Sayfa 100/100 İlkİlk ... 509096979899100
497 sonuçtan 496 ile 497 arası

Konu: Yalancı Yarim - Senaryolar

  1. #496
    Durum:
    Çevrimdışı
    ummu88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    22.08.2008
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    1,978
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    8
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Yalancı Yarim- Senaryolar

    69. bölüm

    Hep beraber bahçeye çıktılar. Bahçe renkli ışıklarla süslenmiş kokteyl masaları hazırlanmıştı. Masalarda cam fanus içinde mumlar küçük çiçekler ve çiçeklere iliştirilmiş süslü 30.yıl yazısı vardı.

    Mert vahileri masalardan birine buyur edip oturduktan sonra “ben bir misafirlerle ilgileneyim gelirim “

    Vahi “tamam evladım sen ilgilen biz iyiyiz böyle “

    Vahi bir süre sonra bir grup arkadaşını görüp oraya geçti.
    Babası gidince ümit “ naz ben sıkıldım eski arkadaşlarla buluşacağız ben kaçıyorum. “

    Naz gelmek istemediği ama gelmek zorunda kaldığı davette sıkıntı bastı. Yalnız kalacağını anlayınca“ümit yalnız bırakma biraz daha bekle birlikte çıkalım”

    “sende takıl eskilerle “

    “Sıkıyorlar öyle boş konuşuyorlar ki anlatamam yok bir gördüğü çantadan bahseder biri yeni bir araba alacakmış yok yeni bir elbise görmüş, baydı sohbetleri içimi “

    Ümit kinayeli bir sesle “3 yıl önce sende onlardan bahsederdin hatta yeni aldığın arabanla hava atıp en hızlısı senin olduğunu söyler yarışlara katılırdın zamanın uçarı Nazına ne oldu böyle “

    “Sınıf değiştirdi “

    Yanağına öpücük kondurup “hoşça kal iyi eğlenceler bak mert bey nihayet kurtuldu geliyor ben kaçtım “

    Mert “naz neden burada yalnız duruyorsun gelsene “

    Naz “ben burada iyiyim mert “

    “hadi ama gel arkadaşlara merhaba de çok kırılıyorlar “

    “Söyledim mert “

    “iyi hadi dans edelim çok sevdiğini biliyorum “

    “Gerek yok “

    Kapıdan gireni görünce hemen mert’in koluna girip “tamam mert yapalım “

    Birlikte dans pistine doğru ilerlediler.

    Mert “o güne dönüp yaptığım hatları geri alabilmeyi isterdim “

    “mert o gün o hatalar olmasaydı da biz ayrılırdık “

    “Belli olmazdı “

    Mert naz’ı döndürüp yatırdı. Naz hızla kalkıp “görünen köy kılavuz istemez derler mert biz seninle hiçbir zaman tam olarak sevgili olamadık “

    “Çok iyi gidiyorduk onunla karşılaşmasan yeniden aynı şekilde devam ederdik “

    “mert kendini kandırma lütfen çok iyisin seni gerçekten seven birini hak ediyorsun “

    Mert nazı çevirip kulağından öpecek gibi eğilip “ben seni istiyorum ve evet diyeceğin güne kadar bekleyeceğim “

    “boşuna beklersin “ naz hızla uzaklaştı.

    Mert eliyle tekrar kendine çekti “olsun ben seni sevmekten asla vazgeçmedim geçmeyeceğim “

    “ben söyleyeceğimi söyledim mert boş bir hayale beklemek istiyorsan sen bilirsin “
    Birkaç tur atıp dansı bitirdiler.



    Tarık kapıda seher ve Cavit beye “30. Yılınız kutlu olsun annem ve babam iyi dileklerini gönderdiler burada olmadıklarından gelemediler. “ oysa annesi eve çıkmış hemşire kontrolünde istirahat ediyordu. Kalçası kırılmasa bodrum da olacaklardı.

    Mert orkestraya naz’ın doğum gününde çaldığı parçayı çalmalarını istedi. Tarık piste baktığında mert ile naz’ın dansını gördü. Sinirle yumruk sıktı.

    Seher “oo Tarıkçım hoş geldin “

    Tarık “hoş bulduk seher teyze Cavit amca”

    Cavit “hoş geldin baban nasıl “

    “iyi selam söylediler nice daha 30 yıllara tebrikler “
    Cavit “teşekkürler darısı sizin başınıza artık “

    Seher “ah evet mert buldu”

    “öyle mi? “

    “ya kendi aralarında nişanlandılar bile Naz Amerika’dan dönünce düğün yapacağız aman kimseye söyleme olur mu ah dansa da kalkmışlar ne harikalar değil mi nede yakışıyorlar birbirlerine sanki birbirleri için yaratılmışlar “

    Tarık sinirle “ne güzel “

    Cavit “geç tarıkcım garson masanı göstersin “Tarık uzaklaşıncaya kadar bekleyen,

    Cavit “seher saçmalama ne yaptığını sanıyorsun “

    “saçmalamıyorum bunun yüzünden oğlum çok acı çekti. Cavit benim suçum var mert e baskı yapmasam oda öyle yapmayacaktı araları bozulmayacaktı. Sonra bu çıktı ortaya düzelmedi araları şimdi araları bozukken biraz daha bozulsun Tarık inandı mı bir daha yanına yaklaşmaz devam ederler barışırlar oğlumda mutlu olur. “

    “Of seher Tarık a nişanlandıklarını söyleyerek ne elde edeceksin “

    “Tarık bey naz dan ümidi keserse peşine düşmeyecek naz hanımda paşa paşa mert e dönecek “

    “umarım ama zor “

    Tarık masaya geçti eline aldığı kadehi onların dansını izlerken öyle bir sıktı ki elinin üstü bembeyaz oldu.

