Sayfa 2/84 İlkİlk 1234561252 ... SonSon
418 sonuçtan 6 ile 10 arası

Konu: Filiz Akın

  1. #6
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 6

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Filiz Akın


    1
    1





    Küsmüş Yüreğim



    Küsmüş yüreğim,
    beni dinlemiyor
    boşver diyorum anlamıyor.
    hayattan ne beklentim vardı ki...
    ne için bu kadar kırıldı ki...
    değen ne vardıki üzülmelere...
    bu akşam senin hayatından
    çıkmaya karar verdim.
    ben senin hayatından,
    sende benim hayatımdan
    belkide olmayan,aslında hiç olmayan
    hayatlarımızdan, çıkmamız gerektiğine
    karar verdim.
    yine yalnız... yine tek başımamı
    hiç olmadın ki...

    senin için neyin önemi var bilmiyorum
    ben senin duygularının düşüncelerinin
    neresindeyim bilmiyorum
    bunu hiç bir zaman bilemeyeceğim
    olsun varsın
    senden vazgeçtim ya ben

    hani hayatı sonsuz görüp
    sonsuzluğu zemin kabul edermişiz,
    oysa ölümü zemin kabul etmemiz gerekirken,
    bende sensizliği zemin kabul ettim kendime
    ölümden sonra...
    bu hiç kolay olmadı biliyormusun
    çok çabuk kabullenemedim
    zaman gerekti.

    acı yüklendi bir taraflara
    hangi yöne dönsem bu hikayede
    hep karşıma çıkıyor.
    biliyormusun çok bekledim
    o kadar çok bekledim ki konuşmanı
    neyin yalan, neyin gerçek olduğunu
    bana ayırt ettirmeni...
    ama hiç umut olmadı
    körmü oldum görmüyorum
    sağırmı oldum duymuyorum
    ne kadar dokunuyor bir bilsen
    bu vefasızlığı bu yalnızlığı bir bilsen...
    olsun varsın vazgeçtim ya senden
    seninle ilgili herşeyden...

    herşey bir anda başladı ya
    bir anda bitsin istiyorum.
    kırgın küskün bir yürek bıraktın bana
    olsun varsın vazgeçtim ya senden

    belki bir yağmur damlasında düşerim
    gözlerine
    belki yüreğine
    ve hayat devam eder
    biten hikayeler yeniden başlar.

    Filiz Akın

  2. #7
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 6

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Filiz Akın'ın güzellik sırları
    Filiz Akın kansere rağmen güzelliğini korudu. Şimdi sırlarını bir kitapta açıklıyor. İşte Türk Sineması'nın 'sarışın masum güzeli'nin güzellik sırları:
    20 Şubat 2006 10:05
    Yazı boyutunu büyütmek için

    Sevdiklerinin desteğiyle kanseri yenip sağlığına kavuşan Filiz Akın, 'Umut Evi' projesiyle kanser hastalarına destek oluyor. Türk Sineması'nın 'sarışın masum güzeli', güzellik öğütleri verdiği 'Güzelleşmeler' ismini taşıyan bir de kitap hazırlıyor.



    Ünlü kadınlar aldatılma korkusu yaşar

    -Şöhret beraberinde bazı korkuları ve sorumlulukları da getiriyor, şöhretli kadının en büyük korkusu ne sizce? - Şöhret olan kadınların her hareketi ya da hayatındaki her değişiklik sürekli takip ediliyor. Bu nedenle daha çok aldatılma korkusu yaşıyorlar.

    - İhanet şöhretli kadının kaderi mi? - Şöhret sahibi kadınların eşleri bazı kadınlar tarafından hedef seçiliyor. Bunu kötülük olsun diye yapabiliyorlar. Kadınlar tarafından rakip olarak görülüyorsunuz, şöhretli bir insanın eşini ya da sevgilisini elde etmeyi bir zafer gibi gören kadınlar var. Güzel ve şöhretli bir kadınsanız eşiniz bu kadınlar tarafından hedef olarak seçilebiliyor.

    - Şöhret olmak mı aile mi? - Şöhret yaptığım işle gelen geçici bir şey. Gelir kullanırsın, sonra da gider tıpkı bonus gibi. Şöhretli olmanız sizin müstesna olduğunuzu göstermez. En önemli şey aile. Genç yeteneklerin önceliği de bence aile olmalı çünkü şöhret geçiyor, elinizde aile kalıyor.

