Sayfa 135/147 İlkİlk ... 3585125131132133134135136137138139145 ... SonSon
731 sonuçtan 671 ile 675 arası

Konu: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

  1. #671
    Durum:
    Çevrimdışı
    nemoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.10.2008
    Yer
    .
    Mesajlar
    112
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    134

    Aldığı Beğeni: 186

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Alıntı mimoza17 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nemoo arkadaşım, ayrıntılı ve güzel bir yorum yazmışsın..
    Gerçekten de bu dizinin senaristleri, her karaktere ayrı ayrı güzel hikayeler yazıyorlar ve bazen de bize kime hak vereceğimizi şaşırtıyorlar..
    Süreyyanın kalabalık bir ailesi, biri biterken diğeri başlayan sorunları ve hareketli bir yaşantısı var.
    Her sorununda yanında olan düzgün bir de hayat arkadaşı var..
    Bu hayatın içinde Dilaraya ayırabileceği zaman gerçekten de kısıtlı kalıyor..
    Aslında iş ortağı olarak çalışma hayatındayken daha çok birlikte oluyorlardı.
    Bu aralar işi gücü de boşladılar..
    Dilaranın Adem'i sadece Boranlar için bıraktığına katılmıyorum.
    Şiddet, kayınvalide ile mücadele dönemleri, Boranlarla mücadele dönemleri aşılmışken,
    hem ilişkilerini düzeltip, bebek haberi ile bir çekirdek aile,
    hem Boranların büyük ailesine kabul edilip kocaman bir aile olmuşken,
    herşeyi herkesi silip intikam peşine düştü diye bıraktı..
    Dilaranın emek emek inşa ettiği o aile tablosunu, bir an bile düşünmeden, intikam ateşine kurban etti diye bıraktı..
    Sonrasında Ademden ve herkesten kaçıp kendi başına kalmayı seçmişti..
    Adem'i affetmemiş ve barışma teklifini de reddetmişti..
    Keşke İstanbulda kalıp kendine yeni bir hayat kurmasını izleseydik..
    Senarist nedense Dilarayı Bursaya getirdi..
    Belki de Osmanla birlikte yazacaktı ama bu fikir seyircinin tepkisi ile karşılaşınca vazgeçti..
    Sahi Osman'ın etrafında gezen tuhaf bir kız vardı..Onu da hiç sevmemiştim.
    Senaristten Osman ve Dilara için onlara layık, ayakları yere basan, düzgün birer sevgili rica ediyorum..
    Özellikle Dilaraya onu çok mutlu edecek bir adam gelsin.
    Yüzü gülsün..
    Teşekkür ederim
    Çok haklısınız; insan karakterlerden birine tamamen hak verip diğerini ise yargılamaya çekiniyor çünkü durup düşününce o diğer karaktere de hak vermeden edemediğiniz hususlar oluyor. Dilara, özellikle ilk sezon, insanın sinirine dokunacak kadar esprili, sürekli birilerine takılan, espriler komiklikler peşinde koşan deli dolu bir karakterken şimdi durmadan ağlayan melankolik bir kadına dönüştü. Dediğiniz gibi, keşke kendisi için doğru dürüst bir sevgili yazılsa ama bu saatten sonra zor gibi. Baksanıza, Osman'a bile öyle birini yazmayı becerememişlerken üstelik :)

    Mesela ben genel izleyicinin aksine Süreyya karakterine çok da bayılmıyorum :) Dilara'yı da uzun zamandır ihmal ettiğini düşünüyordum üstelik. Ancak dün r*nini'nin sitesinde okuduğum bir yorumdan sonra bu konuda Süreyya ve Senem'e haksızlık mı ediyorum acaba diye düşünmeye başladım bu sefer de :) Çünkü Süreyya ve özellikle de Senem, Dilara'yı Adem konusunda çok uyardılar. Evlenmeden önce olsun, evlendikten sonra olsun, hamilelikten sonra olsun... "Ben Adem'i yaralarıyla sevdim" diye tutturan oydu. Geçen sezon Adem'in annesinin (adını unuttum iyi mi ) mektubunu Adem'e nasıl söyleyeceklerini bilemeyip bir süre sessiz kaldılar diye tepki gösteren, hem Süreyya'ya hem Faruk'a cephe alan da oydu. Bunu söylememin nedeni; Dilara'nın gerektiğinde Adem için Süreyya'yı ve Boranlar'ı hayatından tamamen çıkarmayı düşünmüş olması. Adem'den ayrılmak isteyen, ondan kaçmak için aylarca izini kaybettiren, hatta ondan kurtulmak için bebeği aldırdığı yalanını söyleyen ve üstelik bu yalanı gerçeğe dönüştürecekken son anda vazgeçen de oydu.

