmen, zorla orda tutulmama rağmen , bana yaşattıklarına rağmen seni affettim ama senin sevgini haketmedim öylemi
    Boran işte senin sorunun bu Sıla. Kendi öz ailenin yaptıklarının faturasını bile bana kesmen ( bu içimde kaldı neyapayım). hep hataları görmen, sana yapılanları, gösterilen sevgiyi farketmemen ciddiye almaman..
    Sıla Boran..
    Boran Ben sevdim Sıla. kendimin bile şaşıp kaldığı bir şekilde sevdim. aramızdaki sınırları aşıp sevdim, asla ihanet etmem dediğim insana rağmen sevdim seni, seninle bir geleceğimiz olma ümidiyle sevdim, herşeyi göze aldım, geçmişim geleceğimken geçmişime veda ettim senin için. Senin yüzünün güldüğünü görebilmek için yaşadım ama sen ne yaptın tüm bunlara, bana, sevgime ihanet ettin şimdide benden sevgi dilenemezsin...
    Sıla duydukları karşısında kendini tutamıyordur. gözyaşları sel olup akarken ruhu daralıyor nefes alamıyordur. Haklıdır Boran ama, ihanet etmemiştirki o Boran'a. sevdiğini söylememiştir belki ama sevmiştir işte. Hiç ummadığı bir anda, asla dediği zamanda sevmiştir.
    Sıla Boran..beni gerçekten sevseydin karşıma çıkıp ihanet diye adlandırdığın ama benim ailemin bana emanetine sahip çıkmak adına yaptığım hareketin hesabını sorabilirdin benden ama sen ne yaptın kendi sevgine ihanet ettin, bana olan sevgine ihanet ettin. beni öldürmek için gelmiştin ama öylesine gözün kör oldu ki o kadının aşkından, davandan vazgeçtin..sevginden vazgeçtin..benden vazgeçtin..
    Boran Sıla'nın dediklerini algılamaya çalışırken Sıla arabasına yönelir yaşlı gözlerle. bunu farkeden Boran Sıla'yı kolundan tutup kendine çevirir. okadar yakınlaşırlarki ikisininde nefesleri diğerinin yüzünde hissedilir gözleri kilitlenir birbirlerinin gözlerinde ve bedenleri birbirinin bedenlerine değer..
    Boran Sıla'nın kokusunu içine çekip mahvolmaktan, Sıla'ysa Borana sarılıpta karşılık alamayıp kahrolmaktan korkar.
    Boran Sıla'nın bedenini kendi bedeninde hissederken kini, öfkesini, aşkını, kızgınlığını, özlemini birbirine karıştırır ani bir hareketle Sıla'yı öper Sıla'dan nefret edercesine, onu cezanalandırılırcasına, onu severcesine...Sıla'ysa beklemediği bu hareket karşısında gözlerinden yaşlar akerken karşılık vermeye çalışıyordur intikam alırcasına, sevgi istercesine, teslim olurcasına.. Boran kendini kaptırmak istemez, affetmek istemez kendini çeker Sıla'ya bakar kızgın birşekilde. Sıla'ysa gözleri kapalı, yanaklarında yaşlarla hala Boran'ı öpmeye çalışıyordur. Boran Sıla'yı bu halde görünce kendindenutanır, ezilir yaptığının altında..Sıla'yı öyle görmek çok şeyi değiştirmiştir beyninde. En azından Sıla'yı üzmek acı çektirmekten vazgeçmiştir o an için..
    Dudaklarından Boran'ın dudaklarının sıcaklığı gidince yavaşça gözlerini açar Sıla. Boran'ın onu bu şekilde öpmesi ona acı vermiştir ama yinede karşılık vermek için çırpınmıştır Sıla. Öylesine yorgundur ki sevdiğinden gelecek herşeye koşulsuz razıdır artık..
    Boran Sıla. seninle konuşmalıyız. Her nekadar ikimizde bundan çok hoşlanmasakta bebeğimiz için konuşmalıyız, neler yapabiliriz bunu düşünmeliyiz. benimle gel..gidiyoruz
    Sıla nereye?
    Boran Bilmiyorum ama gel
    Sıla ama boran.benim.
    Boran (kaşlarını çatarak) Sılaaaaa..bin dedim
    Sıla bunun üzerine bişey diyemez ve arabayabiner sessizce. Boran arabayı çalıştırır ve bilinmeze yol alırlar. Yol boyuncada ikiside konuşmamış Sıla arada bir Boran'a bakmıştır Boran'sa Sıla'ya bu tavizi vermemek için yüzünü yoldan çevirmemiştir. Uzun süren huzurlu sessizlikten sonra Sıla konuşmaya başlar
    Sılanereye gidiyoruz Boran?
    Boran ne farkeder
    Sıla nedemek ne farkeder benim şirkete dönmem lazım, yapacak işlerim var
    Boran şirketi unutsan iyi olur
    Sıla Ne diyosun sen Boran şirkete gitmeliyim diyorum
    Boran Şirketin birkaç günden batmaz sanırım (imalı bakarak),
    Sıla (şaşırarak) ne yani birkaç gün dönmeyecekmiyiz?
    Boran bilmiyorum..düşünmedim..
    Sıla ama Boran merak ederler
    Boran sevgilini arayıp haber ver ozaman meraklanmasın
    Sıla birden buz kesilir.ne sevgilisi diye mırıldanır
    Boran kimden bahsettiğimizi ikimizde biliyoruz
    Sıla emre benim sevgilim değil, sadece arkadaşım.
    Boran güldürme beni sevgilim diyen sen değilmiydin.
    Sıla o senden önceydi Boran..seni tanımadan önceydi
    diyebilir kafasını eğerek.
    Sıla İstanbul'a geldiğinden beri Boran'a olan sevgisini yüzüne söylemek istiyordu Boran'ın, seni seviyorum Boran çok seviyorum demek istiyordu ama bu durumda bunu söylemek dursun belli etmekten bile utanıyor, pişman oluyordu..Sevdiği Boran, özlediği, istediği Boran bu değildi, olamazdı..ama tek suçlu Boran'mıydı..kendiside en az onun kadar suçluydu. ama yinede bu sözleri haketmiyordu, hazmedemiyordu
    Sıla sen sevgiline habr vermiş olacaksın ki okadar rahatsın
    Boran sevgilim? hangi sevgilim?
    Sıla okadar çok yani oysa ben birtane diye düşünmüştüm, öyleye sen tek kişiyle yetinemezsin Boran ağa
    Boran ne saçmalıyorsun sen Sıla
    Sılasaçmalıyorum öylemi. Ne dedin sevgiline hayatım ben karımla gidiyorum beni merak etme mi
    Boran sen benim karım değilsin!
    Sıla için bu sözler ölüm gibi olmuştur. birden bağırmaya başlar, arabadan inmeye çalışır
    Sıla Bırak beni durdur arabayı inicem, seninle bir saniye bile geçirmek istemiyorum. Nefret ediyorum senden anlıyormusun nefret ediyorum...
    İstanbul'un dışına çıkmışlardır köy yoluna dönmüşlerdir havada damla damla dişmeye başlamış yağmur vardır. Yağmur'da sanki Sıla'nın hiddetiyle hızını arttırıyordur.
    Sıla durdur arabayı dedim duymadın mı Boran ağa. indir beni. Senin yüzünüde görmek istemiyorum, çocuğunuda istemiyorum hayvan herif..(hatırladınız mı :):) çok özledim çokk..))
    Boran Sıla sakin ol..kendine gel. Fazla ileri gidiyosun
    Sıla Bırak beni, senide törelerinide çocuğunuda istemiyorum. dur diyorum sana atıcam kendimi arabadan dur diyorum
    Bu sırada Sıla arabanın kapısını açmaya zorlar ama Boran kapıları kilitler aniden kendini dışarıya bırakmasını engellemek için
    Boran napıyosun sen delirdin mi
    Sıla evet delirdim, delirttin beni anladın mı.. Bak ne hale getirdiniz beni ellele vererek mutlumusun haa söylesen mutlumusun zevk alıyomusun beni böyle görmekten
    Sıla kendini kaybetmiş, karnına bir ağrı girmiş, öksürmeye başlamıştır. Boran birden telaşlanır
    Boran Sıla iyimisin, Sılaaa
    Sıla Boran aç kapıyı nefes alamıyorum..
    Boran hemen kapıları açar arabadan iner, Sıla'da aynı hızla kendini dışarı atar. Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordur. Sıla olduğu yere çöker hem öksürüyor, hem ağlıyordur.. Boran hemen Sıla'yı kollarından tutup kaldırmak ister ama Sıla yerden kımıldamıyordur
    Boran Hadi Sıla ıslanıyorsun bin arabaya çok az kaldı yolumuz, hadi sakin ol, iyimisin Sıla
    sıla ses vermez sadece öksürüyor ve ağlıyordur
    Boran Sıla korkutma beni ne olur cevap ver iyimisin?
    Sıla yavaşça kafasını sallar iyiyim diye
    yağmur ikisinide sırılsıklam ıslatmıştır. Sıla kafasını kaldırır telaşla kendine bakan Boran'ın yüzüne bakar
    Sıla korkma Boran iyiyim, bişey olmaz bebeğe
    Boran Sıla. bebek için değil senin için endişeleniyorum ıslandın hasta olacaksın hadi binelim
    Sıla Boran..artık dayanamıyorum, anlıyormusun beni artık dayanamıyorum.
    Boran herşey düzelecek Sıla kalk hadi
    Sıla hiçbirşeyin düzeleceği yok Boran herşey dahada kötü oluyor hergeçen gün. Artık nefes alamıyorum artık yaşayamıyorum..anlasana sensiz yaşayamıyorum. Boran bana yardım et ne olur..
    Boran tamam Sıla sana yardım edicem yanında olucam hadi kalkalım
    Sıla hala kalkmıyor yağan yağmura aldırmadan Boran'a bakıyordur
    Sıla Boran..bana beni sevdiğini söyle,sen olmadan sevgin olmadan yaşayamam ben..
    Boran..
    Sıla sevmiyorsun değilmi artık Gizem'i seviyorsun onunla olmak istiyorsun değilmi. onunla birliktesin
    Boran Sıla Gizem benim sadece çalışanım sevgili değil. sen beni tanıyamamışsın Sıla nasıl düşünürsün
    Sıla sandım ki..
    Boran ne sandın?
    Sıla artık beni sevmiyorsun..benden vazgeçtin sandım. beni seviyosun değil mi Boran diyebilir güçlükte
    Sıla artık yorgun düşmüş, halsizleşmiştir.
    Sıla buna çok ihtiyacım var Boran..
    Boran Sıla..gözlerime bak ne görüyosun
    Sıla benden nefret ediyosun
    Boran hayır
    Sıla benden nefret ediyosun
    Sıla benden vazgeçtin
    Sıla beni sevmiyosun
    diyerek hıçkırarak ağlıyorsur Boran Sıla'yı kollarından tutup kaldırır Sıla'nın kendisine gelmesi için sallar Sıla'yı hızlıca
    Boran Seni seviyorum Sıla..anladın mı bak bana Seni seviyorum ilk günki gibi, deliler gibi seni seviyorum
    Aldın yari elimden boynumu bükekoydun..

