Sayfa 155/167 İlkİlk ... 55105145151152153154155156157158159165 ... SonSon
834 sonuçtan 771 ile 775 arası

Konu: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

  1. #771
    Durum:
    Çevrimdışı
    serebra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    25.03.2009
    Yer
    Uzaklar diye bir yer
    Mesajlar
    22,463
    Konular
    16
    Verdiği Beğeni
    289

    Aldığı Beğeni: 618

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

    Vatanım Sensin'in Hilal'ini neden seviyoruz?

    Dizici Bağyan

    Dizinin ilk bölümünden beri izlemekteyim, sıkı bir takipçi olunca bazı karakterleri de çocuğumuz gibi sahipleniyoruz. Fazla benimseyip, "Keşke gerçekten var olsa!" diyoruz. Hilal'in yeri pek ayrı bende... Bu birçoğumuz için böyle, biliyorum. Sevilmez mi böyle güzel yürekli biri? Böyle vatanperver, böyle güçlü bir karakter? Vatanım Sensin'de Miray Daner'in hayat verdiği Hilal karakteri neden bu kadar sevildi peki? Fazla uzatmadan, sadece beş madde ile Hilal...

    1- Vatanseverliği!

    Bağımsızlık mücadelesinde erkekler kadar kadınların da ne derecede önemli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Hilal de o önemli kadınlardan... Genç yaşına rağmen korkusuz ve cesaretli biri Hilal. Vatanına olan aşkı ise ilk sırada onun için. O, önemli bir meselede en önde koştu hep, planlarıyla kurtardı çoğu zaman, "Canımı bile veririm!" dedi. O, idam sehpasında narin boynunda kalın ipler varken bile bağıra bağıra, büyük bir gururla "Vatan sağ olsun" dedi! O, yazılarıyla halka öneride bulundu, sert bir üslupla düşmanı eleştirdi, zafer kazanınca ordusunu övdü, kendine hep güvendi, o korkusuz Halit İkbal'di!

    2- Edebiyata olan düşkünlüğü ve Leon'la olan tatlı atışmaları...

    Halit İkbal adıyla gazetede yayınladığı o meşhur yazılarını biliyoruz. O yazılarını nasıl bir vakitte, ne tür bir ortamda yazdığını da biliyoruz. Masasına oturup, kaşlarını çatışını, o kuvvetli kalemiyle bütün duygularını kağıda döktüğüne de defalarca şahit olduk. Bundandır yazılarını okuyan herkesi etkilemesi ve kendine hayran bıraktırması...
    Geçen sezonu hatırlıyorsunuz değil mi? Aşkın ilk kıvılcımlarını? İçinde büyüyen o sevgi yumağını örtmeye çalışırken dilinden dökülen "Memleket bu haldeyken aşk mı olurmuş!" bahanesine sığınışını... "Vatanperver bir Türk kızı düşmanına, bir Yunan Teğmene nasıl aşık olur?" diye içerleyişini... Memleket tam da o haldeyken aşık oldular birbirlerine. İtiraf gecikti, atışmaları arttı. Atışmalar arttıkça biz de onların edebi yönüne hayran kaldık. Keşke arada izlesek yine böyle sahneler... Olsun gerçi, biz onların aşkını her şekilde seviyoruz!

    3- Elbette aşk!

    Onlar zıttı birbirlerine... Eee, biri Yunandı, biri Türk. Birinin memleketi işgal altındaydı, diğeri işgal etmişti. Dinleri de farklıydı, kültürleri de, ırkları da... Belki de bundandır uzaklaşmaya çalıştıkça hep birbirlerine yaklaşmaları... Sadece zıt kutuplar birbirini çeker teorisi de değildi onları birbirine yaklaştıran. İkisi de aynıydı aslında. İkisi de tamamlıyordu birbirini. Hilal'in mavi gözleriyle bakması yetiyordu aslında Leon'un erimesine. İkisi de toydu, Hilal daha önce böyle sevilmemiş, Leon ise böyle tutkulu sevmemişti. Aşkı birbirlerine öğretiyorlardı. Hep sevdiler, hiç vazgeçemediler, ay ışığının altında "Evet!" dediler, "Dinim aşktır benim" dedi Leon... Onlar çoğu şeyi birlikte öğrendiler.. Evet, memleket o haldeyken en güzel aşkı da onlar yaşadı. Biz onların birbirini sevişlerini sevdik. Ne de olsa insan sevmeyen memleketini de sevemezdi.

