Alıntı trueblue Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Vadi kızı canım her insanın seçimi ve yaptıkları bir olmuyor. Benim Anneannemin Annesi 1899'da 14 yaşında iken Ege'deki çok zengin bir ailenin 16 yaşındaki tek oğluna gelin gelmiş. Büyük dedemin kardeşleri bebek veya çocukken öldüklerinden annesi babası onu çok genç evlendirmişler. O da ölürse geride torunlarımız kalsın diye. Büyük dedem ani bir hastalıkla ölünce, Büyük ninem 17 yaşında iken iki çocukla dul kalmış. Aradan 5 yıl geçince Büyük Ninem'e Kayınvalidesi ve Kayınpederi "Kızım sen gençsin seni evlendirelim." demişler. O da "Ben evlenmem. Benim iki çocuğum kocamdır.Beni illa evlendirecekseniz babamın evine dönerim." demiş. Onlarda "Başımızın üstünde yerin var, biz soralım da evlenmezsen sen bilirsin ama vebalin bizde kalmasın." demişler. Aslında büyük büyük dedem ile büyük büyük ninem gelinlerini evlendirseler bile damadı iç güveysi alacaklarmış. Zaten nikahlayacak başka oğulları olmadığından uygun bir damat adayı bulup onunla evlendireceklermiş, Zaten Gelinleri evin kızı olmuş, hem torunlarını gözlerinin önünden ayırmak istememişler. Ama Büyük ninem evlenmemiş ve çocuklarını büyütüp evlendirmiş ve torunlarını görmüş ve genç yaşta vefat etmiş.

Bu seçim zamana, çevreye ve kişiye bağlı bir olay. Bu zamanda büyük şehirlerde kocası ölen, boşanan kişiler tekrar rahatça evleniyor çünkü kimse bu durumu ayıp karşılamıyor.

Eski Mısır uygarlığının ilk zamanlarında Firavun ölünce hizmetkarlarına kadar herkesi öldürüp onunla gömerlermiş.Ya da Hindistanda kocası ölen kadını kocası ile beraber yakarlarmış ki başka bir erkek ona dokunmasın diye. Artık 21. yüzyılda yaşıyoruz. Kocası ölen kadın istiyorsa tekrar evlenebilir. Bu her kadın veya kızın başına gelebilir. İsteyen tekrar evlenir. Bizim Ege'de bir laf vardır. Gelin ata binince " Ya Nasip! Ya Kısmet!" demiş. Yani kimin başına ne geleceği belli olmaz. Bu durum bizim başımıza gelse evlenmeme diye baştan söz verebilirmiyiz? Söz verilse bile ne kadar tutulur orası başka konu.

Selva da aradan geçen yıllarla artık kendine gelip yeniden aşık olmak, evlenmek istiyor. Buna karşı çıkılacak bir durum değil. Cemal, Selva'yı karısı olarak görmek zorunda değil. O da evlenmek aile kurmak ister. Bu da normaldir. O zaman hem Selva hem Cemal kısmetlerini arayacaklar. Olması gereken budur bana kalırsa.
melek dıyebılırsın adım melek
aynen durumu ğöre değışıyor farkındayım ama
selvanın durumu farklı kocasının kardeşı ıle evlendırıldı ben selvanın
yenıden evlenmesıne sevmesıne karşı değılım sevebılır evlenebılır bence kocasının kardeşı olamaz ğönül bu tamam ama bence cemal ne olursa olsun
selvayı kardeşı olarak gördü ve ğörmeye devam edecek
ama selvanın davranışları öyle değıl sankı cemalın karısı olarak o eve ğelmış
ğıbı davranıyor aılenın okadar yaptığını unutup çekıp ğıtmesıne kızyorum ben