    Adem'in bu kadar kısa sürede bir sevgili yapmasının, üstelik de kendisi de hamileyken, Dilara'yı bu kadar yaralaması çok normal. Hormonal durumlar sebebiyle Adem'le ilgili kafa karışıklığı yaşaması da... o nedenle teyze ve Süreyya'ya kızması normal. Ki Süreyya'nın Dilara'ya karşı bu tutumu sadece Adem konusuna özel değil, genel olarak Dilara'yı hep ikinci planda tutuyor zaten. Ama Adem konusunda da Dilara yeterince uyarıldı, Adem'den yediği darbeler sonrasında hataları hiç başına kakılmadı, kendisine hep anlayışlı davranıldı. Hatta geçen sezon Faruk'un Adem'in arkasından iş çevirdiği ortaya çıktığında, Süreyya o sıralar arasını yeni düzelttiği Esma'nın şimşeklerini bir kez daha üzerine çekerek bu konuda hep Adem ve Dilara'nın yanında oldu. Yani Adem'le ilişkisi konusunda Süreyya Dilara'yı desteklemedi diyemeyiz. Keza teyze de Dilara'yı defalarca uyardı Adem'den uzak durması hususunda. O konuda da Süreyya ve teyzenin hakkını teslim etmek gerekir herhalde :)

    Neyse, dediğim gibi, bir ona hak veriyorum bir buna :) Ama Süreyya'nın, Dilara'nın ona verdiği değerin karşılığını veremediği konusunda kararlıyım :) Dilara'nın yaşadığı hayal kırıklığı, hayatının merkezine oturttuğu iki insanın kendisini hep ikinci planda tuttuğunu anlaması ve bunun yarattığı yıkımı izlemek gerçekten içimi acıttı. Süreyya da teyze de artık kendi ailelerinin derdindeler. İstemeyerek bile olsa Dilara'yı ihmal ettikleri, ona aynı değeri vermedikleri ortada. Dilara'nın, Süreyya'ya Osman'ın evinde söyledikleri o kadar içimi burktu ki ilk sezon o yapmacık neşeli hallerinden hiç haz etmediğim Dilara'yla birden kendimi bu kadar özdeşleştirmem karşısında dehşete düştüm

    Fragman çıkmış. İpek Fikret'i terk ediyor. Adem ve Dilara da boşanıyorlar, Süreyya mahkeme çıkışına gelmiş, melül melül bakıyor Dilara'ya :) Esma'ya yine üzüldüm. Tam da hastalığını yeni öğrenmişken, Garip'le evliliğini çocuklar kabullenmeye başlamışken İpek-Fikret cephesindeki yeni bir krizin kadıncağıza iyi gelmeyeceği belli.

  2. Beğenenler;
    mimoza17 (29-01-19)

  3. #672
    Durum:
    Çevrimiçi
    suzican - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetmen
    Üyelik tarihi
    18.02.2012
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    4,406
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    788

    Aldığı Beğeni: 555

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Adem kendisi hep eziği oynasada Türk filmlerinde ki ağlak çocuk gibi yok babam beni terk etti yok üvey babam dayakçıydı vs
    İyide bunları yaşayıp birisi iyi adam olmayı seçer diğeri kötü ve arızalı
    Adem de üvey baba olsa kendi üvey babasından farklı olmazdı
    Kendine defalarca affeden defalarca fedakarlık yapan Dilarayı ilk fırsatta aldattı kazık attı
    Evlilik akdi hala sürerken Güneşle birlikte oldu işler yolunda gitmeseydi Dilaradan boşanmayacakdı
    Güneşle deli dolu pervasız hesapsız hayatı hoşuna gitti Güneşi seçtti
    Güneş onu istemeseydi Dilaraya dönecek yeniden aile olacak diyecekdi
    Adem kendisi hep haksızlığa uğradığını düşünsede kendisi empati yoksunu çevresinde herkese haksızlık yapıyor
    Fikret hak etsede Fikrete yaptıkları kalleşliğin şerefsizliğin önde gideniydi
    Dilara Adem konusunda haksızlığa uğradığını düşünüyor ben ona hep vericiydi affettim onun bana yaptığı mantığı

