Sayfa 24/24 İlkİlk ... 142021222324
117 sonuçtan 116 ile 117 arası

Konu: Smallville-6. Sezon Bölüm Yorumları

  1. #116
    Durum:
    Çevrimdışı
    cerosh_87 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    01.07.2008
    Yer
    Kırklareli
    Mesajlar
    49
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart smallville

    allahım yaşasın smallville i ayın 14 ünde weriolar çok heycanlıyım ya lana we chloe ye nolucak chloe ye de lana da ölmesin yaa tam clarck la birleşicekken lana nın ölmesi kötü olur yaaoff:img-cray:ama belki lana da onun öldüğünü sanmaları için oyun oynamıştır inş.

  2. #117
    Durum:
    Çevrimdışı
    Kule2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.02.2007
    Yer
    Mustafa Han'ın yanında
    Mesajlar
    202
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart 6x06 Fallout

    Sonunda sezonun ilk yarısının benim için en güzel bölümlerinden birine geldim nihayet.

    6x06 Fallout.

    Geçen Reunion bölümünde içimiz dışımız Lex olduktan sonra :-),

    Fallout bölümünde amiyane tabirle “gözümüz gönlümüz şenlendi”. :)

    Bu bölümü neden bu kadar ilgi çekici bulduğumu da tek kelimeyle açıklamak istiyorum.

    --> Raya :-)



    Beni tanıyan arkadaşların tahmin edebilecekleri üzere,

    bu dizide ne Lois’i ne de Chloe’yi,

    güzellik bağlamında Lana’ya rakip olabilecek düzeyde görmüyorum.

    Lana onlara kıyasla ((hatta pek çok bayana kıyasla :-))) ayrı bir boyutta.

    Bu açıdan dizide açık ara 1 numara.

    Ancak benim gibi Lana severler için yıllardan beridir,

    kim Lanaya rakip olabilir ki” düşüncemize Fallout bölümünde bir yanıt aldık nihayet.

    Çünkü ona denk birini sonunda görme şansına eriştik.

    --> Raya :happy0064



    Sezon açılışında da onu görmüştük.

    Fakat o sırada, içinde yaşandığı Hayalet Bölgenin “gri tonlu atmosferi",

    onun güzelliğini bizden bir nebze de olsa saklamış meğerse.

    Fallout bölümünde saklı cevher açığa çıktı desem yeridir. :-)

    Aslında Clark Hayalet Bölge'den çıkarken Raya'nın bıçaklandığını görmüş ve çok üzülmüştük.

    Allah’tan ölmemiş yani. :-)

    Bu sayede geri gelebildi Raya ve kendini tam manasıyla gösterdi.

    Ve inkar edilemez güzelliğiyle kendisine hayran bıraktırdı. :img-in_lo

    Tabloya bakın lütfen... Bir yanda Raya diğer yanda Lana... Bu bölümü izlememek ayıp olurdu ayıp :img-yes:



    Özellikle Clark – Raya sahnelerine bayıldım.

    Benim gibi Lana sever biri bile böyle söylüyorsa, vardır bir hikmeti diyorum. :-)

    Raya ile Clark bölüm boyunca çok güzel bir ikili oldular.



    Aslında Raya’nın Avustralya’dan teeee ABD'nin Kansas’ına kadar,

    biricik Kal-El’ciğine gelmesi de bir gönderme olabilir belki... :-)

    Gerçekten de Raya'yı takdir etmemek elde değil.

    Zaten daha kasabaya geldiği gibi Clark'a ;

    Artık yalnızlık hissetmeyeceksin Kal-El. Ben buradayım.” mesajını verdi ilk iş olarak.

    Malumunuz Clarky’miz insanlar arasında gezinen gizli uzaylı kimliğiyle,

    tek başına olmanın ve farklı olmanın sıkıntılarıyla zaman zaman yüzleşiyor.

