Sayfa 5/119 İlkİlk 1234567891555105 ... SonSon
591 sonuçtan 21 ile 25 arası

Konu: Türkan - Bölüm Yorumları

  1. #21
    Durum:
    Çevrimdışı
    Dila61 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    10.03.2009
    Yer
    Trabzon
    Mesajlar
    645
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Post

    Merhaba arkadaslar,

    Ben bu foruma ilk defa yaziyorum, ama turkan dizisini elimden geldigi kadariyla takip etmeye calisiyorum.. cok hos ve guzel bir dizi..
    ama mallesef gec saatlerde basliyor..

    Ben orhan ve turkan ciftini cok sevdim.

    turkan bebegini dusurmesini cok uzuldum, ama kendi hatasi yuzunden dustu cunku ilk uc ay kritiekti demisti doktor. kendi de doktor bir doktor birsey diyorsa demki birsey var da diyor.. ama turkan kendinden cok esinden cok en buyuk haksizligi dogmamis cocuguna yapti bence..
    tabikide insanlari kurtarmak istiyor onlari seviyor v.s v.s ama bukadarda olmaz diyorum ve bunun bedelini kendi disinda kocasinada cektirdi ona bu aciyi yasatarak..

    sevgilerimlee..

  2. #22
    Durum:
    Çevrimdışı
    pas.si.on79 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Cezalı Üye
    Üyelik tarihi
    24.12.2006
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    5,758
    Konular
    2
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    merhabalar,
    maalesef böyle değerli bir sitenin önemli sayfasına artık fazla yazamıyorum. çok kıymetli yorumlarınızı okuyamıyorum. Ama biliyorum ki herkes Türkan ı çok seviyor.Sizin de bilmenizi istiyorum ben de çok seviyorum.

    öncelikle tatsız haberler var sanırım. gerçeği yansıtıyor mu bilmiyorum ama dizi bitiyor gibi yazılar.. ama hiç anlamıyorum. böyle önemli bir diziyi üstelik hiç de öyle seyircisini azınlayacak kadar raitingleri shareleri düşük olan bir dizi değil.isteseler diziyi başka şartlarda başka kanala yayınlatabilirler.eğer bu dizi biterse sorumluları hem yapımcı firma hem kanaldır.böyle bir dizi varken hangi diziler raiting rekorları kırıyor artık seyirciye birşey diyemiyorum.

    ancak gecenin geç saatlerinde biten bir dizi için kimse kusara bakmasın çok çok iyi bir sonuç. kıymet bilmeyenler utansın..
    geç olması beni hiç üzmüyor aksine gelen giden ev halkı vs engelleri olmadan rahat rahat izliyordum.

    neyse bölüme geçiyim.

    Türkan a kızmıyorum önemli bir projenin önemli bir noktasında bulunmak istemişti. ama ahh be Türkancığım keşke biraz yolculuktu, üzüntüydü, yoğun çalışmaydı uyarılara o üç ay daha dikkatli olsaydın da demekten de kendimi alamıyorum.

    Latife annenin üzüntüsü ve tabi herkesin üzüntüsü resmen yüreğime oturdu.Orhan ın koşmasını gördük ama acısını haftaya bıraktılar.

    Türkan ın hiç çocuğu olmayabilirdi de denilmiş.Dolayısıyla Orhanın ailesi için çocuk yapmaya gitmemiştir sözünü anlam veremiyorum. Yahu hamile ARTIK BEBEK VAR.CANLI O.. ana rahmine düşmüş.. Onun da hakları var.. kan bağı olanlarında.. (tabi belli ölçülerde) ama hiç kimse diyemez ki bebek için üzülemezler tepki gösteremezler..

    Dediğim gibi Türkanı gittiği için ben birşey diyemem.ancak keşke dr un lafını dinleseydi derim.çünkü gittiği amaç belli.kimse bunun için kızamaz.onun ötesi için gerçekten canımdan can olması lazım işte o zaman tepkim olurdu.olmazdı dersem yalan olur..baba ben olsaydım.çocukla kan bağım olsaydı böyle acı bir sonuca tepki verirdim. tabiki sınırımı da bilidim.

