Sayfa 1/100 123451151 ... SonSon
497 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Yalancı Yarim - Senaryolar

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    BERNA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emektar
    Üyelik tarihi
    25.04.2005
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    25,551
    Konular
    246
    Verdiği Beğeni
    0
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Yalancı Yarim - Senaryolar

    Yalancı Yarim dizisi ile ilgili senaryolarınızı bu başlıkta paylaşabilirsiniz. Yorumlarınız ve istekleriniz için yorumlar başlığını kullanınız.
    İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır.
    Dostoyevski

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    ummu88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    22.08.2008
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    1,978
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    8
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    11. bölüm

    Tarık kapıdan girdi. “günaydın “

    “günaydın zibidi”

    “baba dönmeye niyetin yok mu annem delirmiş durumda sanki açsan artık şu telefonunu iyi edersin bence “

    “neyse kahvaltımızı yapalım bakarız akıl mı bıraktın ki “

    “aa naptım”

    “ölüyodum dün o kadar stresten sonra aklıma bile gelmedi. Kalpten gidiyordum ee bakıyorum sabah sabah gelmiş yine “

    “hı dün yapamadığı özrünü diledi ama bence ümit etme “

    “yuh sana sen ne biçim tekelioğlusun ya kız sana yüz vermeyecek sende ona pabuç bırakacaksın ben senin yaşında oooo ne uçan ne kaçan kurtulurdu hele böyle kız yüz vermeyecek peşimde salya sümük dolandırırdım genlerinden utan be “

    “ya baba önemsesem dediğin doğruda “

    “Hadi oradan be nasıl baktığını fark etmedim sanma etkileniyorsun “

    “aman ben ne etkileneceğim onun gibi ( elini sallayıp ) neler geldi neler geçti aksi inat takıntılı biri uğraşamam baba onun yerine ömrüm boyu atlarla uğraşır saman balaylarını oradan oraya taşırım gerekirse tarlada çalışırım ama onun ne çenesi çekilir ne kaprisi ha ama biraz burnu sürtülecek o ayrı “

    Aliye hanım sofrayı getirip koyar “afiyet olsun “ ( tam gidecekken döner ) “Tarık evladım dün baktırmadın nasıl sırtın dün edepsiz atı yine kızdırdı olan sana oldu yine “

    Hulusi: anlamadım at mı tepti yoksa seni

    Aliye: iyi ki at Tarık’ı çok sevdiğinden kurtarmaya çalıştı ama başaramadı sıyırdı sırtını bakayım dedim ama baktırmadı

    Hulusi: aman oğlum baktırsaydık

    Tarık: aman sizde bebek gibi nasıl olduğunu bilemeyecek miyim ya sabah duş aldım hiçbir şey hissetmedim

    Birlikte yapılan kahvaltıdan sonra Hulusi teflonu eline aldı açtı. Gece boyu uyuyamayan belgin telefonu gelen mesajla doğruldu. Baktı “daha önce ulaşamadığınız ………………….. numaralı telefona şimdi ulaşabilirsiniz”
    Hemen aradı.
    Hulusi telefonu açıp “alo belgin”

    Belgin ulaşamamanın verdiği öfke ile “nihayet nerdesin sen “

    “ne o avukatını mı göndereceksin”

    “ne avukatı”

    “boşanma avukatı ne avukatı olacak”

    “ne boşanmasından bahsediyorsun tabi işine gelir değil mi ama yok avucunu yalarsın Hulusi Efendi yok öyle”

    Sen söylemedin mi boşarım diye ne o oğlunu döndürebildin mi “?

    “ben ben öyle bişey demedim. Ben gerekirse bankayı boşaltırım dedim sen boşanma anlamışsın “

    “tabi tabi öyledir kıvır bakalım yok öyle belgin hanım öyle yok öyle yok böyle diyerek kıvırmazsın “


    Belgin sesini işveli yapıp “Hulusi lütfen tamam öfke ile öyle bişey çıkmış olabilir ama söz sana affettireceğim kendimi sana lütfen dön çok özledim ne istersen yaparım lütfen “

    “Bakarız biraz işim var burada “

    “nerdesin sen “

    “nerdeyim ben san daha sonra söylerim nerde olduğumu hadi işim var benim kapatıyorum “

    Belgin sinirle “of kaptı “

    Ayşe “günaydın belgin teyze kim kaptı “

    “Hulusi amcan nihayet açtı ulaştım ama nerde olduğunu söylemeden kaptı”

    “bugün dönmesi gerek sat 10 da toplantımız var “

    “hah iyi öyleyse geldiğinde beni ara toplantı bitmeden yakalamalıyım “


    Tavla turnuvasında eleme usulü ile en son Tarık ve naz kaldı. Oyun başladı ikisi de çok dikkatli oynuyor birçok hesap yapıyorlardı. önce naz Tarık’ın taşını kırdı. “eliyle uzatıp “buyurunuz taşınızı daha çok çalışman gerek”

    “daha çok var bitmesine bu oyunun taşlarını daha evine topladın sanki söylüyorsun”

    “az kaldı sen onu koyuncaya kadar “

    “ha doldurdun çünkü tüm kapılarını “

    “şeş kapısı var sen şeş atacaksın güldürme daha başladığımızdan bu yana bir defa atamadın “

    “iyi öyle olsun bak gör nasıl atıyorum”

    Tarık zarları alıp avucunda sıktı öptü attı şeş beş geldi. Kapıya koydu aynı anda çıktı ve naz’ın taşını kırdı. Alıp “buyurun saklayın taşınızı “

    Naz sinirle aldı. Attı penc i dü geldi ve ikisi de doluydu.oyun sırası artık’a geçti. Oyun devam ediyordu. Bir naz öne geçiyor bir Tarık sonunda naz ın 2 pulu Tarık’ın dört pulu kaldı.
    Naz sevinçle ellerini çırpıp “iyisin ama beni yenmek için daha çok çalışman gerek”

    Tarık” daha oyun bitmedi bekle ve gör “ dedikten sonra zarları alıp elinde sıktı öptü ve attı. Gelen düşeşti ve tabladaki tüm taşları alıyordu.
    Naz öfkeyle ayağa kalktı “mümkün değil hile yaptın”

    “ne o zoruna mı gitti iyi bir daha atayım”

    “fincanla atacaksın”

    “tamam atarım “

    Fincan getirildi. Fincanın içine koydular salladı savurdu. Bu defa dübeş geldi yine alıyordu. Hep yek dışında gelen çift taşlar alıyordu hepsini ve şans Tarık’tan yana idi. Naz’ın söyleyecek sözü kalmadı kabullendi “tebrikler şanslı olduğun için kazandın iyi bildiğin için değil “

    “her oyunda olduğu gibi iyi bilmek kadar şansta gereklidir. İyi biliyorum ve şanslıydım sende çok iyi biliyorsun her zaman böyle dişli rakiplerle oynayamıyorum ara sıra seninle oynamak hoş olurdu”

    “iyi bunu mu istiyorsun olur istediğin an oynarız”

    “yooo o kadar kolay kurtulamazsın sana istediğimi sonra söyleyeceğim satrançta görüşürüz. Bak onda şans değil akıl işler “


    Mesut: vay naz sen kaybeder miydin şu anda senin sinirden tepiniyor olmam gerekiyordu kaybettiğin için”

    “mesut sinirliyim zaten hıncımı senden çıkarmayayım”

    Meral “ne üzülüyorsun nazcım kumarda kaybeden aşkta kazanırmış sende aşkta kazandın her şeyde kazanacaksın diye bir şey yok bak biz hepsinde kaybedenlerdeniz “

    “ooo meral hanım ne o kaybettiğinize üzülüyor musunuz”?

