Alıntı ArShi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dizi için final kararı alınmış. Eminim 9. Bölüm için yazılan senaryo da final bölümü için yazılan bir senaryo da değildir. Umarım yanılırım. En azından bir sona bağlayabilirler. Artık ne kadar bağlayabilirlerse...


Bu dizide birçok sıkıntı vardı. Öncelikle tür konusunda... Polisiye-gizem olarak başladı. Ancak dizi; bu hat üzerinden yürüyemedi. İnsanlarda; merak, heyecan, gizem duygusunu oluşturmayı başaramadılar. Oysa: "Katil kim acaba?" sorusunun yanıtını; deli gibi arayan bir izleyici kitlesi oluşturabilirlerdi bence...


Senelerce; fiziksel ve psikolojik şiddet görmüş bir kadının hikâyesini de, olması gerektiği biçimde işleyemediler bence... Hemen aşk hikâyesi oluşturup, çift yapma üzerinden gidilmeye çalışıldı ki, bu da Elif karakteri açısından bence ciddi bir hataydı. O konuda her şeyin adım adım gitmesi gerekirken, Elif'i; Bahadır ile koşuya çıkardılar. Oysa ki, tüm bu travmaları yaşamış olan bir kadın için; yeniden bir erkeği sevmek, güvenmek, ona dokunmak çok ciddi ve uzun süreçlerden geçmeyi gerektirir.


Caner Bey'in oyunculuğunu çok beğenirim. Ona asla laf söylemek haddime de düşmez. Ben dizide sadece karakterleri değerlendirebilirim sadece... İzlerken yaptığım şey de bu...


Bu minvalde, ben; Bahadır karakterinin de doğru şekilde oluşturulamadığını düşünüyorum. İlk bölümdeki tavır ve davranışları; beni oldukça rahatsız etmişti mesela... Benim gözümde; Bahadır'ın, karşı pencereden Elif'i gözlemleme halinde bir sıkıntı vardı. Orada ben kendi adıma: "Yahu bu kıza ne eziyetler ediliyor orada, çok yazık!" diye endişeyle, evhamla, korkuyla orayı izleyen bir adamdan çok, Elif'e alıcı gözlerle bakan bir adam gördüm. Kocası ortadan kaybolduğu anda da, sürekli kızın kapısına gelip, içeri girmek için bin bir türlü ısrarda bulunması da beni karakterden feci şekilde itti.


Arkasından da Kenan ile Elif'i sürekli gözetleyen, onları birlikte gördüğü için elindeki bardağı paramparça eden bir karakter izlemiş olmak da beni rahatsız etti. İlk iki bölüm için bu karakterin bu şekilde sunulması benim tarafımdan Bahadır karakterinin üzerinin çizilmesine neden oldu. Çünkü hareketleri; bana normal ve sağlıklı gelmedi.


Kenan karakteri ise; ayakları yere basan, daha sakin-selim, daha istikrarlı, önce karşı tarafı dinleyip anlamaya çalışan, dürtüsel tepkiler vermeyen, seneler içinde yaşadıklarının verdiği deneyimler sayesinde öfkesini kontrol altına almayı öğrenebilmiş bir karakter olarak; bana çok daha fazla makul geldi. Özellikle de Elif gibi, ağır travmalar yaşamış olan bir kadının; yaşadıklarını anlamada ve almış olduğu derin yaralarını sarması konusunda, ona bu anlamda yardımcı olabilecek ve elinden tutup, yukarı çıkmasında; Kenan'ın, ona destek olabilecek daha sağlıklı bir karakter olduğu fikrindeydim. Ancak Kenan ya da Bahadır fark etmez, Elif için; bir aşka yelken açma konusunda henüz çok çok erkendi bence...


Dizide nefes aldıran sahnelerin ve karakterlerin olmaması ise; bence bu dizinin sonunu getiren en önemli faktörlerden biriydi. Üstteki yorumda bu konuda yorum yazan arkadaşın yorumuna sonuna kadar katılıyorum. Evdeki hizmetliler dahil; dizideki herkesin entrika çeviriyor oluşu, herkesin başka bir hesabının oluşu, sürekli fitne-fesat olan, içi kötülük, kıskançlıkla dolu art niyetli karakterlerin tüm diziye yayılmış olması; bir dizi için doz aşımıdır. Bir dizi içinde; mutlaka nefes aldıran, insanların yüzünde tebessüme neden olan, iyi niyetli karakterlerin de olması şarttır. En ağır dramı ve/veya entrikayı merkez alan dizilerde bile, bu; çok önemli bir faktördür ve o nedenle de, bu tip karakterlerin de senaryoda olmasına özellikle özen gösterilir. Ama bu dizide; tek bir tane bile, bu yönde değerlendirebileceğimiz türden iyi ve nefes aldıran karakter yoktu. İzleyiciyi; entrikaya bu kadar boğarsanız, sonunda yere de çakılırsınız maalesef...


