Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon
1001 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Suskunlar - Bölüm Yorumları (20)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimiçi
    A.Konak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.11.2005
    Yer
    Poyraz Karayel
    Mesajlar
    40,055
    Konular
    1526
    Verdiği Beğeni
    167

    Aldığı Beğeni: 608

    Bahsedilme
    33 Mesaj

    Standart Suskunlar - Bölüm Yorumları (20)

    Bir önceki başlık 1000 mesaj sayısını geçtiği için kapatılmıştır. Yorumlarınıza bu başlıktan devam edebilirsiniz.

    Sevgiler

    A.Konak
    Konu NATY&FACU tarafından (30-12-12 Saat 15:19 ) değiştirilmiştir.


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    forfilo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    09.10.2010
    Yer
    KAYIP|ÖzleMehmet ♥
    Mesajlar
    21,564
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı xxxbaska Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    biz şuan sokakdan gecen iki kisiyi yorumlamiyoruz.biz sokakdan gecen iki sevgiliyi hatta uc sevgiliyi yorumlamiyoruz.yorumum net ve acik.ahu bilal ecevit ve bunlarla beraber kemdimce yaptigim degerlendirme.yazdigim gayet acikdi daha fazla derin yazmadim
    mesela ahmet mehmet birde fatma var sayalim.ahmetle fatma cocuklukda ask yasamislarsa buyurken illa ask yasayacaklar anlamina gelmez.hatta bir araya gelecekleri anlamina gelmez.nedeni acik sekilde yazdim yukaridaki yorumumda.ama ahmetle mehmet gelir biraz bocalarlar ama dostluklarini ileri gotururler.unutdugum bir sey vardi iyiki hatirlatildi.helede gecmislerinde bu kadar agir yarasi varsa bir birlerine baglayacak illa devam eder.nedeni yukarida.konu kadinliga falan gitmeden bir durdurayim.cocukluk asklari onemli degildir cunki yorumumda aciklik getirmisdim.kimse nisanlisini sevgilisini karisi yada kocasini cocukluk askimi gordum .aa o benim cocukluk askimdi deyip birskmaz.kaldiki bilinse bir daha genel anlamda bir araya gelinmez.ama cocukluk arkasinla ne zaman istersen bir araya gelirsin hatta kaldigin yerden devam edersin.ben daha nasil acik yaziyim.


    birde bazi asklar cocukluk degil omurluk deniliyorya .isde onu sadece suskunlar adinda dizide mevcut olarak soyleniyor.o ka dar..
    biz de sıradan dostluktan bahsetmiyoruz
    benim de çocukken çok sevdiğim çok bağlandığım güzel şeyler yaşadığım kötü şeyler paylaştığım arkadaşım oldu
    ama o zaman da kaldı birbirimizi 10 yıldır görmüyoruz
    şimdi gelse yanıma, sınıfımda herhangi bir arkadaşımdan farkı yok
    o zaman beraber gülüp beraber ağladığım şeyler şimdi bana hitap etmiyor
    ben 20 yıl sonra aşk hala taze kalır düşüncesini savunmuyorum dikkatinizi çekerim
    bana göre araya koskoca 20 yıl girdiyse bi kere bile görüşülmemişse ne aşk kalır ne dostluk.
    Sen 20 yıl önce o kişiyle güldüğün ağladığın şeylerin üstüne onlarca kişiyle başka şeylere gülüp ağlıyorsun fikirlerin değişiyor olgunlaşıyorsun
    hadi bir yere kadar bilalle ecevit dost oldular anladık, ama canının parçasıymış gibi fedakarlıklar neyin nesi, ölümü göze almalar neyin nesi,
    çocukluk anıları herkes bilir ki uçucudur, çocuk egosittir, çocuk bencildir
    çocuk doyurulmak ister, empati yeteneği gelişmemiştir
    bana o yaşta bile o derece dostluk gerçekçi gelmiyorken aradan 20 yıl geçmiş de adamlarda o dostluk hala baki
    kimler gelmiş kimler geçmiş neler yaşanmış

    hapishanede ağır şeyler yaşadılarsa, ahu da en kötü gününde ecevii buldu yanında yanı şey değil mi? ahunun da ailesi yerindeydi ecevit aynı şey.

    sizin söylediğiniz 20 yıl sonra ilerletilen dostluktur bu mümkündür.
    ama bilal ve ecevitin ki 20 yıl sonra bile değişmeyen hala uğruna canlarını verebilecekleri dostluk.

    ecevit 20 yıldır ahuyu görmüyor ama aşık kalıyor
    e 20 yıl can dostunu da görmüyor yaşıyor mu naptı ne hallerde bilmiyor
    ee her şey yine aynı

    bu dizinin en saçma tarafı da bu işte abartı, hep söylediğim abartı.