    Mete Tarığın arkadaşı uzun boylu mavi gözlü hafif sarışın “ne o Tarık sakin ol bardağı kıracaksın “

    “HI “

    “oğlum bardağı diyorum “
    Tarık ters bakıp salona geçip dışarı doğru ilerledi.
    Naz babasına bakmak için dans sonrası diğer kapıdan girdi. Karşı karşıya geldiler. Bir süre ikisi de öfke ile birbirine baktılar

    Tarık sinirle “hiç vakit kaybetmişsin “

    Naz aynı nefret ve sinirle başı dik karşılık verdi.“ya öyle oldu “

    Tarık daha da hırslanıp “sende diğerleri gibisin “

    Naz’ın sesine alaycılıkta eklenmiş“Ne bekliyordun “

    Naz ön bahçeye doğru ilerledi Tarık arkasından gidip hızla kolunu çekip naz kolunu çekip “bırak kolumu canımı yakıyorsun “

    “Senin benim canımı yaktığın kadar değil “

    Naz sinirli bir kahkaha atıp “canının yanması için önce kalbin olması gerek sende olmadığına göre yalan söyleme”

    Tarık alaylı gülüp “haklısın sendede olduğu söylenemez 2 günde çabuk toparlamışsın “

    “arkandan sürüneceğimi mi sandın “

    Tarık sinirliydi. Kırgındı öfkeliydi kime olduğu bilinmeyen bu duygular içinde alayla “yoo hemen yeni birini bulacağını biliyordum ama eski sevgiline döneceğini düşünmemiştim “

    “gitme zamanım az olduğundan eskisiyle idare ediyorum sende eskiye döndüğüne göre bana laf etmeye hakkın yok “

    Seher aynı anda içeriye girdi “aa naz Tarık neler oluyor “

    Tarık “yok bir şey iyi eğlenceler “

    Seher “aa gidiyor musun? “

    Tarık “Yoğun işlerim var İtalya’ya gideceğim o yüzden çalışmam gerek tebrik için uğramıştım iyi akşamlar “

    Seher, sana da evladım annene babana selam söyle “

    Naz gözlerinden akmak için bekleyen yaşları tutmaya çalışıyordu. Birkaç defa yutkundu. Öne doğru hafif sendeledi. Bir an durup derin nefes aldı.

    Seher Naz’a sarılıp “ ah güzelim naptı sana “

    Naz yaşları silip zoraki güldü “yok bir şey yapmadı zaten o bana bir şey yapamaz arada böyle oluyor “

    “ah be kızım inat ettin gidiyorsun burada da aynı imkânlar var “

    “hayır, seher teyze orada çok şeyler öğreneceğim. şey çok yoruldum kusura bakmayın bizde gidelim “

    “Peki, canım görüşürüz “

    “Naz babasının yanına gidip “babacım “

    “Efendim yavrum “

    Göbekli kır saçlı uzun boylu bir adam “oo naz kızım nasılsın “

    “İyiyim efendim siz “

    “ee Amerika ya gidiyormuşsun ee mert bey oğlumuzu bırakıp gidiyorsun ha “

    “efendim “

    “iyi hadi utandırmayalım babanın yanında hayırlı olsun vahicim “

    Vahi bir arkadaşına bir naz bakıp başını salladı.

    “tamam, vahicim aralarında olmuş ama biz yabancı mıyız mert ile naz nişanlanmışlar ya “

    Vahi ne olduğunu dank edip kızgınlıkla Naz’a bakıp başının sallamasını görünce “yok öyle bir şey “

    Naz “yanlışınız var Hulki amca yok öyle bir şey biz arkadaşız iyi geceler babacım çıkalım mı çok yorgunum “

    “Tamam kızım “

    Mert kapıda yetişti “naz vahi amca gidiyor musunuz? “

    Vahi “evet mert “

    “ben bırakayım”

    Vahi durumdan rahatsız oldu.“gerek yok sen ev sahibisin ayıp olur şimdi “

    Mert vahi’nin neden birden değiştiğini anlamadı “Ben getirdim ben bırakayım”

    Naz sinirle “ gerek yok mert biz taksi ile gideriz iyi geceler “

    Vahi aynı resmi edayla “İyi geceler evladım” çıkışa doğru ilerledi.

    Yolda vahi işin buraya neden geldiğini sordu naz da seher hanımın öyle bir şey yaydığını onun bir suçu olmadığını anlattı. Amerika’ya gidince durumun soğuyacağını söyledi. Babasından özür diledi. Eve gittiler birlikte zaman geçirdiler. Ayşe gelince naz hala olanları düşünüyordu. Adam eski eşi ile birlikte bir araya geliyor birde kendini sorguluyordu. Biraz sohbet ettiler. Ertesi gün Sadri ile başka bir bankaya gidip evi ipotek ettirerek kredi için başvurdular. Sadri’nin itibarı ile hemen çıkacağı söylendi. Sadri otele dönerken Naz okula geçti. Tabi adamla fink atar onun peşinde dolanınca iş bitmemişti. Verdiği sözü tutmak için bu ara çalışmalara katıldı. Akşamları evde gündüzleri okulda geçti. Tarık evde olacağını düşündüğünden iki gün boş döndü. Bu iki günde sonunda programı bitirdiler sağlamasını yaptılar. Veda için arkadaşları ve hocası okul kafesinde veda partisi yapacaklarını söylediler. Naz çaresiz kabul etti. Tarık akşamları ailesi ile geçiriyordu. Onsuz eve gidemiyordu. Onsuz ev ona ıssız geliyor kalamıyordu.

    Mert sabah gelip Naz’ın inmesini bekleyip partiye onunla gitmeye ikna etti.

    İki adam farklı arabada aynı kadının inmesini bekliyordu. Naz’a yakın duran mert önce davranmıştı. Ne olacağını izlemeye karar veren Tarık izlemeye koyuldu. Mert sonunda ikna etmiş ve arabasına bindirmişti.
    Tarık olanları görünce direksiyonu sıktı.”yine mi ya “

    Mert arabasına binip geçerken onu gördü bakarak güldü “daha çok bekleyeceksin Tarık bey bak sen öylece ancak bakarsın “mırıldandı.

    Naz “bir şey mi dedin mert “

    “ Yok“

    “bana öyle geldi sanırım “

    Araba hareket etti. Tarık baktı. Çekip gitmek istiyordu. Ama bu defa bırakmak niyetinde değildi nereye gittiklerini öğrenmek istedi. Arkalarından takibe başladı. Sonunda araba okulun bahçesine girdi. Arkadan Tarık sonunda araba okuldaki kafelerin birinin önünde durdu. Bir grup orda toplanmıştı.
    Naz ve mert arabadan indi yanlarına gitti. Herkes Naz’a sarılıyordu.