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    eczaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    04.11.2005
    Yer
    Karaman
    Mesajlar
    360
    Konular
    3
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Bu sefer biraz gülmek istediğinizi varsayıp yazacağım.Gerçi komik senaryo pek yazamam ama bir denemek istiyorum.Bunları okurken önce romantik bir sahne sanabilirsiniz ama aldanmayın.Buna sedece romantik komedi dersiniz.

    Sıla ve Boran sahil boyu el ele yürümüşlerdi.Bir tüy kadar hafiftiler sanki.Tüm dertlerden arınmışcasınaydı adımları.İçlerinde yanan kor alev sönüvermişti bir an.Sanki deniz onlara mutluluğu fısıldıyordu.Kuşların cıvıltısı ve etrafa yayılan kokular.İkisinin de aklında bebekleri vardı.Boran kucağına almış severken hayal ediyordu kendini.Sıla ise çocuğuyla gezmeye giderken.Bir ana durakladılar.Denize hayi yakın bir yerde durmuşlardı.Boran bu sevinçle kendini tutamamıştı.
    boran:Bir çocuğum oluyor ve çok mutluyum diye bağırmıştı.sanki denize müjdeyi vermekistiyordu.Ama beklenmedik bir gelişme oldu.Boran bağırırken denize çok yaklaştığının fark etmemişti.Sıla ise biraz yana dönmüş ve etrafı alabildiğince seyre dalmıştı.Sonra tekrar Boran'a bakmak için dönerken Boran'açarpmıştı kolu.Zaten dengesiz duran Boran beklenmedik bir anda denize düşüvermişti.Deniz haberi almıştı anlaşılan.Boran'ı kucaklıyordu sevinçten.Boran sırılsıklam olmuştu.Sıla ise ne yapacağını bilememişti.Boran'ın hali öyle komikti ki gülmemek elde değildi.Gülmekten kendini alabilse yardım edecekti ama başaramıyordu.Boran kendi çabalarıyla çıkmayı başarmıştı.Sıla ise sadece çıkarken elini uzatabilmişti.Boran çıkmıştı ama Sıla kendini hala tutamıyordu.
    boran:Yeter artık Sıla biraz dur istersen.
    sıla:Tamam...Tamam...
    Sıla Boran'ın paltosunu çıkarmıştı.
    sıla:Boran üzerini değişmen lazım.
    boran:Tamam Sıla o zaman arabaya bin yoksa donacağım.
    Sıla ile Boran arabaya binmişlerdi.Boran Sıla'yı şirin bir eve götürmüştü.
    sıla:Boran burası neresi.
    boran:Eskiden İStanbul'a geldiğimde gariban birinin ihtiyacı varmış.Bende dayanamadım aldım.İş için gelince ne zaman yalnız kalmak istesen buraya gelirdim.Ben bi yukarı çıkıyım sen bekle.
    Boran üzerini değişmişti.Şömine de odun olduğunu fark eden Sıla ise şömineyi yakmıştı.Boran aşağıya indiğinde Sıla şöminenin yanında oturuyordu.Boran da onun yanına geldi.
    sıla:Ne garip değil mi BOran bu gün seninle olacağım aklımın ucundan bile geçmiyordu.Sabah ne kadar üzgünken şimdi ne kadar mutluyum.
    Sıla elini karnına koyarak.
    sıla:Yavrum seyrettin mi bu gün babanı anne kadar güldün mü sende.
    Boran'ın yüzünde de hafif bir gülümseme belirmişti.
    boran:Yeter Sıla beni iyice kötü tanıttın çocuğa.Doğunca beni beğenmeyecek sonra.
    sıla:Merak etme seni ben beğeniyorum yetmez mi?
    boran:Bilmem yater mi?
    sıla:İyi o zaman biraz düşün.
    Sıla mız mız çocuklar gibi yüzünü asmış arkasına dönmüştü.Boran Sıla'nın yavaşca omuzlarını kavrayarak.
    boran:Sıla hala bundan şüpen mi var?
    sıla:Bilmem......
    Boran Sıla'yı yavaşca kendine doğru döndürerek
    boran:Bütün dünya hor görse beğenmese istemse umrumda olmaz ama sen olmazsan istemezsen beni bu hayat da umrumda olmaz anlıyor musun Sıla?
    Boran yavaşca kolunu Sıla'nın boynuna dolamıştı.Diğer elini de karnında gezdirerek
    boran:Sen,ben ve yavrumuz.
    sıla:Sadece üçümüz.
    Sıla birden gülümsemişti.
    boran:Neden güldün?
    sıla:Bilmem senin nasıl baba olacağın aklıma geldi birden.
    boran:Nasıl baba olacaksmışım da.
    sıla:Bilmem....
    boran:Sılaaa...Sen hale unutamadın mı o meseleyi.
    sıla:Unutmam imkansız ilerde çocuğumuzun da çok beğeneceğine eminim.
    boran:Demek birlik olup dalga mı geçeceksiniz benimle peki o zaman benim de anlatacak bir şeyim olsun.
    Boran bir kap suyu Sıla2nın başından boşaltıverir.Sıla neye uğradığını şaşırmıştır.
    sıla:Bu sevaş demek.
    boran:Hayır sadece bir borç.
    sıla:Peki Boran ben de kimseye borçlu kalmak istemem.Al o zaman sen de şu şarabı.
    boran:Yapma Sıla üzerimi yeni değiştim.
    Fatak BOran bunları söyelerken çok Sıla yapacağını yapmıştı.Boran da kalkıp yanlarında duran reçeli bir güzel Sıla'nın kıyafetine dökmüştü.Muzur çocuklar gibiydi ikiside.Birbirinin gözlerine öylece baktılar bir an sonra ikiside gülmeye başladılar.
    sıla:Şu ahlime bak Boran.Üstüm yapış yapış ben sudan çıkmış balığa döndüm.
    boran:BEn çok mu iyiyim sanki.Hadi kalk da üzerimizi değiştirelim.
    sıla:Ben ne giyeceğim.
    boran:Allah ne verdiyse.
    sıla:Boran...
    boran:EEeee artık benim kıyafetlerimden birini giyersin.
    sıla:Mecburen Boran2ın kıyafetlerinden birini giymişti.Giydiği kazak ona çok büyük olmuştu.Kolları kazağın içinde adeta saklı duruyordu.Kollarını kaldırıp oynattı.Hali gerçekten çok komikti.Bu sefer de Boran gülmeye başlamıştı.Sıla yüzünü asarak
    sıla:Gülmesene Boran...
    boran:Elimde değil.Hem bu işler parayla değil Sıla hanım sırayla...Neyse sen otur da ben sana yakınlardan bir yerden giyecek bir şeyler alıyım.
    sıla:Boran boşver kalsın.Kıyefetimi biraz silmem kafi.Islanan yerleri de kurur sen yanımda kal.
    boran:Sorun değil buraya yakın bir mağza var.
    sıla:Beni duymadın her halde Boran ağa gelin ağam konuşuyor burda.
    boran:Peki gelin ağam emredersin.
    İkisinin de gözleri gülüyordu.Birbirlerine bakarken ve bu tatlı anı hayatları boyunca yaşadıkları en komik ve en güzel anı olarak kalacaktı.

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    terbin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    18.11.2006
    Yer
    gLeek Town
    Mesajlar
    523
    Konular
    0
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Ya bu bölümle ilgili beşinci olacak ama bu sefer ortalardan bir şey belki de 21. bölümde yaşanması olağan bir şey yazıcam