    - Şu anda şöhret olan yeni nesil sanatçılarla kendi döneminizi kıyasladığınızda ne gibi farklar var? - Yeni nesil sanatçılarda çok fazla sanatçı sorumluluğu yok. Ben çok meşhur, halka malolmuş birinin rastgele konuşmasını kabul edemiyorum. Reyting kaygısı mı onları bu hale getirdi bilemiyorum. Konuşma tarzları çok kötü. Sanatçı sorumluluğu var, herkes ona göre davranmalı. Kötü örnek oluyorlar.

    Pozitif düşündüğüm için güzel kaldım

    Türk Sineması'nın 'sarışın masum güzeli' Filiz Akın kanserle mücadelesiyle de hayranlık uyandırdı. Sevdiklerinin müthiş desteğiyle sağlığına kavuşan Akın, şimdi de açılmasına önayak olduğu 'Umut Evi' sayesinde kanser hastalarına umut dağıtıyor.

    -Hastalığınızı ilk öğrendiğinizde neler hissettiniz? - Önce algılayamadım. Yapılacak ameliyatlar söylendiğinde ise gözlerimden yaş gelmeye başladı. Ancak 'Neden bana?' demedim. 'Bana niye olmasın ki?' dedim. Halkın sevdiği bir insanım, hasta olmayacak değilim diye düşündüm. Ameliyatlar sonunda kör ya da sağır olabileceğimi, beynimde hasar olabileceğini söylediler. Doktorum 'Kası tamamlamak için göğsünüzden parça alınacak, kol kaslarınızda çekilme olacak, kolunuz aşağıya düşecek' dedi. İşte beni ağlatan bu sözler oldu.

    - Oldukça zor ve tedavisi ağır bir hastalık geçirdiniz, neler yaşadınız? - Şua tedavisi ile birlikte boynumda yaralar başladı, bunlar sulanıyordu. Her gün yaralarımı sabunla yıkıyor, ertesi gün tekrar şuaya giriyordum. Yani yaranın üzerine tekrar şua veriliyordu. Kanser ölüm değil artık tedavisi var. Ama tedavi süreci ağır oluyor. Acılı, ateşli, kusmalı bir hastalık. Koridorlarda kusuyor, bayılıyorsunuz. Uyandığımda her yerim yanıyordu. Ağzımın içi kan doluyordu.

    - Hastalıkla mücadele ettiğiniz süreç içinde alternatif tedavi yöntemleri uyguladınız mı? - Tedavi sırasında reiki hocası Nilgün Thompson ile tanıştım. Kendisinden nasıl reiki yapıldığını öğrendim. Çok acı çektiğim gecelerde reiki yapan arkadaşlarım Nilgün Thompson ve Yeşim Yönter'i aklımdan geçirdim, 'Bana reiki yollasalar' diye. Onların gönderdiği reiki ile birkaç saat rahat uyuyordum. Ben düşüncelerin de bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Fransa'da bioenerji kursuna gittim, meditasyona yatkın kişiler bunu çok rahat yapabilir. Nasıl insan üzüntülerle hasta olabiliyorsa, bir yerinize konsantre olduğunuz zaman o bölgeyi tedavi edebilirsiniz. Zihindeki olumlu düşünce, vücudumuzdaki bazı salgıları ihtiyacı olan bölgelere gönderiyor.

    ARTIK SİNEMA YOK
    - Eşinizin desteği sayesinde hastalıkla daha iyi mücadele ettiğinizi söyleyebilir misiniz? - Eşimle birbirimizi seviyorduk ancak bunu birbirimize sözle ifade etmemiştik. Hastalık döneminde birbirimizi ne kadar sevdiğimizi daha iyi anladık ve ilk kez birbirimize bunu söyledik. Bir insan ancak çocuğuna böyle destek olur. Bana çocuğu gibi baktı. Kimseye bırakmadı beni. Mecbur olmadıkça kendi elleriyle baktı. Kadın çok kırılgan ve sevgiye odaklı bir varlık. O yüzden erkekler çoğu zaman kadınları anlamadıklarını söyler. Bütün bunların altında sevgi isteği vardır. Erkek sevdiğini kadına söylerse kadın mutlu olur.

