Sayfa 1/8 12345 ... SonSon
36 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Söz - Senaryolar

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    A.Konak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.11.2005
    Yer
    Poyraz Karayel
    Mesajlar
    40,007
    Konular
    524
    Verdiği Beğeni
    168

    Aldığı Beğeni: 606

    Bahsedilme
    34 Mesaj

    Standart Söz - Senaryolar

    Arkadaşlar, dizi ile ilgili kendi senaryonuzu, diyaloglarınızı bu başlıkta yazabilirsiniz. Genel forum kuralları burada da geçerlidir. Uygun olmayan (küfürlü, +18 tarzı) senaryolar silinecektir.

    Eski bir diziden senaryo örneği aşağıdaki gibidir.
    http://forum.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=2233

    Senaryo yorumlarını bu başlıkta yapabilirsiniz

    http://forum.dizifilm.com/forum/showthread.php?t=144486

    Sevgiler
    A.Konak
    Konu A.Konak tarafından (02-12-17 Saat 10:59:03 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    A.Konak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.11.2005
    Yer
    Poyraz Karayel
    Mesajlar
    40,007
    Konular
    524
    Verdiği Beğeni
    168

    Aldığı Beğeni: 606

    Bahsedilme
    34 Mesaj

    Standart

    Operasyon sonrası Yavuz ile Erdem telefonda konuşur

    Y : komutanım burada işimiz tamam, dönüyoruz şimdi karargaha.
    E : yavuz gel de bir konuşalım. haberler tatsız.
    Y : ne oldu komutanım? bir sorun mu var.
    E : evet maalesef. bahar'ın bulunduğu kampta salgın hastalık başlamış. herkesi karantinaya aldılar. bahar'a hastaneden destek gönderdik. ama durum baya kötü.
    Y : Komutanım o zaman izninizle ben direk kampa geçeyim.
    E : Dikkatli ol. İçeri girmeye çalışma. Bilgi al, yardım edebileceğimiz bir şeyler varsa bize ilet. Unutma sen bir askersin.
    Y : komutanım oradakiler de yardıma muhtaç insanlar.
    E : biliyorum yavuz dediğimi sakın aklından çıkarma.
    Y : emredersiniz komutanım

    Yavuz endişeli bir şekilde bahar'ı arar. ancak telefona cevap vermez. eylem'in yanında olduğunu düşünerek onu da arar fakat ondan da bir yanıt alamaz. endişeleri artmıştır.


    Yavuz üniforması üstünde kampa gelir. ancak girişlere izin verilmemektedir. kapıdaki görevli kararlıdır.
    Y : bakın içeri girmem lazım. bu kadar insan var içerde. nasıl yardım edebilirim onu öğrenmem lazım.
    G : gerekli yardımları biz içerden öğrenip size iletiriz.
    Y : bakın anlamıyorsunuz benim içeri girmem lazım.
    G : kusura bakmayın. hem siz bir türk askeri olarak bize sapasağlam lazımsınız. içerdeki insanlara zaten doktorlar yardım ediyor
    Y : içerde benim eşim de var.
    görevli şaşkın
    G : eşiniz bu kampta mı yaşıyor?
    Y : hayır tabiki eşim doktor. en azından haber verin burada olduğumu.
    G : tamam içerdeki görevliye söylerim iletirler. ismi neydi?
    Y : bahar, bahar karasu

    adam içeri doğru hareket eder..
    birkaç dakika sonra bahar çok yorgun bir şekilde kampın kapısına doğru gelir yavuz'u görür. ancak demir parmakların bir iki adım ardında durur.

    B : yavuz?
    Y : bahar iyi misin?
    B : ben iyiyim ama içerisi çok kötü yavuz. herkes çok kötü durumda. hastalık yayılıyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum. sen neden geldin? gitsen iyi olur yavuz burası çok tehlikeli.
    Y : saçmalama bahar sen buradasın, tehlikenin içindesin. ben nasıl giderim?
    B : ben iyiyim endişelenecek bir şey yok.
    Y : iyi falan değilsin, çok kötü gözüküyorsun.
    yavuz parmaklıklara doğru bir adım daha atar ve bahar da bir adım uzaklaşır. yavuz şaşkın bakar.
    Y : ne yapıyorsun bahar? neden kaçıyorsun?
    B : yavuz bu salgın bir hastalık. sana da geçebilir. benim yüzümden sana bir zarar gelsin istemem.
    Y : saçmalama. gelirse gelsin umrumda değil. aç kapıyı da içeri gireyim.
    B : tabi ki açmayacağım. bak operasyondan döndün yorgunsun git dinlen
    Y : bahar benim sabrımı sınama aç şu kapıyı.
    B : sesini yükseltme! hangi sıfatla bana bağırıyorsun?
    Y : kocan olarak
    B : kağıt üzerinde!
    der ve arkasını dönerek uzaklaşır. Yavuz ise "bahar dur gitme, bekle bahaaaar"diye bağrınır.