    4- Her zaman güçlü duruşu!

    Savaşın içinde doğan bir kız düşünün. En büyük gurur duyduğu şey babasının başarılı bir asker oluşuydu o dönemler... Kahramanıydı babası, minik bir serçeydi babası için. Sonradan babasının bir "Yunan" olduğunu öğrense bile, sevmekten vazgeçmedi. Karşı gelse de babasına, bağırsa da yüzüne, "Sen benim babam değilsin, benim babam hain olamaz!" dese de babasıydı o onun... Cevdet de onun gözlerindeki o deliliği seviyordu, onu cesur ve cesaretli gördükçe gurur duyuyordu aslında. Dedik ya güçlüydü Hilal. Hasan abisi kaybetse de, gözlerinin önünde kendi milleti öldürülse de, vatanı işgal edilse de, boynuna ip geçirilse de, annesini öldü sanıp, sevdiği adam için endişelense de, bazen küçük bir serçe gibi çırpınsa da o güçlüydü. Belki de bizi en çok bu özelliği etkilemişti.

    5- Dik başlı, kararlı ve yardımsever oluşu!

    Hilal güçlü, Hilal cesur, Hilal hem dik başlı hem de kararlı biri. Savaşçı da... Kalbi memleket sevdasıyla yanan, gözü kara bir genç. Aynı zamanda da yardımsever ve iyi kalpli. Bazen de küçük bir kız çocuğu. Hilal'in bugüne kadar neler yaptığını, nasıl yardımlar ettiğini birçoğumuz biliyoruz. Televizyon tarihinin en güzel karakterlerinden Hilal. Hem vatanperver, hem yazar, hem aşık, hem de iyi bir evlat! O, örnek alınması gereken biri. Böyle bir karakteri izlediğimiz için burdan emeği geçenlere de teşekkür edelim. Ve en büyük teşekkür elbette Miray Daner'e... İyi ki hayat vermiş, iyi ki "Evet" demiş. Mavi gözleri, kocaman yüreği ve kusursuz oyunculuğuyla gönlümüzü çoktan çaldı bile... Emeklerine sağlık!




  2. Beğenenler;
    hileonidas (04-06-18), kirmizi su (02-06-18), pinkybluedream (03-06-18)

  3. #772
    Durum:
    Çevrimdışı
    *serap* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    16.10.2008
    Yer
    Azize❤Cevdet=BH
    Mesajlar
    18,921
    Konular
    9
    Verdiği Beğeni
    107

    Aldığı Beğeni: 151

    Bahsedilme
    8 Mesaj

    Standart Cevap: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

    Mesut Yar'da bugünkü köşe yazısında AzCev'in öleceğini ima etmiş, tabi şu durumda kimse kurtulacaklarına olanak vermiyor asıl böyle bir durumda ölmezlerse daha büyük mucize olur öyla planlar ters köşeler yaparak kurtulabilirler son anda bakarız mutlu son, ben anamızı ağlatacak olmalarına bile razıyım zaten final bölümünün ilk sahneleri Azize'ye işkence sahneleriyle başlar kesin de sonu hayırlı olsa bari senaristlerden çok şey beklediğimin farkındayım ama beklentilerim bunlar


    HADİ AMA ÇOK BEKLEDİK

    “Vatanım Sensin”de (Kanal D) son iki bölüme girdik girmesine de dizi takipçisinin en büyük arzusu bir türlü gerçekleşmedi...

    Bana gelen ya da dizi hakkında konuştuğumuz fikirlerden hareketle izleyici ekranın bir yerinden yüzünü gösterecek ve cümleten “çok yaşa” denecek bir Mustafa Kemal Paşa bekliyor...

    Hakikaten de bu türden bir kavuşma anını dizinin sonuna saklayıp (tamamen atıyorum) vatan için canını feda eden Cevdet ve Azize’nin yasını hafifletmeyi filan düşünüyorsanız yapmayın...

    Dizi izleyicisi coşkuyu da yası da ayrı yaşamayı tercih ediyor. Hadi şimdi bir mutlu son yazın lütfen!