    kendi adıma ahu&ecevit aşkını niye istediğimi ve niye desteklediğimi belirttim
    burda asıl anlatmak istediğim 20yılda aşk unutuluyorsa dostlukta unutulur
    adı önemli değil, bir şeyler yaşamışsan önemli olan o
    ona kalırsa ahuyla ecevitte de o yaşta cinsel bi çekim olmaksızın yakınlaşma var ama 20 yıl sonra aşık oluyorlar

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    xxxbaska - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    21.03.2012
    Mesajlar
    719
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    kendin yazmissin kendinde yanitlamisin yormamissin beni sagol.ben ne dedim zaten(ah bir alinti yapa bilsem mesajlari) dedim ki asklar bir araya gelmez devamda etmez arkadaslar bir araya gelir bocalarlar ama ilerletirler .bu yavasda olur hizlida olur.bagini koparmazsin ki.adi ustunde arkadas cocuklukda can yoldasin olmus 5yil sonra okul arkadasin gibi olnus.ama olmus demi.oyle veya boyle irtibatin var.bak hayla diyorsun cocuklukda boyle arkadasimdi.nasil ki birileride diyor ki ya onemli degil cocukluk askimdi.nasil gunlerdi ya.deriz geceriz.iki dakika.
    fark var.arkadasla ask arasinda fark var.
    bilalle ecevitin dostulugunun bagliliginin nedeni belli.kim demis ki eskisi gibiler.eskisi gibi olsalar gecen bolumun son sahnesi asla yasanmazdi.

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    ..MERWE.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    22.07.2006
    Yer
    ☾☆ ATATÜRK &#
    Mesajlar
    4,519
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı forfilo Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    biz de sıradan dostluktan bahsetmiyoruz
    benim de çocukken çok sevdiğim çok bağlandığım güzel şeyler yaşadığım kötü şeyler paylaştığım arkadaşım oldu
    ama o zaman da kaldı birbirimizi 10 yıldır görmüyoruz
    şimdi gelse yanıma, sınıfımda herhangi bir arkadaşımdan farkı yok
    o zaman beraber gülüp beraber ağladığım şeyler şimdi bana hitap etmiyor
    ben 20 yıl sonra aşk hala taze kalır düşüncesini savunmuyorum dikkatinizi çekerim
    bana göre araya koskoca 20 yıl girdiyse bi kere bile görüşülmemişse ne aşk kalır ne dostluk.
    Sen 20 yıl önce o kişiyle güldüğün ağladığın şeylerin üstüne onlarca kişiyle başka şeylere gülüp ağlıyorsun fikirlerin değişiyor olgunlaşıyorsun
    hadi bir yere kadar bilalle ecevit dost oldular anladık, ama canının parçasıymış gibi fedakarlıklar neyin nesi, ölümü göze almalar neyin nesi,
    çocukluk anıları herkes bilir ki uçucudur, çocuk egosittir, çocuk bencildir
    çocuk doyurulmak ister, empati yeteneği gelişmemiştir
    bana o yaşta bile o derece dostluk gerçekçi gelmiyorken aradan 20 yıl geçmiş de adamlarda o dostluk hala baki
    kimler gelmiş kimler geçmiş neler yaşanmış

    hapishanede ağır şeyler yaşadılarsa, ahu da en kötü gününde ecevii buldu yanında yanı şey değil mi? ahunun da ailesi yerindeydi ecevit aynı şey.

    sizin söylediğiniz 20 yıl sonra ilerletilen dostluktur bu mümkündür.
    ama bilal ve ecevitin ki 20 yıl sonra bile değişmeyen hala uğruna canlarını verebilecekleri dostluk.

    ecevit 20 yıldır ahuyu görmüyor ama aşık kalıyor
    e 20 yıl can dostunu da görmüyor yaşıyor mu naptı ne hallerde bilmiyor
    ee her şey yine aynı

    bu dizinin en saçma tarafı da bu işte abartı, hep söylediğim abartı.

    kendi adıma ahu&ecevit aşkını niye istediğimi ve niye desteklediğimi belirttim
    burda asıl anlatmak istediğim 20yılda aşk unutuluyorsa dostlukta unutulur
    adı önemli değil, bir şeyler yaşamışsan önemli olan o
    ona kalırsa ahuyla ecevitte de o yaşta cinsel bi çekim olmaksızın yakınlaşma var ama 20 yıl sonra aşık oluyorlar

    Evet dizide her şey abartı doğru, Ecevit'in olmayan Ahu aşkı.
    Ahu'nun fedakarlık adı altında yaptığı saçma şeyler..
    Bilal'in tutkun aşkının takıntıya dönüşmesini sağlayan oyunlara inanılması.
    Gurur'un her planının tıkır tıkır tutması.

