Sayfa 1/5 12345 SonSon
23 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

  1. #1
    Durum:
    Çevrimdışı
    ---gamze--- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    67
    Konular
    17
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

    19. yüzyıl Rus yazarlarının arasında Tolstoy ile birlikte en önde gelen iki isminden biridir. İnsanın en gizli kalmış yönlerini erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran evrensel dahi. Kimi okur ve eleştirmenlere göre tüm zamanların en büyük romancısıdır.

    Konu başlıkları
    1 Yaşamı
    2 Eserlerinin içeriği ve etkisi
    3 Eserleri
    3.1 Roman
    3.2 Öykü
    3.3 Günlük
    3.4 Konuşma



    Yaşamı
    ]Tam ismi Fyodor Mihayloviç Dostoyevski'dir. Babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. Annesinin yardımıyla evde başladığı eğitimini özel bir okulda sürdürdü. Babası sert ve acımasızdı. Annesinin koruyucu tavırlarına sığınıyordu. Annesini 15 yaşında kaybetti. 1837'de girdiği Petersburg Askeri Mühendis Okulu’nu bitirdi. Öğrencilik yıllarını Rus ve Avrupa edebiyatının önde gelen yazarlarının eserlerini okuyarak geçirdi. Kısa bir süre askerlik yaptıktan sonra ayrılıp edebiyatla uğraşmaya başladı. Topraklarında çalışan köylüler tarafından öldürülen babasından az bir miras kalmıştı. 1846'da İnsancıklar adlı ilk kitabını yazdı. 1854'te basılan bu roman ilk Rus toplumsal romanı sayılır. Bu eserin basılmasından sonra ünlendi. 1846'da yazdığı ikinci romanı "Öteki" yeterli ilgiyi görmedi. Ünü giderek kayboldu. 1851 tarihli Ev Sahibesi, 1848'de yazdığı Beyaz Geceler ile Yufka Yürekli romanları da ilgi görmedi. 1849'da yazdığı Netoçka Nezvanova romanı da beklenen başarıyı getirmedi.

    Politikayla ilgilenmeye başladı genç liberallere katıldı. Çar 1. Aleksandr'ın güvenlik güçleri tarafından, "devleti yıkmaya çalıştığı" suçlamasıyla arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. İdama mahkum edildiler. Kendisinin kurşuna dizilmesi hazırlıklarını izlemek onda derin etkiler bıraktı. Kendinden önce sırya dizilen beş kişi kurşuna dizildi ancak kendisiyle beraber diğer dört kişi idamdan son anda kurtuldu. Sibirya’da 4 yıl ağır hapse ve 4 yıl askerlik yapmaya mahkûm edildi. Sibirya'daki cezaevi günlerinde birlikte yaşadığı ilişkileri, aşkları, mahkûmları gözlemleyerek Rus halkını daha yakından tanıma fırsatı buldu. Ancak zor koşullar nedeniyle sara nöbetleri geçirmeye başladı. Bu rahatsızlığın etkileri de birçok eserine yansıdı. 1854'te cezaevinden çıkıp askerliğe başladı. Subaylığa kadar yükseldi. 1857'de dul bir kadınla evlendi. Bu evlilik maddi sorunlarını artırdı. Tekrar yazmaya karar verdi. Askerlik cezasının da bitmesi üzerine Petesburg'a döndü. Yeni Çar 2. Aleksandr'ı destekledi. Kardeşi Mihail ile birlikte "Vremya" adlı bir dergi çıkardı. Bu dergi ve dergide yayınlanan romanları yeniden tanınmasını ve eski ününü kazanmasını sağladı. 1862'de Fransa, İngiltere ve İtalya'yı kapsayan bir yurtdışı gezisi yaptı. Aynı yıl dergi kapatıldı. Dostoyevski, Almanya'nın Wiesbaden kentine gitti. Burada kumara başladı.

    Rusya'ya dönüşünde "Epoha" isminde yeni bir dergi çıkardı. 1864'te eşini ve kardeşi Mihail'i kaybetti. Borca battı. Kurtulmak için Avrupa'ya kaçtı. Wiesbaden'de kumarda bütün parasını kaybetti. Yayıncısından borç alıp 1865'te Rusya'ya döndü. 1867'de steno ile romanlarının yazımında kendisine yardım eden Anna Snitkina ile evlendi. Bir kere daha borca boğulduğu için yeni eşiyle yine yurt dışına çıktı. Yoksulluk ve para peşinde ülke ülke dolaştı. Ama romanlarını yazmayı da sürdürdü. Bir kere daha yayıncısının desteğiyle St.Petersburg'a döndü. Tutucu bir haftalık dergi olan Grajdaninin başına geçti. Bir yıl sonra bıraktı.