    Bazıları hamililiğinde hasta değilim hamileyim derler.bana pek doğru gelmez çünkü hamilelik dikkat,kontrol gerektirir.istediğinizi hiç de öyle yapamazsınız. bebeğin gelişme evrelerinde neyin ne zaman olacağını hiç bilemezsiniz.Elbette hiç birşey kaldırmayacaksın hiç bir iş yapmayacaksın herşeyden elini eteğini çekeceksin anlamında değil.. özellikle ilk üç ay daha hassas olacaksın.risklerden kaçacaksın..daha ağır şartlarda hamile çalışan anneler elbette var.onlar düşük yapmazken.(allah korusun) daha dikkatli anneler düşük yapabiliyor ama bunlar istisna vb durumlar.. Sonuçta önemli olan risk.


    tabi burda Türkanlık bir durum yok. Türkan sadece Ankaraya gidip yetkililerle görüşecekti.hani ne yalan söyleyim hamile olarak kimsenin cesaret edemeyceği yani riske giremeyeceği lepralılarla görüştü.
    ama bu Türkan farkı. Herkesten böylesini beklemek ne kadar doğru olur ki.. bilemiyorum.

    Leyla Hanım bu bölüm daha makuldu belki ama hala Türkana evlenmeden bunları düşünecektin biz babanla o yüzden evlenmene karşı çıkmıştık tarzında söylemleri beni delirtiyor. Yaaa Aliii sanki çok mu farklı olacaktı. niye ona o kadar itiraz etmemiştiniz..

    bu arada Aliye yazılan mektuplarda sıktı beni.Çünkü ben Alinin dost samimiyetine inanmıyorum. Derdi Türkanın sorunları değildi ki Türkana yakın olmak Onun sevgisini kazanmak için ONu daha çok dinliyor daha çok önemsiyordu.Orhan a olan duygular çıkınca takıldığı sadece Orhanlı yazılardı.sonrasında da şansını denedi ama baktı ki Türkan ın gönlü başkasında.(yine Aliden bahsettim ya:)

    aslında bu dizi için yazılacak çok sahneler replikler var. ama yazamıyorum.

    herkese bol yorumlar.umarım dizimiz devam ederde.bol bol yazacağımız zamanlar olur.


    edit: oyuncu dünyasından bir yıldız kaymış.. genç bir oyuncu Erkan AYdoğan Oflu hayatını kaybetmiş.Çok üzüldüm. nur içinde yatsın.

  3. #23
    Durum:
    Çevrimdışı
    m.bilmiş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    07.12.2008
    Yer
    Duyamadıkk!!
    Mesajlar
    433
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    O mayınlı araziye bende dalayım biraz.

    Bu kadar hassas bir konuda ahkam kesmek pek haddime değil.Yaşayan daha iyi bilir tabiki.Ama bende dilim döndüğünce, kelimelerim yettiğince derdimi anlatayım.

    Türkan'a niye bu kadar kızgınım?ya da diğerleri neden kızmakta ve suçlamakta haklılar?

    Kendine yıllar önce, daha talebeyken verdiği sözü tutmak istediği için çaba sarfetmesine mi?ya da kadın olduğu için hekim kimliğinin es geçilmesini istememesine mi?Birilerinin hayatının iyi yönde değişmesinde yardımcı olmasına mı yoksa değiştirdiği hayatları gördükçe dahada çok çaba sarfetmeye başlamasına mı?Kesinlikle değil.

    Ben sadece karnında yeşeren bir filizi, kocasıyla kendisinin ortak bir parçası olan bebeğini, eğer dikkatli olmazsa kaybetme riskinin yüksek olduğunu bile bile o yolculuğa çıkmasına kızıyorum.Yaptığı şeyin sonucunda neyle karşılaşacağını, kocasının ve etrafındaki tüm insanların dört gözle bebeği kucaklarına alacakları günü beklediklerini bilmesine rağmen daha dikkatli olmamasına kızıyorum.Tabiki bu durumla düz yolda yürürken ya da gece yatağında uyurken karşılaşma olasılığıda vardı.Ama o zaman ortadaki mesele sadece bebeklerini kaybetmeleri olurdu.Herkes kısmet böyleymiş der geçerdi.Kimse Türkan'a suçlayarak bakmaz, oda kendini savunmak zorunda kalmazdı.