  4. Beğenenler;
    cemre288 (03-06-18), melek650 (03-06-18)

  5. #773
    Durum:
    Çevrimdışı
    GoodMood - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    26.12.2012
    Mesajlar
    831
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    100

    Aldığı Beğeni: 37

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

    Sevgili senaristlerimiz yine 2 hafta üst üste güzel bölüm yazamama geleneklerini sürdürerek beni şaşırtmadılar. Bölümün iyi olmamasını geçtim finalden önceki bölüm olarak bakınca çok kötüydü... Gerçek anlamda etkilendiğim iki sahne oldu sadece zindandaki Cevdet-Filipos konuşması ve Cevdet'le Azize'nin karşılaştıkları son sahne... Halit Ergenç ve Bergüzar Korel... :img-hi:

    Bölüme dair hemen her şey fragmanda, özette vs. verilmişti zaten; Cevdet'in yakalanacağını da, Leon'un Azize'nin başına silah dayayacağını da, kızların İzmir'den kaçmaya çalışacağını da biliyorduk. Hatta sevgili bhr94 de bahsetmiş; setten gelen fotoğraflar sayesinde kızların Rum bir ailenin evine sığınacaklarını bile biliyordum, o sahneyi izlerken bile "şimdi ne yapacaklar" demedim... Azize ile Leon'un da kızlarla Yakup'un da nasıl kurtulacağını bilerek izledim sahneyi, doğal olarak da heyecanlanmadım, meraklanmadım...
    Bölümün başından sonuna kadar bir ters köşe bekledim. Hani o kadar yazılar yazıldı bilmem ne ya onu da geçtim ben haftaya final her şey bu kadar açık ve beklenir şekilde ilerlemez diye düşündüm ama öyle oldu... Bu yüzden finalle ilgili beklentilerimi ne seviyede tutmam gerektiğinden de emin olamıyorum. DD:
    Finalde göreceğimizden emin olduğum tek şey; Azize-Leon sahnesinin planlanmış olduğu... Daha sonra flashback vermek için devamını göstermeseler de saklandıkları yerden ayrılmadan önceki konuşmalarından belliydi bu. Muhtemelen kaçarken de Azize ile Leon bilerek ayrıldı kızlardan, o konuşmadan beri planları sadece kızları yollamaktı... İçten içe işin Cevdet boyutunda da bir plan olduğunu düşünüyorum, ayrıca Filipos'un elinden kurtulmak için bir planları olduğuna da inanmak istiyorum... :865323


    Genel anlamda sezonun başından beri en çok canımı sıkan şeyi daha önce yazmıştım: Önemli meseleleri görmezden gelmek için harcanan çaba ve sürekli işlenmesi gereken konuların geçiştirilip oyalanacak başka karakterler/konular bulunması... En yakın örnek geçen hafta Aleksi, bu hafta da Filipos üzerine çok fazla sahne yazılması. Bölüm sonunda öldüğü ve bölümün geneli bu haftaya göre çok daha iyi yazıldığı için geçen haftaki Aleksi sahnelerinden daha az rahatsız olmuştum doğrusu ama finalden 2 hafta önceki bölüm için işlenecek onca konu varken o da fazlaydı sonuçta. Bu hafta da aynı durum Filipos sahnelerinde vardı. Üstüne diğer sahneler de özensiz ve parça parça yazılmıştı dolayısıyla etkileyici vedalaşma sahneleri, savaş sahneleri, planlar hatta ters köşeler beklerken Filipos'un uzun tiratlarını dinlemek beni de sıktı.


    Hilal konusunda da Hilal&Leon konusunda da aslında hemen herkes aynı şeyleri söylüyor. Sebeplerinin farklı olduğu düşünülse de sonuç değişmiyor... Kendi adıma özellikle son bölümlerde Hilal'e yazılan pek çok şeyin bana mantıklı gelmediğini ve birkaçı hariç bu sezonki Hilal&Leon sahnelerinin ilgimi çekmediğini daha önce de yazmıştım hala da aynı şeyler geçerli benim için.


    Bu sezon dizideki herbir karakter, herbir çift yazılabilecek bir sürü hikaye, sahne vardı fakat yazılmadı. Hangi karakteri, hangi çifti severse sevsin bu konuda eksik hissetmeyen bir izleyici bile olduğunu sanmıyorum ben; kimsenin beklentileri tam olarak karşılanmış değil. Sadece karakterler ve çiftler için de değil ayrıca, aynı durum milli mücadele için de geçerli… Şahsen en çok üzüldüğüm nokta da bu...


    Bölüme dönersem; Yıldız&Yakup sahnesindeki replikleri ben de sevdim. Bu ilişkide izleyemediğimiz çok şey olsa da özellikle son bölümlerde güzel sahneler, replikler yazıldığını kabul etmeliyim.