    “bulmadın ki kaybedeyim “



    Satranç turnuvasında ilk naz ile Tarık eşleşti karşılıklı geçtiler taşarlı dizdiler
    Tarık: şans diye bir şey yoktur dediğim gibi iyi hamle yapmak önemlidir bakalım neler yapacaksın görelim “

    “evet, göreceksin bu defa kazanmana asla izin vermeyeceğim “

    Tarık başını yana eğip kaşlarını kaldırdı indirdi gülümseyerek “büyük lokma ye büyük konuşma diye bir laf vardır hiç duymadın mı göreceğiz bir centilmen olarak ilk hamleyi sana veriyorum “

    Gerek yok büyük sayıyı sen attın sıra sende”

    “yok ilk hamle senin olsun “

    Naz ilk hamlesin yaptı. Tarık karşılık verdi uzun süren bir oynamadan sonra Tarık bilerek birçok piyonunu verdi. Naz Tarık’ın hatalar yaptığını gördükçe için için seviniyor cesur hamleler şahını sıkıştırmaya çalışıyordu. Arkada aldığı düzeni fark bile etmedi. Cesur ataklara devam ediyordu fillerin ve atlarını kaybedince incelediğinde kurulan oyunun müthiş olduğunu fark etti. Kendini topladı neler yapabileceğini inceledi. İç ses “kurtulabilirim beni sıkıştırmak o kadar kolay değil biraz daha dikkatli ol karşındaki şeytani bir zekâya sahip naz dikkatli ol “diye kendini uyardı.

    Tarık “ne o hindi gibi düşüncelere daldın çıkamayacaksan yardım edeyim “
    Naz başını kaldırdı koz vermek istemiyordu “satranç aynı zamanda düşünce oyunudur hamlelerini düşünüyorum “

    “hımm iyi çok düşüneceksen kendime bir şeyler alıp geleyim tabi bu ara oyun düzenini istediğine göre değiştire de bilirsin kazanmak için her şeyi yaparsın çünkü “

    “sabah söyledim sana kazanamayacağımı düşündüğümden değil beni kızdırdın ondan oldu lütfen bir daha bu konuyu açma “

    “tamam, canım hemen kızma şaka yaptım “

    Naz daha dikkatli oynuyor tedbirli yaklaşıyordu. Sıkıntı iel oturduğu koltukta büzüldü ayaklarını altına aldı. Tamamen kendini oyuna verdi. Tarık onun şekilden şekle girişini yüzünü yapacağı hamleler ve alacağını düşündüğü taşarlı hayal ederken ki yüz hallerini hayranlıkla izliyordu. Duygularını gizleyemiyordu. Kâh endişeleniyor kâh yüzünde kocaman bir gülümseme beliriyordu. Her öne eğildiğinde askılı badyden göğüslerinin ortası görünüyordu. Bakmamaya çalışsa da hep aynı yere kayıyordu gözleri Tarık’ın naz hamleler yapıyor Tarık’ın yaptığı hamlelere göre devam ediyordu. Açıklık buldu ve veziri ile şah çekti. Tarık rok hareketi ile kurtuldu. Kalesi ile aynı anda şah çekmiş oldu. Gidebileceği tek yer vardı oraya kaçırdı.
    Tarık gülümsedi fili ile şah dedi . nereye gitse şahını veriyordu. Geriye kalan filini kalesini ve veziri öyle bir konumlandırmıştı ki hangi yöne gitse karşısında birini bulacaktı. Şahını devirdi bozuk bir sesle “tebrikler bu konuda usta olduğun anlaşılıyor”

    “evet öyleyim kendimi bildim bileli oynarım ustalığımı kabul etmen ne incelik hayret bunda hile yaptığımı söylemedin “

    Naz ters bakıp ortamdan uzaklaştı. Tilkiler dolaşıyordu beyninde acaba Tarık ne isteyecekti ondan “oh olsun san naz tanımadığın adama ne istersen dersen olacağı bu çok lazımdı sanki balık tarifi offfffffffff” çekti. Sonrasında sürekli Tarık’tan ne isteyeceğini öğrenmek için uğraştı ama Tarık o üzerine gittikçe söylemiyor sürekli sonra diye atlatıyordu. Sonunda gecenin sonu gelmişti. Gösteriler fener alyı konser bitmişti. Naz bir mahkûm misali elerlini önünde birleştirdi “evet seni dinliyorum”

    Tarık ciddi bir tavır takındı “hım şimdi bir tavla için birde satranç için dileğim olacak “

    Naz birden “hayır satranç için öyle bir söz vermedim”

    “ben gayet iyi hatırlıyorum zekâmla dalga geçtin sonra bunu düello olarak alıyorum dedim “

    Aamm iyi tamam hatırladım söyle artık meraktan çatladım”

    “tavla için 1 hafta hizmetçim olacaksın “

    Neeeeeeeeeeeee sen en dediğinin farkın damısın “

    “evet ne istersem yapacağını söyledin yaptıklarının karşılığı sadece özürle affedilir gibi değil o kadar hakaret edildik böylece ödeşmiş oluruz ha ben sözümde durmam diyorsan onu bilmem korkup kaçıyorsan sen bilirsin”

    “ben hiçbir zaman korkup kaçmadım verdiğim sözümü de daima tutarım ama sürekli yanında olamam işlerim var festival dolayısıyla kaç gündür fabrikaya gitmiyorum “

    “tamam hafta sonlar bütün gün diğer günler sabah 6 ile 10 akşam 19 ile 24 arası olsun “

    “o kadar erken kalkıp napacağım seninde o saatte kalkacağını sanmıyorum”

    “tabi ki ben o saatte kalkmayacağım sen kalkıp bana âliye teyzenin yaptığı gözleme yapacaksın taze meyve suyu sıkacaksın çayımı hazır edeceksin sonra bana haber vereceksin ancak hazır edersin diye düşündüm “

    “oldu başka ne gözlemesi ben bilmem öyle şeyler “

    “bende öyle tahmin etmiştim o yüzden 6 dedim aliye teyze 7. 30 kalkıyor yarım saatte hazır ediyor eh sende ancak 2 saatte hazır edersin diye düşündüm “

    Naz yüzünde gülümsem ile “bunu 7 ye alsak olmaz mı “?

    “hiç aklından geçirme yok öyle suna hanıma yaptırmak aliye teyzeye yaptırmak kendin yapacaksın bence şimdiden gidip öğrenmeye başlasan iyi olur “

    “of sen var ya sen “

    “hı ben var ya “

    “hain kurnaz hileci küstah şeytanın tekisin “

    Tarık başını eğip selam verdi “teşekkürler iltifat ediyorsun hadi yürü bak ayrın böyle şeyler söyleyecek olursan efendine alacağın cezaları düşünemiyorum bile görüşürüz “



    Naz aliyenin tarifine göre hamur yapmaya çalışıyordu ama bir türlü tutturamıyordu. Ya unu fazla atıyor ya da suyu yüzü saçları hamur parçaları ile doluydu.

    Tarık uzun süre onun uğraşmasını izledi. Sonra gülerek “bugün yemem mümkün olacak mı bu böreği acaba bu kadar beceriksiz olduğunu bilmiyordum”

    Naz sinirle “ben beceriksiz değilim ama bu işleri daha önce hiç yapmadım ne bileyim zorbanın birinin gelip beni hizmetçisi yapmak isteyeceğini “

    “hı bilsen hazırlanırdın yani”

    “Evet “

    “tüh ya daha önce söylesem iyiydi. Böylelikle aç kalmazdım”

    “evet öyle olurdu ama ben tavla ve satranç üzerine daha fazla çalışırdım demek istemiştim “

    “hı iyi öyle olsun hadi söylenmede devam et bak karnımdan sesler gelemeye başladı çok yavaşsın çok”

    Naz elinden hamur parçalarında fırlattı.