    Kimin bu durumda canı daha çok yanar kısmına gelirsek elbette Türkan'ın acısı daha büyüktür.Bebek iki kişinin olsada içinde büyütecek, onu ilk hissedecek kişi oydu.Ama bebeği için kritik bir dönem olduğunu bile bile şansını denemek istercesine böyle bir olaya atılması kendini savunma şansını ortadan kaldırdı.Onu vicdanının yüküyle baş başa bıraktı.Kocasına ''nolur affet beni'' demesini gerektirdi.Bebeğini kaybettiği için teselli edilmesi gerekirken suçlu durumuna düştü.Ama tüm bunların böyle olmasını Türkan kendi elleriyle sağladı.Benim kızdığım ve üzüldüğüm nokta bu.

    İşte bu yüzden Orhan'ın, Latife ananın ve diğerlerinin tepki göstermede haklı olduklarını düşünüyorum.Çünkü bu bebek sadece Türkan'ın değil, Orhan ve Türkan'ındı.Kendinin ve kocasının emanetini karnında taşıyordu.Türkan kendi kaybettiğinin yanında, Orhan'ın da ne kaybedeceğini düşünmeliydi.Hem bu kadar heyecanla beklediğini bile bile..
    ''bak orhan'ı kocaman yazdırdım.
    neyse biran önce takalım,
    ismimim tenine değmesini
    istiyorum.''

  4. #24
    Durum:
    Çevrimdışı
    minikkelebek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    03.03.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    296
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Alıntı m.bilmiş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O mayınlı araziye bende dalayım biraz.

    Bu kadar hassas bir konuda ahkam kesmek pek haddime değil.Yaşayan daha iyi bilir tabiki.Ama bende dilim döndüğünce, kelimelerim yettiğince derdimi anlatayım.

    Türkan'a niye bu kadar kızgınım?ya da diğerleri neden kızmakta ve suçlamakta haklılar?

    Kendine yıllar önce, daha talebeyken verdiği sözü tutmak istediği için çaba sarfetmesine mi?ya da kadın olduğu için hekim kimliğinin es geçilmesini istememesine mi?Birilerinin hayatının iyi yönde değişmesinde yardımcı olmasına mı yoksa değiştirdiği hayatları gördükçe dahada çok çaba sarfetmeye başlamasına mı?Kesinlikle değil.

    Ben sadece karnında yeşeren bir filizi, kocasıyla kendisinin ortak bir parçası olan bebeğini, eğer dikkatli olmazsa kaybetme riskinin yüksek olduğunu bile bile o yolculuğa çıkmasına kızıyorum.Yaptığı şeyin sonucunda neyle karşılaşacağını, kocasının ve etrafındaki tüm insanların dört gözle bebeği kucaklarına alacakları günü beklediklerini bilmesine rağmen daha dikkatli olmamasına kızıyorum.Tabiki bu durumla düz yolda yürürken ya da gece yatağında uyurken karşılaşma olasılığıda vardı.Ama o zaman ortadaki mesele sadece bebeklerini kaybetmeleri olurdu.Herkes kısmet böyleymiş der geçerdi.Kimse Türkan'a suçlayarak bakmaz, oda kendini savunmak zorunda kalmazdı.

    Kimin bu durumda canı daha çok yanar kısmına gelirsek elbette Türkan'ın acısı daha büyüktür.Bebek iki kişinin olsada içinde büyütecek, onu ilk hissedecek kişi oydu.Ama bebeği için kritik bir dönem olduğunu bile bile şansını denemek istercesine böyle bir olaya atılması kendini savunma şansını ortadan kaldırdı.Onu vicdanının yüküyle baş başa bıraktı.Kocasına ''nolur affet beni'' demesini gerektirdi.Bebeğini kaybettiği için teselli edilmesi gerekirken suçlu durumuna düştü.Ama tüm bunların böyle olmasını Türkan kendi elleriyle sağladı.Benim kızdığım ve üzüldüğüm nokta bu.

    İşte bu yüzden Orhan'ın, Latife ananın ve diğerlerinin tepki göstermede haklı olduklarını düşünüyorum.Çünkü bu bebek sadece Türkan'ın değil, Orhan ve Türkan'ındı.Kendinin ve kocasının emanetini karnında taşıyordu.Türkan kendi kaybettiğinin yanında, Orhan'ın da ne kaybedeceğini düşünmeliydi.Hem bu kadar heyecanla beklediğini bile bile..