    Tarık “arkadaşların veda düzenledi öyle mi ve sen onunla geldin naz oysa şimdi yanında olan ben olmalıydım. Kimin suçu Tarık senin aptallığın bak işte şimdi uzaktan yanına gitsem ben geldim desem elini tutsam affet desem affeder misin Naz “

    Selamlaşma faslı bitmiş masalara kokteyl servisi başlamıştı. Naz bir tane aldı. İçerken etrafına bakmaya başladı. Kafenin yanındaki asırlık çınar ağacının arkasında biri var gibiydi. Dikkatle oraya bakıyordu.

    Ayşe “ne oldu Naz nereye bakıyorsun “

    “sanki ağacın arkasında biri var Tarık gibi geldi “

    “olabilir “ Ayşe’de baktı ama orda kimseyi göremedi. “ geçen birini gördün herhalde ona benzettin “

    “her halde aptalın tekiyim değil mi “?

    “neden böyle düşünüyorsun “

    “gelip hala bir açıklama yapmasını beklediğim için “

    Mert “Naz dans edelim mi “?

    Naz bir an durdu sonra gülerek “neden olmasın mert “

    Tarık Naz’ın baktığını fark edince geri çekildi. Bir süre öylece başını dayayıp bekledi. Sonra tekrar baktığında mert ile dans ettiğini gördü. “ seçimini yaptın demek “ hızlı adımlarla arabasına bindi. Bankaya geldi.


    Sadri kapıyı çalıp “ben gidiyorum kanka Naz’a veda partisi düzenliyorlarmış sonuna yetişeyim görüşürüz”

    “güle güle “



    Sadri arabayı park edip kafeye geldi “selam “

    Ayşe “nerede kaldın “

    Sadri sarılıp öptü “ancak canım Naz gidiyorsun ha “

    Naz “öyle gidiyorum bana bak arkadaşıma iyi bakıyorsun onu üzersen karşında beni bulursun ona göre “

    Sadri “asla üzmem “

    “ya üzmezsin öyle söyleyenleri çok gördük baştan uyarayım da seni yoksa Ayşe’yi de alırım Amerika ya ona göre “

    Sadri “işte o biraz zor naz ben Ayşe’m buldum hiç bırakır mıyım?”

    Arkadaş gruplarından son kalanlarda vedalaşıp çıktılar.

    Mert “hoş geldiniz Sadri Bey nasılsınız “

    “ Teşekkürler mert bey iyiyim siz “

    “ İyiyim teşekkürler “

    Mert “Naz istersen eve bırakayım “

    Sadri “ben bırakırım “

    Naz “teşekkürler Sadri zahmet etme siz Ayşe ile ailenin yanına gitmeyecek miydiniz ?”

    Sadri “aynı yere gidiyoruz nasılsa “

    Naz “sizin konuşacaklarınız vardır “

    Ayşe “peki biz gidelim mi Sadri “

    “ Tamam Ayşe’m “

    Mert “bizde çıkalım Naz “

    “tamam “

    Gelen hediyeleri toplayıp arabaya binip hareket ettiler.
    Tarık bankada duramadı. Arabaya bindi aslında biraz dolaşmaktı niyeti. Ama araba yine Naz’ın oturduğu siteye sürmüştü. Kapıda beklemeye başladı.
    Mert ve Naz birlikte araba ile geldiler. Mert eşyaları aldı. Apartmana birlikte girdiler. Naz kapıyı açıp kapıda “teşekkürler mert çok yorgunum hazırlıklarım var “

    Mert “istersen yardım edeyim “

    “gerek yok iyi günler hoşça kal yarın görüşemeyiz herhalde “

    “havaalanına beraber gideriz gelirim “

    “gerçekten gerek yok “

    “lütfen Naz son arkadaşlık görevimi yapmaya engel olmaya çalışma geleceğim“

    “sen bilirsin “

    Mert aşağı indi. Ama apartmandan dışarıya çıkmadı. Tarık dışarıda bekledi ama mert dışarıya çıkmadı. Tarık sinirle hareket etti. “ne bekliyordun tekrar görmek inanmanı sağladı mı Tarık Efendi “

    Mert arabanın hareket ettiğini görünce gülerek çıktı.

    Naz çantasını hazırlarken pasaportunun olmadığını hatırladı. “of ya “

    Telefonu aldı “alo Ayşe çok özür dilerim rahatsız ettim ama Sadri ye sorar mısın Tarık şu anda nerede acaba biliyor mu?”

    “bir dakika ne oldu? “

    “heyecanlanma pasaportum onda almam lazım. “

    “ Tamam, sen kapat öğreneyim ararım. “






    Naz dairenin kapısına geldi bir an durdu derin bir nefes aldı. Yavaş hareketlerle anahtarı taktı aynı yavaş hareketlerle açtı. Tüm ruhu azap içindeydi. Burada öyle harika anları olmuştu ki, kaldırıp kaldıramayacağını bilemeden içeriye adımını attı. Salona geçti. İlk yakın olan deri siyah koltuğa oturdu. daha önce yaptığı gibi;

    Tarık “evime hoş geldin ne içersin “

    Naz yutkunup “soğuk ne olursa “

    “tamam, hemen geliyor “

    Tarık hızla mutfağa geçmiş dolaptan bulduğu ilk içeceği bardaklara boşlatıp içeriye geçip orta sehpaya bardakları bırakıp naz’ın yanına gelip elini tutup “gel kanepeye geçelim “

    “iyiydim “

    “olsun orda birbirimize daha yakın oluruz buradan sana sarılmam “
    Naz’ı oturduğu koltuktan kaldırıp siyah beyaza renklerdeki kanepeye geçirmişti.