    Raya ise tam bu yaraya derman olabilecek, ruhsal olarak Clark’a büyük destek verebilecekti.

    Dahası Clark’ın süper güçlerinin tamamına Raya da sahip olduğu için,

    sırf manevi olarak değil,

    bundan böyle her türlü zorluklara & tüm rakiplere karşı Clark’a yardımcı olabilirdi.

    Yani her anlamda Clark için bir Co-Hero olabilirdi.

    Batman & Robin’in Smallville versiyonu gibi. :-)



    Ancak Raya’nın Clark’a söyledikleri “artık yalnız değilsin” demekle sınırlı değildi.

    Bunun yanı sıra bölüm boyunca ara ara,

    Kaderine yüz çevirmemelisin. Kalede eğitimini tamamlamalısın.

    Buraya insanlığa umut olarak gönderildin
    ” gibisinden mesajlar da verdi Clark’a...

    Ne derler bilirsiniz, "Her güzelin bir kusuru vardır"

    Raya'nın kusuru da Jor-El'e duyduğu bu inanç.

    Ama beni tanıyan Smallville severlerin bildiği üzere, Buzdan Kale deyince benim için akan sular duruyor.

    Sakın ola yanlış anlaşılmasın, olumlu manada söylemiyorum.

    Benim için Jor-El ve Buzdan Kale,

    Lex ile beraber dizinin sinir katsayısını en çok yükselten unsurları.

    Jor-El’den gelecek yardım hiç gelmesin daha iyi” diye düşünenlerin başındayım.

    ((Bir Lionel sever olarak,

    Jor-El’in gözümdeki değeri 5. sezonda Lionel’e yaşattığı sıkıntılar nedeniyle,

    uçurumdan aşağı yuvarlanma misali yokoldu gitti.
    ))



    İşte bu sebeple,

    Her ne kadar hem Clark'a yaklaşımıyla takdirimizi kazansa da,

    hem de güzelliği ile bizleri kendisine hayran bıraktırsa da,

    Raya’nın “Kader” ve “Kaleye dönme” mevzusuyla ilgili,

    Clark’a verdiği her türlü tavsiyeye katıldığımı söyleyemem.

    Dolayısıyla Raya kızımızın “Kaleye dönmelisin” teşvikleri,

    O'nun hakkında beğenmediğim tek nokta diyebilirim.



    Böylece Raya Clark'a yoldaş / sırdaş / arkadaş ... olmak için kasabaya geldi.

    Gelmişti gelmesine de ne yazık ki kasabaya tek yönelen Raya değildi.

    Onun yanı sıra biri daha Smallville’e geliyordu.

    Dünyaya gelen Hayalet Bölge firarilerinden biri daha...

    Kal-El’in peşine düşmüştü, intikam için.

    Raya Smallville’e vardıktan bir müddet sonra, insan vücuduna girmiş o Hayalet Bölge firarisi de geldi.

    Firari yaratığın kasabaya varışıyla, kısa sürse de bir Süper düello yaşadık.

    Firari yaratık, çiftliğin ambarında Raya ve Clark’ı buldu.

    Ve sayıca 2’ye karşı 1 olmasına rağmen saldırıya geçti.

    Elinden çıkan bir ışınla Clark’a saldıran firari yaratık, Clark’ı ambarın dışına fırlattı.

    Ardından aynısını Raya’ya da tam yapacaktı ki, Raya süper hızıyla önce davrandı.

    Firari yaratığa bir güzel tekmeyi yapıştırıp, Hayalet Bölge kaçkınını ambarın dışına attı.

    Raya derhal onun peşinden gittiyse de, yaratık ortadan kaybolmuştu.

    Hani bir dizi vardı eskilerde “Cesur ve Güzel” diye... İşte Raya da öyle. :-)



    Aslında 6x06 Fallout,

    Kripton ve Kriptonluların özelliklerini öğrenmemiz açısından çok bilgilendirici bir bölüm oldu.

