Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon
1001 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Yalancı Yarim - Senaryolar (2)

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    melisa_s - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    01.12.2007
    Yer
    Diyarbakır şuan için :)
    Mesajlar
    986
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Yalancı Yarim - Senaryolar (2)

    PART25
    Belgin:olabilir ama…Bu yaptıklarını affettirir mi?!
    Vahi:Hayır!Ama Naz bile affetti…
    Hulusi:Naz affettikten sonra bize noluyo?!
    Belgin:Çok kötü görünüyodu!Ne yaptı acaba gece?!
    Vahi:Eve gelmedi mi?
    Hulusi:Hayır!
    Belgin:Hulusi gelince konuşalım…Yeter bu kadar!Ne hale geldi yavrum benim bir gece de…
    Hulusi:Evet ama önce Ümit ve Filiz’le konuşalım…
    (onlarda aralarında benzer şeyler konuştular…Ve Hulusi’lerle konuşmayı düşünüyolar.)
    Belgin:Hadi o zaman…
    Hep beraber odaya girerler…
    Vahi:Çocuklar sizinle konuşmak istiyoruz!
    Ümit:Ne oldu baba?!
    Hulusi:Biz dün hepimiz zibidinin üzerine gittik!Naz bile affettiğine göre artık bizde affetsek diyoruz…
    Belgin:Ahh ahh oğluşum bi gecede ne hale gelmiş…
    Filiz:Biz de aynı şeyi konuşuyoduk zaten…Naz bile affettikten sonra bizim tepkimiz fazlaydı…Hem onlar birbirlerini seviyo…
    Vahi:o zaman Naz’lar gelince her şeyi tatlıya bağlıyoruz…
    Tarıklar
    Deniz kenarında araba da oturuyorlar…
    Naz:Geçicek her şey merak etme!
    Tarık:Geçmiyicek işte Naz!Hiçbir şey geçmiyicek!Nefret ediyolar benden…
    Naz:Hayır…Kimse senden nefret falan etmiyo…Biraz zamana ihtiyaçları var…
    Tarık:Bu zamana dayanamıyorum artık!Hiç kimsem yok!Çok yalnızım!
    Naz:Ben varım…
    Tarık:Senden başka kimsem yok!Seni hastaneye götirim artık…
    Naz:Tamam hadi..
    Konu NATY&FACU tarafından (08-11-13 Saat 23:43 ) değiştirilmiştir.
    Bu güne dek tüm akşamlarım onunla geçiyormuşçasına özlüyorum onu bu akşam...


  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    ua_nazlyy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    01.06.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    259
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Sunucu:Evet,Lösemili Çocuklarımız için yapılan bu özel gecemizde sizide aramızda görmekten dolayı kıvanç duyarız..

    Alkışlar..
    Vahi,Ümit,Hulusi smokinlerini,Naz,Belgin,Filiz ise son derece şık gece elbiselerini giymiş sohbet ediyorlardır,yuvarlak masa etrafında..

    Vahi:yahu enrede kaldı bu çocuk Hulusi?

    Hulusi:dedi ya trafiğe takılmış..

    Naz(içses:nerdesin sevgilim ya?)

    Naz çantasını açar,telefonu alır ve bir mesaj çeker..

    Tarık saçları yapılırken gülümseyerek mesajı okur..

    "Aşkım nerdesin?Hadi bekletme,özledim.."

    Tarık:bende..

    Kuaför:efendim?

    Tarık:size demedim.

    Harun Bey telaşla Tarığın yanına gelir..

    Aynadan birbirlerine bakarlar..

    Harun:Tarık Bey size ne kadar çok teşekkür etsek azdır..Malum ünlüler kameraların çekmediği yerlerde böyle hayırlı işler yapmıyorlar..

    Tarık:teşekkür edilecek birşey yok..

    Harun:ama süpriz bi isim daha var..

    Tarık:yaa kimmiş?

    Harun:sizede süpriz olsun..

    Sevecen bir şekilde Tarığın omuzunu okşar..

    Ve..

    Harun:Ben gidip sunuculuğumu yapaıyım..

    Tarık ayağa kalkar..
    Aynaya bakar,memnun bi şekilde..

    Tarık:hazırım..

    bU SIRADA hARUN MİKROFONU ELİNE ALMIŞTIR..