    Alıntı cemre288 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    * İlk sahnede, Yıldız'ın Yakup'a sarılarak sığınması çok güzeldi. Saniyelik bir an olsa da, o teslimiyeti, güç alma isteğini, hayata tutunmasını fazlasıyla hissettim.

    * İkinci sahnede birbirini ruhen tamamlamış bir çift vardı. Yakup'un ruhunu okuyan, kalbinin içini gören Yıldız'ı çok sevdim.

    Yakup ''Sarılırsam bırakmam'' diyerek Yıldız'dan ayrılmanın ne kadar zor geldiğini anlatmış oldu.

    ''Senin sözlerin olsun bana yeter.'' Ne güzel bir cümledir bu...Yakup'un Yıldız'ın hayatındaki konumunu ne güzel belirtmişler.
    Bahsettiklerinize aynen katılıyorum. Yakup sezonun başında yaşamaktan bile utanç duyan bir karakterdi, "En güzeli zafer günü ölmek" diyordu çünkü görevinden başka bir şey düşünmüyordu. Yıldız'ı sevdiğinde bile uzun süre bunu göstermedi hiçbir şey söylemedi içinde yaşadı. Onun için her şeye görev icabı olarak bakmak, susmak, bir şeyleri gizlemek çok kolayken hissettiklerini birine açmak ve Yıldız'ın görev olmaktan çıktığını kabul etmek çok zordu çünkü... Bu yüzden Yakup'un "Meslek icabı susmak gizlemek huyum olmuş" sözü ve Yıldız'ın cevabı -Seni anlamam için sustuklarını dinlemem gerek.- da çok değerliydi benim için.
    Yakup-Vecihi konuşması da güzeldi. Yakup'un biraz zorla ve üstü kapalı da olsa çalgıcılarla konuşmalarını düşününce bu konuda Vecihi ile de aralarında bir konuşma geçmesini bekliyordum kaç haftadır. Dediğim gibi Yakup için bu konuda konuşmak hep çok zordu bu yüzden "Biz de sevdayı öğrenme aşamasındaydık ama harp yollarımızı ayırdı" ve "Vatan bir kurtulsun da inşallah kavuşacağız" demesi hatta sadece Vecihi'nin anlattıklarını bakışlarıyla onaylaması bile çok anlamlıydı...


    Alıntı cemre288 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Son sahnede , Hilal ve Yıldız'ın konuşması da çok güzeldi.Yıldız olayları muhakeme ederek hareket ediyor. Hilal dinlemeyi reddeden uzlaşmasız tavrını yine sergiledi ama Yıldız çok güzel bir değerlendirme yaparak neden gitmeleri gerektiğini çok güzel açıkladı. Çok beğenim bu kısmı.

    *** *** ***

    Yıldız ve Leon'un o kısacık konuşması beni çok mutlu etti. İkisinin bir normalleşme süreci geçirmesi gerekiyordu. Nuran Hanım'ın saçma kurgusunu bu yönden de tamamlayan senaristlere teşekkür ederim.
    Yıldız'ın olayları ve sonuçlarını tartarak gitmeye karar vermesini ve Hilal'e durumu açıklamasını sevdim ben de.
    Yıldız ile Leon arasındaki normalleşme beni de mutlu etti. Yakup zindanda iken Yıldız'a Leon'un yardım etmesi de bu yönde bir adımdı.
    Senaristler sezon boyu çoğu şeyi gerektiği şekilde adım adım işleyerek anlatmayı başaramadılar. Ama en azından son bölümlerde bazı şeylerin tamamen havada kalmaması için uğraşmalarının da olumlu olduğunu düşünüyorum...


    Bölümün sonunda Azize ile Cevdet İzmir'de Filipos'un elindeyken kızlar Yakup'la beraber cepheye gitti. Hikayenin buradan sonra nasıl ilerleyeceği hakkında benim de net bir fikrim yok doğrusunu söylemek gerekirse. Yakup "sizi cepheye ulaştırmak boynumun borcu" gibi bir şey söylediği için kızların da cepheye gittiğini düşünüyorum ama oradan Ankara'ya mı geçecekler, Yakup cephede mi kalacak İzmir'e mi dönecek, Azize ile Cevdet'i kurtarmak için kim ne yapacak, Sakarya ile Büyük Taaruz arasındaki 1 yılda kim nerede olacak, iki savaşı da gösterecekler mi... bu sorulara henüz bir cevap bulabilmiş değilim...