    bahar hastalarının yanına döner, yavuz da içeri sızabilmek için etrafı dolaşmaya başlar.

    yavuz bir yolunu bulup içeri sızmıştır. ancak görevli bir asker onu görür ve durdurur.
    A : komutanım içeri giremezsiniz.
    Y : ben senin komutanınım ve sen bana ne yapıp ne yapmayacağımı söyleyemezsin.
    A : komutanım afedersiniz. elbette söyleyemem ancak erdem yarbay'ımın kesin talimatıdır. içeri hiç kimse alınmayacak. bir kişi bile girerse askerlikten atarım seni diye.
    Yavuz askerin omuzlarını tutar.
    Y : merak etme tüm sorumluluk bana ait. ben erdem yarbay'ımla konuşurum. senin askerliğine hiçbir şey olmaz.
    A : ama komutanım
    Y : sana söz veriyorum

    der ve çadırın içerisine gider. içerisi cehennem gibidir. herkes bir yere kıvrılmış yarı baygın inlemektedir. bahar ve diğer doktorlar bir o hastaya bir bu hastaya koşturmaktadır. yavuz endişeli bir şekilde etrafa bakar. bir hastanın yanında bahar'ı görerek yanına gider. bahar gerçekten çok yorgun gözükmektedir. yavuz geldiği sırada hastalara yüksek sesle konuşur:

    B : herkes sakin olsun. tahlillerden sonra hastalık bulunmayanları tahliye edeceğiz. hastaları ise hastanede şuan özel odalar hazırlanıyor oraya sevk edeceğiz ve en iyi şekilde tedavi olup, sağlığınıza kavuşacaksınız.

    Y : bahar yardım edebileceğim bir şey var mı?
    B : lütfen yavuz çık dışarı, yalvarırım.
    Y : hayır bahar çıkmayacağım. ne yapmam gerekiyor sen onu söyle.
    B : burada senin yapabileceğin bir şey yok. bak doktorlar burada koşturuyorlar.

    o sırada 2 hastanın ölüm haberi gelir. yavuz alnını kaşıyarak endişesini bir kez daha belli eder.

    Y : bahar lütfen ne yapılacaksa söyle birlikte yapalım buradan ve çıkıp evimize gidelim. lütfen
    B : sen burada durmaya devam edersen eve değil birlikte mezara gideceğiz.
    Y : yanımda sen olursan bir şikayetim olmaz

    bahar laf geçiremeyeceğini anlar ve yavuz'un yardım etmesine izin verir.
    Konu A.Konak tarafından (01-12-17 Saat 20:47:45 ) değiştirilmiştir.

  3. Beğenenler;
    Osysia (09-09-18)

  4. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    Osysia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yardımcı Yönetmen
    Üyelik tarihi
    20.10.2017
    Yer
    Mavi Liman...
    Mesajlar
    2,475
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    1,833

    Aldığı Beğeni: 1,040

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart

    Bir ara yazmıştım ben de onu buldum eklemeye getirdim...:img-hyste öyle aklıma geldiği gibi, yakında bölüm başına hayalleri dökeceğiz herhalde.:img-hyste

    ********

    Bahar kamptaki çocukların eğitimine çok üzülmektedir. Bu yüzden boş vakitlerinde çocuklara okuma yazma öğretecek bir öğretmen arayışına girmiş ve öğretmen Can ile karşılaşıp tanışmıştır. Can, Bahar'a hafta sonları, akşamüstleri gönüllü yardımda bulunabileceğinden bahsetmiştir. Bahar'da Can'ın öğrencilerini genel muayeneden geçirebileceğini, daha önce kadınlar olarak yapmak istediklerinden, fikirlerinden bahsetmiştir. Hem kampta hem köylerdeki çocuklar için bir şeyler yapmaya karar vermişlerdir. Detayları birlikte çarşıya yürürken konuşuyorlardır.

    İşlerini bitiren ve aklı Bahar'da kalan Yavuz, Bahar'ı görmek üzere alaydan çıkmıştır, yanında Eylem'i görmeye giden Fethi vardır. Çarşıya geldiğinde uzaktan Bahar'ı ve yanında yürüyen Can'ı fark ederler. İkilinin hararetle ve heyecanla konuşmaları ikilinin gözünden kaçmamıştır.

    Yavuz'un merakla baktığını gören Fethi: "Bahar'ın yanındaki kim komutanım?"
    -Can'ın kimliğini merak eden Yavuz: "Bilmiyorum ki" der, kendi kendine "Anlarız az sonra." diye mırıldanır. Bir yandan Bahar'ı takip ederken Fethi'ye döner "Eylem'le nerede buluşacaksınız?"
    -Fethi: "Otelde, müsaadenizle ben ayrılayım. Zaten Bahar'da buradaymış" der ve yanından ayrılır.