    Fikret ne desem bilemedim Ah Fikret ah ne kadar bencilsin,
    Annen bayağı önemli bir hastalığa yakalanmış bir sürü olay olmuş bu kadar olay içinde yine kendi dertleri aşkı evliliği karısı akvgası hırsı
    Ya arkadaşım bir kere de 2. yada 3.planda ol bırak balayından yeni dönene annen 1.planda olsun
    Yine ne yaptı etti kendi dertlerini sorununu en başa yerleştirdi

  4. #673
    Durum:
    Çevrimdışı
    ipekaziz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    07.04.2006
    Mesajlar
    52,840
    Konular
    1191
    Verdiği Beğeni
    174

    Aldığı Beğeni: 744

    Bahsedilme
    26 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    “Ademkendisi hep eziği oynasada Türk filmlerinde ki ağlak çocuk gibi yok babam beniterk etti yok üvey babam dayakçıydı vs
    İyide bunları yaşayıp birisi iyi adam olmayı seçer diğeri kötü ve arızalı
    Adem de üvey baba olsa kendi üvey babasından farklı olmazdı
    Kendine defalarca affeden defalarca fedakarlık yapan Dilarayı ilk fırsattaaldattı kazık attı
    Evlilik akdi hala sürerken Güneşle birlikte oldu işler yolunda gitmeseydiDilaradan boşanmayacakdı
    Güneşle deli dolu pervasız hesapsız hayatı hoşuna gitti Güneşi seçtti
    Güneş onu istemeseydi Dilaraya dönecek yeniden aile olacak diyecekdi
    Adem kendisi hep haksızlığa uğradığını düşünsede kendisi empati yoksunuçevresinde herkese haksızlık yapıyor
    Fikret hak etsede Fikrete yaptıkları kalleşliğin şerefsizliğin önde gideniydi
    Dilara Adem konusunda haksızlığa uğradığını düşünüyor ben ona hep vericiydiaffettim onun bana yaptığı mantığı”



    Vallahi aynen böyle...kesinlikle bu şekilde...

    Adem’e hep inandım....O’nun için hep üzüldüm...yaşadıklarının ağırlığı hakkında kendisiyle empati kurmaya çalıştım....tabii ki yaşadıkları çok ağır ve zor şeyler....tabii ki Boran’ların hayatlarına soyadını gizleyerek ilk girdiği zamanlardan beri dışlanmışlığını,çaresizliğini , hatta annesi var iken bile annesizliğini hep hissettim....ama artık Adem’in bende ki kredileri tükendi....bir anlamda suyunu çıkardı diyebilirim

    Eğer karşısına Güneş çıkmasaydı, Dilara ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaya ve kıza hayatı zindan etmeye devam edecekti...böyle kolaylıkla boşanmayacak ve kızı kahredecekti...Dilara hâlâ ve yine O’na birşans versin mi vermesin mi diye dertlenecekti.

    Koyver kızım Dilara....Adem kendi yoluna gidebilir...Güneş’i de hak etmiyor aslında ya.....neyse
    Bir de Süreyya mahkeme kapısına gelmiş, kardeşine destek olmaya...ahhh canım benim, yesinler seni, yesinler senin kara gün dostluğunu

    Bu arada bence o yüzük kutusu falan fragman aldatmacası ;Güneş, Adem’in teklifini kabul etmeyecek, “sen aslında hâlâ Dilara’ya aşıksın,bana aşıkmışsın gibi de rol yapıyorsun” diyip hayatından çıkacak Adem’in......yani ben böyle olmasını hayal ediyorum

  5. Beğenenler;
    suzican (02-02-19)

  6. #674
    Durum:
    Çevrimdışı
    nemoo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Figüran
    Üyelik tarihi
    19.10.2008
    Yer
    .
    Mesajlar
    112
    Konular
    0
    Verdiği Beğeni
    134