    Alıntı bhr94 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Umarım dizi sonunda Yıldız ve Yakup’u Ankara’da Yakup’un hayal ettiği iğde ağaçlı evde görebiliriz. Mehmet’i de bulmuş olsunlar pek tabi. Hilal’i de İzmir’e ulaştırmış olsunlar. Yıldız ve Yakup’un son sahnelerinin, Leon ve Hilal ile olmasını istediğimi söyleyemeyeceğim. Zaten Hilal ve Leon için izleyenler de bundan hiç hoşnut olmaz. O yüzden her karaktere ya da çifte kendilerine ait bir hikaye sonu yazılır umarım. Gerçi setten gelen fotoğraflar öyle olmayacak diyor ama bakalım.
    Muhtemelen İzmir'in kurtuluşunda bütün karakterler İzmir'de buluşacak, zaferi kutlayacaklar vs. daha sonrasını gösterirler mi bilemiyorum doğrusu. Bir ara zaman atlaması yaparak Cumhuriyet'in ilanını da göstereceklerini tahmin ediyordum ama Sakarya'yı da son bölüme bıraktıkları için bir bölümde 2 zaman atlaması yaparlar mı diye düşünüyorum. En azından zaferden sonrasını görmeyi çok isterim ben, hem böylece herkese ayrı bir son da verilmiş olur, daha güzel olur...


    Tabii ki "son" için Cevdet'le Azize'nin durumu da çok belirleyici olacak. Doğrusu sürekli ikisi de ölecekmiş gibi bir algı yaratılması -nasıl olur bilemesem de- beni ikisinin de hayatta kalacağını düşünmeye sevk etmiyor değil... Geçen sezon da İçerde'de herkes kardeşlerden birinin hatta ikisinin birden ölmesini beklerken, bütün işaretler mutsuz sonu gösterirken finalde kimseyi öldürmeyip mutlu sonla hepimizi sevindirmişlerdi.
    Umarım Vatanım Sensin'in sonunda da en azından herkes mutlu olur...
    İyi yorumlar...:love01:
    Konu GoodMood tarafından (03-06-18 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.

  6. Beğenenler;
    bhr94 (03-06-18), cemre288 (03-06-18)

  7. #774
    Durum:
    Çevrimdışı
    cemre288 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    02.06.2009
    Mesajlar
    1,962
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    147

    Aldığı Beğeni: 71

    Bahsedilme
    1 Mesaj

    Standart Cevap: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

    Alıntı melek650 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sevgili cemre288 inşallah tekrar birlikte izleriz onları ayrı ayrı oynadığı dizilerde de mükemmeller fakat karşılıklı oynadıklarında ayrı bir devleşip güzelleşiyorlar biz çok şanslıyız Allah'a binlerce kez şükrediyorum Bergüzar ve Haliti tekrar aynı projede gördük 10 yıl gibi bir süre gecti tabi bu sürede de başka ülkelerde emlak ve süpermarket olmak üzere iki reklamda birlikte oynadılar, Muhteşem Yüzyıl'da bir bölüm Bergüzar konuk oyuncu oldu yine karşılıklı izleyebildik onları tekrar izleyebilmek bizimde en büyük dileğimiz bu hatta bizimkilerinde öyle Repliksiz bir sahneydi yani gözlerle oynamak böyle bişey herhalde konuşmasalarda çok şey anlattılar o sahnede çok kötü oldum, umudum yoktu daha da bitti ne nasıl olurda kurtulabilirler diyorum en azindan sadece Azize olsa Cevdet plan yapar kurtarır ama ikiside olunca nutkum tutuldu, umarım bu bir plandır Cevdet yakalanacağını bilerek uçağa bomba koymaya gitmiştir ve Azize'yi leonun yakalayıp getirmeside bu planın bir parçasıdır ancak o şekilde kurtulurlar o da biri anca, ikisinin kurtulması içinse mucize lazım
    Bergüzar Hanım ve Halit Bey'in ekibin tamamıyla çok güzel bir uyumu var. Karşılarında kim olursa olsun sahnenin seyir zevkini yükseltiyorlar ama karşılıklı olunca gerçekten de devleşiyorlar, ortaya muazzam güzellikte sahneler çıkıyor.