    Evet size katiliyorum.. Ayrica gercek hayatta boyle bir olay olmadigina gore simdi bu bebek olayinin boyle sonuclanmasina bir anlam veremiyorum acikcasi.. Senaristlerimiz hangi dusuncelerle boyle yazdilar cok merak ediyorum...

    Turkan Saylan eminim cocugunun hayatini tehlikeye atacak birsey yapmazdi.. hangi anne yapar ki zaten.. ??? boyle bir senaryo yazip acaba bizi Orhan Turkan ayriligina mi hazirliyorlar. hic hos bir durum degil.. biz dizi 2 bolum de sonra bitse 10 bolum de sonra bitse onlari mutlu gormek istiyoruz .. En azindan Turkan saylan'in hayatindan en onemli seyi olan cocuklarina saygi gostersinler de iki oglu oldugunu gorelim bari dizi bitmeden..

    Gercekten cok saskinim.. ne dusunce ile bolye yapildigini bi turlu anlamiyorum.. :icon_whis

  5. #25
    Durum:
    Çevrimdışı
    ipekaziz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    07.04.2006
    Mesajlar
    52,804
    Konular
    191
    Verdiği Beğeni
    174

    Aldığı Beğeni: 744

    Bahsedilme
    27 Mesaj

    Standart

    Bu mayınlı tarlaya girmek akıl işi değil ama yinede düşüncelerimi yazayım…

    Estağfurullah Zor Aga

    Siz bu mayınlı tarlada ne kadar cirit attınız..ben hiç mayına basmışlığınızı görmedim:img-wink:

    Hepimiz de doğal olarak kendi pencerelerimizden bakıyoruz Türkana…

    Tabii ki...zaten doğal olan da bu değil mi?

    Beraber çalıştığımız bayan arkadaşlardan gözlediğim kadarıyla, bunlardan hamileliğin anlaşıldığı birinci günden itibaren çok ayrıcalıklı bir yere konulup bol bol şımartılanlar da var… ki bu onlarında hoşuna gidiyor ve onlarda bunu özellikle bekliyorlar, ki ortada gerçekten sevinilecek bir durum var ve bu hoş bir olay …

    Yine bayan arkadaşlar var, eşleri ve çevreleri kendilerinin üzerine titrediği halde hamileliğin anlaşılmasından doğuma kadar normalleri neyse o çizgiyi korumaya özen gösteriyorlar ve ayrıcalık istemiyorlar, beklemiyorlar… hatta, bazıları için neredeyse trajik olan doğum olayını çok komik bir şekle sokup kahkahalarla gülüyorlar… yani duygusal basınçlara sanki daha dayanıklılar ve doğal bir olayı kendi doğasında yaşamak sanki daha hoşlarına gidiyor… bir şey diyemiyeceğim… ama bayandan bayana fark var… bırak şımartılmayı, o saate kadar tarlada çalışıp yine orada doğum yaptıktan sonra bebeğini sarıp sarmalayıp evine dönen kadında var… bunada girmeyeceğim… bunları tartışmak beni aşar…


    Evet...sahiden de var böyle farklı tiplemeler...kimisi aynı şartlarda, hiç birşey olmamışcasına devam eder yaşantısına....
    Kimisi bir porselen bebek edasında dolaşır ortalıkta...sanki "ben kimsenin başaramadığını başardım, bakın, hamile kaldım, herkes benim önümde eğilmeli, dünya artık sadece benim etrafımda dönmeli" tonlamasında, bir Hürrem Sultan tavrındadır

    Yanlış olabilirim, ancak, bizim gördüğümüz Türkan, daha çok ikinci kategoriye giren bir karakter çizdi şu ana kadar… çok bilinçli, çok şuurlu, ne isterse kendisinden isteyen ve kendisine yeterli birisi… bu anlamda Türkan karakterinin doğru yansıtıldığını düşünüyorum…


    Kesinlikle haklısınız....sahiden de Türkan budur...hem dizinin taa en başındanberi bize tanıtılan...hem de bana göre gerçek hayattaki Türkan Saylan kimliğine en çok uyan...