    Evet Cihan'ın yaydığı haber duyulduktan sonra, herkes ben vururum onu ben vururum diye yarışa girmişti.Firuz ağa da bunu duyunca ilk inanmak istemese de Sıla'nın ona söylediklerini hatırlar."Neden olmasın?" diye düşünür.SOnra tetikçiyi seçerek kendi de gider tetikçi ile tabi Kevser'i de alıp.
    Boran ve Sıla ise barışmış birkaç gün şehir dışına dağ evine gitmişler aşklarını yaşıyorlardı.Dünleri ile bugünleri ve yarınlarını kirletmemeyi düşünerek ama işte geçmişleri onlar için kara bir lekeydi ve yine onları çok derinden yaralayacaktı, hiç ummadıkları bir anda.
    Tetikçi, Kevser ve Firuz gelmiş Cİhan tarafında karşılanmışlardı.Fİruz, Cihan'a Boran'ın niye gelmediğini sorunca "Bugünlerde çok mühim işleri var, ondan gelememiştir." dedi ki o Boran'a daha söylememişti bile babasının geleceğini.Fİruz sinirlenmişti fakat sesini çıkartmadı.Cihan onları eve bırakıp tetikçi ile konuştu."Bu gece, bu gece bitecek bu iş anladın mı?Bu gece ve yakalanıp Boran Genco emretti deyeceksin!" "Emredersin ağ**, dediğin gibi temiz bir iş olacak."
    Zatan saat akş** 6 gibiydi bu iş ise bir-iki saat içinde halledilecekti.VE o vakit geldi Emre İş çıkışı eve giderken uzaktan bir el silah sesi yankılandı.Sonra ise emre sessizce yere çöktü kanlar arasında, adam bir kere daha vurdu, bir kere daha ve bir kere daha bu kurşunlar Emre'nin ölümüne sebebiyet vermişti.Daha sonra korumalar adamı farketmişlerdi.Ama herşey için çok geçti töre almıştı bir canı daha hem de bir iftira, bir kin, bir öfke uğruna değer miydi bir insan canına?Korumalar adamı kıskıvrak yakalayıp polise götürdüler.Bİrkaç tanesi de Emre'yi hastaneye ama o çoktan ölmüştü bile.
    Adam, polise ifade verirken "Boran Genco yap dedi, ağ**ızdır diye karşı gelemedim yoksa beni vururdu." dedi.Ve polisler Boran'ı aramaya koyuldular.Ama bulmaları imkansızdı çünkü onlar şu anda bambaşka bir dünyadaydılar, tüm kötülüklerden uzak sadece sevginin yaşadığı bir dünya.Bu yüzden diğer dünya ile iletişimlerini kesmiş telefonları kapatmışlardı.
    Sabah uyandıklarında bir telefonları açtıklarında telefonlerında onun üzerinde cevapsız arama vardı.Önemli bir şey olmasa bu kadar aramazlardı diye düşündüler.Sıla cevapsız aramaların çoğu dün gece yapılmış Kenan Beyi aradı.
    Kenan Bey: (üzgün)Alo Sıla!
    Sıla: Önemli bir şey mi oldu Kenan amca bu kadar arayınca?
    Kenan Bey: Kızım, Emre vuruldu ve öldü.Adam yakalanmış ifadesinde "Boran Genco yaptırdı, ağamdı karşı çıkamadım yoksa beni vuracaktı." demiş
    Sıla: (şu anda telefonla konuşmakta olan Boran'a nefretle bakarak) Hemen geliyorum Kenan amca İnşallah bulurlar o pis adamı der ve kapatır.Söyleyememiştir ele verememiştir onu ama onların yanında olduğunu belli etmek için öyle demişti.
    Aynı anda Boran'ın telefon konuşması
    Şivan:Ağ**
    Boran: Söyle Şivan
    Şivan:Ağ** dün sabah buradan anan, baban bir de o istanbulluyu vurmak için tetikçi yollamışlar.Ve dün gece haber geldi.Ölmüş.
    Boran: Kim yolladı o tetikçiyi?(Hazırlanmakta olan Sıla bu sözü duymuş" hı bir de başkasona atmaya çalışıyor" diye düşünür)
    Şivan: Ağ** bazı sütübozuklar bu bebenin o istanbulludan olduğu dedikodusunu yaydılar ve herkes onu vurmak için yarıştı.Firuz ağ** da tetikçiyi seçip onunla beraber geldi.
    Boran: Şivan söyle o sütübozuklara çocuğumu kirletmesinler o sözlerle ve o tetikçiyi yollayanı bulduğunda bana hemen haber ver
    şivan: Emredersin ağ** der ve telefon kapanır.BOran arkasını döndüğünde Sıla eşyalarını toplamış Boran'ın tam arkasında duruyordur.Bİr tokat atar.
    Sıla: Ben de sana inanmıştım ne istediniz o masum insandan o size ne yaptı?
    Boran: Eğer Emre'den bahsediyorsan inan Sıla benim de yeni haberim oldu.
    Sıla: Bir de gözlerimin içine bakarak yalan söylüyorsun.
    Boran: Doğru söylüyorum Sıla inan bana.
    Sıla: Peki o zaman tetikçi niye Boran GEnco yaptırdı yapmasam beni vuracaktı demiş?
    Boran: Sıla benim çok düşmanım olduğunu sen de biliyorsun iftira olamaz mı?Para için bunu yapacak çok insan var
    Sıla: Benim böyle numaralara karnım tok.Şİmdi gidiyorum dedi ve kapının yanına geldiğinde Boran onu sert bir hareketle iterek, kapıyı kilitler.
    Sıla:Sen ne yaptığını zannediyorsun ha?Beni burada zorla tutamazsın
    Boran: Ama bak tutabiliyormuşum.Ayrıca dah bu konuyu adam gibi konuşmadık bana inanmam için ne yapayım?
    Sıla: Sana inanmıyorum, inanmıyacağım da zaten sana inanıp buraya gelmem hataydı.Beni oradan uzaklaştırınca Onu daha rahat öldürebileceğini düşünerek benim sevgimi kullandın değil mi?Hepsi planlıydı.Beni sevdiğinde yalandı.
    Boran: İnan Sıla sana hiç bir zaman yalan söylemedim.Bİr kaç kez hariç :seni azad ve narin için koruduğumu söylediğim de bir de dün sabah okulun önünde inan gerisinin hepsi doğru.
    Sıla:Yalan yalan hepsi yalan der ve ağlamaya başlar BOran onu teselli etmek için sarılır.
    Boran: Tamam bana inanmıyorsan, sana Şivan anlatsın ha ona inanır mısın?Tetikçiyi buraya yollama sebeplerini duyunca çok üzüleceksin ama seni kaybetmemem için bunu yapmak zorundayım dedi ve Şivanı aradı.Şivan Sıla'ya gerçekleri anlatınca inandı.Ağlamaya devam ederek "Boran bunu nasıl düşünürler?Ben inanmıyorum."
    Boran: Sıla sana zor olacağını söylemiştim değil mi?Ama seni kaybetmemek için yapmak zorundaydım dedi ve içeri geçtiler.Boran ve Sıla telefonlarını yeniden kapatıp dünyayla ilişkilerini kestiler Boran, SIla'ya bu zorlukları birlikte aşacaklarını ama güçlü olmaları gerektiğini söyleyerek ikna etti.Sıla ona Emre'nin cenazesine gitmek istediğini söyleyince kabul etmek zorunda kaldı Sıla çok yıkılmıştı çünkü.
    Cenaze

    Sıla ve Boran cenazeye sarmaş dolaş gelince Kenan Bey, Boran'ın karşısına geçip ibr tokat attı(adamı tokat manyağı ettim yaws)
    Kenan: Bir de utanmadan cenazaye gelmnişsin rezil herif!
    Sıla: Kenan Amca seni severim sayarım ama kocamla dikkatli konuş lütfen ben gerçeği biliyorum Boran'ın haberi bile yokmuş.
    Kenan: Seni kandırmış kızım anlamıyorsun bu adam senin sevgini kullanıyor.
    Boran: Lütfen sözlerinize dikkat edin ben kimsenin sevgisini falan kullanmıyorum sadece töre yüzünden ölmüş bir insanın cenazesine gidip acısını paylaşmak istemiştim ama değmezmiş dedi ve hızla uzaklaşmaya başladı
    Sıla: Boran haklı Kenan Amca dedi ve Boran'ın peşinden koşup yakaladı.
    Önümüze ne engeller çıkarsa çıksın, ne olursa olsun, biz ölmedikçe bu sevda bitmeyecek, hatta ölünce bile!Her engele karşı beraber savaşıcaz.Boran sevdamızın önüne hiç bir şey geçemeyecek tamam mı? Boran sıkıca sarıldı Sılasına Sonra fısıldadı kulağına "Tamam Sıla'm, kadınım"
    Son

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    yağmur yüreklim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    15.10.2006
    Yer
    Nefes içime yetmiyor...
    Mesajlar
    828
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart çok beğenerek yazmadım ama..