    * Cevdet'in nezarette Azize'nin hamile olduğunu öğrendiği sahne,

    * Azize'nin Cevdet'in görevini öğrendiği sahne ve öncesinde kulübedeki konuşmaları (Cevdet'in ''illa canıma kast edeceksin'' dediği sahne)

    * Cevdet'in Azize'nin ölmediğini öğrendiği sahne,

    * Cevdet'in Azize'nin başına gelenleri öğrendiği sahne , (1 hafta boyunca ağlamıştım)

    * Bebeklerini Ankara'ya gönderdikleri sahne,

    * İlk bölümdeki mutlu halleri,

    Bunlar ilk aklıma gelenler, hiçbirini unutmam mümkün değil. Ben Binbir Gece'yi izlemedim. Vatanım Sensin'de ikisini karşılıklı izlediğim için çok mutluyum ben de. Bu büyük seyir zevkinden mahrum kalmamış oldum. Tekrar aynı projede izlemeyi kesinlikle çok isterim ama haklarını teslim edecek,kalitelerine yakışır bir yapım olur umarım. 3 Medya bu konuda sınıfta kaldı maalesef.

    Alıntı GoodMood Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu sezon dizideki herbir karakter, herbir çift yazılabilecek bir sürü hikaye, sahne vardı fakat yazılmadı. Hangi karakteri, hangi çifti severse sevsin bu konuda eksik hissetmeyen bir izleyici bile olduğunu sanmıyorum ben; kimsenin beklentileri tam olarak karşılanmış değil.
    Kesinlikle öyle. Karakterler konusunda senaristlere ve yapımcıya sonsuz sitemim var. Yıldız&Yakup çifti o kadar eksik bırakıldı, o kadar yüzeysel işlendi ki üzülmemek elde değil. Senaristler çifti derinlemesine işlemediği gibi, yönetmenler de beden dilini kullanmadan çekim yaptılar. Fatih ve Pınar arasındaki muazzam elektrik olmasa birbirine aşık 2 insanı izlediğimizin farkına bile varamazdık. Çift adına içimde kalan yığınla şey var ve hiçbirinin de telafisi yok ne yazık ki. Yakup'un Yıldız'ın saçını okşadığını bile görmedik. Daha ötesi olabilir mi bilmiyorum. 2-3 cümlelik repliklere şükrediyoruz artık. Reva değil ama elden birşey gelmiyor maalesef.

    Herşeye rağmen ikisini izlemek çok güzeldi. Çevremdeki herkes Yıldız ve Yakup'u çok sevdi. Bu çifte gerekli özeni göstermeyen yapımcı kafasını büyük bir duvara vursun bence. Büyük bir potansiyeli elleriyle yok etmiş oldular.

    Ana karakterler olmalarına rağmen Azize ve Cevdet bile bu sezon yüzeysel geçiştirildi hep. Genel bir özensizlik hali mevcut.

    Alıntı GoodMood Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bahsettiklerinize aynen katılıyorum. Yakup sezonun başında yaşamaktan bile utanç duyan bir karakterdi, "En güzeli zafer günü ölmek" diyordu çünkü görevinden başka bir şey düşünmüyordu. Yıldız'ı sevdiğinde bile uzun süre bunu göstermedi hiçbir şey söylemedi içinde yaşadı. Onun için her şeye görev icabı olarak bakmak, susmak, bir şeyleri gizlemek çok kolayken hissettiklerini birine açmak ve Yıldız'ın görev olmaktan çıktığını kabul etmek çok zordu çünkü... Bu yüzden Yakup'un "Meslek icabı susmak gizlemek huyum olmuş" sözü ve Yıldız'ın cevabı -Seni anlamam için sustuklarını dinlemem gerek.- da çok değerliydi benim için.
    Aynen katılıyorum. Yakup evlendiği gece ''Yeni kılığım da bu olur'' demişti. Tamamen görev olarak bakmıştı, aşık olmak hesapta yoktu. Kabullenme süreci zor oldu haliyle. Geldiğimiz aşamada sevgisini dillendirmekten çekinmeyen, Yıldız'ı bütün hücreleriyle sahiplenmiş bir Yakup var artık. Aşk onu çok güzel bir adama dönüştürdü, yaşama sevinci verdi. Bu kurgunun mimarına yürekten teşekkür ederim.

    Yıldız'ın bu cümlesi çok anlamlıydı gerçekten de. Yakup'un suskunluğu önceden canını acıtıyordu ama artık sevildiğine tam olarak ikna olduğu için çatışma hali sona erdi. Bu hallerini görebildiğim için mutluyum.