    Harun:Evet misafirlerimiz,bayanlar&baylar..Bu akşamın 2 özel ve süpriz ismi var..Birincisini hepimiz yakından tanıyoruz,Türkiye'nin en güçlü şarkı sözü yazarı,minik kuşu,aşkın kadını..SEZEN AKSU..

    Tarık içerde hızlıca nefes alır,gözlerini açıp kapar..

    Tarık:Sezen Aksu?..

    Ve alkışlar eşiliğinde müzik girer..

    Tarık görevli çocuğun gülümseyerek yanına gelip işaret edinceye kadar şokunu atlatamaz..

    Aşkın teslim olduğu tek kadın ile düet için sahneye adımını atar..
    Bu aşk burada biter..Ve ben çekip giderim..Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver..

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    zett_turgay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    15.06.2007
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    371
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    11.bölüm

    naz ne kadar tarığın peşinden koşsada yetişmesi mümkün değildir...tarık çoktan arabayla uzaklaşmıştır bahçeden...nazda yetişemeyeceğini anladığı sırada durur...
    naz(sessizce ve boğuk bir sesle):gitme!
    ama bu cümlenin şu an anlamı yoktur çünkü gitme dediği araba birkaç dakika önce çoktan gözden kaybolmuştur...burak bile aklında gelmeyecek bir düşünce,bir zihniyetle odasına çıkar...kapıyı kapatır sertçe...sanki kapıyı tarığın suratına kapatır gibi...yapmadığı birşey değil dimi ama.yatağa bırakır kendini.küçük bir yastık alır kendini hani şu kaztüyü yastıklardan...başını koyar üzerine ve ağlamaya başlar
    naz(kendi kendine):herşeyi düzeltmek isterken mahvettin aptal!
    burak ise müştemilatta vahi ile konuşurken e tabi vahiden daha zeki olduğu için olanları anlamaya başlar yavaşça...onunda çok zeki olduğu söylenemez tabi...sonuçta olanları anladı ya siz ona bakın...ve ne şanstır ki...bilemiyorum şans mı yoksa benim böyle istediğimden midir ne tarığın telefonu vardır kendisinde...hemen arar onu


    tarık ise arabayı sahile çekmiş klasik bir şekilde çayla simit yiyordur...çayı yemiyordur tabi:) neyse cıvıtmak yok ciddi bir senaryo yazıyoruz şurada...o klasik düşüncelerinin içinde bulur kendini...artık onun için naz diye biri yoktur...kısmen istifa ettiğini belirtmese de teorik olarak istifa etmiştir...zaten şu dakikadan sonra bu düşüncelerle nazlara dönmek yüzsüzlük olurdu...her ne olursa olsun nazı düşünmeden duramaz...hastanedeki yüz ifadesi gelir aklına...daha bi kötü olur düşününce...düşünmek,düşünceler artık ona acı vermeye başlamıştı...onu unutmak beyninden silmek istiyordur...bunun hiç kolay olmayacağını o da biliyordur...yılların çapkını aşık olmuştur bi kere bunun kaçarı yoktur...gönül ferman dinlemez!

    naz cephesinde de aslına bakarsanız bir acı vardır...aslında beklenen birşeydir bu...tarığı birkez daha kaybetme düşüncesi kaplar beynini...aklına ufakta olsa açık olma ihtimali olan telefonu gelir...yüzyılın en berbat icadı edison'un aşkları yoketmek için icad ettiği telefon bakalım bir kez dahil iyi bir işe yarayacak mıdır?
    ama ne yazıkki bunda geç kalır...çünkü ondan önce burak aramıştır bile... tarık naz herhalde aramaz,bu kadar yüzsüz olamaz düşüncesinden telefonunu kapatmamıştır...arayanın burak olduğunu görünce şaşırır...açmakla açmamak arasında kalır...sonunda açar
    tarık:Alo
    burak:alo tarık
    tarık:alo burak
    burak:tarık yüzyüze konuşabilir miyiz? çok önemli bir konu var
    tarık düşünür biraz:tamam sahildeyim bekliyorum
    burak:tamam birazdan ordayım

    burak hemen arabasıyla hızla sahile gelir

    yaklaşık 20 dk sonra diyelim...