    Naz oturduğu koltuktan uzun süre kanepeye gözlerini takılı kaldı. Sonra oturduğu yerden kalkıp pasaportunu koyduğu yere doğru yürüdü. Yatak odasına girdiğinde manzara çok kötüydü. Odanın her yerine eşyaları saçılmıştı. Sanki bir haftadır hiç toplanmamıştı. Yerlerde şişeler dağılmıştı naz ilerledi komidinin çekmecesini açtı işte oradaydı.

    “buraya koyuyorum yarın gidip hallederim ve birlikte gideceğiz senin yalnız gitmene izin vermiyorum hep beraber küçük bir lasvegas bile yaparız hı ne dersin “

    “Tarık hayal kurmasan gidince çok işim olacak yurda yerleşeceğim iş bakacağım “

    “iş mi Naz ben sana ne dedim iş bakmak yok sana kredi açıyorum tamam mı okul bitince ödersin illa öderim diyorsan “

    “ben ne diyorum sen ne yapıyorsun hayır dedim istemiyorum tamam mı ?”

    Tarık kollarından tutup sardı boynuna küçük bir öpücük kondurup “biliyorum kendi yağınla kavrulup kendin başarmak istiyorsun tamam ama bende geldiğimde çalışmam lazım sözünü duymak istemiyorum. Okuldan kalan günlerin saatlerin hep benim olacak o kadar tartışma bitmiştir. “ sonrasında kucağına aldığı gibi yatağa uzatmıştı.

    Naz daldığı düşüncelerden kurtuldu. “ne yapıyorsun Naz al ve çık “
    Ama gözü yeniden yatağa kaydı yatağın üzerinde çıkarıp öylesine savurduğu siyak askılı tişörtü vardı. Eline aldı göğsüne bastırıp sarıldı kokusunu içine çekti. Odada daha fazla durmaya dayanamadı salona geçti.


    Tarık gördüğü manzara sonrası iyice dağıtmıştı. Barda içmiş ama hafif sallanarak eve geldi. Kapıyı birkaç denemeden sonra açtı. İçeriye girdi. Duvarda asılı olan üzerinde hoş geldin yazılı sevimli ayı anahtarlığına baktı. Acı bir gülümseme belirdi yüzünde sonra anahtarı önündeki askılığa bıraktı ama anahtar yere düştü. Çıkardığı ses hafif yankı yaptı. Sallanarak içeriye girdi.


    Naz sarılmış çıktı Birden sesle irkildi. Başını kaldırdı “hayır olamaz “
    Gözler birbirinde takılı kaldı. Tarık bir an rüya gördüğünü sandı gözlerini kırpıştırdı.

    Naz “özür dilerim izinsiz girdim ama pasaportumu almam gerekiyordu. İstedim göndermedin “

    Çantasını koltuktan aldı içine pasaportu attı anahtarı masaya bırakıp hızla kapıya ulaştı. Koluna uzandı. Tarık hareketlerini izliyordu. Kapıyı açmadan yakaladı “seni çok özledim “

    Naz şaşkın yüzüne baktı. Tarık arkadan sıkıca sarılıp saçlarından koklayıp kokusunu içine çekip öptü “özür dilerim ona sadece küçük bir ders vermeliydim o kadar gördüğünden daha fazlası olmadı seni çok özledim gitme “


    …………………………………………………………………………………………………

  2. #497
    Durum:
    Çevrimdışı
    ummu88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Oyuncu
    Üyelik tarihi
    22.08.2008
    Yer
    İzmir
    Mesajlar
    1,978
    Konular
    1
    Verdiği Beğeni
    8
    Beğenilen Mesaj
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Cevap: Yalancı Yarim- Senaryolar

    70. bölüm


    Naz ne söyleyeceğini bilemedi bir öylece kaldı. Yutkundu. Bu sözleri duymak istediği sözlerdi ama ne anlama geliyordu gerçek olabilir miydi çözmeye çalışıyordu. Okulda düzenlenen partide bir an görür gibi olmuştu ama sonra baktığı yerde yoktu her yere göz gezdirmiş sonrada hayal gördüğüne kanaat getirmişti. Sonrada önüne gelen bardağı ne olduğuna bakmadan devirmişti. Alkolün etkisiyle bir türlü duyduklarının gerçek mi yoksa yine hayal mi olduğuna karar veremiyordu.

    Tarık Naz’dan hiç ses gelmeyince daha da sıkı sarılıp “seni seviyorum Naz
    Hep yanımda olmanı istiyorum sensiz hayat anlamsız 1 haftadır yaşamıyorum sensiz nefes alamıyorum lütfen gitme yanımda kal “

    Duyduğu sözlerle Naz’ın kalbindeki öfke kızgınlık yavaş, yavaş yok olup gitti. Tarık'ın kollarını gevşetip döndü gözler buluştu naz inanmaz bir sesle “Tarık doğru mu duyuyorum”

    Tarık başını sallayıp eğildi dudaklar birleşmişti. Uzun süredir beklediği özlediği .. Kavuşmanın coşkusuyla öpmeye başladı. Naz bir an karşılık vermedi hatta geri adım atmak için direndi ama sonrasında oda bu anı bekliyormuş gibi karşılık vermeye başladı. Tarık beklediği cevabı almış gibi yanağından başlayıp boynuna doğru öperken elleri de bildik bölgelere doğru yolculuğa çıkmıştı. Naz kollarını doladı. Tarık naz’ı kucakladığı gibi yatak odasına götürdü naz hayal aleminde gibiydi. Tarık Naz'ı yatağa bırakıp hafif doğrulup yüzüne baktı. Naz ona buğulu gözlerle bakıyordu gülümsüyordu.

    Beyni ona oyunlar oynamaya başlamıştı bile aynı gülümseme ile Mert’e bakışı onunla dans edişi sonra birlikte eve gitmeleri birlikte çıkmaları Mert’in elinin belinde duruşu ve sonrasında kapıda beklediği anlar ve 1 saat geçmesine rağmen Mert’in inmemesi görüntüleri geçmeye başladı. Gülümseyerek bakan gözlerde birden o ışık gitti yerine kızgın tiksinen bir ifade belirdi. Naz bir türlü neler olduğunu algılayamıyordu. Ama nefretle bakan gözlerin arkasından gelen sözlerle şok oldu.