    Böyle bakınca da her kadının düz yolda bile başına gelebilecek bir düşük olayının , gerek Türkan, gerekse Türkanı yazan Senaristin idamı için yeterli sebebi oluşturmadığını düşünüyorum… bırak Ankaraya gitmeyi, hiçbirşeyden geri kalmayıp resmen tırmanmaya gidenler var… ayrıca o zamanlar Kağıthane yolları eminim köy yollarından daha berbatmıştır diye düşünüyorum…



    Yahu burada da çok haklısınız Sevgili Zor Aga...sahiden de her kadının düz yolda değil, 9 ay istirahat ederek yattığı hamileliğinde bile başına gelebilir...zaten Latife Anne'de dedi ya, kendiliğinden düşseydi, kader, kısmet der, geçerdim diye...aynen öyle işte...

    Ama öyle olmadı...öyle olmadı ki..sizde zaten yazmışsınız Çok Sevgili Zor Aga "Türkan şartları zorlamıştır"


    Tamam Türkan şartları zorlamıştır ve bir riski göze almıştır… o riskin bedelinide en ağır ödeyen kişidir… ruhundaki o yara muhtemelen mezara kadar onunla birlikte olacaktır… ancak hayat kimseyi geçmişte bırakmıyor… beğensenizde beğenmesenizde sizi sürüklüyor, ve dün kaybettiğiniz bebeği yarın elinize veriyor…


    Hiç tartışmayacağım bir gerçek var ortada...bu kayıptan Türkan'dan daha çok zarar görmüş, yara almış hiç kimse yoktur...çünkü O ana'dır.....evet hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren davranışlarından, hareketlerinden "ana" olmanın ciddiyetini tam olarak kavrayamamış olduğunu gayet net görebilsek dahi, içgüdülerinin, hormonlarının, vücut dilinin ve daha bir çok görünmez, elle tutulmaz kavramın kendisine çatır çatır hissettirmeye başladığı gibi artık Türkan bir Ana'dır...en kötüsü de yavrusunu kaybetmiş bir Ana'dır...hemde daha kucağına bile alamadan...kokusunu bile duyamadan....hem de en kötünün daha da kötüsü : yavrusunu kaybetmekte en büyük suçlu bizzatihi kendisidir....işte bundan daha büyük bir ceza olamaz

    Olayı küçümsemiyorum… ama bu boyutta abartmayıda anlayamıyorum… Orhan ve ailesinin kırılan hayallerinin de Türkanın idamı için yeterli sebebi oluşturmadığını düşünüyorum… Türkan oraya Orhanın ve ailesinin bebek hayallerini gerçek yapmak için gitmemiştir… bebeği olmayabilirdi de… o zaman ne olacaktı…?


    Olay zaten küçümsenecek gibi değil

    Ama ben bu boyutta bir abartma da göremiyorum...Ne var biliyor musunuz Orhan da çocuğunu kaybetti.....O da bir baba adayıydı....henüz ana rahmine düşmeden sevmeye başladığı, yavrusunun ismini bile koyduğu (Alibik)

    Ve Türkan'ın karnında olduğunu öğrendiği dakikadan itibaren yavrusunu bir 3.şahıs olarak, bir birey olarak kabul eden, onunla sohbet eden, "baba" seslenmelerinde kendini dünyanın en güçlü insanı gibi hisseden, ayna karşısında prova yapan, en önemlisi yavrusuna iyi bir gelecek sağlamak için, yüzünü kızartıp arkadaşından borç isteyip, muayenehane açmaya kalkan....

    Türkan, tabii ki o eve Latife Hanımla, Nuri beyin torun hayallerini gerçeğe çevirmek için tabir-i caizse "damızlık" olarak gelmemiştir....
    Türkan o eve, Orhan'ın eşi sıfatıyla, Orhan'la bir ömür paylaşmak için gelmiştir... gelmeden önce Orhan'ın bebek sahibi olma konusundaki hevesini gayet iyi bilerek, hatta inanmayacaksınız ama, kendisi de "bir gün ilerde bebek sahibi olmayı isteyerek"...