    - Sarı ve mavi bilezik kampanyaları ile 'umut evi'nin açılmasına ön ayak oldunuz. Buradan kimler faydalanabiliyor? - Sarı ve mavi bilezik kampanyaları ile maddi imkanı ve sosyal güvencesi olmayan kanser hastalarına tedavi olanağı yaratabilmek için Hacettepe Üniversitesi'ne bağlı Umut Evi'nin açılmasını sağladık. Kanser pahalı bir hastalık. Hiç parası olmayan, sosyal güvencesi bulunmayanlar ortada kalıyor. Umut Evi kalacak yeri olmayan hastalar için hem ev hem hastane ortamı sağlıyor. Parası olanlar daha duyarlı olmalı. 'Umut Ev'lerini bütün illerde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu bilezikler insanların duyarlılığının simgesi. Herkes takmalı.

    - Peki bundan sonra bir dizi ya da sinema filminde oynamayı düşünüyor musunuz? - Hayır. Senaryo çalışmalarında yer almak istiyorum. Uluslararası bir film organizasyonunda da çalışmak hedefim.

    ***

    Elma yiyin bol su için genç kalın

    - Çok güzel görünüyorsunuz. Bunu neye borçlusunuz? - Güzel kalmamın en büyük sebebi pozitif düşünmem. Ayrıca çok fazla elma yiyorum.
    - Şimdi bir kitap hazırlıyorsunuz; "Güzelleşmeler". Kitabınızdaki güzellik sırlarınızdan birkaçını öğrenebilir miyiz? - Mutlaka her gün bir buçuk litre su içilmeli. Ancak bu, gece yatarken yapılmamalı. Gece içilen su vücudu yoruyor ve dinlenmesini engelliyor. Cilt güzelliği için sigara içilmemeli. Her gün mutlaka en az bir elma yenmeli. İnsan ne kadar negatifse yüzünde o kadar çizgi olur. Her olay karşısında pozitif düşünülmeli. Hastalığımdan önce doğadaki birçok güzelliği görmediğimi fark ettim. Şimdi bir kar yağışının bile insanı ne kadar mutlu ettiğini görüyorum.




    Sabah

  3. #8
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 6

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Türk Sineması’nın duayeni Filiz Akın onca yaşına rağmen güzel kalmasının sırrını açıkladı. İşte Filiz Akın'ın güzellik sırrı...
    Akın, “ Güzelliğimin en büyük nedeni pozitif düşünmem. Ayrıca çok fazla elma yiyorum. Mutlaka her gün bir buçuk litre su içiyorum. Ama suyu gece yatarken sakın içmeyin. Çünkü; gece içilen su vücudu yoruyor ve dinlenmesini engelliyor” dedi.

    Kaynak:Bugün

  4. #9
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 6

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Filiz Akın anılarımızdan silinmeyen bir sinema yıldızı

    'BİR YILDIZ'



    Türk sinemasının sarışın yıldızıydı. Çoğunlukla zengin, şımarık, kolejli kız rolleri ile izlediğimiz, Türk sinemaseverlerin sevgilisi haline gelen Filiz Akın sinemaya isteyerek ara verdi. Uzun süre yurt dışında kalan, Sönmez Köksal ile evlendikten sonra Fransa’da Türkiye’yi temsil eden şık ve zarif bir sefir eşi olan Filiz Akın şimdi de, kanser hastalığı ile mücadele için başlattığı bilezik kampanyası ile gündemde.. Halen Ankara’da oturan, aslen de Ankaralı olan Filiz Akın sinemaya girdikten sonra İstanbul’a yerleşti haliyle ve İstanbul’da hep "Büyük aşkım" dediği Moda’da geçirdi çoğu günlerini..
    Filiz Akın’la sinema günlerini, kansere karşı savaş kampanyası için ürettiği bileziklerini, Moda’yı ve merak ettiğiniz birçok şeyi konuştuk. Filiz Akın da tüm zerafeti ve içtenliğiyle sorularımızı yanıtladı, bu arada Kadıköy’e de sevgi ve selamlarını yolladı…
    İşte sorularımız ve Filiz Akın’ın yanıtları..