    Tarık “akıllı kadın olduğunu gösterdin tebrikler beni kaybedince neleri kaçıracağını anladın değil mi tebrikler çok iyi oyuncusun istediğini alacaksın ama önce ben senden istediğimi aldıktan sonra “ hızla üzerine çıktı Naz duyduğu sözlerin şokunu Tarık’ın dokunması ile ittirdi üzerinden attı ve hızla yana kayıp onu itti. Tarık yana devrildi. Yataktan kalkıp kapıya koştu. Tarık düştüğü yerden kalkıp onu kapının önünde yakaladı. “kaçamazsın başladığın oyunu bitirmeden olmaz sonra istersen gidebilirsin “

    Naz kolunu itip “yapma Tarık ben oyun oynamadım sadece senin sözlerine inandım keşke inanmasaydım bırak gideyim “

    Tarık sözleri duymuyordu bile onu yatak odasına doğru sürüklüyordu. Naz küçük bir hareketle elinden kurtuldu tekrar kapıya doğru koştu ama yine yakalandı. Naz hızla itti Tarık yere doğru arkaya doğru düştü. Naz tekrar eşyalarını alıp kapının kolunu bastırdığında kapı aralanmıştı ama bir el onu sertçe kapattı ve sıkıca sıktı onu Naz debeleniyordu.

    Tarık “güzel devam et daha çok iştahımı artırıyorsun “ sonra tekrar odaya götürdü yatağa itti. Sonra üzerindekileri çıkarmaya başlayınca Naz bir hamle daha yapıp kaçmaya yeltendi dış kapıda yakalandı. Bildiği tüm teknikleri kullanıyordu ondan kurtulmak için ama karşısındaki adamın kuvveti ile baş etmesi mümkün değildi. O daha tecrübeliydi ve daha güçlü sonunda gücünün tükendiğini anladı asla yapmayacağı bir şeyi yapmaya başladı yalvarıyor ve onun sağduyusuna seslenmeye çalışıyordu “Tarık lütfen pişman olacağın bir iş yapmak üzeresin sen böyle biri değilsin “

    Tarık alaylı “demek ki beni daha tanımamışsın “ hızla odaya sürüklemeye başladı. Naz direniyor itiyor vuruyordu. Ama bir türlü kurtulamıyordu. Yatağın üzerine savurdu. Kot pantolonunun düğmesine uzandığında Naz yatağın diğer yanından atladı Tarık önüne geçti Naz yatağın üzerinden atlayıp koştu ama kapıda yakalandı Tarık öfkeyle üzerindeki siyah kırmızı çiçekli kalın askılı elbisesini hızla çekip yırttı. Naz iç çamaşırlarıyla kaldı içgüdüsel olarak ellerini önünde birleştirdi.
    Tarık kahkahalarla gülüp “neden utanıyorsun sanki daha önce daha fazlasını görmemişim gibi “
    Sonra yatağa atıp üzerine çıktı bastırdı. Naz sürekli debeleniyordu. Ama fayda etmiyor sanki sürekli karşı koymasından Tarık’ın daha bir zevk aldığını fark etti. “bize bunu ne olur yapma “ Tarık duymadı bile
    Hem ne kadar çabalarsa çabalasın kurtulamayacağını anlayınca sıkıca gözlerini kapadı ve hareketsiz kaldı. Sonrası bir sis perdesinin içinde geçti.
    Naz kendine geldiğinde yataktaydı. Tarık yarı üzerine ona sarılmış halde uyuyordu. Hafif kendini çektiğinde Tarık hafif kıpırdadı uyandırmaktan korkarak bir süre bekledi.

    Tarık” hımm “ yapıp sonra burnunu sağa sola hareket ettirip arkasına döndü.

    Naz biraz dinledi derin nefes alıp veriyordu. Yataktan kalktı. Etraf sanki savaş alanı gibiydi. “zaten büyük bir savaştı ama benim kaybettiğim “” diye içinden söylendi.

    Bir an ne yapacağını bilemedi. Tüm kıyafetleri parçalanmıştı. Sonra hala eşyalarını almadığı aklına geldi. Dolaba gitti kendi bölümünden bir kıyafet buldu giydi. Ne kadar eşyası varsa bir çantaya doldurdu. Sonra yerdeki kıyafetlerini bir torbaya doldurdu. Sonra odadan çıktı çantasını buldu. Ona verdiği anahtarı kapıdaki askıya astı. Sonra çıktı. Nasıl indiğini bilemedi. Sonra onunla birlikteyken giydiği ne varsa çöpe attı. Ama geçirdiği anın izlerin taşıyan torbayı sıkıca elinde tuttu. Taksiye el kaldırdı. Gideceği yeri söyledi. Öylece boş gözlerle yola bakıyordu.
    Eve geldi direk banyoya koştu suyu açtı. Sonra dokunduğu yerleri kanatırcasına keselemeye başladı.
    Akan suyun altında karşı duvara bakarak öylece kaldı.

    Ayşe kapıyı açıp girdi su sesi geliyordu “nazz nerdesin “

    Ses gelmedi.”hımm anlaşıldı duş alıyor “
    Sonra odasına geçip biraz uzandı. Ama hala Naz’ın çıktığını gösterir bir ses duyamadı “Allah Allah ne oldu bu kıza hiç bu kadar kalmazdı yoksa bayıldı mı?

    Yataktan hızla kalktı banyoya koştu kapısını açıp” Nazz iyi misin “?

    Ama yine ses duyamadı duşun perdesini açtı Naz öylece karşıya bakıyor su başından aşağı akıyordu. Ayşe suyu kaptı havluya sardı “canım bu halin ne “

    Naz boş gözlerle baktı. Ayşe sürükleyerek odaya götürdü. Naz titriyordu. “ne oldu naz lütfen kendine gel canım şimdi babanla ümit gelir ne oldu sana of keşke seninle gelseydim topla kendini hadi canım lütfen “saçlarını kuruladı. Dolaptan ne bulduysa giydirdi. Naz çocuk gibi uyuyordu ne yaptıysa “hadi canım sen uzan biraz ben sana sıcak bir şeyler getireyim “

    Naz yatağa uzandı çocuğun anne karnındaki pozisyonunu alarak kıvrıldı. Sessizce gözlerinden yaşlar akıyordu. Ayşe mutfağa geçti. Ellerini çenesinin altında birleştirdi.
    Ayşe mutfaktan sıcak bitki çayı alıp geldi ağladığını görünce yaşları sildi “hadi canım iç sunu kendine gelirsin biraz “
    Zorlayarak kaldırdı içmesini sağladı.