    Ahu-Ecevit'e inanmayan binlerce insan kadar, Ahu-Bilal'i istemeyen insanların olması.
    Normal şartlarda 20 yıl sonra asla kaldığı yerden devam etmeyecek bir aşkın, (aşk demek de ayrı bir abartı) ömürlük olduğunun yazılması.
    Bir kadının sevmediği bir adamla "sırf iyi kalpli bir insan diye" (peh!) yıllarca mutsuzluğuna rağmen çıkması.
    Mutsuz olduğu adamla bunu paylaşmak yerine millete anlatması..
    Bilal'le birlikteyken Ecevit'i düşünmemişken, adamı görünce duygularının hortlaması..

    Asıl intikam dört adamınken birden karşı tarafın intikamına dönüşmesi..
    Bunları yorumlayan insanların diğerlerine saygı duymadan eleştirmesi.
    Kendi sevdikleri karakter sevilmiyor, eleştiriliyor diye O'nu anlayamamanın sevmediğini söyleyen insanda bir sorun teşkil ettiğinin ima edilmesi..

    Hepsi, herşey abartı. Bu dizi izlenmezdi ama iyi bir oyuncu kadrosu var.
    Lanet olsun ki, bu saçma kadın karakteri de Aslı oynuyor.
    Keşke oynamasaydı, gözüm bayram ediyor ama objektif olarak baktığımda Ahu'yu görmek bile istemiyorum bazen.
    Keşke hiç ama hiç başlamasaydım, bu foruma yorum yazmaya başlamasaydım.
    Şu dilimi tutsaydım.

    Pınar Bulut hanımefendi başka hiçbir diziyi tek başına yazmasın.
    Ona o diziyi emanet edecek insan da takip edilecek biri sayılmayacak benim açımdan.
    İyi yorumlar.

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    xxxbaska - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    21.03.2012
    Mesajlar
    719
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı ..MERWE.. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Hayatımızda önemli bazı noktalar vardır yavrum.:img-eat:
    Unutulmayan şeyler, birlikte yaşanan şeyler.
    Acılar, mutluluklar, birlikte kurulan hayaller.

    Aşkın aşk olabilmesi için belirli bir şeylerin yaşanmış, geçirilmiş olması gerektiğine inananlardanım.
    Çünkü, içinde saygıyı, güveni, sadakati barındırıyor mu bilemeyiz görmeden.
    Biriyle bir şeyler yaşamadıysan aşk anlamında, her aşığın yapamadığı şeyleri yapamadıysan zamanla duyguların körelir.
    Eğer bir şeyleri yaşamak gibi bir isteğin olmasına rağmen yaşamadıysan,
    'acaba birlikte olsaydık nasıl olurdu?' diye bir umutla o hayali sürdürürsün.
    O küçücük sevgiyi içinde büyütüp kocaman bir yumak yaparsın.
    Ki çoğu kez insanlar yıllarca -karşılıklı- hoşlandıkları insanla birlikte olduklarında, sonunda ayrılıkları yaşayabiliyorlar.
    Sebep bu işte. Birbirlerini unuttuklarını söylemiyor kimse Ahu'yla Ecevit'in.
    Sadece yukardaki gibi düşünüyorlarsa, Ahu'yla Ecevit'in arasındakini de bu şekilde adlandırıyorlar.
    Bir şeyler yaşamamış, bunların özlemini çeken ve yaşayamadıkları için hep "acaba"yla küçük hayallerini büyüten iki insan.

    Ecevit ve Bilal, aralarındaki bağı güçlendirecek her duyguyu yaşadı hapiste.
    Birbirini korumak, destek olmak.
    Acıları, umutları, küçük mutlulukları paylaşmak. Birbiri için öne atılmak..
    Ecevit'le Bilal'in arasındaki bağla, Ahu'yla Ecevit'in arasındaki bağ karşılaştırılamayacak kadar farklı.
    Dostluk da aşk da paylaşım ister ama farklı hislerle. Farklı düşünceler barındırarak ister bunu.
    Aşk için birlikte olamadığın birinin sana sadık olduğunu söylemen mümkün değil.
    Ama dostlukta sadık olmak diye bir kavram ne kadar olmalı, tartışılır.
    Aynı kişi aynı oranda iki insanı dost anlamında sevebilir.
    Ama sadece bir kişiye karşı cins bakımından duygu yoğunluğu taşır mesela.
    Ahu'nun yalnızca Ecevit'e aşık olduğunu söylediğimiz gibi.