    Yavuz, Bahar'a yöneldiği an telefonu çalar. Arayan Ateş'tir. Telefonu açar, gözü Bahar'dadır. Ateş'le konuşurken yürümeye başlar. O esnada Can Bahar'la vedalaşır, Bahar ilerideki balıkçıya doğru yürür.

    -Yavuz: "Tamamdır Ateş, Bahar'a uğrayıp geleceğim zaten. Yeni bir şey olursa haber verirsiniz." der.
    -Bahar'ın yanına gelen Yavuz: "Selam ne yapıyorsun burada?" diye sorar.
    -Yavuz'u gördüğüne şaşıran Bahar gülümser: "Akşam için balık alıyorum." der elindeki balık poşetini göstererek.
    -Yavuz direkt konuya girme şansını bulamamıştır, akşam yemeği hazırlığıyla ilgili merakı uyanmıştır ve Can'la alakası olup olmadığını öğrenmesi gerekmektedir: "Balık ha? Yemek yapabildiğini bilmiyordum, eee ziyafete ben de davetli miyim?" derken Bahar'ın elinden balık poşetini almıştır bile.
    -Bahar yine gülümser: "Davete ihtiyacın mı var?" der ve manavı işaret eder "Şuradan salata malzemesi de alalım." der.

    Eve gelip mutfağa balık pişirmeye girerler. Yavuz Bahar'a yardım ederken gülüşürler, konuşurlar. Yemeklerini yerken...

    -Yavuz: "Eee... neler yaptın bugün?" der, Can'la ilgili bir şeyler öğrenmek amacındadır ancak uzaktan Bahar'ı gözetliyormuş gibi olmak istemediği için --Bahar'a direkt olarak sormak istemez.
    -Bahar: "Hiç, birkaç işim vardı onları hallettim." der.
    -Uzun zamandır Bahar'ı böyle heyecanlı görmeyen Yavuz daha çok meraklanır: "Gözlerinin tekrar gülerken kısıldığını görmek çok güzel, seni böyle gülümsetmeyi başaran gelişmeyi merak ettim doğrusu."

    Bahar'ın yüzüne muzip bir gülümseme yerleşir, tam Can'la ilgili gelişmeleri anlatacakken Yavuz'un telefonu çalar.

    -Yavuz: "Söyle Ateş? Tamam, siz bekleyin hemen geliyorum." der ve toparlanıp kalkar. Bahar'a döner ama konuşamadan cevap gelir.
    -Bahar: "Acil bir işin çıktı." der gülümseyerek.
    -Yavuz güler ve başıyla onaylar: "Evet, eline sağlık." der ve kapıya yönelir.
    -Bahar: "Afiyet olsun." der ve Yavuz'u uğurlar.

    Ertesi gün tim operasyona gidip dönmüştür. Alay'da işleri hallettikten sonra Bahar'ı görmeye evine gider ancak Bahar'ı orada bulamaz. Meraklanıp telefon eder.

    -Yavuz: "Selam. Eve geldim, burada yoksun." der.
    -Bahar: "İşim uzadı kamptayım hala, burada biraz daha işim var. Kusura bakma." der.

    Telefonu kapatan Yavuz soluğu kampta alır ve yeni bir sürprizle daha karşılaşmıştır. Bahar'ın yanında Can durmaktadır, birlikte ders vermek için bir köşe hazırlıyorlardır, bunu yaparken oldukça eğleniyor gibi görünmektedirler. Can Bahar'ın yanından ayrılıp ilerden sandalye almaya gitmiştir.

    -Bahar'ın yanına giden Yavuz, yüzüne yerleştirmeye çalıştığı tebessümle: "Kolay gelsin" der.
    -Yavuz'u görünce şaşıran Bahar: "Yavuz!? Beklemiyordum seni."
    -Yavuz: "Çok yoğun bir gündü arayamadım, seni merak ettim. Görmek istedim." der ve meraklı gözleri kendilerine doğru gelmekte olan Can'a kayar.
    -Yavuz'un Can'a kayan gözlerini gören Bahar: "Dün konuşmamız yarım kalmıştı." der, yanlarına gelen Can'a dönerek: "Can'la tanıştırayım seni. Kendisi öğretmen ve boş zamanlarında kamptaki çocuklara okuma yazma öğretecek." diyerek takdim eder. Can'a: "Üstteğmen Yavuz" der kısaca.
    -Can elini uzatır, Yavuz zorlama bir gülümsemeyle Can'ın elini sıkar: "Yavuz, sadece Yavuz." der.
    -Can: "Memnun oldum." der, Bahar'a döner: "Bugünlük bu kadar, seni yeterince yorduk zaten." der Bahar'a, bakışları ve hareketleri oldukça ilgilidir.
    -Bahar: "Bence bugün bu kadarı yeterli. Yaptığın her şey için teşekkür ederim." der.
    -Can: "Rica ederim, zevkle yapıyorum." der, gözleri biran hala orada olan Yavuz'a kayar ve tekrar Bahar'a dönüp: "Çıkıyorsan gideceğin yere kadar eşlik edebilirim." der.
    -Yavuz, Bahar'a söz hakkı tanımadan araya girer: "Ben zaten Bahar'ı almaya gelmiştim. Çok düşüncelisin ama gerek yok, ben bırakacağım." diyerek kesin bir tonla konuyu kapatır.