    Ayşe “hadi anlat ne oldu “

    Naz “uykum var “

    “peki, uyu kendine gel birazdan gelirler “

    Gece çok sessizdi kimse bir şey söylemeye cesaret edemiyordu. Sabah Mert almaya geldi.

    Vahi “ne gereği vardı oğlum biz taksiyle giderdik “

    Mert “olur mu vahi amca bende Naz’ı uğurlamak istedim “

    Vahi nişan olayının olmayacağını anlatacak şekilde dile geldi “sağ ol oğlum her zaman iyi bir arkadaş oldun Naz’a “

    “elimden geleni yapıyorum aslında daha fazlasını yapmak isterdim “

    Ümit “Naz iyi misin “?

    Naz öylece bakıp “iyiyim canım “

    Vahi “çıkalım yolcu yolunda gerek “

    Mert “tabi trafik sıkışmadan gitsek iyi olacak “

    Ayşe “Sadri gelecekti “

    Vahi “eh artık napalım gelmese de olur Mert var nasılsa “

    Aynı anda kapı çaldı
    Ayşe “geldi “

    Vahi “iyi hadi artık çıkalım “

    Sadri Ayşe’ye yaklaşıp “ne işi var bu kılkuyruğun “

    Ayşe zoraki sırıtıp “napalım asıl olması gereken olmayınca kılkuyruklar puan topluyor “

    Mert Naz’ı yönlendirerek “gel canım sen buraya bin “

    Naz’ı ön koltuğa bindirdi. Ümit ve vahi arkaya bindi.

    Tarık harika geçtiğini düşündüğü bir güne gülümseyerek ve gerinerek uyandı. Yanında bulacağını düşündüğü yana baktı ama boştu. Şaşırmış bir şekilde “beklemeden gittin mi ah Naz birlikte gidecektik “uzanıp pasaportu bıraktığı yere baktı yoktu. Yataktan doğruldu” rüya mıydı “ ama nasıl olur “sonra yaşadıklarını hatırlamaya çalıştı. Karşılaşma sonra olanlar onu özlediğini sevdiğini söylediği anlar ve sonrası evet bir an delirmişti ama sonra sakinlemişler ve harika bir gece geçirdiklerini düşünüyordu. Naz da karşılık vermişti. “of ne zaman gitti keşke uyandırsaydın aşkım “yüzünde mutlu bir gülümseme oluştu Sonra gözü saate takıldı “olamaz” deyip hızla yataktan kalkıp hızlı bir şekilde giyindi. Arabaya atlayıp yola koyuldu.


    Ayşe Sadri’nin yanına bindi. Peş peşe havalananına geldiler.

    Naz robot gibi herkesle vedalaşıyordu. İçi acıyordu. Nasıl yapmıştı. Tanıdığı Tarık bunu yapmazdı. Yapamazdı. Onu tanımamışmıydı. Sabretmeliydi şimdi gözyaşlarını akıtamazdı. Yutkundu “babacım “

    Vahi üzgün kızını göndermekten pişman “güle güle git kızım güle güle gel kızım yolun açık olsun başarılar inince çaldır. “

    “Tamam, baba “sıktı kendini iyice

    Ümit babasının yaşları akıtacağını anlayınca Naz’ı çekerken “ sırada çok insan var baba” “ benim yerime de dolaş olur mu geleceğin bilgisayar dâhisi bakarsın süper zengin bir enişte bulursun biraz ortama çıksan işi kotarırsın “

    Naz kızmıştı oraya zengin adam peşine düşmek için gitmiyordu. Hayallerinin peşinden gidiyordu.“Zevzekleşme ben oraya dolaşmaya gitmiyorum “

    Ayşe “seni çok özleyeceğim canım iyi yolculuklar “

    Yüzünden ne kadar acı çektiği dikkatli bakanlar görebilirdi. Naz yutkunup “bende seni çok özleyeceğim “

    Ayşe “kendine iyi bak üzülme hayatım kaybeden sen değil o inan “

    Naz derinlerde kanayan yarasını göstermemek için “Biliyorum ve görecek sonunda ama iş işten geçti Ayşe artık o diye biri yok bitti sonsuza kadar “sonsuza derken kendini mi inandırmak yoksa Ayşe’yi mi kandırmak için söylüyordu belli değildi.

    Mert “iyi yolculuklar seni şimdiden özledim “

    Naz “mert lütfen “

    Mert “tamam, bunda seni seven bekleyen biri olduğunu unutma her zaman yardıma hazırım tek bir telefonun yeter bunu unutma “

    Naz “Teşekkürler gerek olacağını sanmıyorum “

    Mert “sen yine de aklının bir köşesinde tut seni bekleyeceğim “

    Naz “bekleme unut seni sevecek birini bul benden hayır yok sana anla artık “

    Mert “onunla olmadığın sürece daima bir sansım olduğunu düşünüyordum”

    Naz “hayal görmek istiyorsan devam et hoşça kal her şey için teşekkürler istemediğim halde yaptığın her şey için “

    Naz Sadri’ye yaklaşıp “hoşça kal her şey için teşekkürler “eğilip “fazla gecikmeden söyle “ geri çekilip elini uzattı.

    Sadri elini uzatıp “hoşça kal iyi yolculuklar kendine iyi bak ihtiyaç anında tel kadar yakınım unutma “ Naz başını sallayıp

    Naz “hoşça kalın “ El sallayıp girdi. İşlemleri yaptırıp uçağa geçti.