    4. sezonda 3 Büyülü Kripton Taşından çıkan, Clark’ın duyduğu çınlama sesini hatırlayanlar vardır.

    İşte bu bölüm öğrendik ki, o çınlama sesleri her soy için farklıymış.

    İşte “El soyunun" özel tınısı, Clark'ın 3 Kripton Taşı'nda duyduğu tınıymış.

    Clark kendi soyunun özel tınısını bunun farkında olmasa da tanımış demek ki.

    Ayrıca o sırada dövüştükleri Hayalet Bölge kaçkını başka bir soydan geliyordu.

    Onun soyu enerjiye bağımlıydı.

    Raya sağolsun. Kız asla bilemeyeceğimiz meselelere ışık tuttu. :-)



    O firari yaratığın enerji gereksinimini karşılayabileceği birçok yer var tabi.

    Elektrik santralleri gibi.

    Zaten bilgisayar üstadı kızımız Chloe bir çırpıda,

    firari yaratığın kasabaya gelmeden önce elektrik santrallerine saldırdığını öğrenmişti.

    Santrallerden soğurduğu güçle,

    doğruca Clark'a hücum etmiş fakat Raya'nın varlığı, hesaplarını bozmuştu.

    Hayalet Bölge kaçkını hem Clark hem Raya'nın ikisine birden karşı koyamayacağını anlayınca,

    mecburen çok daha büyük bir Enerjiye ihtiyacı olduğunu düşündü.

    Ki uzmanlığı bu konudaydı zaten.

    Soyunun özelliği olarak enerji kaynaklarına duyarlı olduğu için kaynakların yerlerini sezebiliyordu.

    Nitekim kasabada ÇOK ÇOK büyük bir enerji kaynağı vardı... Hemen burnunun dibinde.

    Zod'un kullandığı ve Clark'ın yarısını parçaladığı Enerji Taşı.

    Ama kalan kısmı bile çok büyük bir güç olsa gerek.

    Doğruca Lex'in malikanesine yöneldi.

    Yarısı parçalanmış olan Taşın gücünü soğurmak için...



    Clark cephesinde güzel (Raya) ve korkutucu (Firari yaratık) gelişmeler birbirini izlerken,

    diğer taraftaysa Chloe ve şaklaban erkek arkadaşı Jimmy, her zamanki gibi bir şeylerin peşindeydi.

    Bu seferki gündemleri, u

    Gerçi Jimmy Enerji Taşı'nı araştırsa ne oluuuuur araştırmasa ne olur. :-)

    Jimmy gibi biri işiyle ve karakteriyle ne kadar dikkat çeker orası büyük muamma yani.

    Artık her nasıl yaptıysa,

    Lana’nın birkaç bölüm evvel şirket asansöründe Lionel'le iş yapmaması için tehdit ettiği bilimadamıyla

    Lana'nın gizli bir buluşmasını görüntüleyince, Lex’in dikkatini çekmeyi başardı.

    Lana’nın görüştüğü kişinin,

    Luthorcorp'un bilim adamı olduğundan haberi bile olmayan Jimmy’nin kısmeti akıl almaz boyuttaydı.

    Acemi şansı
    işte :-)



    Bunun üzerine Jimmy birinci elden bilgi almak için Lex'in malikanesine gitti.

    Aslında komedi daha girişte başladı.

    Jimmy malikaneye Chloe'nin adını vererek içeri alınmış. :-)

    ((Malikanenin güvenlikçileri sallamamışlar bizim saftirik'i demek ki :-)))

    Ancak "Chloe'nin erkek arkadaşı" deyince dikkate alındı Jimmy.

    Gerçi Chloe Lana'nın arkadaşı diye Lex içeri kabul etmiştir.

    Yoksa Lex bile Jimmy'i kaale almazdı. :-)

    Sonunda Jimmy salona girdi. Ve bu muazzam ikili yanyana geldiler nihayet.