    Tarık yanındaki un çuvalından eliyle alıp saçlarına savurdu.
    Naz olduğu yerden ayağa fırladı “sen bana un attın öyle bu savaş demektir “

    Biraz sonra ekmeklikte unlar savruluyordu. Arada hamurda atıyorlardı birbirlerine ikisi de birden aynı şekilde savaş yapan iki çocuk canlandı


    Tarık saklambaç oynarken ekmekliğe girmiş nazda arkasından

    Tarık ayağını yere vurup sesini alçaltıp “hep peşimden gelmesene senin yüzünden yakalanacağız yine “

    Naz aynı sinirli ayağını yere vurup “ben senin peşinden gelmedim bende buraya saklanacaktım hep sen en güzel yerlere saklanacak değilsin ya “

    “of iyi sessiz ol duyacaklar”

    “merak etme duysalar bile buraya girmeye hayatta cesaret edemezler”

    “oda doğruya aliye sultanın inine kim girmeye cesaret edebilir”

    “utanmaz söylücem aliye teyzeye ayı dediğini”

    “o nerden çıktı “

    “inine dedin ya ayılar inde uyur”

    “o bir deyim okula gidiyorsun ama daha hiçbir şey bilmiyorsun”

    “sanki sen çok şey biliyorsun da “

    “biliyorum tabi yoksa kuyruk gibi neden peşimde dolaşıyorsun ki “

    “hiçte bile dolaşmıyorum mecburiyetten napayım senden başkası ile oynamama izin vermiyorlar öyle olunca başka çarem yok yoksa “

    “tabi hepsi, çevrende pervane olurlar seni gören cadı görmüş gibi kaçıyor”

    “okulda kaçmıyorlar ama burada dedemle ninemden korkusuna kaçıyorlar “

    “hemen mızıklama tamam şaka yaptım sus hadi”

    “ban sus diyene bak “

    Un çuvalların arkasına saklandılar. Bir süre gelen giden olmayınca Tarık sıkıldı. Açık çuvalın içinden aldığı unları naz’ın saçlarından aşağı döktü. Naz birden başını çevirdi “ya napıyorsun “

    “yaşlanınca neye benzeyeceğini merak ettim “

    “sen bana un atarsın ha “ oda alıp savurmaya başladı. Biraz sonra öfke gitmiş ikisi de bir yandan birbirlerine bakıp gülüyorlar bir yandan unları savurmaya devam ediyorlardı. Üstleri kirpiklerine kadar una bulanmış kadrana dama benzer bir duruma gelmişlerdi. Aliye kapıyı açıp da ekmekliğin halini görünce çılgına döndü “aman Allahlım kediler …” kahkaha seslerini duyunca arkaya geçip baktığında ikisinin un savaşı yaptığını gördü tüm unlar yerlere saçılmış çuvallar devrilmiş un yığınına dönmüştü ortalık “sizi gidinin dölleri sizi utanmıyor musunuz dindire ile oynamaya çarpılacaksınız “ eline geçirdiği oklava ile ikisini de kovaladı arkalarına vurarak

    Aynı şekilde dışarı çıkarılmışlardı.

    Naz “ne gülüyorsun “

    “neden gülmeyeyim aliye sul.( birden duraldı ) teyze fena dövdü. Ne o sende gülümsüyorsun güzel bir şey canlandı sanki”

    “evet, daha önce böyle kovalamıştı Tarık’la beni “

    “filiz’in abisi Tarık “

    “hı tanıyor musun “?

    “eh işte birkaç görmüştüm siz çocukken birlikte miydiniz”

    “evet gerçi kendileri oldukça küstah ve kendini beğenmiş biriydi şimdi nasıldır bilmiyorum “

    “ben hiçte öyle birine benzetemedim “

    “belli çok iyi tanımadığın neyse kaldı senin börekler ben gidip önce şu üstümü temizleyim”

    “oh un savaşı çıkardın işten kaçıyorsun bakıyorum ne olacak benim kahvaltı “

    “başka zamana kaldı şimdi işe gitmem lazım bunlar üstümden bir saatte temizlenmezler “

    “oo sen daha bana kahvaltı hazırlamadan kaçıyorsun ama ben ne anladım bu hizmetçilikten “

    “Sende kolay şeyler iste ev işi bana göre değil hiç sevmedin yapamıyorum işte “

    “seni alan yandı aç kalır kesin “

    “beni alacak olan bu halimle beğenip alacağından sorun olmaz sen takma kafana “

    ……………………………………………………………………….

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    (hayran)melek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    11.01.2010
    Yer
    değişiyor
    Mesajlar
    1,393
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart geçmişin gölgesinde

    Tarık Emine hanıma bakarak
    _bu ne oluyor Emine abla
    _Naz hanım aç olabileceğinizi düşünmüş
    _kendileri yok mu?
    _sanıyorum bu günde geç gelecek
    Tarık eline aldığı tabağı burnuna götürüp koklayarak
    _ellerinize sağlık...bu çok güzel kokuyor...acıkmıştım bende
    _afiyet olsun Tarık evladım
    Tarık yemek yerken Naz'ı üç gündür görmediğini düşünüyordu...kapıda bile karşılaşmamışlardı oda uğramamıştı...bu kadar yoğun olduğu içinmi uğrayamıyordu yoksa kendine yeni arkadaşlar bulduğu için artık ihtiyacı mı yoktu...belki bunları umursamaması gerekiyordu ama yinede düşünmedende edemiyordu

    Naz kolundaki saate bakarak bu saatte Tarık'ı rahatsız etmenin yanlış olacağını düşündü ama kaç gündür onu görmemişti ve oda gelmemişti yavaşca evine girerken hala gözü karşı kapıddaydı...acaba şimdi ne yapıyordu...uyumak için erken bir saatti ama misafir için geç bir saatti hem ne diyecekti niye geldiğini sorarsa mazereti bile yoktu ...büyük olsalıkla yanlış anlayabilirdi...üzerini değiştirirken hala arayıp aramama konusunda gelip gidiyordu...sonra yatağa dayalı çelloyu alarak "senide bu günlerde ihmal ettim değil mi?"...gözlerini kapatmış kendini müziğe bırakmış bir şekilde çalıyordu va aklında uzaklaştıramadığı Tarık'la birlikte

    İkiside birbirlerini görmek için uğraşsada Naz'ın işleri buna izin vermiyordu geç sate kadar çalışmalar yorucu iş günleri ...kendine bile ayıracak zamanı kalmıyordu... verilen görevi en iyi şekilde yapabilmek için oldukca çabalıyordu..sadace kendi başınada neler yapabileceğini ailesine gösremek istiyordu