    Aldığı Beğeni: 186

    Bahsedilme
    2 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    ipekaziz, Adem'le ilgili tespitlerinizde çok haklısınız. Güneş'le tanışmamış olsaydı ve Güneş ona karşı bu kadar müsamaha göstermemiş olsaydı Adem boşanmaya razı gelmeyecekti. Ben de böyle düşünüyorum. Zaten boşanma kararını temyize götürmesinden de belliydi bu. Şimdi Güneş'le işler yolunda gidince inadından vazgeçti. Güneş olmasa Dilara'nın hamile olmasını kullanarak bu işi daha çok yokuşa sürerdi Adem. Bu kadar dengesiz hareketler karşısında Dilara'nın kafasının karışması da doğal, haklısınız. Ama o da biraz fazla ümitlenmişti sanki ya? Senem'in evinde Güneş'le karşılaştıklarında Adem'le ilgili söyledikleri biraz yüksekten uçuyor gibiydi sanki? Ben hormonlarının oynamasına bağlıyorum onu da :)

    Güneş'in evlilik teklifini reddetmesini ben de isterim aslında. Ama "sen hala Dilara'ya aşıksın" diyeceğini zannetmiyorum. Çünkü zaten doğru da değil. Bence Adem Dilara'ya hiçbir zaman aşık değildi. Güneş'in de böyle bir kuşkusu olduğunu sanmıyorum ama henüz erken olduğunu söyleyerek reddedebilir gibi geliyor bana.

    Bu hareketleri yüzünden Adem'e ben de sinirliyim ama evlenme teklifi reddedilirse yaşayacağı yıkımı düşününce de şimdi biraz üzüldüm aslında

    Bakalım Dilara-Süreyya cephesinde ne olacak, ben asıl onu merak ediyorum. Dilara mahkeme çıkışına gelen Süreyya'ya karşı yumuşar mı yoksa taviz vermez mi?

  7. Beğenenler;
    ipekaziz (04-02-19), mimoza17 (01-02-19)

  8. #675
    Durum:
    Çevrimiçi
    mimoza17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Üyelik tarihi
    20.02.2016
    Yer
    İstanbul
    Mesajlar
    28,844
    Konular
    4
    Verdiği Beğeni
    3,899

    Aldığı Beğeni: 2,463

    Bahsedilme
    10 Mesaj

    Standart Cevap: İstanbullu Gelin - Bölüm Yorumları

    Adem ve Fikret dizinin çürük elmaları..
    Adem öyle bir anne, öyle bir üvey baba, hatta ona babalık etmeyen bir baba ile büyümüş.
    Hep arızalı hep sorunlu olmuş..
    Dilara ile aile olup, Boranlarla da barıştığında yaptıkları hoş görülecek gibi değil..
    Ama yine de onu bir şekilde hoş göresim var..
    Ama ben bu Fikret'i anlayamıyorum, sevemiyorum, güvenemiyorum..
    İnsan yaşadıklarından hiç ders çıkarmaz mı?
    Hiç yontulmaz mı?
    Hiç olgunlaşmaz mı?
    Tamam, karşındaki adam da hatalıydı, onun niyetinden kuşkuluyum, bana hep hinlik peşinde gibi geliyor..
    Ama o gece karısını düşürdüğü durum, onu aldatan eş gibi görmesi, herkesin içinde rezalet çıkarması affedilir gibi değil..
    Hiç bir sorunu usuletle çözmeyi bilmiyor..
    Olgun davranmak, sabretmek, güvenebileceği birilerine danışıp fikir almak ona göre değil..
    Varsa yoksa ilkel içgüdülerine uyup olay çıkartsın..
    Onun abisi olmak ne büyük şanssızlık..
    Zavallı Faruk..

  9. Beğenenler;
    darko (02-02-19), ipekaziz (04-02-19), nemoo (02-02-19)

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 17 kullanıcı var. (1 üye ve 16 konuk)

  1. SAFAKSEZER

Bu Konudaki Etiketler

Yer imleri

Yer imleri

Yetkileriniz

  • Konu Açma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

LinkBacks Enabled by vBSEO 3.6.1 © 2011, Crawlability, Inc.