     Şimdiye kadar yüzlerce filmde oynadınız: Oyunculuğun hayatınızdaki yeri nedir? Günümüzdeki oyuncuları nasıl buluyorsunuz? Kendi tahtınıza aday olduğunu düşündüğünüz bir oyuncu var mı?
    Evet… Geriye bakınca 117 filmde oynamışım. Bu yeterince bir tatmin noktasını gösteriyor. Bazen çok severek çalıştık… Bazen üzülerek, sevinerek her türlü ruh halinde olduk bu çalışmalarda. Şimdi televizyonda gösteriliyor ve seyirci-ler yine çok sevgi ve saygı gösteriyorlar. Her yerde güzel sözlerle okşuyorlar bizi. Ama hayat benim için sadece sinema değil. Aile, sosyal dayanışma, kültürün, sanatın bir şekilde içinde olmak da çok güzel! Ülkemizin geleceği, sivil toplum örgütlerinin çoğalması için öncülük yapabilmek veya herhangi bir özendirmede örnek olmak, kısaca bir şekilde katkıda bulunmak da sinema kadar önemli benim için. Üstelik şimdi farklı konular, farklı çekim ve oyunculuk arayışı var. İyi ki var. Ferzan Özpetek, Fatih Akın çok zor olanı yakaladılar Türk olarak. Dil bilen, dünya sinemasını takip eden, kendi kültüründen bir farklılık katabilenlerin dünya sinemasına açılacaklarını düşünüyorum. Sorunuzun son kısmına gelince Hülya Avşar, Nurgül Yeşilçay, Hande Ataizi ve Sanem Çelik sadece aklıma gelen ilk beğendiklerim.

     Eski Türk filmlerini Türk izleyicileri hâlâ çok beğenerek izliyor. Size göre eski Türk filmlerinin bu büyüsü nereden kaynaklanıyor?
    Eski Türk filmlerinde kaybettiğimiz veya alt üst olan değerleri buluyorlar herhalde. Romantizm, büyük aşklar, masumiyet, fedakârlık, arkadaşlık, ilkeli olmak, her şeyin maddiyat ve güç olmadığı bir dünya, iyi ve güzelin sonunda kötü ve çirkine karşı kazanması gibi şeyler… Bir de tabiî ki daha tenha, daha yeşil, kapkaçın, yağmacılığın, trafiğin bu kadar bunaltmadığı, arkadaşlığa, sevgiye, ufak güzel şeyleri görmeye daha çok zamanın olduğu farklı bir İstanbul’u görmek, şiirselliği yaşama tutkusu…

     Önümüzdeki günlerde bir sinema filminde veya dizide sizi tekrar görebilecek miyiz? Günümüzde sinema ve dizi sektöründeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Büyük söylemek istemem ama sinema filmi veya dizi tekliflerini şimdiye kadar kabul etmedim. Sadece bir misyon içeren veya bana uygun olduğunu düşündüğüm bir televizyon projesi veya herhangi bir çalışma düşünebilirim. Yeni diziler iyi yolda. Hatta eskiden dizi aldığımız Brezilya veya Meksika’ya satılabilir dizilerimiz var diye düşünüyorum.
    Keşke başarılı dizi yazarı senaristimiz biraz daha fazla olsa.

     Modayı yakından takip ediyorsunuz. Türkiye’nin en şık bayanlarındansınız. Bu kadar şık olmanızın sırrı nedir? Bu konuda bayanlara önerileriniz var mı?
    Eskiden moda beni daha çok heyecanlandırıyordu. Şimdi sadece yakıştığını zannettiğim bir şeylerin yanı sıra rahat olanı tercih ediyorum. Alışverişi mecbur olmadıkça sevmiyorum. Gençlerin modaya ilgisini anlıyorum. Çok da yakıştırıyorlar. Ama belirli bir yaşta tarzı olan kadınları beğeniyorum.

     Kanser hastalığınızı uzun bir mücadeleyle sonunda yendiniz. Bu mücadele sırasında yaşadığınız duygularınızı anlatabilir misiniz? Kanser hastalarına önerileriniz neler?
    Benim şansım çok moral ve güven verici onkoloğum Marmara Üniversitesi’nden Doçent Dr. Serdar Nazım Turhal. Ama esas eşimin aklı ve gayreti doğru yönetti bu tedaviyi. Onun, oğlumun, aile ve sevgili arkadaşlarımdan başka sevenlerin, milyonlarca insanın duası pozitif enerji yollamaları, ispat edemem ama tedavimin büyük bir parçası oldu. Benim de hayata sevgiyle bakmam ve zorluklar karşısında nazlanmamamın bir payı vardır herhalde! Zamanında kontrollerin yapılması, erken teşhis ve sağlıklı kalma şartlarına uymak önemli. Kanserin de tedavi edilebilir bir hastalık konumuna geldiğine inanın, normal tıptan şaşmayın. Öyle zakkum makkum haberleriyle heyecanlanıp tıbbi tedavisini bıraktığı için ölen çok hasta olmuş.
    Pozitif enerji teknikleri, reiki, biyoenerji gibi şeyler sadece esas tıbbı tedavinin yanı sıra güçlenmek için kullanılmalı. Öyle her yazılan bitkisel öneri zararsız değil, üstelik ölümcül olabilir dikkat edin.