    Alıntı yağmur yüreklim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Boran: senin için değil çocuğum için yaptım
    Sıla duydukları karşısında şok olmuştur. çocuğum için demiştir Boran, kimden nasıl öğrenmiştir. nasıl olur bu? hem ne diyordur Boran senin için değil. Boran için sadece bebekmidir önemli olan. benim hiçbir önemim yokmu artık onun gözünde diye düşünür birkaç saniye içinde. Hem şaşkınlıkla hem kırgınlıkla cevap verir
    Sıla: nerden biliyorsun bunu?
    Boran senden duymam gerekirdi ama..
    Sıla sen beni öldürmek için peşimdeyken sana hamileyim Boran'dememimi bekliyodun
    Boran sen beni bırakıp aşığına kaçmışken seni affetmemimi bekliyodun ha, sen bana ihanet ettin!
    deyip sinirle arabanın camını kapatıp gaza basar.
    Sıla Boran'ın kendisini aldattığını düşündüğüne inanamaz. O sadece işleri için gelmiştir Emre'ye kaçmamıştır. Boran nasıl böyle düşünürsün der gözlerinden ateşler fışkırarak. hızla arabaya yönelir. kendisini bekleyen korumalara
    Sıla ben yalnız gidiyorum siz eve dönün
    koruma ama sıla hanım
    Sıla ne dediysem onu yapın
    koruma peki efendim.
    Sıla'da aynı hızla Boran'ın peşine düşer.hem gaza basıyor hemde kendi kendine konuşuyordur
    Sıla demek öyle Boran. demek Emre'ye kaçtım, ne kadar bencil, ne kadar körsün, nasıl düşünürsün başka biriyle olabileceğimi seni bukadar çok severken. Asıl sen bana ihanet ettin Boran, asıl sen..ama bitmedi kaçmak kolay değil bukadar..artık herşeye bir son vermenin zamanı geldi..hesaplaşıcaz ve herşey bitecek ya sen beni öldüreceksin yada ben içimdeki bu aşkı...
    Boran'da Sıla'dan farksız son sürat yol alıyordur beyninde çakan şimşekler gözlerinden fışkırıyordur.
    Boran Hangi yüzle karşıma çıkıyorsun Sıla..nasıl utanmadan bakabiliyorsun gözlerime.. Seninle napıcam ben..kahretsin. Seni öldürmeliydim..bana, sevdama ihanet ettiğin için seni öldürmeliydim..bunu hakettin..sen aşkımı değil ölmeyi hakettin Sıla...
    Sıla Boran'ın arabasına yetişir yanyana geldiklerinde camı açıp bağırır
    Sıla kaçmak bukadar koşay öylemi Boran..bukadar mı cesaretsizsin..(not:fragmanı sessiz izledim ne dediler birbirlerine orda bilmiyorum)
    Boran cevap vermez kaşlarını çatarak bakmakla yetinir. Sıla devam eder
    Sıla Sana söylüyorum..erkek gibi dikil karşıma Boran..konuşucaz seninle, hesaplaşıcaz..seni sahilde bekliyorum(istanbulu bilmiyorum)..duydun mu beni erkeksen gel Boran..bakalım kimin kimden alacağı var!
    Sıla gaza bastığı gibi sahile gider. Boran'ında beklediği an bu an değilmiydi. Madem Sıla'da bu kadar istiyor hesaplaşacaktı Boran..yaşattıklarının hesabını soracaktı Boran.. Sıla'nın aracını takip eder. Sahilde Sıla arabayı durdurmuştur. Deniz kıyısına inmiştir bile Boran'sa Sıla'nın karşısında durmuştur aralarındaki mesafeyi birbirlerine birkaç adım atarak kapatırlar. gözgöze gelirler. İkisinin gözlerindede hem aşk, tutku, özlem hemse kıskançlık ve nefret vardır.
    Boran evet. seni dinliyorum
    Sıla nerden öğrendin çocuğu?
    Boran ne farkeder?
    Sıla bana bu ihaneti kimin yaptığını bilmek hakkım
    Boran senin ihanetinin yanında bu hiçbişey Sıla
    Sıla birden gözlerini indirir. ama bir hışımla tekrar kaldırır başını. kararlı bir şekilde devam eder
    Sıla ben sana ihanet etmedim Boran, o ihaneti çok hakettiğin halde ihanet etmedim...
    Boran komik olma. Aşığınla kaçtın, ben sana güvenmişken seni sevmişken beni terkettin sen
    Sıla Boran, neden anlamak istemiyorsun sana ihanet etmedim. eğer mardin'de beni dinleseydin, anlamak isteseydin şimdi ne burda olurduk, nede bu halde
    Boran yaptıklarının faturasını başkalarına kesme. Senin için yaptığım onca şeyi gözardı ettin sen, hiçe saydın.Sana olan sevgimi bile bile ardına bile bakmadan kaçtın..
    Sıla sen sevdin belki beni ama beni, hayatımı, düşüncelerimi hiç önemsemedin. Ayrıca sevginide gördüm, beni nekadar sevdiğini şimdi anladım boran ağa..
    Boranderdin ne senin. Seni öldürmediğim için şükretmelisin. sen sevilmeyi değil ölümü hakediyodun Sıla. ama ben yapmadım..değmezsin çünkü
    sıla bu sözler karşısında çıldırır nefes almadan konuşmaya başlar
    Sıla Ölümü hakedecek hiçbişey yapmadım ben. Ama öyle şeyler yaşadım, yaşattınızki kaz kez öldüm bilmiyorum. Töre deyip zorla evlendirdiler, hiç tanımadığım bir insanın yatağına koymak istediler beni, gerçek ailem beni birkez daha sattı, yıllarca bana emek veren insanları kaybettim. kabullenmem için yediğim tokatlar, çektiğim sıkıntılar..ben bunların hiçbirini haketmedim anladın mı.. onca şey içinde tek sendin iyi olan, bana değer veren, saygı gösteren. Sanma alışmışken seni kabullenmeye başlamışken ölümün en acısın sen yaşattın bana Boran. Yaptığının bir açıklaması yok, telafisi yok...
    Boran Sıla'nın haykırışkarının karşısında eziliyordur.. Sıla'ya hesap soracağını sanırken nasıl hesap vereceğini bilemiyordur.
    Sıla hıçkırıklarla devam eder
    Sıla yaptığına rağmen yinede affettim seni.açtığın yaraları yine seninle sarmaya çalıştım. ben o geceden olan bebeğimi bile kabullendim senden, benden ikimizden bir parça diye ama sen Boran değmezmişsin...
    Boran bir hışımla kızgınlıkla kolundaki sargıyı çıkarıp fırlatır. Hesap sorma sırasının kendisine geldiğini düşünerek, yıkacaktık, parçalayacaktır herşeyi. kalbi gibi paramparça edecektir ve ilk kolundaki sargıdan başlamıştır. Sıla'sı için yediği kurşunun açtığı yarayı sarmalayan bez parçasından başlamıştır işe. Ama Sıla'nın konuşması, isyanı hala bitmemiştir.
    Boran hiç beklemediği bir anda Sıla'dan bir tokat yer
    Sıla bu çocuk için
    Boran yüzünü döner dönmez ikinci tokatıda vurur Sıla