    tarık:hoşgeldin burak
    burak:hoşbuldum tarık...hemen konuya giricem uzatmıycam
    tarık(içses):kesin nazı seviyorum çekil aramızdan diyicek
    burak:nazla aramızda...
    tarık:dur tahmin edeyim aranızda aşk var ve bana aradan çekil diyeceksin anlıyorum burak sevenlerin arasına girmek doğru olmaz size mutluluklar
    tarık tam gitmek üzereyken
    burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok diyecektim
    tarık durur ve arkasını döner:ne?
    burak:aramızda düşündüğün gibi birşey yok tarık hem benim bir sevgilim var onu seviyorum nazın zoruyla çıktık o akşam yemeklerine...çünkü seni kıskandırmak istiyordu bunu şimdi anladım beni bir piyon gibi kullandı sadece...bugünde eve kendisi çağırdı...gelemem dedim ama bi 5 dk gel dedi bende o yüzden geldim...son olarak sen odaya girerken gördüğün manzrada naz ayağa kalkıyordu sadece nazikçe elini tutmak istedim hepsi bu
    tarık burağa yaklaşır biraz ; doğru mu söylüyorsun?
    burak:kelimesi kelimesine hemde...o seni seviyor sana aşık anlasana
    tarık:teşekkür ederim açıkladığın için
    tarık aralarında birşey olmadığını öğrendiği an öyle bir mutlu olur ki içi içine sığmaz tabir-i caizse
    naz ise hala odasında ağlamaktadır..yaptığı yanlışlar birbir gözünün önüne gelir...tarık ise nazı tamamen affettmiş ve kalbinin tüm kapılarını ona açmaya hazır bir şekilde nazlara doğru yola çıkmıştır

    YAKLAŞIK 15 DK SONRA...

    naz odasında gözleri şişmiş bir şekilde mendilleri tamamen tüketmiş bir şekilde ağlamaya devam eder...ve birden kapı çalar
    naz:defol ümit!
    kapı bir kez daha tıklanır
    naz sinirle gidip kapıyı açar
    naz:Sana kaç kez diy... Tarık!



    11.Bölüm sonu

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    YESIL8 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    01.07.2007
    Yer
    Kırmızı
    Mesajlar
    4,759
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    2,635

    Aldığı Beğeni: 3,525

    Bahsedilme
    87 Mesaj

    Standart 23. Bölüm UNUTMAYANLAR UNUTAMAYANLAR İÇİN

    Şaşkındır bütün olanlardan.

    Naz.: Tarık sana bir şey sorucam. Bunu neden yaptın? Neden her şeyi bildiğin halde sakladın.

    Tarık, oturduğu yerden hızla kalkar

    Tarık: Peki sen neden yaptın? Naz!

    Naz, şaşırmıştır..

    Naz: Sana kızgındım. Söyleyemedim işte..

    Tarık elindeki içki kadehini duvara fırlatıp

    Naz, korkuyla irkilir..

    Tarık: Allah kahretsin Naz. Bu bebek 3 aylık. Sen benimle birlikteyken nasıl ? Nasıl olurda Korayla..

    Naz, işaret parmağını havaya kaldırır. Gözleri dolu dolu olmuştur

    Naz: Sakın sakın o cümleyi tamamlama..

    Karnında hissettiği acıyla karnını tutar

    Naz: ahh. Bebeğim..

    Tarık, Naz’a doğru yaklaşır elini tutar..

    Tarık: Özür dilerim Naz. İyi misin?

    Naz: (gözlerinden yaşlar süzülürken kızgın bir biçimde başını kaldırır)Bırak beni.


    23. Bölüm



    Bölüm uyarısı: Linki açıp öyle okumaya başlayın lütfen..




    Naz: Bırak beni



    Tarık, Naz’ı dinlemez bile. Elini Naz’ ın beline dolar.


    Yalvaran gözlerle Tarık’ a bakar..



    Naz: Bırak beni Lütfen..(gözleri dolulu) Lütfen


    Tarık, bu sözlerin karşısında adeta donmuş kalmıştır.


    Naz, Tarık’ ı hafifçe iter ve kendinden uzaklaştır.



    Naz, ağır ağır merdivenlere doğru ilerlerken


    Tarık söylediği cümlenin Naz’ı ne kadar yaraladığını işte ancak o zaman anlayabilmişti. İçinde duyduğu tarif edilmez pişmanlık ve acı duygusuyla ağzından belli belirsiz cümleler dökülü verir..



    Tarık: Özür dilerim.