    Çapsız Keloğlan ile Şaklaban Fotoğrafçı :img-hyste

    Tam Tencere - kapak olmuşlardı. :img-hyste



    Jimmy doğruca Lana'nın gizli görüşmesinden çektiği fotoğrafları Lex'e gösterdi.

    Lex hiçbir şey demeden fotoğrafları tek tek inceledi.

    Yüzünde hafif sırıtma ifadesiyle,

    "Bu sessizliği bir yorum yok olarak mı değerlendirmeliyim" diye araya girdi bizim saftirik. :-)

    Sırf ben değil Lex de gülmeye başladı O'na.

    Bir insan ancak bu kadar şaklaban olabilir. :-)

    Ancak karşısında Jimmy'i bulan Lex coştu resmen.

    Bir daha sakın ola bir Luthorla veya şirketin araştırmalarıyla uğraşma” mesajını vererek,

    Jimmy'nin gözünü korkutarak, çocuğun malikaneye girişini yasakladı.



    Ancak bizim Jimmy'can meğerse sürprizlerle dolu bir çocukmuş. :-)

    Artık her nasıl akıl ettiyse,

    yanında oldukça küçük bir fotoğraf makinesı getiren Jimmy,

    Lex’in masasının üstündeki evrakların resmini çekti. Ve öylece malikaneden ayrıldı.



    Ama sadece bu bölümün değil belki de bütün sezonun en büyük bombası,

    Jimmy elinde Lex'in evraklarının resimleriyle Metropolis'e döndüğünde patladı.

    Daily Planet'te çektiği resimleri inceleyen Jimmy,

    Lex'in evraklarındaki şekilli yazıya bakınca,

    büyük bir heyecanla Chloe'yi bulup resimleri gösterdi.

    Ve yüzünde sırıtma ifadesiyle, yakaladığı bu büyük haberi patlattı.

    --> “Lex Luthor Mısırlılarla işbirliği yapıyor” :img-hyste



    Bunu duyduğum an neye uğradığımı şaşırdım tabi. Şöyle bir durakladım. :-)

    Henüz aklım kulaklarıma inanamama sürecindeydi. :)

    Takriben 1 saniye kadar sonra olayı kavrayınca, beni bir gülme tuttu... :)

    ((Hala hatırladıkça gülüyorum))

    Jimmy bu olağanüstü teorisiyle kırdı geçirdi beni. :img-hyste

    Bir yandan da Jimmy'nin teorisini duyunca,

    resimlere bakan Chloe'nin güçlükle kahkahasını bastırmaya çalışması,

    ve de o şaşkın bakışları da süperdi.

    Bizim saftirik de bu sırada “olayı çözdüm” edasıyla gülümsüyordu. :-)

    Bu bölüm Raya olmasa da, Firari yaratık olmasa da, bütün o hareket & heyecan olmasa da,

    sırf Jimmy’nin komedisi için bile izlenirdi yanii.

    Sağolsun bizim şaklaban,

    dizide her zaman bir eksik olarak düşündüğüm mizah açığını tek başına kapadı.



    Heroes’daki Hiro bu alanda dizi camiasında bir önderdir.

    Ama Jimmy’de hele bu muazzam teorisinden sonra Hiro’nun rakibi oldu.

    Jimmy Olsen.



    Son olarak bir de Küçük Luthor cephesine bakalım.

    Bizim Keloğlan da kendi çapında ((ki ne kadar küçük olduğu malumunuz)) işler çeviriyordu.

    Sezon açılışında Zod'un ruhu içindeyken Clark ile kapıştığında,

    Zod'un Dünyayı Kriptona çevirmek için kullanmaya niyetlendiği,

    Ama Clark'ın bir kısmını yokettiği Kriptona özel Enerji taşıyla ilgili araştırmalar yapıyordu.