    Alıntı GoodMood Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yıldız ile Leon arasındaki normalleşme beni de mutlu etti. Yakup zindanda iken Yıldız'a Leon'un yardım etmesi de bu yönde bir adımdı.
    Senaristler sezon boyu çoğu şeyi gerektiği şekilde adım adım işleyerek anlatmayı başaramadılar. Ama en azından son bölümlerde bazı şeylerin tamamen havada kalmaması için uğraşmalarının da olumlu olduğunu düşünüyorum...
    Leon'un Yıldız'a yardım etmesi benim de çok hoşuma gitmişti. O sahnede, Yıldız'ın üzerinin aranmasına itiraz etmesi en beğendiğim detay olmuştu. Yıldız'la Leon'un sağlıklı bir iletişim geliştirmeleri zorunluydu. Bu kısmı atlamadıklarına çok seviniyorum.

    *** *** ***

    Dizinin tarih konusunda bekleneni vermediğini söylemeye dahi gerek duymuyorum. Yapım boyundan büyük işe kalkıştı, sonuç da bu oldu işte.
    Konu cemre288 tarafından (04-06-18 Saat 09:44 ) değiştirilmiştir.

  8. Beğenenler;
    *serap* (04-06-18), GoodMood (03-06-18), melek650 (04-06-18)

  9. #775
    Durum:
    Çevrimdışı
    hileonidas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    14.03.2017
    Mesajlar
    355
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    62

    Aldığı Beğeni: 58

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları

    Bölümü izleyemedim işimden dolayı ve sonradan izlemeye de niyetim olmadı. Gördüğüm birkaç videoyu da beğenmedim. Yazacak bir şeyim yok o nedenle, ama her şey harcanmış durumda ve ben Yakup'a bir kez daha üzüldüm. Gerçekten çok yazık oldu... Benim için bu dizi çoktan bitmiş durumda zaten ve hikayeyi böyle berbatlaştıran senaristlerden finale dair de bir beklentimin olması mümkün değil. Ama ters köşe olarak AzCev yaşayabilir diye de düşünmeye başladım.


    noluyo.tv sitesinden:
    HiLeon'u diğerlerinden farklı kılan ne?

    Hilal ve Leon, ABD’nin en bilinen reality show ve magazin kanallarından biri olan E! Entertainment’in oylamasında "2018’in En İyi TV Çifti" seçildi. HiLeon aynı zamanda 64 çift arasından aday gösterilen tek Türk çiftti ve oylama boyunca çifti beğenip diziyi nereden izleyebileceğini soran fandomlar oldu. Uluslararası bir oylamaya seçilen tek Türk çiftin HiLeon olması ve bu kadar ilgi görmeleri de şaşırtıcı değil aslında. HiLeon’u bu kadar farklı yapan ne? Biraz bunlardan söz edelim istedik.

    1- Karakterlerin hikayeleri

    Öncelikle, HiLeon’u var eden en önemli unsurlardan biri iki karakterin de bireysel hikayesinin çok ilgi çekici olması diyebiliriz. Diziye gözümüzü biranda HiLeon ile açmadık. Önce Hilal’i ardından da Leon’u tanıdıktan sonra HiLeon yavaş yavaş var oldu. Hilal, yedi yaşındayken babası Selanik’te şehit düşmüş bu yüzden de büyürken babası gibi olmaya çalışan, cesur ve tutkulu bir karakter... Bunca yıl babasının karakterine bürünmüş Hilal, bir gün babasının ölmediğini, taraf değiştirdiğini öğreniyor. Sadece bu kadarından bile ayrı bir dizi konusu çıkarabilecek kadar zengin bir hikayesi var. Bununla da kalmayan, 1920’lerde yazılar yazan, onları matbaada basan özgün bir kız Hilal... Dizide okumaya Hilal kadar meraklı başka kimseyi göremiyoruz ta ki Leon’la tanışana kadar…


    2- Babalarının seçimleri ile şekillenen hayatlar

    Ekranlarda Leon gibi zeki ve zarif adamlar görmeye pek alışkın olmadığımız için diğer askerler arasında sessizliği ve yalnızlığıyla çekiyor dikkatimizi... Leon da Hilal gibi karakteri, babasıyla yaşadıklarına bağlı olarak değişen bir genç. Abisinin bebekken yangında ölmesi üzerine acımasız bir askere dönüşen babasının dikkatini çekebilmek için asker olmuş. Sanatçı olmak isteyen bir adamın sırf babasının gözüne girebilmek için asker olmayı seçmesi ve bunun için kendiyle mücadele vermesi de yine başlı başına bir dizi konusu gibi değil mi?