    Bu dönemde eski itibarını ve ününü tekrar kazandı. 1872 yılında yayımladığı Ecinniler adlı romanı birçokları tarafından tüm zamanların en iyi siyasi romanı olarak kabul edilir. Kitap nihilizm, ateizm ve Batı düşüncesinin Rusya üzerindeki etkilerini ele alır. En büyük romanı Karamazov Kardeşleri yazmaya 1879'da başladı. 1880'de şair Aleksander Puşkin'in ölüm töreninde konuşmayı o yaptı. Petersburg Bilim ve Sanat Akademisi'nin edebiyat bölümüne seçildi. Yaşamının son döneminde Petersburg yakınlarında küçük bir kasaba olan Staraya Russa'da yaşadı. 9 Şubat 1881'de burada yaşamını yitirdi. Günümüzde de en çok okunan yazarlar arasında yer alır.


    Eserlerinin içeriği ve etkisi
    Eserlerinde iki dünya savaşı arasında yaşayan bir kuşağı rahatsız eden ahlaksal, dinsel, siyasal konuları etkileyici bir dil ve ustalıkla dile getirmiştir. Roman kahramanları genellikle kötü yaşam koşullarında yaşayan insanlardır. Bu roman kişileri birbirinden farklı uç düşüncelerle zamanın Rusya'sını politik , sosyal ve ruhsal analizler yoluyla incelerler. Gözlemlerinin keskinliği, ayrıntılara verdiği önem, karmakarışık yaşamından çıkardığı sağlam karakterleri ve roman kurgulamadaki ustalığıyla Avrupa'da ve ülkesinde kendisinden sonra gelen hemen tüm yazarlar üzerinde etkili oldu. Bunlar arasında Alman Edebiyatının önde gelen yazarlarından Hermann Hesse, Franz Kafka, Alman filozof Friedrich Nietzsche, Fransız yazar Marcel Proust ve Amerikalı yazar Ernest Hemingway yer alır. 20. yy yazarları arasında Dostoyevski kadar etkileri çok genis alanlara yayılmıs baska bir yazar yoktur ( çok az Dostoyevski karşıtı vardır : Vladimir Nabokov, Henry James, Joseph Conrad ve D.H Lawrence bunlar arasındadır). Batılı ülkelerin edebiyat ve düşün yaşamında önemli bir rol oynamıştır. Birçok aydın kendisini Varoluşçuluk akımının temel kaynaklarından biri sayar.

  2. #2
    Durum:
    Çevrimdışı
    ---gamze--- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    67
    Konular
    17
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Eserleri

    Roman
    insancıklar (1846)
    Öteki (1846, 1978)
    Ev Sahibesi (1951, 1970)
    Beyaz Geceler (1934, 1983)
    Bir Yufka Yürekli (1957, 1985)
    Netoçka Neznanova (1937, 1964)
    Stepançikovo Köyü (1948, 1973)
    Ölü Bir Evden Hatıralar (1946, 1969)
    Ezilenler (1957, 1982)
    Yeraltından Notlar (1973, 1985)
    Suç ve Ceza (1945, 1984)
    Kumarbaz (1941, 1986)
    Budala (1941, 1985)]]
    Ebedi Koca (1955, 1984)
    Ecinniler (1960, 1984)
    Delikanlı (1946, 1985)
    Karamazov Kardeşler (1880)
    Başkasının Karısı
    Tatsız Bir Olay

    Öykü
    Amcamın Rüyası (1868, 1973)

    Günlük
    Bir Yazarın Günlüğü (günlük) 1975)

    Konuşma
    Batı Çıkmazı: Puşkin Üzerine Konuşma (1975

  3. #3
    Durum:
    Çevrimdışı
    ---gamze--- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    67
    Konular
    17
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart İnsancıklar

    19. yüzyıl Rus yazarlarından Dostoyevski'nin ilk romanı (1846). İlk Rus toplumsal romanı sayılır. Romanın ana teması diğer Dostoyevski romanlarında olduğu gibi "acıma" dır. Eserin ortaya çıkışı ilginçtir:

    Yazar eseri bitirir bitirmez bir arkadaşına (Grigoroviç) okutur, o da eserden o kadar etkilenir ki romanı hemen gecenin bir yarısı döneminin önemli şairlerinden Nekrasov'a götütür. Romanı "başyapıt" olarak tanımlayan Nekrasov, ertesi gün romanın el yazmalarını yakın arkadaşı ve döneminin saygın eleştirmenlerinden Belinski'ye götürür. Belinski de romanı kısa sürede okur ve roman hakkında şunları yazar:

    İki gündür kendimi bu kitaptan uzaklaştıramıyorum. Yeni bir yazar, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, kimdir, neye benzer bilmiyorum ama bu roman Rusya`da hayatın sınırlarını öyle kahramanlara veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi...Rusya yeni bir Gogol kazandı" .Olaylar o kadar hızlı gelişir ki Dostoyevski bile buna şaşırır. Roman Dostoyevski'nin büyük umutlarıyla yayımlanır ve Dostoyevski bir anda tanınan bir yazar durumuna gelir. Böylece daha ilk eserinde başarıyı yakalar.