    Yavuz ve Bahar ev yolunda konuşurlar. Bahar, Can'la tanışmasını, yapmak istediği konularla alakalı heyecanını, yapmak istediklerini anlatır. Bahar için endişelenen Yavuz birden bire ortaya çıkan Can'la ilgili araştırma yapmayı kafaya koymuştur.

    Yavuz, Ateş'ten Can'la ilgili araştırma yapmasını istemiştir ancak rahatsız edecek bir sonuca ulaşamamıştır. Yine de Can'ın varlığından rahatsızdır.

    Bahar ve Can'ın heyecanına Su ve Nazlı'da katılmıştır. İlk iş kamp çocukları ve Can'ın öğretmenlik yaptığı okula el atacaklardır. İş bölümü yapılmıştır. Su ve Nazlı kamptaki çocukların eksiklerini alma görevini üstlenirken, Can ve Bahar okuldaki eksiklikleri tespit etmek üzere yola koyulmuşlardır. Köye doktor geldiği haberi yayılmış, Bahar bir iki hastaya bakarken bir grup terörist tarafından fark edilir ve Can'la beraber okula kadar takip edilir. Okula girdikten sonra peşlerinden gelen teröristlerle karşı karşıya kalan Bahar ve Can, teröristlerin elindedir. Elleri ve ayakları bağlanmıştır.

    Yavuz ve tim, operasyondan dönmüştür. Yavuz Bahar'ı görmek için çıkmıştır ancak yine evde bulamamıştır. Telefonunu çıkarıp Bahar'ı arar.

    Bahar'ın telefonunun çaldığını duyan teröristlerden biri zorla telefonunu alır ve ekranda Yavuz'un resmini görür.

    -Terörist1: "Sarı komutan değil mi bu?" der ve yanındakine gösterir resmi.
    -Terörist2: "Ta kendisi. Nereden tanıyor acaba?" diye sorar, kısa biran düşünür: "Çolak'ın çok hoşuna gidecek bu." der, telefonu alıp Bahar'ın yanına gider: "Telefonu açacaksın ve Sarı'yı buraya çağıracaksın." der.
    -Bahar: "Ölürüm yine de istediğini yapmam." der.
    -Terörist2 eliyle Bahar'ın yüzünü sıkıştırıp tehdit eder: "Telefonu aç ve buraya çağır. Eğer yanlış bir şey söylersen sana neler yapabileceğimi hayal bile edemezsin doktor." der ve telefonu açıp sesi dışarıya verir.
    -Bahar, bu durumdan nasıl çıkacağını bilemese de o an aklına ilk geleni yapar: "Alo AŞKIM!" der, en azından temkinli gelir diye düşünür ve devam eder: "Döndünüz mü? Ben hala okuldayım, sana işim en erken 5-6 gibi biter demiştim ama uzadı maalesef. Biraz daha işimiz var, sen gelsen beni buradan alsan." der. Saati belirtme sebebi en az 5-6 kişi olduklarını belli etmekti, inşallah teröristler anlamazdı. Yavuz'un daha aşkım lafıyla bir şeylerin yolunda gitmediğini anlayacağından hiç şüphesi yoktu.
    -Bir sorun olduğunu hemen fark eden Yavuz, ortalığı bulandırmamak için oyuna katılır: "Tamam canım, hemen geliyorum, sen bana okulun konumunu at." der ve hemen timi arayıp toplamalarını, hazırlanıp attığı konuma gelmelerini emreder.
    -Bahar'ın Yavuz'a aşkım demesi teröristlerin dikkatini çekmişti. Hemen Çolak'ı arayıp durumu anlattılar. Yavuz'un oraya geleceğini duyan Çolak: "Demek Porseleni kıstırdınız, aferin. Sarı gelince hepsini paketleyip canlı olarak bana getirin." der.

    Bir süre sonra okulun önüne bir araba yanaşır, içinden tek başına inen Yavuz hemen kapıda silahlı adamlar tarafından karşılanıp içeri alınır.