    Naz yataktan kalkığında bunun uygunsuz olacağını düşünsede Tarık'ın kapısını çalmıştı...bu gün boştu ve onunla zaman geçirmek isyiyordu...belkide yarım kalan turlarına devam ederlerdi...kaçıncı defa zile basmıştı ama açan yoktu ...ilk seferinde yavaşca bastığı zile şimdi uzun uzun basarak Tarık'ı uyandırmak istiyordu....denemesi boşa çıkmıştı eğer Tarık evde olsaydı bu kadar ısrara mutlaka uyanırdı...hayal kırıklığına uğramış bir şekilde evine geçmişti ...kahvaltı için mutfağa gittiğinde gerisin geri salona dönüp telefonunu eline aldı...uzun çalmalardan sonra uykulu bir ses telefonu açtı
    _alo
    Naz yaptığına utanarak
    _ben uyandırdım mı?...özür dilerim
    _Naz ...senmisin
    _ben kapına gellip açılmayınca senin için endişelendim...başına birşey gelmesinde
    bu saatte aramasını başka nasıl açıklayabilirdi ki
    _başıma ne gelebilirki
    _bilmiyorum...herhengibi şey
    _teşekkürler ...merak etmene gerek yok ben iyiyim
    _peki o kadar zile masmama nasıl uyanmadın
    _evde değilim ki
    _şey kusara bakma...yanlış zamanda aradım sanırım
    _yanlış zaman mı?
    Tarık sonra Naz'ın neyden bahsediyor olduğunu anlayarak
    _yok ben...annemlerde kaldım bu gece
    Naz neden rahatladığını bilmiyordu ama rahatlamıştı derin bir nefes alarak
    _ben kapayayımda sende dinlen
    _peki niçin aramıştın Naz
    _bu gün boşmusun diye soracaktım...bana İstanbul'u gezdirme sözün vardı... hatırlatmak istemiştim
    _öğleden sonra sana uyar mı?
    _ben rahatını bozmak istemem
    _hayır Naz ...bir gece annemle kalmak için yeter de artar bile
    _eminmisin
    _tabiki
    _saat 3 de seni almaya gelirim
    _tamam ozaman...görüşmek üzere
    _görüşürüz Naz
    Tarık telefono kapatacağı anda naz
    _sizinkilere selamı mı ilet lütfen
    _merak etme söylerim
    tarık telefona bakaraK "senin burada olduğunu bizimkilere söyleyimde annem deliye dönsün...işte bunu yapamam Naz"
    hemen yerinden kalkıp duşa girmişti daha annesini geceyi burada geçirmeyeceğine ikna etmesi gerekmekteydi

    _günaydın millet
    _ooo bizim beyefendi bu saatdede kalkarmıymış
    _baba yapma ya ...haftanın 5 günü erken kalkmıyormuyum
    _zaten bende onun için şaşırıyorum bugün 6. gün ve sen ayaktasın
    _günaydın oluşum...niye erkenden kaktın biraz daha uyusaydın
    _Belgin bu çocuğu sen şımartıyorsun
    aradan lafa karışan Filiz
    _hangi dağda kurt öldü abi
    _sende mi Filiz...sen bari yapma
    _seni bu saatte uyanık bulmak pek mümkün olmuyorda sadece şaşırdım
    _baba kız niye oğluşumun üzerine gidiyorsunuz
    _anne bir şey demedim...dedim mi babiş
    _ya tamam kalktığıma püşman ettiniz beni...
    _suçlu sensin Hulusi
    _ben ne yaptım Belgin
    _daha ne yapacaksın...çocuk kalktığından beri laf sokuyorsun
    Tarık masadan kalkarak
    _iştahım kaçtı...ben gidiyorum
    _Hulusi hep senin yüzünden
    oğlunun peşinden yetişmeye çalışarak
    _oğlum aç aç gidilmez iki lokma birşeyler yeseydin
    _dışarıda yerim ben
    _nereye gidiyorsun bu satte oturda birşeyler ye
    _zibidi bu saatte dışarıda na işin var şurda annenin dizinin dibindede yemeğini ye
    _ben çocuk değilim...akşamada beklemeyin kendi evimde kalcağım
    _beyefendiye bizimle yemek yemek zormu geldi
    _Hulusiiii
    annesinin yanağından öpen Tarık
    _benim yüzümden kavga etmeyin ...zaten dışarıda işlerim vardı
    Tarık gittiğinde Belgin hızla ve öfkeyle masaya dönüp
    _çocuk burada doğru düzgün kahvaltı yapamayacak mı...burnundan getirdiniz
    _tamam Belgin... oturda sen bari aç kalma
    _insanda iştah mı bıraktınız
    masada kalan baba kız birbirlerine bakarak sessizce kahvaltılarına devam ettiler

    Tarık evden çıkınca nereye gideceğini düşündü ...başka yerde yemek yemek canı istemediği için oda evine doğru yol aldı

    Asansörden indiğinde müzik sesiyle Naz'ın kapısına doğru yöneldi ne kadar da güzel çalıyordu...büyülenmiş bir şekilde müziği dinlerken yavaşca kapıyı tıktıkladı ...hem rahatsız etmek ten korkarak hemde onu görmek isteyerek...tam açılmayacağını düşünüp vaz geçmişken
    _tarık...
    _rahatsız etmiyorum değil mi?...ben çello sesi duyunca ...
    _girsene...
    _şey aslında
    _hadi Tarık içeri gel
    Naz yana kayarak Tarık'a geçmesi için yer verdi
    _annende olduğunu sanıyordum
    _öyleydi ama sonra sıkıldım ...bende evime geldim
    _sabah o saatte aradığım için üzgünüm...
    _önemli değil Naz zaten kalkacaktım
    _peki kahvaltını yaptın mı?
    _birşeyler atıştırdım sedece
    _iyi o zaman birlikte yaparız...ben henüz kahvaltımı yapmadım da
    _sen arayalı çok oldu ama
    _sabah kalkar kalkmaz birşeyler yiyemiyorum ben...özellikle yanlız yemeye hiç alışık değilim
    _memnuniyetle sana eşlik ederim
    _bir şeyi bilmen gerekir omlet falan yapmayı bilmem...yani hazırcı olacağız
    _sorun değil sen malzamenin yerini göster ben yaparım
    Tarık kollarını sıvamış mutfağa doğru gidiyordu
    _çok güzel çalıyorsun
    _teşekkürler...çellonun sesi beni rahatlatıyor;hatta mutlu bile ediyor
    _canını sıkan birşey mi var
    _bizmkileri özledim sedece...tatiller dışında onlardan hiç ayrılmamıştım...şimdi ise kendi evimde kalıyorum ne kadar istemesemde bir şekilde ayrılmış olduk
    _yakında kendi evinde yaşamaya alışırsın...evet bana malzemeleri gösterde ...hazırlayalım melemeni
    Naz malzemeleri Tarık'ın önüne koyar... Tarık bunları doğruyordu ...ocağın üzerine konan tavaya bakan Tarık
    _ben çok güzel melemen yaparım
    _seni yeni yeni tanıyorum ama elinden her iş geliyor galiba
    _övünmek gibi olmasın ama öyle
    _pekde mütavazisiniz
    _öyleyimdir
    Naz gülerek elinde tuttuğu havluyu ona fırlattı
    _aman ne hoşsunuz böyle
    Tarık Naz'a yaklaşarak elindeki havluyu onun boynuna sararak kendine yaklaştırdı...
    niyeti sedece biraz şakalaşmaktı ama ona yaklaştığında kalp atışları hızlanmıştı...gözleri dudaklarına kayıyordu...bir sonaki adımı biliyordu...ama durmayı hiç istemiyordu...özlemini duyduğu dudaklara bakarak...nefesler birbirine karışırken
    bir sonraki adımı tahmin eden Naz kendini geriye çekerek
    _yemeği unutuyorsun...
    Tarık kendini toplayarak...ocağa bakmaya başlamıştı eğer Naz kendini toplamasa olacakları nasıl açıklayacağını düşünüyordu...yaptığına için için kızarken "Tarık kendine gel...sen ne yaptığını sanıyorsun"
    Naz yanaklarının kızarmasını engelleyememişti neredeyse Tarık onu öpecekti...ve bunu kendiside en az onun kadar istemişti ...son anda kendini toplayabilmişti...yinede gözlerni ondan ayıramıyordu