     Sağlık için bilezik kampanyanız çok ilgi gördü. Bu bileziğin anlamını bir de sizden dinlemek isteriz..
    Şimdi mavi bilezikler Hacettepe Hastanesi bünyesinde temelleri atılmış bir umut evi projesi için kullanılacak. Belki tekrar Migros’larda satılacak olan "iyi yaşa bilezikleri", maddi imkanları olmayan kanser hastalarının barınacağı ve tedavi görebileceği evin tuğlaları olacak. Artık sarı bilezik almayın, yeniden alacağınız mavi bileziklerle biz bu evi iki ayda tamamlatırız. Migros’ta çocuk boyları da satılıyor. Hatta bir öğrenci "Okullarda satılsa" diye öneride bulundu.

     Kadıköy’de en çok Moda’yı sevdiğinizi biliyoruz. Moda sevginizi anlatır mısınız?
    "Moda", film çevirdiğimiz yıllarda çok zevkle gittiğimiz bir semtti. İlk güzel yapılanma örnekleri, manzarası ve Moda kulübüyle bir şıklık, batılılık sembolüydü. Bölgeyi sahiplenenler tarafından hâlâ da öyle olması için gösterilen gayreti görüp tebrik ediyoruz.

  5. #10
    Durum:
    Çevrimdışı
    sinemim_g - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    06.12.2005
    Yer
    KAYIP !!!
    Mesajlar
    25,869
    Konular
    10
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 6

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Filiz Akın
    Bıçaklandığı gün

    Yeşilçam'ın birçok ünlüsü gibi Filiz Akın da uymuştu modaya. Sinemadan sahnelere transfer olan sanatçılar kervanına katılmış, üstelik oldukça da başarılı olmuştu bu alanda...





    Sevdiği sanatçıyı, sahnede ve daha yakından görmek isteyen halk kitleleri, gazinoya hücum ediyor, hınca hınç dolduruyorlardı salonları. Bu açıdan, gazinocuların bir nevi can simidiydi Filiz Akın. Sahnelere transfer olmasının üçüncü yılında yani 1979'da İzmir Fuarı'nda programa çıkıyordu ünlü sanatçı. Çalıştığı gazinonun bahçesi her akşam tıklım tıklım doluydu. Adeta Fuar'ın bombasıydı. Ancak sıcak bir Eylül günü hiç beklemediği bir olay geliverdi başına. Bıçaklanmıştı... Akşamüzeri kaldığı Efes Oteli'ne girerken, eli bıçaklı bir zorbanın saldırısına uğramış ve baldırlarından yaralanmıştı. Zait Hiçyılmaz adındaki saldırgan ise kaçamadan kıskıvrak yakalanmıştı. Yapılan ilk sorgulamasında Filiz Akın'a aşık olduğunu, yüz bulamayınca da bıçakladığını söyleyen saldırgan, ardından ifade değiştirmiş, o dönemin ünlü babalarından Mehmet Nabi İnceler'in kendisini azmettirdiğini söylemişti. İddialar çeşitliydi. Kimisi İnci Baba adıyla tanınan Mehmet Nabi İnceler'in Filiz Akın'a aşık olduğunu, ünlü sanatçıdan aşkına karşılık alamayınca da onu bıçaklattığını söylerken, kimileri ise gazino dünyasındaki çekişmeleri sebeb olarak gösteriyordu. Sebeb oydu veya buydu. Olan Filiz Akın'a olmuş, bacağından yaralanmıştı. Neyse ki çok ucuz atlatmıştı bu talihsiz olayı. İlk müdahalesi hemen yapılmış, korkulacak bir şey olmadığı söylenmişti ünlü yıldıza. Bunun üzerine aynı gece yaralı bir halde sahneye çıkan Filiz Akın, gözleri yaşlı olarak yaptığı konuşmayla da bütün izleyenlerini ağlatmıştı.

Sayfa 2/84 İlkİlk 1234561252 ... SonSon

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.