Dizinin temposu, kurgusu, sürükleyici olmasını sağlayan unsurlar maalesef ki bu dizide fazlasıyla eksik ve aşağıda kaldı. Dizinin; polisiye türünün hakkını, dramanın hakkını, entrikanın bile hakkını tam anlamıyla veremediğini düşünüyorum. Yani, dizi; kendi hedef kitlesini bir türlü oluşturamadı. Çünkü; kendisi de hangi hedef kitleye hitap edeceğine karar verebilmiş değil gibiydi. Ondan biraz, bundan biraz koyalım da; ortaya karışık olsun diyerek olmuyor işte maalesef...


Aslında çok daha büyük başarılara imza atabilecek ve çok daha güzel bir şekilde işlenebilecek bir konusu varken; çok yazık oldu. Üzüldüm gerçekten. Onca emeğe yazık olduğu için üzülüyorum. Yine de ekibe, oyunculara, vb. teşekkürler... Yolları açık olsun.
Yorumunuza katılıyorum. Yaptığınız yorumla çok önemli konulara değinmişsiniz. Tebrik ederim. Bende bu yapımda emeğe yazık olduğuna inanıyorum. Bencede çok başarılı bir şekilde işlenebilecek kendine öz güzel bir konusu/hikayesi varken olayları kilişeleştirerek diziyede ve emeğede yazık ettiler. Onlarda senaristlerde, dizide emeği geçen hiç kimse sonuçta bu işe emek verdiler ve böyle olmasını tabiki istemezlerdi belki ama...olan oldu ve sonuç...FINAL

Şunuda eklemeden yapamayacağım. Belki birileri sesimi duyarda bu işkencede biter artık. Lütfen artık dizilerde başroloyuncusu kadın veya erkeğe dizideki bin kişi yani herkes aşık olmasın, o aşık olunan kadın yada erkek dünyadaki tek melek gibi davranmasın. Dizideki tüm kadınlar ve erkekler kötü ama sadece o kadın veya erkek çok iyi, akıllı, sevimli, melek gibi, başarılı olup hemende birdenbire güçlü ve zengin oluvermesin. Çok mantıksız oluyor bu tip senaryolar. Çünkü gercek hayatta böyle şeyler olmuyor.

Ayrıca lütfen dizilerdeki kadın karekterleri komşunun karısına kızına saklı gizli bakıp sonrada namus bekcisi gibi davranıp, ona buna saldıran, kimin sesi daha çok cıkarsa o haklıdır gibi bağıran öfke kontrolü olmadan davranan, bıyık altı sinsi sinsi gülen, Bahadır misali tiplere aşık etmeyin. O tipler gercek hayata öfke kontrolleri olmadığından güya sevdikleri aşık oldukları eşlerini ve çocuklarını öldürüyorlar. O Tipler evi terk eden eşlerini geri getirmek için cocuklarını rehin alıp, cocukları eşlerine karşı kulanan hatta eşlerine hiç unutamayacakları ceza vermek için cocuklarını öldüren yani haberlerde sık sık karşılaşdığımız hasta tipler. Malesef bizim insanlarımızın sevdiği namuslu gibi gördükleri tip erkekler.

Ayrıca lütfen senaryo gereği dizide suç işleyen karekterleride sürekli dizide hapis cezasından kurtaran senaryolar yazmayın. Yani gercek hayattada malesef o dizideki karekter yapıyor, bende yaparım ne olacak sanki banada birşey olmaz zihniyetinde insanlar var ve bu zihniyetindeki insanlar malesef gittikce coğalıyorlar. Yani dizilerdeki karekterler daha mantıklı bir şekilde yazılsın ve işlenilsinki mesela erkeğe ve en önemliside yaşlıya, kadına, cocuğa ve hayvanlara yani güçsüze şiddet konusu işlenirken kötüler cezasız kalmasınki seyircilerde şuç işlendiğinde hiç olmazsa diziler sayesinde bir cezanın olduğunu öğrensinler.


Lütfen dizilerde aksiyon sahnelerini gercekci çekemiyorsanız gercek gibi göründüğü sahneye kadar yayınlayın. Gercek görünmeyen sahneleri kesin, yayınlamayın komik oluyor.