    _ellrine sağlık...çok güzeldi
    _beğenmene sevindim
    _nasıl oluyorda bütün bunları biliyorsun
    _uzun süre yanlız yaşayınca bazı şeyleri öğreniyorsun
    _benimde bu şekilde omlet yapabilmem için uzun süre yanlız mı yaşamam gerekir
    _üzgünüm ama ne kadar yanlız yaşasanda böyle melemen yapamassın
    _nedenmiş...bende yapabilrim eğer istersem
    _daha önce hiç yemek yapmadın değil mi?
    _yapmadım ama öğrenebilirim
    _o yemekten yemek istemem doğrusu
    _niye ki
    _zehirlenmek istememde onun için
    _çok kötüsün Tarık
    Naz masana kalkarak
    _ben o yemeği yapacağım ve sende yiyeceksin Tarık
    _acı bana Naz daha çok gencim
    Naz gözlerinde oluşan şimşeklerle
    _yaşamak istiyorsan sus Tarık... sus
    _yoksa...
    _çok kötü olur
    _galiba korkmaya başladım
    yüzünde oluşan gülümsemeyle tamamen tezat bir cümle kurmuştu Tarık
    _sen kendini beğenmiş... ne bencil bir adamsın
    _ben mi?
    _evet sen...ve seninle hiçbir yere gitmek istemiyorum
    _siz bilirsin Naz hanım
    Tarık masadan kalkıp hızla mutfaktan çıkmıştı...Naz onun arkasından bakarken biraz sonra kapının çarpma sesini duydu...ne kendini beğenmiş bir adamdı bu Tarık sanki küçük dağları o yaratmıştı...Naz istedikten sonra herşeyi yapabilirdi...tamam bu zamana kadar hiç yemek yapmamıştı ama bu kadar üzerinede gelmesine gerek yoktu ...hemde yarım saat önce öpmeye kalktıktan sonra...neden şimdi çekip gitmiştiki tamam kızabilirdi ama bu şekilde çekip gitmesine gerek yoktu
    Canı sıkılan Naz çelosundan yardım ister gibi ona bakmmıştı...belki biraz olsun rahatlayabilirdi

    Salonda dönen Tarık kendi kendine söylenerek "benimle hiç bir yere gitmezmiş...niye doğruyu söyledim diye...ne sanıyordu bu kız kendini emrine amade uşağı mı vardı..." onun için erkenden kalkıp buraya kadar gelmişti ama küçük hanım onunla biryere gitmezmiş ...kendisi bilirdi onu hiçbir şey için zorlayacak değildi nasıl olsa kendi ayağıyla gelip özür dileyecekti

    ilk kavkalarını yapmışlardı onlar ve kesinlikle sonda olmayacaktı...

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    (hayran)melek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    11.01.2010
    Yer
    değişiyor
    Mesajlar
    1,393
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart geçmişin gölgesinde

    Ne kadar bu şekilde çello çaldığını bilmiyordu ama hiç rahatlamamıştı;her zaman işe yarardı fakat şimdi olmuyordu...yavaşca çelloyu koltuğa dayarken;aslında Tarık'ın üzerine fazla gittiğini düşünmeye başlamıştı...doğru yemek yapmaktan anlamazdı ,temizlek yapamazdı;onun bulduğu Emine hanım olmasa aç kalacağı ortadaydı...geldiği günden beri onunla ilgilenmiş yanında olmuştu hemde mecbur olmadığı halde...ona yanlış yapmıştı zaten söylediğide yalan değildi ...yemeğini yediği için zehirlenme ihtimali hiçde az olmasa gerekti...ve Tarık'la küs olmak istemiyordu çalışmaktan dolayı pek zamanı olmuyordu ve bu boş zamanını Tarık'la geçirmek istiyordu...onun yanındayken kendini daha rahat hissediyordu...
    Üzerini değiştirmiş aynadan son kez kendine baktıktan sonraa "umarım evdesindir Tarık yoksa bu hazırlıklar boşa gidecek" evinden çıkıp Tarık'ın kapısına gelmişti...nasıl karşılayacağını bilmediğinden dolayı biraz korkuyordu...ya biraz önceki olaydan dolayı hala kızgınsa ne olacaktı ...fakat bütün cesaretini toplayarak zile basdı
    Tarık Naz'ı karşısında görünce şaşırdı ...onu beklemiyordu özellikle biraz önce olanlardan sonra
    _galiba bir sözün vardı
    _ben onu iptal ettik diye düşünmüştüm...yanlış mı anladım
    _özür dilerim...hatalıydım...ama sende çok üzerime geldin
    _Naz ben senin uşağın değilim...
    _ben öyle birşey söylemedim
    _yani kapıma gelip bir özürle herşeyi unutacağımı nasıl düşünebilirsin
    _gerçekten üzgünüm ben...
    _sabah uykumuda almadım... izin verirsen uyuyacağın şimdi
    _Tarık ...özür dilerim
    ikna edmeyeceğini anlayınca Naz kapıdan uzaklaşıp asansörün düğmesine basmıştı ...Tarık kapıda durup ne yaptığını anlamya çalışıyordu
    _nereye gidiyorsun
    _kaybolacak değilim ...yanlız gezebilirim
    Tarık yaptığına püşman
    _bekle birlikte çıkalım
    _ben seni uykundan alı koymayayım
    _nasıl olsa bu saatte uyuyamıyacağıma göre... banada açık hava iyi gelir...biraz beklede arabanın anahtarını alayım

    Arabanın içindeyken
    _neden gelmeye karar verdin
    _gelmesemiydim yoksa
    _yo hayır yanlış anladın...ben sadece merak ettim ...fikrini ne değiştirdi
    _sen tabiki
    _ben mi?
    _yani başına bir iş gelse kendimi suçlu hissedecektim...onun için yanında olsam daha iyi olur diye düşündüm...en azından kafam rahat olur
    _gerek yoktu ben başımın çaresine bakabilirim
    _istersen yanlız gez
    Tarık arabayı hemen uygun yerde durdurup
    _inmek istersen seni tutmam
    _Tarık lütfen...gidelim
    onunla bu şekilde ayrılmak istemiyordu ama dilinede hakim olamıyordu

    Neden hiç sebeb yokken birbirlerini damarına basıyorlardı ki...aslında ikiside birlikte olmaktan bu kadar hoşlanırken hiç sebeb yokken ortada kendilerine tartışacak bahaneler buluyorlardı...birbirlerine attıkları kaçamak bakışlar ...yarım kalan sözcükler;söylemek isteyipte söylenemeyenler...
    Mutluydular bunu dile getirmeselerde birlikte olmak onları mutlu ediyordu...aslında birbirlerinden uzak durmaya çalışsalarda birbirlerine çok yakın duruyorlardı...yan yana yürümeler el ele tutuşmalar ...bunları farkında olup farkında değilmiş gibi davranıyorlardı...birbirlerini çok uzun zamandır tanıyormuş gibi kimi zaman kahkahalarla devam eden bu gezi kimi zaman da anlamsız tartışmaya dönüşebiliyordu