    En sonunda Lana da bu araştırmaların arkaplanında yaşananları öğrenince işler karıştı.

    Lex uzayın derinliklerinden gelen bu özel enerji taşını,

    Askeriye ile birlikte inceleme çalışmaları yapıyordu.

    Lana Keloğlan'ın bu taşı silah yapım çalışmaları için kullanmaya niyetli olduğunu anladı.

    İnsancıl karakteri itibariyle Lex'in silah çalışmalarını öğrenir öğrenmez Lana resti çekti.

    --> “Ya gizemli Uzay taşı, ya ben” diyerek Lex'i çok zor bir pozisyona soktu.

    Tam da bu sırada Raya'nın tekmeyi bastığı Hayalet Bölge kaçkını malikaneye daldı.

    Taşı almak oturma odasına girdiğinde, Lana'nın Taş veya ben resti ortadaydı.

    Lex ne diyeceğini bilemeden öylece kalakalmışken, uzaylı firari dostumuz içeri girdi.

    Lex'i bir kenara fırlatıp, salonun kenarında duran taşa gitti. Ve O'nun gücünü soğurdu.

    Neredeyse sonsuz büyüklükte bir gücü kendi bünyesine geçirdi.

    Artık Clark ile Raya'nın karşısında KORKUNÇ BİR KUDRETE ULAŞMIŞ bir düşman vardı.



    Lex için de hem iyi hem de kötü oldu bu baskın.

    Uzaylı kaçkın Lex'in Enerji Taşı projesine limon suyu dökmüş olsa da,

    Lanayla Lex'in arasında çıkması muhtemel bir tartışmayı engellemişti.

    Ama Lex için çok önemli bir ders oldu.

    Bu kadar önemli bir projede Lana'nın bu tarz bir şantaja kalkışması,

    Lex'e ileriye yönelik olarak Araştırma ve İşleriyle ilgili ayrıntıları Lana'dan uzak tutmaya sevketti.

    ((Keloğlan'dan sevdiği kıza karşı ilginç bir çözüm.

    Çorbadan ağzı yanınca bundan böyle yoğurdu üfleyerek yiyor.
    ))



    Ve nihayet bölüm sonuna geliyoruz.

    Hayalet Bölge Kaçkını serbestti ve Enerji Taşından soğurduğu güçle yenilmez gibiydi.

    Nerede olduğu da belli değildi.

    Clark Raya ile birlikte Buzdan Kaleye gitti.

    Ve firari yaratığı da oraya çekmek için,

    Kaleden El soyuna has o çınlama sesini yolladılar.

    Dehşet bir güce ulaşan Hayalet Bölge kaçkını,

    yarım kalan dövüşü sonlandırmak için Buzdan Kaleye geldi.

    Ve böylece Büyük Çarpışma yaşandı.

    Bölümün en kahramanca anlarıydı bunlar.

    Firari yaratık, ellerinden ölümcül bir ışın demeti yollayarak tüm gücüyle Clark'a saldırdı.

    Clark'ın bile karşı koyamayacağı bir güç... Clark'ın sonu yakındı.

    Derken kahramanlık nasıl yapılır'ın dersini verdi Raya.

    Bedenini Clark'a siper etti Raya ve Clarky'mizin hayatını kurtardı.

    Ama ne yazık ki kzı bu hamlesi sonucunda ağır yaralandı.

    ((Gövdesinde ışının gücüyle bir delik açılmıştı))



    Ancak Firari Yaratık hala capcanlı bir şekilde Clark'ı karşısındaydı.

    Bir rakibi devredışı kalmıştı ve sıra diğerindeydi.

    Son çarpışma vakti gelmişti. Clark Hayalet Bölge Kaçkınına karşı.

    Ama Clark için ilk değildi bu denli güçlü bir düşmanla kapışmak.

    Clark daha evvel de böyle biriyle karşılaşmıştı... Zod ile.