    Sıla bu beni aldattığın için
    ve üçüncüsü
    Sıla buda birzamanlar seni sevdiğim için
    Boran yüzüne gelen tokatlardan değilde Sıla'nın yüzüne tokat gibi çarptığı birzamanlar seni sevdiğim için sözüyle Sıla'nın gözlerini içine şaşkınlıkla, aşkla, tutkuyla bakar...
    Sıla tekrar elini kaldırdığında Boran eliyle Sıla'nın elini kavrayarak engeller onu. gözgöze gelirler. Sıla nemli gözlerle Boran'a bakarken Boran diğer eliyle Sıla'nın boynunu tutar ve sıkıca kendine çeker sıkıca sarılır Sıla'ya. Sıla'ysa omuzlarındaki yükü daha fazla kaldıramayan kalbiyle, havada kalan eliyle sımsıkı sarılır sevdiği adama..onun kollarında olmak ve asla ondan ayrılmak istemezcesine....
    İkiside hasretle özlemler sarılırlar ve birbirlerine kilitlenmişçesine, bağlanmışçasına kopmamazlar uzun süre. Sıla sevdiği adamın kollarında olmaktan, Boran’sa sevdiğini sarmaktan alamaz kendini. Sıla Boran’ın kollarındayken gözlerinden dökülen yaşlarla birlikte Boran diyebilir sessizce.
    Boran’sa Sıla’yı daha çok sararak karşılık veriyordur sanki..
    Birbirlerine olan hasretlerini dindiremeselerde isteksizce ayırırlar kollarını birbirlerinden ve kaldıkları yerden gözleriyle devam edercesine gözbebeklerinde kaybolurlar sevdiklerinin..neden sonra Boran konuşmadan sadece elini uzatır Sıla’ya..Sıla Mardini hatırlar Boran’a benimde elimi tutarmısın dediğini. Sıla için bu senin tarafından sevilmek istiyorum, senin karın olmak istiyorum demekti. Boran’sa Sıla’nın uzattığı eli tutarak seni seviyorum, karımsın, benimsin demişti sanki. Şimdi uzatılan eli tutma sırası Sıla’daydı. Sanki Boran yeniden benim ol, karım ol,yeniden başlayalım dercesine uzakmıştı elini Sıla’ya. Sıla’ysa tereddütsüz tutmuştur kendisine uzatılan eli seninim der gibi. Hiç konuşmadan elele yürürler a arada bir gözgöze gelerek. Arabanın yanına geldiklerinde Boran Sıla’ya arabanın kapısını açar binmersi için
    Sıla: arabam..
    Boran arabanı aldırırız
    Sıla hiçbirşey demeden biner arabaya Boran’ın yanında olduktan sonra hiçbirşeyin önemi yoktur. Nereye gidecekleri hiç önemli değildir. Tarifsiz bir huzurla biner sevdiğinin yanına
    Boran ve Sıla bilinmez bir yolculuğa çıkarlar. Boran Sıla’yla yalnız kalıp her şeyi konuşup halletmek istiyordur bu yüzden ikisinin yalnız kalacağı bir yer olmalıdır. İstanbulu .çok iyi bilmediği için aklına ilk gelen yere doğru sürer arabasını.
    Yarınm saat içinde lüks bir otelin önünde dururlar. Sıla Boran’a döner
    Sıla: neden geldik buraya Boran?
    Boran konuşmak için..konuşmadığımız, açıklamak zorunda olduğumuz çok şey olsa gerek
    Der imalı bir biçimde.
    Boran’ın ona sıkıca sarılmasıyla aralarındaki duvarın yıkıldığını sanan Sıla bu cevapla neye uğradığını şaşırır. Sessizce iner arabadan
    Boran öncen Sıla’ysa arkadan otele girerler. Lobiye gelirler
    görevli hoş geldiniz efendim.
    Boran hoş bulduk. Biz oda istiyoruz
    görevli: tabi efendim, ayrı ayrımı, beraber mi?
    Boran Sıla’ya kaçamak bir bakış atar ve sıkılarak
    Boran beraber
    görevli hemen efendim.
    Boran ve Sıla asansörle odalarına çıkarlar. Boran k kapıyı açar
    Boran geç Sıla
    Sıla teşekkürler
    İçerisi çok lüks ve zevkle döşenmiş bir odadır. İkiside birbirine bakamadıklarından odayı incelerler
    Boran ayakta kaldın otursana
    Sıla bu sözün üstüne koltuğa oturur ve Boran’ın gözlerinin içine bakmaya devam eder. Boran’sa Sıla’nın gözlerinde kaybolmaktan hesap soramamaktan korkarcasına indirir gözlerini. Sıla’ysa daha cesaretlidit kararlıdır her şeyi halledeceklerdir bugün..
    Sıla: Boran…hadi konuşalım..kim hesap soracak, kim hüküm verecekse versin artık çok yoruldum..
    Boran Sıla’daki bu cesarete, dik başlılığa aşıktır zaten. Gözleri hayranlıkla bakıyordur ama kalp kırgınlığı onu bir engellese Sıla’yı sarıp sarmalayacaktır..
    Boran: bazen insan konuşacak bişey bulamıyo (hatırladınız mı)..kaçtığın gün ki öfkem, kızgınlığım olsa..senide benide yokederdim Sıla..
    Sıla: Boran..ben senden kaçmadım ne olur inan bana sadece sorumluıluklatrım için geldim. İsterdim ki seninle gelelim ama..
    Boran Aması yok Sıla sen beni hayatına dahil etmek istemedin ve tüm bu yaşadıklarımız senin yüzünden..ben seni sevmiştiö…bunları hak etmedim..aldatılmayı hak etmedim..
    Sıla oturduğu yerden hızla kalkıp Boran’ıon karşısına dikilir.
    Sıla: neden bahsediyosun sen haa.yaşadıklarımızı kim hak ettiki..benim yaşadıklarım, bana yapılanlar Boran. Ben hak ettim mi tüm bunları söylesene…Ne ailemin, ne senin ailenin, aşiretinminin nede senin yaptıklarını hak etmedim ben anlıyomusun.. ben kaçmadım, seni aldatmadım eğer sen beni anlamaya çalışsaydın, hakverseydin hiçbirşey böyle olmazdı.
    Boran: olanlardan benimi sorumlu tutuyosun şimdide..doğruya sen hep beni suçladın her şeyde..
    Sıla Boran’a biraz dah yaklaşır. Boran’sa uzak duruyordur Sıla’ya (o resmi hatırlayın atv’nin sitesindeki)
    Sıla: ikimizde hak etmediğimiz şekilde davrandık birbirimize ama istersek her şeye yeniden başlayabiliriz.
    Boran bana ihanet ettin sen.nasıl affetmemi beklersin. Aldattın beni.
    Sıla: kim kimi aldatıyor Boran. Asıl aldatan bize ihanet eden sensin
    Boran aldatan sensin Sıla. O züpbeyle birliktesin her saniye
    Sıla: hayır
    Boran sakın inkar etme (hatırladınızmı  )
    Sıla: Emre benim sadece arkadaşım
    Boran: boy boy resimleriniz var..herdakikanı oadamla geçiriyosun
    Sılaya sen Gizem denen kadınlasın hep. Bumu senin sevgin
    Boran: Gizem mi?
    Sıla: Gizem ya. İnkar etmeyeceksin sanırım bendede resimleriniz var Boran
    Boran: Gizem benim çalışanım hem Abay..
    Sıla: Emre’de benim çalışanım, arkadaşım