    Naz yanındaki adama bakarken kendini çok mutlu hissediyordu onun yanındayken kendini tam hissediyordu...uzun zamandır aradığı kayıp parçayı sanki bulmuştu...bunu nasıl açıklayacağını bilmiyordu ne demeliydi buna arkadaşlık mı;komşulukmu;yoksa kan bağımı...aslında bunların hiç birinin olmadığını Naz daha iyi anlıyordu...Tarık artık özel biriydi...daha önce hiç yaşamadığı ilkiydi...tamamen kendi olarak rahat ettiği insandı...onun yanında maskelere yalanlara gerek yoktu o istedikten sonra hayatındaki herşeyi anlatacağını hissediyordu
    Nasıl olmuştuda Naz hayatına girer girmez onun fazgeçilmezi olmuştu...o gelmeseydi de o kapıya gidip dışarı çıkalım diyeceğini biliyordu...hiç kimsenin yanında duyguları bu kadar güçlü olmamıştı ...onun yanında olmak istiyordu ...onunla ilgili herşeyi bilmek istiyordu ve kendiside ondan birşey saklamak istemiyordu...tamam geçmişi pek hoş değildi ama o istedikten sonra hayatının geri kalanını onunla geçirebileceğini biliyordu

    Kafede içeceklerini yudumlarlarken...gözleri birbirlerinden başkasını görmüyordu...günle ilgili yarım kalan konular üzerine tartışıyorlardı ...o sırada masaya yaklaşan genç kadın
    _merhaba Tarık...uzun zamandır görünmüyorsun...
    _merhaba Aslı...işler malum
    _arkadaşını tanıştırmayacakmısın
    _Aslı bu Naz ...yakın bir arkadaşım
    _yoksa gecelerden seni çalan... bu güzellik mi?
    Naz bu konuşmaya istemesede dinleyerek konuşmanın nasıl sonlanacağını merak ediyordu
    _nerden çıkarıyorsun bunları...artık babamla çalışıyorum ve bana göz açtırmıyor
    Aslı davet beklemeden boşta olan sandalyeye oturarak
    _Naz'cım bu çapkına dikkat et....sakın kalbini kaptırayım deme...sonra çok üzer seni
    _saçmalama Aslı
    _yapma Tarık...yoksa artık uslandın mı?
    _Aslı'cım Naz'la özel birşey konuşuyorduk...
    _analdım ...iş üstündesin...pardon
    masadan kalkan Aslı
    _görüşürüz Naz ...yada görüşemeyiz...
    _ben gerçekten özür dilerim Naz... gelip oturacağını tahmin edemedim
    _yakın bir arkadaşın heralde
    _buda nerden çıktı
    _bilmem seninle ilgili çok şey biliyor ...bende yakın olduğunuzu düşünmüştüm
    _hayır eski bir arkadaş sadece
    _Tarık ben macera aramıyorum
    _nasıl anlamadım
    _ben senin çevrendekiler gibi olamam Tarık
    _senden böyle bir şey isteyende olmadı
    _ama arkadaşının iması
    _onun dediklerinne bakma sen
    _ben seni tanımıyorum bile
    _o zaman tanımana yardımcı olayım
    _nasıl olacak o
    _önce eski Tarık'ı tanıman gerek yeniyi anlaman için
    _anlat seni dinliyorum
    _burada olmaz...zaten anlatmaklada olmaz göstermem gerek...ancak o zaman beni anlarsın

    Tarık Naz'ı eve bırakıp bir saat içinde hazır olmasını istemişti...birlikte bir gece kulübüne gideceklerdi... burada Tarık Naz'a eski Tarıkı gösterecekti ...nasıl olacaksa

    Daha gece kulübünden içeri girmeden müzüğin yüksek sesi insanı sarıyordu
    _burası benim mekanım
    Naz sesini duyurmaya çalışarak Tarık'a doğru yaklaşmıştı
    _bu gürültüyü nasıl kaldırıyorsunuz anlayamadım
    Tarık'ta ona doğru eğilerek...ve onun kokusunu içine çekme kafletinde bulunarak
    _sese birazdan alışırsın
    Naz'ı belinden tutarak onu ilerdeki masaya doğru yönlendiriyordu...bu duruma başta şaşırsada Naz hiçde rahatsız olmamıştı...boş olan masaya oturunca hemen gelen garson
    _hoş geldiniz Tarık bey... ne alırdınız
    _her zanman kinden
    sonra Naz'a bakarak
    _sen ne alırsın Naz
    _ben alkolsüz bir meyve kokteyi alayım
    _hemen efendim
    Tarık'ın kendine baktığını gören Naz...açıklama gereği duyarak
    _alkole karşı direncim yok...onun için içmek bana yaramıyor
    masalarına yaklaşan bir çift
    _oooo Tarık seni burada görmek şaşırttı beni
    _ne olsuna Sedat işlerden fırsat bulamıyoruz
    lafa karışan genç kadın
    _bu güzel bayan yeni galiba bizi tanıştırsana
    Tarık önce bayanı göstererek
    _bu Demet
    sonra onun yanındaki adamı göstererek
    _buda Sedat
    sonra Naz'a dönerek
    _buda arkadaşım Naz
    Naz sessizce
    _memnnun oldum
    diyebilmişti ...Tarık niçin onu buraya getirmiştiki amacı neydi...bu tür yerlerden hiç hoşlanmamıştı ve şimdide kendi ayağıyla gelme gafletine düşmüştü
    Naz'ın sorgular gibi baktığını gören Tarık
    _benimle dans edrmisin Naz
    _tabi...neden olmasın
    Naz sıkılmıştı ve gerilmişti...Tarık'ta bunu çok rahat anlayabiliyordu belkide onu hiç getirmemeliydi...ama hemende gitmek olmazdı...Naz mümkün olduğunca Tarık'tan uzakta hatta ona dokunmaktan korkarak dans ediyordu...müzik değişip sılov birşeyler çalmaya başlayınca Naz biran olduğu yerde donup kaldı...durumu taparlayan Tarık Naz'a yaklaşarak onun beline sarılmıştı...şimdi ikiside oldukca yakın bir durumdaydılar...Naz başını kaldırdığında sürmeli gözlerle karşılaşıyordu ve bu suskunlukta uzadıkca rahatsız eder bir hal alıyordu
    _ne iş yapıyorsun Tarık...anladığım kadarıyla para sıkıntısı çekmiyorsun
    _haklısın para sıkıntım hiç olmadı...babamın yanında çalışıyorum
    _ve paraları buralarda yiyor olmalısın...zavallı Belgin teyze ne kadar üzülüyordur senin için
    _haklısın bana uygun kız aramaktan asla fazgeçmedi...benim buralarda tanıştığım biriyle evlenmemden inanılmaz çok korkar...ama artık korkmasına gerek kalmadı
    _neden
    _onu buldum ben
    _peki annenin haberi varmı
    _yakında öğrenecek...
    _peki kim bu şanslı kız
    Tarık imalı şekilde Naz'ın gözlerinin içine bakıyordu...kelimelerle değil ama bakışlarıyla sensin demek istiyordu
    _yakında öğrenirsin...onu tanımadan önce her gecem burada geçiyordu ama şimdi buralarda olmak yanımda o yaksa hiçde çekilmiyor
    Naz kendini yaralanmış gibi hissediyordu ...kollarıyla sarmaladığı bu adam başka bir kadına olan aşkından bahsediyordu...onun içi mi getirmişti buraya
    _nasıl oldu bilmiyorum ama ilk görüşte ondan etkilendim...kabul bu çok apatalca gelebilir...ilk görüşte aşk...başta buna anlam veremedim fakat şimdi anlıyorum ki ben ona ilk görüşte vurulmuşum
    naz tarık'ın kolarından kurtularak
    _yaa ne hoş...oturalı mı çok yoruldum

