Sayfa 97/201 İlkİlk ... 478793949596979899100101107147197 ... SonSon
1001 sonuçtan 481 ile 485 arası

Konu: Yersiz Yurtsuz (Arşiv 3)

  1. #481
    Durum:
    Çevrimdışı
    rhetbutler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    05.07.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    930
    Konular
    27
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart Senin yurdun benim.

    Güzel bir bölümdü.Hem ağladık hem güldük hem de yüreğimiz burkuldu.Ama ilk başta yönetmenin ismini Şafak BAL olarak görünce sinirler zıpladı yine.Avşar Yapım başladığı işi niye sonuna kadar aynı adamlarla götüremiyor.Hayır bu yönetmenlerle arası bozuluyor desek başka işlerde yine beraber çalışıyorlar.Bu kadar uğraşıcaklarına Nesrin Cavadzade yi geçirsenler kamera arkasına.Yönetmenmiş ayrıca hem oynasın hem çeksin.iki üç bölüm sonra onuda değişip Senarist=Yönetmen Ali Ulvi Hünkar yazsın bitsin bu karmaşa.

    İshak'ın dış kapının mandalı durumları sinirimi bozdu. İshak'ın salı hemen karşılarında duruyor.Niye Emrullah veya Mehmet Emin bu adamı görmedi.Veysel gördüğü halde gık çıkarmadı. Suna desen git burdan ben Hüseyin'e aşığım, ondan çocuklar doğuracağım söylemlerinde.Hüseyin'in Suna'ya vereceği de bunlardan ibaret zaten.Kız kendime sahip çıkmayı öğret, öğretmen gibi olsam kimse beni bu durumlara düşüremezdi diyor Hüseyin, İshak adını geveleyip duruyor. Suna bunalımda Hüseyin fotoğraf çekilelim diyor.Çekil Hüseyin, fotoğrafta çekil, rakı da iç ama Suna'ya nüfus cüzdanı çıkarmak aklına gelmesin.
    İshak öyle yabana atılacak biri değil kendiside araştırdı, gördü.Bu yüzden biraz korkmaya başladı.İshak'a Suna'ya ilk onun sahip olmasından filan bahsediyor.İshak, Suna'nın bedenini değil kalbini istiyor zaten.Eğer Hüseyin İshak'ın konumunda olsa Suna'yı o halde kabul etmezdi. Hüseyin'in akılsızlığı incelik oluyorda İshak'ın inadı neden aşk olmasın.
    Nurgül Yenge ile Meryem Annenin atışması çok keyifliydi.Nurgül yine eski Nurgül.Sacide ye ilk kızıp sonra üzüldüm.Gitti gül gibi nişanlısı.:img-hyste
    Hıdayet Yengenin Suna'ya söylediği ''canı istiyor, aklı istemiyor'' sözleri pek güzeldi.Hüseyin'in her fırsatta Suna'nın ağzının içine giricek durumları, cinsellikten başka birşey düşünmediğinin göstergesi.
    Saniye'yi sevmeye başladım.Aferin ona.Olan yine şapşal Kazım'a oldu.Çekirdek çitletirken, bende gelim mi? diye sorarken öldüm gülmekten.
    Hıdayet Yengenin önünü kesen, o şerefsize az bile yaptılar.Gerçi Hüseyin pek birşey yapmadı.''Siz bekleyin ben geliyorum '' adamlarda beklicekti zaten seni.Kazım olmasa yemişti bıçağı. Bıçağı parka atması bakalım başına ne işler açıcak.
    Şentürk ve Muharrem'e ne demeli çaprazateşe alalım diye daldılar odaya.Çapraz ateşlerde kalasınız inşallah.Ne mühim birşeymiş kızların evde kalması. Dünür gelince yüzünde güller açtı hepsinin.Emrullah olmasa zor bulurdun sen dünürü yaa...Emrullah'ın elini öpen Suna'ya yanağını göstermesi çok güzeldi.Olaylar yaşanmadan önce de hep yanağından öpüyordu.Bu hareket Emrullah'ın Suna'yı affettiğinin göstergesiydi.
    Veysel, biri nişanlandı diğeri kapıdan ayrılmıyor hazır ben şu evin içindeyken Suna'yı kaçırayım derse kapıda bekleyen aşıklar avucunu yalar.
    Mehmet Emin'in eve gelip odaya girdiğinde gösterdiği performans dizinin başından beri tüm oyuncuların performansı arasındaki en iyi perfonmastı.Mustafa Üstündağ'ı tebrik ediyorum.Mükemmeldi.