    -Yavuz elleri havada içeri getirilir. Yüzünde alaycı bir gülümsemeyle: "Oo beyler bensiz parti veriyormuşsunuz, aramasam beni çağırmayacaktınız öyle mi? Çok bozuldum." derken Bahar'la Can'ın olduğu yere doğru ilerlemiştir. Bahar'ın yüzünde morarmaya başlayan kızarıklığı fark edince hemen yanına eğilip yüzüne dokunur: "Bunu hangisi yaptı?" diye sorar.
    -Yavuz'un şifreli konuşmasından o kadar emin olan Bahar, Yavuz'u yalnız görünce şoka uğramıştır, pişmanlıkla: "Yavuz.." diyebilir sadece, şifreli konuşmasından anlar diye umut etmişti ama sadece Yavuz'u tehlikeye atmayı başarmıştı.
    -Bahar'ın yüzünü sıkan Terörist2 söze karışır: "Ben yaptım Sarı Komutan, yapmadan önce sevgilin olduğunu bilseydim daha ince çalışırdım." der ve arkasındaki silahlara güvenerek pis pis sırıtarak Yavuz'a doğru yaklaşır.
    -Kendine doğru yaklaşan adamı sabırla bekleyen Yavuz gülümseyerek başını onaylar şekilde mırıldanır: "Anlıyorum. Birincisi o benim sevgilim değil, karım olur. İkincisi..." der ve adam beklediği mesafeye girdiği an suratına kafa atıp adamı kanlar içinde yerde kıvranır halde bırakır.
    -Yavuz adamı yere serince Terörist1 bağırır: "Tutun şu herifi, ellerini bağlayın." der ve 2 kişi Yavuz'u tutmak için gelir, ellerini arkadan bağlar. Yavuz bağlanırken eğlenmeye başlayan Terörist1: "Karın da Çolak'ın dediği kadar varmış Sarı Komutan, porselen gibi kız diye güzelliğini anlata anlata bitiremediğinden beri tüm örgütün rüyalarını süslüyor karın." der.
    -Yavuz gülerek başını sallar: "O kadar cesur musun gerçekten?" der.
    -Terörist1 Pis pis sırıtır: "Seni Çolak'a götürmem karşılığında ganimet olarak kıymetli karını talep edeceğim, gözün arkada kalmasın." der.
    -Yavuz'un gözü seğirir, tiki atar, göz bebekleri büyür.. yine de renk vermemeye çalışarak yüzüne bir gülümseme yerleştirir: "Hadi bir dene... hadi cesaretin varsa bir adım at.. hadi bir dene..." der, tehditkar bir tonda.
    -Terörist1 güler, yanındaki adama kafasıyla işaret eder. Emri alan Terörist3 Bahar'a doğru hareketlenir. Terörist3 yaklaştığı an, kendini tutan adamlardan destek alan Yavuz iki ayağıyla adamın boynunu kıskaca alır, Yavuz'u tutan adamlar uğraşır ama Yavuz'u adamdan ayıramazlar ve Yavuz yere düşer, adam ölene kadar ayaklarını serbest bırakmaz.
    -Yavuz yere düşünce Bahar bağırır: "YAVUZ!"
    - Adamlar Yavuz'un böbreğine doğru birkaç yumruk atar. Yavuz adamlardan birini tekmeleyerek uzaklaştırır ve yeniden ayağa kalkar. Bahar'ın bağırışlarını duyan Yavuz onu sakinleştirmek için "İyiyim.. iyiyim.. vitaminsiz çıktı bunlar." der nefes nefese... Sonra suratında alaycı bir gülümsemesiyle: "Eee, hepsi bu mu? Var mı başka karımla alakalı hayal kurmaya cesareti olan?" diye sorar Terörist1'e bakarak devam eder: "Sen de gelseydin yakışıklı, öyle uzaktan bakarak eğlence olmaz." der, kafa attığı Terörist2'yi göstererek: "Eminim bu surat sana daha çok yakışır." der, başıyla gel işareti yapar.

    Bu esnada tim okula gelmiştir, içeri girip kalan teröristleri ele geçirirler.
    -Fethi: "Aşk olsun komutanım, partiye bizsiz başlamışsın?" der gülerek.
    -Keşanlı: "Hakikaten komutanım, bütün eğlenceyi kendinize saklamışsınız." der, heyecanı kaçırmış gibi.
    -Ateş: "Yenge burada dayıoğlu, olacak o kadar." der imayla.
    -Yavuz'un elindeki ipleri çözen Çaylak: "İyi misiniz Komutanım?" diye sorar ve Can öğretmenin ellerini çözmeye gider.
    -Yavuz:" İyiyim" der ve Bahar'a doğru yönelir. Bahar'ın elini ve ayağını çözen Yavuz, bileklerindeki kızarıklıklara parmağıyla dokunur : "Çok acıyor mu?" diye sorar, yüzündeki morluğa dokunmak isterken...
    -Elindeki bağlardan kurtulan Bahar ayaklanıp Yavuz'a saldırır: "Delirdin mi sen? Kendini öldürmeye mi çalışıyorsun? Kalbime mi indireceksin? Derdin ne senin?" diyerek Yavuz'u iteleyip gelişine vurmaya başlar.
    -Bahar'ın tepkisine gülen Yavuz, Bahar'ın hamlelerinden kaçınırken: "Seni etkilemeye çalışıyordum. Sivil geldim tabi, üstümde üniforma olmayınca etkisi azalmış olabilir." der gülerek. Bir yandan Bahar'dan kendini koruyan Yavuz arkada sırıtan Time dönüp: "Mimiği oynayan olursa yakarım." der tehditkar bir tonda.
    -Bahar: "Ha ha ha. Çok komik, birde benimle dalga mı geçiyorsun?" diye bağırır.
    -Yavuz Bahar'ı tutup kendine çeker dönüp kolları arasında hareketsiz kalmasını sağlar: "Tamam, tamam sakin ol. Bak eve gidelim bana ne istiyorsan söyle, ne istiyorsan yap. Ama önce izin ver seni buradan çıkarıp güvenli bir yere götüreyim." der.
    -Bahar başıyla onaylar: "Peki." der, elini tutup ilerleyen Yavuz'u takip eder.