    İkiside birden gülümserler düştükleri durum karşısında Sıla Boran’a biraz daha yaklaşır.. çok yakındırlardır artık
    Sıla: Boran..beni seviyosun
    Boran: (gülümseyerek ) bunuda nerden çıkardın?
    Sıla Gözlerin öyle söylüyo ( bu sırada Sıla kollarını Boran'ın boynuna dolamıştır) (öylemi bidaha hiç konuşmucam ozamanki gibi:))
    Sıla Boran..
    Boran: efendim
    Sıla sarıl bana..ve bidaha bırakma
    Boran Sıla'ya sımsıkı sarılır seni asla bırakmıcam
    Boran Sıla..
    Sıla efendim
    Boran seni çok seviyorum
    Sıla Boran'ın gözlerinin içine bakar.
    Sıla bende seni çok seviyorum
    bu sözün üzerine Sıla'dan hep uzak durmaya çalışan Boran iyice yaklaşarak Sıla'nın dudaklarından öpmeye başlar. Sıla'ysa Boran'a hasrettir, onyun tarafından sevilmeye hasrettir. ikiside birbirlerini çok özlemişlerdir, kokularını, dokunuşlarını...
    Boran Sıla'yı kucağına alarak öpmeye devam eder. Hem öpüyor hemde yavaş yavaş yatağa gidiyordur.
    Sıla ve Boran: ne kadar kızarlarsa kızsınlar birbirlerine gözgöze geldiklerinde aşktan, tutkudan, arzudan başka bişey düşünemez olmuşlardır..
    Boran hesap soracağım derken Sıla'nın kokusunda kaybetmiştir kendini. Sıla'ysa Boran'ın başka bir kadını sevdiğini düşünürken Boran'ın kollarında sonsuz bir mutluluk yaşamıştır..

    gerisini siz tahmin edin artık: :)
    Aldın yari elimden boynumu bükekoydun..

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    40...roses - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    21.11.2006
    Yer
    sesimin geldigi yerde
    Mesajlar
    175
    Konular
    1
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Smile

    Muhtesem 4´lü (Asena -Hacer-Gül -Zeliha ) gurrurla sunar .....begenmeniz dilegiyle ...iyi okumalar

    http://www.dizifilm.com/forum/showth...=13585&page=88 - part 1
    http://www.dizifilm.com/forum/showth...=13585&page=89 -part 2


    PART-3...