    Tarık Naz’ın gidişini izledi. “güle güle sevdiğim hoşça kal yolun açık olsun keşke her şey gerçek olsaydı çekip gitmeseydin kalsaydın rüyamda gördüğüm gibi olsaydı keşke yanımda olmana öyle ihtiyacım vardı ki sana anlatamadığım o kadar çok şey var ki umarım dilediklerine kavuşursun hoşça kal “

    Bankaya geçti. Üzerinde çalıştığı projenin üzerinden geçti. Sadri Naz’ı uğurladıktan sonra Ayşe’yi eve bıraktı. Sonra bankaya geçti. Tarık’ı çalışıyor buldu.

    Sadri” merhaba hayrola erkenden gelmişsin sanırım nasılsın “

    Tarık başını kaldırmadan “iyi birkaç şey bakıp çıkacağım sende vekâletnamem var nasılsa buradaki işleri sen idare edeceksin bir süre benim İtalya’dan ne zaman döneceğim belli olmaz “

    “gitti “

    “iyi yolu açık olsun “

    Sadri sıkıntı ile dolandı sinirle “seni anlamıyorum biliyor musun Tarık ne bu şimdi “

    Tarık başını kaldırmadan “ne var Sadri neyi anlamıyorsun “bakarsa duramayacak ağlayacaktı. Yutkundu.

    “bu olanları neyi olacak ya birlikte gitmeyi düşünürken frenceska geldi ve her şeyi alt üst etti kıza bir açıklama bile yapmamışsın ya “

    “yaz sonu demiştik yaz sonu geldi Sadri tamam mı şimdi izninle çıkmam gerekiyor yetişmem gereken bir uçak var “

    “öyle olsun konuşma bakalım “

    “her şey sana emanet Sadri bir süre ben yokum ve ne kadar sürer bilmiyorum “

    “habersiz bırakma buraları düşünme “

    “biliyorum gözüm arkada kalmıyor “

    “umarım iyi haberleri alırız habersiz bırakma tamam mı “?

    “merak etme ararım “

    Naz kalbinin bir erkek yüzünden bu kadar kırılabileceğine ihtimal bile veremezken şu an hissettiği acı yüzünden bin bir parçaya ayrılmış gibi ve bir daha da parçalarını asla bir araya getiremeyecekmiş gibi hissediyordu. Ama çabalayıp Tarık dan önceki Naz ‘ı bulup ayağa kaldıracak başarmanın bir yolunu bulacaktı. Yapacaktı bunu... En azından var gücüyle deneyecekti.
    Yaşanan bu buruk vedanın ardından içinde kırılıp dökülmeye yol açan duygularla birlikte uçağa binip yerine yerleşti. O anla birlikte hem İstanbul ile hem de Tarık ile aralarında geri dönüşü olmayan bir mesafe oluşacaktı Uçak havalanmaya başlarken yanındaki kadın “ay bu kalkışı hiç sevmiyorum”
    Naz içinden ay bu yolculuklarda yanıma konuşkan biri oturmasa şaşardım. Ay bu kadınla 12 saat nasıl çekilecek “
    Kadın “ee sen ne diye gidiyorsun. Ben oğlumun yanına gidiyorum orada çalışıyor “
    Naz zoraki gülümseyerek “okumaya gidiyorum “ deyip pencereye doğru döndü. İçinden ağlamak geliyordu. Aslında tek bir damlasına bile değmeyecek olan o adam için akmaya başlayan gözyaşları oldu. Bir süre gözünden sessiz sedasız akan o yaşlar eşliğinde ne olduğu belli olmayan ilişkinin muhakemesini yaptı. Kadın baktı kız ağlıyor “yavrum üzülme okula başladın mı aklına bile gelmez ailen “
    Naz duymadı bile düşünceleri kaldığı yerden devam ediyordu. Bu hiç de kolay olmayacaktı. Ama Tarık defterini kapatmalıydı. Bunu yapmak içinde uzun bir zamanı vardı. Amerika ya adım attıktan sonra yepyeni bir hayatı olacak ve kendine mutlu olabilmesi için bir şans daha verecekti. Belki hemen olmayacaktı ama olması için elinden geleni yapacaktı.
    İçinden .” Ben güçlü bir kadınım ve bunu başaracağım. Bu uçaktan indiğimde artık o benim için bir yabancıdan öteye gitmeyecek. Bitecek... Bitireceğim.”
    Sonunu dışından söylemişti.
    Kadın “neyi bitiriyorsun yoksa bu gözyaşları bir erkek için mi yoksa dökmeye değmez kızım onlar için tek damla gözyaşına bile değmez. Hele aldatana hiç değmez aldatıldın mı yoksa “
    Naz şaşkın baktı kadına ne desindi şimdi “daha beni aldatacak adam anasından doğmadı. Dersini veririm. “
    Kadın destekler gibi başını sallayıp “aferin sana pek güzelsin o zaman ne oldu “
    “aramızda net bir şey yoktu ayrıldık “
    “sen istemedin ayrılmak sanırım “
    Naz yaşadıklarının ızdırabı içinde birde kadının yorumlarını çekemiyordu. Ser verip sır vermeyecekti. “ben ayrıldım zaten yok öyle bir şey “
    “tamam, kızım kızma “
    “ama sizde olup olmadık yorumlarda bulunuyorsunuz zaten ailemden memleketimden ayrılıyorum. “
    “tamam kızım “

    Yolculuk boyunca kadın arada teselli eden sözler söylemeye çalışıyordu. Oğlunun ne kadar iyi biri olduğunu çok çalışkan olduğunu övdükçe övdü. Kadın Naz’ı ilk görüşte çok hoşuna gitmişti. Bir ara tanıştırmaktan bahsetti. Takıldığında yardımı olur yabancı memlekette bir tanıdık olması iyi olur diyordu. Nereden tanıyacaktı Naz kadına ses çıkarmadı ama söyleyince sırıttı. Kadın Naz’ın gülümsemesi ile olumlu anladı. Telefonunu verdi.

    Tarık üzgün arabaya binip eve gidiyordu. Telefon çaldı baktı frencesca’ydı. Hemen tuşa bastı. İlik uymuştu. Tarık hızla ailesinin evine geçti. O eve giremezdi tekrar durumu ailesine anlatınca onlarda gelmek istediklerini söyleyince annesinin daha iyileşmediğini o yüzden daha sonra gelebileceklerini söyledi. Aile umut ışığı doğduğu için mutlulardı. Tarık şevvale uçak bileti almasını istemişti. Telefon gelince aldığı birkaç parça eşya ile tekrar havaalanına geldi. Doğru İtalya ya uçtu.
    İtalya

    Tarık uçaktan indiği gibi hastaneye koştu.