    3- "Teşekküre lüzum yok!"

    Başta da dediğimiz gibi HiLeon çifti karakterlerin hikayelerinin üzerine gelince çok daha değerli oldu. Hilal’in Leon’u ilk gördüğünde ‘Teşekküre lüzum yok.’’ demesinden ‘’Leon, teşekkür ederim!’’ dediği ana kadar geçen o süreci onlarla birlikte yaşadık. Bu iki kendi ayrı hikayeleri olan kahramanlar karşı karşıya geldiklerinde öyle iyi bir bütün oluşturdular ki… Okumaya Hilal gibi meraklı başka karakter görmüyoruz demiştik ya hani, Leon ile tanışmamızla değişiyor bu durum. Leon, Barbarları Beklerken’den atıf yaparken Hilal’in "Biliyorum o şiiri..." diye devam ettirmesi ve bir şiir üzerinden içinde bulundukları savaşı analiz etmeleri bu çiftin diğerlerinden farklı olarak söyleyecekleri bir sözlerinin, bir felsefelerinin olduğunu hissettirdi. Sadi ve Kafka’nın sözleriyle birbirlerinin düşman mı yoksa dost mu olduğunu anlamaya çalıştılar. Savaşın içinde inatla sanattan bahsetmeye çalışan, yazılar yazan, kitaplar okuyan yeri gelip casus olarak balolara sızıp dans eden özetle sıradan bir dönem işi olmaktan çok, çok öte bambaşka bir atmosfer yaşattılar bize.


    4- Yetenek, içtenlik ve adanmışlık...
    Elbette bir çifti bu kadar hissedebiliyorsak başarıyı sadece yazılanlarda değil, oynayanlarda da aramak lazım. Miray Daner ve Boran Kuzum’u izlerken gerçekten de Hilal ve Leon’a bürünüyorlar gözümüze, öyle inandırıcılar ki. Ayrıca öyle uyumlu bir görünümleri var ki, yapılan her çekimde, her röportajda farklı konsepte bürünüp, hepsine de çok yakışıyorlar. Bu ışıkları canlandırdıkları çifte de yansıyor. Vatanım Sensin’e nasıl çok yakışmışlarsa, The CW gibi bir kanalının bir gençlik dizisine koysak yine hiç sırıtmazlardı. Miray ve Boran gerek yetenekleri ile gerek uyumları ile oylamada diziyi çok güzel temsil ettiler.


    HiLeon çok güzel, çok farklı bir çift oldu. Hem karakterler hem bireysel hem çift hikayeleri hem de onlara can üfleyen yetenekli oyuncularımız Miray ve Boran her anlamda basmakalıpların dışında bir hikaye koydular ekranlarımıza ve büyük başarı elde etmiş oldular, çok sevildiler, çok takdir topladılar. Uluslararası fandomda sırf onları izlemek için diziye başlamak siteyen çok kişiyle tanıştım ve İngilizce altyazı sunmayan yapım ve kanal yüzünden sıkıntı yaşadık sürekli. Yapımın, kanalın yapması gereken işleri bile çoğu zaman biz yaptık. Tabi ne işe yaradı? Biz harcanmaya ve saygı görmemeye devam ettik. Sette olanlar bir bir ortaya çıksa kimbilir ne taşlar yerinden oynar. Neyse. Karakterlerin ve çiftin hikayesi harcanmış olsa da her şeye rağmen ekrandan bizi büyülemeye devam ettiler. Yolları açık olsun, bir gün onları tekrar beraber izlemeyi canı gönülden diliyorum.

  10. Beğenenler;
    pinkybluedream (04-06-18), serebra (04-06-18)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (15)
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 995
    Son Mesaj: 25-03-17, 23:51
  2. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (13)
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 994
    Son Mesaj: 10-03-17, 09:26
  3. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (9)
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 997
    Son Mesaj: 04-02-17, 19:52
  4. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (8)
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 30-01-17, 16:04
  5. Vatanım Sensin - Bölüm Yorumları (5)
    By OXFORD in forum Vatanım Sensin
    Cevaplar: 1020
    Son Mesaj: 13-01-17, 19:24

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.