    içmem diyen naz kaçıncı kadehini içiyordu onu durdurmaya çalışan tarık
    _naz yeter artık sarhoş olacaksın
    _ben sarhoş olmam
    _galiba olmuşsun bile
    _sarhoş değilim dedim
    _tamam anladım ...artık gitsek iyi olacak
    _bendaha dans etmedim
    _başka zaman ederiz Naz
    _olmaz şimdi edeceğim...
    Naz'la baş edemeyeceğini anlayan Tarık onu dansa kaldırdı...biraz önceki utangaç kız çocuğu gitmiş yerine ateşli bir kadın gelmişti...Tarık hem Naz'ı hemde kendini konturol etmekte zorlanıyordu...bu Naz biraz önceki Naz olmazdı...bu bakış bu duruş ve bu kıvırış tamamen insanı baştan çıkarmak için yapılıyor gibiydi...kendine hakim olmata çalışarak
    _dansımızıda yaptık artık gidelim mi?
    Naz daha da Tarık'a sokularak
    _ben gitmek istemiyorum
    _inan bu şekilde dans etmek benim için tahmin edmeyeceğin kadar zor
    _neden sevgiliniz dahamı iyi dans ediyor Tarık bey
    _hadi eve gidelim
    _olmaz biraz daha..
    Tarık bu dansın bu şekilde devam etmesinden oldukça rahatsız ...bunu biran önce sonlandırmak istiyordu yoksa gecenin sonu hiçte istemeyeceği bir şekilde son bulabilirdi

    NEDEN ŞİŞEDE DURDUĞU ŞEKİLDE MASUM DURMUYORDU BU ŞEY...İNSANLARA NORMALDE ASLA YAPMAUACAKLARI ŞEYLERİ YAPTIRIYORDU
    SONRASINDA DA UTANÇ HAYAL KIRIKLIĞI VE BAŞ AĞRISI BIRAKIYORDU

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    (hayran)melek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    11.01.2010
    Yer
    değişiyor
    Mesajlar
    1,393
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart geçmişin gölgesinde

    Kollarındaki genç kadına bakarken aslında bu durumdan pekde şikayetci olmadığını farketti;ama yinede olayların bu şekilde cerayan etmesini istemezdi...sedece niyeti eski hayatını Naz'a göstererek ne kadar değiştiğini anlamasını istemişti o ise ne olduysa bir anda içmeyi sevmediğini söylediği halde kadehleri arka arkaya devirmişti şimdi ise oldukcca zor durumla baş etmesi gerekmekteydi...Naz'ın daha fazla sokulmasıyla Tarık onu kendinden uzaklaştırmaya çalışarak
    _Naz ...tatlım artık gitsek iyi olacak
    Naz işveli bir şekilde Tarık'a bakarak
    _lütfen biraz daha kalalım...
    Naz bu şekilde baktıkca Tarık'ın da gidesi yoktu ...ama bu yanlıştı kendinde olmayan bir kadından faydalanmak ona göre değildi...dansa devam ederken ustalıkla onu çıkışa doğru yönlendiriyordu
    _yaaa ben eve gitmek istemiyorum
    _anladım...bizde eve gitmeyiz
    _tamam nereye gidiyoruz o zaman
    _biraz açık hava iyi gelir ikimizede

    Tarık Na'ı arabaya bindirmek istediğinde
    _gitmiycem dedim
    _tamam Naz...eve gitmiyeceğiz
    _ben yürümek istiyorum
    _bu halde mi?
    Naz Tarık'ın kolarından kurtulup üzerindekilere bakarak
    _ne var mış halimde
    _Naz çok içtin ...kendinde değilsin sen
    _ben kendimdeyim...ve çokta içmedim
    _belli zaten ...ayakta bile duramıyorsun
    Naz bir kez daha kendini Tarık'ın kolarından kurtararak
    _hiç bile ben yanlız başına duramıyacakmışım
    Naz sendelediğinde onun düşmesinden korkan Tarık...yine korumalı kollarının arasına almıştı onu
    _bırak beni yanlız yürürüm ben
    Naz'ı daha sıkı tutan Tarık
    _bu gün için yeterli Naz artık gidiyoruz
    Naz debelendikce Tarık kendine hakim olmaya çalışarak...onu zorda olsa arabaya bindirmişti...kemerini bağladıktan sonra kendide yerine geçip
    _ne zormuş sarhoş bir kadınla uğraşmak
    _sen...sen ne biçim konuşuyorsun benimli...ben bir kere sarhoş değilim
    _pardon ...nesin peki
    _biraz fazla içtim...ama sor bakalım niye içtim
    araba yolda ilerlerken Tarık bir yandan da Naz'laf yetiştirmeye çalışıyordu...oysa böylemi olacaktı ...bu gün
    _niye içtin Naz
    _ben..ben...çok yanlızım Tarık
    _bunun için mi?
    _sana bir sır vereyim mi?
    Naz bir konudan diğerine geçerken Tarık içinde "biraz daha sabır kurtulacaksın bu işkenceden" diyordu
    _çok merak ettim Naz ...hadi neymiş bu büyük sır
    _şşiiittt ...kimse duymasın ama
    _merak etme kimse yok burada
    Naz arabanın arkasına bakarken
    _eminmisin
    _eminim Naz sadece ikimiz varız burada
    _peki... sevgilin nerede
    _Naz sen neden bahsediyorsun...ne sevgilisi
    _hani seni ilk görüşte etkileyen kadın
    Tarık bu konuşmanın ne kadar saçma bir şekilde devam ettiğini görerek Naz'ın neden içki içmek istememesini anlıyabiliyordu...böyle bir durumda kalmayı kimse istemezdi...tam olarak neden bahsettiğinin bile bilincinde olmayan Naz o konudan bir diğer konuya atlamakta üzerine yoktu

    zorla Naz'ın kapısını açıp onu içeri taşırken
    _belim koptu galiba
    Naz'ı koltuğa bırakmıştı
    _sen bana şişman mı demek istiyorsun
    _ben öyle birşey demedim
    _dedin ...belim koptu dedin...ne demek bu ...benim şişman olduğumu söylüyorsun işte
    _Naz sarhoşsun ama kulaklarında da hiç birşey kaçmıyor
    _ben sarhoş değilim...kaç defa diyeceğim
    tamam anladım sarhoş değilsin...ama ben çok yorgunum izin verirsen evime gidip biraz dinleneceğim
    Naz yerinden kalkıp Tarık'ın üzerine yürüyerek
    _izin vermiyorum...hiçbiryere gidemessin
    _sen baya ciddi aldın bu izin konusunu
    Tarık yerinden kalkıp kapıya doğru yönelmişti ki...Naz'ın ağlamaklı sesiyle yerinde kaldı
    _sende bırak beni...sende terk et...zaten herkes bırakıp gidiyor
    Tarık geri gelip Naz'ın yanına oturmuştu...onu teselli etmek için ona sarılıp
    _tamam gitmiyorum bir yere
    Naz burnunu çekerek
    _gideceksin ...hemde arkana bile bakmadan
    _hayır sen istediğin sürece yanında olacağım
    Naz sevinçle Tarık'ın boynuna atlıyarak
    _gerçekten ...gitmeyeceksin değil mi?...beni terk etmeyeceksin değil mi...?
    _yanında olacağım
    Naz daha bir sıkı sarılarak
    _teşekkürler
    dedi
    bir süre bu şekilde kaldıktan sonra Naz bir anda Tarık'tan uzaklaşarak
    _beni güzel buluyormusun... Tarık
    _buda nededen çıktı
    _beni güzel buluyornusun... sadece söyle işte
    _tabiki...hemde çok güzelsin
    _benimle nişanlanacak olsan ...beni başkasıyla aldatmassın değil mi?
    _neden aldatayım
    _bana yalan söylemessin değil mi?
    _hayır
    _Erik gibi... yapmassın değil mi?
    Tarık Naz'a sarılarak
    _seni asla aldatmam Naz...sana asla yalan söylemem...seni üzecek bir şey asla yapmam ben...
    _bende seni aldatmam Tarık...üzmemde...hatta yemek yapmayıda öğrenirim