    Dönüş yolunda arabada...
    -Can: "Evli olduğunuzu bilmiyordum." der, kamptaki tanıştırılmayı kastederek.
    -Bahar: "Formaliteden..." der, duraksar ve bir an Yavuz'la göz göze gelir: "Tayinim çıkmıştı, gitmek istemiyordum Yavuz da bana hayatımın en büyük iyiliğini yaptı." diye açıklar.
    -Can: "Anladım" der, yüzüne rahatlamış bir ifade yerleşmiştir ve bu ifade Yavuz'un gözünden kaçmamıştır. Yavuz'a döner: "Her şey için teşekkürler" der.
    -Yavuz başıyla onaylar: "Ne demek öğretmen bey görevimiz."
    -Can da başıyla onaylayıp Bahar'a döner: "Bugün hiçbir şey yapamadık, ben akşam evde bir şeyler yaparım sonra haberleşiriz" der.
    -Bahar kısa bir süre düşünür ve: "Haklısın bugün hiçbir şey yapamadık, istersen benim evde kamp için aldığımız malzemeleri paketleyerek ufak ufak başlayalım, eksikleri daha sonra listeleriz. Hem ben de yardımcı olmuş olurum." der, gülümseyerek.
    -Konuşmayı dinleyen Yavuz: "Evde!" diye mırıldanır, dişlerini sıkarken.
    -Araç Bahar'ın evine gelip durduğunda Bahar, Yavuz'a dönüp: "Sen ne yapacaksın?" diye sorar.
    -Ani bir kararla aşağı inen Yavuz: "Aslında yapacak bir işim yok, ben de size yardım edebilirim." der ve diğerlerine döner: "Hatta kızları da arayalım, bizim çocuklarda gelir, hep beraber çabucak bitiririz. Hem bu güzel projede bizim de bir katkımız olur" der.



  5. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    A.Konak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.11.2005
    Yer
    Poyraz Karayel
    Mesajlar
    40,007
    Konular
    524
    Verdiği Beğeni
    168

    Aldığı Beğeni: 606

    Bahsedilme
    34 Mesaj

    Standart

    Part 2

    Kampta yapılan tahliller hastaneye ulaştırılmış ve sonuçları beklenmektedir. Bu arada sabah olmuştur. Hemşirelerden biri Bahar’la Yavuz’un da kan örneklerini alıp hastaneye göndermiştir. Uykularını def etmek için kampın çadırın önünde çay içmektedirler.

    Y : Nasıl hissediyorsun kendini?
    B : Gayet iyiyim. Sen?
    Y : İyiyim bir sıkıntı yok.
    B : Neden buradasın Yavuz?
    Y : Ee insanlara yardım ettim işte fena mı?
    B : Ya hastalık sana da bulaştıysa?
    Y : Doktorum yanımda bu yüzden içim rahat.
    B : farkında değilsin ama bu işin şakası yok.
    Y : biz her zaman ölümle burun burunayız. Alışkınız yani.
    B : merve’nin yanına bu kadar çok gitmek istiyorsun yani.

    Yavuz bir an duraklar. Cevap vermez. Bahar da kalkıp çadıra geri döner.
    Hastaların tahlil sonuçları gelmiştir. Duruma göre hastaneye ve evlerine sevk durumu gerçekleşir. Bir tek kamttaki görevlilerin sonuçları beklenmektedir. Bahar kamptaki doktorlardan biriyle konuşmaktadır. Yavuz uzaktan onu seyreder. Yanındaki doktor gidince Bahar’ın yanına gelir. Ancak Bahar gerçekten kötü gözükmektedir.

    Y : Bahar gel şurada oturalım biraz.