    Frenceska “Tarık hoş geldin “

    “nasıl “

    “aynı “

    “sonuçlar “

    “uydu “

    “yani bir ümit var “

    “evet, sağ ol “

    “ne demek frenceska o benimde kızım yeni öğrenmiş olsam da “

    Frenceska ağlayarak sarıldı Tarık geri adım atamadı oda sardı “üzülme iyi olacak o “

    “tek dileğim Tarık tek dileğim “

    “şimdi doktoru görmeliyim “



    Doktor “evet Tarık Bey söylediğim gibi son evresinde küçük bir umut var “

    Tarık “olsun var ya önemli olan o ne zaman yapıyoruz “

    “tetkikleri yapalım her ikisiniz de hazır duruma getirelim “

    “tamam, ne duruyoruz ne yapılacaksa bir an önce yapalım”

    Tarık’ı hazırlayıp ameliyathaneye aldılar her dakika önemliydi. Kanserin son aşamasındaydı kızı melisanın, anestezi verilip kemik iliği alınıp gerekli plazmaya dönüştürmek için 2 gün gerekiyordu.

    Naz 12 saatlik uçuştan sonra bavulunu çekiştirerek dalgın dışarıya çıktı taksi bulmaya çalışıyordu.
    Önünde bir araba durdu. Nick indi “hoş geldin güzellik “

    “nick ne işin var burada “

    “aa ne söyledim ben sana haber verirsinde ben seni almaya gelmez miyim ayıp ettin şimdi “

    “nerden buldun bunu “

    “araba mezarlığından “

    “tam sana göre bir iş peki kullanmana izin veriyorlar mı “?

    “her halde hadi bin sen ben bavulunu koyarım”

    “teşekkürler “

    “lafı bile olmaz bundan sonra beraberiz “

    “öyle “

    “ne o canın sıkkın 2 ay önce gördüğüm nazdan eser yok evet biraz gergindi ama gözleri böyle bakmıyordu ışıl ışıldı gelmeden hasret mi çekmeye mi başladın yoksa “

    “yok, sanırım uzun yol çarptı yok bir şeyim”

    “hiç iyi görünmüyorsun “

    “dedim ya yorgunluk “

    “iyi öyle olsun anlatmak istersen istediğinde burada seni dinleyecek bir arkadaşın olduğunu unutma “

    “aklımda tutarım nasıl gidiyor “

    “çok iyi büyük bir finans şirketinde uygulama yapıyorum bir ekiple beraber şimdiden geleceğin zengin iş adamlarından birini görüyorsun karşında tabi önce düşündüğüm atılımları gerçekleştirecek sermayeyi bulursam”

    “sen istersen bir yolunu bulursun eminim “

    “güvenine layık olmaya çalışacağım prenses”

    “öyle söyleme dedim sana o gerilerde kaldı hem sussan ben biraz dinlensem başım zonkluyor resmen”

    “pardon ya ben düşünemedim açıldı yine çenem tamam dinlen ben gelince söylerim “

    Naz kurulduğu koltukta gözlerini kapattı. 3 yıl önce gelişi ile şimdiki gelişi geçince hafif gülümseyip içinden “nerden nereye “ diye geçirdi.

    Dil öğrenmeye gelmiş. Yurtta kalmam deyip ev kiralamış keyfine göre okula gidip gelmişti
    İç ses “ortamlara aktın şimdi ise o beğenmediğin yurt köşelerinde kalacaksın üstelik tek kişilik odaya paran yetmediğinden 3 kişilik odada kalacaksın üstelik çalışmak zorundasın. Biriktirdiğin 2 ay bilemedin 3 ay yeter birde buraya burslu geliyorsun ama başarmak zorundayım başka şansım yok Naz Özkul o geri zekâlıya para için asla kendini satmadığını göstereceksin yaptığını burnundan fitil, fitil getireceksin”
    Elini alnına koydu hafif ovdu.

    Nick “geldik nasılsın “

    “iyi teşekkürler “

    “hadi sen yerleş dinlen yarın seni kahvaltıya götüreceğim ona göre “

    “gerek yoktu nick “

    “hadi dinlen sabah alırım “

    Odasına yerleşmişti. Kendini çok bitkin hissediyordu. Yatağına uzandı. Yaşadıkları bir, bir aklında geçmeye başladı. Yalvarmıştı “yapma Tarık lütfen bunu bize yapma “
    Ama dinlememişti “ tıpkı bir hayvan gibi zorla... Uyu naz düşünme uyu kendine gel “


    İstanbul

    Ayşe uyanmış kahvaltı hazırlıyordu. Naz aradı. “alo naz nasılsın nasıl geçti. “

    “iyi geçti yurda yerleştim. Uyumadan arayım dedim “

    Kısa süre yaptıklarından Nick onu karşıladığını anlattı. O arada Sadri uyanmış arkadan gelip sarılıp öperken “canım bebeğim erken kalkmışsın. “derken Ayşe hişt sus “demişti. Ama Naz sesi çoktan duymuş ”Ayşe kim o Sadri mi? vay vay eve yerleşmiş şimdiden bakıyorum “

    “söyleyene de bak hele “

    Naz susmuştu neden bahsettiğini biliyordu.

    ………………………………………………….



    bu bölüm dönüm noktası nasıl devam edeceğini karar veremiyorum . bu bölüm okuduğum bir kitabın etkisi ile yazıldı. yazarın başka kitabı var mı diye araştırırken sayfasını buldum orada adam böyle bir şey yapmış yine adama metiyeler düzüyorlardı. yalancı yarimin içinde derslerle dolu olduğu için böyle bir olay affedilir mi bence affedilmez peki sizce küçükte olsa düşüncenizi merak ediyorum diğer bölüm ona göre yazılacak teşekkürler
    Konu ummu88 tarafından (06-03-19 Saat 11:13 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.