    Tarık Naz'ı yavaşca yatağa yatırırken kendini konturol etmeye çalışarak...niyetinin onu yatırdıktan sonra odadan çıkmak olduğuna kendini inandırmakla meşguldü
    Naz Tarık'ı bırakmak istemeyerek
    _yanımda kalırmısın
    _bu doğru olmaz Naz
    _lütfen ...sadece ben uyuyana kadar yanımda kal
    Tarık Naz'ın yanına uzanırken bundan sonra ne olabileceğini düşünüyordu...Naz Tarık'a sarılarak gözlerini kapamıştı bile
    Tarık bir iki dakika kımıldamadan yattıktan sonra Naz'ın uyuduğunu anlayarak...ona biraz daha sokularak yanağına bir öpücük kondurdu...Naz'ın yüzünde oluşan gülümsemeye karşılık vererek ne kadarda zor olsada yataktan ve Naz'ın kokusundan kendini uzaklaştırdı...bir süre ayakta kalıp Naz'ı izledi bu güzelliğin kendinden sakladığı bazı şeyler vardı...acaba hala eski nişanlısını seviyor olabilirmiydi... onun ihaneti kapanmamış bir yara olarak hala kanıyorsa ...dolu bir kalpte kendine nasıl bir yer bulabilirdi...ama ya söyledikleri ...birlikte nişanlı olmayı neye yormalıydı...bu gün sabah duygularından eminken şimdi kafası karışmıştı...karşısında hiçbirşeyden habersiz uyuyan kadına balkarak "şimdi rahat uyu Naz yakında bu soruların cevabını senden alacağım"

    Naz gözünü açtığında önce nerede olduğunu anlamadı ...son hatırladığı şey Tarık'la dans ettiğiydi...etrafına bakındığında yatağında olduğunu fark etti...buraya nasıl gelmişti ve niçin hiçbir şey hatırlamıyordu...başındaki ağrıya aldırış etmeden yataktan çıkıp kolundaki saate baktı ...saat nerdeyse 12 olmak üzereydi va bu saate kadar uyaya kalmıştı...geceyi hatırlamaya çalışarak odanın içinde dolanmaya başladı tek hatırladığı Tarık'la das ettiğiydi ve onun söyledikleri...şimdi neden içmeye başladığını hatırlamaya başladı...Tarık sevdiği kadından bahdetmişti...sırf onun kendini ne kadar değiştirdiğini göstermek için o gece kulübüne gitmişlerdi...ve sonrası yoktu...havızasında oluşan bir boşluk ve bu boşlukları dolduracak tek kişide Tarık'tı

    Kaçıncı defa kapıya gitmiş her seferinde vaz geçmişti ne diyecekti..."gece sarhoş olunca ne yaptım" mı? bu çok aptalcaydı ama yapabileceği başka birşeyde yoktu...büyük olsılıklada Tarık'tan özürdilemeside gerekecekti ...emindi ki adama çok çektirmiş olmalıydı... kendinde değilken.Son bir cesaretle kapıyı açarak Tarık'ın kapısını çaldı...Tarık Naz'ı görmenin şaşkınlığıyla
    _merhaba Naz ...seni görmeyi beklemiyordum...özelikle geceden sonra
    Naz mahcup bir şekilde
    _içeri girebilirmiyim
    _tabiki ...buyur lütfen
    Naz koltuğa otururken başını yerden ayırmadan
    _ben dün olanlarle ilgili bir iki şey soracaktım da...
    _neyi merak ettin
    _ben sadece seninle dans ettiğimi hatırlıyorum...gerisi yok...bir kendime geldim yataktayım
    _sen içtin sarhoş oldun...bende seni evine bıraktım
    _başka birşey olmadı mı*
    _ne olabilir ki?
    _bilmem
    _hayır birşey olmadı
    _bende çok korkmuştum ...saçmalamışımdır diye
    _aaa birde eski nişanlında bahsettin
    biraz önce Naz'ın yüzüne yayılan rahatlama anında yok olmuştu
    _ben onunla ilgili ne anlattım sana
    _sanırım hala onu unutamamışsın
    Naz derin bir nefes alarak
    _haklısın onu asla unutamayacağım...
    Tarık bunları duymayı hiç ama hiç beklemiyordu bir anda neye uğradığını şaşırarak ve kızgınlıkla
    _belkide eski nişanlınız sizi yeniden kabul eder
    Naz anlamaz şekilde Tarık'a bakarak
    _yanılıyorsun...onu unutamama sebebim ona olan aşkımdan değil... sadece uğradığım ihanetten...arkamdan bıçaklanmamdan...gözümün içine bakıp yalan söylemesinden...beni en yakın arkadaşımla aldatmasından...sedece beni ilerlemek için bir basamak olarak kullanmasından...yoksa onu ben o ilk anda sildim kalbimden...zaten tam olarak oraya bile yerleştirememiştim daha...
    _ben özür dilerim ...bilmiyordum
    _önemli değil tarık...ondan nasıl bahsettiğimi bile bilmiyorum
    _sedece sana şunu söyleyim ...içmek sana yaramıyor
    _biliyorum
    _ve bir ara bana bir sır bile verecektin
    Naz duyduklarına inanamayarak
    _verdim mi?peki
    _hayır...sonra başka konuya daldın
    _sevindim
    _neden ...sır neydiki
    _hatırlamıyorum...kesin apatalca birşeymiştir


    SIRLAR GÜNYÜZÜNE ÇIKMAMIŞTI AMA TARIK BİRAZ OLSUN İÇİNDE OLUŞAN SORULARA VEVAP BULABİLMİŞTİ...TABİ NAZ HENÜZ SORULARINI BİLE SORAMAMIŞTI
    BAKALIM İKİLİMİZİ BİR SONRAKİ BÖLÜMDE NASIL BİR OLAY BEKLİYOR

Sayfa 1/100 123451151 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Yalancı Yarim - Senaryolar (3)
    By shule_ in forum Yalancı Yarim
    Cevaplar: 990
    Son Mesaj: 07-02-10, 18:21:07
  2. Yalancı Yarim
    By yesilcamkolik in forum Türk Sinemasından Film Tanıtımları
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 02-08-09, 23:16:23
  3. Yalancı Yarim - Senaryolar (2)
    By melisa_s in forum Yalancı Yarim
    Cevaplar: 1000
    Son Mesaj: 29-07-08, 16:05:18
  4. Yalancı Yarim - Senaryolar (1)
    By ayse in forum Yalancı Yarim
    Cevaplar: 2500
    Son Mesaj: 30-12-07, 04:10:21
  5. Yalancı Yarim - Bölüm Yorumları (13)
    By angel eyes in forum Yalancı Yarim
    Cevaplar: 2490
    Son Mesaj: 24-06-07, 00:14:06

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

webmaster forum
netspor
taraftarium24
yerli filmler
diziizle.blog
fragmanlar
juul
One Hit Wonder
Bu sistem vBulletin® alt yapısına sahiptir, Version 4.2.5 kullanılmaktadır. Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. Copyright © 2020

Mobil Ödeme bahis
cratosslot giriş
vdcasino
meritroyalbet
güvenilir casino siteleri
canlı casino
meritroyal bet
casino siteleri
canlı rulet
deneme bonusu
ilbet giriş
bursa escort
kartal escort
maltepe escort
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
casino siteleri
canlı bahis siteleri
escort ankara

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.