    Bahar Yavuz’a doğru elini uzatır ancak gözlerinin kararması ile yere düşmesi bir olur. Yavuz endişeli bir şekilde;

    Y: Bahar Bahar iyi misin? Doktor biriniz buraya bakın lütfen.
    Yavuz Bahar’ı kucaklayarak yataklardan birine yatırır. Doktora döner
    Y : Yoksa hastalık mı?
    B : Bilemiyorum. Birden düşüp bayılması hastalığın belirtisi olamaz. Yorgunluk da olabilir. Hiç dinlenmeden koşturup durdu. Tansiyonunu bir ölçelim.

    Bahar yavaş yavaş kendine gelmektedir. Tansiyonu düşük çıkmıştır. Doktor bir süre yatmasını söyler.

    B : ben iyiyim. Bizim sonuçlar gelmedi mi daha? Hastaneye gidip o insanlara yardım etmem lazım
    Y : hop hop dur ne yapıyorsun? Nereye gidiyorsun? Bu şekilde nasıl yardım edeceksin?
    B : tansiyonum düştü sadece. İyiyim ben. Sen gitsene artık.
    Y : asla. Ya birlikte gideceğiz yada birlikte kalacağız.
    B : neden?
    Y : ya tamam tamam. Korkuyorum anladın mı? Sana bir şey olacak diye ödüm kopuyor.

    Bahar şaşkın bir şekilde gülümser

    B : yalnız insan sevdiklerinin başına bir şey gelecek diye korkar.
    Y : evet doğru. Seni sevmediğimi düşündüren şey nedir?

    O sırada tahlil sonuçları gelmiştir. Bahar’ın da Yavuz’un da sonuçları temiz çıkar.

    Y : hadi eve gidip dinlenelim biraz. Sonra hastaneye geçeriz.

    Bahar kabul eder. Bahar’ın evinin önüne gelmişlerdir. Yavuz da iner. Bahar’la birlikte eve doğru yürüyünce, bahar gülümseyerek;

    B : kahve mi içmek istiyorsun?
    Y : hanımın elinden bir yorgunluk kahvesi hiç fena olmaz.
    B : bence bugün hakettin.

    İçeri girerler. Bahar kahveleri yaparken Yavuz da ona bakar.

    Y : elinize de pek yakışıyor bahar hanım.

    Bahar gülümser. İçeri geçip otururlar.

    B : bugün kampa gelmen hiç doğru değildi. Zaten bir sürü doktor vardı. Hastalarla ilgilendiler. Yani tamam hastaları bu kadar düşünüyorsun ama kendini riske atman ne kadar doğru?
    Y : evet biliyorum. Doktorlar yardım etti. Benim yapacak bir şeyim yoktu orada. Ama senin iyi olduğunu görmem lazımdı. Uzaktan endişe içinde kafamda felaket senaryoları kurarak bekleyemezdim.
    B : beni şaşırtıyorsun. Benim hakkımda ne düşündüğünü bilebilmeyi o kadar çok isterdim ki.
    Y : seni sevdiğimi biliyorsun. Ama şu son dönemde o kadar çok şey yaşadık ki kafam allak bullak. Çocukların devmalı hastanelik olması, hafız’ın durumu, ekipteki herkesin mutsuzluğu. Ne yapacağımı, ne düşüneceğimi gerçekten bilemiyorum. Bir günümüz olaysız geçse de biraz rahatlayabilsek ama yok olmuyor işte görüyorsun. Ama şunu bil ki benim için çok değerlisin bahar.

    Reklamlar:img-hyste

  6. Beğenenler;
    Osysia (09-09-18)

  7. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    A.Konak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.11.2005
    Yer
    Poyraz Karayel
    Mesajlar
    40,007
    Konular
    524
    Verdiği Beğeni
    168

    Aldığı Beğeni: 606

    Bahsedilme
    34 Mesaj

    Standart

    Part 3

    O sırada Bahar’ın telefonu çalar. Yavuz’da sabahın köründe arayan kim anlamında merakla Bahar’a bakar. Konuşmaları merakla dinler

    B : alo
    T : alo günaydın bahar can ben. Uyandırmadım inşallah

    Bahar gülerek

    B : can yok yok uyumuyordum. Bu ne güzel sürpriz. Nasılsın
    C : iyiyim karabayır’a geldim. Doktora ihtiyaç var dediler ben de seni de görürüm diye geldim.
    B : ee harika. Nerdesin şimdi? Dur konum atayım da gel hemen. Bir kahvaltı yapalım oradan geçeriz hastaneye…. Tamam canım… bekliyorum… ay çok sevindim can yaaa… çok da özledim… hadi görüşürüz…
    Y : hayırdır bir arkadaşın mı geldi ?
    B : evet yaa can üniversiteden arkadaşım. Bayadır da görüşemiyoruz. Hem doktor ihtiyacından hem de beni görmek için gelmiş.
    Y : burasının tehlikeli olduğunu bilmiyor galiba. Temelli mi kalacakmış?
    B : bilmem. Sanmam yani.

    Bahar kahvaltı hazırlamaya girişir, yavuz da ona yardım eder. Markete gidip bir şeyler alır. Sonra kapı çalar va can gelir. Bahar can’a sarılır.