    Kendi de söylediği söze kendi de şaşırmıştır. Ama artık bazı şeyleri düzeltmek hiç o kadar kolay olmayacaktır..



    Naz, merdivenlerin başına gelir.Artık unutmak istese de unutamayacağı sözler…
    Bu sözleri yanlanlarcasına içini parçalayan aşkının parçası onu tekrar kendine getirir..



    O acılar içinde öylece dururken Tarık çoktan koşarak yanına gelmişti bile..


    Naz’ın beline sarılarak..


    Tarık: İnat etme artık.



    Naz’ın pek itiraz edecek hali olmasa da..




    Sonra kucağına alır ve yatak odasına kadar taşır..


    UNUTULDULAR


    Tarık, Naz la bu evde geçirdikleri ilk geceyi düşünür… Nasıl da kucağına alıp onu taşımıştı bu odaya ve ne kadar da mutluydular .. Her şey nasıl bu kadar hızla değişmişti..Ve unutulmuştu.. Yatağın üzerine yatırdığında tekrar yaşamıştı sanki o anı.. Ve Hayır hiçbir şey unutulmuyordu… Unutulamıyordu


    23. Bölüm sonu

  5. Durum:
    Çevrimdışı
    You_A - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.02.2007
    Yer
    .
    Mesajlar
    262
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Bilindik Masallardan Değil 10. BÖLÜM

    İnsanlar verdikleri kararların arkasında dimdik durmalılar ve sonuçlarına da katlanmalıdırlar. Alınan karar ver ne olursa olsun bu bir vazgeçiştir çünkü karar vermek bir seçimdir. Her vazgeçiş bir kaybediştir. İşte bu yüzden zafer sandıklarımızın aslında bir yamalı bohça, bir kırık oyuncak olduğunu bilmemiz gerekir. Elimde tıngırdayan bir oyuncakla en sevdiğimin karşısındayım, ama o da bana her ne kadar alırsam alayım arkamda olduğunu söyledi. Bir yalandı, onu yalanını yakalayacak kadar uzun süredir tanıyorum. Yalan söylerken burnu akıyormuş izlenimi verirdi, benle o gün konuşurken de burnunu defalarca çekti.


    Bu olayı izleyen haftanın son iş günü, masama istifasını bıraktı Tarık. Beklemediğimi söylersem yalan söylemiş olurum. Aslında ona sunduklarımla yetinmediğimi biliyordum, o benden de zengindi, ama bir evlilik kararı üzerine her lüksünden vazgeçmişti. Şimdi benim aldığım evde, benim paramla alınan eşyaların üstünde yaşıyordu, taktiği kravat bile benim paramla alınıyordu. Bir erkek için zor olsa gerek, ama bunlar onun yüzünü hiç vurmadım. Onu verdiğim değerin yanında sunduklarımın bir karşılığı yoktu. Para en büyük güçlerden biridir, bunu sizde inkâr edemezsiniz, eğer paranız yoksa bu ülkede sağlık hizmeti bile almazsınız, hele ciddi hastalıkların tedavi masrafları. Zordur parasız yaşamak, para mutluluk sağlamaz, huzur vermez, ama o yoksa ekmek bile satın almazsınız.


    Rahmetli Sakıp Sabancı, bu durumu aslında çok iyi açıklamıştı, kendimle çelişmeme rağmen sizler ondan bir alıntı yapacağım. Çoğunuzun bildiği gibi Sakıp Beyin oğlu hasta, kendisi zenginliğine rağmen oğlunun ondan araba isteyemediğini söylemiştir. Kendisi bir Japon üreticini hisselerine sahip olmasına ve otomobil üretmesine rağmen oğluna bir otomobil vermeyecek bir konumda.

    Çelişkiye rağmen bunu yazdım çünkü Tarık’a verdiğim sevginin yetmediğinin farkındaydım, o eski Tarık olmak istiyordu. O TekBank’ın yasal varisi olmak istiyordu, hükmetmek istiyordu.
    Yapacak hiçbir şey yoktu gitmesine izin vermeliydim, ama bundan önce o bayanla tekrar görüşmem gerekiyordu. Ben de onu ofisinden aradım.

    “İyi günler Filiz Tekelioğlu’yla görüşebilir miyim? Ben Naz Özkül Tekelioğlu.” Dedim telefona çıkan asistan.

Sayfa 1/201 123451151101 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.