    Zeliha-
    sıla borana sarılır ve istediği öpücüğü verdikten sonra " çok yorgunum boran götür beni sen nereye istersen oraya gelmeye hazırım boranın gözlerine bakar seni seviyorum boran aklının alamıyca kadar çok seviyorum
    boran " bende seni çok seviyorum sılam hayatımdan vazgeçicek kadar der ve boranın arabasına binerler meçhule dogru yol alırlar…
    meçhule yolculuk hiç bukadar heyecanlı güvenli ve mutluluk verici olmamıştı ikisininde üzerinler tonlarca yük kalmış gibi hafif ve aşkın verdigi sarhoşlukla yüzlerinde tebessüm gözleri birbirlerinde ilerlerler. ayrılıkların sonundaki yol yüreklerindeki tüm öfkeyi silmiş yerine tatlı bir tebessüm bırakmıştır.
    sıla borana bakar bakmaya doyamaz hep yanında olmak huzur dolu kollarında sabahlara merhaba demenin hayaline dalar yüzündeki mutluluk ifadesi her şeyi anlatır gibidir. boransa sevdigine kavuşmuş ve beraber geçiricekleri gelecek günlerin planlarını yapmaktadır bi an durup sılaya bakar
    Asena-
    Boran “ne düşünüyorsun, seni gülümseten nedir Sıla”
    Sıla “hiiiç… şey zeyşanı yani kızımızı… birlikte geçireceğimiz günleri düşünüyordum da… hani bağ evinde anlatmıştın ya… dedenin sana söylediklerini… o geldi de aklıma…”
    Boran “evet, başka kimsenin olmadığı, zamanın akmadığı sadece ikimize ait birkaç gün…” dedi gülümseyerek sonra “sadece biz” dedi tekrar vurgulayarak ve radyoyu açtı.
    Sıla, kanalları karıştırmaya başladı “ee nereye gidiyoruz” derken, bir kanalda kaldı Sıla değiştiremedi…

    Gitme dur desem beni dinler misin?
    Bir şans daha istesem vermez misin?
    Yüreğin sızlamaz mı hiç canım acımaz mı?
    Yalvarsam bana geri dönmez misin?
    Bir ben yapamam sensiz
    Bir ben ölürüm sensiz
    Böyle gideceksen eğer
    Can evimden vur gitsin
    (Suat Suna - Bir Ben Yapamam Sensiz)

    Çalan şarkıyla göz gözeydiler… Sılanın gözleri doluverdi… Boran arabayı kenarda uygun bir yere çekip…

    zeliha-
    sılam sevdigim gözlerine dolan her damla yaş yüregimi yakar ağlama artık ne olur o güzel yüzünde sadece mutluluk gezinsin gözlerin hep sevdamızla ışıldasın...
    sıla gözlerindeki yaşı siler " boran ben... pişmanım.... çok üzgünüm... ne sen nede ben bunları hak etmedik " der arabadan iner. nedensiz bir şekilde koşmaya başlar koştukca içindeki hırçınlık yerini tatlı bir sedaya bırakır yaraları kapandıkca yüreginde mutluluk tınıları yükselir belkide içindeki özgürlüge kavuşmanın sevinciyle göz yaşlarının yerini kahkahalar alır.
    boran sılayı böyle görünce ne düşünüceni bilemez arabadan inip onu izlemeye başlar ne ileri gidebilir nede geri
    sıla kahkahalarla borana bakar " boran beni sevdiğini söyle herşeyden çok sevdiğini
    Asena-
    Boran, koşan Sılaya doğru ilerlemeye başlar yavaş yavaş…
    Sıla, elini Borana uzatmış “hadi sende gel Boran haykıralım aşkımızı denize, gökyüzüne… bak dalgalar bizim için dans ediyor… rüzgar bizim için şarkı söylüyor…” Sıla döne döne koşuyordu… Gözü Boranda etrafına bile bakmadan…
    Boranı birden telaş sarmıştı çünkü sıla koşarken farkına varmadan yolun kenarındaki yara çok yaklaşmıştı. Boranın gözünün önüne Yezdanın atladığı gün, yetişemeyip arkasından bakakaldığı o lanet an geldi… Korkuyla seslendi Boran, sakin olmaya çalışıyordu… Ani bir harekette Sıla düşebilirdi… Boran elini Sılaya doğru uzatmış sılaya doğru ilerlemeye başladı “Tamam güzelim… bekle beni, birlikte haykıralım aşkımızı… sakın kımıldama… bekle…”
    Sıla hemen arkasında bir, bir buçuk metre ötesindeki uçurumdan habersizce Borana bakıyordu… Ama anlayamıyordu boranın tedirginliğini bir türlü… Aniden hareket etti.
    Boran “sılaaaaa…”

    Gül-
    Boranin sesi sahildi yankilanmisti kosarak Ucurumun kenarina gelmisti Sila ....Silasi dümüstü cesaret edip asagiya bakamadi ...yere dizlerinin üstüne cöktü yere yumruk luyordu var gücüyle bagirdi...
    "SILAAAAAAAAAAAAA SILAAAAAAAAAAA "
    Artik göz yaslari sel olmustu ...birden kulagina gelen Kahkaha sesleri ile basini kaldirdi bu bu Silanin sesiydi ...ani bir refleksle ayagi kalkip ucurumun asagiya bakti ...gördüklerine inanamadi ...kan beynine sicradi ...Sila bir basamak alta cömelmis kikirdiyordu .....
    Boran öfkeyle bir adim arkaya atti ...bu esek sakasini ödetecekti Silahinin cikardi havaya tutu ve pes pese ates etti ....bir ciglik duyuldu ....
    Zeliha-
    Borannnnnnnnnnnnnnnnnnn… sıla hızla bulundugu yerden boranın yanına koşar boran yerde boylu boyunca yatıyodur… üzerine çöker "botan naptın sen" diye ağlamaya başlar elleriyle boranın yüzünü avuçlar " beni bırakma boran gitme " der ve başını boranın göğsüne koyar hıçkırıklarının arasından boranaın kalp atışlarını duymuştur başını kaldırıp boranın yüzüne bakar sonrada bedenine ama ortada ne kan görür nede başka bişey hırsla boranın gögsünü yumruklamaya başlar " sana bir şey oldu diye ölüyodum az daha boran bi an seni kaybettigimi sandım " hala yumrukluyodur boran hem acı çekmektedir hem mutludur gözlerini acıp sılaya bakar…

    Asena-
    Sıla “Boran hayret bir şeysin hiç böyle şaka yapılır mı? Korkudan ölüyordum” dedi. Ama birden Boranın üstündeki kanı fark etti. “Bo.bobboran… kanıyorsun… yoksa?”
    Boran, sılayı yanına çekip “merak etme sadece yaram kanıyor… neden acaba…” dedi, imalı imalı…
    Sıla, zeytinyağı misali “oh olsun işte, beni korkutur musun böyle, oh olsun…”
    Boran “ne yani ben mi suçlu oldum şimdi ayrıca ilk başlatan sensin”
    Sıla, Boranın elini alıp karnına götürerek “olabilir ama hamile ve iki canlı olan benim… naz çekmesi gereken sensin” dedi.
    Boran “tamam tamam… ama bir daha böyle bir şaka yapma sakın sonra kalbime iner bu yaşında bensiz kalırsın… ” dedi ve yaklaştı tam öpüşeceklerken… yoldan geçen bir araba kaza yada bir sorun var sanıp yardıma koştu… “iyi misiniz?”
    Gül-
    Ikisine telasli adama baka kaldilar ...utandilar...ayaga kalkip boran söze basladi
    "Sagolun iyiyiz ..sizide yolunuzdan ali koyduk ....biz ..Film ekibindeniz ....Bölüm provasi yapiyorduk ."
    Adamcagiz etrafina bakindi onlardan baska kimse göremedi ...kafasini salayip aracina geri döndü .
    Sila yine kikirdamaya basladi ve Arabalarina yine kosarak (Hülya kocyigit gibi ) gidiyordu Boranda dayanamadi oda kosmaya basladi Silanin ellini tutarak sek sek atarak araclarina ulastilar ....