    Zod'u Jor-El'in Raya'ya, Raya'nın da Clark'a verdiği özel bir kristal ile yenmişti.

    Ve yine bu çapta bir düşmana karşı aynı silahı kullanmaya karar verdi.

    Hayalet Bölge Firarisi yeniden tüm gücüyle saldırdı.. Clark da kristalle karşılık verdi.

    Kristalin içinden bir ışık, Yaratığın kara ışınıyla çarpıştı... çarpıştı... çarpıştı...

    Ve en sonunda Raya'nın verdiği kristalin ışığı baskın çıktı.

    Böylece Hayalet Bölge kaçkını kristalin içine hapsoldu onca gücüne rağmen...

    Clark derhal yere yığılmış Raya'nın yanına geldi. :-(

    Ne yazık ki ölmek üzereydi.

    Raya ölmeden önce Clark'a, Kristalin gücüyle Kaleyi onarabileceğini söyledi.

    Ve Kaderinden kaçmaması gerektiğini anlattı.

    Ama daha dayanamadı... Öldü oracıkta kızcağız. :img-cray:

    Bir hüzün bulutu çöktü diziye. :-(

    Jimmy'nin bütün şaklabanlıkları birleşse de silkinip kurtulamadığımız bir üzüntü...

    Raya gibi bir kız...

    Clarky'miz eğer Lana ile birleşemiyorsa, bari bununla olsun diyebileceğimiz bir kız...

    Hem güzel, hem sevecen, hem hayatı pahasına sadık, hem cesur...

    Daha ne olsun Allah aşkına ? ... Ama yoktu artık. :-(




    Ve son sahne...

    Raya'nın ölümüyle sarsılan Clark,

    potansiyel bir süper yardımcıyı / belki sevgiliyi,

    en önemlisi de yakın bir dostunu kaybetmesi nedeniyle,

    içinde bulunduğu bu ruh haliyle verilebilecek en çılgınca kararı verdi.

    Hayalet Bölge firarilerini avlayınca Kaledeki eğitimimi tamamlayacağım



    Son söz olarak, Clark'ın bu kararına değinmek istiyorum.

    Sezon açılışında bildiğimiz üzere Jor-El öldü.

    Ama Raya'nın dediğine göre Kristalin içinde çok büyük bir güç var artık.

    Kaleyi onaracak kadar hatta belki de ölü Jor-El'i diriltecek kadar (!)

    ((Bence çok ama ÇOK saçma olur eğer Jor-El dirilirse))

    Fakat kızın ölmeden önceki sözlerinin anlamı bu.

    Kalenin onarımı demek Jor-El'in geri gelmesi demek.

    Dileğim inşallah Clark bu dediğini yapmaz.

    Elbette Bölge firarilerini avlamalı ama Jor-El'den kesinlikle uzak durmalı.

    Ne zaman Jor-El'le yaklaşsa, ailesine veya kendine zarar geldiğini unutmamalı.

    ((Misal Jonathan'ın ölümü))

    Buradan Clark'a firari uzaylıları öldürdükten sonra, oturduğu yerde oturması çağrısını yapıyorum.

    Clark aklın sesine uy, gitme kaleye diyorum.

    Bu herkes için en iyisi... ((en çok da Lionel için :-)))

    İstemdışı şekilde Jor-El'in boyunduruğuna giren bir Lionel'i tekrar görmek istemeyen biri olarak,

    No Jor-El, No Chaos” sloganıyla sözlerimi tamamlıyorum.

    Herkese iyi yorumlar.
    Konu Kule2 tarafından (05-09-08 Saat 13:18 ) değiştirilmiştir.
    HAND OF THE KING, LORD MIGHTY TYWIN :

    .A LION DOESN'T CONCERN HIMSELF WITH THE OPINIONS OF THE SHEEP

Sayfa 24/24 İlkİlk ... 142021222324

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.