    B : hoş geldin canım. Yaaa nasıl özlemişim,
    C : hoş bulduk. Vallahi ben de çok özledim. Dur bakayım sen iyice güzelleşmişsin.

    Yavuz yüzünde sahte bir gülümseme ile

    Y : hoş geldin
    C : hoş bulduk merhaba
    B : tanıştırayım. Yavuz. Arkadaşım

    Yavuz bahar’a ters bakar ama bir şey demez. Bozulduğunu belli etmez.

    B: eee ne kadar kalacaksın?
    C : bilmem. Ben de senin gibi çılgınlık yapıp kalsam mı diye düşünmüyor değilim.
    Y : pek tavsiye etmem. Buralar istanbul’a benzemez.
    C : bakalım birkaç gün bir durum değerlendirmesi yaparım. Hem bahar da burada. Bana yardımcı olur değil mi?
    B : elbette .. seve seve deli misin?

    O sırada yavuz’un telefonu çalar ve erdem onu karargaha çağırır. Yavuz gitmek istemez ama mecburdur. İçi hiç rahat değildir.

    Y : kusura bakmayın. Sizi de yalnız bırakacağım ama gitmek zorundayım
    B : aaa hiç önemli değil canım. Git sen. Görev beklemez.

    Yavuz yine ters ters bakarak

    Y : görüşürüz o zaman.
    B : görüşürüz

    der ve öpmeden yolcu eder.

    Mekan hastane. Bahar ile can hastaların yanındadır. Yavuz da Nazlı, Ateş ve keşanlı’nın yanına gelir. Keşanlı bahar’ın yanında canı görür.

    K : komutanım yenge’nin yanındaki doktor kim? Pek bi fena bakıyor.
    Y : oğlum yenge deme diye kaç kere daha söyleyeceğim? Bir arkadaşıymış. Doktor ihtiyacından birkaç günlüğüne gelmiş.
    N : yavuz abi yalnız çocuk da baya yakışıklıymış.

    Ateş kızdığını belirtir bir şekilde öksürür. Yavuz’un kulağına

    A : komutanım dikkat edin. Kızların dikkatini bu kadar çektiğine göre bahar’la fazla yalnız kalmasalar mı?
    Y : ne alakası var oğlum? Hadi yürüyün işimiz gücümüz var.

    O sırada karşılaşırlar. Bahar ekiple arkadaşını tanıştırır. Daha sonra diğerleri ilerler, yavuz onların yanında kalır.

    Y : arkadaşına otel ayarladın mı?
    B : ne oteli? Kırk yılın başı gelmiş. Onu otelde bırakacak değilim.
    Y : sen gelsene benimle

    Deyip kolundan çekiştirir.

    B : ne yapıyorsun yavuz?
    Y : nasıl yaa elin adamını evinde mi yatıracaksın?
    B : elin adamı değil. Arkadaşım
    Y : birincisi sen evlisin ve burası küçük bir yer, ikincisi sana bakışları da hiç hoş değil. Hoşlanıyor mu bu senden?
    B : birincisi eskiden hoşlanıyordu, baya peşimden koştı da olmadı işte. 2.si o benim arkadaşım. Bende kalmasında yanlış bir şey yok. İçin rahat etmezse sen de gel kal.
    Y : burası istanbul değil. Ayrıca ben o adamla aynı evde niye kalayım?
    B : yavuz sen beni kıskandın mı?
    Y : kıskanmak mı? Ne alakası var saçmalama.
    B : o zaman can’dan rahatsız olmandaki sebep nedir?
    Y : hoşlanmadım ondan. Hastalarla ilgileneceğine seninle ilgileniyor. Bahar bu adamın evinde kalmasını istemiyorum. Ona otelden en güzel odayı ayarlayacağım ve sen bu işe karışmayacaksın

    Diyerek arkasını dönüp gider.

    reklamlar

  8. Beğenenler;
    mehmetlover (09-02-18), Osysia (09-09-18)

Sayfa 1/8 12345 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. No: 309 - Senaryolar
    By OXFORD in forum No: 309
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22-05-20, 06:43:37
  2. Kiralık Aşk - Senaryolar
    By NATY&FACU in forum Kiralık Aşk
    Cevaplar: 152
    Son Mesaj: 12-10-16, 13:34:55
  3. Yer Gök Aşk - Senaryolar
    By aylanil... in forum Yer Gök Aşk
    Cevaplar: 83
    Son Mesaj: 14-03-12, 16:02:27
  4. Hepsi 1-Senaryolar
    By Ichy in forum Hepsi 1
    Cevaplar: 626
    Son Mesaj: 28-12-10, 18:35:17
  5. Replikler ve Senaryolar
    By aische_41 in forum Duvar
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 16-09-10, 03:25:00

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forumu
netspor
canlı maç izle
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.