    Yani o iki çocuğun büyüdüklerinde o içerde yaşadıkları şeyler onları birbirlerine bağlamak için yeterliydi ve artardı bile.
    Kaldı ki biz Ecevit'in geçmişindeki 20 yıldan sadece hapiste yaşadıklarını hatırladığında ağladığını, her şeyi dağıttığını gördük.
    Yani Ecevit için geçmişindeki en kalıcı iz, içerde yaşadıkları.
    Çünkü hayatın asıl gerçekliğini orada keşfetti. Bir nevi o çocuklar içerde birden büyüdüler.
    Birlikte acılara karşı durmaya çalışarak, hayatın kötü yanlarını birlikte görerek bir anda birlikte büyüdüler aslında.
    Ve bu, Ecevit'in gözünde bir kadın yerine bunları birlikte yaşadığı arkadaşlarını daha değerli kılar.
    Bu konuda bir mantıksızlık bulamıyorum.

    Sokaktan geçen iki insan birlikte bu acıları yaşamadığından, birlikte bir anda büyümek zorunda bırakılmadığından, hem çocuk oyunları oynayıp hem de bir anda acıyla karşılaşırken birlikte olmadıklarından bir kadın için böyle alışveriş yapmazlar.
    Ha Ecevit'le Bilal'in de tüm bunlara rağmen Ahu'nun duygularını önemsememesi normal midir? Elbette hayır.
    Ama ikisinin arasındaki kuvvetli bağın tek sebebi, içerdeki birliktelikleridir.
    Bilal'in yerinde İbo da olsa, Zeki de olsa, Ecevit aynı fedakarlıkları yapardı.
    Ecevit'in Bilal'e olan kuvvetli zaafının da bana göre tek sebebi, Bilal'in eskiden beri diğerlerine göre daha hassas, daha çocuksu, daha fevri olması ve korunmaya olan ihtiyacıdır.
    İçimden geldi söylemek istedim sadece. : )
    Bu da kimseye yeterli gelmez, mantıklı bulmaz ama ben dayatmayacağım.
    Bunu anlamazsa kimse, onu yargılamayacağım.:love01:

    Alıntı ..MERWE.. Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet dizide her şey abartı doğru, Ecevit'in olmayan Ahu aşkı.
    Ahu'nun fedakarlık adı altında yaptığı saçma şeyler..
    Bilal'in tutkun aşkının takıntıya dönüşmesini sağlayan oyunlara inanılması.
    Gurur'un her planının tıkır tıkır tutması.

    Ahu-Ecevit'e inanmayan binlerce insan kadar, Ahu-Bilal'i istemeyen insanların olması.
    Normal şartlarda 20 yıl sonra asla kaldığı yerden devam etmeyecek bir aşkın, (aşk demek de ayrı bir abartı) ömürlük olduğunun yazılması.
    Bir kadının sevmediği bir adamla "sırf iyi kalpli bir insan diye" (peh!) yıllarca mutsuzluğuna rağmen çıkması.
    Mutsuz olduğu adamla bunu paylaşmak yerine millete anlatması..
    Bilal'le birlikteyken Ecevit'i düşünmemişken, adamı görünce duygularının hortlaması..

    Asıl intikam dört adamınken birden karşı tarafın intikamına dönüşmesi..
    Bunları yorumlayan insanların diğerlerine saygı duymadan eleştirmesi.
    Kendi sevdikleri karakter sevilmiyor, eleştiriliyor diye O'nu anlayamamanın sevmediğini söyleyen insanda bir sorun teşkil ettiğinin ima edilmesi..

    Hepsi, herşey abartı. Bu dizi izlenmezdi ama iyi bir oyuncu kadrosu var.
    Lanet olsun ki, bu saçma kadın karakteri de Aslı oynuyor.
    Keşke oynamasaydı, gözüm bayram ediyor ama objektif olarak baktığımda Ahu'yu görmek bile istemiyorum bazen.
    Keşke hiç ama hiç başlamasaydım, bu foruma yorum yazmaya başlamasaydım.
    Şu dilimi tutsaydım.

    Pınar Bulut hanımefendi başka hiçbir diziyi tek başına yazmasın.
    Ona o diziyi emanet edecek insan da takip edilecek biri sayılmayacak benim açımdan.
    İyi yorumlar.
    o dil varya o dil benimde basimi cok yakiyor.
    ama iyiki gelmissin yazmissin.iyiki dilini tutamamissin ordada elini tutamayip bura yazmissin.ben tlf yaziyorum.becerdigim kadar yorum yapuyorum ama tam yapmiyorum.kisa kesmeye calisiyorum.birazda bura yazmak sikinti oluyor .bildigin gibi.
    niye oyle diyorsun.pinar kotu ama iyiki suskunlar olmus ben nasil taniyacakdim asli enveri sarp akkayani.guven murati.murat yildirimi dememe gerek yok.
    her şerde bir hayir,her hayirdada bir şer vardir

Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.