    Türkan'ın bebeği olmasaydı ne olacaktı? Sizce ne olacaktı

    Orhan "bre gafil, sen kısırsın" diyerek Türkan'ı boşayacakmıydı?
    Ya da Latife Anne, eski Türk filmlerindeki Aliye Rona kıvamında "oğlum bu kız döl tutmuyor, boşa bunu" mu diyecekti....:img-hystesanmam..o yüzden olayı bu tarafa dramatize etmesek:img-wink:



    Haaa bu arada kayın ve maun ailesi torun diye yanıp tutuşmaktadırlar...lakin bundan Türkan'ın hiç haberi olmamıştır...çünkü Latife Hanım'da, Nuri Bey'de gelinlerini bu tür bir baskı altında tutacak tıynette olmadıkları için, oğullarının ve gelinlerinin mahremine saygı gösterip, torun hayallerini gece yatak odalarına çekildiklerinde sessizce dillendirmektedirler..Nuri Bey en fazla, Latife Hanım'a "hanım sor bakalım Türkan'a gelen giden var mı?" demekte, Latife Hanımda "sus bakalım Nuri Efendi, sen karışma onların işine, ikiside okumuş etmiş koskoca insanlar, ne zaman ne yapacaklarını bize soracak değiller ya, sus, sus da kızın kulağına falan gider, üzülür sonra, haydi sen uyumana bak" diyerek susturmaktadır

    O halde bu durumda "Türkan oraya Orhanın ve ailesinin bebek hayallerini gerçek yapmak için gitmemiştir" gibi bir cümle kurmak neredeyse mayın tarlasında mayına basmak gibi geliyor bana:img-wink:

    Türkan'ı idam eden falan yok...sadece yaptığı yanlış yüzünden kendisine kırgınlıklarını ilân ediyor insanlar....eeee etmeseler çatlarlar zaten...şahsen ben çatlarım


    Kaldıki en büyük hayal kırıklığını yaşayan Türkanın olmadık tepelenmeye değil fakat teselliye ve şefkate ihtiyacı var…

    Hamile kalan bir kadın hayata ve ideallerine mola mı vermelidir…?

    Kadın olmak yarım olmakmıdır…?


    Türkan'a şefkat gösterecektir Orhan....ama bunun için önce kendini tamir etmesi gerekir

    Eğer Türkan düz yolda yürürken bebeğini kaybetseydi, eyvallah

    Ama Türkan henüz bir gün önce kendisi gibi doktor olan bir arkadaşından hamileliğindeki riski gayet net öğrenmiş olmasına rağmen, şansını zorlayarak bebeğini kaybetmiştir....yazıktır...günahtır...ve evet en çok bebeğe sonra Türkan'a , ama sonra da Orhan'a yazıktır...

    Kadın olmak yarımlık değilidr...ben hamileyken eşşek gibi çalıştım...son 4 hafta kalana kadar...hiç bir şey de olmadı...kızım 55 cm doğdu, 3kg950gr
    ama bana doktorum "rahim duvarın çok ince, hamileliğini ağırlıklı olarak istirahatle geçireceksin" deseydi yatardım...inanın
    Haaa sen kendini koskoca Türkan Saylan'la mı karşılaştırıyorsun...bre kendini bilmez diyebilirsiniz...ama estağfurullah...hâşâ....öyle şey olur mu hiç?

    ben kendimi Türkan diye bir anne adayıyla karşılaştırıyorum sadece...hepsi bu

    gördünüz mü ne mayına bastınız, ne de başka bir şeye...

    Çok saygılarımla:img-wink:

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Türkan
    By sbuffy in forum Türk Sinemasından Film Tanıtımları
    Cevaplar: 54
    Son Mesaj: 25-05-11, 17:50
  2. Türkan - Bölüm Özetleri
    By nurselci in forum Türkan
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 13-04-11, 14:23
  3. Türkan - Bölüm Resimleri
    By ^^seqer^^ in forum Türkan
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 31-01-11, 18:24
  4. Türkan - Bölüm Yorumları (3)
    By ipekaziz in forum Türkan
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 15-01-11, 00:02
  5. Türkan - Bölüm Yorumları (2)
    By mause in forum Türkan
    Cevaplar: 999
    Son Mesaj: 20-12-10, 16:34

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.