    Hacer-
    boran ani bir hareketle silanin kapisini acti.
    sila tesekkür edip arabaya bindi. boranda kendi tarafina gecip arabaya bindi ve hareket etmeye basladilar.bir süre sonra cok hos güzel bir evin önünde durdular.bu bir dag eviydi.
    sila evin büyüsüne kapilmis bir sekilde arabadan indi. cünkü ev tipki midyattaki evler gibi tastan yapilmisti.
    sila: boran bu ev cok güzel.
    boran: senin kadar degil güzelim dedi ve silaya yaklasti.
    aralarinda bir nefeslik mesafe vardi. nefeslerini bir birlerinin suratlarinda hissediyorlardı. bu silanin cok hosuna gidiyordu gözlerini kapatmis boranin yüzüne carpan nefesinin etkisile gülümsüyordu.
    boranda durmus bir melek gibi olan silasini izliyordu. derken dudaklar bulustu. sila ellerini boranin saclarini gecirmis karsilik veriyordu. zorda olsa ayrildilar birbirlerinden ikiside nefes nefese kalmisti.
    boran: hadi silam eve girelim soguk üsiceksin dedi.
    sila: tamam boran dedi ve eve dogru yürümeye basladi. boranda arkasinda.
    Asena-
    Sıla kapıya gelince Borana yol verdi… Boran kapıyı açtıktan sonra sılanın elini tuttu ve içeri doğru çekti. İçerisi dışarıdan da soğuktu, yemekte yoktu… Hemen ısınmak için şömineyi yakma işine giriştiler ama odun yoktu. Boran, bekçi kulübesine gitti (kıyamadım kolu yaralı ya ondan) ve gereken odunu aldı ve birkaç gün kalacaklarını ayrıca aç olduklarını kendilerine yiyecek bir şeyler ayarlamalarını rica etti.
    Boran bekçi kulübesinden geldiğinde sılada boş durmamış, şöminenin önüne bir sürü minder yerleştirmişti. Birde içerden bulduğu battaniyeleri minderlerin yanına koymuş birine sarılmış oturuyordu.
    Boran gelince hemen şömineyi yaktılar.
    Sıla “hala soğuk Boran… ne zamana ısınır içerisi”
    Boran “üşüyor musun hala… gel sen şöyle otur” dedi ve kolunun altına altı sılayı ve battaniyeye sarındılar. Yalnız ısınmak için iyice yakınlaşmışlardı ama ikisi de ne havanın soğukluğunun ne de şömineden gelen sıcağın farkındaydı… Gözleri birbirine mühürlenmiş bir süre oturdular öylece… Sanki biri içlerindeki ateşi yakmak için kıvılcımı çaksa her şey o anda olup bitecekti… Farkında olmadan daha da sokuldular birbirlerine… Sıcak nefeslerini iyice hissetmeye başlamışlardı…

    Gül-
    "Asil benim aklima isinmak icin birseyler geliyor ama ...." diyerek boran silaya manali bir bakis atti ...Sila bu imali sözlere karsilik hemen ataga gecti ..
    "sen nasil bir adamsin ya ....Kolun yarali üstelik kaniyor ....karin üsüyor karni zil caliyor ...senin düsündüklerine bak ..."
    "Kizma güzelim saka yapayim dedim (buna kendi bile inanmaz ya ...)"
    Sila inamisti basina geleceklerden habersiz iyice Borana kedi gibi sokulmustu .....
    kapidan gelen sesle Boran ayagi kalkip kapiyi acti ...yemekler gelmisti ..
    Asena-
    Boran yemekleri almış içeri getirirken, az önceki imasından sonra sılanın utanıp hemen açım, üşüdüm diye kıvranması geldi aklına… Muzipçe gülümsedi boran, içeri girdiğinde sılanın yüzünü hafif hafif elleriyle tokatladığını gördğ aysı anda söyleniyordu “aman iyiki bir imada bulundu hemen kızarmasan olmazdı… rezil oldun işte… Allahtan kapı çaldı… şimdi nasıl bakacağım yüzüne…”
    Boran, sılayı dinledi bir süre sonra boğazını temizledi, sıla daha da utanmasın diye içinden “görürsün sen utanmayı hayatım ama çok zor olacak senin için… yavaş yavaş düşeceksin avcuma” diyerek içeri girdi. Yemekleri önlerine bıraktıktan sonra sılaya yaklaştı iyice “sizi ellerimle besleyeyim mi?” dedi, sılanın kulağına…
    Sıla, Boranın nefesini hissedince iyice kızardı…

    Zeliha-
    sıla ise kurt gibi açtı boran yemekleri çıkarır çıkarmaz hemen başlamıştı ama aklı boranın söyledigi sözdeydi "aklıma ısınmak için birşeyler geliyor ama " sıla düşündükçe utanır kendini hala hazır hissetmiyodur evet boranı seviyor ama korkularını hala yenememişti. boran sılanın düünceli haline bakar
    ( ne zamandır bu anı bekliyom bunu ben diyom )
    "sılam korkma benden " sıla başını kalkıp borana bakar " boran beni hiç bırakma olurmu " boran sılaya gülümser "bırakmam sılam sen yanımda olmak istedigin sürece seni bırakmam " der sofrayı toplayıp bi kenara bırakır sılanın yanına oturur

    sana sevgimi anlatmaya kelimeler yetmez
    sen olmayınca günler bir türlü geçmez
    gözlerinde kaybolunca saniyeler akmak bilmez
    bu gönül herşeyden geçerde bir senden geçemez

    araya mesafeler girmiş girsin ne yazar
    sevdam yüregime sıgmam sen diye taşar
    gözlerimden özlemle dolu kanlı yaşlar akar
    yüregimdeki bu yarayı bir tek senin nefesin sarar

    zeliha k.


    Saygilarimizla Hacer ,Asena ,Zeliha, Gül bye
    Konu 40...roses tarafından (09-02-07 Saat 14:04:59 ) değiştirilmiştir.


Sayfa 1/200 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Sıla Senaryolar (Arşiv 6)
    By tuluay in forum Sıla
    Cevaplar: 993
    Son Mesaj: 20-10-07, 23:50:48
  2. Sıla Senaryolar (Arşiv 5)
    By eledrhim in forum Sıla
    Cevaplar: 996
    Son Mesaj: 28-08-07, 12:32:45
  3. Sıla Senaryolar (Arşiv 4)
    By 40...roses in forum Sıla
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 21-06-07, 08:41:51
  4. Sıla Senaryolar (Arşiv 2)
    By balim89 in forum Sıla
    Cevaplar: 993
    Son Mesaj: 08-02-07, 19:59:22
  5. Sıla Senaryolar (Arşiv 1)
    By mimarimo in forum Sıla
    Cevaplar: 996
    Son Mesaj: 18-12-06, 23:42:18

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
grandpashapet
grandpashapet
eta saat
bahis forum
ilbet
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
deneme bonusu
grandpashabet
casino siteleri
canlı rulet
bahis
escort ankara
izmit escort
izmir escort
deneme bonusu
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
maltcasino giriş
cratosslot giriş