  2. #482
    Durum:
    Çevrimdışı
    rhetbutler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    05.07.2006
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    930
    Konular
    27
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Muharrem'in oğullarından biri sürekli firarda.Çözemedim onun işini.Mesut'un Veysel'e söylemleri yerindeydi. Muharrem, eşi, oğulları sessizken Şentürk ve ahalisinin hali tam tersi.
    Eve geri dönmeleri bizi yine baraj manzaralı görüntülere ve hızlı günbatımı-gündoğumuna kavuşturdu.

  3. #483
    hewal
    hewal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hidayet yengemin okuma yazmasıda varmış ilk başlarda en sessiz duran oydu kapalı kutuydu ama şimdi favori karakterlerimden..İş Nurgül gibi car car konuşmakta değil az ve öz konuşuor..Muarrem ve Şentürk Sunayı öldürmek için odaya gittiklerinden sonra kocasına çıkışması yerindeydi..Ve tabi Meryem'lere yatak yorgan getirmeside büyük incelikti sofraya davet edende yine Hidayetdi daha görgülü bir yerin kızıymış gelin gelmiş gibi düşünüyorum...

  4. #484
    Durum:
    Çevrimdışı
    fiyonk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    27.03.2007
    Yer
    arka mahalle
    Mesajlar
    409
    Konular
    3
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    İshak'ın Suna için Hüseyin'e daha önce sen olduğun için bnaa gülümsemeye bile çekiniyor demesi açıkcası beni rahatsız etti yani Hüseyin olmasaydı Suna İshak'la karşılaşmış olsaydı hemen oda İsahk'a birşeylermi hissedecekti isahk nasıl bu kadar emin oluyor o zaman Suna kendisinden fraklı olan herşeye kolayca ilgi duyan havai bir kız demeye getirmiş olmuyormu ?

  5. #485
    Durum:
    Çevrimdışı
    valdez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    02.04.2007
    Yer
    Ankara
    Mesajlar
    280
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Aldığı Beğeni: 0

    Bahsedilme
    0 Mesaj

    Standart

    Suna ,Hüseyin'le geçen bir diyaloğlarında ,Hüseyin'in kurduğu sevgi içerikli cümlelerden sonra;Senin en çok bu tarafını seviyorum,Sevgini anlatırken güzel kelimeleri rahatlıkla kullanıyorsun ve sevgini ne güzel anlatıyorsun,dedi (tam bire bir diyaloğ böyle geçmediysede aralarında buna yakın bir konuşma oldu)

    Sevgilerin rahatlıkla ifade edilemediği,Amca kızının Amca oğlu'na ,Dayı çocuk'ları nın bir birlerine hak görüldüğü ,genelde sevgilerin eksik kaldığı evliliklerin inşa edildiği(Emrullah Meryem evliliğini burada ayrı tutmak lazım),çevresinde bir birlerini sevenlerin veya sevdiklerini zannedenlerin dahi karşılklı bir birlerine hitaplarında ;Yavrummm,manyakk,lann gibi kaba cümleler kullandıkları (Amca kızları ile eski nişanlıların bir birlerine hitapşekilleri genelde böyleydi) ortada iken ve bunuda sevgilerini ifade ederken kullandıklarını göz önünde bulundurduğumuzda Suna'nın;

    Ruhunu okşayan ,Onu kadife gibi saran ,O'na yönelik dudaktan kalbe kadar sevgi sözcüklerini ard arda hoyratça kullanan ''kibar Hüseyin'den'' etkilenmemesi mümkün mü?

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.