    İnsancıklar, mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Dostoyevski'nin acıma duygusu daha bu ilk eserinde bile belirgindir. Roman, yaşlı bir katibin küçük bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabalarını konu alır. İnsancıklar Dostoyevski'nin ilk yapıtı olmasına rağmen en önemli romanlarından biri sayılır

  4. #4
    Durum:
    Çevrimdışı
    ---gamze--- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    67
    Konular
    17
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Yeraltından Notlar

    Dostoyevski'nin edebiyat dilinde varoluş üzerine ifade ve imgelemini net olarak ortaya koyduğu eseridir[kaynak belirtilmeli]. Başta Camus olmak üzere birçok Batılı insanı varoluşçu anlamda etkilemiş bir klasiktir.

    Pek çok eleştirmen tarafından, Dostoyevski'nin Rus aydınına duyduğu öfke, Batılı olmaya karşı oluşu, fakat işlerin ancak Batılılaşma ile çözülebileceği konusundaki farkındalığı ekseninde değerlendirilmiştir. Kitabın büyük bölümünü, Dostoyevski'nin diğer yapıtlarında da görülen karakter yapıları ve kitabın kahramanının durumu üzerine (özellikle de Dostoyevski'ye has o asosyal, insanlardan korkan, tiksinen, nefret eden yeraltı adamı üzerine) anlatımları oluşturur.

  5. #5
    Durum:
    Çevrimdışı
    ---gamze--- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Set Görevlisi
    Üyelik tarihi
    13.06.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    67
    Konular
    17
    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Suç ve Ceza

    Konu
    Fakir bir genç olan Raskolnikov, başarılı olmasına rağmen hukuk fakültesini maddi sebeplerden ötürü yarıda bırakmak zorunda kalmıştır.

    Paranın, parayla ne yapılacağını bilmeyen, insanlık ailesine parazit olan aşağılık insanların elinde iken, toplumun gelişimine büyük katkılar sağlayabileceklerin para sıkıntısı çekmesinde bir yanlışlık olduğunu düşünmektedir ve insanlığı sıradan ve sıradan olmayan diye ikiye ayırır. Raskolnikova göre sıradan olmayan insanlar her hakka sahiptirler (insan öldürme gibi)yapacakları şey insanların yararına olacağından amaçlarına ulaşmak için karşılarına çıkan engelleri aşmak yöntem nasıl olursa olsun onlara mubahtır. Kendisini sıradan olmayan insanlar gurubunda düşünen ancak ailesine ve Sonya'ya olan müthiş bağlılığını hesaba koymayan Raskolnikov, teoremi doğrultusunda yaşlı ve zengin bir tefeci kadını ve görgü tanığı bırakmamak için onun kız kardeşini öldürür. Kadının parasını ve değerli eşyalarını alır; ancak bunları harcayamayacağı için gidip bir evin avlusundaki bir taşın altına saklar, hiçbir zaman da geri dönüp onları alamaz. Kitabın geri kalanı boyunca Raskolnikov'un psikolojik çözümlemelerine yer verilir. Kitabın sonlarına doğru uzun süren bir iç hesaplaşma sonucu kendisinin sıradan olmayan insanlar gurubuna ait olmayacağını düşünür ve suçunu itiraf eder. Ancak gelecekte onu yepyeni bir hayat beklemektedir.

    Dostoyevski'nin klasik ezoterik bir varyantıdır. Genel olarak, hayattaki tek suçun kibir, tek cezanınsa gerçekte ne kadar aşağılık biri olduğunu görmektir.

    Kitap, yeraltı edebiyatının temellerini de içinde barındırır.

Sayfa 1/5 12345 SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

vdcasino
vdcasino
vdcasino
betexper
fragmanlar
Yuregininsesi
juul
One Hit Wonder
cratosslot giriş
eta saat
bahis forum
ilbet
vdcasino giriş
Mobil Ödeme bahis
bahis siteleri
güvenilir casino siteleri
canlı bahis siteleri
bahis
deneme bonusu
escort ankara
izmit escort
izmir escort
vdcasino
ilbet giriş
ilbet
en iyi casino siteleri